• Sonuç bulunamadı

Pandemi sürecinin erken döneminde ambulans hizmetleri ile üniversite hastanesi acil servisine başvuran hastaların tıbbi durum ve demografik özelliklerinin incelenmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Pandemi sürecinin erken döneminde ambulans hizmetleri ile üniversite hastanesi acil servisine başvuran hastaların tıbbi durum ve demografik özelliklerinin incelenmesi"

Copied!
55
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TC.

KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ACİL TIP ANABİLİM DALI

PANDEMİ SÜRECİNİN ERKEN DÖNEMİNDE AMBULANS HİZMETLERİ İLE ÜNİVERSİTE HASTANESİ ACİL SERVİSİNE BAŞVURAN HASTALARIN TIBBİ DURUM VE DEMOGRAFİK

ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

DR. TAHİR ŞAŞMAZ

UZMANLIK TEZİ

KIRIKKALE 2021

(2)

TC.

KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ACİL TIP ANABİLİM DALI

PANDEMİ SÜRECİNİN ERKEN DÖNEMİNDE AMBULANS HİZMETLERİ İLE ÜNİVERSİTE HASTANESİ ACİL SERVİSİNE BAŞVURAN HASTALARIN TIBBİ DURUM VE DEMOGRAFİK

ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

DR. TAHİR ŞAŞMAZ

UZMANLIK TEZİ

TEZ DANIŞMANI PROF.DR. TURGUT DENİZ

KIRIKKALE 2021

(3)

TEZ SAVUNMA BELGESİ

TUTANAKTIR

Acil Tıp Anabilim Dalı Araştırma Görevlimiz Dr. Tahir ŞAŞMAZ'ın, Prof.Dr.Turgut DENİZ'in Danışmanlığında yürütülmüş olan " Pandemi sürecinin erken döneminde Ambulans hizmetleri ile Üniversite Hastanesi Acil Servisine başvuran hastaların tıbbi durum ve demografik özelliklerinin incelenmesi"

isimli tezi, Tıp Ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 19. Madde- sinin 4. Fıkrası “ Jüri en geç bir ay içerisinde uzmanlık öğrencisinin tez savunmasını da alarak tezi inceler ve sonucunu yazılı ve gerekçeli olarak uzmanlık öğrencisi ile program yöneticisine bildirir.” hükmü gereğince Araştırma Görevlisi Dr. Tahir ŞAŞMAZ uzmanlık eğitimi tezinde başarılı olmuştur.

Tez Savunma Tarihi: 17/09/2021

ÜYE

Prof. Dr. Turgut DENİZ K.Ü. Tıp Fakültesi Acil Tıp

Anabilim Dalı Başkanı

ÜYE ÜYE

Doç. Dr. Oğuz EROĞLU Prof. Dr. Ahmet BAYDIN K.Ü. Tıp Fakültesi Acil Tıp Ondokuz Mayıs Ünv.Acil Tıp A.D. Öğretim Üyesi A.D. Öğretim Üyesi

(4)

TEŞEKKÜR

Eğitimimiz süresince devamlı deneyim ve bilgisini bizlere aktaran ve bu ça- lışmanın yürütülmesi sırasında desteğini esirgemeyen tez danışmanım Sayın Prof.

Dr. Turgut DENİZ’e, bilgi ve klinik deneyimlerini büyük bir özveri ile bizimle pay- laşan Sayın Doç. Dr. Oğuz EROĞLU’na, Sayın Dr. Öğr. Üyesi Ertan CÖMERT- PAY'a ve asistanlık eğitimimde bizimle bulunduğu süre boyunca kıymetli bilgi ve birikimlerini paylaşan Sayın Prof. Dr. Figen ÇOŞKUN’a sonsuz teşekkürlerimi suna- rım.

Acil Tıp uzmanlık eğitimim boyunca beraber çalıştığım gerek mezun olan ge- rek mezun olmamış tüm asistan arkadaşlarıma, mesai yaptığımız tüm yardımcı sağlık personellerine teşekkür ederim.

Son olarak da asistanlık eğitimim ve bu zorlu tez dönemimde desteklerini hiç esirgemeyen ve her zaman yanımda olan aileme teşekkürü bir borç bilirim.

Dr. Tahir Şaşmaz KIRIKKALE-2021

(5)

ÖZET

Şaşmaz T. Pandemi Sürecinin Erken Döneminde Ambulans Hizmetleri ile Üni- versite Hastanesi Acil Servisine Başvuran Hastaların Tıbbi Durum ve Demogra- fik Özelliklerinin İncelenmesi. Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı (Uzmanlık Tezi). Kırıkkale, 2021.

Giriş ve Amaç: Şiddetli Akut Solunum Sendromu Koronavirüsü 2 (SARS-CoV-2) ya da bilinen popüler adıyla 2019 Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) virüsü ortaya çıktığı Çin’in Wuhan kentinden tüm dünyaya yayılarak küresel bir tehdit haline gel- miştir. Ülkeler ve toplumlar, pandemi veya diğer afetler karşısında çoğu zaman ha- zırlıksız olup, özellikle başlangıç aşamasında bocalamalar yaşamakta ve Sağlık sis- temi özellikle de Acil Tıp hizmetleri (Ambulans ve Acil servis) bu durumdan olum- suz yönde etkilenmektedir. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemisinin erken döneminde üçüncü basamak sağlık kuruluşu acil servisine ambulansla başvuran has- taların tıbbi durum ve demografik özelliklerini incelemek ve benzer süreçlerin ya- şanması durumunda yapılması gereken hazırlık ve planlamalar konusunda yol göste- rici bilgiler elde etmektir.

Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 01.01.2020 ile 30.06.2020 tarihleri arasında Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi (KÜTF) Hastanesi acil servisine ambulansla getirilen has- taları üzerinde retrospektif olarak yapıldı. Hastalar, başvuru zamanlarına göre değer- lendirildi ve 01.01.2020-31.03.2020 tarihli başvurular Erken Pandemi Dönemi (EPD), 01.04.2020-30.06.2020 tarihli başvurular ise Pandemi Dönemi (PD) olarak ayrılarak iki farklı grup oluşturuldu. Tüm hastaların demografik özellikleri, triyaj kategorileri, tanı dağılımları ve klinik sonlanımları kaydedildi. Her iki dönem verileri hem kendi içinde hem de birbirleriyle karşılaştırılarak analiz edildi. Elde edilen veri- ler SPSS 22.0 programı ile değerlendirildi ve p<0.05 değeri istatistiksel olarak an- lamlı kabul edildi.

Bulgular: Çalışma dönemi içinde toplam 29114 hasta acil servise kabul edilmiş olup, bunların 4148’i ambulansla getirilen hastalardı. Ambulansla yapılan başvurula- rın tüm başvurulara oranı EPD’de %8.96 (n=1777) iken, PD’de ise %25.5 (n=2371) idi (p<0.001). Ambulansla başvuran hastaların %27.7 (n=1149)’sini Travma olgula-

(6)

rı, %72.3 (n=2999)’ünü ise Dahili olgular oluşturuyordu. Başvuruların en sık gerçek- leştiği saat dilimi her iki dönemde de 12:00-15:00 saatleri arasıydı. Travma her iki dönemde de başvuruların en sık nedeni iken, Dahili olgular arasında ise ilk üç sırayı Kardiovasküler sistem (%14.9), Gastrointestinal sistem (%13.8) ve Enfeksiyon has- talıkları (%12.5) acilleri oluşturuyordu. Erken pandemi döneminde ambulansla baş- vuran hem Dahili hem de Travma olgularının yaş ortalaması PD’ye göre anlamlı düzeyde düşüktü (Sırasıyla 55.56±21.55; 59.70±19.39/yıl, p=0.003; 36.57±24.17;

39.90±24.85/yıl, p=0.017). Dahili olgularda EPD’ki kadın cinsiyet başvuru oranının, PD’de anlamlı oranda azaldığı görülürken (Sırasıyla %53.23; 44.98, p<0.001), trav- ma olgularında erkek cinsiyetteki hastaların başvuru oranları arasında farklılık sap- tanmadı (Sırasıyla %64.84; 65.75, p=0.397). Dahili olgularda PD’de Sarı, EPD’de ise Kırmızı ve Yeşil triyaj kategorideki hastaların oranı anlamlı düzeyde yüksekti (Sırasıyla p<0.001; 0.009; <0.001). Erken pandemi dönemi ile karşılaştırıldığında, PD’de Sarı katergorideki Travma olgularının oranı anlamlı olarak artarken, Kırmızı kategorideki Travma olgularının oranı ise azalmıştı (Sırasıyla p=0.02; 0.03). Pande- mi döneminde Trafik kazalarının oranı EPD’ye göre azalırken, darp ve Kesici-Delici alet yaralanmasının oranı ise anlamlı olarak artmıştı (Sırasıyla p<0.001; 0.09;

0.001). Ambulansla başvuran hastaların yatış oranları bakımından EPD ile PD ara- sında farklılık saptanmadı (p>0.05).

Sonuç: Erken pandemi döneminde hem Travma hem de Dahili olguların Ambulansla yaptığı başvuru sayısı daha az olup, PD’de ise bu durum tersine dönmüştür. Travma hastaları her iki dönemde başvuruların en sık nedeni olmakla birlikte, EPD’de Dahili olgular arasında Kırmızı ve Yeşil triyaj kategorideki hastaların özellikle de Kardio- vasküler acillerin, daha fazla başvuru yaptığı göze çarpmaktadır. Travmaların büyük çoğunluğunu Trafik kazaları oluştursa da, PD’de ateşli silahlara veya kesici-delici aletlere bağlı yaralanmaların oranı artmıştır. Acil sağlık hizmetlerinin daha verimli hale getirilebilmesi, olası benzer durumlarda karşılaşılacak problemlerin daha hızlı ve daha kolay bir şekilde üstesinden gelinebilmesi için; ülke ve dünya genelinde pandemi ve acil sağlık hizmetleri etkileşimini içeren ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Anahtar kelimeler: Acil sağlık hizmetleri, Ambulans, COVID-19, Pandemi

(7)

SUMMARY

Sasmaz T. A study of medical conditions and demographic characteristics of patients who applied to the university hospital’s emergency response services through ambulance services during early stages of the pandemic. Kirikkale University Faculty of Medicine. Medical Emergency Department (Thesis for Medical Specialty).

