• Sonuç bulunamadı

ROMATOİD ARTRİT

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "ROMATOİD ARTRİT"

Copied!
28
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ROMATOİD ARTRİT

(2)

 RA, periferik eklemlerin enfeksiyon olmayan, kronik inflamasyonu ile

karakterize, sistemik bir hastalıktır.

 Sinoviyal eklemleri ve sinoviyal özellikteki

tendon kılıflarını etkiler.

(3)

 Hastalık, eklem sinovyasında inflamasyona ve proliferasyona neden olarak başlar,

zamanla sinovyada pannüs formasyonu oluşturarak kıkırdak, kemik doku ve

komşu diğer dokularda yıkıma ve sonuçta da eklemde şekil bozukluklarına yol açar.

 Kadınlarda erkeklere göre daha sık.

 30-50 yaşları arasında daha çok görülür.

(4)

Etyolojisi tam olarak bilinmemektedir.

Genetik,

Cinsiyet,

İmmünolojik bozukluklar,

Hormonal nedenler,

Enfeksiyonlar,

Travma,

Stresin etyolojik rolleri araştırılmaktadır.

Etiyopatogenez

(5)

Tek yumurta ikizlerinde kardeşlerden birinde RA varsa diğerinde görülme riski %20-30

iken, çift yumurta ikizlerinde bu oran %5’tir.

RA’li hastaların yaklaşık %10’u RA’li birinci dereceden akrabalara sahiptir.

Genetik

(6)

 Hastalığın daha çok kadınlarda görülmektedir.

 Kadınlarda daha şiddetli seyreder.

 Nulliparlarda RA görülme riski 2-3 kat fazladır.

 Hamilelikte RA’li hastalar % 75’e varan oranda iyileşmekte ve remisyon

göstermektedir. Ancak hamilelik sonrası olguların % 80-90’ında olay tekrar

alevlenmektedir.

Cinsiyet ve Seks Hormonları

(7)

 Hamilelikte RA’li hastalar % 75’e varan oranda iyileşmekte ve remisyon

göstermektedir. Ancak hamilelik sonrası olguların % 80-90’ında olay tekrar

alevlenmektedir.

 Erken yaşta gebelik ve oral kontraseptif kullanımı hastalığın ortaya çıkışını

geciktirdiği veya hastalığın şiddetini

azalttığı düşünülmektedir.

(8)

 RA’in karakteristik özelliği sinoviya ve

fonksiyonlarındaki bozulmadır. Normalde hücre ve damar yapısından fakir olan

sinoviyum, kanlanmanın fazla olduğu,

proliferasyon gösteren, tümör dokusuna benzer destrüktif bir doku haline gelir. Bu dokuya PANNUS denir.

 Pannus dokusu komşu kemiğe ve kartilaja invaze olur, kartilajı harap ederken eklem aralığı gittikçe daralır.

Patogenez

(9)

 RF, Ig G’nin antijenik bölgelere karşı oluşan antikorlardır. Periferik kan ve

sinoviyal B hücreleri tarafından yapılırlar .

 Bu şekilde oluşan antikorlar eklemde

büyük immün kompleksler oluştururlar.

İmmün kompleksler ise lenfositleri

uyararak RF yapımını stimüle ederler.

Romatoid Faktör

(10)

 Hastalık olguların % 75’inde yavaş ve sinsi olarak başlar. Yorgunluk, halsizlik, yaygın kas iskelet ağrıları ilk nonspesifik

yakınmalardır. Haftalar veya aylar süren bir süreçte artraljiler, sabah tutukluğu ve eklemlerde şişlikler oluşur.

 Özellikle el eklemlerinin tutulması önceliklidir.

Klinik

(11)

 En çok tutulan eklemlerin başında;

metakarpofalangeal (MKF), el bilekleri ve proksimal interfalangeal (PİF) eklemler gelir (%70-90). Dizler, dirsekler ve

metatarsofalangeal eklemler % 60 oranında tutulur.

 Daha az sıklıkla, kalça, omuzlar, servikal bölgede C1 ve C2, TME tutulabilir.

 Dorsal ve lomber vertebraların, sakroiliak

eklemlerin tutulması RA’te olağan değildir

.

(12)

Eklemlerde inflamasyonun üç ana bulgusu (ısı artışı, hassasiyet, şişlik) bulunurken

kızarıklık görülmez. Kızarıklık varsa septik artrit veya gut artritinden şüphe edilmelidir.

