8.SINIF LGS TÜRKÇE DENEME SINAVI VE CEVAP ANAHTARI (23)

57  11  Download (0)

Tam metin

(1)

Hede

%

1

f

Türkçe

8

Hedefi Yüksek Olan Öğrenciler İçin...

En İyi Okullar İçin

%1

Mahmut ÖZTÜRK

Dikkat Çıkabilir !

Sınıf

0850 800 32 14

www.e-mutlu.com

Akıllı Tahta Uygulamasını “e-mutlu.com” dan İndirebilirsiniz

Yakuplu Mah. 228. Sk. Ata İş Merkezi Nu.: 14 Kat: 2 Beylikdüzü / İSTANBUL

Sınıf

8

Ortaokul

Türkçe Hedef %1

% 100 MEB Soru Tarzında,

Grafik ve Tablo Yorumlama,

Mantık ve Muhakeme,

Eleştirel Analitik Düşünme,

Birden Fazla Kazanımı Ölçen Sorular,

Yeni Sınav Sistemine Göre

Hedef %1

9 7 8 6 0 5 7 9 1 1 3 8 4

(2)

Her hakkı ©Mutlu Yayıncılık’a aittir.

Kısmen de olsa alıntı yapılamaz. Metin, soru,

şekil ve grafikler, ELEKTRONİK, mekanik,

FOTOKOPİ ya da herhangi bir kayıt sistemiyle

çoğaltılamaz, yayımlanamaz.

Editör

Abdulkadir İNAN

Yayın Yönetmeni

Nebi NEMUTLU

Yazar

Mahmut ÖZTÜRK

İçerik Düzeltme

Burcu ARABACI

Dizgi Grafik Tasarımı

Yasemin IŞIK

Mutlu Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti.

www.e-mutlu.com

Yayıncı Sertifika No.

10628

WPC Matbaacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Osmangazi Mah. Mehmet Kopuz Sk.

No.: 17/1 Kıraç - Esenyurt

İSTANBUL

Matbaa Sertifika No.

35428

(3)

ÝSTÝKLÂL MARÞI

Korkma, sönmez bu þafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yýldýzýdýr, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayým, çehreni ey nazlý hilâl ! Kahraman ýrkýma bir gül ! Ne bu þiddet, bu celâl ? Sana olmaz dökülen kanlarýmýz sonra helâl... Hakkýdýr, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl !

Ben ezelden beridir hür yaþadým, hür yaþarým. Hangi çýlgýn bana zincir vuracakmýþ? Þaþarým ! Kükremiþ sel gibiyim, bendimi çiðner, aþarým. Yýrtarým daðlarý, enginlere sýðmam, taþarým.

Garbýn âfâkýný sarmýþsa çelik zýrhlý duvar, Benim iman dolu göðsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma ! Nasýl böyle bir imaný boðar, "Medeniyet !" dediðin tek diþi kalmýþ canavar ?

Arkadaþ ! Yurduma alçaklarý uðratma, sakýn. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsýzca akýn. Doðacaktýr sana va'dettiði günler Hakk'ýn... Kim bilir, belki yarýn, belki yarýndan da yakýn.

Bastýðýn yerleri "toprak !" diyerek geçme, taný : Düþün altýndaki binlerce kefensiz yataný. Sen þehit oðlusun, incitme, yazýktýr, ataný: Verme, dünyalarý alsan da, bu cennet vataný.

Kim bu cennet vatanýn uðruna olmaz ki fedâ ? Þühedâ, fýþkýracak, topraðý sýksan, þühedâ ! Câný, cânâný, bütün varýmý alsýn da Huda, Etmesin tek vatanýmdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, ilâhi, þudur ancak emeli : Deðmesin mabedimin göðsüne nâmahrem eli. Bu ezanlar-ki þahadetleri dinin

temeli-Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taþým, Her cerîhamdan, ilâhi, boþanýp kanlý yaþým, Fýþkýrýr ruh-ý mücerred gibi yerden na'þým; O zaman yükselerek arþa deðer belki baþým.

Dalgalan sen de þafaklar gibi ey þanlý hilâl ! Olsun artýk dökülen kanlarýmýn hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ýrkýma yok izmihlâl : Hakkýdýr, hür yaþamýþ, bayraðýmýn hürriyet; Hakkýdýr, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl !

(4)

Test 1...5

Test 2 ... 7

• Söz Sanatları

Test 3 ...9

• Cümlede Anlam

Test 4 ... 11

Test 5 ...13

• Parçada Anlam

Test 6 ...15

Test 7 ...17

• Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi

Geliştirme Yolları

Test 8 ...19

• Metin Türleri

Test 9 ...21

• Eylemsiler

Test 10 ...23

• Cümle Türleri

Test 11 ...25

• Anlatım Bozuklukları

Test 12 ...27

Test 13 ...29

• Noktalama İşaretleri

Test 14 ...31

• Yazım Kuralları

Test 15 ...33

• Görsel Okuma

Test 16 ...35

Test 17...37

• Karma Test

Test 18 ...39

Test 19 ...41

Test 20...43

Test 21 ...45

Test 22...47

Test 23...49

Test 24...51

Test 25...53

Yanıt Anahtarı

...55

(5)

Sevgili Öğrenciler,

Yeni sınav sistemi, okuma, anlama, sayısal mantık, sayısal muhakeme, tablo okuma, tablo yorumlama, şekil okuma, şekil yorumlama gibi becerileri ölçen ÜST DÜZEY SORU-LARDAN oluşmaktadır.

Elinizdeki bu kitap hedefi en iyi okullar olan siz öğrencilerin, üst düzey becerilerini daha da geliştirmek amacı ile hazırlanmıştır.