Introduction and Objective: After its first known case was identified in China’s Wuhan city, SARS-CoV-2 or popularly known as COVID-19, rapidly spread across the world and grew into a global threat. Countries and societies are often caught off guard and struggle to respond to pandemics or natural disasters, severely impacting healthcare services delivery, particularly emergency medical services, through ambu- lance and emergency response services. The objective of this study is (i) to investiga- te medical conditions and demographic characteristics of patients who applied to third-degree health institutions’ emergency response services through ambulance services and (ii) to provide information and knowledge that could guide planning and preparations in similar situations.

Material and Method: This study respectively analyzes the cases brought by ambu- lances to Kirikkale University Faculty of Medicine Hospital emergency response (ER) services between the dates of January 1, 2020, and June 30, 2020. Two study groups were formed based on application date: (i) the early-stage pandemic (ESP) for the admissions between January 1, 2020, and March 31, 2020, and (ii) the pandemic stage (PS) for the admissions between April 1, 2020, and June 30, 2020. Demograp- hic characteristics, triage categories, diagnostic allocations, and clinical endpoints of all cases were recorded. The study analyzed the data during these two periods, both within themselves and comparatively. These obtained data were analyzed by use of SPSS 22.0 software, and p<0.05 was assumed as statistically significant.

Results: During the period of this study, a total of 29,114 patients were admitted to the emergency services, out of which 4,148 were brought by ambulances. In the early stage pandemic (ESP), 8.96% of all applications applied to the ER through ambulen-

(8)

ces (n=1777) whereas, this rate stood at 25.5% (n=2,371) during the pandemic stage (PS) (p<0.001). 27.7% (n=1,149) of those brought by ambulances comprised trauma- tic causes and 72.3% (n=2,999) comprised internal cases. The highest concentration of admissions took place in the 12:00-15:00 time frame. Traumatic cases were identi- fied as the most frequent reason among the overall admissions while (14.9%), gastro- intestinal system (13.8%), and infective diseases (12.5%) were among the top three in internal cases. The average age for the cases brought in by ambulances in EPS was significantly lower than those in PS (55.56±21.55; 59.70±19.39/year, p=0.003;

36.57±24.17; 39.90±24.85 /year, p=0.017, respectively). Among the internal cases, the female patient applications significantly declined from ESP to PS periods (%53.23; 44.98, p<0.001, respectively). However, among traumatic cases, there was no statistically significant difference for the male patient applications from the ESP to PS periods (64.84%, 65.75%, p=0.397, respectively). Among the internal cases, yellow triage categories in ESP; red and yellow triage categories in PS were signifi- cantly higher (p<0.001; 0.009; <0.001, respectively). Compared with the ESP, trau- matic cases in the yellow triage categories significantly increased, whereas the trau- matic cases in the red categories decreased (p=0.02; 0.03. respectively). During the EP, traffic accidents declined compared with the EPS, whereas the number of being battered and the number of knife-related injuries significantly increased (p<0.001;

0.09; 0.001, respectively). Among the patients brought by ambulance, there was no difference in the rate of hospitalization between ESP and SP (p>0.05).

Conclusion: During the EPS, both traumatic and internal cases brought by ambulan- ces were lower, whereas this trend was reversed in the PS. Traumatic cases were the most frequent reasons for ER admissions in both periods. Among the internal cases in the ESP, red and green categories of triage, particularly cardiovascular emergency patient admissions, increased strikingly. A significant majority of the traumatic cases were caused by traffic accidents in both periods; however, the number of cases of injuries from gunshots and knife-related injuries increased. There is a need for furt- her research on the interaction of the pandemic and emergency medical response services to increase the efficiency of emergency response medical services and to respond to the problems in similar situations in a prompt and effective manner.

Keywords: Emergency medical care, ambulance, COVID-19, pandemic.

(9)

KISALTMALAR DİZİNİ

ABD :Amerika Birleşik Devletleri COVID-19 :2019 Koronavirüs Hastalığı DSÖ :Dünya Sağlık Örgütü EPD :Erken Pandemi Dönemi H1N1 :İnfluenza A

KKM :Komuta Kontrol Merkezi

KÜTF :Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi MERS :Orta Doğu Solunum Sendromu

PD :Pandemi Dönemi

SARS :Şiddetli Akut Solunum Sendromu

SARS-CoV-2 :Şiddetli Akut Solunum Sendromu Koronavirüsü 2 SPSS :Statiscal Package for Social Sciences

(10)

TABLOLAR DİZİNİ

Tablo 1. Tüm Olguların Aylara Göre Dağılımları ... 23 Tablo 2. Erken Pandemi Dönemi ile Pandemi Döneminde Yaş, Cinsiyet, Triyaj ve Yatış Durumları ... 25 Tablo 3. Tüm Olguların Üçer Saatlik Başvuru Dağılımları ... 28

ŞEKİLLER DİZİNİ

Şekil 1. Tüm Olguların Erken Pandemi Dönemi ve Pandemi Dönemindeki Tanı Dağılımları ... 26 Şekil 2. Erken Pandemi Dönemi ve Pandemi Dönemindeki Travma Tanı Dağılımları ... 27 Şekil 3. Erken Pandemi Dönemi ve Pandemi Dönemi Yatış-Ölüm Durumları ... 27

(11)

İÇİNDEKİLER

TEŞEKKÜR ... i

ÖZET ... ii

SUMMARY ... iv

KISALTMALAR DİZİNİ ... vi

TABLOLAR DİZİNİ ... vii

ŞEKİLLER DİZİNİ ... vii

1. GİRİŞ VE AMAÇ ... 1

2. GENEL BİLGİLER ... 3

2.1. Tanımlar ... 3

2.1.1. Pandemi ... 3

2.1.1.1. Dünya’da COVID-19 Pandemisi ... 4

2.1.1.2. Türkiye’de COVID-19 Pandemisi ... 5

2.1.2. SARS-CoV-2 ... 5

2.1.3. Acil tıp ... 6

2.1.4. Acil tıp sistemleri ... 7

2.1.5. Ambulans ... 7

2.2. Tarihçe ... 8

2.2.1 Acil Tıbbın Tarihçesi ... 8

2.2.1.1 Dünyada Acil Tıbbın Tarihçesi ... 8

2.2.1.2. Türkiye’de Acil Tıbbın Tarihçesi... 8

2.2.2. Ambulansların Tarihçesi ... 9

2.2.2.1. Dünyada Ambulansların Tarihçesi ... 9

2.2.2.2. Türkiye’de Ambulansların Tarihçesi ... 10

2.3. Acil Sağlık Hizmetleri ... 10

2.3.1. Acil Sağlık Hizmetleri Danışma Kurulu ... 10

2.3.2. Acil Sağlık Hizmetleri Bölge Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi ... 11

2.3.3. İl Acil Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Komisyonu (ASKOM) ... 11

2.3.4. Acil Sağlık Hizmet ve Destek Birimleri ... 11

2.4. Acil Sağlık Hizmetlerinde Hizmetin Akışı ... 12

2.4.1. Acil Sağlık Yardımı Çağrısı ... 12

2.4.2. Çağrının Değerlendirilmesi ... 12

2.4.3. Nakil ... 12

(12)

2.4.4. Acil servisler ... 13

2.5. 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde Komuta Kontrol Merkezi, İstasyonlar ve Ambulanslar ... 14

2.5.1 Komuta Kontrol Merkezi (KKM) ... 14

2.5.2. Ambulans İstasyonları ... 14

2.5.2.1. A Tipi İstasyon ... 15

2.5.2.2. B Tipi İstasyon ... 15

2.5.2.3. C Tipi İstasyon ... 15

2.5.3. Ambulans Tipleri ... 15

2.5.3.1. Kara ambulansları ... 16

2.5.3.1.1. Acil Yardım Ambulansı ... 16

2.5.3.1.2. Hasta Nakil Ambulansı ... 16

2.5.3.1.3. Özel Donanımlı Ambulanslar ... 16

2.5.3.2. Hava Ambulansları... 17

2.5.3.3. Deniz Ambulansları ... 18

2.6. Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetleri Çalışanları ve Görev Tanımları ... 19

2.6.1. Hekim ... 19

2.6.2. Paramedik ... 19

2.6.3. Acil Tıp Teknisyeni ... 20

2.6.4. Sürücü ... 20

3. GEREÇ VE YÖNTEM ... 21

4. BULGULAR ... 23

5. TARTIŞMA ... 29

6. SONUÇLAR ... 34

7. KAYNAKLAR ... 35

(13)

1. GİRİŞ VE AMAÇ

Koronavirüsler insanlarda çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüsler- dir. Asıl konakları hayvanlar olup, 2003 yılındaki SARS (Şiddetli Akut Solunum Sendromu) ve 2012’deki MERS (Orta Doğu Solunum Sendromu) salgınları sonrası insanlar üzerinde oluşturduğu ölümcül etkiler nedeniyle popüler hale gelmiştir. 31 Aralık 2019 tarihinde Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Çin Ofisi, Wuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakaları bildirmiş ve 7 Ocak 2020 tarihinde de etke- nin daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir Koronavirüs tipi olan SARS-CoV- 2 olarak tanımlamıştır. Daha sonra bu virüsün oluşturduğu hastalık, bugünkü bilinen adıyla COVID-19 olarak kabul edilmiştir (1-3).

