EK D
Sosyal Saha Çalışması (SSÇ)
Metodolojisi ve Sonuçlar
İÇERİK
1 GİRİŞ 2
2 METODOLOJİ 3
2.1 HIZLI ÖN ARAŞTIRMA YÖNTEMİNİN SEÇİLME NEDENLERİ 3
2.2 YERLEŞİMLERİN SEÇİMİ 4
2.3 YERLEŞİMLERİN SEÇİMİNE İLİŞKİN 4AŞAMALI SÜREÇ 4
2.4 SEÇİLEN YERLEŞİMLER 4
2.5 SSÇKAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN İSTİŞARE SÜRECİ 5
3 SOSYAL SAHA ÇALIŞMASI (SSÇ) SONUÇLARI, AĞUSTOS 2011 6
3.1 VERİ KAYNAKLARI 6
3.2 GENEL SOSYO-EKONOMİK YAPI 8
3.2.1 Bölgesel Ekonomi: İl Düzeyinde Yapı 8
3.2.2 Nüfus 10
3.2.2.1 İl Düzeyinde Nüfus 10
3.2.2.2 Population of Project Affected Settlements 11
3.2.3 Demografik Özellikler 11
3.2.3.1 Hane Halkı Büyüklüğü 12
3.2.3.2 İl Düzeyinde Yaş Grupları 12
3.2.3.3 Projeden Etkilenen Yerleşim Yerlerindeki Yaş Grupları 13
3.3 GÖÇ 13
3.3.1 İl Düzeyinde Bilgi 13
3.3.2 Projeden Etkilenen Yerleşim Yerlerinde Göç 14
3.4 PROJEDEN ETKİLENEN ALAN 14
3.4.1 Genel Bakış 14
3.4.2 Ekonomik Faaliyetler 15
3.4.2.1 Agriculture 16
3.4.2.2 Bostancılık 16
3.4.2.3 Seracılık 17
3.4.2.4 Hayvan Yetiştiriciliği 17
3.4.2.5 Arıcılık 18
3.4.2.6 Ormancılık 18
3.4.2.7 Avcılık 18
3.4.2.8 Madencilik 18
3.4.2.9 İmalat/Üretim 19
3.4.2.10 İnşaat 19
3.4.2.11 Ulaşım ve İletişim 19
3.4.2.12 Ticaret 19
3.4.2.13 Zanaat 20
3.4.2.14 Eğitim, Sağlık ve Sosyal Hizmetler 20
3.4.2.15 Turizm 20
3.4.2.16 Yerel İdarelerde Edinilen İşler 20
3.4.2.17 Balıkçılık 21
3.4.3 Income Levels Hata! Yer işareti tanımlanmamış.
3.4.4 İstihdam 25
3.4.5 Özet: SSÇ Kapsamında Araştırılan Yerleşimlerin Genel Sosyo-ekonomik Özellikler 26
3.5 PROJEDEN ETKİLENEN ALANDA ARAZİ SAHİPLİĞİ DURU 27
3.5.1 Arazilerin Tescili 27
3.5.2 Ev ve Arazi Sahipliği 28
3.6 EĞİTİM VE SAĞLIK 30
3.6.1 Eğitim 30
3.6.2 Sağlık 31
3.7 PROJE HAKKINDAKİ BİLGİ SEVİYESİ 31
3.8 ENDİŞELER VE ÖNGÖRÜLEN ETKİLER 32
3.9 HASSAS GRUPLAR 33
1 GİRİŞ
Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları dâhil) Otoyolu Projesi (“İzmir Otoyolu Projesi” ya da “Proje”) kapsamında etki alanındaki Proje’den etkilenen kişilerin (PEK) (hassas kişi ve gruplar özellikle dikkate alınarak), Proje’nin bu kişiler üzerindeki olası etkilerinin ve Proje süresince uygulanması mümkün olabilecek muhtemel etki azaltıcı önlemlerin belirlenmesi amacı ile yapılacak çalışmalarının bir parçası olarak 1-17 Ağustos 2011 tarihleri arasında bir Sosyal Saha Çalışması (SSÇ) gerçekleştirilmiştir.
SSÇ’nin önemli amaçlarından bir tanesi de araştırmalar kapsamında elde edilecek bilgilerin, Taslak Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) Raporu’na da yansıtılarak, bu raporun şu ana kadar Proje alanında gerçekleştirilen toplantılar neticesinde belirlenmiş olan kapsamı ve içeriği üzerinde gerekli iyileştirmelerin yapılmasıdır. SSÇ sürecinde yürütülen çalışmaların yöntemine ilişkin açıklamalar ise aşağıdaki bölümlerde verilmektedir.
SSÇ’nin hazırlık aşamasında, Proje güzergâhı üzerinde bulunan tüm yerleşimlerin muhtarları ile SSÇ özelinde temasa geçilmiş, muhtarlara gerçekleştirilmesi planlanan araştırmanın kapsamı hakkında bilgi verilmiş, kendilerine güncel Proje broşürleri ve ilanları dağıtılmış ve yerleşimlerinin SSÇ kapsamında anket ve araştırma yapılmak üzere seçilip seçilmediği hususunda bilgilendirme yapılmıştır.
Özel bir program dâhilinde eğitilmiş bayan ve erkek araştırmacılardan oluşan bir ekip, bahse konu 41 yerleşimi (bunlardan 13 tanesi 1. Aşama’da yer alan Kesim I ve II’de, 28 tanesi de 2. Aşama’da bulunmaktadır) SSÇ kapsamında ziyaret ederek, ihtiyaç duyulan verileri toplamıştır. Bu yerleşimler, Proje’den etkilenme seviyeleri (en çok etkilenen) ya da arazi kullanımı ve ekonomik faaliyetler açısından farklı/kendine has özelliklere (ör: İzmit Körfezi’nde balıkçılık faaliyetinin yapıldığı yerleşimler) sahip olma gibi kriterler dikkate alınarak seçilmiştir. SSÇ kapsamındaki görüşmeler, köy ve mahalle muhtarlarına ek olarak yörede yaşayan kadın ve çiftçilerin (ör: zeytin yetiştiricileri, sebze yetiştiricileri, vb.) temsilcileri, yerel işletme/dükkân sahipleri ve İzmit Körfezi’ndeki balıkçılar ile de yapılmıştır. Bu bağlamda, görüşülen kişi ve gruplar şu şekilde özetlenebilmektedir:
• 41 köy ya da mahalle muhtarı
• 38 çiftçi grubu
• 35 kadın grubu
• 11 balıkçı grubu (tamamı İzmit Körfezi’nde yer almakta )
• 55 ticari işletme
SSÇ kapsamında yapılan görüşmelerde dile getirilen temel hususlar aşağıda özetlenmektedir:
• Muhtarların büyük bir kısmı Proje ve onun muhtemel etkileşimlerinden haberdardır. Ancak, muhtarlardan bazılarının, bu hususta sahip oldukları bilgileri yerel halk ile paylaşmadıkları dikkati çekmiştir. Yerel halk, geçmiş projeler hakkında yayılan olumsuz söylentiler nedeni ile İzmir Otoyolu
Projesi kapsamında taahhüt edilen tazmin yöntemleri ile ilgili bazı endişeler duymaktadır.
• Bölgedeki çiftçilerin büyük bir kısmı temel olarak tarım ile uğraşmakta olup ilave gelir kazanmak amacı ile maaşlı işlerde çalışan çiftçiler de bulunmaktadır (genellikle Manisa bölgesinde). Çiftçiler hayat şartlarını koruyabilmek için çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Küçük ölçekli faaliyetler yürüten çiftçiler, Proje’den en çok etkilenmesi beklenen kişiler arasındadır (arazilerinin kısmen kaybolması durumunda bile).
• Kadınlar, inşaat süresince kişisel güvenlikleri üzerinde oluşabilecek riskler ile Yalova civarında faaliyet gösteren seralarda yaşanabilecek iş kayıpları hakkındaki endişelerini dile getirmişlerdir.
