• Sonuç bulunamadı

Yitirdiğimiz Muammer Karaca politik tiyatroyu ilk uygulayan yeri doldurulamayacak bir ustaydı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yitirdiğimiz Muammer Karaca politik tiyatroyu ilk uygulayan yeri doldurulamayacak bir ustaydı"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Muammer Karaca’nm yaşamının değişik dönemlerinden üç fotoğraf. Sanatçımızı 72 yaşında yitirdik

Yitirdiğimiz Muammer Karaca politik tiyatroyu

ilk uygulayan yeri doldurulamayacak bir ustaydı

MÜJDAT GEZEN

O’nu ilk “ Etnan Bey Duymasın” oyununda izle­ miştim. Şimdi oyundan ak­ lımda kalan yalnızca adı. Bu ad, Türk tiyatro tari­ hinde belki de ilk kez bir oyuna veriliyordu. “ Elbette öyle olacak, bu adda başka oyun yok ki” diyeceksiniz. Benim anlatmak istediğim o değil, bu oyunun adı, dev­ rin başbakanının adım taşı­ yordu. “ Etnan Bey” Adnan Menderes idi. Tiyatro se­ yircisi ilk politik oyunları Muammer Karaca’dan izle­ miştir.

Burada, K araca’ mn Türk tiyatrosuna neler getirdiği, neler götürdüğü konusundan çok, onun ti­ yatro anlayışı ve nasıl bir tiyatrocu olduğuna değine­ ceğiz.

1963 yılında Şehir Ti- yatrosu’ndan ayrılıp Münir özkul Tiyatrosu’na girdi­ ğimde, özkul, Muammer Karaca Tiyatrosu’nun 6 Oyunları’nda oynuyordu. Burada Muammer ağabey ile tanıştık.

— Geceleri de gel bende oyna, dedi.

— Çok isterim ama

0

Münir ağabey izin verir mi bilmem, dedim.

— Sen orasını bana bı­ rak, ben hallederim, dedi... Sen bu gece bizim oyunu seyret, yarın oynarsın.

— Nasıl yani? dedim. — Şu role dikkat et, o ar­ kadaş biraz rahatsız yarın sen oynarsın.

Kulisten izledim oyunu. Ama ben oynayacağım rolü izleyeceğime M uammer ağabeyi izlemişim. Görül­ müş şey değildi böylesi bir sahne sempatisi. Oyun bit­ ti.

— Hazır mısın? dedi. — Prova yapmayacak mıyız?

— Biz terzi miyiz? Yarın gece oynuyorsun.

Ertesi gece çıktık oyna­ dık karşılıklı. Daha doğrusu oynattı beni. Hiç yadırga­ madım. Konservatuvar öğ­ rencisi idim. Her şeyin bir kurak vardı bizim için ve ben bir önceki gece izledi­ ğim oyunda önemli bir rolü bir sonraki gece oynuyor­ dum, Muammer Karaca ile karşılıklı. Çünkü burada bugüne dek öğrendiğimiz kurallar değil. Karaca ku­ ralları geçerliydi. Ve şimdi

yıllar sonra büyük bir açık­ lıkla söylerim ki, kuralları konusunda Ulvi Uraz ho­ camdan ne öğrendim se, sahne rahatlığı konusunda da Muammer Karaca ho­ camdan bir o kadar şey öğ- renm işim dir. İk isi de yattıkça yaşasın...

Muammer Karaca, tiyat­ roculuğunun yanında özel adamdı. İki evliliğindeki iki eşi de çok sayıp sevdi­ ğim iki yakınım olduğun­ dan burada açıklıkla söyle­ yebilirim. O, çapkınlığında tiyatroculuğundan daha ünlü idi. Buna değinmemin nedeni, yazmazsam ustaya haksızlık etmiş olacağım. Çapkınlığından söz edil­ mesini isterdi. “ Çok iyi oynadmız bu gece” demek yerine, “ Çok çapkınsın Muammer abi” deyin, öv­ gülerin en büyüğünü yap­ mış olurdunuz ona. Böyley-

d i . . .

M u a m m e r K a r a c a Türk tiyatrosuna ne getirmiş ne vermiştir? Şunu öncelikle belirtmek gerekir ki politik tiyatro anlayışı ilk kez Muammer Karaca ile başlam ıştır. Burada d e­

