Endonezya’nın Flores adasında yaşamış bir fosil insandır. Vücut yapısı itibariyle oldukça küçüktür. Bulunduğu adada yaşamış olan canlılardaki cüceleşme eğilimi Homo floresiensis’in de gelişmiş morfolojik yapısına rağmen hacim olarak oldukça küçük boyutta kalmasını açıklamaktadır.
Yaklaşık 1 m.lik boy uzunluğuna ve 417 cc’lik beyin hacmine sahiptir.
İskelet buluntularının yanı sıra bazı taş aletlere, cüce bir file ve Komodor ejderine ait kemikler de ele geçirilmiştir.
Filogenetik açıdan tartışmalı bir gruptur. Bazı özellikleri nedeniyle Homo sapiens türü altında değerlendirilmesi yönünde görüş bildiren araştırmacıların yanı sıra diş, beyin ve el bilek kemiklerinden yola çıkarak bu buluntunun ayrı bir tür olması gerektiğini savunan bilim adamları da vardır.
Göreceli olarak kısa yapıdaki bacak kemikleri ve eklem yapıları nedeniyle bu insanların erken Homo erectus’lardan ya da daha eski bir insan türünden evrimleşerek izole bir grup olarak kalmış olabileceği tahmin edilmektedir.
Homo floresiensis (700-50 bin yıl)
Neanderthallerin filogenetik konumu üzerindeki tartışmalar devam etmektedir. Neanderthallerin modern insanın evrim çizgisinde yer almadığı, ana koldan sapmış ve daha sonra soyu tükenmiş bir tür olduğu bilinmektedir.
Avrupa’da buzul dönemlerinde yaşadıkları için Neanderthallerin kafa ve vücut morfolojisi, soğuğa adaptasyon gösterecek şekilde evrimleşmiştir.
Beyin kapasiteleri ortalama 1560 cc ile oldukça yüksek bir orana sahiptir.
Neandertallerin başlıca buluntu yeri olan Avrupa ve Batı Asya'daki buluntu yerleri bunların modern insandan hemen önce yasamış olan son grup olduğunu göstermektedir.
Homo neanderthalensis, özellikle Pontnewydd (Galler), Swanscombe (İngiltere), Biache (Fransa), ve Steinheim (Almanya) fosilleri daha sonra yaşamış (120.000 – 30.000) olan gerçek Neanderthaller'deki yapıya doğru bir özelleşme gösterirler.
Kafatası önde daha dar, arkada daha geniştir. Beyinlerinin iri olması zekalarının daha ileri bir düzeyi yansıttığını göstermez. Çünkü iri beyne paralel olarak erkeklerde ortalama 65 kg'lık ağırlık ve 170 cm.lik bir boy yapısıyla iri bir vücuda da sahip oldukları bilinmektedir.
Homo neanderthalensis (430-40 bin yıl)
Neandertal’ler kütlevi bir vücuda ve ileriye doğru çıkıntılı iri bir burun taşıyan büyük bir başa sahiptiler. İri ön dişlerinin yiyecek elde etmede, alet yapımında ve deri işlemede kullanıldığı sanılmaktadır. Çok belirgin kaş kemerleri ortada kenarlara oranla daha çıkıntılıdır. Kafa damı uzun ve basık, ancak çok geniştir. Arkadan bakıldığı zaman hemen hemen yuvarlaktır.
Ölü gömme adetini uygulayan ilk insan türü olduğu sanılmaktadır.
En karakteristik Neandertal’ler Avrupa'da yaşamışlardır. Sovyet Özbekistan'ında Teshik Tash, Irak'ta Shanidar ve İsrail'de Amud, Kebara ve Tabun, Avrupa dışındaki önemli Neanderthal merkezlerdir.
Uzak doğuda yaşadıkları bilinmemektedir.