• Balıkçılar, odak grup görüşmeleri sırasında geçimlerini çoğunlukla balıkçılıktan sağladıklarını belirtmişlerdir. Balıkçılığın yanı sıra maaşlı işlerde çalışarak ek gelir elde eden az sayıda kişi olduğu da dile getirilmiştir. Balıkçılar, balıkçılık dışında bir iş yapacak becerilerinin olmadığını, dolayısıyla iş piyasasında rekabet güçlerinin düşük olduğunu düşünmektedirler. Balıkçıların, Proje ile ilgili temel endişeleri, köprü inşaatı sırasında oluşabilecek muhtemel etkilerden kaynaklanmaktadır. Balıkçılar, Proje kapsamında hassas gruplar olarak değerlendirilmektedir.
• 80 civarında ticari işletmenin Proje’den etkilenmesi beklenmektedir.
İşletme sahiplerinden bazılarının, Bursa-Susurluk arasındaki güzergâh değişikliği sebebi ile Proje güzergâhının detaylarından tam olarak haberdar olmadıkları gözlenmiştir. Ticari işletme sahiplerinin Proje ile ilgili dile getirdikleri başlıca hususlar, otoyol nedeni ile yaşanacak arazi bölünmesi sonucunda yol kenarında bulunan işletmelerle civardaki iş olanakları arasında kopukluk yaşanması ve Proje nedeni ile meydana gelebilecek iş ve istihdam kayıplarına ilişkin endişelerdir.
2 METODOLOJİ
2.1 HIZLI ÖN ARAŞTIRMA YÖNTEMİNİN SEÇİLME NEDENLERİ
Proje’nin etki alanı içerisinde yer alan Proje’den etkilenen kişiler (PEK), 13,000 civarında arazi sahibi ve arazileri kiralayan ya da kullanan binlerce kişiden oluşmaktadır. Bu kişiler, Proje kapsamında gerçekleştirilecek olan geçici ve daimi kamulaştırma işlemlerinden etkilenebileceklerdir. Etkilenmesi muhtemel kişi sayısının çokluğu dikkate alındığında, etkilenen kişilerin tamamı ya da bir kısmı (%10 kadar küçük bir örnek grup bile olsa) ile ayrı ayrı görüşülmesi Proje’nin bu aşamasında mümkün görülmemiştir. Bu nedenle, farklı PEK kategorileri hakkında temsil edici bilgilerin toplanması ve yerleşim düzeyinde uygulanabilir etki azaltıcı önlemlerin geliştirilmesi amacı ile hızlı bir ön araştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bu yöntem, dünya çapında kanıtlanmış olup, uygun maliyetli, katılımcı ve esnek bir uygulama alanı sunmaktadır. Ayrıca, farklı yöntem ya da araçlar kullanılarak anlaşılamayacak kadar zor ve karmaşık hususlar hakkında da genel bir fikir sağlayabilmektedir.
2.2 YERLEŞİMLERİN SEÇİMİ
Not: Temmuz 2011 öncesinde, planlanan İzmir Otoyolu Projesi kapsamında gerçekleştirilecek kamulaştırma işlerinin, köy ve mahallelerden oluşan 149 civarında yerleşim yerini etkilemesi öngörülmekte idi. Temmuz 2011 tarihinde gerçekleştirilen güzergâh değişikliği sebebi ile bahse konu yerleşimlerden 23 tanesinin artık Proje’den etkilenmeyecekleri, bunların yerine 25 civarında yeni yerleşim yerine ait arazilerin yeni güzergâh üzerinde yer aldığı ve dolayısı ile Proje’den etkilenecekleri belirlenmiştir. Bu yeni planlamaya göre Proje’den etkilenmesi öngörülen yerleşimler, kendilerine Proje hakkında bilgilendirme toplantıları vasıtası ile ön bir bilgi verilmemiş olduğu için SSÇ kapsamında o aşamada dâhil edilmemişlerdir.
Bu doğrultuda, SSÇ kapsamında, güzergâh üzerindeki yerleşimlerin 41 tanesinde araştırma gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Bu rakamın, otoyol güzergâhı ve etkilenecek nüfusun en az %30’unu temsil etmesi beklenmektedir. ERM, bu kapsamda, yerleşimlerin seçimine ilişkin 4 aşamalı bir süreç önermiştir.
2.3 YERLEŞİMLERİN SEÇİMİNE İLİŞKİN 4AŞAMALI SÜREÇ
Proje’den etkilenmesi öngörülen yerleşimlerin üçte biri 41 yerleşime tekabül etmektedir. Bahsi geçen 4 aşamalı sürecinin, iki aşaması yerleşimlerin Proje’den etkilenme özelliklerine ve seviyelerine göre seçilmesi, diğer iki aşaması da etki alanı içerisindeki yerleşimlerin herhangi bir özellik gözetmeksizin rastgele seçilmesine dayanmaktadır.
1. Aşama, otoyolun kamulaştırma koridoru içerisinde yer alan 14 yerleşimin seçimine ilişkindir (uydu görüntüsü ve topoğrafik haritalar kullanılarak).
2. Aşama, Proje nedeni ile önemli ölçüde ortak kullanım alanı kaybına uğraması beklenen 3 yerleşimin seçimine ilişkindir (Haziran 2011 tarihli kamulaştırma tabloları kullanılarak)
3. Aşama, otoyol güzergâhı yakınında ev ya da binalarının bulunması beklenen 5 yerleşim arasından 3 tanesinin Microsoft Office Excel programı yardımı ile rastgele seçimine ilişkindir (uydu görüntüleri kullanılarak).
4. Aşama, kalan yerleşimler arasından 21 tanesinin Microsoft Office Excel programı yardımı ile rastgele seçimine ilişkindir.
Bu süreç uyarınca seçilen yerleşimler ve seçilme kriterleri aşağıda Tablo 2.3-1’ de özetlenmektedir.
2.4 SEÇİLEN YERLEŞİMLER
Bu bölümde verilen tablolar, yukarıda açıklanan 4 aşamalı yerleşim seçimi sürecinin bir özetini sunmaktadır. Bir yerleşime (ör: belde) bağlı birden çok mahalle bulunması durumunda, otoyol güzergâhına en yakın konumda yer
alan mahalle seçilmiştir. Mahallerin otoyola olan uzaklıklarının sağlıklı bir şekilde tespit edilemediği durumlarda, rastgele seçim yöntemi uygulanmıştır.
Tablo 2.4-1 Seçilen Yerleşimlerin Özeti (Uluabat Gölü Güney Geçişi hariç)
İl Etkilenecek Yerleşim Sayısı
Kamulaştır ma Koridoru İçerisinde Kalan Yerleşim Sayısı
Ortak Kullanım Alanlarının Önemli Ölçüde Kaybedilec eği Yerleşim Sayısı
Güzergâha Yakın Evlerin Bulunduğu Yerleşim Sayısı
Rastgele Seçim Yöntemi Uygulanan Yerleşim Sayısı
Tüm Seçimlerin Sayısı
Kocaeli 2 1 0 0 0 1
Yalova 10 4 2 0 1 7
Bursa 17 2 0 0 3 5
Balıkesir 38 6 1 0 5 12
Manisa 46 1 0 0 9 10
İzmir 13 0 0 3 3 6
Toplam 126 14 3 3 21 41
Haziran 2011'de bilgi Durum
SSÇ kapsamında seçilen 41 yerleşim, Tablo 2.4-2’te verilen parametreler açısından otoyol güzergahı üzerindeki yerleşimlerin yaklaşık üçte birini temsil etmektedir:
• Etkilenen parsellerin yaklaşık %34’ü (parsel sayısı bakımından)
• Kamulaştırılacak alanın yaklaşık %31’i
• Etkilenen nüfusun yaklaşık %39’u
Tablo 2.4-3 Seçilen Yerleşimlerin Yüzde Olarak Dağılımı (Uluabat Gölü Güney Geçişi hariç)
Yerleşim
sayısı Yerleşimlerde Etkilenecek arsa sayısı
Yerleşimlerde kamulaştırılac ak alan[km²]
Yerleşimlerdek i yaklaşık insan sayısı SSÇ Kapsamındaki
Durum
41 4,160 15.0 158,600
Güzergâh Toplamı 126 12,000 49.0 400,000
Seçim Oranı (%) 33% 34% 31% 39%
2.5 SSÇKAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN İSTİŞARE SÜRECİ
İstişare süreci, Proje’nin ve saha araştırmasının en önemli unsurlarından biridir. Saha araştırmasının başlamasından önce, planlanan faaliyetler hakkında yerel halka bilgilendirme yapılmıştır. Bu süreçte, tam bir bilgilendirmenin sağlanabilmesi için aşağıda belirtilen iki yöntem kullanılmıştır:
1. SSÇ kapsamında araştırma yapılmak üzere seçilen (41) ve seçilmeyen (150) yerleşimlerin muhtarlarına bilgilendirici mektupların gönderilmesi, 2. Bilgilendirici mektupların muhtarlara ulaşmasından 10-15 gün kadar önce
ve yerleşimlerin SSÇ kapsamında ziyaret edileceği tarih öncesinde muhtarların telefon ile aranarak bilgilendirilmesi. Bu kapsamda, SSÇ için seçilen yerleşimlerin muhtarları, mektupların onlara ulaşmasında ve saha ziyaretinin gerçekleşmesinden önce olmak üzere 2 kez aranmışlardır.