Pandemi; dünyada birden fazla ülkede veya kıtada, çok geniş bir alanda yayı- larak etki gösteren salgın hastalıklara verilen isimdir. Günümüzde dünyanın herhangi bir yerindeki salgın, daha kolay ulaşım ve artan küreselleşme nedeniyle hızlı bir sü- reçle tüm ülkeler için bir tehdit oluşturabilir(4). Nitekim COVID-19 tanımlanma sonrasında tüm dünyaya hızlı yayılım göstermiş ve COVID-19'a DSÖ tarafından 11 Mart 2020'de pandemi statüsü resmen tanınmıştır(5). Ülkemizde ilk resmi koronavi- rüs vakası 11 Mart 2020 tarihinde saptanmış ve sonrasında da ülkemizde yayılım göstermiştir. İlimizde ilk resmi COVID-19 vakası Mart ayı sonunda saptanmıştır(6).

Pandemi sürecinde COVID-19'un büyük ölçekli sosyal etkilerini azaltmak amacıyla; büyük kamu toplantılarının yasaklanması, okul kapanışları, gönüllü ve zorunlu karantina uygulamalarından sokağa çıkma kısıtlamasına kadar farklı zaman aralıklarında önlemler alınmaya başlanmıştır. COVID-19 pandemisine bağlı olarak öncelikle İspanya ve İtalya'da yüksek ölüm oranları gözlenmiş ve bu ülkelerin sağlık sistemlerinde yaşanan ciddi sorunlar bu önlemlerin daha geniş kapsamlı alınmasını zaruri hale getirmiştir. Ülkemizde en geniş kapsamlı alınan ilk kısıtlama İçişleri Ba- kanlığının 10 Nisan 2020 tarih, 89780865-153-E6484 sayılı sokağa çıkma yasağı genelgesi ile uygulanmaya başlanmıştır(7). Daha sonraki tarihlerde de alınan karar- larla değişen kapsamlarda kısıtlama uygulamaları devam etmiştir(8).

Acil sağlık hizmetleri; afet, kaza veya hastalık nedeniyle ihtiyaç duyan birey- lere acil bakım sağlamayı amaçlar ve bu süreçte ambulans transport sistemi önemli rol oynar. Dünya Sağlık Örgütütarafından COVID-19 enfeksiyonunun pandemi ola-

(14)

rak kabul edilmesinin ardından tüm ülkelerde pandemi etkilerini azaltmak amacıyla acil bakım sisteminde de planlamalar yapılmıştır. Pandemi sürecinin ambulans sis- temi üzerindeki etkileri araştırıldığında; İngiltere'de kısıtlamalar sonrası ikinci hafta- da acil servislere ambulansla hasta başvurularının %25 oranında azaldığı saptanmış- tır(9). Benzer şekilde Avusturya’da halk sağlığı sistemindeki yüklenmeye bağlı ola- rak acil servislere başvurmama tavsiyeleri ve hastaneye gitme tedirginliklerine bağlı olarak acil başvuru oranları azalmış ve bu azalma ambulansla başvuru oranlarına da yansımıştır(10). Değişen koşullarda toplumların acil sağlık hizmetleri kullanım oran- ları yerel, sosyo-ekonomik ve kültürel koşullara bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Pandemi sürecinde erken dönemde ambulansla acil servislere başvuran hasta- ların tıbbi durum ve demografik özelliklerinin analizi, benzer süreçlerin yaşanması durumunda gerekli hazırlık ve planlamaların yapılabilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemisi erken döneminde üçüncü basamak sağlık kuruluşu acil servisine ambulansla başvuran hastaların tıbbi durum ve demografik özelliklerini analiz etmektir.

(15)

2. GENEL BİLGİLER

2.1. Tanımlar

2.1.1. Pandemi

Pandemi, "dünya çapında veya çok geniş bir alanda meydana gelen, uluslara- rası sınırları aşan ve genellikle çok sayıda insanı etkileyen bir salgın" olarak tanımla- nır(11). Klasik tanım nüfus bağışıklığı, viroloji veya hastalık şiddeti hakkında hiçbir şey içermez. Bu tanıma göre, mevsimsel salgınların uluslararası sınırları aştığı ve çok sayıda insanı etkilediği göz önüne alındığında, pandemilerin ılıman güney ve kuzey yarım kürelerin her birinde yıllık olarak meydana geldiği söylenebilir. Bununla bir- likte mevsimsel salgınlar, salgın olarak kabul edilmez. Gerçek bir grip salgını, dünya çapında neredeyse eşzamanlı bulaşma gerçekleştiğinde ortaya çıkar. Pandemik influ- enza A (H1N1) durumunda, Nisan ve Eylül 2009 arasında her iki hemisferde de yay- gın bulaşma belgelenmiştir. Bulaşma, ılıman güney yarım kürede influenza mevsi- minin başlarında ancak kuzey yarım kürede mevsim dışı meydana gelmiştir. Bu mevsim dışı bulaşma, başka bir virüs türüne bağlı bir pandemiden farklı olarak bir grip salgınını karakterize eden şeydir.

Gribin eşzamanlı olarak dünya çapında bulaşması, bir grip pandemisi- ni tanımlamak için yeterlidir ve dünya çapında meydana gelen bir salgının klasik tanımıyla tutarlıdır(12).

Dünya Sağlık Örgütü tanımlamasına göre bir hastalığın pandemi olabilmesi için;

 Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı,

 Hastalığa sebep olan etmenin insanlara bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması,

 Hastalık etmeninin insanlar arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması gerekir.

(16)

Bir hastalık veya tıbbi durum sadece yaygın olması ve çok sayıda insanın ölümüne yol açması nedeniyle pandemi olarak nitelendirilemez, aynı zamanda bula- şıcı olması gereklidir. Örneğin kanser insanlarda çok sayıda ölüme sebep olan bir hastalık olmasına rağmen bulaşıcı olmadığı için pandemi olarak adlandırılmamakta- dır(13).

Dünya tarihinde birçok pandemi görülmüştür. 14. yüzyılda görülen veba, ko- lera, 1918 İspanyol gribi, 2009 H1N1 gribi bunlara örnektir(14-16).

2.1.1.1. Dünya’da COVID-19 Pandemisi

Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde, özellikle balık ve canlı hayvan pazarı çevresinde, bir dizi pnömoni vakaları bildirilmiş olup sonrasında etiyolojisinde SARS-CoV-2 etkeni saptanmıştır(17). İlk kaynağının yabani hayvanlar olduğu düşü- nülen SARS-CoV-2'nin insandan insana bulaşı ve asemptomatik taşıyıcılığı da mümkün olmaktadır(18). Dünya Sağlık Örgütü 11 Şubat 2020’de bu hastalığı COVID-19 olarak isimlendirmiş ve kısa sürede Çin’den Dünya geneline yayılmıştır(19).

COVID-19 Çin dışında ilk olarak 13 Ocak 2020’de Tayland’da bildirilmiştir(20). Bunun ardından birçok ülkede yeni vakalar bildirilmeye başlanmış ve DSÖ, 11 Mart 2020’de yaptığı açıklamayla COVID-19’u pandemi olarak ilan etmiştir(21).

COVID-19'a bağlı ilk ölüm 11 Ocak 2020’de Çin’den bildirilmiştir. Türki- ye’de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020 tarihine kadar Dünya genelinde toplam 118 bin 319 vaka, 4 bin 292 ölüm görülmüştür(22). Bu tarihten bir ay sonrasında ise toplam vaka sayısı 1.610.909, ölüm sayısı ise 99 bin 690 olarak bildirilmiştir(23).

Dünya’da, COVID-19’un hızlı bir şekilde yayılmaya başlamasıyla birlikte, ülkeler salgını önlemeye yönelik tedbirler almaya başlamıştır. 23 Ocak 2020’de sal- gının başladığı Çin’in Wuhan kenti, şehir içi ve şehir dışı ulaşıma kapatılmış, şehir karantina altına alınmıştır(24). Çin’de başlayan yasaklar pandeminin görüldüğü diğer ülkelerde de devam etmiş olup önce vaka sayılarının çok olduğu ülkelere uçak yolcu- lukları kaldırılmış, ardından birçok ülke sınırlarını kapatmıştır. Dünyada birçok ül- kede okullar kapatılmış, toplu etkinlikler iptal edilmiş, sokağa çıkma yasakları uygu- lanmaya başlanmıştır. Bütün bunların ülkelerde ciddi sosyoekonomik etkilere sebep olacağı öngörülmektedir(25).

(17)

2.1.1.2. Türkiye’de COVID-19 Pandemisi

Türkiye’de ilk COVID-19 vakası 11 Mart 2020 tarihinde bildirilmiştir. Tür- kiye’de vaka sayısı Dünya genelinde olduğu gibi artarak devam etmiş olup COVID- 19 nedenli ilk ölüm 17 Mart 2020’de gerçekleşmiştir(6).

Çin’de yeni bir virüsün keşfi ve COVID-19 hastalığı duyurulduktan sonra Türkiye’de önce havaalanlarında ateş ölçümü, Çin’den gelen yolcuların karantinaya alınması gibi önlemler alınmaya başlanmış olup ardından Çin, İran ve İtalya ile olan uçak seferleri karşılıklı olarak durdurulmuştur(26-29). Birçok ülkede COVID-19 vakaları bildirilmesiyle birlikte yurt dışından gelen yolcuların 14 gün karantina altına alınmasına başlanmıştır(30).

Türkiye’de ilk vaka görüldükten sonra alınan önlemler genişletilmiştir. Bu dönemde umreden dönen yolculara öğrenci yurtlarında karantina uygulanmıştır. En- fekte vakalarla temaslı bireyler karantinaya alınmış ve takip edilmiştir. Vaka sayıla- rının artması ve daha fazla ülkede vakaların görülmeye başlamasıyla sınırlar kapa- tılmış, uçuş yasakları genişletilmiştir. Okullarda eğitime önce mart ayının sonuna kadar ara verilmiş, sonrasında bu süre yaz tatiline kadar uzatılmıştır. Spor müsabaka- ları, toplu etkinlikler ertelenmiştir. Alışveriş merkezleri, kuaförler, güzellik merkez- leri, eğlence mekanları, spor salonları gibi kapalı alanlar geçici süreliğine kapatılmış- tır. Restoranlar sadece paket servis ile çalışmaya devam etmiştir. Camilerde toplu ibadetler yasaklanmıştır. Önce 65 yaş üstündekilere, sonrasında 20 yaş altındakilere sokağa çıkma yasağı uygulanmıştır. Şehirler arası seyahat belli durumlar dışında kapatılmıştır. Hafta sonları ve resmi tatillerde sokağa çıkma yasakları getirilmiştir.