Homo naledi (335-236 bin yıl)
2013 Yılında Güney Afrika’da Yonannesburg’daki Rising Star 2013 Yılında Güney Afrika’da Yonannesburg’daki Rising Star mağarasında keşfedildi. Naledi, yerel dilde yıldız anlamına gelmektedir.
mağarasında keşfedildi. Naledi, yerel dilde yıldız anlamına gelmektedir.
15 farklı bireye ait 1500 parça kemik ele geçmiştir.15 farklı bireye ait 1500 parça kemik ele geçmiştir.
Yüz, kafatası ve dişler bazı ilkel özellikler gösterse de, Homo genusu Yüz, kafatası ve dişler bazı ilkel özellikler gösterse de, Homo genusu içerisinde değerlendirilmeye imkan verecek modern özellikleri de içerisinde değerlendirilmeye imkan verecek modern özellikleri de bulunmaktadır.
bulunmaktadır.
Boyları yaklaşık olarak 150 cm civarındadır.Boyları yaklaşık olarak 150 cm civarındadır.
Beyin hacmi bir gorilinkiyle yaklaşık olarak aynı boyutttadır.Beyin hacmi bir gorilinkiyle yaklaşık olarak aynı boyutttadır.
Küçük beyin boyutu, kavisli parmaklar, omuz, gövde ve kalça eklem Küçük beyin boyutu, kavisli parmaklar, omuz, gövde ve kalça eklem biçiminde gözlenen ilkel özellikleri nedeniyle önceleri 2 milyon yıl biçiminde gözlenen ilkel özellikleri nedeniyle önceleri 2 milyon yıl bandında değerlendirilmesine yol açmıştır. Ancak daha sonra yapılan bandında değerlendirilmesine yol açmıştır. Ancak daha sonra yapılan tarihlendirmelerle yakın bir döneme kadar yaşamış ilkel özellikler tarihlendirmelerle yakın bir döneme kadar yaşamış ilkel özellikler gösteren bir tür olduğu anlaşılmıştır.
gösteren bir tür olduğu anlaşılmıştır.
Naledi insanları dik durmaya ve iki ayak üzerinde yürümeye çok iyi uyum Naledi insanları dik durmaya ve iki ayak üzerinde yürümeye çok iyi uyum sağlamakla birlikte, aynı zamanda oldukça rahat bir şekilde ağaca da sağlamakla birlikte, aynı zamanda oldukça rahat bir şekilde ağaca da tırmanabildiğini göstermektedir.
tırmanabildiğini göstermektedir.
Tartışmalı olarak ölülerini gömebildikleri söylenmektedir.Tartışmalı olarak ölülerini gömebildikleri söylenmektedir.
2019 Yılında Filipinleri’in Luzon adasında Callao mağarasında 2019 Yılında Filipinleri’in Luzon adasında Callao mağarasında bulunmuştur.
bulunmuştur.
İki yetişkin ve bir çocuğa ait 13 fosil kemik ve diş kalıntısı ele İki yetişkin ve bir çocuğa ait 13 fosil kemik ve diş kalıntısı ele geçmiştir.
geçmiştir.
Kafatası ele geçmemekle birlikte diğer kemiklerinin hacimlerine Kafatası ele geçmemekle birlikte diğer kemiklerinin hacimlerine
göre, floresiensisten büyük sapiensten küçük bir vücut büyüklüğüne göre, floresiensisten büyük sapiensten küçük bir vücut büyüklüğüne
sahipti.
sahipti.
Et tükettiği ve taş aletler kullandıkları bilinmektedir.Et tükettiği ve taş aletler kullandıkları bilinmektedir.
El kemiklerinde ağaç yaşamına uyumu yansıtan kavrayıcılığın izleri El kemiklerinde ağaç yaşamına uyumu yansıtan kavrayıcılığın izleri devam etmektedir.
devam etmektedir.