SSÇ kapsamında seçilen ve seçilmeyen yerleşimler için içerikleri farklı iki tip bilgilendirici mektup hazırlanmıştır. Bu mektuplar, muhtarlara, Proje’nin genel özelliklerini ve SSÇ’nin kapsamını özetleyen bir “Proje Bilgilendirme Dokümanı” iliştirilerek gönderilmiştir. Bu dokümanlar, etki azaltıcı önlemlerin geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadırlar.
Bunlara ilaveten, OTOYOL A.Ş.’nin resmi internet sitesinden (http://www.otoyolas.com.tr/csed.aspx) de ulaşılabilen görüş ve şikâyet formları da bilgilendirici mektupların ekinde muhtarlara gönderilmiştir. Ayrıca, Proje’den etkilenen ya da Proje’ye ilgili duyan kişiler (Proje paydaşları), görüş ve yorumlarını, Proje’nin resmi internet sitesinde yer alan iletişim bilgilerini kullanarak OTOYOL A.Ş.’ye ya da onun görevlendirdiği mercilere iletebilmektedirler. Benzer şekilde, Proje paydaşlarının görüş, öneri ve şikâyetlerini Proje yetkililerine ulaştırabilmelerine imkân tanımak adına OTOYOL A.Ş. tarafından Proje’ye özel ücretsiz bir telefon hattı (0800 314 01 01) kurulmuştur.
Tarif edilen mekanizmalar (ör: ücretsiz telefon hattı, görüş ve şikâyet formları) vasıtası ile toplanan görüş ve şikâyetler, Proje’nin halkla ilişkiler danışmanları tarafından kayıt altına alınmaktadır. Bu kapsamda alınan görüş ve şikâyetler, yine danışman firma tarafından (OTOYOL A.Ş. ile işbirliği içerisinde) mektup ya da e-posta aracılığı ile düzenli olarak cevaplanmaktadır.
3 SOSYAL SAHA ÇALIŞMASI (SSÇ) SONUÇLARI, AĞUSTOS 2011
3.1 VERİ KAYNAKLARI
Bu bölümde, Proje alanının genel sosyo-ekonomik yapısı ile ilgili ilişkin sunulan bilgilerin kaynaklarında biri, çoğunlukla Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) (1) veri tabanından elde edilen ikincil verilere dayanarak hazırlanmış ÇSED Raporu-Bölüm 15’tir.
Ayrıca, Proje alanının sosyo-ekonomik yapısı ve Proje’den etkilenen nüfusa ilişkin birincil verilerin toplanması amacı ile sorumlu ekip tarafından Ağustos 2011’de Proje etki alanı içerisinde kalan seçilmiş yerleşimlerde bir Sosyal Saha Çalışması (SSÇ) gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma kapsamında, Proje alanında mevcut olan PEK kategorilerinin (hassas kişi ve gruplar özellikle
(1) www.turkstat.gov.tr, 2011
dikkate alınarak), Proje’nin bahse konu kategorilerde yer alan kişiler üzerindeki olası etkilerinin ve Proje kapsamında uygulanması mümkün olabilecek muhtemel etki azaltıcı önlemlerin belirlenmesi hedeflenmiştir. SSÇ, gerekli olan sosyo-ekonomik verilerin, köy ve mahallelerden oluşan 41 farklı yerleşim yerinde, bireysel görüşmeler ve grup görüşmeleri neticesinde toplanmasını sağlamıştır. SSÇ kapsamında araştırmaların yapıldığı 41 yerleşim yeri Tablo 3.1-1’de listelenmektedir. Bu yerleşimlerden 13 tanesi 1. Aşama’da (Kesim I ve II), 28 tanesi de 2. Aşama’da (Kesim III ve IV) yer almaktadır.
SSÇ, aşağıda belirtilen hususlarda, önem taşıyan bilgilerin elde edilmesine imkân tanımıştır:
• Hane halkı özellikleri;
• Arazi kullanımı ve sahipliği;
• Hane halkı ve köy/mahalle düzeyinde sosyo-ekonomik yapı; ve
• Gelir elde etme stratejileri.
SSÇ kapsamında seçilen 41 yerleşim yeri, otoyol güzergâhı üzerindeki yerleşimlerin yaklaşık üçte birini temsil etmektedir:
• Etkilenen parsellerin yaklaşık %34’ü (parsel sayısı bakımından)
• Kamulaştırılacak alanın yaklaşık %31’i
• Etkilenen nüfusun yaklaşık %39’u
Bu yerleşimler, Proje’den etkilenme seviyeleri (en çok etkilenen) ya da arazi kullanımı ve ekonomik faaliyetler açısından farklı/kendine has özelliklere sahip olma gibi kriterler dikkate alınarak seçilmiştir. Özel bir program dâhilinde eğitilmiş bayan ve erkek araştırmacılardan oluşan bir ekip, bahse konu 41 yerleşimi SSÇ kapsamında ziyaret ederek, ihtiyaç duyulan verileri toplamıştır.