Toplu ve kapalı alanlarda maske takma zorunluluğu getirilmiştir. Sağlık çalışanları- nın üç ay boyunca görevlerinden istifa etmelerine izin verilmeyeceği duyurulmuştur(8, 31-33).

2.1.2. SARS-CoV-2

Koronavirüsler, zarflı pozitif sarmallı RNA virüsleridir. Tam genom dizileme ve filogenik analiz, COVID-19'a neden olan koronavirüsün, SARS virüsü ile aynı alt cins içinde ancak farklı bir sınıfta bir beta koronavirüs olduğunu göster- di. Uluslararası Virüs Taksonomisi Komitesi'nin Koronavirüs Çalışma Grubu, bu

(18)

virüsün SARS-CoV-2 olarak adlandırılmasını önermiştir. Başka bir betakoronavirüs olan MERS virüsü daha uzaktan ilişkili görünmektedir (17, 34). En yakın RNA dizisi benzerliği, iki yarasa koronavirüsüne ilişkindir ve büyük olasılıkla yarasaların birin- cil kaynak olduğu görülmektedir. COVID-19 virüsünün doğrudan yarasalardan mı yoksa başka bir mekanizma yoluyla mı (örneğin, bir ara konakçı aracılığıyla) bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir(35).

Doğrudan kişiden kişiye solunum yolu iletimi SARS-CoV-2'nin bulaşmasının birincil yoludur. Bulaşın esas olarak yakın mesafeden (yani, yaklaşık altı fit veya iki metre içinde) temasla solunum damlacıkları yoluyla meydana geldiği düşünülmekte- dir. Enfeksiyonu olan bir kişi öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda solu- num sekresyonlarından salınan virüs, solunduğunda veya mukoza zarlarıyla doğru- dan temas ettiğinde başka bir kişiye bulaşabilir. Bir kişinin elleri damlacıklarla veya yüzeylere dokunarak kontamine olursa ve daha sonra gözlerine, burnuna veya ağzına dokunursa enfeksiyon meydana gelebilir ancak kontamine yüzeylerin ana bulaşma yolu olduğu düşünülmemektedir(36). SARS-CoV-2 enfeksiyonu olan bir bireyin enfeksiyonu başkalarına aktarabileceği kesin aralık belirsizdir. SARS-CoV-2'yi ilet- me potansiyeli semptomların gelişmesinden önce başlar ve hastalığın erken dönemle- rinde en yüksektir; daha sonra bulaşma riski azalır. 7 ila 10 günlük hastalıktan sonra bulaşma olasılığı düşüktür(37).

2.1.3. Acil tıp

Acil tıp hastaların yaşı, cinsiyeti ve sosyoekonomik durumuna bakılmaksızın acil durumunu kapsayan yaralanma veya hastalığın tanısı ve tedavisinin sağlanması gerektiğinde ileri tetkik ve tedavi amacıyla ilgili merkeze yönlendirilmesini sağlayan klinik hizmetlerin toplamıdır. Bu hizmetler, acil durumun oluştuğu olay yerinden başlayıp acil servise naklini ve acil servisten taburculuğuna veya ilgili bir kliniğe yatışına kadar geçen hizmet ve organizasyonu kapsamaktadır. Bu hizmetlerin baş- langıcından hastaların yatış veya taburculuk ile gelişen sürecin aksaklık olmadan ve eksiksiz bir şekilde devam edebilmesi için eğitimleri tam almış yeterli sayıda perso- nel gereklidir(38, 39).

(19)

2.1.4. Acil tıp sistemleri

Dünyada acil tıbba Anglo-Amerikan sistemi ve Fransız-Alman sistemi olmak üzere iki farklı yaklaşım bulunmaktadır. Anglo-Amerikan sisteminde hastane öncesi bakım paramedik ve acil tıp teknikerleri gibi acil tıp alanında eğitim almış personel- ler tarafından gerçekleştirilir. Acil tıp alanında eğitilmiş bu personeller sahada hasta- ne öncesi bakım verebilir ve hastanın sahadan acil servise kadar güvenli ve doğru bir şekilde taşınma işleminden sorumludur. Amerikan sisteminde acil tıp özel bir eğitim programı dâhilinde, ayrı bir uzmanlık dalı olarak belirlenmiştir. Bu sistemin en iyi şekilde uygulandığı ülkeler; ABD, Kanada, İngiltere ve Avustralya’dır. Acil Tıp Uzmanlık eğitiminin daha sonra başladığı ve hâlen gelişmeye devam eden ülkeler ise; Kore, Ürdün, Türkiye, Estonya, Çin, Tayvan, Barbados, Kosta Rika, Bosna ve Nikaragua’dır(40, 41).

Fransız-Alman sistemi hastane öncesi bakımın hekim tarafından uygulanması üzerine kurgulanmıştır. Bu sistem hastaya olay yerinde müdahale edilirken personel ve ekipman desteğinin acil servis şartlarında sağlanıp sadece hastaneye yatış gereken hastaların hastaneye taşınmasını benimsemiştir. Bu sistemi benimsemiş ülkelerde organize ve donanımlı bir acil servis çoğu zaman mevcut değildir. Mevcut olan acil servislerde genellikle anestezi uzmanları ile beraber oryantasyon eğitimi almış pra- tisyen hekimler anestezi uzmanları denetiminde görev yapmaktadır. Bu sistemde daha çok personel ve araca ihtiyaç duyulmaktadır.

Hastane öncesi bakımın çoğunlukla hekimler tarafından yapıldığı ülkeler;

Almanya, Fransa, Avusturya, Rusya, Ukrayna, Estonya, Slovenya, Polonya, İskoçya, İtalya, Macaristan ve Hırvatistan’dır(41).

2.1.5. Ambulans

Hasta nakli ve/veya acil yardım amacıyla kullanılan teknik ve tıbbi malzeme- lerle özel olarak donatılmış kara, hava ve deniz ulaşım araçlarına denir(42).

(20)

2.2. Tarihçe

2.2.1 Acil Tıbbın Tarihçesi

2.2.1.1 Dünyada Acil Tıbbın Tarihçesi

İlk olarak 1960 yılında ayrı bir uzmanlık dalı olarak ABD’de ortaya çıkan acil tıp tüm dünyada yerini almaya başladı. 1966’da Amerikan Ulusal Bilimler Aka- demisi’nin yayınladığı 'Kazalarda Ölüm ve Sakatlıklar: Modern Toplumun İhmal Edilmiş Hastalığı' yazısı dünyada yankı uyandırdı, bu yazıda Vietnam’da yaralanan bir askerin New York’ta vurulan bir sivilden daha çok yaşama şansı olduğu dile geti- riliyordu. Bu yazının da etkisiyle acil tıp hizmetleri yeniden görüşüldü ve 'otoyol güvenliği yasası' çıktı. O vakte kadar acil servislerde branş hekimleri rotasyon şek- linde çalışmakta olup, genellikle hemşirelerin yönettiği acil servislere hemşirelerin çağrısı üzerine geliyorlardı. Acil servisler personel ve ekipman bakımından yeterli olmayıp kontrolsüz birimlerdi. Hasta sayılarının artarak kalabalıklaşan acil servisler- de branş hekimlerinin iş yükünün artıp asıl işlerini yapamaz duruma gelmesi, birden fazla branş gerektiren komplike vakalarda yetersiz kalmaları ve hastaları kendi branşları dahilinde sonuçlandıramamalarının görülmesi üzerine ilk Acil Tıp Anabi- lim Dalı Cincinnati Üniversitesinde 1970'de kuruldu(43).

2.2.1.2. Türkiye’de Acil Tıbbın Tarihçesi

Gerçek anlamda acil tıbbın Türkiye'de gelişimi İzmir Dokuz Eylül Üniversi- tesi’nin daveti ile 1990 yılında Türkiye’ye gelen ABD’li bir acil tıp uzmanı olan Dr.

John Fowler’ın çalışmaya başlaması ile olmuştur. Dr. John Fowler’ın etkin çabaları sonucu, Dr. Yıldırım Aktuna’nın Sağlık Bakanı olduğu Süleyman Demirel Başba- kanlığındaki Bakanlar Kurulu’nun 12 Nisan 1993 tarihli kararı, 30 Nisan 1993 tarih ve 21567 sayılı Resmi Gazete’de 93/4270 karar sayısı ile yayınlanmış ve İlk ve Acil Yardım adıyla bir ana dal kurulmuştur. Kuruluş zamanında 3 yıllık bir ana dal olarak tanımlanan İlk ve Acil Yardım, 24 ay ana dal 18 ay rotasyon şeklinde düzenlenmiş- tir. Daha sonra bu süre 39 ay ana dal 9 ay rotasyon şeklinde 2015 yılında güncellen- miştir. İlk olarak Türkiye'de 1993 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi ve Fırat Üniver-

(21)

sitesinde İlk ve Acil Yardım Anabilim Dalı kurulmuştur. Bu anabilim dalları 1994 yılında ilk asistanlarını alarak eğitime başlamışlardır(43).

2.2.2. Ambulansların Tarihçesi

2.2.2.1. Dünyada Ambulansların Tarihçesi

Ambulans hizmetlerinin kullanılmaya başlanması tarihte ilk olarak Napolyon döneminde 1797 Prusya savaşı sırasında cephede olduğu bilinmektedir. O dönemin baş cerrahı olan Baron Larrey savaş alanında yaralanan askerlerin taşınması için sıh- hiye ekiplerini kurmuştur(44).