Hedef %1 serisi

kitaplarımız sizleri yu-karıya doğru taşıyacaktır.

Sizlere düşen düzenli çalışmak ve kendinize sonuna kadar güvenmek. Her daim her şey gönlünüzce olsun. Başarılar.

Değerli Öğretmenler,

Kitabımızın hazırlık aşamasında “Yeni Sistem”deki son değişiklikler dikkate alınarak her soru özenle seçilmiştir.Hedef %1 Kitap Serisinin amacı en iyi okulları hedefleyen öğ-renci ve öğretmenlerimize katkı sağlamak, farklı tarzda özenle seçilmiş soruları sunmaktır.

(6)

Söz ve Sözcük Gruplarında Anlam

1.

2.

3.

“Durmak” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde numaralanmış anlamlarından herhangi biriyle kullanılmamıştır?

A) Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor. B) Geçen hafta kapalı pazarda aldığımız duvar saati durmuş. C) Akşam saatlerinde başlayan yağmur sabaha karşı durdu. D) Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim?

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “deneyim”i anlatan bir söz kullanılmamıştır?

A) Eski kurtlardan bir öğretmen kadrosu oluşturan dershane bu seneye damgasına vuracak. B) Bu sene üniversite sınavına bir daha hazırlanıyor, artık sütten ağzı yandı, iyi çalışıyor. C) Kılı kırk yaran bir çalışma içinde olduğundan hiçbir akşam dışarı çıkamazdı.

D) Öğretmenler bir nevi insan sarrafıdırlar, hemen anlayıverirler kişilerin hallerini.

Öldürülme tehlikesi karşısında Julius Caesar’ın tuttuğu yol bence tutulacak yolların en güzeliydi. Önce hoşgörürlük ve tatlılıkla düşmanlarına kendini sevdirmeye çalıştı; hazırlanan suikastları öğ-renip bunlardan haberli olduğunu ulu orta söylemekle yetindi ve pek soyluca bir soğukkanlılıkla, korkmadan, ortalığı telaşa vermeden oluruna bıraktı işi, kendimi Tanrılara ve talihe emanet ederek. Öldürüldüğü zaman böyle bir halde olduğu sugötürmez çünkü.

Bu metinde altı çizili söz gruplarının anlamı sırasıyla hangisinde doğru verilmiştir?

A) Planlı konuşmak – Kesin, net

B) Çekinmeksizin konuşmak – Yoruma açık olmayan C) Gelişigüzel konuşmak – Kapalı, anlamsız

D) Düşüncesizce konuşmak – Felakete sebep olmamak

1

İşlemez olmak, çalışmamak.

I. II. Dinmek, kesilmek. III. Varlığını

(7)

1

4.

5. 6.

Eserleri kendi okuma evrenimiz içinde okuyup kendi dünyamıza almak ona hak ettiği değeri vermek gerekir. Bazı yazarlar okumasak da okusak da bizim için değerli ya da değildir yargısına varmak yanlıştır, onları okuyup kendi fikirlerimizi oluşturmalıyız. Bir yazar hakkında fikir sahibi olmak onun eserlerini su gibi içmekten geçer. Bunu yapmadan arkasından atıp tutmanın hiçbir anlamı yoktur.

Bu metinde altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Onu farklı dünyalardan incelemek

B) Eserlerinin tamamını okuyup içselleştirerek irdelemek C) Hayat açısından eserlere bakabilmek

D) Zihniyetini çözmek için zamanın ruhu ile değerlendirmek

Okula giderken her sabah radyoda çalan o türkü. Yine sınıfa girerken ağzımdaydı:

Ne güzel bir türküydü çıktığı zamanlarda da dillere pelesenk olmuştu.

Bu metinde altı çizili sözle anlatılmak is-tenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hep kulaklarda kalınan sözler B) Yerli yersiz tekrarlanan sözler C) Sözleri farkında olmadan karıştırmak D) Hakkında dedikodu yapılmak

Ben b�r den�z�m demed�m m� sana? Sen b�r balıksın demed�m m�?

Demed�m m� o kuru yerlere g�tme sakın. Sen�n duru den�z�n ben�m demed�m m�? Kuşlar g�b� tuzağa g�tme demed�m m�? Demed�m m� sen�n uçmanı sağlayan ben�m Sen�n kolun kanadın ben�m demed�m m�? Mevlana’nın bu dizelerindeki “demedim

mi?” ifadeleri aşağıdaki anlamlardan hangisini içermektedir? A) Onaylama B) Anımsatma C) Benzetme D) Açıklama

Söz ve Sözcük Gruplarında Anlam

Uzun �nce b�r yoldayım G�d�yorum gündüz gece B�lm�yorum ne haldey�m G�d�yorum gündüz gece…

(8)

Bu metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde verilenler getirilmeli-dir?

A) kıymet – umuduyla – kötülük B) değer – şartıyla – hayır C) şans – koşuluyla – sevgi D) ümit – gayesiyle – fenalık

Aşağıdaki metinlerin hangisinde altı çizili söz gurubuyla anlatılmak istenen metinlerin sonun-daki ayraç içinde yanlış verilmiştir?