Tablo 3.1-1 SSÇ için Seçilen Yerleşimler
Sıra Kesi m
Kesimin Yer Aldığı
Kilometre Aralığı İl Adı İlçe Adı Köy/Mahalle Adı
41 I 0-4 Kocaeli Gebze Muallim Köy
40 I 7-32 Yalova Altınova Hersek Köyü
39 I 7-32 Yalova Altınova Subaşı Beldesi, Altınkent Mahallesi
38 I 7-32 Yalova Altınova Çavuşçiftliği Köyü
37 I 7-32 Yalova Çiftlikköy Kabaklı Köyü
36 I 7-32 Yalova Çiftlikköy Tavşanlı Beldesi, Fatih Mahallesi
35 I 7-32 Yalova Çiftlikköy Laledere Köyü
34 I 7-32 Yalova Çiftlikköy Kılıç Köyü
33 II 57-74 Bursa Gemlik Hisar Mahallesi
32 II 57-74 Bursa Orhangazi Kurtul Köyü
31 II 49-57 Bursa Orhangazi Gedelek Köyü
30 II 74-81 Bursa Osmangazi Dürdane Köyü
29 I 32-43 Bursa Orhangazi Muradiye Mahallesi
28 III 168-186 Balıkesir Susurluk Balıklıdere Köyü 27 IV 243-266 Balıkesir Savaştepe Soğucak Köyü 26 III 216-230 Balıkesir Merkez Naipli Köyü 25 III 194-216 Balıkesir Merkez Fethiye Köyü 24 III 194-216 Balıkesir Merkez Karakol Köyü
23 III 194-216 Balıkesir Merkez Yeniköy
22 IV 232-243 Balıkesir Merkez Meryemdere Köyü
21 IV 232-243 Balıkesir Merkez Kuyualan Köyü
20 IV 243-266 Balıkesir Savaştepe Mecidiye Köyü
Sıra Kesi m
Kesimin Yer Aldığı
Kilometre Aralığı İl Adı İlçe Adı Köy/Mahalle Adı 19 IV 243-266 Balıkesir Savaştepe Karaçam Köyü 18 IV 243-266 Balıkesir Savaştepe Karacalar Köyü 17 IV 243-266 Balıkesir Savaştepe Cumhuriyet Mahallesi
16 IV 379-399 İzmir Kemalpaşa Sütçüler Köyü
15 IV 379-399 İzmir Kemalpaşa Ansızca Köyü
14 IV 379-399 İzmir Kemalpaşa Aşağı Yenmiş Köyü
13 IV 399-408 İzmir Bornova Naldöken Mahallesi
12 IV 399-408 İzmir Bornova Erzene Mahallesi
11 IV 399-408 İzmir Bornova Doğanlar Mahallesi
10 IV 266-297 Manisa Soma Sevişler Köyü
9 IV 266-297 Manisa Soma Büyükgüney Köyü
8 IV 266-297 Manisa Soma Yırca Köyü
7 IV 351-379 Manisa Turgutlu Sinirli Köyü
6 IV 351-379 Manisa Turgutlu Musalar Yeniköy
5 IV 326-352 Manisa Saruhanlı Yeni Osmaniye Köyü
4 IV 307-326 Manisa Akhisar Seyitahmet Mahallesi
3 IV 326-352 Manisa Saruhanlı Gözlet Köyü
2 IV 351-379 Manisa Merkez Sancaklı Bozköy
1 IV 326-352 Manisa Saruhanlı Develi Köyü
Not: Tabloda belirtilen köy ve mahalleler, genel olarak Kesim I’den Kesim IV’e doğru sıralanmıştır. Ancak, SSÇ kapsamındaki ziyaretler, güzergâhın güneyinde yer alan Kesim IV’ten başlayarak, kuzeyindeki Kesim I’e doğru yapılmıştır. Bu doğrultuda, tablonun ilk sütununda yer alan rakamlar, karşılık gelen yerleşimin, SSÇ kapsamında ziyaret edilme sırasını göstermektedir. Üçüncü sütunda yer alan kilometre değerleri, otoyolun, her bir yerleşime en yakın olduğu noktadaki kilometre aralığını göstermekle birlikte yerleşimlerin bazılara otoyola yakın bir mesafede bulunmamakta, bazıları da otoyol tarafından birkaç kez kesilmektedir. Tablonun son kolonunda yerleşimler, köy ve mahalle olarak birbirinden ayrılmıştır. Mahalleler, beldelere bağlı olan ve kendi muhtarları bulunan idari birimleri ifade etmektedir.
3.2 GENEL SOSYO-EKONOMİK YAPI
3.2.1 Bölgesel Ekonomi: İl Düzeyinde Yapı
Aşağıdaki bilgiler güzergâh üzerindeki illere ait Çevre Durum Raporları’ndan (Kocaeli: 2008; Yalova: 2007; Bursa: 2008; Balıkesir: 2008; Manisa: 2008;
İzmir: 2008) ve TUİK: Tarımsal Yapı, 2007 (http:www.turkstat.gov.tr).
Kocaeli İli:
Kocaeli ili, yüzölçümü bakımından Türkiye’deki en küçük illerden biri olmasına rağmen, ülkenin toplam endüstriyel üretim hacminin yaklaşık %15’ini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Kocaeli ili, ülkedeki en fazla sanayileşmiş dört şehirden biri konumundadır. İldeki ekonomik faaliyetlerin yaklaşık %75’i, sanayi alanında gerçekleştirilmektedir. Tarım arazileri, ilin toplam yüzölçümünün %44’ünden fazlasını oluştursa da (2007 yılı verilerine göre 909 km2 olmak üzere), ekonomik faaliyetlerin yalnızca %2,3’ü tarım kaynaklıdır.
Tarım arazilerin büyük çoğunluğu ekili alanlarla kaplıdır. Kocaeli, hayvancılık faaliyetleri açısından da önemli bir ildir. Ülke genelinde üretilen kırmızı etin
%1’i ve tavuk etinin %9’dan fazlası Kocaeli ilinde üretilmektedir. Madencilik, ilin diğer önemli ekonomik faaliyet alanları arasında yer almaktadır.
Yalova İli:
Yalova’da sınırlı sayıda sanayi kuruluşu bulunmakla birlikte bunlardan bazıları sundukları istihdam olanakları ile ulusal ölçekte öneme sahip işletmeler
konumundadır. İldeki sanayi işletmelerinin tamamı özel kuruluşlardır.
Türkiye’deki süs bitkiciliği üretiminin üçte biri Yalova ilinde gerçekleştirilmektedir. İldeki tarım kaynaklı gelirin büyük çoğunluğu bahçecilik, çiçekçilik ve seracılıktan sağlanmaktadır. Hayvancılık faaliyetleri de orman arazileri dışındaki alanlarda yaygın olarak gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetlerin %98’i aile içerisinde yürütülmekte olup üretilen hayvansal ürünlerin tamamına yakını Yalova’da tüketilmektedir. Yalova ilindeki tarım arazilerinin kapladığı alan 2007 yılı verilerine göre 115 km2 büyüklüğündedir.
Bursa İli:
Bursa ili, sanayi sektöründe gerçekleştirilen faaliyetler sayesinde, Türkiye’nin ekonomik açıdan en gelişmiş illerinden biri konumundadır. Bursa ilindeki başlıca sanayi sektörleri arasında tekstil, otomotiv, gıda ve mobilyacılık yer almaktadır. İl arazilerinin %39’u tarımsal alan olarak kullanılmakla birlikte (2007 yılı verilerine göre 3,316 km2olmak üzere) tarım Bursa ili ekonomisinin önemli bileşenlerinden biri olarak görülmemektedir. Mevcut durumda yürütülmekte olan tarımsal faaliyetler, zeytin ve şeftali üreticililiği üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Mera alanlarının yetersizliği nedeniyle, Bursa ilindeki hayvancılık faaliyetlerinde entansif yetiştiricilik yoğun olarak uygulanmaktadır. Bursa halkının önemli geçim kaynaklarından biri de turizmdir. Özellikle şehirdeki tarihi miras, kış turizmi için uygun olan alanlar ve termal kaplıcalar, Bursa ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. Bursa ilini her yıl 300,000 civarında yerli, 100,000 civarında yabancı turist ziyaret etmektedir. Madencilik ve elektrik üretimi de ildeki diğer önemli ekonomik sektörlerden bazılarıdır.
Bursa ilinde altı büyük enerji santrali bulunmaktadır.
Balıkesir İli:
Balıkesir ili, zeytincilik ve hayvancılık faaliyetleri açısından ülkenin en önemli merkezi konumunda olup bu alanlardaki faaliyetler sayesinde ülke tarımında önemli bir role sahiptir. Balıkesir ilindeki tarım arazilerinin kapladığı alan 2007 yılı verilerine göre 4,243 km2 civarındadır. Tarıma dayalı endüstri (ör:
zeytinyağı ve un üretimi) Balıkesir için en önemli sanayi sektörlerinden birini oluşturmaktadır. İldeki bir diğer önemli sanayi sektörü de ülkenin uluslararası ticaret hacminde önemli bir rol oynayan cevher madenciliğidir. Bunların yanı sıra, Balıkesir ili, jeotermal enerji ve rüzgâr enerjisi üretimi açısından da ülkenin önemli merkezlerinden biri durumundadır.