İnflamasyon eklemde ağrı, tutukluk ve hareket kısıtlılığına neden olur.

Eklem çevresinde yumuşak doku şişlikleri (tenosinovit, bursit) olabilir.

Eklem Bulguları

(13)

 Çevre kaslarda zayıflık, atrofiler meydana gelir. Kas zayıflığına bağlı agonist-

antagonist kas dengesinin bozulması ve ligamanların gevşemesi ile eklem

stabilitesi bozulur. Böylece eklemlerde subluksasyonlar gelişir.

 Hastalığın büyük çoğunluğu simetrik

poliartritle, el küçük eklemlerini (MKF ve PİF) ve el bileklerini tutarak başlar.

Bunlara çoğu kez MTF eklemler de eşlik

eder.

(14)

 Hastalığın başlangıcında PIF eklemlerinin tutulması parmak görünüşünün fusiform (mekik parmak) olmasına yol açar.

Zamanla bu görünüş, yerini 2 ayrı deformite tipine terk eder;

Düğme iliği (Butonniere) deformitesi:

Ekstrensek ekstansör tendonun

zayıflaması ve lateral bandların palmar yöne yer değiştirmesi, PİF eklemde

hiperfleksiyon ve DİF eklemde de

hiperekstansiyon oluşmasına yol açar.

Buna düğme iliği deformitesi denir

.

(15)

Kuğu boynu deformitesi:

MKF eklem fleksörlerinin kontraksiyonu ve lateral bandların dorsal yönde

subluksasyonu sonucu MKF ekleminde fleksiyon kontraktürü, PİF ekleminde hiperekstansiyon ve DİF ekleminde

hiperfleksiyon oluşmasıyla ortaya çıkan

deformiteye denir.

(16)

 MKF eklemlerinin volar yüze doğru

sublüksasyonları sonucu, parmakların ulnar tarafa kayması ile oluşan şekil bozukluğuna ulnar deviasyon denir.

Ulnar deviasyonu kompanse etmek için bilekte radiyal deviasyon gelişir.

 Tendon kılıflarında oluşan romatoid

nodüller parmağın fleksiyonda ağrılı

kilitlenmesine yol açar.

(17)

 Eklemler dışında fleksör ve ektansör

tenosinovit, flksör tenosinovite bağlı tetik parmak oluşur.

 Karpal tünelin fleksör tenosinoviti median

sinir kompresyonuna neden olur (Karpal

tünel sendromu).

(18)

 MTF eklemlerinin tutuluşu sonucu

metatars başlarının sublüksasyonu ayak dorsaline doğru gelişerek çekiç parmak veya pençe parmak adı verilen

deformiteye neden olur. Bu deformite, yürüme ve ayakkabı kullanmayı çok

olumsuz etkiler. Plantar subluksasyonunda ise PİF eklemde tetik parmak oluşur.

 Ayakta tarsal eklem ve subtalar eklemin tutulması, ayak tabanının düzleşmesine yol açarak, pes planus deformitesi

oluşturur.

 Halluks valgus deformitesi de sıktır.

(19)

 Diz tutuluşu başladıktan sonra, m.

quadriceps femoris atrofisi oluşmaya başlar ve dizin tam ekstansiyonunda kısıtlanma olur.

 Bu olay dizde fleksiyon kontraktürüne, eklem içi basıncın artmasına ve bu da

eklemin arka yüzünde Baker kisti adını

verdiğimiz yapının oluşmasına neden olur.

(20)

Dirsekte ekstansiyon kısıtlanması görülebilir.

Dirsekte median veya ulnar sinirde tuzak nöropatisi meydana gelebilir.

Ayrıca olekranon bursitine de rastlanabilir.

Hastalığın ileriki zamanlarında omuz

tutulumu sıktır.

(21)

 Kalça tutulumunda yürümenin bozulması en erken bulgudur.

 Temporomandibular eklem tutulumunda

ağzın açılması ağrılı ve kısıtlıdır. Eklemde

krepitasyon alınır.

(22)

RA, hastalığın klinik evresine göre erken, progresif ve geç olarak sınıflandırılır:

Erken evre: Kemik erozyonu ve kıkırdak kaybı yoktur. Remisyon şansı daha fazladır.

Progresif evre: Hastalık yerleşik hale gelmiştir. Tedaviye rağmen hastalık

aktivitesi devam eder. Kemik erozyonları vardır.