ABD’de ambulans hizmetleri 19. yüzyılda askeriye tarafından savaş alanın- dan yaralı askerlerin atlı arabalarla saha hastanelerine taşınması için sivil savaş dö- neminde başlamıştır. Savaş sonrası ilk olarak Cincinati’de özel bir hastane kendi bünyesinde sivilleri taşımak için ambulans hizmetleri oluşturmuş. Tüm şehirde ilk olarak ise Newyork’da gelişmiştir. Avrupa’da benzer uygulamalar yine 19. yüzyılda Londra’da başlamıştır(45-47).

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD’de toplumun sosyoekonomik seviyesi- nin artmasıyla birlikte trafik kazalarının ve kalp hastalıklarının sıklığını artmış, bu ihtiyaca karşılık ambulans hizmetleri daha önemli hale gelmiştir(48). 1965 ve 1966 yıllarında otoyol kazaları ile ilgili yapılan araştırmalar sonucu raporlar hazırlanmış ve kazaların azaltılmasına yönelik tekliflerde bulunulmuştur(46). Aynı yıl ABD Kongre’si “Ulusal Karayolu Güvenlik Yasası” ile devleti etkin acil yardım sistemi ve ulusal karayolu yapısında risk azaltmaya yönelik fonlar geliştirmeye zorunlu kılmış- tır. 1973 yılında yine Kongre “Acil Tıbbi Servisler Sistemi Yasasını” kabul etmiştir(48, 49).

Havadan taşınma için helikopter ambulans amacıyla ilk kez Kore Savaşında denenmiş, Vietnam savaşında geliştirilmiştir(50, 51). ABD’de askeri helikopter, sivil tıbbi sağlık personeli ile acil sağlık hizmetlerinde kullanıma ilk olarak 1970'de gir- miştir. Günümüzde acil yardım, hastaneler arası nakil ve organ nakli hizmetlerinde özel donanımlı helikopterler kullanılmakta olup ambulans uçaklar ise 200 kilometre- den uzak mesafeler için hizmet vermeye devam etmektedir(48, 52, 53).

(22)

2.2.2.2. Türkiye’de Ambulansların Tarihçesi

Türkiye'de ambulans hizmetinin tarihçesi 20. yüzyılın başlarına kadar uzanır.

Günümüzdeki sisteme benzer şekildeki acil ambulans hizmetleri kuralları 1913 yı- lında İstanbul Belediyesi Sağlık Müdürlüğü’nün görevlerini belirleyen yönetmelikte tanımlanmıştır(48). Fakat zaman içerisinde ambulans hizmetleri acil yardım özelliği- ni kaybetmiştir. Hastane öncesi acil bakım hizmetleri, Türkiye'de ilk kez 1986 yılın- da üç büyük ilde (Ankara, İzmir, İstanbul) 077 numaralı telefon ile ulaşılan, 077 Hı- zır Acil Servisi adıyla hizmet vermeye başlamıştır(54, 55). Kuruluş aşamasında he- kimlerin bir bölümü Ankara’da hastane öncesi acil bakım hizmetiyle ilgili eğitim almış olsalar da içeriği yetersiz kalmış ve sistemde görevli hekimlerin tamamının eğitim almaları sağlanamamıştır. Sağlık Bakanlığı kendi hastane öncesi acil sağlık hizmetleri servisini 1994 yılında yeniden yapılandırılma kapsamında kurmuş ve ülke düzeyinde yaygınlaştırmaya başlamıştır. Günümüzde Türkiye'de her ilde 112 acil sağlık hizmeti verilmektedir(54, 56, 57).

2.3. Acil Sağlık Hizmetleri

Herhangi bir acil hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri beklenmeyen durum- larda oluşan sağlık sorunlarında sakatlık ya da ölümden korunması amacıyla zaman kaybetmeksizin hastanın, görevli sağlık personeli tarafından tıbbi araç ve gereç des- teği ile değerlendirilmesi, tanısının konulması, tıbbi müdahale ve tedavisinin yapıl- ması için yataklı sağlık tesislerinde sunulan hizmetler bütünüdür(58). Bu hizmetleri- nin tüm ülkede doğru ve eksiksiz verilebilmesi için, hem ekip anlayışı ile yürütülme- si hem de kısa zamanda ulaşılabilir olması gereklidir(55). Bu hizmetlerin koordine bir şekilde yürütülmesi için Bakanlıkça Acil Sağlık Hizmetleri Danışma Kurulu, Acil Sağlık Hizmetleri Bölge Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi ve müdürlüklerce İl Acil Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Komisyonu (ASKOM) kurulmuştur.

2.3.1. Acil Sağlık Hizmetleri Danışma Kurulu

Acil sağlık hizmetlerinin uygulanmasına yönelik tavsiye niteliğinde kararlar almak, oluşturulacak mevzuat çalışmaları, acil sağlık hizmetleri ile ilgili sağlık kuru-

(23)

luşlarında çalışanların eğitim programlarının ve uygulamalarının belirlenmesi, ilk- yardım eğitimi, sertifika eşitliği ile ilkyardım müfredat programı ve uygulamalarla ilgili önerilerini almak maksadıyla, Genel Müdür veya görevlendirilen sorumlu genel müdür yardımcısının başkanlığında, konu ile ilgili sağlık yöneticileri, üniversiteler ile ilgili sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden Bakanlıkça oluşturulur(55).

2.3.2. Acil Sağlık Hizmetleri Bölge Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Acil sağlık hizmetleri konusunda araştırma, geliştirme ve hizmete özel eği- timleri kendisine dahil illerin desteği ile, ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile iletişim içinde planlayan, bilimsel araştırmalar yapan, sertifikalı eğitim programları düzenle- yen, eğitim materyalleri, yazılı ve görsel dokümanlar hazırlayan, afetler ve olağandı- şı durumlarda bağlı iller ile koordinasyonu sağlayan, planlamalar yapan, hizmete uygun bina ve arazilerde kurulmuş Bakanlığa bağlı merkezlerdir. Bu merkezler ihti- yaca yönelik acil sağlık hizmetleri bölge koordinasyon illerinde kurulur(55).

2.3.3. İl Acil Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Komisyonu (ASKOM)

İldeki hastanelerin acil servisleri ile il ambulans servisi arasındaki koordinas- yon ve hizmet standartlarını belirlemek için müdürlüğün teklifi valiliğin onayı ile kurulur. İl sağlık müdürü veya görevlendireceği acil sağlık hizmetlerinden sorumlu il sağlık müdür yardımcısının başkanlığında acil sağlık hizmetleri şube müdürü, yataklı tedavi hizmetleri şube müdürü, il ambulans servisi başhekimi, resmi ve özel hastane- lerin acil servis sorumluları ile meslek odası ve ilgili sivil toplum kuruluşları temsil- cilerinden meydana gelmektedir(55).

2.3.4. Acil Sağlık Hizmet ve Destek Birimleri

Acil sağlık hizmeti birimleri temel hizmet ve destek hizmet birimleri olarak iki farklı şekilde oluşur. İllerde faaliyet gösteren bütün acil sağlık hizmet birimleri ve hizmetle ilgili diğer birimler sundukları hizmet açısından Müdürlüğe karşı sorumluk- ları bulunmaktadır.

(24)

Temel Hizmet Birimleri: Acil Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü, İl Ambu- lans Servisi Başhekimliği, Hastane acil servisleridir

Destek Hizmet Birimleri: Birinci Basamak Sağlık Kuruluşları, Yataklı Tedavi Kurumları, sağlık hizmetleri ile ilgili hizmet veren kamu kurum ve kuruluşları, acil sağlık hizmetleri ile ilgili hizmet sunan özel kuruluşlar ve şahıslardır(55).

2.4. Acil Sağlık Hizmetlerinde Hizmetin Akışı

2.4.1. Acil Sağlık Yardımı Çağrısı

Acil sağlık yardımı ihtiyaç durumlarında hizmete ulaşmak için merkeze yapı- lan başvuru niteliğindeki çağrı ilk adımdır. Ücretsiz aranabilen 112 numaralı telefon aracılığı ile veya diğer iletişim araçları vasıtası ile merkeze çağrı iletilir. Çağrı, mer- kezin gerekli hizmeti değerlendirmesi ve planlayabilmesi için olay yeri ve niteliği bilgilerinin yanında hasta ya da yaralı sayısı gibi bilgileri de kapsamalıdır(55).

2.4.2. Çağrının Değerlendirilmesi

Çağrı merkezinde görevli tabip, gelen bilgiler doğrultusunda talebin acil sağ- lık hizmeti gerektirip gerektirmediğini değerlendirmekle yetkilidir. Tabip, bu talebin acil sağlık hizmeti gerektirmediğine karar verirse talebi reddedebilir ancak bu talebin nasıl karşılanması gerektiğini bildirmek durumundadır. Tabip çağrının acil sağlık hizmeti gerektirdiğine karar vermesi durumunda en kısa sürede uygun birimleri akti- ve ederek talebe cevap verir. Durumun mahiyetine göre ihtiyaç duyduğu diğer kuru- luşları da hizmetlerini kullanmak amacıyla bilgilendirebilir Acil sağlık hizmeti olay yerinde verilmiş ileri tıbbi müdahale gerekmeyen durumlarda ekip merkeze verdiği hizmet ile bilgi verir(55).

2.4.3. Nakil

Olay mahaline ulaşan ekip elindeki mevcut bilgilerle acil sağlık yardımını yapar ve ileri tıbbi müdahale gereken durumlarda merkeze bilgi vererek en uygun

(25)

hastaneye naklinin ambulansla gerçekleşmesini sağlar. Ambulansta tıbbi müdahaleye devam edilmesi için bilgi ihtiyacı varsa ekibe iletişim yolu ile ya da doğrudan temas ile destek sağlanır. Merkez hastanın durumuna göre en uygun hastaneyi, acil servis- lerin o anki kapasiteleri doğrultusunda seçer. Hasta acil servise, tıbbî değerlendirme, müdahale ve gerektiğinde stabilizasyon sağlandıktan sonra gerekli bilgilendirmeyi takiben nakil işlemi gerçekleştirilir(55).

