• Sonuç bulunamadı

Rus kültürü ve edebiyatında düello

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Rus kültürü ve edebiyatında düello"

Copied!
150
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T. C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ RUS DİLİ EDEBİYATI

RUS KÜLTÜRÜ VE EDEBİYATINDA DÜELLO

YÜKSEK LİSANS TEZİ

DANIŞMAN

YRD. DOÇ. DR. FİKRET HACIZADE

HAZIRLAYAN SERDAR ÖZDEMİRCİ

(2)

İÇİNDEKİLER

ÖZET ... iv

ABSTRACT ...v

ÖNSÖZ ... vi

I. BÖLÜM GİRİŞ ...1

I.1. Düellonun Oluşumu, Kelime Anlamı ve Tanımı ... 1

I.2. Hukuki Açıdan Düellonun Çeşitleri ... 4

I.2.1. Yargısal Düello ... 5

I.2.2. Onur Düellosu ... 8

I.3. Uygulanma Açısından Düellonun Çeşitleri ... 11

I.3.1. Kılıçla Gerçekleşen Düello ... 11

I.3.2. Tabancayla Gerçekleşen Düello ... 12

I.4. Bazı Dünya Ülkelerinde Düello ... 13

I.5. Düellonun Kabul Görmüş Kuralları ... 17

II. BÖLÜM RUS KÜLTÜRÜNDE DÜELLO ... 24

II.1. Rus Toplum Yaşamında Düellonun Yeri ... 26

II.2. A.S.Puşkin’in Düellosu ... 32

II.3. M.Yu.Lermontov’un Düellosu ... 38

II.4. L.N.Tolstoy ve İ.S.Turgenyev Arasındaki Yazılı Düello ... 41

III. BÖLÜM RUS EDEBİYATINDA DÜELLONUN YANSIMASI ... 52

III.1. Düello ve Edebiyat ... 52

III.2. Düellodan Etkilenmiş Rus Yazarları ve Eserlerinde Düello Konusu ... 56

(3)

III.2.2. A.S.Puşkin’in “Yevgeniy Onegin” (Orijinal Adı:Евгений Онегин) Adlı Eseri

... 60

III.2.3. “Yevgeniy Onegin” Eserinde Düello ... 62

III.2.4. A.S.Puşkin’in “Yüzbaşının Kızı” (Orijinal Adı:Капитанская Дочка) Adlı Eseri ... 70

III.2.5. “Yüzbaşının Kızı” Eserinde Düello ... 79

III.2.6. A.S.Puşkin’in Düello Konulu “Atış” (Orijinal Adı:Выстрел) Adlı Eseri ve Eserdeki Düello Sahneleri ... 84

III.2.7. M.Yu. Lermontov’un “Zamanımızın Bir Kahramanı” (Orijinal Adı: Герой Нашего Времени) Adlı Eseri ... 91

III.2.8. “Zamanımızın Bir Kahramanı” Eserinde Düello ... 94

III.2.9. İ.S.Turgenyev’in “Babalar ve Oğullar” (Orijinal Adı:Отцы И Дети) Adlı Eseri ... 99

III.2.10. “Babalar ve Oğullar” Eserinde Düello ... 101

III.2.11. İ.S.Turgenyev’in “Düellocu” (Orijinal Adı:Бретёр) Adlı Eseri ve Eserdeki Düello Olayı... 107

III.2.12. L.N. Tolstoy’un “Savaş ve Barış” (Orijinal Adı:Война И Мир) Adlı Eseri ... 110

III.2.13. “Savaş ve Barış” Eserinde Düello ... 115

III.2.14. A.P.Çehov’un “Düello” (Orijinal Adı:Дуэль) Adlı Eseri ... 118

III.2.15. A.P.Çehov’un “Düello” Adlı Eserinde Düello Sahnesi ... 122

III.2.16. A.İ.Kuprin’in “Düello” (Orijinal Adı:Поединок) Adlı Eseri ve Yorumu 125 SONUÇ ... 135

(4)

ÖZET

Taraflardan birinin çağrısıyla iki kişi arasında silah kullanımı ile teke tek çarpışma olarak nitelenen düello, etkisini V. yüzyıldan itibaren göstermiş, ulusların kültür tarihinde önemli bir yer edinmiş ve günümüze kadar gelmiştir.

Uygulandığı dönemlerde düello, onur mücadelesi ve hukuksal bir çözüm olarak nitelendirilmiştir. İlk olarak V. yüzyılda İngiltere’de görülen düello, zaman içerisinde Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da da etkisini göstermiştir.

Düello XVIII. yüzyılda Fransızlardan etkilenerek Rus kültür ve edebiyatına girmiştir. Yaşamları düelloyla sonuçlanan ünlü kişiler olmuştur. XVIII-XIX. yüzyıl Rus yazarlarına baktığımız zaman eserlerinde düello konusu sıkça işlenmiştir. Bunun da başlıca nedeni düellonun Rus toplumunun günlük yaşamına ve kültürüne iyice girmiş olmasıdır. XIX. yüzyıl Rus eserlerinde düello, meşhur bir konu olmuştur. Ruslar, ülkelerinde düellonun yapılışı ve kurallarıyla diğer Avrupalı ve Amerikalı devletlerden ayrılmışlardır.

Rus toplumunda sıkça başvurulan düello, XIX. yy.ın sonlarına kadar popülerliğini korumuştur. Fakat bu süre içinde pek çok insan ölmesi, hayatta kalanların ve tanıkların ağır cezalara mahkûm olması sonucu XX. yüzyıla doğru insanlar arasında düellonun gereksizliği konuşulmaya başlamıştır. XX. yüzyıl Rus kültür ve edebiyatına gelindiğinde, düello artık modası geçmiş bir gelenek olarak kalmıştır.

(5)

Anahtar kelimeler: Düello,Rus Kültürü , Rus Edebiyatı, Puşkin, Lermontov, Tolstoy, Turgenyev, Çehov, Kuprin.

(6)

ABSTRACT

Duel, which is the fight between two opponents using swords or guns, often caused by a challenge had an important role in many nations cultural history and kept its effect from V. Century to the present day.

At the time it was widespread, duel was seen as a fight for honor and a legal way to solve some kind of problems. Duel was first seen in England in V. Century and spread in a very short time over the Europan countries and America.

İnfluenced by the Frenchmen duel appeared in the Russian cultur and literature in XVIII. Century. There were famous people whose lives were ended by duels. When we have a close look at the Works of the Russian Authors of the XVIII.-XIX. Century we will notice the subject “duel” was often issued. The main reason was, at that time duel was a part of the daily life and culture of the Russians. There was not a more popular subject than “duel” in the novels of the XIX. Century Russia. Russians differentiated from the Americans and Europans in the way they carried out the duels and about the rules of their duels.

Many people died in duels in Russia and many who witnessed the duels and who survived from duels were given severe penalties so by the time duel was seen unnecassary among people. With the start of XX. century duel was an old tradition.

Key words; Duel, Russian Culthura, Russian Literature, Pushkin, Lermontov, Tolstoy, Turgenev, Cehov, Kuprin.

(7)

ÖNSÖZ

Ulusların tarihinde önemli bir yer edinmiş olan düello, kültürel etkisini V. yüzyıldan itibaren göstermeye başlamış ve günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde hukuk mahkemelerinin kurulmasıyla birlikte düellonun artık uygulanma imkânı kalmasa da, anayasal kurallarla bazı ülkelerde halen devam etmektedir. Uygulandığı dönemlerde düello, onur mücadelesi ve hukuksal bir çözüm olarak nitelendirilmiş ve toplum içerisinde insan ilişkilerinin şekillenmesinde rol oynamıştır. İlk olarak V. yüzyılda İngiltere’de görülen düello, zamanla Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da da kültürel etkisini göstermiş, kimi zaman onuru korumak düşüncesiyle, kimi zaman da hukuksal mücadelelerde çözüm yolu olarak karşımıza çıkmıştır.

Düello, XVIII. yüzyılda Fransızlardan etkilenerek Rus kültür ve edebiyatına girmiş ve etkisini göstermiştir. Dünyaca ünlü yazarların, eserlerine konu olarak girdiği gibi yaşamları da düelloyla sonuçlananlar da olmuştur. Dünyada büyük okur kitlesine sahip, Rus edebiyatının kurucusu sayılan Aleksandr Sergeyeviç Puşkin ve yine önemli bir Rus yazarı olan Mihail Yuryeviç Lermontov düello sonucu öldürülmüşlerdir.

XVIII-XIX. yüzyıl Rus yazarlarına baktığımız zaman eserlerinde çoğunlukla düello konusu işlenmiştir. Bunun da başlıca nedeni, düellonun Rus toplumunun günlük yaşamına ve kültürüne iyice girmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Demek ki, düello bir kültür unsuru olarak bu toplumun yaşamına önce yaygın bir şekilde yerleşmiş ki, sonra da edebiyatlarında bu kadar yankı bulmuştur. İşte biz Rus kültürü ve edebiyatında çok sık olarak kullanılan düello konusunun tanımını, dünya

(8)

devletlerindeki uygulanışını ve yerini, Rus toplumunun hayatlarındaki etkisini ve bunun Rus edebiyat kültürüne yansımasını araştırmayı bu tezde amaç edinecek ve bunu açıklamaya çalışacağız.

Bu araştırmalar esnasında “Metne Bağlı İnceleme Metodu” kullanılarak belli başlı eserlerdeki düello sahneleri incelenmeye çalışılacaktır. Öncelikli olarak metinler değerlendirilecek, daha sonra ise düellonun Rus toplumundaki yerini ve şekillerini göstermek için “Sosyolojik Eleştiri Metodu” na da başvurulacaktır.

Hem derslerimde hem de tez aşamamda kendimi geliştirmem için yardımlarını ve teşviklerini eksik etmeyen hocalarım Yrd. Doç.Dr. Fikret HACIZADE, Yrd. Doç. Dr.Naile HACIZADE ve Yrd. Doç. Dr. Hüseyin KANDEMİR’E teşekkürlerimi bir borç bilirim.

