ANAOLU ANTİK KENTLERİ
Dr. Öğr. Üyesi Akın TEMÜR
Sunumda yer alan tüm fotoğraflar telif hakkına sahiptir. Yalnızca eğitim amaçlı olarak kullanılmıştır. Başka bir amaç için kullanılamaz. Metin kısmı Prof. Dr. Nurettin
KOÇHAN’IN «Eki Anadolu Kentleri» kitaplarından uyarlanmıştır.
tanrıçaların sembolleri başak motifidir. Kaynak kapısındaki yazıtta bu iki tanrıçanın adı geçtiği gibi, buluntularda bunu desteklemektedir.
Kentin kuzeyindeki sarp kayalığın altında yeralır. Yapay bir teras üzerindeki kutsal alan 46x20 m ölçülerindedir. Tapınak kent planına uygun olduğu halde kapladığı alan kentteki diğer yapılar kadar düzenli değildir.
Kutsal alana ve tapınağa giriş doğudandır. Kutsal alanın iki kanatlı giriş kapısının hemen önünde Demeter rahibelerinin heykelleri ve bir güneş saati yer almaktadır.
Bu gün hala yerinde olan kaidelerden birinde bronz Timonassa diğerinde mermer Nikeso’nun heykelleri vardı. Bunlardan Timonassa’ya ait heykelin kaidesinde
“Demeter ve Kore’nin rahibesi, Eupolis’in eşi, Euthydemos kızı Timonassa”, Nikeso’ya ait kaidede ise “Demeter ve Kore’nin rahibesi, Eukritos’un eşi, Hipposthenes’in kızı Nikeso” yazılıdır. Ayrıca pişmiş toprak heykelcikler bulunmuştur. Kutsal alan giriş kapısının solunda yer alan yapılar rahibelerin evleri olmalıdır. Sağda ise mermer kapı ve Roma döneminde harç kullanılarak inşa edilmiş sunak bulunmaktadır. Buradan geniş avluya ulaşılıyordu. Dini törenler bu avluda yapılıyordu.
Batı tarafta ise tapınak yeralır. Tapınağa dor düzenindeki giriş bölümünden cellaya iki kanatlı kapı ile girilmektedir. Pronaos kısmında mermer banklar bulunmuştur. Buradan kuzey güney yönünde uzanan kült odalarına girilirdi. Kapı kanatları ahşap olup yan pervazlarda delikleri görmek mümkündür, eşik ise mermerdir. Tapınağın iç kısmında batı duvarı boyunca yüksek bir podyum bulunmuştur. Podyuma adak eşyaları konurdu.
Dışta, pronaosun güneyinde bir kenar uzunluğu içte 1.80 m olan kare planlı ve derinliği 2 m olan bothros yeralır. Buraya yeraltı tanrıları için sıvı adaklar adanırdı. Bunun etrafı geç dönemde bir duvarla çevrilmiştir. Burada değişik terakotalar bulunmuştur.
EVLER
Çoğu MÖ 4. yüzyıl sonrasına aittir. Duvarlar taş ve çamurdandır. Duvarların üst kısmı kerpiçten yapılmış, zengin evlerinin ön cepheleri düzgün taş örgü duvar ile örülmüş üst yapı ise kerpiçtir. Evler genelde iki katlıdır. Zeminleri sıvanmış duvarları alçı ile kaplanmıştır. Kapılar çift kanatlıdır. Eşik mermerdendir.
Pencereler hemen çatının altında yeralmış olmalı camın kullanıldığı sanılıyor.
Işıklandırma genelde avluya açılan kapılar ile sağlanmış her evde pencere yoktur.
Evlerde masa ayağı ve benzeri buluntular ele geçmiştir.
33 NOLU EV
Cadde yönündeki duvarları rustika tipte ve MÖ 3. yüzyıl tekniğinde yapılmıştır.
Geniş girişin arkasındaki kare antreden kapıya ulaşılır. Burada iki kapıcı odasına yer alıyor. Buradan da sağla ayrılan ikinci kapıya ulaşılır. Ana kapıdan zemini parke döşeli ve etrafı revaklı bir avluya geçilir. Avlu düzenli olmayan mermer
Doğudaki avlunun etrafında bulunan odalar misafir odası olarak kullanılmış ve büyütüldükten sonra kadınlara ait kısım erkeklere ait kısımdan ayrılmıştır.
Duvarların bir kısmında resimler bulunmaktaydı. MÖ 2.yy.da yangınla tahrip olmuş.
33 nolu ev
TİYATRO KİLİSESİ
Yukarı gymnasiumun batısında bulunur. Batıdaki giriş iki kapılı idi. Kapılar arasında taş banklar vardır. Kilise iki sıra dor sütunu ile üç bölüme ayrılmıştır.
Ortadaki bölümde kürsü ve önünde dört basamaklı merdiven bulunmaktadır.
Doğudaki apsisi tam olarak kazılmamıştır. Burada rahibin oturma yeri
bulunmaktadır. Kilise başlangıçta düz dam, sonra kubbe ile örtülmüştür. Bunun içine sonradan sütunlar eklenmiştir. Bizans dönemine aittir.
DİĞER YAPILAR
Batı kapısının yanında Kybele tapınağı bulunur. Bir avlu ve kurban çukurundan ibarettir. Buranın Kybele’ye ait olduğunu buluntular da doğruluyor. MÖ 3. yüzyıl sonlarında Kybele kültü halk arasında yaygındır.
Diğer bir kutsal yer batı kapısının güneyindeki evler arasında bulunmuştur (24 nolu ev). Burada bulunan bir yazıta “Apollonios oğlu Anaksidemos rahiplik mertebesini kazandı. Kutsal alana, arınmış ve beyaz elbiseler içerisinde girilmelidir” denilmektedir. Kuzeydoğu köşede adaklar için merdivenle çıkılan bir podyum bulunurdu.
Kesin olmamakla birlikte burada bulunan portreye göre Büyük İskender’in Milet’i kuşattığı sırada oturduğu evdir. Sonradan kült evi olmuştur. MÖ 130 da onarılır.