A) Altemur Kılıç Bey’in söylediğine göre Türkçe sevdalısı bu Ermeni vatandaşımız bugünleri iyi ki görmedi. Artin Ayvazzyan artık yaşamıyor. Toprağı bol olsun. Türkçemizi onun kadar seven ler yetiştiremezsek, yarınlarımız aydınlık olmaz. Biz de hayıflanıp duruyoruz. “Batı Edebiyatı neden bizim edebiyatımızdan zengin, daha güzel, daha renkli?” diye diz dövüyoruz. (pişmanlık duymak)

B) “Eski siyasilerimiz, tecrübeli devlet adamlarımız, köşelerine çekilen eski bakanlarımız, bir manlar Türkiye’yi sevk ve idare eden ünlü kişilerimiz, unutulmayan siyasi liderlerimiz riyle, bilgileriyle, görgüleriyle genç siyasetçilerimize örnek olacak, yol gösterecek dünkü larımız…” gibi daha dikkatli, daha zarif cümleler kurabilirdik. Böyle yapmayarak bir dinozor sıyla ortaya çıkmak, Türkçemizi bir canavar ağzıyla konuşmak, bir dil ve terbiye depremiyle dırdığımızı gösteriyor. Bu bilgisizlik yüzünden birtakım kimseler kaş yapayım derken göz maktadırlar.(düzeltme yaparken bozmak)

C) O çarpık kelime yüzünden kitabın bir formasını çıkarıp attık; yenisi ve doğrusu bir kere daha bastırarak bir büyük bir anlatılmaz hatayı, bereket ki dal budak salmadan önlemiş olduk. çede bir kelimeden, bazen bir harfin düşmesi veya bir harfin ilavesi yüzünden yüzde yüz değişik manalar ortaya çıkıyor. (yayılıp, genişlemeden)

D) Ünlü bir yazar, bizlere fakirliği, hayatın zorluklarıyla mücadele etmeyi öğretmeye çalıştı. Daha doğrusu bize acı aşısı yaparak hayatta karşımıza çıkabileceklere önceden bağışıklık mızı sağladı. (konuların merkezine acıyı koymak)

1.

2.

2

Söz ve Sözcük Gruplarında Anlam

Yaptığı iyiliği başkaları duysun diye, kendisine daha fazla ... verilsin diye yapan, doğruluğu dillere dolaşmak ... doğru olan adamdan pek ... gelmez.

(9)

2

3.

4.

Gözü pekliğe, yiğitliğe gelince acılara, açlığa, ölüme karşı dayanmaya, yürek sağlamlığına, sözünün eri olamaya gelince, bunlardan yana bizim dünyamızın geçmişindeki en ünlü örnekleri onlarınkileri hiç de aşmadıklarını söylemekten çekinmem. Çünkü onları alt edenlerin nelerden yararlandıklarını düşünelim: Adamları kandırmak için ne kurnazlıklara ne dalaverelere başvurmuşlar! Sonra bu mil-letlerin haklı şaşkınlığı…

Aşağıdakilerden hangisi bu metinde altı çizili söz gruplarından herhangi birinin ifade ettiği değildir?

A) Gizli oyun B) Üstünlük sağlamak

C) Korkusuz D) Çok etkilenmek

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “dolu” sözcüğü karşısında verilen anlama uygun kullanıl-mamıştır?

Cümle Anlam

A) Zeytinyağı dolu bir şişe ile köşebaşından çıktı, babam. İçi boş olmayan, pür B) Bizim dağlarımız papatya dolu keklik doludur. Bir yerde sayıca çok C) Haftaya salıya kadar bütün otobüslerimiz dolu. Boş vakti olmayan, meşgul D) Bu tüfekler doludur, dikkat edin. İçinde atılacak mermisi bulunan

5. • Göz atmak 6.

• Göz değmek

• Gözden çıkarmak

• Gözden ırak tutmak

Aşağıdakilerden hangisi, verilen deyim-lerden birinin açıklaması değildir?

A) Ortadan çekilmek veya görünmez olmak B) Kısa bir süre bakıvermek

C) Görmek istememek

D) Maddi veya manevi varlığın elden rılmasını kabul etmek

Dert ile doldu içim, yâre bir mektup yazasım var amma. Yazamadım, baktım kalemin ucu eğri, güvenemedim mürekkep kara yüzlü sır verilmez. Kâğıt ise ikiyüzlü önü var arkası var.

Bu cümle grubunda altı çizili sözler için aşağıdaki kelimelerden herhangi biri kul-lanılamaz? A) Riyakâr B) Sevgili C) Yanlış biçimde D) Sulu, lekeli

Söz ve Sözcük Gruplarında Anlam

(10)

A) B)

B) C)

Güneş, Dünya ve Ay hakkında neler biliyoruz?

Uzun, ince bir yoldayım.

Bana çeçe sineği derler. İnsanlarda uyku has-talığına neden olan mikrobu taşırım.

Güneş çıkınca bana ne olur acaba?

1.

2.

• Tüm dizelerin hece sayıları eşittir.

• Bütün dize sonlarında ses benzerliği vardır.

• Benzetme sanatı kullanılmıştır.

Bu özelliklere sahip dörtlük aşağıdakilerden hangisidir?

Kişileştirme, insana ait özelliklerin, insan olmayan varlıklara mal edilmesiyle gerçekleştirilen mecazlı anlatım özeliğidir, konuşturma ise insan olmayan varlıkların herhangi bir ses veya kelime sarf etmesi olarak açıklanır.

Buna göre aşağıdakilerin hangisinde diğerlerinden farklı bir söz sanatı kullanılmıştır?

A) Saçının telleri göğsünde perişan yaraşır

Öyle sümbüllere bir böyle gülistan yaraşır Tac olur Ay’la Güneş alnına her an yaraşır Gönlümün tahtına bir sen gibi sultan yaraşır

B) Yürüyordum, ağlıyordu ırmaklar

Yürüyordum, düşünüyordu yapraklar Yürüyordum, sararmıştı yaylalar Yürüyordum, ekilmişti tarlalar

C) Her kim bu halk için yazar, halkın olur;

Aydınlatabildiyse eğer, aydın olur. Muhtaç değildir eli, altın kaleme Kullandığı her kalem onun, altın olur

D) Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım

Şiirlerim rüzgârdır uzak dağlardan esen Durgun sular gibi azalacağım

Bir gün birdenbire çıkıp gelmesen

(11)

3.