(9)

I. BÖLÜM GİRİŞ

I.1. Düellonun Oluşumu, Kelime Anlamı ve Tanımı

İlk Çağ’da savaştan önce ya da savaş sırasında teke tek çarpışmalar yapılırdı. Kabileler arasındaki anlaşmazlıkların çözüm yolu da bu tür dövüşlerdi. İşte teke tek yapılan bu dövüşlere düello denmeye başlandı1.

Düello, açık bir biçimde hakemler önünde gerçekleşirdi. Bu dönemde Tanrı önünde haklının yenilmeyeceğine inanılıyor ve bundan dolayı düelloya bir yargı aracı olarak bakılıyordu. Örneğin suçlayan ile suçlanan arasındaki sorunu yargıçlar kanıt bulunmadığı için çözemezse, tarafların düello yapmalarını isterdi.

Düello halk önünde yapılırdı. Düelloyu kaybeden ölmemişse, bu yolla suçu kanıtlanmış sayıldığı için cezalandırılırdı. Düellonun bu biçimi Fransa’da 1547’de yasaklanırken, İngiltere’de 1819’a kadar sürdü. Düello bundan sonra soylular arasında onur sorunlarını çözmek için başvurulan bir yöntem oldu. Onurunun zedelendiğine inanan kişi, kendisine hakaret eden kişiyi düelloya çağırarak onurunu kurtaracağına inanırdı.

Onurunun zedelendiğini düşünen kişi, rakibini düelloya çağırdığında bu çağrı rakibi tarafından kabul edilmişse yanına iki tanık alırdı. Rakibi de iki tanık bulur ve bu tanıklar düelloda uyulacak kuralları saptarlardı. Silah seçimini düelloyu isteyen kişi yapardı. Genelde kılıç ya da tabanca kullanılırdı. Tanıklar düellonun yapılacağı alanın enini boyunu ölçer ve silahları denetlerdi. Düellocular kılıçla dövüşüyorlarsa,

(10)

bunun belirlenmiş alan içinde gerçekleşmesi gerekirdi. Düello için silah saptanmışsa, düelloya tutuşan kişiler tanıkların saptamış olduğu uzaklıktaki işaretli yerlerden ateş ederlerdi. Eğer çok ağır bir suçlama söz konusu değilse, karşılıklı birer el ateşle ya da hafif bir yaralanmayla düello sona ererdi. Ağır bir suçlamada ise, düello ölümle ya da ağır yaralanmayla sonuçlanacak biçimde gerçekleşirdi2. Düellonun oluşumu bu şekilde gerçekleşmiştir.

Aşağıda da düellonun kelime anlamını açıklamak amacı ile çeşitli kaynaklardan edindiğimiz alıntıları ve Türkçe’ye çevrilerini sunuyoruz.

1.Дуэль- (франц. Duel, от лат. Duellum- война), поединок (с применением оружия) между двумя лицами по вызову одного из них.

Перен.- борьба, состязание двух сторон3.

Türkçesi: Düello- Fransızca Duel.- Dövüş, taraflardan birinin çağrısıyla iki kişi arasındaki teke tek dövüş (silah kullanma ile).Mecaz-kavga, iki taraf arasındaki mücadele.

2.Дуэль- поединокъ между 2-мя противниками, въ угоду общесть. Мнънiю, полагающему, что ъ’ь нъкот. Случаяхъ честь не можеть быть иначе возетановлена4.

Türkçesi: Düello- 2 kişi arasındaki toplum isteğine göre teke tek dövüş. Onurun-şerefin başka türlü tatmin olamadığı durum.

2 “Düello”, http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCello, 27.04.2008.

3 Советский Энциклопедический Словарь.Издательство“Советская Энциклопедия”, Москва, 1980,

с.423

(11)

3.Дуэль- единоборство, поединокъ; вообще принято называть дуелью условный поединокъ съ извъстными уже обрядами, по вызову5.

Türkçesi: Düello-tek dövüş, teke tek dövüş; çağırmayla kararlaştırılmış, şartlı teke tek dövüş genellikle düello olarak adlandırılır.

4.Düello- (düe’llo) İtaly. Duello 1.İki kişi arasında, tanıklar önünde yapılan silahlı vuruşma. 2. Mecaz. İki siyasi, ekonomik güç arasındaki çatışma. 3.-Söz düellosu6.

5.Дуэль- 1. В дворянско- буржуазном обществе: поединок (в1знаг). Вызвать на дуэль. Убит на дуэли. 2. Борьба, состязание двух сторан. Напр.: шахматная дуэль, словесная дуэль, aртиллерийкая дуэль7.

Türkçesi: Düello-(1) Soylularda-burjuva topluluğunda: teke tek dövüş. Düelloya çağırmak, düelloda ölmek. (2)Dövüş, iki taraf arasında mücadele. Örnek: Satranç düellosu, söz düellosu, top düellosu.

6.Дуэль- [ фран.duel < лат. Duellum война]- 1) поединок с применением оружия между двумя лицами по вызову одного из них на заранее определенных условиях, 2) борьба, состязание двух сторон8.

Türkçesi: Düello [Fransız. Duel < Lat. Duellum savaş] - (1)Silah kullanma ile iki kişi arasında, onlardan birinin çağrısıyla önceden belli şartlarda olan teke tek dövüş. (2)Mücadele, iki taraf arasındaki mücadele.

5 Владимира Даля, Толковый Словарь Живого Великорускаго Языка, Том Первый,с.506. Изданiе

Книгопродавца-Типографа М.О.Вольфа. С-Петербургъ,1880.

6 Türkçe Sözlük, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Dil Kurumu, Ankara,1988, 1.c, s.416. 7 С.И.Ожегов, Толковый Словарь Русского Языка, “Русский Язык”, Москва, 1999, с.158.

(12)

Aynı bir düello kelimesinin çeşitli açıklamalı sözlüklerdeki (6 sözlük) anlamlarının tahminen aynı olmasına rağmen bunların hepsini sunmamızın bazı nedenleri vardır. Bunlar;

—Farklı dönemlere ait açıklamalardaki ayrıntıları görerek, bunlar arasındaki farkı ortaya çıkarmak,

—Rusçaya hangi dilden ve Türkçemize hangi dilden geçtiğini görmek,

—Birbiriyle karşılaştırarak bu kelimenin kökeninin gerçekten hangi dile ait olduğunu görmek olmuştur. Nitekim Türkçedeki açıklamalarını okurken düello kelimesinin İtalyan kökenli olduğu, dilimize İtalyancadan geçtiği anlaşılır. Rusçaya ise Fransızcadan geçtiği belli olmaktadır.

Düellonun oluşumu ve kelime anlamlarını sunduktan sonra onun tanımını şu şekilde aktarabiliriz;

Düello, iki taraf, iki kişi arasındaki bir anlaşmazlığı ya da onur sorununu çözmek amacıyla, önceden düzenlenmiş kurallara göre öldürücü silahlarla yapılan dövüş olayıdır. Alışılagelmiş hukuk yollarına başvurmaya seçenek olarak uygulanan bir hesaplaşma yöntemidir.

I.2. Hukuki Açıdan Düellonun Çeşitleri

Ulusların tarihinde V. yy.dan itibaren etkisini göstermeye başlayan düello, ilerleyen zaman sürecinde geliştirilerek kendine özgü, hukuki kurallara oturtulmaya çalışılmıştır. Düellonun mevcudiyet ve uygulanış şekilleri de bu hukuki kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir, denilebilir.

(13)

Hukuki kurallar bakımından ele alınarak incelendiğinde düellonun ikiye ayrıldığını görüyoruz. Bunlar; yargısal düello ve insanların haklarını vaya onur ve şereflerini savunmak için yaptıkları onur düellosudur.

I.2.1. Yargısal Düello

Düellonun ilk biçimi, çarpışma yoluyla haklı tarafı belirlemek için başvurulan yargısal düellodur. Germen kabilelerinin kendi aralarında çatışmaları teke tek kılıç dövüşüyle çözdükleri bildirilmektedir9.

Germen kabilelerinin Avrupa’yı istilasıyla birlikte, bu onur mücadelesi ve hukuki bir çözüm olan düello uygulaması, orta çağ başlarında batı Avrupa’ya da yerleşmiştir. Hukuksal anlaşmazlıklarda resmi yeminin, yalan beyanı önleyememesinin yanı sıra, sınama yoluyla yargılamanın da, şansa çok yer bırakması ve hilelere açık olması, yargısal düellonun benimsenmesine yol açmıştır. Buna göre kişi yargıç önünde hasmının belli bir suçu işlediğini, hasmı ise bunun yalan olduğunu iddia ettiğinde yargıç bu kişilerden düello yapmalarını ister ve düellonun yerini, zamanını ve silahları belirlerdi. Hasımların düello yerine gelmelerini sağlamak için teminat yatırmaları istenirdi. Ayrıca yere eldiven atmak meydan okuma, hasmın bunu yerden alması da düelloyu kabul etme anlamına gelirdi. “Tanrının hükmüne” başvurulduğunda haklı olan tarafın yenilmeyeceğine inanıldığından, düelloyu kaybeden, ama hayatta kalan taraf yasalara göre cezalandırılırdı10.

9 Ana Britannica, Ana Yayıncılık A.Ş., 7. Cilt.

(14)

Düello yoluyla yargılama yoluna, bütün özgür insanlar ve hatta bazı durumlarda köleler de başvurabilirdi. Yalnızca din adamları, kadınlar, hastalar, 20 yaşından küçük ve 60 yaşından büyük kişiler düellodan bağışık tutulmalarını isteyebilirdi. Bununla birlikte, belirli durumlarda yargılanmakta olan kişiler, kendilerini temsil etmek üzere profesyonel dövüşçüler ya da şampiyonlar tutabilirdi. Ama yenilgi durumunda asıl kişiyle birlikte yenilen şampiyon da yasal cezaya çarptırılırdı11.

