• Sonuç bulunamadı

Afet - Olağan Dışı Durum (ODD) Tanımı ve Sınıflama Doç. Dr. Ali CEYLAN

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Afet - Olağan Dışı Durum (ODD) Tanımı ve Sınıflama Doç. Dr. Ali CEYLAN"

Copied!
97
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Afet - Olağan Dışı Durum (ODD) Tanımı ve Sınıflama

Doç. Dr. Ali CEYLAN

(2)

• Suyun Öfkesi: Güney Asya’da Tsunami

Güney Asya’da 26 Aralık 2005’te meydana gelen tsunami, can kaybı ve yıkıma neden olanların içinde en büyüğü olarak Dünya tarihine geçti.

• Resmi rakamlara göre 220 binden fazla ölüme yol açmıştır.

– Endonezya, Sri Lanka Hindistan, Tayland

– Bangladeş, Kenya, Maldivler, Miyanmar, Seyşel Adaları, Somali ve Tanzanya etkilenen ülkeler arasındaydı.

(3)

Japonya'da 8.9 büyüklüğünde

deprem ... Tsunami vurdu...

(4)

Japonya'da meydana depremden sonra ülkede bulunan nükleer santrallerden biri erimeye başladı, biride patladı. Patlayan tesiste nükleer sızıntı başladı.

(5)

Macaristan’ın Ajka kentinde bir alüminyum fabrikasındaki iki setin yıkılması sonucu çevreye yayılmaya başlayan zehirli kızıl çamur, Tuna Nehri’ne ulaştı.

Zehirli çamurun suyun tüm

ekosistemini kirletmesi riski var.

08 Ekim 2010 Cuma

(6)

Antalya'da nisan ayında 30 cm

dolu yağdı

(7)

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çok

sayıda ev ve yol sular altında kaldı.

(8)

• Türkiye’de, doğal afetler yaygınlık, ölüm,

sakatlanma ve ekonomik kayıp açısından önemli ve öncelikli sağlık sorunlarının başında

gelmektedir.

• Ülkemizde sel ve taşkınların ekonomik kaybı yılda ortalama 100 milyon dolarıdır.

• Başta deprem olmak üzere, sel, su baskınları, çiğ düşmesi ODD’ların yol açtığı can ve mal kaybı, her yıl GSMHnın %3’ üne karşılık gelmektedir (Türkiye Iktisat Kongresi 2004).

(9)

Amaç:

Bu dersin sonunda tıp fakültesi dönem III öğrencileri afet tıbbı ile ilgili tanımları ve terminolojiyi öğreneceklerdir.

Öğrenim Hedefleri:

Bu derse devam eden öğrenciler ders sonunda;

Afeti tanımlayabilecekler,

Afet tıbbını tanımlayabilecekler,

Afet yönetimini bilecek,

Afetler ve afet tıbbı ile ilgili terimleri tanımlayabileceklerdir.

Afetlerin sağlık etkilerini bilecek.

(10)

Afet-Olağan Dışı Durum (ODD)

• Doğa veya insan eliyle oluşturulmuş,

insanların hayatlarını sosyal ve ekonomik faaliyetlerini önemli ölçüde etkileyebilecek, çok sayıda yaralanma ve ölümlerle birlikte büyük çapta fiziksel tahriple sonuçlanan olaylardır .

• Afet- ODD: Stres, kişisel yaralanma, fiziksel hasar ve geniş çaplı ekonomik

yıkıma neden olan çevresel etkilere veya

silahlı çatışmalara olağandışı durum denir.

(11)

• Stockholm Bildirgesi’nde, “Tıp açısından olağandışı durumlar, belirli bir zaman

dönemi içerisinde tıp mesleğinin kapasite ve kaynakları ile olağandışı durumdan

etkilenen kişilerin veya sağlığı tehdit altında

olan insanların gereksinimleri arasında akut

ve önceden görülemeyen bir dengesizlikle

karakterizedir” denmektedir.

(12)

• Afet Tıbbı;

– bir olağandışı durumda ortaya çıkan ani sağlık ihtiyaçları ile etkilenen toplumun ihtiyaçları arasındaki orantısızlığı, mümkün olan en

yüksek sayıda yaralıyı kurtaracak şekilde idare eden bir tıp dalıdır.

(13)

• Afet tıbbına gereksinim duyulmasının nedeni.

– Afetlerdeki artış,

• Nüfus artışı,

• Dere yatakları, fay hatları vb yerleşim

– İnsanların risklerden habersiz olması – Trafik yoğunluğu

– Hızlı endüstrileşme – Savaşlar

(14)

• Afet tıbbının amaçları:

– Afetlerin, etkilenen toplumların sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek, azaltmak,

– sağlık koşullarını afet öncesi duruma getirmek, – sağlık hizmetlerini ve kuruluşlarını korumak

veya yeniden kurmaktır.