Geç evre: Kesin eklem hasarının oluştuğu ve bazı komplikasyonların eşlik ettiği

devredir.

(23)

 Tedavi programının bireysel olarak düzenlenmesi gerekir.

 Tedavinin ana amacı inflamasyonun olabildiğince erken baskılanması ve fonksiyon kaybının olabildiğince

önlenmesidir.

 İlk adım hastanın ve hasta yakınlarının hastalığı konusunda bilgilendirilmesidir.

Hastaya uzun dönem tedavi ve takip gerektiği anlatılmalıdır.

TEDAVİ

(24)

 Ağrının hafifletilmesi,

 Kasların kuvvetlendirilmesi,

 Fonksiyonların düzeltilmesi,

 Dolaşımın desteklenmesi

 Kontraktürlerin önlenmesi FTR’ nin amaçlarıdır.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

(25)

 İnflame eklemler fonksiyonel pozisyonda istirahate alınmalıdır. Bu amaçla istirahat splintleri kullanılır. Böylece deformiteye neden olan kas ve ligaman dengesizliği önlenmiş olur.

 Omuz eklemi 45o abduksiyonda yastıklarla desteklenmeli, kalçalarda 5o’den fazla fleksiyona izin verilmemelidir. Dizler tam ekstansiyonda, ayak bilekleri 90o’de nötral pozisyonda tutulmalıdır. El bileklerini 25-30o ekstansiyonda, parmaklar hafif fleksiyonda tutacak statik el-el bilek istirahat splintleri kullanılmalıdır.

Akut Evre (Aktif Evre)

(26)

 Koltuk değneği, yürüteç, baston gibi yardımcı cihazlar önerilebilir.

 İlk aşamada izometrik egzersizler verilir.

Ağrı ve inflamasyon geriledikçe pasif ROM egzersizlerine geçilir. Yoğun egzesiz

önerilmez.

 İnflame ekleme soğuk uygulama (soğuk paketler, buz torbaları) önerilebilir.

Analjezik amaçlı TENS uygulanabilir.

(27)

 İnflamasyon hafiflemiştir. Yüzeyel ısıtıcılar kullanılabilir. Yardımlı aktif ROM

egzersizlerine geçilir. Gece splintlemesine devam edilebilir.

 İnflamasyon tamamen gerileyince aktif egzersizlere geçilir.

Subakut Evre

(28)

 Deformitelerin geliştiği evredir. Yumuşak doku kontraktürlerini geriletmek, eklem hareket genişliğini arttırmak amacıyla germe egzersizler önerilir.

 Egzersizden önce sıcak uygulama eklemin egzersize hazırlanması, analjezi

sağlanması açısından önemlidir.

Hidroterapi, su içi egzersiz uygulamaları yapılır.

Kronik Evre

Referanslar

Benzer Belgeler

Havers sistemini oluşturan lameller, Havers sisteminin aralarında yer alan ara lameller ve Kemik dokusunun dış yüzünde bulunan dış halkasal lameller ve iç yüzünde

Uzun, kısa, yassı ve düzensiz şekillerde olabilen kemiklerde çıplak gözle veya mercek kullanılarak yapılan incelemelerde süngerimsi kemik (spongiyöz kemik) ve sert kemik (dolgun

Mezenhimal kök hücreler (MSC) (kırmızı boyalı yukarıda); yeni kemik oluşturan kemik ara maddesi (şarap rengi, sağda); onarım bölgesinde, köpek uyluk kemiğindeki açıklık

Kanda, anormal derecede yüksek ürik asit seviyesine (hiperürisemi) neden olan pürin metabolizması bozukluğudur. • Gut ile birlikte böbrek hastalığı ve ürik

Nasır basınç ve sürtünmenin olduğu her yerde; yani parmak üstlerinde, parmak aralarında, tırnak kenarlarında, tırnak yatağında, ayağın üst ve altında oluşur.. Tedavisi

İskelet sistemi vücudun pasif hareket parçasını, kas sistemi ise aktif hareket parçasını olusturur....  Kemik

 Bu eklem kemik ve hyalin kartilaj arasında olup çok az hareket açığa çıkar..

Reaktif yeni kemik oluşumu, tüberküloz artritin erken safhalarında karakteristik olarak yoktur, sadece geç iyileşme safhasında ortaya çıkar.. Tüberkü- loz spondilitte ise,