4.

5.

Aşağıda bazı söz sanatlarının tanımları verilmiştir.

• Anlatımı güçlendirmek maksadıyla aralarında ortak nitelik bulunan iki varlık ya da kavramdan, ortak nitelik yönünden güçlü olandan zayıf olana aktarma yapılmasına benzetme adı verilir.

• İnsana ait özelliklerin insan olmayan varlıklara mal edilmesiyle gerçekleştirilen mecazlı anlatım özelliğine kişileştirme denir.

• İki karşıt düşüncenin bir arada söylenmesine tezat sanatı adı verilir.

Aşağıdaki dörtlüklerin hangisinde bu söz sanatlarından herhangi birine yer verilmemiştir?

Her sabah �lk ışıklar gözler�m� oyardı Uyanan taş duvarlar �n�lt�m� duyardı

Aşağıdaki dizelerin hangisinde bu dizelerdeki söz sanatına yer verilmemiştir?

Her üç saatte bir çiçeklerini sulayan Ayşe Hanım’a kaktüslerin sulanmayacağını anlatmaya çalışan 8. Sınıf öğrencisi oğlu İbrahim şöyle bir yöntem izlemiştir:

Öğrenci, annesine vermek istediği düşünceyi hangi söz sanatından yararlanarak anlatmıştır?

A) Benzetme B) Kişileştirme C) Konuşturma D) Tezat

Söz Sanatları

3

A) Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar Ne de şeytan bir günahı Seni beklediğim kadar

B) Yürü gölgen seni uğurlamakta

Küçülüp küçülüp kaybol ırakta Yolu tam dönerken arkana bak da Köşede bir lahza kalıver gitsin

A) Ruhum b�r heykel g�b� düşüp parçalanırdı

Bu sesler� duyanlar gülüyorum sanırdı

B) Yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider, Gözyaşları içinde seneler yürür gider C) Ümidim yılların seline düştü

Saçının en titrek teline düştü Kuru yaprak gibi eline düştü İstersen rüzgâra salıver gitsin

D) Bir yer var, biliyorum

Her şeyi söylemek mümkün Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum Anlatamıyorum

C) Sen aklıma gel�nce her şey gülümserd�

Ağaçlar şarkı söyler, rüzgâr tatlı eserd�.

D) Öyle günler gördüm k�, duvarlar gel�r d�le

(12)

Cümlede Anlam

1.

2.

3.

Buna göre aşağıdakilerin hangisinde ön yargılı bir tutumdan söz edilemez?

A) Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. B) Bu telefon markası artık bir daha böyle satışlar yapamaz. C) Havlayan köpek ısırmaz, derler büyüklerimiz.

D) Eline aldığı bir bardak soğuk suyu kana kana içti.

Bu cümleyi dile getiren kişi için aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenir?

A) Anadolu’da ilk gezdiği yer Uşak’tır.

B) Maceracı sadece Anadolu coğrafyasını tanımaktadır.

C) Kasaba kasaba dolaştığı şehirler içinde özlem duyduğu sadece Uşak’tır. D) Uşak’a bir kez daha gitmek istemektedir.

Bu açıklamaya göre aşağıdaki medya metinlerinin hangisinde öznel bir anlatıma başvurul-muştur?

A) Türk edebiyatı sanatçılarında Cahit Zarifoğlu, vefatının 32. yılında İstanbul Küplüce daki kabri başında dualarla anıldı.

B) Şiirleriyle gönüllerde yer edinen şair Abdurrahim Karakoç’un vefatının üzerinden yedi yıl geçti. C) Türkiye’deki sinema salonlarında bu hafta 1’i yerli 4 film vizyona girecek.

D) ABD’li robot şirketi Baston Dynamics’in “Spotmini” adını verdiği robot köpeğin seri üretimine başlanacağı ve yılsonuna kadar satışa sunulacağı açıklandı.

4

Ön yargı, kişinin bir kimse veya bir şeyle ilgili peşinen varsaydığı olum-lu ve oolum-lumsuz tutumların tümüdür.

Anadolu’yu kasaba kasaba dolaşmış bir maceracı olarak Uşak’ı her zaman özlerim.

Öznel anlatım, kişisel görüşler içerir. Nesnel anlatım ise kişisel görüş-lerden uzak, kanıtlanabilir yargılarla oluşturulur.

(13)

Cümlede Anlam

4

4.

5.

Aşağıdaki özdeyişlerin hangisi, cümle döngüsünde yer alan ifadelerden herhangi biri anlam-ca ilişkilendirilemez?

A) Risk almak için yeterince cesur olmayan, hayatta hiçbir şey başaramaz. (Muhammet Ali) B) Yaptığın işte sabırlı olursan her ne iş yaparsan yap tamamlarsın. (Lao Tzu)

C) Korku selini engellemek için cesaret hendekleri kazmalıyız. (Martin Luther) D) Doğruyu görüp de yapmamak korkaklıktır. (Konfüçyüs)

Türk edebiyatı tarihinin unutulmaz isimle-rinden merhum Prof. Dr. Fuat Köprülü’nün önemli bir tespiti var. Prof. Köprülü diyor ki: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözü-ne Dede Korkut’u da öbür gözügözü-ne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” Dede Korku bütün Türk dünyasının âdeta kutup yıldızı… Kazak Türkleri, Dede Korkut’un Kazakistan topraklarında yaşadığı iddia ediyorlar: Kır-gızlar, Özbekler, Türkmenler Dede Korkut’u kendilerinden biliyorlar.