2.4.4. Acil servisler

Sağlık hizmeti sunan kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişiler tarafından kurulmuş yataklı tedavi kuruluşları bünyesinde yer alır- lar. Acil servislerde, acil hasta ve yaralılar karşılanarak, ilk tıbbî müdahale ve tıbbî bakım yapılır. 24 saat kesintisiz hizmet vermekle yükümlüdürler. Tüm acil başvuru- ları kabul etmek durumdadır. Başvuran her hastaya acil tıbbi değerlendirme yapılıp müdahale edilir ve stabilizasyon sağlanır. Aynı zamanda acil servisler ambulans hizmetlerini destekler ve gerektiği zaman tıbbi yönlendirme sağlar. Nakil işleminden önce hastanın tıbbi durumu ile ilgili gerekebilecek hazırlıkları yapar. Hastanın sosyal güvencesi olup olmadığına, bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumuna ve hastanın diğer özelliklerine bakmaksızın gelen tüm hastalara stabilizasyon sağlanıncaya kadar tıbbi hizmetler verir(55).

İlk tıbbi müdahale yapılıp stabilizasyon sağlandıktan sonra ileri tıbbi bakım ve tedavi konusunda yetersizlik mevcutsa, hastaya verilen tıbbi bakım kayıt altına alınıp belgelendirilerek sevki uygun görülen hastane ile koordinasyon içinde kayıt altına alınan belgelerle beraber hasta gönderilir(55).

(26)

2.5. 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde Komuta Kontrol Merkezi, İstasyonlar ve Ambulanslar

2.5.1 Komuta Kontrol Merkezi (KKM)

İl ambulans servisi; ildeki tüm ambulans hizmetleri arasındaki koordinasyonu sağlayan, Bakanlık ve kendisine bağlı diğer ambulanslarla hizmeti sunan başhekim- lik, merkez ve istasyonlardan oluşan kuruluştur(55).

Ambulans hizmetleri ve ambulans servislerinin kuruluş, işleyiş ve denetlen- mesine ilişkin usul ve esaslar ile ambulans, acil sağlık aracı ve hasta nakil araçlarının tıbbi ve teknik donanım özelliklerinin düzenlenmesi 07.12.2006 tarihli, 26369 sayılı Resmi Gazetede yer alan “Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları İle Ambulans Hiz- metleri Yönetmeliği” ile yapılmıştır.

Ambulans hizmetlerinin yürütülmesinde en önemli noktalardan biri komuta kontrol merkezleridir(54).

Komuta kontrol merkezinin görevleri aşağıda belirtilmiştir:

 112 ambulans çağrılarının değerlendirilmesi

 Ambulans ekibinin olay yerine yönlendirilmesi

 Hasta yakınlarına ilk yardım bilgisi verilmesi

 Hastane acil servisleri ile koordinasyon

 112 ambulans çağrı kayıtlarının tutulması

 Olağan dışı durumlarda koordinasyon ve olay yönetimi

 Diğer kurumlarla iş birliği

 Rapor hazırlama(56).

2.5.2. Ambulans İstasyonları

İstasyonlar acil sağlık hizmeti sunmak ve tıbbi müdahalede bulunmak ama- cıyla kurulan birimlerdir. İstasyonların ; '' Merkezin yaptığı yönlendirmelere göre vermesi gereken hizmeti, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yerine getirmek - İstasyona doğrudan yapılan çağrıları merkezin değerlendirmesine suna- rak,verilecek talimata göre davranmak - Hizmet ile ilgili kayıtları tutmak - Hizmet

(27)

için gerekli bütün araç, gereç ve taşıtları kullanıma hazır bulundurmak ve gerekli bakım, onarım ihtiyacını anında merkeze bildirmek - Merkezin verdiği diğer görev- leri yerine getirmek'' gibi görevleri bulunmaktadır(55).

2.5.2.1. A Tipi İstasyon

24 saat kesintisiz sadece ambulans hizmeti verilen, ihtiyaca göre birden fazla ekip ve ambulans bulundurulan, idari ve özlük hakları bakımından başhekimliğe bağ- lı ve kadrolu personeli olan istasyondur. Ekip içinde hekim bulunanlar A1 tipi istas- yon,ekip içinde hekim bulunmayanlar A2 tipi istasyon olarak isimlendirilir(55).

2.5.2.2. B Tipi İstasyon

Birinci, ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurum ve kuruluşları ile en- tegre olarak kesintisiz ambulans ve acil servis hizmeti verilen, kadrosu ve özlük hak- ları bakımından bünyesinde bulunduğu kuruma, ambulans hizmeti bakımından mer- keze bağlı olan, ekip içerisinde hekim bulunan istasyonlardır. Hastane acil servisi ile entegre olanlar B1 tipi istasyon, birinci basamak sağlık kuruluşları ile entegre olanlar ise B2 tipi istasyon olarak adlandırılır(55).

2.5.2.3. C Tipi İstasyon

İhtiyaca göre günün belirlenen saatlerinde sadece ambulans hizmeti verilen, idari ve özlük hakları bakımından başhekimliğe bağlı acil sağlık istasyonlarıdır(55).

2.5.3. Ambulans Tipleri

Ambulanslar hasta nakil ve acil yardım sağlamak amacıyla kullanılan özel olarak donatılmış araçlardır. Ulaşım şekline göre kara, hava ve deniz ambulansları bulanmaktadır. Kara ambulansları da acil yardım, hasta nakil ve özel donanımlı am- bulanslar olarak kullanım amacına yönelik sınıflandırılır(59).

(28)

2.5.3.1. Kara ambulansları

2.5.3.1.1. Acil Yardım Ambulansı

Her türlü acil durumda, olay yerinde ve ambulans içerisinde hasta ve yaralıla- ra gerekli acil tıbbi müdahaleyi yapabilecek ekibe ve yönetmelikte belirtilen teknik ve tıbbi donanıma sahip kara aracıdır. 24 saat hizmet verir. Acil yardım ambulansla- rında en az bir hekim ve/veya ambulans ve acil bakım teknikeri ve bir sağlık perso- nelinden oluşmak üzere en az üç personel görev alır, gerekiyorsa ekibe şoför ilave edilir. Hekim bulundurulmayan ambulanslarda hasta kabininde nakil esnasında has- taya müdahale etmek üzere görev yapan personelden en az biri ambulans ve acil ba- kım teknikeri olmak zorundadır. Acil yardım ambulanslarında beyaz renk çevresinde kırmızı renkli ve fosforlu en az 200 mm genişliğinde bir şerit ve her iki yanında kır- mızı renkli hilal işareti bulunur ve gerektiğinde hasta nakli içinde kullanılabilir(59).

2.5.3.1.2. Hasta Nakil Ambulansı

Acil tıbbi müdahale gerektirmeyen hasta veya yaralıların nakli maksadıyla kullanılan ve yönetmelikte belirtilen teknik ve tıbbi donanıma sahip kara araçlarıdır.

Hasta nakil ambulanslarında en az biri sağlık personeli olmak üzere iki personel bu- lunur. Hasta nakli sırasında en az bir sağlık personeli hasta kabininde görev yapar, ihtiyaç halinde ekibe şoför ilave edilir. Hasta nakil ambulanslarındaki şerit lacivert renkli ve fosforlu özellikte, en az 200 mm genişliğindedir(59).

2.5.3.1.3. Özel Donanımlı Ambulanslar

Hasta veya yaralıların yaş, fiziksel ve tıbbi durumları ile ambulansların görev yaptığı bölgenin coğrafi özellikleri de göze alınarak özel olarak tasarlanmış ve buna uygun ekip ve ekipmanla donatılmış araçlardır. Bu araçlardan yoğun bakım ambu- lansı yönetmelikte yer alan teknik ve tıbbi donanıma sahip olmalıdır. Yenidoğan hastaların nakli amacıyla kullanılacak ambulanslar; acil yardım ambulansının tıbbi ve teknik donanımları içermek kaydı ile ventilatörlü transport kuvözü bulundurması gerekir. Bu ambulanslarda yetişkin hastalarda kullanılacak tıbbi donanım ve malze- me olup olmamasına bakılmaz. Özel donanımlı ambulanslarda, en az bir hekim ve/veya ambulans ve acil bakım teknikerinden oluşan en az üç personel görevlendiri-

(29)

lir, ihtiyaç halinde ekibe şoför ilave edilir. Yoğun bakım ambulanslarında çalışacak hekim ve sağlık personeli; Bakanlıkça onaylanmış erişkin ileri yaşam desteği ve travma resüsitasyon kurslarını, yenidoğan ambulanslarında çalışacak hekim ve sağ- lık personeli ise Bakanlıkça onaylanmış çocuklarda ileri yaşam desteği kursunu ba- şarı ile tamamlamış ve sertifika almış olmak zorundadır. Yoğun bakım ve yenidoğan ambulansları, en az 200 mm genişliğinde, biri kırmızı biri mavi renkli ve fosforlu özellikte iki şerit ile çevrelenir. Arazi tipi kar paletli, çoklu hasta taşıyabi- len, obez hasta taşıyabilen, hovercraft, kara, deniz ve kar motosikleti, pedallı ya da motorlu bisiklet ve ATV gibi özel donanımlı ambulanslarda mevcuttur(59).

2.5.3.2. Hava Ambulansları

Hasta nakli veya acil tıbbi müdahale maksadıyla kullanılmak üzere ulusal si- vil havacılık yetkili biriminden çalışma ve uçuş izni almış ve “Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğinde'' belirtilen tıbbi donanıma sahip uçak ve helikopterlerden oluşan sağlık araçlarıdır. Hava ambulanslarında en az bir hekim ve bir sağlık personeli veya iki sağlık personeli ile hava ambulansını kul- lanma ehliyetine olan personel görevlendirilir(59).