ğinilmesi gereken bir nokta var. Mizahla, hicivle, ko­ mediyle uğraşanlar genel­ likle -hatta kesinlikle- yöne­ time çatmışlar, onu alaya almışlardır. Zaten mizah başka türlü ortaya çıkmaz. Oysa Muammer Karaca, devrinin yöneticilerine ya­ kınlığı ile tanınırdı. Oyun­ larında daha çok yöresel,be­ lediye sorunlarına değinir, olayların özüıie pek inmezdi. “ Etnan Bey Duy­ masın” , “ Demirel’e Söyle­ rim” gibi oyunlarında, bu kişilerin yergisinden çok onların reklamı yapılırdı. Dostlarıydı her ikisi de Karaca’ mn. Günlük ve ak­ tüel olayları o gece sahneye getirirdi. Sahnede son derece rahattı. Seyirciyle konuştuğu olurdu. Oyuncu arkadaşlarıyla sahnede şa­ kalaşmayı severdi. Bu işini ciddiye almadığından değil oyun arkadaşlarına sahne rahatlığı getirm ek iste ­ ğinde ndi. Sevmediği rolü bir süre sonra bırakır, oyunu sahneden kaldırırdı, bu arada Beliğ Selönü adını anmadan geçemeyeceğim. Selönü, Karaca'nm tüm oyunlardaki rollerine diya­ log yazardı. Oyun sahneye

(2)

konulurken Muammer ağa­ beyin rolü Beliğ ağabeye gider, o, bu rolü Muammer ağabeye göre yazar getirir­ di. Zaten provalara herke:: ten sonra katılırdı. En sev mediği şeydi uzun süre prova yapmak. Tuluata bu denli yatkın aktör hiç iz­ lemedim diyebilirim. Her gece akla gelmeyecek laflar eklerdi oyuna, ö z e llik le güncel esprileri katmakta usta idi. Oyununu seyirci­ ye göre oynardı. Eğer o gece izleyenler pek gülmü­ yorsa kızar, oyunu kısa ke­ serdi. Yarım saat önce biten oyunlarımızı anımsıyorum.

Son derece titiz ve temiz­ di sahnede. En ufak bir hoşgörüsü yoktu pasaklılı­ ğa... Bir gün bir arkadaşı­ mız -konservatuar öğren­ cisi- sakal bırakmış. Muam­ mer ağabey bunu gördü:

—O ne öyle orandaki kıl­ lar? dedi.

— Sakal efendim. — Neden bıraktın? —Rol gereği.

—Yok yahu, demek rol gereği... Öyleyse topal rolü oynaman gerekse bacağını kıracaksın, ö y le şey olmaz. Tiyatro, “ Gibi” dir. Eğer pis bir dilenciyi oynuyorsan bile, önce traşını olacaksm, yüzünü gözünü yıkayacak­ sın, sonra makyajla kirlenip dilenci olacaksın.

Bir gün, “ Lahmacun Cumhuriyeti” diye bir oyun oynuyoruz. Oyunda paşalar var -şim di hepsi rahmetli oldu ya-, O gece Tevhit Bilge kulise geldi.

— A m a n T e v h i t ağabey, dedik, haydi bu gece paşalardan birine sen çık, Muammer ağabeyi bi­ raz güldürelim.

Çıktı Tevhit ağabey sah­ neye. Muammer ağabey başkasını beklerken onunla karşılaşınca önce biraz şa­ şırdı. Hemen kendini topar­ ladı ve:

— Ulan bu bizim Tev­ hit Bilge değil mi be? Vah vaaah... Tiyatroda iş bu­ lamayınca Lahmacun C u mh u r i y e t i n d e Paş a olmuş, dedi.

Böyleşine epik bir tiyatro

olayını ilk kez duyuyordum. “ Prenses Hazretleri" oyununda Arzmiyaz hanım rolünde

‘X^ibali Karakolu''nda

Büyük bir alkış koptu. Mu­ ammer ağabey, Tevhit

ağabeyi eliyle gösterdi, ha­ ni “ alkışlarınız Tevhit i- çindir" gibilerden...

Evet, epik tiyatro kavra­ mını -ama bilinçli ama bi­ linçsiz- onda tüm detayları ile bulabilirdiniz. Rolünün yam başında olmayı çok iyi

(Devamı 33. sayfada)

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Aziz Nesin her zaman her durumda sürekli yazar­ dı ve yazı hayatının büyük kısmında yaratıcılığının matbaaların ve bas­ kı makinalarmm hareketine

manevi simasını bu kadar çabuk değiştirmesini kabul bir az güç olduğu gibi, kadına şuh ve pürneşe kesildikten sonra aşık olan bir erkeğe onun

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha

Hatır için gittiği maçlara ilişkin yazılarda sporun sınıf bilincini yok ettiğine dair satır aralannda ince eleştirileri dikkat çekiyor.. - Orhan Karaveli ise,

To contribute to the literature, we present a case of a patient with a pyogenic granuloma located on the middle turbinate, who pre- sented with nasal obstruction and epistaxis..

Kraniyal araknoid kistler daha çok orta fosa yerleşimi göstermekte ve klinik olarak baş ağrısı, bulantı, kusma, apati, karşı tarafta güçsüzlük, baş çevresi büyüklüğü,

Bu araştırma, öğrencilerin sosyotropik-otonom kişilik özellikleriyle gi- rişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini,

Paris'te dokuz yıl kalmasına, oradaki formel eğitimin yanında gördüğü mimarlık ürünlerinden pek çok etkilenmesine rağmen Türkiye'de bunların som taklitlerini