Bu metnin altı çizili cümlelerinde sırasıy-la aşağıdakilerden hangisini ansırasıy-latılmış- anlatılmış-tır?

A) önemi büyük, kapsamlı – yön belirteci B) yararı olan, fazla – kuzeyde yazılan C) önem sahibi, ihtisaslı – merkezinde yer alan

D) ihtişamlı, görkemli – sırlarla dolu, ayrıntılı

6. Ama bu noktaya bir günde varmadık. Önce güzel Türkçemizi zenginleştirmek için ke-limelerimizin üççeyreğini çöpe attık. Sonra kalan çeyreğini de anlaşılmaması için bü-tün kavramları bir kaseye doldurup hepsine her manayı yakıştırdık. Bugün artık tasallut, taarruz, hücum, suikast, akın, atak, baskın, müsademe, mübareze vesaire hep uzaklar-da kaldı. Yerine hepsi için ne geldi? Saldırı. Herkes herkese saldırıyor ve bu pilav daha çok su kaldırıyor.

Bu metindeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her sonucun başka bir nedene götürece-ği anlatmak

B) Zahmetli işlerin faydalı olduğu anlatmak C) Bir işin hemen sonuçlanamayacağını

anlatmak

D) Gayret ve emeğin değerli olduğu

anlat-Daha az izle, daha fazla yap. Daha az yargıla, daha fazla kabul et. Daha az kork, daha fazla dene.

(14)

Cümlede Anlam

1.

Bu dörtlüğün hangi dizelerinde koşul an-lamı taşıyan ifadelere yer verilmemiştir?

A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) II ve IV

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde

“hayıf-lanma”yı anlatan bir söz kullanılmıştır?

A) Adamın adı çıkacağına canı çıksın. B) Her horoz kendi çöplüğünde ötsün. C) Kendim ettim kendim buldum. D) Maşa varken elini ateşe sokma.

5

Zulmün topu var, gülles� var kal’ası varsa Hakk’ın bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır. Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa Sönmez, ebed� b�r gecen�n gündüzü vardır

3.

Elazığ’ın Ağın ilçesindeki halk arasında “kup” adı verilen ve meteor düşmesi sonucu oluştuğuna inanı-lan devasa çukurda araştırma yapılacak.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede sözü edilen çukurla ilgili kesin olarak söylenir?

A) Gök cisimlerinin düşmesi sonucu açılmıştır.

B) Dünya dışından varlıklar tarafından oluşturulmuştur. C) Elazığ şehri sınırları içinde yer almaktadır.

(15)

5

4. Bir düşünceyi, bir duyguyu bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından

söy-lendiği bilinen özlü sözlere özdeyiş bir diğer adıyla vecize adı verilir.

Aşağıdaki özdeyişlerin hangisinde “vefasızlık” anlatılmıştır?

A) Bana eski günler lazım, bir de şimdiki aklım. (Bilge Karasu)

B) Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünür ama kimse kendini değiştirmeyi düşünmez. (Tolstoy) C) Havalar soğuyunca insan, gölge veren ağaçları unutur. (Dostoyevski)

D) Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın. (Oğuz Atay)

5.

Bu parçanın altı çizili dizeleri için hangisi ortak kabul edilir?

A) Ön yargı anlamı taşıması B) Benzetme anlamı taşıması C) Eleştiri anlamı taşıması D) Koşul anlamı taşıması

Sank� b�llur b�r pınar

Kahvereng� gözler�n Ruhuma neşe sunar Kahvereng� gözler�n

Rüzgârlar kadar ser�n

Ufuklar kadar der�n

Sen�n en güzel yer�n Kahvereng� gözler�n

Mehtapta benzer aya Bakarım doya doya

Sank� tatlı b�r rüya

Kahvereng� gözler�n

İlhan Geçer

6. Cümlede açık olarak söylenmediği halde cümlenin anlamından veya cümledeki bazı ifadelerden çıkarılabilen anlama örtülü anlam denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde örtülü anlam yoktur?

A) Telefonun yalnızca arka kamerasında sorun var. B) Evde bir televizyon bir de bulaşık makinesi varmış.

C) Okulun açtığı destekleme kurslarına öğretmenlerin de ilgisi kalmadı. D) Türkiye, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan bir köprüdür.

(16)

1.

2.

Kendimi kaptırmamaya çalıştığım çocukça, yakışıksız bir huyum vardır: Dertlerimizle dostlarımızı acındırmak, kendimize vah vah dedirtmek. Başımıza gelenleri büyütür, şişirir, karşımızdakini ağ-latmak isteriz neredeyse. Başkalarını kendi dertleri karşısında soğukkanlı gördük mü överiz ama soğukkanlılığı bizim dertlerimize karşı gösterdiler mi darılır, kızarız. Dertlerimizi anlamaları yetmez, yanıp yakılmaları isteriz. Oysaki ... kendine yok yere acındıran değil gerçekten dertli olunca acın-mayı hak eder. Durmadan vahlanılmaz olur. Kendini canlı iken ölü göstereni ölü iken canlı görebilir herkes.

Bu metinde boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmeli-dir?

A) İnsan mutluluğu paylaştıkça artar, üzüntüsü paylaştıkça azalır. B) İnsan sevincini büyülterek anlatmalı, üzüntülerini kısaltarak. C) İnsan üzüntülerini anlatarak içini ferahlatır.

D) İnsan dertleriyle başkalarını üzmekten öte gidemez.