Manisa İli:
Manisa ili, Türkiye’deki önemli tarımsal üretim merkezlerinden biridir. Manisa ilindeki tarım arazilerinin kapladığı alan 2007 yılı verilerine göre 4,964 km2 civarındadır. Manisa ilindeki sanayi sektörü son yıllarda hızlı bir gelişme kaydetmiş olmakla birlikte, il arazi varlığının 50,000 hektarlık bölümünü kaplamakta olan verimli tarım toprakları sayesinde, yerel ekonomi halen tarımsal faaliyetlere dayanmaktadır. İl genelinde 125,000 civarında aile, geçimlerini tarım faaliyetlerinden sağlamaktadır. Manisa ili, tütün ve üzüm üretiminde ülkenin en önemli merkezi durumundadır. İl sınırları içerisindeki mera alanları hayvancılık faaliyetleri için yetersiz kalmakla birlikte entansif yetiştiricilik uygulamaları sayesinde hayvancılık sektörü gelişme
göstermektedir. İl ekonomisi tarıma dayalı faaliyetlere dayanmaktadır. Manisa ilinde faaliyet göstermekte olan maden işletmesi sayısı sınırlı olmakla birlikte ilde mevcut olan maden sahaları Türkiye’nin için oldukça önemli mineral kaynakları olarak kabul edilmektedir.
İzmir İli:
İzmir ili, Türkiye’nin sanayisi en gelişmiş üç şehrinden biridir. İzmir ekonomisinin yaklaşık %31’i sanayiye, %8’i ise tarıma dayalıdır. İzmir ilindeki tarım arazilerinin kapladığı alan 2007 yılı verilerine göre 3,440 km2 civarındadır. Gelişmiş sanayi yapısı ile İzmir ili, Türkiye’nin ihracat hacminin
%19’unu, katma değer vergisinin %14’ünü ve istihdam hacminin %10’unu karşılamaktadır. İl arazilerinin yaklaşık %29’unu tarım alanları kaplamaktadır.
Bu alanlarda, en yaygın olarak üretilen ürünler arasında zeytin, pamuk ve tütün yer almaktadır. İzmir, tarımsal üretimin önemli seviyelerde olduğu bir il değildir. Otoyol güzergâhı üzerindeki diğer beş ile kıyaslandığında, turizmin il ekonomisine katkısının en fazla ve önemli olduğu şehir İzmir’dir. Her yıl 1,5 milyon civarında turist kenti, özellikle de plajları için, ziyaret etmektedir.
3.2.2 Nüfus
3.2.2.1 İl Düzeyinde Nüfus
Otoyol güzergâhı üzerinde yer alan illerin toplam nüfuslarına ilişkin veri Tablo 3.2-1’de sunulmaktadır. Projeden etkilenecek altı ilin toplam nüfus 10.8 milyon civarındadır. Bu altı ile içerisinde en yoğun nüfusa sahip iller, 4 milyon civarındaki nüfusu ile İzmir ve 2.6 milyondan fazla nüfusu ile Bursa’dır. Bahse konu iki il, toplam nüfusun yarısından fazlasını temsil etmektedir. Aşağıdaki tabloda verilen nüfus verileri incelendiğinde, en kırsal yerleşimin Balıkesir, en fazla şehirleşmiş yerleşimlerin de Kocaeli ve İzmir illeri olduğu görülmektedir.
Projeden etkilenecek bu altı ilin nüfusu bir arada değerlendirildiğinde, Proje alanındaki yerleşimlerin şehirleşme oranının (%84), Türkiye ortalamasının (%76) üzerinde olduğu göze çarpmaktadır.
Tablo 3.2-1 İl Düzeyinde Nüfus Verisi, 2010
İl / Aşama
Toplam Nüfus
Kırsal Nüfus
Kırsal Nüfus Oranı
Kentsel Nüfus
Kentsel Nüfus Oranı
Kocaeli (P1) 1,560,138 100,366 6% 1,459,772 94%
Yalova (P1) 203,741 64,353 32% 139,388 68%
Bursa (P1&2) 2,605,495 296,921 11% 2,308,574 89%
Balikesir (P2) 1,152,323 457,397 40% 694,926 60%
Manisa (P2) 1,379,484 455,217 33% 924,267 67%
Izmir (P2) 3,948,848 342,522 9% 3,606,326 91%
6 İl Toplamı 10,850,029 1,716,776 16% 9,133,253 84%
Türkiye Toplamı 73,722,988 17,500,632 24% 56,222,356 76%
Kaynak: TÜİK (www.turkstat.gov.tr, 2011).
3.2.2.2 Population of Project Affected Settlements
Projenin etki alanı içerisinde kalan köy ve mahaller (birlikte yerleşim olarak adlandırılmaktadırlar) ÇSED Raporu- Ek F’ da verilen listede sunulmaktadır.
Bu yerleşimlerin toplam nüfusu 500,000 kişi civarındadır. Etki alanı içerisinde nüfusu 50,000’den fazla olan 2 yerleşim bulunmakta iken 10 civarında yerleşimin nüfusları da 10,000 ile 50,000 arasında değişmektedir. Diğer taraftan, yerleşimlerin neredeyse yarısı (100 civarında yerleşim) nüfusu 1,000 kişiden az olan küçük köylerden oluşmaktadır. Başka bir deyişle, etki alanı içerisinde yaşayan nüfusun yaklaşık yarısı, nispeten büyük yerleşimlerde yaşamakta ve bu yerleşimler genellikle otoyol güzergâhına uzak konumlarda yer aldıkları için bu yerleşimlerde ikamet eden kişilerin Proje’den doğrudan etkilenmeleri olası görülmemektedir. Bu şartlar altında, Proje’den doğrudan etkilenmesi en muhtemel kişiler, çiftçiler, bahçecilikle uğraşan kişiler, zeytin yetiştiricileri ya da güzergâh üzerindeki küçük köy ya da mahallelerde yaşayan halk olarak düşünülmektedir.
Etnik Gruplar
SSÇ bulgularına göre, araştırma yapılan yerleşimlerdeki nüfusun etnik kompozisyonu genellikle homojen bir kültürel yapı göstermektedir. Öte yandan, SSÇ kapsamında ziyaret edilen yerleşimlerin yaklaşık yarısında, farklı etnik gruplara mensup kişilerin (ör: Kürt, Rum, vb.) de etki alanı içerisinde yaşadıkları kaydedilmiştir. Bununla birlikte, SSÇ bulguları, araştırma kapsamındaki yerleşimlerde, son yıllarda kültürel farklılıklar ve etnografik konulardan kaynaklanan herhangi bir tartışma ya da gerginliğe işaret etmemiştir.
Mevsimsel Nüfus
İş ve eğitim kaynaklı mevsimlik göç haricinde, SSÇ kapsamında araştırılan yerleşimlerin neredeyse tamamının yerleşik nüfusa sahip oldukları tespit edilmiştir. Yerleşimlerden yalnızca bir tanesinde (1), köy muhtarı, yerleşimde göçebe toplulukların varlığına işaret etmiştir. Köy muhtarından alınan bilgiye göre, köye 5 civarında göçebe aile her yılın sonbahar mevsiminde 3,000 civarında hayvan ile gelmekte ve 3-4 aylık bir süreyi köyde geçirmektedir. Bu aileler genellikle çadır kurmak yerine köydeki uygun (ör: terk edilmiş) evlerde kalmakta ve kendilerine tahsis edilen köye ya da devlete ait arazileri kullanmaktadırlar. SSÇ kapsamında bu topluluklarla köy halkı arasında geçmişte yaşanmış herhangi bir gerginlik tespit edilmemiştir. Projenin ilerleyen aşamalarında gerçekleştirilecek sayım çalışmaları ve yürütülecek istişare programı dâhilinde, göçebe toplulukların yöredeki varlığı dikkate alınacaktır (bkz. Bölüm 3.3).
3.2.3 Demografik Özellikler
Aşağıdaki bölümlerde sunulan mevcut duruma ilişkin bilgiler, SSÇ kapsamında toplanan saha verileri ile hali hazırda erişilebilir kaynaklardan (ör:
TÜİK) elde edilen ve saha verilerini doğrulamak ve desteklemek amacı ile kullanılan il düzeyindeki verilere dayanmaktadır.
(1) Bahsi geçen yerleşim, 2. Aşama KM 200 civarında yer alan Balıkesir ili, Merkez ilçeye bağlı Yeniköy’dür.