(15)

• Afet tıbbının içeriği:

– Acil tıp ve Halk sağlığı uygulamalarını içerir.

• Epidemiyoloji,

• İş sağlığı

• Toksikoloji

• Psikiyatri,

• Sosyal tıp

• Pediatri

• Adli tıp …. vs afet tıbbına katkıda bulunur.

(16)

• Afet tıbbının özellikleri

– Sahada zor ortam koşullarında uygulanır

– Entegre bir tıp dalıdır, birçok disiplin birbirini tamamlar.

– Kitlesel tıptır.

– Triyaj kavramı önemlidir.

– Tıp dışı yönleri vardır. (komuta, kontrol, koordinasyon, haberleşme, risk analizi, değerlendirme)

– Afet tıbbının bir afet planı vardır

– doktrin içeren bir tıp dalıdır. “kıt kaynakların varlığında en büyük sayıda yaralıya en büyük yarar sağlamak”.

(17)

Triaj

• Olayı sıraya koymak, seçim yapmak.

– Birden çok hasta olduğunda kısıtlı imkanların en çok gereksinimi olan hastalara sunulması için yapılan

işlemler.

• Olay yerine ilk ulaşan hekim triaj sorumlusudur.

• Triajın faydaları:

– Tıbbi bakım önceliklerine karar verilir kurtarılabilecek kayıplar engellenir

– Hafif yaralanmaların getirdiği tıbbi bakım yükü azalır – Yaralıların hastanelere uygun koşullarda sevkine olanak

sağlar

(18)

Triaj Kuralları

• Kural I: İlk tıbbi müdahale olay yerinde yapılır.

Hava yolu kontrolü, solunum sağlanması,

kanamanın durdurulması, atelleme, çok gerekliyse sıvı takılması.

• Kural II: Asıl tedavi en kısa zamanda başlaması için hasta sevk edilmelidir. Sevk dendiğinde “en yakın merkez değil en uygun merkez”

anlaşılmalıdır

• Kural III: Hastanın ulaştığı her tıbbi merkezde triaj yapılır.

• Kural IV: Triaj sorumlusu tedaviyi yönlendirir ama asla tedavi yapmaz.

(19)

Triaj Kodları

• Siyah:

• En son sırada bakıma alınır. Ya ölüdür yada hayatta kalma şansı çok düşüktür.

– 20 dk’dan uzun süredir nabız yok, – gövdede amputasyon,

– multitravma, – solunum aresti, – tam vücut yanığı

(20)

• Kırmızı:

• acil bakım gerekir. Sevk önceliği vardır. Olay yerinde tedavi başlamalıdır.

– Ciddi arter yaralanması, – geniş yanık,

– şok,

– solunum yolu tıkanması, – tansiyon pnömotoraks,

– servikal spina yaralanması, – ciddi kafa travması,

– gebelik-kardiyak hastalık-diyabet-felç-hipotermi- zehirlenme gibi durumların ağırlaşması,

– femur kırığı,

– distal nabız yok, – zehirlenme,

(21)

• Sarı:

• Orta derecede öncelikli vakalar,

• tedavi ve sevkleri gecikebilir.

– Spinal yaralanma olan veya olmayan sırt yaralanması, – orta derecede kan kaybı,

– komplikasyonsuz yanık,

– stabil abdominal yaralanma, – göz travması,

– stabil ilaç doz aşımı

(22)

• Yeşil:

• Düşük öncelikli.

– Yürüyen yaralı, – basit kırıklar,

– yumuşak doku travması, – minör laserasyonlar,

– burkulma,

– minör basit kırık

(23)

• Tehlike,

– insan yaşamını, mal varlığını, bir afete yol açacak derecede, tehdit eden doğanın ya da insanların yol açtığı bir olaydır.

– Afeti tetikler

• deprem fırtına, sel toprak kayması, volkan patlaması, kuraklık savaş ... birer tehlikedir.

(24)

• İncinebilirlik dış etkenler nedeniyle zarar görmeye meyilli olma durumudur.

– Yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, hastalık, sakatlık, ekonomi, şehirleşme, tehlikeli yerleşimler, konutların durumu, yerel kuruluşlar incinebilirliği etkiler.

• Tehlike ve incinebilirlik biraraya geldiğinde

afet oluşur.

(25)

• Acil durum, bir afetin önlenmesi için normal işlemlerin geçici olarak durdurulduğu ve

olağanüstü tedbirlerin alındığı durumdur.

• Acil yönetimi, afet yönetiminin bir parçasıdır.

• Afetlerin zararlarının azaltılması; afet meydana gelmeden önce yapılanlardır.