Birçok ülkede düellolara kişisel olmayan sorunların çözümünde de başvurulurdu. Örneğin İspanya’nın, Toledo kentindeki ayinlerde Latin ya da Mozarabik usulünden hangisinin kullanacağına karar vermek için 1085’te bir düello yapıldı. Bu düelloyu Mozarabik ayin usulü yanlıları adına dövüşen Ruiz de Mastanza adlı şampiyon kazandı. Bu tür düelloların kuralları ayrıntılarıyla belirlenirdi. Çarpışma, sınırları belli bir meydanda (champs clos), genellikle mahkeme kurulduktan sonra, yüksek yargı ve kilise yetkililerinin huzurunda yapılırdı. Düellodan önce iki tarafın da, kendi davasında haklı olduğuna, söylediklerinin doğru olduğuna, belirlenen silahlar dışında başka silah taşımadığına ve hiçbir büyü yapmadığına dair yemin ederdi. Hasımlarından biri yaralandığında ya da yere düştüğünde, öbürü genellikle dizini onun göğsüne dayar ve aman dilememesi durumunda zırhının açık bir yerinden hançerini saplayarak onu öldürürdü12.

11 Sezgin CAM, Rus Kültür Tarihinde Düello ve Soyluların Şerefi, (Yayınlanmamış Lisans Tezi), Selçuk

Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Rus Dili ve Edebiyatı, Konya,2003, s.2.

(15)

I. William13’ın XI. yy. da İngiltere’de başlattığı yargısal düello yöntemi ancak 1819 yılında kaldırıldı14. Fransa’da ölümle sonuçlanan yargısal düelloların çoğalması nedeniyle15 XII. yy.dan başlayarak bu yönteme başvurulmasını azaltma yönünde girişimler yapıldı. Kralın izni ile Fransa’da en son düello 10 Temmuz 1547 yılında gerçekleşti16.

Dünyanın ünlü kişilerinden, düellonun kurbanı olanlar olmuştur. Fransa’nın en büyük matematikçilerinden biri olan Evariste Galois düelloda ölen ünlüler arasındadır.

Yargısal düello kurbanı Evariste Galois, 1811’de Paris civarında doğdu. 1832’de bir düello neticesinde öldü. İste Fransa’nın en büyük matematikçilerinden birisinin akıl almaz ilmi dehasını sınırlayan yaslar. Dehası, bedbahtlığına mağlup olmuştur. Hayati üst üste gelen şanssızlıklar zinciridir.

Galois’in ailesinde anne tarafından da, baba tarafından da matematikçi yoktu. 12 yaşında, 1823’de Paris’te Louis-Le Grand Lisesi’ne girdi ve sınıfta kaldı. Aklı, fikri matematikte idi. Zihni kudreti korkunçtu. En karışık meseleleri zihnen çözebiliyordu. Hocaları onun hakkında karar veremez hale gelmişlerdi.

Galois, o zamana kadar yaptığı matematik çalışmalarını üç muhtıra halinde İlimler Akademisine vermek üzere arkadaşı Cauchy’ye verdi. Cauchy bu muhtıraları kaybetti. Bunun üzüntüsü geçmeden Galois ikinci defa Polytecnique

13 CAM Sezgin, Rus Kültür Tarihinde Düello ve Soyluların Şerefi, s.2. 14 “Düello”, http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCello, 27.04.2008.

15 1588–1608 yılları arasında yalnız Paris’te düellodan 8000 kişi ölmüştür. “Kılıçların Satrancı:Eskrim”,

http://www.populerbilim.com.tr/arsiv/0601/b00.htm , 27.04.2008.

(16)

imtihanına girdi, kazanamadı. 1830’da üç yeni muhtıra daha hazırladı. İlimler Akademisine gönderdi. İlimler Akademisi sekreteri yazıyı tetkik etmek üzere evine götürdü fakat okuyamadan öldü. Muhtıra da bulunamadı.

Bu arada Galois kendine yardım eden birilerini buldu ve son bir gayret ile İlimler Akademisine “Galois Teorisi” adıyla anılan bir muhtıra yolladı. Bu çok kıymetli muhtıra için rapor yazıcı Puesson, anlaşılmaz bir şey hükmünü verdi. Galois artık bir ihtilalci olmuştu. Mahkemelere çıkarılmakta ve tutuklanmaktaydı. Bu hengâmede düello etmek zorunda kaldı. Düellodan önce arkadaşlarına duygularını anlatan mektuplar yazdı ve sabaha kadar ilmi sahadaki son arzularını, vasiyetnamesini, ateşler içinde kâğıda döktü. Şafak sökünceye kadar yazdıkları matematiğin yüz akıdır.

30 Mayıs 1832’de şafak sökerken Galois hasmı ile “Şeref Meydanı”nda karşılaştı. Düello, tabanca ile 25 adım uzaktan yapılacaktı. Galois karnından vurularak düştü; civarda doktor yoktu, onu düştüğü yerde bıraktılar, saat dokuzda oradan geçmekte olan bir köylü onu Cockin Hastanesine götürdü. Galois öleceğini anladı. Aileden yegâne haberdar edilen küçük kardeşi gözyaşları içinde yetişti. Galois metin davranarak onu teselli etmeye çalıştı ve “Ağlama yirmi bir yaşında ölmek için bütün cesaretimi toplamalıyım”17, dedi.

I.2.2. Onur Düellosu

Düellonun bir diğer çeşidi ise onur düellosuydu. Onur düellosu da bir hakaret ya da öyle varsayılan bir davranış yüzünden yapılan çarpışmalardı. Günlük giyimin

(17)

bir parçası olarak kılıç takma modasının büyük ölçüde kolaylaştırdığı bu düellolar, XV. yy. sonlarından İtalya’dan başlayarak öteki ülkelere yayıldı18. O kadar yayılmıştı ki, bir arkadaşı tarafından kendisine yapılan şakaya bile insanlar düelloya çağırarak karşılık verebiliyorlardı.

Tarafların haklı haksız olarak kendilerini nitelendirmedikleri, sadece düello yapmakla, kendisine göre onurunun ve şerefinin temizleneceğine inandıkları bu düellolar “Onur Düellosu” olarak adlandırılmıştır.

Bu dönemde insanlar en basit nedenlerle düelloya başvurur ve başlangıçta sık sık tanık olmaksızın dövüşürlerdi. Bu gizlilik kötüye kullanılmaya başlayınca (pusu kurma gibi), düellocuların yanlarında dostlarını ya da yardımcılarını getirmeleri adet haline geldi. Sonraları bu yardımcılarda arkadaşlarına layık olduklarını göstermek amacıyla dövüşmeye başladılar19.

Halk arasında, asalet ünvanı olmayan biri, asalet sahibi biriyle düello edemezdi. Düellonun yasalarla yasaklanmış olduğu dönemlerde soyluları yargılayan mahkemeler, düello yapan soyluları beraat ettirirlerdi20.

Dünyada düello sonucu öldürülen bir başka ünlü isim ise Alexander Hamilton’dur. Alexander Hamilton’un düellosu onur düellosu şeklinde gerçekleşmiştir.

18 CAM Sezgin, Rus Kültür Tarihinde Düello ve Soyluların Şerefi, s.2. 19 A.g.e, s.2.

20 Ю.С.Рябцев, История Русской Културы XVIII-XIX. Веков. “Гуманитарный Издательсткий Центр

(18)

Alexander Hamilton, Aaron Burr ile yapacağı ölümcül düello öncesinde

Bugünkü Amerikan Anayasası’nın, kuvvetler ayrılığı ilkesinin ve başkanlık sisteminin babalarından biri olan Alexander Hamilton, bir akşam yemeğinde yanındaki Başkan Yardımcısı Aaron Burr’a, kızıyla ensest ilişki kurduğu imasında bulunur. Burr bu iddiaya müthiş öfkelenir, ertesi gün Hamilton’u düelloya davet eder. 11 Temmuz 1804 yılında düello, şanına uygun, sisli bir temmuz sabahı, orman içinde, sabahın çok erken saatinde yapılır.

Aaron Burr’un tabancasından çıkan kurşunlar Alexander Hamilton’u cansız yere indirir21.

21 Yalçın DOĞAN, “10 dolarlıkların üzerindeki müthiş adam düelloda ölmüştü”, http://www.hurriyet.com.tr/

(19)

I.3. Uygulanma Açısından Düellonun Çeşitleri

Düelloların uygulanmasında silah olarak kılıç ve tabancadan istifade edilmiştir. Bu bakımdan düello, uygulama şekli olarak ikiye ayrılır: Kılıçla ve tabancayla gerçekleşen düellolar.

I.3.1. Kılıçla Gerçekleşen Düello

Düelloda silah olarak kılıç kullanılması tabancadan daha önce uygulanmıştır. Düello çarpışmasında nasıl bir kılıcın kullanılacağı, daha önce tanıkların seçtiği hakem ( bu tanıklardan biri de olabilir) tarafından belirlenirdi. Bu düelloda kılıçların ağırlığı 750 gramı geçmez, düellocular, çarpışma anında birbirleriyle konuşmazdı. Düellonun yerini şahitler veya hakem tespit eder ve hakem iki düellocunun kılıçlarının uçlarını birbirine değdirterek “Haydi beyler!” Derdi. Bundan sonra düello başlamış olurdu. Ortada bastonla bir hakem bulunur, düelloyu en ince ayrıntılarına kadar takip eder ve gerekirse düelloyu durdururdu. Hakemin “dur” emrinden sonra taraflar düelloyu keserdi. “Dur” emrinden sonra vurmak yasaktı. Aynı zamanda yere düşmüş bir rakibe vurmak da yasaktı. Düelloculardan biri yara alır almaz durdurulur, hazır olan doktor yaralıya müdahale ederek gerekli tıbbî yardımı yapardı. Bundan sonra düellonun sürdürülmesi kararlaştırılırsa düello devam eder, aksi halde bırakılırdı. Karar vermede doktorun ve hakemin fikri alınırdı. Ayrıca düelloda, düello yerinin eni en az 3 metre, boyu ise 30 metreden az olmazdı22.