Kendi kanatlarıyla uçmanın en büyük ödülü, kimseye muhtaç olmadan, özgür, özgün ve önem ve-rilen biri olarak yaşayabilmektir. Kendi kanatlarıyla uçabilenlerden olduğunu bilmek, başlı başına bir ödüldür. Kimseye yük olmadan kendi başına kendini taşıyabilmek bir onur ve mutluluk nedendir. Başkasının eline bakmadan, kimseye onursuzluk derecesinde katlanmadan çaresizlik içinde sızlan-madan kendi istediği yoldan, içinden geldiği kadar yürümekten güzel ne olabilir ki?

Bu metin aşağıdaki sorulardan hangisine cevap vermek amacıyla yazılmıştır?

A) Onurlu yaşamanın yolları nelerdir?

B) İnsanların tek başına çalışmaları ne anlama gelir? C) Kendi kanatlarıyla uçmanın en büyük ödülü nedir? D) Kendi kanatlarıyla uçmak ne demektir?

Parçada Anlam

(17)

6

3.

4.

Adını Orhan Veli, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet’in 1941’de yayınladıkları ortak bir şiir kitabından alır. Hem ideolojik-politik şiir anlayışına hem de kendinden öncekilerin şiirine bir tepki olarak doğmuş-tur. Birinci Yeni akımı olarak da bilinen Garipçiler, her ne kadar tüm kalıplara karşı olsalar da Halk edebiyatından etkilenmişlerdir. Sokağa yönelip günlük dille sıradan insanlar hakkında şiirler oluştur-muşlardır. Hiç kuşku yok ki bunun ortaya çıkmasında yaşanılan dönemin özellikleri rol oynamıştır. Bu şairler, ölçü ve kafiye başta olmak üzere şekille bağlarını koparmış, söz sanatlarından kurtularak basitliğe, insanlığa, yaşama sevincine yönelmiştir.

Aşağıdaki dizelerden hangisi bu metinde bahsedilen şiir anlayışını örneklendirmez?

A) İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Kuşlar geçiyor, derken;

Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda,

B) Her şey birdenbire oldu.

Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire

C) Askerin bir ucu göründü Van’dan

Kılıcın kabzası görünmez kandan Bağdat içinde tozdan dumandan Toz duman içinde kaldı Genç Osman

D) Kasımpaşa kıyıları tersane

Bir kız sevdim alimallah bir tane Her dem sevdalıya kız mı bahane Top çiçeğim, deste gülüm

Aşağıdakilerden hangisi bu metinlerin ortak özelliklerinden biridir?

A) Düşünceyi geliştirme yollarından tanık gösterme kullanılmıştır. B) Çoğunlukla kurallı cümlelerle birlikte ikilemelere yer verilmiştir. C) Aynı konu farklı bakış açılarından ele alınmıştır.

D) Kişisel görüş ve düşünceler kendi kendine konuşurcasına ele alınmıştır. Birinci Metin

İyi iken de hasta iken de canımın istediğini yapmışımdır her zaman. İçimden gelen isteklere büyük bir güvenim vardır. Acıyı acıyla gidermeyi sevmem. Hele insanı hastalıktan daha fazla rahatsız eden ilaçlardan nefret ederim. Karnınız ağrıyor diye kendinizi istiridye yemek keyfinden yoksun ettiniz mi, derdiniz birken iki olmuş demektir. Hastalıktan çektiğiniz yetmiyormuş gibi bir de perhiz-den çekersiniz. İlaçlarla nasıl olsa aldanıyoruz madem bari ağzımızın tadıyla aldanalım. Herkes bunun tersini yapıyor. Kendine zor gelen ne varsa fayda onda görüyor.

İkinci Metin

İnsanların davranışları üzerinde fikir yürütmek isteyenler bu davranışları birbirine uydurmakta, hepsini bir kalıba sokmakta çektikleri zorluğu hiçbir yerde çekmezler çünkü bu davranışlar çok zaman birbirine aykırıdır ki insanın aynı tezgâhtan bu kadar çeşitli kumaş çıkması insana imkânsız gelir. Acımasızlığın sembolü olan Neron’a, sarayın geleneği üzerine bir idam fermanını imzalatma-ya getirmişler. Bir insanı ölüme göndermek Neron’un yüreğini imzalatma-yakmış ki “Keşke hiç imzalatma-yazı imzalatma-yazmasını bilmeseydim.” demiş. Gelin de bunu açıklayın.

(18)

1.

2.

Bir mağazadan ayakkabı alan Ayşe’nin ayakkabı kutusundan aşağıda verilen Ayakkabı Kullanım ve Bakım Kılavuzu çıkmıştır.

AYAKKABI KULLANIM VE BAKIM KILAVUZU

• Ayakkabınızı almadan önce mutlaka her iki tekini de birlikte deneyiniz ve ayağınıza uygun numarayı almaya dikkat ediniz.

• Ayakkabınızı yapısına ve kullanım amacı-na uygun koşullarda giymeye dikkat edi-niz.

• Ayakkabınız ayağınıza uygun ölçüde ol-madığı takdirde vurma yapabilir. Bolluk, erken deformasyon ve astar yırtılması gibi sorunlara yol açabilir.

• Ayakkabı kullanım talimatında aksi bir bil-gi bulunmadığı sürece çamaşır makine-sinde ve elde yıkanmamalıdır. Ayakkabı-larınızı çamaşır suyu ve benzeri ürünlerle silmeyiniz.

• Kullanım rahatlığı sağlamak amacıyla as-tar kullanılmayan deri ayakkabılarda, cilt sağlığınızı bozacak kimyasallar kullanıl-madığından dolayı ürünün deri rengi ço-rap ve ayağınıza çıkabilir.