– Tehlikenin varlığını ortadan kaldırarak veya

incinebilirliği azaltma afetlerde birincil zarar azaltma olarak bilinir. (primer önlem) ev yaparken yer seçimi.

– Tehlikenin etkilerini azaltma ve afete hazırlık ikincil zarar azaltmadır. (sekonder önlem) ev boşaltma..

(26)

• Afete hazırlık: Etkili bir yardım için,

güvenli bir çevrede; personel, para, araç -

gereç ve diğer kaynakların organize biçimde

harekete geçirilmesini sağlayacak tedbirleri

almaktır.

(27)

• Afet (ODD) YÖNETİMİ

• Olağandışı durumlarda ve acil durumlarda risk altındaki insanlara yardım etmek, onları olağandışı durumların etkilerinden korumak ve iyileştirmek için yapılan

etkinlikler olarak tanımlanabilir.

• AFET YÖNETİMİNİN AMAÇLARI :

• 1. Bireylerin, toplumun ve ülkenin insani, fiziksel ve ekonomik kayıplarını azaltmak ya da engellemek.

• 2. Bireysel acıları azaltmak.

• 3. Hızla iyileşmeyi sağlamak.

• 4. Yaşamları ya da mal varlıkları tehdit altında olan kişileri korumak.

(28)

• RİSK YÖNETİMİ :

• Tehlikelerin belirlenmesi, ortaya çıkma olasılıklarının, bu tehlikelerin risk altındaki toplumlara etkisinin tahmin

edilmesi, riski azaltabilecek önlemlerin belirlenmesi ve tehlikeleri azaltacak adımların atılmasıdır.

– zararın haritalanması,

– potansiyel kayıpların tahmin edilebilmesi için; tehlike altındaki toplumun demografik özellikleri (yaş

grupları, yaşcinsiyet dağılımı, sağlık düzeyi, eğitim

düzeyi,vb.), kültürel özellikleri (gelenekler, etnik yapı, sosyal değerler, din, tehlike veya risk algısı, vb.),

konutlar, yol, köprü, elektrik, telefon hatları gibi

altyapı, ticari ve ekonomik yapı, jeolojik yapı, su kaynakları, flora ve fauna gibi çevresel faktörler, gibi bazı toplumsal özelliklerin tanımlanmasını ve

bunlara yönelik olarak sürdürülecek etkinlikleri kapsar.

(29)

• KAYIP YÖNETİMİ

• Olağandışı durum öncesi, sırası ve sonrasında kayıpların en alt düzeyde

tutulmasına yönelik etkinlikleri kapsar. En etkin kayıp yönetimi, olağandışı durum

öncesindeki dönemde toplumun olağandışı

durumlardan etkilenebilirliğini azaltarak

yapılır.

(30)

• KAYNAK YÖNETİMİ

• Olağandışı durum öncesinde yerel

kaynakların analizi, olağandışı durumda kaynakların ve bölge dışı yardımların

eşgüdümü, kaynakların plan dahilinde

dağıtımı ve izlenmesi, harcamalara ilişkin yol ve yöntemlerin saptanması

etkinliklerinin bütünüdür.

(31)

AFET- OLAĞANDIŞI DURUMLARA HAZIRLIKLI OLMA

– acil durumlar için geçerli politikaların oluşturulması,

– kurtarma planlarının geliştirilmesi,

– geçici barınma yerlerinin belirlenmesi, – acil hizmetlerin planlanması,

– personel eğitimi,

– toplumun bilinçlendirilmesi ve olağandışı durumlara hazırlıklı hale getirilmesi gibi etkinlikleri kapsar.

(32)

Olağandışı durumların bazı ortak özellikleri

• 1. Ani olarak meydana gelirler ve çabuk bir biçimde eyleme geçmeyi gerektirirler.

• 2. Normal koşullara göre düzenlenen tıbbi kaynaklar yetersiz kalır.

– Olağandışı durumdan etkilenen kişi sayısının fazla olması, – olabildiğince fazla sayıda yaşam kurtarmak amacıyla var olan

kaynakların etkin bir biçimde kullanılması gerekir.

• 3. Ortaya çıkan maddi ve doğal hasar olaydan etkilenenlere ulaşmayı zorlaştırır ve/veya tehlikeli hale getirir.

• 4. Çevre kirliliği ve epidemi risklerine bağlı olarak etkilenen insanların sağlığını olumsuz yönde etkiler.

(33)

OLAĞANDIŞI DURUMLARIN SINIFLANDIRILMASI

Doğal afetler: Yerkürede ve atmosferde meydana gelen olayların sonucu olarak gelişen olaylardır.

İklimsel olaylar: Su baskınları, fırtınalar, kasırgalar. Bazı bölgelerde özel adlarla da (El nino Kasırgası) anılırlar.