22 “Düellonun Kuralları”, http://kitap.hakikatkitabevi.com/cgi-bin/cgi.exe/rehber/query=d!FCello+/doc/%

(20)

Kılıçla yapılan düello, günümüzde halen eskrim adı altında tüm dünyada kabul görmüş bir spor dalı olarak yaygın bir şekilde yapılmaktadır23.

I.3.2. Tabancayla Gerçekleşen Düello

Tabanca ile düelloda yapılan hazırlıklar, kılıçla düellonun hazırlıklarının aynısıdır. Tabancalar aynı cinsten olup şahitlerin ve hakemin gözleri önünde doldurulur, sonra bir kutuya konularak mühürlenir ve bu kutu ancak düello anında açılırdı. Düellocular arasında en az 16 ilâ 25 metre arasında mesafe bırakılırdı.

Düellocular tabancalarını ya kollarını başlarına doğru bükerek havaya veya ellerini bacaklarına yapıştırarak yere tutarlardı. Hakem önce “Dikkat!” diye seslenir. Sonra da “Ateş!” emrini verir arkasından saymaya başlardı “Bir... İki... Üç”. Hakem sayarken düellocular üç el ateş ederlerdi. Hakem “bir” demeden önce ve “üç”

23 “Eskrimin Tarihçesi”, http://www.angelfire.com/ak4/ozansari/eskrim.html , 27.04.2008.

Kılıç ile yapılan ilk sporlara eski Hintliler parma, Yunanlılar perme derlerdi. Sözcük kuzey Germen dilindeki skermen ya da scheirmen’den gelir. Başka bir Germen kavimi olan İskandinavyalılar sözcüğe skerme derler. Sözcük Latin kökenli dillere de escremie biçiminde girmiş, terim Türkler tarafından da kılıç sporları anlamında kullanılmıştır.

Çin’de M.Ö. 2000 yıllarında bu sporun yapıldığı bilinir. Eskrim daha sonraları antik Yunan’da hoplomakhos denilen gladyatör öğretmenleri tarafından gymnasion denilen okullarda ders olarak verilirdi. Roma döneminde de eskrim çok tutulan bir spor ve savaş dalı oldu.

Çağdaş eskrimin İspanya’da doğduğu ileri sürülür. Toledo kentinde sağlam ve zarif kılıçlar yapılmaya başlanmış, kesici kılıçların yerini ince, uzun, batıcı kılıçlar almıştı. Buna koşut olarak eskrimde de kaba güçten çok beceri, çeviklik ve bilgi önem kazandı. Spor, XVI. yy. da her ülkeden eskrim meraklılarının ustalıklarını arttırmak amacıyla geldikleri İtalya’da gelişti. Eskrimle ilgili ilk kuralları İtalyanlar koydular. Bu dönemde eskrim spordan çok düello için başvurulan bir dövüşme aracıydı.1588–1608 yılları arasında yalnız Paris’te düellodan 8000 kişinin ölmesi tepkilere yol açtı. İtalyanların meçinden (epe) vazgeçilerek daha hafif ve kısa, içi çiçek biçiminde bir düğmeyle örtülü bir kılıç kullanılmaya başlandı. Bu yeni kılıca çiçek (fleur) sözcüğünden türetilen flöre adı Besnard tarafından verildi. Taraflar korumasız olduğundan hamleler son derece dikkatli yapılıyordu. Maske koruma yeleği ve eldiven XVIII. yy.ın sonlarında ortaya çıktı. Bu dönemin bir başka önemi de La Boessiere, La Faugere, Gomard gibi büyük ustalar tarafından karşılaşma kurallarının yeniden belirlenmesi oldu. Bazı süvari birliklerinde kullanılan kılıçta önemli bir gelişme görülmezken, epe düello silahı olarak geçerliliğini korudu.

XX. yy.’ın başlarında eskrim sporunun kuralları kesinleşti. Eskrim 1896 yılından başlayarak olimpiyat oyunlarında yer aldı. Bu alanda dünya şampiyonlukları düzenlendi. Rakibin karşısındaki sporcuya yaptığı vuruş ya da dürtüş önceleri hakemler tarafından saptanırken, 1934’te epe, 1954’te flöre’de tuşlar elektrikli aygıtlarla saptanmaya başlandı. Kılıç dalında ise bu silahın elektrikli göstergelerle donatılması tüm çabalara rağmen 1980’lere kadar gerçekleştirilemedi.

Eskrim günümüzde bütün dünyada yapılan bir spor durumuna gelmekle birlikte bu dalda Avrupalıların üstünlükleri sürmekte, genelde epede İtalyanlar, flörede Fransızlar, kılıçta ise Macarlar başarı sağlamaktadırlar. 1913’te kurulan 100’e yakın ülkenin üye olduğu Uluslararası eskrim federasyonu çeşitli yaş sınıflarında dünya şampiyonlukları düzenlemektedir.

(21)

dedikten sonra ateş etmek yasaktı. Her iki tabancada üçten fazla mermi bulunmazdı24.

Düellonun ilk olarak ne zaman tabanca ile başladığı bilinmese de, tabancanın tarihi gelişimine bakıp, tabanca kullanılmaya başlandığında, tabancayla düello yönteminin yapıldığını varsayabiliriz.

1577 ile 1648 yılları arasında yivli silahlar ilk defa askeri amaçlı olarak Danimarka’da kullanılmaya başlanmıştır.1776 yılında İngiliz ordusunda ateşli silahlar çıkmaya başlamıştır. Bununla birlikte 1818 yılında tabanca İngilizler tarafından tescil edilmiş olup, on sekiz yıl sonra 1836 yılında ABD’de Samuel COLD kendi adını verdiği tabancayı tasarlayıp, patentini almıştır25. Bu da demek oluyor ki XVIII. yy. sonu XIX. yy. başlarında tabanca, tarihi gelişimine başlamıştır. Zaten kültürün yansıması olan edebiyatta, XIX. yüzyıla baktığımız zaman Rus Kültüründe tabancayla düelloyu görürüz. Rusya’da bu tarihe kadar düello kılıçla gerçekleştirilmekteydi. Silah kullanımına başlandıktan sonra da kılıçla yapılan düellolar görülmekle birlikte bunların sayısı çok az olmuştur.

I.4. Bazı Dünya Ülkelerinde Düello

Yaklaşık XIV. yy.a doğru, ortaçağdan sonra, Batı Avrupa’nın klasik düellosunun doğuş zamanı olabilir26. XVI. yy.da düello onuru ve şerefi korumak için benimsenmiş bir yol olarak kabul edilmiş, böylece insan hayatını tehlikeye

24 CAM Sezgin, Rus Kültür Tarihinde Düello ve Soyluların Şerefi, s.4.

25 “İcatlar ve Buluşlar Tarihi”, http://www.tebesir.org/lofiversion/index.php?t14029.html, 27.04.2008. 26 “Русская Дуэль. Феномен Русской Дуэли”, http://www.koryazhma.ru/articles/all/russian_duel.asp,

(22)

düşürmüş ve çok fazla hayatı alıp götürmüştür. Öyle ki krallar artık bu gelenekle savaşmaya başlamışlardır.

Fransa’da Kral IV. Henry zamanında, 16 yıl boyunca düelloda 7000–8000 insan ölmüştür27. Fransa’da onur düellolarının çok yaygınlaşması üzerine, Kral IX. Charles 1566 yılında düello yapanların ölüm cezasına çarptırılacağın belirten bir buyruk yayımlamıştır. Bu buyruk daha sonra düelloyu yasaklayan fermanlara örnek oluşturmuştur. Ünlü kardinal Rişelye, düellonun korkusuyla ölmeyi yani düelloyla insan öldürmeyi yasaklamıştır. 1679 yılında bütün onur sorunlarını çözmek için özel bir bildiriyle mahkeme kurulmuştur. Ama bunlarda dahil olmak üzere henüz hiçbir şey, insanların düellodan vazgeçmesine yardımcı olmamıştır. Soylular ısrarla onur meselelerinde problemi kendileri çözmek için, mahkeme ve devlet müdahalesinden kaçınmışlardır. Tarih boyunca düellodan kaçma, silinmez yüz karası sayılmıştır28.

Fransa’da devrim döneminden sonra düello, siyasal çatışmaların bir özelliği durumuna geldi. XIX. yy.da sık sık siyasal düellolar yapıldı. XX. yy.da zaman zaman düellolar görülmekle birlikte genellikle, adet yerini bulsun anlayışı ya da ün amacıyla yapılan bu düellolarda kılıcın ya da tabancanın öldürücü olmaması için önlemler alınırdı. XIX. yy. sonlarında Fransa’da yapılan düelloya çok fazla öğe geldi. Bu tarihlerde kansız biten düellolar da oldu. Sırf gösteriş için, ün salmak için yapılan düellolara insanlar tanık oldu. Bu olaylarla düellonun kuralları hafifletildi.

27 “Eskrimin Tarihçesi”, http://www.turkeyif.com/empty-t29476.0.html, 27.04.2008.

28 “Русская Дуэль. Феномен Русской Дуэли”, http://www.koryazhma.ru/articles/all/russian_duel.asp,

(23)

Mesafe engeli (en küçük mesafe. Sınırla- ateş arasında) öyle saptandı ki, yüksek olmayan vuruş ihtimali güvence altına alındı. Genellikle 30–35 adım29.

Düello adetleri Fransa’da yasalaşarak hüküm sürmüş ve uzun zaman devam etmiştir. 1836 yılında Kont Şatovilyar “I. Düello Kanunları”nı yayınlamıştır. Avrupa’da tanınmış en son düello kuralları, Kont Berje tarafından yüzyıllarca deneyim sonucunda oluşan birikimlerle koyulmuştur. Bu kurallar o tarihten sonra Rusya’da örnek kabul edilmiştir30.