3.2.3.1 Hane Halkı Büyüklüğü
Türkiye’nin ortalama hane halkı büyüklüğü 4.5 iken, Proje’nin etki alanında yer alan altı ilin ortalama hane halkı büyüklüğü 3.8’dir (TÜİK, 2010). Bahse konu altı ilin ortalama hane halkı büyüklüğünün Türkiye ortalamasından düşük olması, bu illerin Türkiye’nin sanayileşmiş olan batı bölgesinde yer alması ve hane halkı büyüklüklerinin bu bölgede genel olarak daha düşük olması ile açıklanabilmektedir. SSÇ bulgularına göre araştırma yapılan yerleşimlere ait ortalama hane halkı büyüklükleri Tablo 3.2-2’de özetlenmektedir. Buna göre, SSÇ kapsamında araştırma yapılan yerleşimlerin ortalama hane halkı büyüklüğü 3.5’tir. Tablodan da görüldüğü üzere, Kemalpaşa (İzmir) ve Orhangazi (Bursa), ülkenin ortalama hane halkı büyüklüğü olan 4.5 değerinin aşıldığı iki ilçe olarak göze çarpmaktadır (1) .
Tablo 3.2-2 İl ve İlçe Düzeyinde Ortalama Hane Halkı Büyüklükleri
İl Adı/
Aşama İlçe Adı Ortalama Hane Halkı
Büyüklüğü SSÇ, 2011 SSÇ, 2011
Kocaeli (P1) Gebze 4.0
İl Ortalaması 4.0 4.2
Yalova (P1)
Altınova 3.3
Çiftlikköy 3.2
İl Ortalaması 3.3 3.8
Bursa (P1/2)
Gemlik (P1) 3.1
Orhangazi (P1) 4.8 Osmangazi (P2) 3.4
İl Ortalaması 3.8 3.9
Balıkesir (P2)
Merkez 3.0
Savaştepe 2.9
Susurluk 3.1
İl Ortalaması 3.0 3.5
Manisa (P2)
Akhisar 4.0
Merkez 2.5
Saruhanlı 3.9
Soma 2.7
Turgutlu 2.9
İl Ortalaması 3.2 3.9
İzmir (P2)
Bornova 3.5
Kemalpaşa 4.6
İl Ortalaması 4.0 3.6
SSÇ GENELİNDEKİ BÜTÜN
YERLEŞİMLER 3.4 3.8
3.2.3.2 İl Düzeyinde Yaş Grupları
İl düzeyinde, nüfusun yaş gruplarına dağılımı Şekil 3-1’de sunulmaktadır.
Yaşları 14-64 arasında değişen kişilerden oluşan grup, toplam nüfusun %70’i ile en büyük kesimi oluşturmaktadır. Bu oran, Türkiye ortalaması olan
%67’den biraz daha yüksektir. Yaşları 14’e kadar olan çocuklar, toplam
(1) SSÇ kapsamında elde edilen rakamsal veriler, araştırma yapılan 41 yerleşimin muhtarlarına ait beyanlara dayanmakta olup bazı durumlarda yalnızca iki yerleşime ait veriler dahi bir ilçeye ait ortalama veriyi temsil edebilmektedir. Bu nedenle, SSÇ kapsamında toplanan veriler, nitel bir değerlendirme doğrultusunda ele alınmalı ve TÜİK verileri ile karşılaştırılabilecek bir kapsamda değerlendirilmemelidir.
nüfusun %21’ini temsil etmekte ve bu oran da ülke ortalaması olan %25’in altında kalmaktadır. Yaşları 65’ten büyük olan kişiler toplam nüfusun %9’unu oluşturmaktadır. Balıkesir ili 65 yaş üstü nüfusun %12 ile en fazla olduğu şehir iken, Kocaeli ili ise %6 ile bu yaş grubundaki nüfusun en düşük olduğu yerleşimdir.
Şekil 3-1 Yaş Gruplarına Göre İl Nüfusları
Kaynak: TÜİK (www.turkstat.gov.tr, 2011).
3.2.3.3 Projeden Etkilenen Yerleşim Yerlerindeki Yaş Grupları
SSÇ bulgularına göre, araştırma kapsamındaki yerleşimlerde yaşayan nüfusun %23’ü 15 yaşından genç, %17’si lise ve üniversite çağında ve %53’ü de 25 ve 64 yaşları arasındadır. Buna göre, nüfusun %70’i, 15 ve 64 yaşları arasındadır. Bu yerleşimlerde, nüfusun %8’i 65 yaşın üzerindedir. Bu değerler, bir önceki bölümde bölge için verilen ortalama değerler ile uyum göstermektedir (bkz. Şekil 3-1). Her bir yaş grubu için kadın ve erkek nüfusun birbirine oranı neredeyse eşittir. Ancak, 65 yaş üzerindeki grupta, yaşın ilerlemesi ile birlikte kadın nüfusun arttığı gözlenmektedir.
3.3 GÖÇ
3.3.1 İl Düzeyinde Bilgi
Son yıllara ait ülke içi göç istatistikleri incelendiğinde, illerdeki içe ve dışa göç oranlarında ciddi farklılıklar olduğunu gözlenmektedir. Bu hususta, en dikkat çekici gerçekler arasında düşük net-göç seviyeleri (ör: Manisa ilinde eksi olarak ifade edilen değerler) ve kırsal yerleşimlerdeki net-göç oranları yer almaktadır. Buna karşın, İzmir ve Kocaeli gibi daha sanayileşmiş ve şehirleşmiş kentlerde, net-göç seviyeleri ve oranları daha yüksektir. Yalova,
%10’luk bir oran ile net-göçün en yüksek olduğu şehir konumundadır.
2000 yılına ait yerleşim yerlerine göre göç istatistikleri de yukarıda belirtilen eğilimin önemini vurgulamaktadır. Bahse konu istatistikler, köyden kente göçün Balıkesir ve Manisa illerinde en yüksek seviyelerde olduğunu göstermektedir (tüm dışa göçün neredeyse %20’si). Diğer taraftan, Yalova (%5), Kocaeli (%9) ve İzmir (%10) illerindeki köyden kente göç oranları, Türkiye ortalamasının oldukça altında olup, dikkat çekici bir gerçeği yansıtmaktadır. Köyden köye göç de benzer bir eğilim göstermektedir.
Şehirleşmiş illerde, köyden köye göç eden kişilerin oranı oldukça düşük iken daha kırsal bölgelerde bu durum tam tersidir. Öyle ki, kırsal bölgelerdeki köyden köye göç oranları, Türkiye ortalamasını dahi aşmaktadır. Diğer taraftan, kentten köye göçte, durum bunun tam tersidir. Örneğin, Balıkesir ve Manisa illerinde kentten köye göç oranları, güzergâh üzerindeki diğer illerden daha düşüktür. Kentten kente göç oranları ise, genelde bütün iller için benzer bir eğilim göstermekte olup, yalnızca İzmir ve Yalova illerinde bu oranlar daha yüksek bir seviyede seyretmektedir.
3.3.2 Projeden Etkilenen Yerleşim Yerlerinde Göç
SSÇ bulgularına göre, araştırma yapılan yerleşimlerde, hem dışa göç hem de içe göç olayları önem taşıyan hususlardandır. Bunun temel sebebi, iş ve eğitim olanaklarındaki arayışlardır. Çalışma kapsamında anket yapılan yerleşimlerin 23’ünde (%56), bölgeye göç olduğu belirtilirken, diğer yerleşimlerde (%44) bölgeye göç olmadığından bahsedilmemektedir. Muhtar anketlerinden edinilen bilgilere göre, iş ve eğitim olanağı arayışları, göçün başlıca sebeplerindendir. Bölgede sanayi alanları ve tersanelerin geliştirilmesi, iş ve eğitim imkânlarındaki çeşitlilik ve mevsimlik istihdam olanakları (ör:
inşaat, tarım), diğer bölgelerde yaşayan (ör: Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Karadeniz) insanlar için göçe teşvik edici koşullar oluşturmaktadır.