Jeolojik olaylar: Depremler, Volkanik patlamalar, Sismik deniz dalgaları (Tsunami). Çokmeler. Yerkabuğunun oluşan yeni

hacme göre yeniden yerşelmesi sırasında olan olaylardır.

İnsan nedenli afetler

Ani oluşanlar: Endüstriyel kazalar, Patlamalar, Yangınlar, Yayılma, dökülme(petrol vb.), Radyasyon etkilenimi, Toplu kaza- düşme(uçak vb.),

Süreklilik gösterenler: Kuraklık ve kıtlık, kimyasal etkilenim, radyasyon etkilenimi, dünyanın ısınması-sera etkisi,

Savaş ve çatışmalar

(34)

• Birçok afetin doğal olarak kabul edilmesi giderek güçleşmektedir. Sözgelimi su baskınları vb. gibi durumlarda insan etkinlikleri giderek daha önemli rol oynamaya başlamıştır.

• 2006 yılında Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde nehir yatağının üzerine yapılan köprü ağzının aşırı yağış sonucu artan suyun getirdiği ağaç parçaları ile

tıkanması sonucu geride biriken su kenardaki evlerin içine girmiş, Diyarbakır Mardin Karayolunu bozarak ulaşımı engellemiş, sele kapılan bir minibüs içindeki yolculardan 11 kişi ölmüştür. Bu da insan etkinliğine bağlı bir afettir.

(35)

İKLİMSEL OLAYLAR

• Çarpık kentleşme, sel bölgeleri ve dere yataklarına konut yapılması ile birlikte ormansızlaşma, fay hattı üzerindeki

yerleşimin ve endüstriyel alanların

çoğalması günümüzde normal seviyedeki yağışlarda bile sel baskınlarına neden

olmaktadır.

(36)

çığ düşmesi, toprak kayması

• toprak kayması, göçük, çığ gibi olaylar

toplumda can ve mal kaybına neden olur.

(37)

• Tarih: 21. Ocak 2006 Cumartesi,

• Bitlis’te üzerine çığ düşen ve çığın

etkisiyle Bitlis

Deresi’ne yuvarlanan otobüs yolcularından 8’inin öldüğü 15

kişinin de

yaralandığı bildirildi

• Tarih: Cumartesi, 21.

Ocak 2006

(38)

METEOROLOJİK

(kasırga, hortum, sıcak dalgası, tayfun, kuraklık, seller)

• Kasırgalar, sıcak iklim kuşağında, ani basınç farklarından

kaynaklanan ve hızları saatte 100 - 150 km.ye kadar çıkabilen çok

şiddetli rüzgârlardır.

(39)

• Çevrelerine büyük zarar verirler.

• Hızlı esen rüzgar ya da hortum biçiminde oluşan hava hareketleri bir çok çatının uçmasına, yapının yıkılmasına, ağaçların

sökülmesine yol açabilmektedir.

(40)

• 21.11.2007 de İskenderun’da meydana gelen

hortum. Çerçikaya köyünde önemli

ölçüde hasara neden olmuştur

(41)

Tsunami dalgaları

(42)

Seller

• Çarpık kentleşme, sel bölgeleri ve dere

yataklarına konut yapılması

• ormansızlaşma,

günümüzde normal seviyedeki yağışlarda bile sel baskınlarına neden olmaktadır.

(43)

• Seller tüm doğal

felaketler arasında en sık görüleni ve

sonuçları en ciddi olanıdır.

(44)

• Seller, dünya genelinde dogal nedenli

ODD’ye baglı yıllık ölümlerin %15’inden, etkilenen toplam nüfusun ise %65’inden sorumludur.

• 2000 yılında görülen doğal felaketlerin

%37,2’si sellerdir ve tüm felaketlere bağlı

ölümlerin %34,5’I (6025 ölüm) sel sonucu

yaşanmaktadır.

(45)

• Kasım 1995’de İzmir’de Sel felaketinde 63 kişi ölmüş, 117 kişi yaralanmış, 6.500 kişi evsiz

kalmış, toplam 300.000 kişi olaydan etkilenmiştir.

• 2006 yılının Kasım ayında Batman'da meydana gelen sel felaketinde İluh Deresi'nin taşması

sonucu pek çok evi su basmış, 11 kişi hayatını kaybetmiş, olaydan yaklaşık 78.000 kişi

etkilenmiştir.

(46)

• Ülkemizde sel ve

taşkınların ekonomik kaybı yılda ortalama 100 milyon dolarıdır.

(47)

• Sele bağlı ölümler % 93’e varan oranda boğulma

nedeniyle olmaktadır.

• Seller ölümlerin yanı sıra trafik kazaları, travmalar, ve stres sonucu kalp krizi, elektrik çarpmaları ve

bulaşıcı hastalıklara yol açar.