İtalya’daki faşist rejim düelloyu özendirmiştir. I. Dünya Savaşına kadar askeri kuralların onur düellosuna izin verdiği Almanya’da, Nazi iktidarında düello yeniden yasalaşmıştır (1936). Öğrenci düellosu (Mensur) Alman üniversitelerinde süregelen bir gelenektir. Birçok Alman üniversitelerinde köklü savaşçı birliklerin (Verbidungen) sıkı kuralları, gizli toplantıları, özgün üniformaları ve büyük saygınlıkları vardır. Birliklerin kılıç kullanma usulü normal eskrimden farklıdır; öğrencilerin bu oyun sırasında kafa ve yüzlerinden aldıkları yaraların izleri cesaret sembolü olarak değerlendirilir31.

Amerika’da ise, tabancayla gerçekleştirilen düellolarda, düellocular önce sırt sırta durmuş, kararlaştırılan kadar adım yürüyerek, sonra geriye dönmüş ve birbirlerine ateş etmişlerdir32.

29 “Русская Дуэль. Феномен Русской Дуэли”, http://www.koryazhma.ru/articles/all/russian_duel.asp,

27.04.2008.

30 Bkz. “Русская Дуэль. Феномен Русской Дуэли”, http://www.koryazhma.ru/articles/all/russian_duel.asp,

27.04.2008.

31 CAM Sezgin, Rus Kültür Tarihinde Düello ve Soyluların Şerefi, s.3.

32 “Düellonun Kuralları”, http://kitap.hakikatkitabevi.com/cgi-bin/cgi.exe/rehber/query=d!FCello+/doc/%7B

(24)

Amerika ve Avrupa’da yapılan düello, uygulanış bakımından Rusya’da kabul edilmemiştir. Çünkü Amerikan düellosu Ruslara göre ahlaksızlık olarak kabul edilmiştir. Amerikalılar rakiplerini pusuda beklerlerdi. Bu yönüyle Rus toplumunun uygulamış olduğu düello kendi şartlarıyla özellikle Amerika ve Avrupa’dan çok ayırt edilmiştir.

Dünya ülkelerinde de düello genellikle onur meselesi yüzünden yapılmış ama onur sorununun çözümünde her zaman düelloya başvurulmamış, başka şekilde sorunun çözümü yoluna gidilmiştir.

Düello dışında onurun tatmin edildiği olaylara bir örnek verecek olursak; İsveç krallığının ün salmış komutanı Gustav Adolf, XVII. yy.ın birinci yarısında, ordudaki bir albaydan bir tokat yeyince, ilk fırsatta görevinden vazgeçmiş ve kral da onu sınır dışına sürmüştür. O da ülkeden ayrılmış ve şu sözlerle tabancayı ona sunmuştur: “Burada benim krallığım bitiyor, Gustav Adolf artık daha fazla kral değil ve burada şerefli bir insan gibi, görevi diğer dürüst insanlara vermeye hazırım.”33 Onun bu sözleri, Avrupalı devletlerin çoğunluğunda yankılanmıştır. Hükümdarlar kendi uyruğu altındaki kanun koyucularıyla katliama son vermeye heveslenmişlerdir.

Görüldüğü gibi onurun tatmini, düellodan farklı biçimlerde de olabilmiştir.

XX. yy.da genelde anlaşmazlıkların çözümünde mahkemelerin olması nedeniyle bu dönemlerde düello pek uygulanmamıştır.

33 “Русская Дуэль. Феномен Русской Дуэли”, http://www.koryazhma.ru/articles/all/russian_duel.asp,

(25)

I.5. Düellonun Kabul Görmüş Kuralları

Düellonun uygulandığı ilk dönemlerde, insanlar en basit nedenlerle düelloya başvurur ve sık sık tanık olmaksızın dövüşürlerdi. Bu gizlilik kötüye kullanılmaya başlayınca (pusu kurma gibi), düellocuların yanlarında dostlarını ya da yardımcılarını tanık olarak getirmeleri adet haline geldi. Düello için herkes tarafından kabul edilen ve objektif olan bazı kurallar belirlendi.

Genel olarak cinayetin aksine düello, sıkı biçimde kurallarla yapılıyordu.

Tarafların kavga anından itibaren birbirleriyle doğrudan teması olamazdı. Tüm konuşmalar onların temsilcileri olan şahitler aracılığıyla idare edilirdi. Bu şahitlerin statüsü, tartışanların hâkimi oldukları için onların (tartışanların) statüleriyle eşit olurdu34.

Aşağılanan, şahidiyle ona yapılan hakaretin ağırlığını ve düellonun şeklini görüşürdü. Yani sonucun ölüm veya başka şekilde olmasını… Bundan sonra şahit karşı tarafa yazılı çağrı verirdi. Silah kullanamama-acemilik düellodan kaçınmak için neden değildi.

Şahitlerin bir diğer görevi, tarafları uzlaştırmayı denemekti. Eğer bunda başarılı olunmazsa düellonun kuralları yazılı doküman ile sıkı biçimde yerine getirilerek hazırlanırdı. Şahitler tarafların ateş edebilecekleri azami mesafeyi tespit ederlerdi.

(26)

Tabancaları temizlemek ve doldurmak için 2 takım harbi düello silahlarının konulacağı sandıkta bulunurdu. Düello yerine genellikle 2 takım silah getirilirdi.

Düello genellikle şehir dışında tenha bir yerde, yabancı gözlerden uzak, daha çok sabahın erken saatlerinde kararlaştırılırdı. Çeyrek saatten daha fazla gecikme düellodan vazgeçme olarak yorumlanırdı. Düello yerine gelince taraflar birbirlerini ve şahitleri selamlardı. Görüşmeler son defa uzlaştırmaya çalışan şahitler aracılığıyla yapılır, eğer bu mümkün olmazsa düello hazırlıklarına başlanırdı. Şahitler silah seçer, kura çekerek kimin hangi silahla ateş edeceğini belirler ve onları doldururlardı.

Düello kurallarına uygun olarak bir kadının onurunu erkek savunurdu. Ne var ki tarih, düelloda bir kadının şahit niteliğinde olduğuna tanıklık etmiştir. Bu kadın, sıradan biri olmayan, XIX. yüzyılda tüm Rusya’da tanınan “Süvari kız” Nadejda Durova idi. Süvari, yüzbaşı kızı olarak, askerlik hizmetinde, erkekler gibi giyinerek davrandı. Fransa ile savaşa katıldı. Bu cesaretin ardından subay yapıldı ve hatta Kutuzov’un35 emir eri oldu. Nadejda Durova’nın hayat tarihi, ünlü film “Gusarskaya Ballada”36 nın temel konusu oldu. Bir defasında süvari kız, kılıçla yapılan düelloda, düello şahidi olması gerekmişti. Üstelik onlardan birine kendi silahını verdi. Bereket versin ki düello, keyfi yapılmıştı ve onlardan birinin kulağının çizilmesiyle sona ermişti37.

35 Napolyon’u Rus topraklarına girdiğinde iyice yıpratan, Napolyon’un bozgunla dönmesinde büyük rol

oynayan o zamanların Rus Mareşali.

36 1962 yılında Mosfilm kuruluşu tarafından komedi türünde çekilen film. 37 Рябцев Ю.С., История Русской Културы XVIII-XIX. Веков, с.358.

(27)

Düello adetleri Fransa’da yasalaşarak hüküm sürmüş, 1836 yılında Kont Şatovilyar I. düello kanunlarını yayınlamıştır. Avrupa’da tanınmış en son düello kuralları, Kont Berje tarafından yüzyıllarca deneyim sonucunda oluşan birikimlerle koyulmuştur38.

Çeşitli kaynaklardan edindiğimiz bilgilerle, yazılı bir metni olmayan düello kuralları39, bu kaynaklardan derlenerek yukarıda örnekler halinde verilmiş, aşağıda ise yine bazı kaynaklardan edinilen bilgilerle bu kurallar belli başlı maddeler halinde sunulmuştur40.

Bu kurallar ayrı ayrı maddeler şeklinde sıralanarak 25 maddeden oluşmaktadır41.

Bu kurallar yazılı olarak telaffuz edilmiyor, fakat dünyanın her yerinde tüm düello yapacakların ve şahitlerin bu kuralları bilip, ona göre hareket etmeleri gerekiyordu.

Kural l: Düello esnasında ya da düellodan önce bir kişinin yapmış olduğu bir hakarete karşı tarafın cevabı hakaretten daha onur kırıcı olursa bile ilk sözlü saldırıyı yapmak ilk sözlü savunmayı da yapmayı gerektirir. Örneğin A şahsı B şahsına terbiyesiz ya da yalancı derse, B bu sözlerin yalan olduğunu iddia eder. Fakat A şahsı ilk sözlü saldırıyı yaptığı için yine ilk olarak sözlü savunmayı yapar.

38 “Русская Дуэль. Феномен Русской Дуэли”, http://www.koryazhma.ru/articles/all/russian_duel.asp,

27.04.2008.

39 Her ne kadar yukarıda kaynakları verilerek düello yasaları ve yazılı kanunların olduğundan bahsetsek de,

bu kanunlara ulaşılamamıştır.

40 Soner YALÇIN, “Düello Serbest Bırakılsın”, (2007) , http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?i

d=6466646&tarih=2007-05-06 , 27.04.2008; “Düello”, http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCello , 27.04.2008; “Düellonun Kuralları”, http://kitap.hakikatkitabevi.com/cgibin/cgi.exe/rehber/query=d!FCello +/doc/%7B @23969%7D? , 27.04.2008.

(28)

B şahsı ise ya düelloda ilk atıştan sonra ya da A şahsının savunması bittikten sonra sözlü olarak kendini savunur.

Kural 2:Fakat sözlü savunmaları yaptıktan sonra taraflar, düelloya devam etmek istiyorlarsa aynı anda ateş etmek şartıyla iki atış daha yapılır. Bu atışlardan sonra durum değerlendirmesi yapılır.