• Ayakkabı kullanımında çekecek kullanı-nız. Bağcıklı ayakkabı kullanımında ürünü giyerken ve çıkarırken bağcıkların çözül-mesine, ayakkabı bağcıklarının gevşetile-rek çıkarılmasına dikkat ediniz.

• Ayakkabı üzerinde veya kullanım bilgisin-de su geçirmez ibaresi bulunmayan ürün-ler su ile temasında su geçirebilir. Bunun için yağışlı hava koşullarında altı lastik veya kauçuk ayakkabıların kullanılması gerekir.

Buna göre Ayakkabı Bakım Kılavuzu adlı metinden hangisi çıkarılamaz?

A) Ayak ölçülerimizi bilerek ayakkabı almalıyız.

B) Ayakkabı almadan önce iki teki de mutlaka denemeliyiz.

C) Ayakkabıları silerken ayakkabıyı tahriş edici kimyasallardan uzak durmalıyız.

D) Astarlı ayakkabılarda sentetik kullanıldığından bu tip ayakkabılarımızı havalandırmalıyız.

(I) Savaşın bir döneminde bir hayli hırpalanmış, yara bere içinde kalmış askerleri ertesi gün yeniden düşman üstüne yürütebilir, ama içlerine korku düşmüş askerleri önlerine bile baktıramazsınız. (II) Oysa fakirler, haydutlar, köleler çoğu zaman daha keyifli yaşarlar. (III) Korkudan kendilerini asan, boğulan, uçurumdan atlayan nice insanlar da gösteriyor ki bize korku ölümden daha amansız, daha dayanılmaz bir beladır. (IV) Eski Yunanlıların bildiği bir başka çeşit korku varmış.

Bu metinde düşüncenin akışına göre numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra “Mallarını

yitirmek, sürülmek, köle olmak korkusuna kapılanlar, yemelerinden, içmelerinden uykularından olup sürekli bir telaş içinde yaşarlar.” getirilmelidir?

A) I. B) II. C) lll. D) lV.

Parçada Anlam

(19)

Parçada Anlam

7

3.

4. 5.

İşte onun için hayatımızın bütün eylemleri bu son mihenk taşın-da denenmelidir. Başlıca gündür o, bütün öteki günleri yargılayan gündür. Bütün geçmiş yılların hesabı o gün verilmeli, der eskiler-den biri. Ben de çalışmalarımın meyvesini eskiler-denemeyi ölüme bıra-kıyorum. O zaman görürüz düşüncelerimin ağzımdan mı, yüre-ğimden mi çıktığını.

Bu sözleri söyleyen yazar için,

hangisi söylenebilir?

A) Yalnız II B) I ve II C) II ve III D) I - II ve III

Öyle b�r hayat yaşadım k�

Cennet� de gördüm, cehennem� de Öyle b�r aşk yaşadım k�

Tutkuyu da gördüm, pes etmey� de Bazıları seyrederken hayatı en önden Kend�me b�r sahne buldum, oynadım. Öyle b�r rol verm�şler k�

Okudum, okudum, anlamadım.

Bu dizelerin şairin ruh hali ile ilgili hangi-si söylenebilir?

A) Umutlu B) Girişken C) Hüzünlü D) Bilinçsiz

Baharı beklerken ömrüm kış oldu. Gözümde her zaman b�raz yaş oldu. En sıcak duygular bana düş oldu. Yorgunum dostlarım, yorgun artık. İç�mde ateşler söndü kül oldu. Aşk bahçem kurudu sank� çöl oldu. Yâr b�ld�ğ�m o b�le bana el oldu. Yorgunum dostlarım, yorgun artık.

Bu dizelerde aşağıdaki duygulardan han-gisine yer verilmiştir?

A) Yaşama sevinci B) Hüzün

C) Ümit D) Merhamet

Kendi duygularını kalben dile getirdiği Düşüncelerinin karşılığı olduğuna inanan Hayatı boyunca yaşama sevinci dolu olduğu

I. II.

(20)

1.

2.

Tartışmacı anlatım, okuyucuyu istenen davranış ve düşünüş biçimiyle yöneltmek için başvurulan bir anlatım biçimidir. Yazar, karşısındakinin kanılarını değiştirmek için bu anlatım biçimine başvurur.

Aşağıda verilen metinlerden hangisi tartışmacı anlatımla biçimiyle kaleme alınmıştır?

A) Her dil, birlikte yaşayan insanlar arasında yüzlerce hatta binlerce yıl konuşula konuşula meydana gelir. Türk milletinin konuştuğu dile Türkçe deniz. Türkçenin özü, üveyi olmaz. Türkçe, mizin binlerce yıldan beri konuştuğu dildir. Çok iptidai Afrika kabilelerinin dilleri, saf dil veya öz dil olabilir, ama hiçbir medeni milletin dili saf dil değildir. Öz İngilizce, Öz Fransızca yoktur.

B) Dünyada 2786 dil vardır. Türkçe, bütün dünya dilleri arasında beşinci sırada yer alıyor. Türkçe, Türkistan’da, Azerbaycan’da, İran’da, Irak’ta, Suriye’de Anadolu’da, Afganistan’da, Balkanlarda çeşitli Avrupa ülkelerinde, Amerika’da, Avusturalya’da en az 200 milyon Türk’ün konuşmuş ğu bir güzellikler güzelliğidir.