Proje alanı içerisindeki yerleşimlerin hem içe göç aldıkları, hem de dışa göç verdikleri tespit edilmiştir. SSÇ kapsamında araştırma yapılan yerleşimlerden 23 tanesinin içe göç aldığı, 21 tanesinin diğer yerleşimlere (ör: il, ilçe) göç verdiği ve 20 tanesinde ise içe ya da dışa göç durumunun yaşanmadığı tespit edilmiştir. Genel olarak, içe ve dışa göçün temel sebeplerinin aynı olduğu (iş ve eğitim olanağı arayışları) sonucuna varılabilmektedir. Dışa göç eden kesimin, genellikle 35 yaşın altındaki kitle olduğu görülmektedir. Bu bulgu, Proje’den etkilenen illerde dışa göç eden kişilerin %72’sinin 35 yaşın altındaki grupta yer alan bireyler olduğunu gösterir TÜİK verileri ile de örtüşmektedir.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, dışa göç eden kişiler arasındaki kadın ve erkek oranları dengededir. Yalnızca 65 yaş üstü grupta, dışa göç eden kadın oranı erkeklere göre daha fazladır.
3.4 PROJEDEN ETKİLENEN ALAN
3.4.1 Genel Bakış
SSÇ bulgularına göre, araştırma yapılan yerleşimlerdeki temel ekonomik faaliyet tarımdır. Bu bulgu, bir önceki bölümde sunulan ve otoyol güzergâhı üzerindeki arazilerin büyük çoğunluğunun (%80’den fazla) tarımsal amaçlarla (meracılık ve meyve bahçeciliği de dâhil olmak üzere) kullanıldığını gösterir arazi kullanımı verileri ile de örtüşmektedir. Ayrıca, Tablo 3.4-1’de sunulan TÜİK verileri de bu bulguyu destekler niteliktedir.
Tablo 3.4-1 Tarımsal Faaliyette Bulunan Hane Sayıları
İl/ Aşama İldeki Toplam Hane Sayısı
Toplam Hane Sayısı Tarımsal
Faaliyette Bulunan
Tarımsal Faaliyette Bulunmayan
Tarımsal Faaliyette Bulunan (% )
Kocaeli (P1) 133,029 35,460 97,569 27
Yalova (P1) 25,589 9,028 16,561 35
Bursa (P1/P2) 122,769 81,800 40,969 67
Balıkesir (P2) 171,203 110,625 60,578 65
Manisa (P2) 160,415 124,006 36,409 77
İzmir (P2) 23, 352 97,875 135,477 42
Kaynak: Genel Tarım Sayımı, 2001
(http://www.turkstat.gov.tr/VeriBilgi.do?tb_id=44&ust_id=13)
Çalışma kapsamında araştırma yapılan yerleşimlerin bazılarında, hayvancılık, imalat/üretim ve sanayi faaliyetleri ile eğitim, sağlık ve sosyal hizmet sektörlerinde istihdamın, haneler için birincil gelir kaynağı olduğu tespit edilmiştir. Proje etki alanında yer alan yerleşimlerden gerçekleştirilen ekonomik faaliyetler genel olarak aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir:
• İzmir ile Balıkesir (Manisa üzerinden) arasındaki otoyol kesiminde, temel ekonomik faaliyet kuru ve/veya sulu tarım ile birlikte üzüm yetiştiriciliğidir;
• Bursa ile Gemlik ilçesi arasındaki otoyol kesiminde yürütülen ekonomik faaliyetler sulu tarım ve bostancılık (ör: karpuz, kavun, domates, fasulye, vb.) ile güney kesimlere göre yaygınlığı ve önemi daha az olan üzüm yetiştiriciliğidir;
• Bursa’nın Gemlik ilçesinden güzergâhın kuzeyindeki Yalova’ya doğru, meyve bahçeciliği (ör: incir, şeftali, çilek, kiraz, vb.) temel ekonomik faaliyet iken, süs bitkisi yetiştiriciliği Yalova bölgesinde önemli bir ekonomik faaliyet özelliği kazanmaktadır.
• Yalova’dan güzergâhın kuzeydeki bitiş noktasına kadar, temel ekonomik faaliyetler sanayi ve ticarete dayanmaktadır.
3.4.2 Ekonomik Faaliyetler
Aksi belirtilmediği sürece, bu bölümde verilen bilgilerin kaynağı SSÇ’ye dayanmaktadır. Bu bölümün değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, bu bölümün temel amacının, Proje alanında gerçekleştirilmekte olan ekonomik faaliyetlerin genel yapısı hakkında nitel bir bilgi sunmak olduğudur.
Sunulan bilgiler, SSÇ kapsamında örneklem yöntemi ile seçilmiş olan yerleşimler özelinde olup, güzergâh geneli açısından yalnızca bazı örnek faaliyetleri temsil etmektedir. Bu nedenle, güzergâhın tamamına ilişkin değerlendirmelerin, bu bölümde sunulan bilgiler ile ilerleyen aşamalarda planlanan uygulama sürecinde toplanacak detaylı verilerin birlikte analizi sonucunda yapılması uygun olacaktır.
3.4.2.1 Agriculture
Güzergâh boyunca arazi yapısı, homojen olarak tanımlanabilmektedir. Bu kapsamda, etkilenmesi öngörülen arazilerin yarısına yakını 1 ha’dan daha küçük iken %90’dan fazlası 2 ha’dan küçüktür (Kaynak: Ekim 2011 tarihli Proje kamulaştırma verisi).
Türkiye’de işletme başına sahip olunan ortalama arazi büyüklüğü 6 ha olarak açıklanmıştır (Genel Tarım Sayımı, 2001). Uzman görüşleri doğrultusunda, Proje alanında sahip olunan ortalama arazi büyüklüğünün ise bu değerden daha düşük olması beklenmektedir. Bunun temel nedeni, Projenin planlandığı bölgedeki tarımsal verimliliğin, toprak koşulları, sulu tarımın yaygınlığı, vb.
etmenler sebebi ile Türkiye’deki diğer bölgelere kıyasla daha fazla olmasıdır.
Bu doğrultuda, Türkiye’nin batı bölümünde işletme başına sahip olunan ortalama arazi büyüklüğünün 4-5 ha civarında olacağı öngörülmektedir. Buna göre, Proje alanında faaliyet gösteren standart bir çiftçinin sahip olduğu toplam arazinin, her biri 1 ha büyüklüğünde olan 4-5 küçük parselden oluştuğu varsayılmaktadır.
Kuru Tarım
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin %85’inde kuru tarım yapılmaktadır. Kuru tarım, bu faaliyetin yapıldığı yerleşimlerin %26’sında hane ekonomisi açısından birincil gelir kaynağı, %23’ünde ikincil gelir kaynağı ve
%17’sinde de üçüncül gelir kaynağı olarak gösterilmiştir.
Kuru tarım yapılan yerleşimlerin %63’ünde, çiftçilerin, topladıkları ürünleri yerel pazarlarda sattıkları, %29’unda ise topladıkları ürünleri evlerinde kendi tüketimleri için (geçimlik üretim) kullandıkları tespit edilmiştir. Hanelerin kuru tarımdan elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık 1,000 ¨ ile 20,000 ¨ arasında değişmektedir.
Sulu Tarım
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin %63’ünde, sulu tarım yapılmaktadır. Sulu tarım, bu faaliyetin yapıldığı yerleşimlerin %27’sinde hane ekonomisi açısından birincil gelir kaynağı (özellikle Manisa ve İzmir illerine bağlı yerleşimlerde), %10’unda ikincil gelir kaynağı ve %15’inde de üçüncül gelir kaynağı olarak gösterilmiştir.
Sulu tarım yapılan yerleşimlerin %73’ünde, çiftçilerin, topladıkları ürünleri yerel pazarlarda sattıkları tespit edilmiştir. Hanelerin sulu tarımdan elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık 1,000 ¨ ile 50,000 ¨ arasında değişmektedir.