Kural 3:İlk sözlü saldırıyı kimin yaptığı konusunda belirsizlik var ise karar düello şahitlerine kalır. Eğer karar veremez ya da anlaşamazlarsa olay iki atışa daha gider veya rakipler isterse tek vuruşa gider.

Kural 4:Yalan sözlerle doğrudan ilk sözlü saldırı yapılırsa, yalan söyleyen kişi, vurgulu sözlerle rakibinden özür dilemelidir. Aksi takdirde ateş emri taraflardan birinin diğerini vuruncaya kadar geçerlidir.

Kural 5:Düello esnasında ikişer atıştan bir sonuç alınamazsa şahitlerin kararıyla atışlar taraflardan biri yaralanıncaya kadar devam eder. Yaralanma durumunda ise rakibini yaralayan kişi özür dileyip destek için baston verir.

Kural 6:Eğer kılıçlar kullanılıyorsa, taraflardan biri iyice yaralanıncaya, savunmasız kalıncaya kadar, dövüşmesini engelleyici bir yara alıncaya kadar mücadele devam eder, sonunda ise rakibini yaralayan kişi özür diler.

Kural 7:Taraflar tam olarak yerlerini aldıktan sonra hiçbir şekilde sözlü saldırı ya da sözlü savunma yapılamaz.

(29)

Kural 8:Sonraki durumda ise meydan okuyuculardan hiçbiri gerekmedikçe meydan okuma sebebini açıklamak zorunda değildir. Veya bu açıklamayı karşılaşmadan önce yapar.

Kural 9:Oyun ya da yarış esnasında yapılan hile tartışmasının bir hakarete eşit olduğu düşünülür. Fakat taraflardan herhangi birisi yalan söylediğini kabul ederse ve özür dilerse, bir atıştan sonra taraflar barıştırılabilir.

Kural 10:Bir erkeğin gözetimi veya koruması altında olan bir bayana yapılan hakaret o erkeğe yapılan hakaretten bir derece daha büyük bir saldırı olarak görülür.

Kural 11:Kadınlardan kaynaklanan bir sebeple meydana gelen bir sözlü saldırı diğer sınıf saldırılara göre daha az haksız olarak görülür. Ve saldırganlar tarafından önemsiz savunmalar kabul edilir. Bu olayların durumuna göre belirlenir. Ama çoğu zaman kadınların lehindedir.

Kural 12:Sessiz ya da havaya yapılan ateş hiçbir durumda kabul edilemez.

Kural 13:Düello şahitleri toplumda eşit sınıflara sahip olan insanlardan olmak zorundadır.

Kural 14:Düello için belirlenen vakit gelmeden önce taraflardan hiçbiri saldırı yapamaz.

Kural 15:Meydan okunan kişi kendi istediği silahı seçme hakkına sahiptir. Meydan okuyan kişi bu onuru rakibine verir.

(30)

Kural 16:Meydan okunan kişi yerini alır, meydan okuyan kişi ona göre uzaklığını ayarlar, şahitler düello zamanını ve ateşleme anını belirler.

Kural 17:Düellocular atış başlamadan önce karşılıklı olarak birbirlerini selamlarlar ve birbirlerine karşı olan onurunu gösterirler ve şahitler de silahlarını doldurarak hazır durumda beklerler.

Kural 18:Ateşleme 1. olarak sinyalle, 2. olarak sözlü uyarıyla, 3. olarak da tarafların isteğine göre bir işaretle olabilir. Daha sonraki bir durumda birbirlerinin boş bir anında ateş edebilirler, fakat düello bittikten sonraki bütün atışlar kesinlikle yasaktır.

Kural 19:Herhangi bir ateş almama, bir şakırtı veya tetikleme durumunda, ateş edilmiş sayılır.

Kural 20:Düello şahitleri buluşma gerçekleşmeden önce veya yeterli atış yapıldıktan sonra bir barıştırma teşebbüsü için hazırdırlar.

Kural 21:Düellocuların sinirlerini germek için meydana gelen bir yaralanma ve şahitler tarafından istenilen zorunlu bir el sıkışma o gün için yeterli olabilir.

Kural 22:Karşılaşmada herhangi bir saldırı veya açıklama yapılmazsa, meydan okunan kimse, meydan okuyana istediği gibi davranmasını söyler. Böyle durumlarda genellikle sevinç atışları yapılır veya anlaşmaya göre durum değişir.

Kural 23:Sıradan karşılaşmalarda düello şahitleri prensip gereği bir tabanca bulundururlar. Fakat daha önemli durumlarda iki silah koli içinde hazırda bulunur.

(31)

Kural 24:Düello şahitleri anlaşamaz ve atışların kendileri tarafından değiştirilmesine kesin karar verirlerse, bu aynı anda ve prensip gereği doğru yönlerde olmalıdır. Kılıçlar söz konusuysa, düellocudan düellocuya beş adım aralık olmalıdır.

Kural 25:Taraflardan hiçbirinin düello esnasında dizlerini eğmelerine ya da değişik pozisyonda durmalarına izin verilmez. Ayrıca hiçbir şekilde boşta olan elle korunma sağlanamaz (kılıçlı düelloda)42.

(32)

II. BÖLÜM RUS KÜLTÜRÜNDE DÜELLO

Düello XVIII. yüzyılda Fransızlardan etkilenerek Rus kültür ve edebiyatına girmiş ve etkisini göstermiştir. Hatta ulusların tarihlerinde çok önemli bir yere sahip olan yazarların, eserlerine konu olarak girdiği gibi yaşamları da düelloyla sonuçlananlar olmuştur. Dünyada büyük okur kitlesine sahip, Rus Edebiyatının kurucusu sayılan Aleksandr Sergeyeviç Puşkin ve yine önemli bir Rus yazarı olan Mihail Yuryeviç Lermontov düello sonucu genç yaşlarda öldürülmüşlerdir.

XVIII. yüzyılda soylular arasında “Teke tek dövüş”, düello olarak adlandırılmıştır.

Tahminen Rusya’da I. düello 1666 yılında, iki paralı yabancı asker olan, İskoç Patrik Gordon (Sonradan I.Pyotr’un generali oldu.) ile İngiliz Binbaşı Montgomeri arasında Moskova’da yapılmıştır43. Düello geleneği orta Rusya’da henüz yayılmadığı zamanda Moskova hükümeti, tüm görevli insanlara, şahsi tabancalar getirmesine izin vermiştir. I.Pyotr bu Avrupa âdetini, yani düelloyu, yasaklayan bildiriler yayınlamıştır. Ayrıca düelloda şahitlik yapanlar da cezalandırılmıştır. Böylece kimse düello yapmaya veya düelloya çağırmaya ve tanıklık yapmaya cesaret edememiştir. Çünkü düello sonucunda ölenlerin dışındakiler, bu bildirilerde ayaklarından asılır, diye bildirilmiştir. Bu tarihlerde alenen çok yapılmayan düello, XIX. yy.da özellikle ordudaki subaylar arasında en üst düzeyde uygulanmıştır. En ufak bir onur ve şeref sorunu tarafların birbirlerine

43 “История русской дуэли. Дуэль в России - больше чем дуэль! ‘К барьеру!’ Каков же был

исторический путь дуэли в нашем Отечестве?”, http://www.koryazhma.ru/articles/all/russian_duel_ history.asp , 27.04.2008.

(33)

düello çağrısıyla sonuçlanmıştır. Öyle ki dostların bile, birbirlerine alay mahiyetinde söz söylemeleri de düelloyla sonuçlanabilmiştir. Bu zamanda yapılan düellolarda, ceza gerektirdiğinden genellikle, tanıklar ve taraflar dışında kimsenin haberi olmadan, şehir dışında, sabahın ilk ışıklarında herkes uykudayken yapılmıştır.

Rusya’da diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırınca düello, daha geç moda olmuştur. Düello Rus toplumunda çok hızlı bir şekilde gelenek haline gelip benimsenmiştir. Rus düellosu, birçok tarihi ve kültür araştırmasına göre Ruslar için fenomen haline gelmiş ve yayılmıştır.

Toplumda kadınların düelloya katılmaları uygun görülmemiştir.

Rus düellosu, tarafların ateş etmesine göre en azından 6 türde yapılmıştır. Bunlar; olduğu yerde komutla, olduğu yerde istemeyle, olduğu yerde sırayla, yaklaşarak ateş etme v.b.44.

Rusya’da XVIII. yy.da düello silahı olarak genellikle kılıç kullanılırken, Puşkin zamanında daha çok tabancalar kullanılırdı. Silah dükkânlarındaki tezgâhlarda, abanoz veya ceviz ağaçtan yapılma, kadife veya kumaşla kaplı sandıklarda düello tabancaları özgürce satılıyordu. Özellikle ünlü Fransız silahçı Löpaj’ın düello tabancaları Puşkin zamanında değerliydi45.

44 Рябцев Ю.С., История Русской Културы XVIII-XIX. Веков, с.358. 45 A.g.e., с.359.

(34)

II.1. Rus Toplum Yaşamında Düellonun Yeri

Dünyada tüm toplumların kültürlerine baktığımızda genelde soylu, asilzade sınıfın düello yapabildiğini görmekteyiz. Daha önce de değindiğimiz gibi düellonun yapılmasını kurallara bağlayan ve özgür, hür olmayan kişilerin düello yapamayacaklarını belirleyen kurallar vardı. Daha doğru bir ifade ile düello soylu kesim arasında belirmiş bir dövüş aracıydı. Rus toplumunda da bu durum böyleydi. Ruslarda soylular şeref ve onur konusunda özel bir hassasiyet gösterir ve bunun yüzünden ölümü göze almaktan hiç çekinmezlerdi. Şeref ve onurun tatmin edilmesinin genelde tek çözümü düello olmuştur. Bu tatmin başka şekillerde de karşımıza çıkmıştır. Bu hakaret edenle hakarete uğrayan arasındaki ilişkilere bağlı olmuştur. Şimdi de bu bilgileri verdikten sonra bunların ışığında Rus toplumunda yaşanmış onur kırıcı ve düello ile ilgili olaylarından bazı örnekler sunalım.