Homo luzonensis (67-50 bin yıl)
Antropolojik çalışmalar, modern insanın yaklaşık 315 bin yıl önce Afrika’da (Fas, Jebel Irhoud) evrimleşmeye başladığını göstermiştir. Afrika’dan çıkış kuramına göre anatomik açıdan modern insan ilk kez 100 bin yıl önce Afrika’da ortaya çıkmıştır.
Bunu izleyen 70 bin yıllık sürede arkaik türler yok olmuş ve yerlerini modern insanlar almıştır. İsrail’deki bazı fosil buluntular modern insanın Neanderthallerden önce bu bölgeye yerleştiğini göstermiştir. Güney Afrika’da Klasies Irmak Ağzı’nda ve Omo’da ele geçen ve modern bir morfoloji gösteren fosiller, Afrika’dan çıkış kuramını destekler niteliktedir. Ayrıca mitokondrial DNA çalışmaları da bu kuramı desteklemektedir.
Homo sapiens’lerin Afrika dışındaki en eski örnekleri 194 bin yıl önce İsrail’de Misliya mağarasında ele geçirilmiştir. Daha sonraki dönemlerde iklimsel değişmeleri takip ederek dönemsel olarak göçlerin devam ettiği görülmektedir.
Avrupalı, Asyalı, Amerikalı ve Avustralyalı insanların ataları muhtemelen 70-60 bin yıl önce ortak bir atayı paylaşmaktaydılar. Cro-Magnon olarak bilinen Avrupa’nın en eski modern insanları 40 bin yıl önce ortaya çıkmıştır. Avustralya’daki en eski modern insanlara ait fosiller 60 bin yıl öncesine aittir. Bilim adamları buzul döneminde deniz seviyesinin alçalmasıyla insanların sallarla Avustralya’ya göç ettiklerini düşünmektedir. Amerika kıtasına geçiş ise Sibirya ve Alaska arasındaki Bering Boğazı yoluyla olmuştur. Amerika kıtasındaki buluntular modern insanların Amerika kıtasına 30 bin yıl önce ulaştıklarını ortaya koymuştur.
Homo sapiens (315 bin yıl)
Homo sapiens Türünün Dünya’ya Yayılımı
1- Afrika'dan çıkış modeli: Bu modele göre, modern H. sapiens Afrika'da evrimleştikten sonra Avrupa ve Asya'ya göç etti. H. sapiens, hibritleşme olmadan lokal formların yerini aldı. Fosil kayıtlarda, bu ilk formlara ait hiçbir gen modern insan populasyonlarında yoktur.
2- Hibritleşme ve asimilasyon modeli: Bu modele göre, modern H. sapiens Afrika'da evrimleşti ve daha sonra Avrupa ve Asya'ya göç etti. H. sapiens büyük oranda lokal formların yerini aldı, fakat yeni gelenler ve yerleşikler arasında hibritleşmeler oldu. Sonuç olarak, arkaik lokal populasyonlara ait bazı genler asimile edilmiş olup, bu genler modern insan populasyonlarında hala varlığını sürdürmektedir.
3- Çok merkezli evrim modeli: Bu modele göre H. sapiens, devamlılık gösteren tek bir tür halinde kalmasını sağlayacak şekilde populasyonlar arasında onların yeterli gen akışı ile birlikte, Avrupa, Afrika ve Asya'da eş zamanlı olarak evrimleşti. Günümüz insan populasyonlarına ait gen havuzları, uzak ve lokal arkaik populasyonların bir nevi karışımından köken almıştır.
4- Kollu şamdan modeli: H. sapiens, populasyonlar arasında gen akışı olmadan Avrupa, Afrika ve Asya'da bağımsız olarak evrimleşti. Günümüz Avrupa ve Asya populasyonlarındaki tüm genler lokal arkaik populasyonlardan köken almıştır.
Modern İnsanın Kökenine İlişkin Teoriler
Kollu Şamdan Modeli Çok Merkezli Evrim Modeli
Tek Merkezli Evrim Modeli Hibritleşme ve Asimilasyon Modeli