Hava ambulansı için 112 KKM' ne yapılan çağrıyı danışman hekim değerlen- dirir. Ambulans uçaklar Hava Ambulans Operasyon Merkezindeki nöbetçi danışman hekim tarafından hava ambulans ekibinin görevlendirilmesi ile yönlendirilir. Ambu- lans helikopterler bulunduğu il 112 Acil KKM tarafından yönlendirilir. Hava şartla- rının uçuşa uygunluğu kararı görevli pilottadır. Şartların elverişli olması durumunda görev emrini aldıktan sonra ambulans helikopterler yedi(7) dakika, ambulans uçaklar altmış(60) dakika içerisinde kalkmalıdır(60).

Aşağıdaki durumlar varlığında ile hava ambulansı görevlendirilebilir.

 Kara ambulansı ile olay yerine ulaşma süresinin 30 dakika veya daha fazla uzadığı durumlar,

 Arazi ve iklim şartlarının kara yolu ile hastaya ulaşımı zorlaştırdığı veya en- gellediği durumlar,

 Hastanın karayolu ile uygun bir sağlık kuruluşuna götürülmesi için geçecek zamanın hastanın hayatta kalması veya sakat kalması açısından tehdit oluşturduğu durumlar,

(30)

 Afet veya olağan dışı durumlar,

 Adalardan veya deniz üzerinden hasta nakli gereken durumlar,

 Olay yerine sağlık personelinin hızlı bir şekilde nakli gereken durumlar,

 Aynı anda birden fazla hasta/yaralının taşınması gereken durumlar,

 Yurtiçi ve yurtdışına personel, hasta/yaralı veya tıbbi malzeme ve ekipman nakli gerektiği durumlar,

 Yurtdışından ülkemize hasta nakli yapılacağı durumlar,

 Organ, organ nakli olacak hasta veya organ nakli ekibinin taşınması gerektiği durumlar,

 Salgın vb durumlarda aşıların ihtiyaç bölgelerine soğuk zincir şartlarında taşınması gereken durumlar,

 Acil ihtiyaç durumlarında kan ve kan ürünlerinin nakli gereken durumlar,

 Hastanın acil müdahalesi ve stabilizasyonu bir sağlık merkezinde yapıldıktan sonra ileri tetkik ve tedavisinin yapılabilmesi nedeni ile nakli zorunlu olan hastalar

 Erişkin ve çocuk hastaların acil müdahalesi ve stabilizasyonu yapıldığı halde ve yoğun bakım ihtiyacı gerektiren durumlarda hastanın bulunduğu ilde veya bölge- de yoğun bakımlarda yer bulunamadığı durumlar,

 Yoğun bakım koşullarında izlenmesi gereken yenidoğanların yenidoğan yo- ğun bakım ünitelerine nakli gereken durumlar,

 Yukarıda belirtilen durumlar dışında Genel Müdürlükçe uygun görülen gö- revler(60).

2.5.3.3. Deniz Ambulansları

Hasta nakli veya acil tıbbi müdahale amaçlı kullanılmak üzere Denizcilik Müsteşarlığından çalışma izni alınmış “Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Am- bulans Hizmetleri Yönetmeliğinde” belirtilen tıbbi donanıma sahip deniz araçlarıdır.

Deniz ambulanslarında en az bir hekim ve bir veya iki sağlık personeli ile deniz am- bulansını kullanma ehliyetine sahip personel görev alır(60). Deniz ambulanslarının aktif olarak hizmet verdiği yerler; İstanbul, Balıkesir, Marmara Adası, Çanakkale ve Gökçeada’dır(61).

(31)

2.6. Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetleri Çalışanları ve Görev Tanımları

2.6.1. Hekim

Hekimler ambulansta görev almaya başladığı ilk zamanlarda acil tıp üzerine ayrıca bir eğitim almamaktaydı. İlerleyen tarihlerde pratisyen hekimler Acil Hekim- liği Sertifika Programları ve Sağlık Bakanlığı onayıyla zorunlu Temel Eğitim Modü- lü, Erişkin İleri Yaşam Desteği Kursu, Çocuk İleri Yaşam Desteği Kursu ve Travma İleri Yaşam Desteği Kurslarını alarak görev yapmaya başladı(62).

2.6.2. Paramedik

Paramedikler 1993 yılında Dokuz Eylül Üniversitesinde ön lisans düzeyinde eğitim almaya başlayarak Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri unvanına sahip oldu- lar. 112 acil sağlık hizmetlerinde çalışmaya başlamaları 2004 yılında oldu. 15 Mart 2007 tarihli acil sağlık hizmetleri yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönet- meliğin 28. Madde a bendinde paramediklerin yetki ve sorumlulukları aşağıdaki gibi düzenlenmiştir:

 İntravenöz girişim yapmak,

 Hastaneye ulaşıncaya kadar, kabul edilen acil ilaçları ve sıvıları kullanmak,

 Oksijen uygulaması yapmak

 Endotrakeal entübasyon uygulaması yapmak,

 Kardiyopulmoner resüsitasyon ve defibrilasyon yapmak,

 Travma stabilizasyonu yaparak hastanın nakle hazır hale gelmesini sağlamak,

 Uygun taşıma tekniklerini bilmek ve uygulamak,

 Monitörizasyon ve defibrilasyon uygulamak,

 Kırık, çıkık ve burkulmalarda stabilizasyon yapmak,

 Yara kapatma ve basit kanama kontrolü yapmak,

 Acil doğum durumunda doğum eylemine yardımcı olmak(62).

(32)

2.6.3. Acil Tıp Teknisyeni

Sağlık Meslek Liselerinde ilk olarak 2000 yılında eğitim almaya başlayıp 2004 yılında 112 acil sağlık hizmetlerinde aktif olarak çalışmaya başladılar. 15 Mart 2007 tarihli acil sağlık hizmetleri yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönet- meliğin 28. Madde b bendindeki acil tıp teknisyeninin yetki ve sorumlulukları aşağı- da sıralanmıştır:

 İntravenöz girişim yapmak,

 Oksijen uygulaması yapmak,

 Endotrakeal entübasyon uygulaması yapmak,

 Kardiyopulmoner resüsitasyon ve defibrilasyon yapmak,

 Travma stabilizasyonu yaparak hastanın nakle hazır hale gelmesini sağlamak,

 Uygun taşıma tekniklerini bilmek ve uygulamak,

 Monitörizasyon ve defibrilasyon uygulamak,

 Kırık, çıkık ve burkulmalarda stabilizasyon yapmak,

 Yara kapatma ve basit kanama kontrolü yapmak(62).

2.6.4. Sürücü

2000'li yıllara kadar ambulanslarda ayrı olarak sürücü kadrosu vardı. Daha sonraki yıllarda acil tıp teknisyenlerine ve paramediklere güvenli sürüş teknikleri eğitimleri verilerek sağlık bakımları görevlerinin yanında sürücü görevlerini de üst- lenmeye başladılar(62).

(33)

3. GEREÇ VE YÖNTEM

Bu retrospektif çalışma 01.01.2020 ile 30.06.2020 tarihleri arasında KÜTF Hastanesi acil servisine ambulans ile getirilen 18 yaş üstü dahili olgular ve tüm yaş- taki travma olguları üzerinde yapıldı. Hasta kayıtlarına arşiv verilerinden (dosya ka- yıtları) ve bilgi işlem otomasyon sisteminden ulaşıldı. Bu çalışma için Kırıkkale Üniversitesi Klinik Araştırmalar etik kurulundan onay alındı. (Tarih:02.09.2020 Ka- rar Sayısı: 2020/10). Çalışma parametreleri EPD ve PD olarak iki dönemde değer- lendirildi. Acil servise ambulansla başvuran olgular travma ve dahili olgular olarak değerlendirildi. COVID-19 tanımlı ilk vakanın 2019 sonunda saptanması, ülkemizde 11 Mart tarihinde görülmeye başlaması ve ilimizde de ilk vakanın mart ayı sonunda görülmesinden dolayı 01.01.2020-31.03.2020 tarihleri arasında başvuran olgular EPD, 01.04.2020-30.06.2020 tarihleri arasında başvuran olgular ise PD olarak isim- lendirildi. Başvuran olguların yaş, cinsiyet, triyaj kategorileri, tanı dağılımları, trav- ma hasta dağılımları, yatış-taburcu-ölüm oranları ve başvuru saatleri değerlendirile- rek pandeminin erken dönem etkileri araştırıldı.

Araştırmaya Alma Kriterleri:

 01.Ocak.2020 ile 30.Haziran.2020 tarihleri arasında KÜTF Hastanesi Acil Servisine ambulans ile başvuran olgular,

 18 yaş üzerindeki dahili olgular,

 Tüm yaş grubundaki travma olguları.

Araştırma Dışı Bırakılma Kriterleri:

 18 yaşından küçük dahili olguları,

 Ayaktan acil servise başvuran olgular,

 Ambulansla klinik veya yoğun bakımlara doğrudan yatış için başvuran olgu- lar.

(34)

İstatistiksel Yöntem

Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 (IBM Corparation, Armonk, New York, United States) programı kullanıldı. İstatistiksel analizlerde ta- nımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde dağılımı, ortalama ± standart sapma) belirlendi.

Verilerin normallik dağılımı analizi Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirildi.

Değişkenler normal dağılırsa Student t testi, normal dağılım göstermiyorsa Mann- Whitney U testi ile analiz edildi. Niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Ki-Kare testi ve Fisher Exact Ki-Kare testi kullanıldı. Sonuçlar %95’lik güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi.