(48)

• Selin ardından

etkilenen insanların geçici barınma

yerlerinde (çadırlar) yaşamak zorunda kalmaları yeni

sorunlar için de bir zemin oluşturur.

(49)

• Evlerin çamurla

dolması hastalıkların uzun süre devam

etmesine neden olur.

(50)

Sellerden sonra

• İlk üç gün, bulaşıcı hastalık ve salgınlar pek görülmez.

• Dördüncü günden sonra bulaşıcı hastalıklar artmaya başlar.

• Genellikle sel bölgesinde, selden önce tek tek bulunan hastalıkların salgınlar görülmektedir.

• Dördüncü haftadan sonra ise kuluçka süresi uzun olan hastalıklar daha çok görülür.

(51)

• Öncelikle su ve besin kaynaklı ishallerin ortaya çıkması beklenir.

• Burada temel etken, elektrik, su,

kanalizasyon gibi altyapının zarar görmesi,

• özellikle de sağlıklı içme ve kullanma suyu sağlanmasında görülen aksaklıklardır.

• Vektör üreme alanlarının artması,

vektörlerle bulaşan hastalıkların artmasına

yol açar.

(52)

• Yuvalarının bozulması ve fare idrarının sel

sularına karışması sonucu “leptospiroz” salgını olur.

• Böyle bir şüpheli temastan ortalama 10 gün sonra, ani başlangıçlı ateş, başağrısı, titreme ve şiddetli kas ağrıları olan hastalarda leptospirozis akla

gelmelidir

• Atık sularının içindeki sıvı ve katı atıkların cilde temas etmesi sonucu deri enfeksiyonlarının da artma görülür.

(53)

• Sivrisinek, karasinek, diğer böcekler, fare vs vektör üreme

alanlarının artması, vektörlerle bulaşan

hastalıkların artmasına yol açar.

(54)

• Selin ev ve ev eşyalarını etkilemesi, sağlık sorunlarını uzun döneme yayar.

• Bu arada, sel sırasında yaşanan sağlık

sorunlarının zamanında tedavi edilmemesi, sağlık sorunlarını ağırlaştırır,

komplikasyonlara yol açar, tedaviyi

zorlaştırır.

(55)

• Sel sonrasındaki ölüm ve yaralanmalar

yalnızca olayın fiziksel özelliklerine değil, toplumun daha önceki

– sosyoekonomik durumu, – sağlık düzeyi ve

– endemik hastalıklarına da bağlıdır.

(56)

• 1991 yılından beri dünya genelinde 2 557 doğal nedenli ODD bildirilmiştir.

• Bu olaylarda ölümlerin dağılımı incelendiğinde,

– gelişmiş ülkelerde ODD başına ortalama 22.5 kişi ölürken,

– gelişmekte olan ülkelerde 145,

– az gelişmiş ülkelerde ise 1 052’dir.

(57)

Sağlık sorunu Fırtına tsunami sel

Ölüm, az Çok Çok

Ciddi yaralanma Orta derecede çok az

Bulaşıcı hastalık

riskinin artması Elektrik kesintisi, ulaşım

Çok ciddi Çok ciddi

Sağlık hizmetlerinin etkilenmesi

Önemli ölçüde Önemli Önemli

Su sistemlerinde

etkilenme Orta derecede Önemli Önemli

Gıda sorunu lojistik eksiklik nedenlerle

Önemli Önemli

Kanlizasyon sistemi Orta Çok ciddi Çok ciddi

Ruh sağlığı Önemli Çok Çok

Sağlık hizmet alt

yapısı Önemli derecede Önemli derecede Önemli derecede

(58)

Kuraklık

• Yağışların azalması, uzun süren kuraklıklar beraberinde tarımsal üretimin düşmesine ve kıtlığa neden

olmaktadır.

(59)

• Ormansızlaşma, küresel ısınma ve iklim değişikliği, kuraklık ve kıtlık

tehditlerinin her geçen gün artmasına neden olmaktadır.

(60)

ORMAN YANGINLARI

• Ormansızlaşma

beraberinde kuraklık, kıtlık, erezyon, sel ve su baskınlarını da getirir.

• Orman yangınlarının

%94′ü insanlardan

kaynaklanırken sadece

%6’sı doğal afetlerden kaynaklanmaktadır.

(61)

– Biyolojik çeşitlilik azalır.

– Ormanlarda yaşayan canlıların yaşam alanları yok olur.

– Canlı ve cansız örtünün yok olmasıyla Erezyon, Sel- taşkın, Hava Kirliliği gibi doğal afetlerin sayısında ve hızında artma görülür.

– Sıcaklık, Rüzgâr, Nem ve yağış gibi iklim sistemlerinde bozulmalar görülür.

– turizm, spor, sağlık gibi ekonomik ve sosyal faaliyetler olumsuz yönde etkilenir.