1814 yılında Paris’te Rus Ordusunun teftişi için gelen Genaral Sezareviç Konstantin Pavloviç, kendini zapt edemeyerek, kaba bir şekilde alaydaki muhafız subaylarından hoşnut olmadığını dile getirir. Bunu kendilerine karşı hakaret olarak gören subaylar, hep birlikte istifalarını verirler. Bu işi halletmek isteyen Konstantin, toplanan subayların önünde özür diler ve eğer ki özrün yetersiz geldiğini düşünüyorlarsa, her biriyle şahsi olarak görüşmeye hazır olduğunu söyler. Subaylar özrü kabul ederek, istifalarından vazgeçerler ve onu saygıyla selamlarlar. İleride bir dekabrist olacak olan genç bir subay (Mihail Lunin) onların arasından çıkar ve şöyle

(35)

der: “Sizin yüceliğiniz, şerefiniz öyle büyük ki, istifadan vazgeçmeyi kabul ediyorum.”46

1785 yılında II. Yekaterina tarafından verilen “Asilzadelere Verilen Sözleşme” de şeref, can ve mal varlığı dokunulmazlığı garanti altına alındı. “Şeref” sözcüğünün birinci sıraya konulması galiba rastlantı değildir. XIX. yüzyılda soylular için onur düşüncesi, çok önemli kavramlardan biri olarak toplumda yer edindi47.

XV – XVII. yy.da soylular ve prensler kendilerini çara karşı köle, esir diye adlandırırlar ve İvaşka (İvan), Petruşka (Pyotr) gibi kısaltma veya küçültme isimlerle imza atarlardı. Asilzadeler çardan izinsiz evlenemez hatta Moskova’dan dışarı çıkamazlardı. Çar asilzadeleri incitir, asilzadeler de köylüleri ezerdi.

Ancak XVIII. yüzyılda soylular zamanla körü körüne inançtan kurtulmaya ve kendi onur-şeref hissine kavuşmaya başladılar. 1. Pyotr zamanında soylular, Çarın cezalarını hak etmiş olsun veya olmasın, suç işlesin veya işlemesin hiç itiraz etmeden, suskunca sonuca katlanıyorlardı. Buna benzer bir örnekte olaylar şöyle gerçekleşti: İtibarlı Kont Çernişev, soylu şair Sumarokov’a hırsız dedi. Bu olay onurlu şairi çok üzdü. Yelizavet’in favorisi Şuvalov’a yazdığı mektubunda şundan yakındı: “Ben Kont değilim ancak soyluyum, ben kâhya değilim ancak subayım.”48 Sumarokov hakaretten dolayı bütün gece uyuyamadığını ve ağladığını itiraf etmekten çekinmemişti.

46 Рябцев Ю.С., История Русской Културы XVIII-XIX. Веков, с.354. 47 A.g.e., с.354.

(36)

Çar 1. Pyotr soyluların onurunu yüceltmeye başladı. Küçültme ve kısaltma isimlerle imza atmayı, çar önünde diz çökmeyi, sarayı gördüğünde şapka çıkarmayı yasakladı. Ama bunlara rağmen soyluların tam özgürlüğü için daha çok beklemek gerekiyordu. Yalnız 1762 yılında bu sınıf (soylular), saraydan yani devlet bağımlılığından çıktılar. “Soyluların Özgürlüğü” hakkındaki beyanname soylu sınıfını özellikle devlet hizmetinden ve bedensel cezadan kurtardı, ülke sınırından çıkma yetkisi verdi. Böylelikle, XIX. yüzyılın başlarına doğru, soylular onur duygusu geliştirdiler ve onuruna gözünden daha çok dikkat eder oldular49.

Bir başka örnek; 1823 yılında büyük prens Mihail Pavloviç, Puşkin’in liseden arkadaşı genç subay Puşçin’i kılıcının püskülünü biçimsiz bağladı diye azarlaması olmuştur. Bu hakaretin haksız olduğunu düşünen Puşçin hemen orada istifasını vermiştir50.

Muhafız subayları onurlarını, şereflerini özellikle korurlardı. Onurunu ve şerefini düşünmeyen kişileri aralarına almazlardı. Örneğin; kabalığıyla ünlü büyük prens Nikolay Pavloviç, savaş tatbikatlarında subayların yakasına yapışarak çarpışmak istedi ama onlar “Ekselansları elimizde kılıç var”51 diyerek düelloyu işaret edip aşağılanmaya izin vermediler.

Soylular onur fikrini, artık Çara ve vatana yeminden daha üste koyuyorlardı. 14 Aralık 1825 ayaklanmasının başarısızlığından sonra, 1. Nikolay, gizli örgüte destek veren fakat bu ayaklanmaya katılmamış olan Rayevski kardeşleri sorguya çağırdı. İsyan hazırlığında olduklarını bildikleri halde bu olayı haber

49 Рябцев Ю.С., История Русской Културы XVIII-XIX. Веков, с.356. 50 A.g.e., с.356.

(37)

vermediklerinden dolayı onlara sitem etti ve onlara ettikleri yeminin nerede kaldığını sordu. Rayevski ise “Hükümdarım onur, yeminden değerlidir. Birincisini bozan insan yaşayamaz, ikincisini bozan ise idare edebilir.”52 Diye cevap verdi.

Görüldüğü gibi hakarete uğrayan kişi şeref ve onurunun tatmini için duruma bağlı olarak düellodan başka böyle yöntemler seçebiliyordu.

Rus toplumunda düello, halk arasında çoğunlukla olumlu karşılansa da, otoriteler her zaman olumsuz karşılardı. Çünkü düelloda Çara ve vatana hizmet eden insanlar ölebiliyordu. Rusya’da düelloya katılanlar devlet görevlileri tarafından takip ediliyordu. 1.Pyotr zamanında “Savaş Tüzüğü” şöyle buyuruyordu: “Eğer iki kişi önceden kararlaştırılan yerde buluşup, onlardan biri silahını kullanırsa o zaman biz şöyle emrederiz: Dövüşenlerin, tanıkların ve şahitlerin düelloya katıldıkları ispatlanırsa, o zaman dövüşenlerin acımadan idamla ölümüne, diğerlerinin de mal varlıklarının alınmasına karar veririz.”53 II. Yekaterina zamanında şahitler “kasıtlı ölüme sebep” olmanın suç ortağı sayılırdı ve onları ölüm cezası beklerdi. Düelloya katılan subaylar, kendi kariyerinden olabilirdi. Er rütbesine indirilebilir ve Kafkasya’ya sürgün edilebilirdi. Puşkin’in yapmış olduğu düelloda Puşkin’in şahidi Yarbay Danzas’ın, askeri mahkeme tarafından asılmasına karar verilmiştir. Sonra yeni bir hüküm çıkarılarak, rütbesi ere indirilmiş ve daha önce ödül olarak verilen altın silahlar geri alınmıştır. Daha sonra bu hüküm de, kalede iki aylık hapis cezasına dönüşmüştür54.

52 Рябцев Ю.С., История Русской Културы XVIII-XIX. Веков, с.356. 53 A.g.e., с.361.

(38)

Ancak, düelloda dövüşmeyen veya şahit olarak rol almayanların soylu çevresine girmeleri ve arkadaş olarak kabul edilmesi zor olmuştur.

Bazıları düelloyu eğlence için yaparlardı. Böyle düellolarda kavgacı ve saldırgan, düellocu olarak adlandırılırdı.

O zaman şeref ve onuru korumak için ellerinde silahla düello fikri, mahkemenin yardımıyla, devletin hukuksal çözüm yollarını düzenlemesi bile insanları düellodan vazgeçirmeye yetmedi. XIX. yy.ın II. yarısına doğru düello öylesine kökleşti ki, soylular hıncını almak için düelloyu kaçınılmaz görmeye alıştılar. Düello her yerde yollarına çıkmaya yüz tuttu. Orduda düello, subayların onuru için mahkeme tarafından yasalaştırıldı.

Öyle ki Ruslar Avrupa ve Amerika’daki kurallarla alay edip, bu ülkelerdeki kurallara güldüler. Ruslarda genellikle rakipler arası mesafe 8–10 adımdı. Hatta 3 adımdan bile atış edildiği olmuştur. Taraflardan birinin ölümüne kadar ya da ölümcül yara alıncaya kadar Rus düelloları sonuçlanmazdı. Bu özellikleriyle Rus düellosu, Avrupa devletlerinden ve Amerikalılardan ayrıldı.

Rusya’daki düellolarda her iki tarafın da öldüğüne örnekler vardı. 1824 yılında Peterburg, sosyetenin gözdesi yaver Novosiltsev ile aralarında tanışıklık bulunmayan, Semonosk alayının yüzbaşısı Çernov’un düellosu ile sarsılmıştı. Çernov Novosiltsev’e karşı kız kardeşinin onurunu savunuyordu. Çernov üç adımdan destekli atışla düello istedi ama şahitler, sekiz adımda anlaştılar. Düelloda her iki taraf da aynı anda ateş etti, her ikisi de ölümcül yara aldı. Çernov başından, Novosiltsev ise böğründen yara alarak öldüler. Bu düello toplumda geniş politik

(39)

yankı buldu. Çarın buyruğu altında bulunup onuru zedelenenler onurunu korumak için uyanmaya başladılar. Çernov’un cenaze töreni, gelecekteki Dekabristlerin politik gösterisine dönüştü. Anlaşılan toplumda düelloya karşı bir grup oluşmuştu. Ancak ne var ki, Çernov’un şahidi de dekabrist liderlerden, heyecanlı şair Kondratiy Rıleyev’di55.

Masonlar, dekabristlerden56 bazıları ve Gertsen yine düelloyu kınayanlardandır.