Kuru ve sulu tarım faaliyetleri ile ilgili yukarıda verilen bilgiler bir arada değerlendirildiğinde, sulu tarım yapılan yerleşim sayısının kuru tarıma göre daha düşük olmasına rağmen, hanelerin sulu tarımdan elde ettikleri gelir, kuru tarımdan elde edilen gelire kıyasla ciddi ölçüde yüksek olabilmektedir.
3.4.2.2 Bostancılık
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin %66’sında bostancılık faaliyetleri yapılmaktadır. Bostancılık, bu faaliyetin yapıldığı yerleşimlerin
%15’inde hane ekonomisi açısından birincil gelir kaynağı, %22’sinde ikincil gelir kaynağı ve %30’unda de üçüncül gelir kaynağı olarak gösterilmiştir.
Yerleşimlerin %63’ünde, çiftçilerin, topladıkları ürünleri yer pazarlarda sattıkları tespit edilmiştir. Hanelerin bostancılıktan elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık 1,000 ¨ ile 30,000 ¨ arasında değişmektedir.
3.4.2.3 Seracılık
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin %27’sinde seracılık faaliyetleri yapılmaktadır. Seracılık, bu faaliyetin yapıldığı yerleşimlerin hiçbirinde hane ekonomisi açısından birincil ya da ikincil gelir kaynağı olarak bildirilmemiştir.
Bununla birlikte, Manisa ve Balıkesir illeri ile karşılaştırıldığında, seracılığın Yalova bölgesinde (ör: Laledere, Tavşanlı, Kabaklı ve Çavuşçiftliği yerleşimlerinde) daha önemli bir gelir kaynağı özelliği kazandığı gözlenmiştir.
Yerleşimlerin %82’sinde, çiftçilerin, seracılık faaliyetleri sonucu topladıkları ürünleri yer pazarlarda sattıkları tespit edilmiştir. Hanelerin seracılıktan elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık, 500 ¨ ile 30,000 ¨ arasında değişmektedir.
3.4.2.4 Hayvan Yetiştiriciliği
Kümes hayvancılığı dışındaki hayvan yetiştiriciliği faaliyetlerinin tamamı devlete (ör: hazine arazisi) ya da köy tüzel kişiliklerine ait mera ve otlaklarda gerçekleştirilmektedir.
Büyükbaş Hayvancılık (1) SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin
%71’inde büyükbaş hayvancılık (ör: dana, inek) faaliyetleri yapılmaktadır.
Büyükbaş hayvancılık, bu faaliyetlerin yapıldığı yerleşimlerin %10’unda hane ekonomisi açısından birincil gelir kaynağı olarak gösterilmiştir. Bu yerleşimlerin tamamı Balıkesir ilinde yer almaktadır. Diğer yerleşimlerde, büyükbaş hayvancılık, hane ekonomisi açısından gelir kaynakları önem sıralamasında dördüncü sırada ya da daha geride yer alan nispeten önemsiz bir ekonomik faaliyet konumundadır.
Büyükbaş hayvancılık yapılan yerleşimlerin %66’sında, elde edilen ürünlerin yerel pazarlarda satıldığı, %21’inde ise ürünlerin yalnızca üretildikleri köylerde satıldığı belirlenmiştir. Hanelerin büyükbaş hayvancılıktan elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık, 1,000 ¨ ile 30,000 ¨ arasında değişmektedir.
Küçükbaş HayvancılıkHata! Yer işareti tanımlanmamış.
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin %73’ünde küçükbaş hayvancılık (ör: koyun, keçi) faaliyetleri yapılmaktadır. Küçükbaş hayvancılık, bu faaliyetlerin yapıldığı yerleşimlerin yalnızca birinde hane ekonomisi açısından birincil gelir kaynağıdır ve bu yerleşimde 15 hane küçükbaş hayvancılık faaliyetlerinde bulunmaktadır. Diğer yerleşimlerde, küçükbaş hayvancılık, hane ekonomisi açısından gelir kaynakları önem sıralamasında dördüncü sırada ya da daha geride yer alan nispeten önemsiz bir ekonomik faaliyet konumundadır.
Küçükbaş hayvancılık yapılan yerleşimlerin %66’sında, elde edilen ürünlerin yerel pazarlarda satıldığı, %21’inde ise ürünlerin yalnızca üretildikleri köylerde
(1) “hayvancılık” terimi, büyük ölçekli hayvan üretiminin gerçekleştirildiği alanlardan ya da faaliyetlerden ziyade hayvan sahibi kişilerin faaliyetlerini ifade etmektedir.
satıldığı belirlenmiştir. Hanelerin küçükbaş hayvancılıktan elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık, 500 ¨ ile 80,000 ¨ arasında değişmektedir.
Kümes Hayvancılığı
Kümes hayvancılığı, SSÇ kapsamında anket yapılan yerleşimlerden yalnızca birinde hane ekonomisi açısından birincil gelir kaynağıdır ve bu yerleşimde sadece 1 hane kümes hayvancılığı faaliyetlerinde bulunmaktadır. Diğer yerleşimlerde, kümes hayvancılığı, önemsiz bir gelir kaynağı konumundadır.
Kümes hayvancılığı yapılan yerleşimlerin %41’inde, elde edilen ürünlerin yerel pazarlarda satıldığı, %47’sinde ise yetiştiricilerin ürünleri evlerinde kendi tüketimleri için (geçimlik üretim) kullandığı tespit edilmiştir. Hanelerin kümes hayvancılığından elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık, 1,000 ¨ ile 2,000 ¨ arasında değişmektedir.
3.4.2.5 Arıcılık
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin yarısında arıcılık faaliyetleri yapılmaktadır. Ancak, arıcılık, bu yerleşimlerin hiçbirinde hane ekonomisi açısından birincil gelir kaynağı olarak bildirilmemiştir. Yerleşimlerde arıcılık faaliyetleri ile uğraşan hane sayıları, 1 ile 20 arasında değişmektedir.
Yerleşimlerin %35’inde, elde edilen ürünlerin haneler tarafından evlerde kendi tüketimleri için (geçimlik üretim) kullanıldığı, %35’lik diğer bir kısımda ürünlerin yerel pazarlarda satıldığı, %29’luk ayrı bir kısımda da ürünlerin yalnızca üretildikleri köylerde satıldığı tespit edilmiştir. Hanelerin arıcılıktan elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık 500 ¨ ile 10,000 ¨ arasında değişmektedir.
3.4.2.6 Ormancılık
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin %32’sinde ormancılık faaliyetleri yürütülmektedir (ör: mantar ya da çam fıstığı toplama). Ancak, bu yerleşimlerin hiçbirinde ormancılık faaliyetleri önemli bir gelir kaynağı olarak bildirilmemiştir.
Ormancılık faaliyetlerinin tapıldığı yerleşimlerin %77’sinde, elde edilen orman ürünleri haneler tarafından kendi evlerinde (geçimlik üretim) kullanılmakta,
%15’lik bir kısmında da ürünler yerel pazarlarda satılmaktadır. Hanelerin ormancılıktan elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık 10,000 ¨ civarındadır.
3.4.2.7 Avcılık
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin hiçbirinde avcılık ekonomik bir faaliyet olarak bildirilmemiştir.
3.4.2.8 Madencilik
SSÇ kapsamında anket yapılan 41 yerleşimin %5’inde madencilik gelir getirici bir faaliyet olarak yürütülmektedir. Madencilik faaliyetleri, Karacalar köyünde (Balıkesir iline bağlı Savaştepe ilçesi) hane ekonomisi açısından gelir kaynakları önem sıralamasında üçüncü sırada, Cumhuriyet mahallesinde de (Balıkesir iline bağlı Savaştepe ilçesi) beşinci sırada yer almaktadır. Bu iki yerleşimde sırası ile 40 ve 50 hane, gelirini madencilik faaliyetlerinden elde etmektedir. Bu hanelerde madencilik faaliyetleri ile uğraşana bireyler, Manisa iline bağlı Soma ilçesinde yer alan kömür ocaklarında maaşlı işçi olarak çalışmaktadırlar. Hanelerin madencilikten elde ettikleri ortalama gelirleri yıllık 14,400 ¨ ile 15,000 ¨ arasında değişmektedir.