(62)

Depremler

• Depremler, neden oldukları

• ölüm,

• yaralanma, sakatlık,

• büyük mal kaybı,

• su, kanalizasyon, elektrik, iletişim,

• eğitim, sağlık ve benzer hizmetlerin aksaması,

• psikolojik sorunlar ve

• ekonomik kayıplar nedeni ile büyük sorun oluştururlar.

(63)

• Depremler jeolojik etkileri ve yıkımlar yanı sıra;

arkasından görülen

– yangınlar,

– büyük barajların yıkılması, – toprak kayması,

– toksik ya da radyoaktif madde yayılması sonucu başlangıçtaki etkisinden daha fatal sonuçlara yol açabilir.

– Bazen artçı şoklar da depremin kendisi kadar tehlikeli ve yıkıcı olabilir.

(64)

• Depremler ülkemizde sık görülen doğal afet türlerindendir.

– Türkiye topraklarının % 91’i, – Nüfusunun % 95’i,

– Barajlarının % 92’si,

– Sanayisinin % 92’si (% 74’ü birinci derecede), deprem kuşağında bulunmaktadır.

(65)
(66)

• genellikle şiddeti 5.5 ve daha fazla olan

depremler hasar yapıcı ya da yıkıcı olarak

adlandırılır.

(67)

Depremin arkasından görülen

• yangınlar,

• büyük barajların yıkılması,

• Tsunami,

• toprak kayması,

• toksik, kimyasal ya da radyoaktif madde

yayılması sonucu başlangıçtaki etkisinden

daha ölümcül sonuçlara yol açabilir.

(68)

• Depremin tetiklediği toprak kayması

– ölüm ve ciddi yaralanmalara neden olabilir.

– evleri gömebilir,

– yolları, nehir yataklarını tıkayabilir ya da – barajların yıkılmasına neden olarak sele yol

açabilir.

(69)

• Depremi izleyen en ciddi ikincil olağandışı durum yangınlardır.

– Deprem sırasında yanmakta olan ocak, şömine soba elektrikli ısıtıcılar ve lambaların

devrilmesi sonucu kolay yanabilen maddeler tutuşabilir.

– Yangınlar deprem sonrası geçici barınma yerleri için de önemli bir tehlikedir.

(70)

• Depremle birlikte ilk evrede ölen / yaralanan oranı 1:3 ile 1:15 arasında değişir ve başlangıçta travma ön plandadır.

– Ciddi yaralanmalar, – kafa travmaları,

– extremite kırıkları sık görülen yaralanmalardır.

• Depremlerden sonra yaralananlarının %0,1-

11’inde crush sendromu geliştiği bildirilmektedir.

(71)

• Crush sendromu extremitelerin uzun süre bası altında kalması sonucu kas dokusunun

disintegrasyonuyla (rabdomyolisis) başlayan ve myoglobin, potasyum, fosfat’ın dolaşıma

katılmasına bağlı olarak hipovolemik şok, hiperkalemi, renal yetmezlik, fatal kardiyak aritmiyle seyreden bir klinik tablodur.

• Bu hastalarda diyaliz gerektiren böbrek yetmezliği gelişebilir.

(72)

• Deprem sonrası geciken kurtarma hizmetleri ölümleri arttırabilir.

• Olaydan hemen sonra enkaz altında kalan kişilerin yaşamını sürdürebilmeleri erken müdahale ile

buralardan kurtarılmalarına bağlıdır.

• Kurtarma süresi uzadıkça, bu kişilerin hayatta kalma şansları azalır.

– Örneğin; enkaz altında kalanların, 48 saat sonra hayatta kalma olasılığı % 10’a kadar düşer.

(73)

• Depremden sonra ikinci evrede,

– kardiyovasküler sistem hastalıkları, – komplikasyonlu hipertansiyon,

– serebrovasküler hastalıklar ve bunlara bağlı ölümlerde artış, – post travmatik stres sendromu ve ruhsal sorunlar dikkati çeker.

– Enfeksiyon hastalıklarının yayılması özellikle barsak hastalıklarının artışı,

– sıtma ve diğer tropikal hastalıklar ise geç evrede, daha çok

toplumun sağlık hizmetine ulaşamaması ve sağlıksız koşullarda yaşamını sürdürmesine bağlı olarak ortaya çıkar.

(74)

• Depremlerden etkilenmede yüksek riskli

gruplar; Kadınlar, 5-9 yaş arası çocuklar, 60 yaş üzerindeki yaşlılar, kerpiç-briket

evlerde yaşayanlar, betonarme binalarda iki ve üzeri katlarda yaşayanlar, yıkıntı altında kalanlar, deprem sırasında uyuyor

olanlardır.