(35)

4.BULGULAR

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Acil Tıp Kliniğine EPD'de 19.817, PD'de ise 9.297 olmak üzere toplam 29.114 hasta başvurusu olmuş- tur. Ambulansla başvurular ise EPD'de 1777 (%8.96), PD'de 2371 (%25.50) olarak saptandı (p<0.001). Ambulans dışı başvurular ve ambulansla doğrudan yatış için sevk edilen olgular çıkarılarak ambulansla başvuran 4148 olgu çalışmamıza dahil edildi. Çalışmaya alınan tüm olguların %55.3'ü (n=2295) erkek, %44.7'si (n=1853) kadındı. Tüm başvuruların yaş ortalaması 52.54±23.26/yıl olarak saptandı. Ambu- lansla acil servise başvuran olguların triyaj kategorileri değerlendirildiğinde kırmızı kategori %33.8 (n=1404), sarı kategori %42.8 (n=1776) ve yeşil kategori ise %23.3 (n=968) oranlarında saptandı. Olguların yatış, taburculuk ve ölüm durumları değer- lendirildiğinde %73.9 (n=3066) taburcu edilirken, %25.5 (n=1059) klinik ve yoğun bakımlara yatış, %0.6 (n=23) oranında ise acil serviste ölüm gerçekleşmişti. Çalış- manın yapıldığı 6 aylık zaman dilimi değerlendirildiğinde hasta başvurularının sıra- sıyla Mayıs (%21.2), Nisan (%18.3), Haziran (%17.7), Şubat (14.9), Ocak (%14.5) ve Mart (%13.5) aylarında olduğu saptandı (Tablo 1).

Tablo 1. Tüm Olguların Aylara Göre Dağılımları Ocak

(n=600)

Şubat (n=618)

Mart (n=559)

Nisan (n=759)

Mayıs (n=879)

Haziran (n=733)

Toplam (n=4148) Cinsiyet

Erkek 304 330 286 445 504 426 2295

Kadın 296 288 273 314 375 307 1853

Triyaj

Kırmızı 248 218 197 218 302 221 1404

Sarı 134 216 211 406 427 382 1776

Yeşil 218 184 151 135 150 130 968

Yatış-taburculuk

Yatış 158 148 124 196 229 204 1059

Taburcu 439 469 429 559 646 526 3066

Ölüm 3 1 6 4 6 3 23

(36)

Erken pandemi döneminde ambulansla dahili ve travma toplam 1777 olgu başvurusu gerçekleşirken PD'de ambulansla acil servise başvuran olgu sayısı 2371'e yükselmişti.

Yaş ortalamaları değerlendirildiğinde dahili olgularda EPD ve PD'de sıra- sıyla 55.56±21.55; 59.70±19.39/yıl olarak, travma olgularında ise sırasıyla 36.57±24.17; 39.90±24.85/yıl olarak saptandı. Yaş ortalamalarında PD’de dahili ol- gularda (p=0.003) ve travma olgularında (p=0.017) istatistiksel anlamlı artış saptandı (Tablo 2).

Cinsiyet dağılımları açısından EPD ve PD kıyaslandığında dahili olgularda kadın oranı %53.23'ten %44.98'e düşmüştü (p<0.001). Travma olgularında ise erkek oranları EPD’de %64.84 ve PD ise %65.75 oranındaydı ve farklılık saptanmadı (p=0.397) (Tablo 2).

Triyaj kategorileri değerlendirildiğinde dahili olgularda EPD ve PD arasında en dikkat çekici farklılık yeşil kategori oranının %31.05'ten %17.44'e düşmesi (p<0.001), sarı kategori oranının ise %29.34'den %47.26'ya çıkmasıydı (p<0.001).

Kırmızı kategori oranı ise %39.61 oranından %35.30 oranına gerilemişti (p=0.009).

(Tablo 2). Travma olgularında triyaj kategorilerinde de EPD ve PD arasında istatik- sel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Burada da özellikle sarı kategorinin artışı dikkat çekiciydi. Erken pandemi döneminde travma sarı kategori oranı %37.4'ten, PD'de %61.6'ya yükselmişti (p=0.02). Her ne kadar dahili olgularda PD'de kırmızı kategoride azalma saptanmış olsada (%39.61-35.30) travma olgularında PD'de kır- mızı kategorideki azalma (%31.3-20.7) daha belirgindi (p=0.03) (Tablo 2).

Yatış durumları değerlendirildiğinde dahili olgularda EPD ve PD'de sırasıyla

%27.24; %30.34 oranında, travma olgularında ise sırasıyla %16.26; %16.59 oranın- da yatış gerçekleşmiş olup istatiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (Tablo 2).

(37)

Tablo 2. Erken Pandemi Dönemi ile Pandemi Döneminde Yaş, Cinsiyet, Triyaj ve Yatış Durumları

EPD (n=1777) PD (n=2371) Toplam

(n=4148) P değeri Dahili olguları (n; %) 1285 (72.3) 1714 (72.3) 2999 (72.3)

Travma olguları (n; %) 492 (27.7) 657 (27.7) 1149 (27.7) Yaş

Dahili olgular (Yıl ± SD) 55.56 ± 21.55* 59.70 ± 19.39* 57.93 ± 20.44 p=0.003 Travma olguları (Yıl ± SD) 36.57 ± 24.17* 39.90 ± 24.85 * 38.48 ± 24.60 p=0.017 Cinsiyet

Dahili olgular (n; %)

Erkek (%) 601 (46.77) 943 (55.02) 1544 (51.48)

p<0.001 Kadın (%) 684 (53.23)* 771 (44.98)* 1455 (48.52)

Travma olguları (n; %)

Erkek (%) 319 (64.84) 432 (65.75) 751 (65.36)

p=0.397 Kadın (%) 173 (35.16)* 225 (34.25)* 398 (34.64)

Triaj Kategorisi

Dahili olgular (n; %)

Yesil 399 (31.05)* 299 (17.44)* 698 (23.27) p<0.001 Sarı 377 (29.34)* 810 (47.26)* 1187 (39.58) p<0.001 Kırmızı 509 (39.61)* 605 (35.30)* 1114 (37.15) p=0.009 Travma olguları (n; %)

Yesil 154 (31.30)* 116 (17.70)* 270 (23.50) p=0.03

Sarı 184 (37.40)* 405 (61.60)* 589 (51.30) p=0.02

Kırmızı 154 (31.30)* 136 (20.70)* 290 (25.20) p=0.03 Yatış

Dahili olgular (n; %) 350 (27.24)* 520 (30.34)* 870 (29.01) p=0.067 Travma olguları (n; %) 80 (16.26)* 109 (16.59)* 189 (16.45) p=0.474

Ambulansla yapılan tüm başvuruların %27.7’si (n=1149) travma ve %72.3 (n=2999) dahili olgulardı. Erken pandemi döneminde tanı dağılımları açısından en sık travma %27.7 (n=492) ve sırasıyla kardiyovasküler sistem hastalıkları %14.9 (n=266), gastrointestinal sistem hastalıkları %13.8 (n=245), enfeksiyon hastalıkları

%12.5 (n=223) ve nörolojik hastalıklar %10.1 (n=180) saptanmıştı. Pandemi döne- minde ise sırasıyla travma %27.8 (n=658), kardiyovasküler sistem hastalıkları %16.7

(38)

(n= 397), enfeksiyon hastalıkları %16.4 (n=388), gastrointestinal sistem hastalıkları

% 11.7 (n=278) ve nörolojik hastalıklar %7.7 (n=183) olarak sıralanmıştı (Şekil 1).

Şekil 1. Tüm Olguların Erken Pandemi Dönemi ve Pandemi Dönemindeki Tanı Dağılımları

Travma olguları kendi içerisinde değerlendirildiğinde EPD'de sırasıyla trafik kazası %49.2 (n=242), düşme %27 (n=133) ve %6.7 (n=33) ile kesici-delici alet ya- ralanmaları gelirken, PD'de ise oranları değişmekle birlikte trafik kazası %31.5 (n=207), düşme %30 (n=197) ve kesici delici alet yaralanmaları %12.3 (n=81) olarak başvurmuşlardı. Pandemi döneminde Trafik kazalarının oranı EPD’ye göre azalırken, darp ve Kesici-Delici alet yaralanmasının oranı ise anlamlı olarak artmıştı (Sırasıyla p<0.001; P=0.09; p=0.001). (Şekil 2).

Travmalar Kardiyovasküler

Hastalıklar Gastrointestinal Sistem Hastalıkları

Enfeksiyon Hastalıkları

Nörolojik Hastalıklar

Genitoüriner Sistem Hastalıkları

Psikiyatrik Hastalıklar

Referanslar

Benzer Belgeler

Birinci boyuttaki yumurta toplama saatleri bakımından değişkenlik incelendiğinde saat 13:00’da toplama için açıklama gücünün %52,8 olduğu ikinci boyutta ise

Kadın öğretmenler erkek öğretmenlere göre, ilçe merkezinde görev yapan öğretmenler diğer bölgelerde görev yapan öğretmen- lere göre, 15 yıl ve altı tecrübeye

Kırılgan gruplardaki ço- cukların, hem yaşam ortamlarında altyapı sorunlarıyla karşılaştıkları (elektrik, internet vb.) hem de televizyon, bilgisayar ve akıllı telefon

Her renkten, her tondan, her görüntüden insanı olduğu gibi kabul edip yetiş- tirmeye çalışan insanların da tabi tutulduğu bu hayat dersinde hiç tanışma- dığım, adını

Çalışmada, Türkiye’de bir eğitim hastanesi acil servisine başvuran astım ataklı hastaların hastane maliyetleri ve bu mali- yetlere etki edebilecek çeşitli

Bu çalışma ile Türkiye’nin merkezinde bir üniversite hastanesi acil servisinde çocuk olguların kuduz ısırık ve/veya temas sonrası tedavisine, acil serviste

Bu bağlamda, ağırlıklı olarak taşrada yaşayan genç kadınların lisans eği- timleri için evlerinden uzakta bir yere gelip burada öğrenimlerine devam ederken

Bizim çalışmamızda herhangi bir tanı grubunun acil servise başvuru sıklı- ğında anlamlı fark saptanmamıştır, ancak depresyon ile anksiyete bozukluğu