Birçok insanın düelloda haklı veya haksız şekilde ölmesi, onur sorunlarının çözümünde mahkemelerin rol almasıyla XX. yüzyıl sonlarında düello, vahşi ve saçma olarak gösterilmeye başlanmıştır. Bizde bugün çağdaş, onuru temsil eden ve koruyan çeşit çeşit araçlar vardır.

İki büyük Rus yazarı Puşkin ve Lermontov düello sonucunda ölüme maruz kalmışlardır. Bu ölümler Rus edebiyatı için telafisi imkânsız bir kayıptır.

55 Рябцев Ю.С., История Русской Културы XVIII-XIX. Веков, с.363.

56 Rusya’da Çar I. Nikolay’ın iktidar döneminde (1825 – 1855) fransız devriminin düşüncelerinden

etkilenerek çarın otoritesini bir anayasa ile sınırlandırmak isteyen subay ve aydınların 14 Aralık 1825’te başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimidir. Bu harekete destek verenlerin bir kısmı asılarak idam edilmiş, geri kalanlar Sibirya’ya sürülmüştür. “Dekabrist Ayaklanması” (2005), http://sozluk.sourtimes .org/show.asp?t=dekabrist+ayaklanmasi , 27.04.2008.

(40)

II.2. A.S.Puşkin’in Düellosu

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Aleksandr Puşkin, 26 Mayıs 1799 yılında soylu bir ailenin çocuğu olarak Moskova’da doğdu. Anne tarafından büyük dedesi, çocukluğunda Osmanlılarca

(41)

tutsak edildikten sonra Rus sarayına armağan edilen, I.Pyotr’un sevgisini kazanarak generalliğe kadar yükselen, Pyotr devrimlerinin savunucularından ve Çarın en yakın yardımcılarından Habeşistanlı Prens Hannibal’dır.

Dönemin birçok soylu aile çocuğu gibi, A.S.Puşkin de evde yabancı, özellikle de Fransız eğitmenlerce büyütülmüştü. Onun çocukluk yıllarının en önemli olgularından biri, toprak kölesi bir köylü kadın olan dadısı Arina Rodionovna’nın ona anlattığı Rus halk masalları ve söylediği halk şarkıları ile beslenmiş olması idi.

Puşkin, 1811 yılında Çar Aleksandr’ın soylu ailelerin çocuklarını devlet yönetimine hazırlamak için açtırdığı Tsarskoye Selo’da öğrenime başladı. Öğretmenler, dönemin ilerici ve aydın kişilikleriydi. Eğitimini 1817 yılında tamamlayarak St. Peterburg’da Dışişleri Bakanlığı’nda göreve başladı. Özellikle bu yıllardaki şiirleri, çarın kulağına kadar ulaşan siyasal yergileri nedeniyle yönetimi tedirgin etmeye başladı. Sibirya’ya sürülmek üzereyken başta ozan Jukovski olmak üzere sarayda etkili olan dostlarının araya girmesiyle 1820’de Rusya’nın güney bölgesine sürgün edildi. Güneydeki bu sürgün yıllarının en önemli olayı Byron ve Shakspeare’in eserlerini incelemesiydi. Dışişlerindeki konumu devam etti ve amirinin izniyle 1812 yılında Genaral Rayevski ve ailesiyle birlikte Kafkasya ve Kırım yolculuklarına çıktı. Bu yolculukların Puşkin’in yazarlığına katkısı şüphesizdir.

1824 yılında ünü artmaktayken yerel yöneticilerin baskılarıyla görevinden istifa etti. Ele geçirilen bir mektubunda “ruhun ölümlülüğü”nden söz ettiği için ateizm propagandası yaptığı suçlamasıyla başkente girişi yasaklandı. Bu nedenle iki

(42)

yıl Mihaylovskoye köyünde kaldı. 1826 yılında ise nihayet başkente dönme girişimleri sonuç verdi. Polis baskınları ve aşk serüvenleri onun yaşamının ayrılmaz parçaları oldu. Natalya Gonçorova’ya duyduğu aşka karşılık bulamaması nedeniyle Moskova’dan uzaklaşmak istedi, gözlemci olarak Rus ordusuna katıldı ve Osmanlı topraklarına geldi. Moskova’ya dönüşünde bir şekilde Natalya’yı evlenmeye ikna etti. Ancak bu evlilik Puşkin’in de ölümünü hazırladı. Natalya’ya ilgi duyan bir Fransız’ı düelloya davet etti. Düello, Puşkin’in karnından yaralanarak ölmesiyle sonuçlandı.

Büyük Rus şair ve yazarı Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’i kaybeden Rus edebiyatı ve toplumu düellonun faturasını pahalıya ödemiştir. Puşkin, daha fazla çağrılmış olsa da en az dört düelloda dövüşmüştür. Doğuştan soğukkanlılık ve tecrübeli nişancı olarak cesur düellocu ününü kazanmıştır. Kol gücünü kuvvetlendirmek için kurşun dolu baston taşırdı ve düzenli olarak eskrim salonuna giderdi.

Puşkin’in hayatında tuhaf bir düello oldu. 1819 yılında iyi kalpli ve dürüst ancak çok beceriksiz olan lise arkadaşı Vilhelm Kuhelbeker için, Puşkin güldürücü bir epigram yazdı. Epigramdan Kuhelbeker alındı ve Puşkin’i düelloya davet etti. Puşkin kabul etti. Fakat düelloda Puşkin havaya ateş etti. Taraflar barıştılar ve dostça bir parti yaptılar. Fakat Puşkin’in daha sonraki düellosu böyle zararsız değildi.

4 Kasım 1836’da Puşkin, içeriği evli bir erkek için oldukça hakaretli olan üç adet isimsiz mektup aldı. Mektupta bilinmeyen birisi Puşkin’in “Boynuzlular Cemiyetine” üye seçildiğini bildiriyordu. Aynı içerikli mektuplar başka birkaç kişiye daha gelmişti. Yazan kişi apaçık bir şekilde Puşkin’i herkese kötü tanıtmak istiyordu. Daha sonraları

(43)

1927 yılında Leningrad cinayet araştırma dairesinin uzmanları tarafından yapılan uzman incelemesinin sonuçlarına göre mektupların yazarı Knyaz Pyotr Vladimiroviç Dolgorukov olduğu bildirilmiştir. Ama birçok araştırmacı bu iddiaya halen şüpheyle bakmaktadır. Entrikaların kökeni, Rus ordusuna katılan sosyete şımarığı Jorj Dantes ve Rusya’daki Hollanda elçisi olan üvey babası Baron Gekkeren’e dayanıyordu. Dantes apaçık bir şekilde Puşkin’in karısı Natalya Nikolayevna’yı takip ediyordu. Kirli mektupla sabrı taşan Puşkin ertesi gün Dantes’e çağrı gönderdi.

Başta tartışma yatıştırılabildi. Olaya Baron Gekkeren müdahale etti. Puşkin’i düelloyu 24 saat ertelemeye sonra da iki hafta ertelemeye ikna etti. Bu sırada Dantes birdenbire Puşkin’in karısının ablası saray nedimesi Katerina Nikolayevna Gonçarova ile nişanlandı ve çok geçmeden evlendi. Böylece Puşkin ve onun katili akraba oldular. Bu durumda Puşkin düellodan vazgeçti. Ama Dantes ile arası düzelmemişti. Üstelik Dantes Natalya Nikolayevna’yı takip etmeye devam ediyordu. 26 Ocak 1837’de tamamen sabrı tükenen Puşkin düşmanına hakaretli bir mektup gönderdi. Dantes de Puşkin’e düello çağrısı gönderdi. Şahitler belirlendi. Dantes tarafından Peterburg’daki Fransız elçiliğinin ataşesi vikont D’arşiak, Puşkin tarafından da lise arkadaşı Yarbay Danzas seçildi. Puşkin için şahit seçimi biraz zor oldu. Düelloya katılanlar, kanunen cezalandırıldığı için Puşkin, arkadaşlarını bu işe katmak istemiyordu. Diğer taraftan arkadaşlarının düelloyu engellemek için her şeyi yapacaklarını biliyordu. Dantes ile birinci tartışmada Jukovski aynen böyle yapmıştı. Bunu Danzas da yapmaya çalıştı. Ama bir sonuç vermedi. Düello günü 27 Ocak 1837’de Jukovski’nin ifadesine göre; Puşkin sabah sekizde dinç olarak kalktı. Çaydan sonra epey yazı yazdı. Saat onbirde

Referanslar

Benzer Belgeler

Down sendromu, remisyonda lösemi, hipotiroidi, çölyak ve epilepsi nedenleri ile tedavi edilen ve düzenli izlenen, meme gelişimi olmadan vajinal kanama ile

1953 DNA’nın yapısının belirlenmesi ile modern genetik araştırmaların başlanması 1973 Bakteriyel genlerin genetik mühendisliği teknikleri ile kullanılmaya başlanması

Furthermore, for both urban and rural areas, while increases in per capita GDP decline the job-search intensity, increases in unemployment rate increase the job search

ğutucu gaz sıcaklığı, ısıt- ma akümülatörü, dijital gösterge, Intellegent To- uch Manager’la merkezi otomasyon ve esnek boru tasarımı gibi üstün

Bunun için de litograf, gravürcülük gibi sahalarda geniş çalışm alara ihtiyaç hasıl olacak ve san'at eserini çoğaltma imkânları temin edilecektir. -

Nedeni Bilinmeyen Ateş: Tüberküloz ve HIV Koinfeksiyonu Fever of Unknown Origin: Tuberculosis and HIV Coinfection.. Uğur Kostakoğlu , Enes Dalmanoğlu , İlknur Esen Yıldız ,

Karadeniz ve ark., (1995), Van yöresinde yetiştirilen standart ve mahalli (Bey, Eksi, Turş) elma çeşitleri ile standart armut çeşitlerinde hasat zamanında tespit edilen

vaki fincancılar hirfeti hulefalarından Aci İğa ve Artin ve Serkiz veled-i Akob ve Karabet veled-i Harik ve Kivork veled-i Apik ve Serkiz veled-i Simavn ve Karabet