(75)

• Deprem sonrası bireylerin günlük yaşam aktivitelerinde önemli değişimler yaşanır,

– hipertansiyon gibi kronik hastalıklar, – fiziksel şikayetler,

– post travmatik stres bozukluğu gibi hastalıklarda artış görülür.

• Depremzede çocukların eğitimi kesintiye uğrar.

• Depremin yarattığı ekonomik kayıplardan dolayı sağlık bakımına ve koruyucu sağlık hizmetlerine, eğitime ve bilimsel çalışmalar ayrılan bütçe azalır.

(76)

• Depremde Morbidite ve Mortaliteyi Arttıran Faktörler:

– Toprak Kayması, – artçı sarsıntılar,

– depremin olduğu andaki hava koşulları ve – depremin oluş zamanı,

– etraftaki endüstriyel kurumlardan zararlı birtakım kimyasalların sızması,

– yangın olması ve

– kurtarma çalışmalarına başlanma zamanı depremin morbidite ve mortalite oranını etkiler.

• Yangınlar deprem sonrası geçici barınma yerleri için de önemli bir tehlikedir.

(77)

MARMARA 17 Ağustos 1999 DÜZCE 12 Kasım 1999

Ölüm 18000

Yaralı 40000

Etkilenen bina 850000

Çöken bina 51000 (%6) Ağır hasarlı bina 57000 (%6,7)

Orta hasarlı bina 105000 (%12,3) Az hasarlı bina 116000 (13,7)

Hasarsız bina 521000 (%61,3) Malzeme kaybı 15 milyar Dolar Dolaylı ekonomik kayıp 50 milyar Dolar

(78)

• 92 Erzincan Depremi: 6.4 şiddetinde olmuştur.

653 kişi hayatını kaybetmiş,

• 1995 Dinar Depremi 6.2 şiddetinde olmuştur.

Yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetmiş,

• 1998 Adana-Ceyhan Depremi: 5.9 şiddetinde olmuştur. Deprem 145 kişinin ölmesine

• 1999 Kocaeli Depremi: 7.4 şiddetinde olmuştur.

Yaklaşık 18 000 can kaybı,

• 1999 Bolu Düzce Depremi: 7.2 şiddetinde olmuştur. 845 ölü,

(79)

2003 Bıngöl Depremı:

• Depremde, 177 ölüm, 520 yaralanma olmuş.

• 82 bina tamamen yıkılmış, 1602 bina, 4919 konut ve 599 işyeri ağır hasar görmüştür.

(80)

Depremin sosyal sonuçları

• evsizlik ve işsizlik artar

• Depremzede çocukların eğitimi kesintiye uğrar.

• sağlık bakımı

• koruyucu sağlık hizmetlerine,

• eğitime ve bilimsel

çalışmalar ayrılan bütçe azalır. (Altun İ. 2005)

(81)

İnsan eliyle olan afetler

– KAZALAR (endüstriyel kazalar, patlamalar, yangınlar, taşıt kazaları, baraj, maden, köprü, enerji santralı kazaları, ev çökmeleri)

– SAVAŞ VE ÇATIŞMALAR

– ÇEVRE KİRLENMESİ (endüstriyel atıklar, tarım ilaçları, petrol sızıntıları, gıda

kontaminasyonu)

(82)

KAZALAR

(endüstriyel kazalar, patlamalar, yangınlar, taşıt kazaları, baraj, maden, köprü, enerji santralı kazaları, ev çökmeleri)

• Deprem, yangın ve kazalar nedeniyle

endüstri tesislerinden sızan kimyasal

maddeler ve atıklar zaman zaman bölgede yaşayanları ve çevreyi tehdit eder.

(83)

• Endüstriyel kazaların yol açtığı zararlar

daha çok parlayıcı gaz ya da buharın açığa çıkması, yangınlar ve zehirli (toksik)

madde açığa çıkışı şeklindedir.

• Yer altı ve yerüstü su kaynakları, hava,

toprak, besin kirliliği ve besin zinciri

yoluyla insanlar etkilenir ve etkilenim

yıllarca sürebilir.

(84)

• Akrilonitril, parlayıcı,

patlayıcı ve zehirli bir sıvı.

Oldukça kolay

buharlaşıyor ve buharları hava ile parlayıcı ve

patlayıcı bir karışım oluşturuyor.

• Kanserojen özelliği var, yüksek dozda alındığında spazm sonucu ölümlere neden oluyor.

(85)

Nükleer Kaza

(86)

Çernobil Sağlık Raporu:

• Çernobil felaketinin üzerinden 25 yıl geçti.

• Patlama sonucu çıkan Sezyum-137’nin

yarıdan fazlası,

Türkiye’de Marmara ve Karadeniz

Bölgeleri’ne ve diğer Avrupa ülkelerine

taşındı

(87)

26 Nisan 1986 ÇERNOBİL

• Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan bombaların 200 katı radyoaktif madde yayıldı

• Kontrol çalışmalarında 800000 kişi çalıştı, olay sırasında 30 kişi öldü

• Beş milyon 300 bin kişiye iyot tableti dağıtıldı, bir milyon 600000’i çocuk

• Ağır kirlenme (1480 kBq/m2den yüksek) bölgesinde bulunan 135 bin kişi tahliye edildi

• Orta dereceli kirlenme (555-1480 kBq/m2 arasında) bölgesinde yaşayan 400 bin kişi sürekli izleme altına alındı

• Az kirlenme bölgesinde (555 kBq/ m2 den daha az) yaşayan 6 milyon kişinin izlenmesi gerekiyor

(88)

• Avrupa’da en az 14 ülke ( Avusturya, İsveç, Finlandiya, Norveç, Slovenya, Polonya,

Romanya, Macaristan, İsviçre, Çek

Cumhuriyeti, İtalya, Bulgaristan, Moldavya

ve Yunanistan) böylece kirlenmiş oldu

(89)

ÇERNOBİL KAZASININ TÜRKİYEYE ETKİLERİ:

• Türk Tabipleri Birliği (TTB), Çernobil Nükleer Santrali’nde meydana gelen kazanın etkileri

üzerinde yapılan araştırmada,

• “Hopa’da son 3 yılda meydana gelen ölümlerin yüzde 47.9’unun nedeninin kanser olduğunun belirlendiğini” vurguladı.

Hopa’da, tanısı doğrulanmış 49,

doğrulanmamış 27 olmak üzere toplam 76 kanser hastası saptanmış.

(90)

• tiroid kanserinin

• Kan kanseri (lösemi)

• meme kanserinin görülme sıklığında artış beklenir.

(91)

Baraj çökmesi

(92)

Toprak çökmesi

(93)

Savaşlar ve çatışmalar

• Birinci Dünya savaşı sırasında bir milyondan fazla çalışan insanın

cepheye gönderilmesi ve Anadolu’da görülen kolera salgını kıtlığa yol açmıştır.

• Cumhuriyet döneminde ise 1929 -31 yılları

arasında kuraklıktan kaynaklanan bir kıtlık yaşanmıştır.

(94)

• Çatışmalardan kaçma veya yiyecek bulabilmek için kitlesel insan hareketlerinin ve zorunlu

göçlerin oluşması kaçınılmazdır.

• Bu tür yer değiştirmelerde yolculuk veya geçici barınma yerlerinde birçok insan hastalanır veya ölür.

• Savaş nedenli ölümlerin %50 sinden fazlasını sivil ölümleri oluşturmaktadır.

(95)

• Çatışmalarda giderek imha gücü yüksek

silahların kullanılması, daha çok ölüme ve

çevre kirliliğine yol açmaktadır.

• Bu durumdan en çok etkilenen gruplar ise çocuklardır.

(96)

• Savaşlarda kullanılan, kimyasal silahlar

(Halepçe katliamında olduğu gibi) binlerce insanın yaşamını

kaybetmesine neden olur. Çevreye verdiği kalıcı etkiler ise

yıllarca sürebilir.

(97)

Kimyasal silahlar

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu çalışmada reperfüzyon solüsyonuna eklenen allopuri- nolün, global iskemi sonrası mi yokard fonksiyonları üze- rindeki etkisi araştırıldı. Çalışma

• Doğal afetlerin de arasında bulunduğu travmatik olaylar sonrasında, olumsuz psikolojik etkiler olacağı yadsınamaz bir gerçektir, ancak bilimsel araştırmalarda, travmatik

• Genel olarak, afete maruz kalan insanların çoğu kısa bir süre içinde travmanın olumsuz etkilerinden sıyrılmakta ve uzun süreli olumsuz etkiler (ör., TSSB, Depresyon ya da

Tablo 11 incelendiğinde, sosyal becerinin sosyal işbirliği, sosyal etki- leşim ve sosyal bağımsızlık boyutları ile problem davranışın dışa yönelim problem

As a result of the analysis, factors such as autonomy supportive parenting (my desire to study is increasing when my parents do not manage time to study, because I know time

Araştırmanın diğer bir bulgusu, yaş değişkenine göre ortaöğretim okulu öğretmenlerinin liderlik rollerine ilişkin beklentilerinin anlamlı bir farklılık

Bunların dışında, Kuzey Kıbrıs’ta Azınlık Hakları / Minority Rights in North Cyprus (Lefkoşa, Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı Yayınları, 2012, 140 sayfa)

2001-2003 yılları arasında Azerbaycan Bakü İslam Üniversitesi Zakatala İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı.. İmam-hatiplik ve öğretmenlik gibi