C) Hz. Ömer, Hayber’de çok güzel bir hurma bahçesi satın aldı. Daha sonra Hz. Muhammed’in yanına gitti ve “Ey Allah’ın Resul’ü! Ben bu malımla Allah’ın rızasını kazanmak istiyorum. Onu nasıl değerlendireyim?” diye sordu. Bunun üzerine Hz. Muhammed “Dilersen aslını vakfet, sulünü de sadaka olarak dağıt.” buyurdu. Hz. Ömer de bahçesini; satılmaması, hibe edilmemesi ve miras bırakılmaması şartıyla fakirlere, kölelere, Allah yolundakilere ve yolculara bağışladı. D) Ben o aralık İstanbul’da idim. Kumandandan Halide Hanım’la onun beğeneceği birkaç Türk biyecinin Şam’a gelmeleri için uğraşmalarımı tavsiye eden bir telgraf aldım. Halide Edip Hanım bir müddet düşündükten ve bir iki kişiye sorduktan sonra İstanbul’dan ayrılmaya karar verdi. Bayan hocalarla yola çıkmıştık.

Ben bir gün ahırda yalnız başıma kaldım. Hasan’la Dadaruh dere kenarına inmişlerdi. İçimde bir tımar etme hırsı uyandı. Kaşağıyı aradım, bulamadım. Ahırın köşesinde Dadaruh’un penceresiz, küçük odası vardı. Buraya girdim. Rafları aradım. Eyerlerin arasına baktım. Yok, yok! Yatağın yanın-da, yeşil tahtadan bir sandık duruyordu. Onu açtım. Az daha sevincimden hıçkıracaktım. Annemin bir hafta önce İstanbul’dan gönderdiği hediyelerin içinden çıkan fakfon kaşağı pırıl pırıl parlıyordu. Hemen kaptım. Tosun’un yanına koştum. Karnına sürtmek istedim. Rahat durmuyordu.

Bu metinde aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangileri birlikte kullanılmıştır?

A) Tartışma – Öyküleme B) Betimleme – Tartışma C) Açıklama – Betimleme D) Öyküleme – Betimleme

8

Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları

(21)

3.

4.

Yazar, yaygın bir fikri değiştirmek amacıyla yazdığı bu yazıda, savunduğu düşünceyi başkasının görüşle desteklemiştir.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede sözü edilen yazıdan alınmış olabilir?

A) Kocaman bir kristal vazoya, ceviz büyüklüğünde bir taş atarsanız o güzelim vazo, birdenbire tuz-buz olur. Geride artık bir işe yaramayan birkaç avuç kristalimsi parça kalır. Bir pencere camı da öyle… Kendi boyunuzdaki bir pencere camına bir yumruk vurdunuz mu, orada sadece ğunuz büyüklüğünde bir yer açamazsınız. Camın her tarafında çatlamaların, dağılmaların ğini görürüz.

B) Eski İstanbul Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk’ün ve 28 arkadaşının böyle bir kanun teklifleri, Millet Meclisimizin Başkanlık Divanı’nda bekleyip duruyor. Milli Eğitim Bakanımız Mumcu, bu güzel teklife sahip çıkmazsa veya kendisi aynı anlamda bir kanun teklifi hazırlayarak Meclis’e sunmazsa Türkçe ve Türkiye kan kaybetmeye devam edecektir.

C) Siz, zaman zaman işyerlerimize konulan yanlış isimleri eleştiriyorsunuz. Ben de Türkiye’de iş yerlerimize Türkçe isimler konulması taraftarım. İş yeri isimleri hem Türkçe olmalı hem Türkçe imlâ kaidelerine uygun yazılmalı. Bir bankacı olmama rağmen anlayamadığım içime diğim bir yanlışlık var. Şimdi size birkaç banka ismi veriyorum: İş Bankası, Ziraat Bankası, Eti Bank, Ak Bank… Şimdi öğrenmek istediğim ilk iki grubun mu yoksa son ikisinin mi yazımı dur?

D) Hilmi Yavuz, Hüsn ü Aşk’taki kalp Kalesi’nden bahis açtığında “kalp kalesi! / her dize gizli çedir / sevda senin hisarın” der. Onun her dizeyi gizli bir bahçe olarak gördüğü Hüsn ü Aşk’ı Şeyh Galip yazdığında henüz yirmili yaşlardaydı ve dünya edebiyatına muhteşem bir miras ğını bilmeden yalnızca kalbindeki aşkı anlatmak üzere divitini hokkasına bandırmıştı.

Aşağıdaki metinlerin hangisinde ayraç içinde verilen düşünceyi geliştirme yolu kullanılma-mıştır?

A) Okumuyoruz, algısı çürütüldü. Geçen yıl üretilen kitap sayısı 480 milyon 257 bin 824 olurken e-kitap satışları yüzde yüz arttı. Türkiye Yayıncılar Birliği Sekreteri Kenan Kocatürk, kişi başına üretilen kitap sayısının 6,4 olduğunu belirterek “Türkiye kitap okumuyor!” şeklindeki algıyı larını söyledi. (Sayısal verilerden yararlanma)

B) Birinci olmamıştı ama cesareti daha da artmıştı. Hemen büyük prodüksiyonlara imza atan bir yapımcıya gitti. Fakat ondan “Senden ne köy olur ne de kasaba!” cevabını aldı. Umudun ları bir kez daha kırpılmıştı. (Örnekleme)

C) Her ulusun gelenekleri, dünya görüşü, sanatı, inançları, bilim ve uygarlığa katkısı, diline yansır. Diğer bir deyişle dil, toplumun aynasıdır. Onu her özelliği ile bize anlatır. Prof. Doğan Aksan “Bir ulusun yaşayış biçimi, gelenekleri ve inançları hakkında elimizde hiçbir şey olmasa bile onun dilinden çıkarak yaşayış biçimi, gelenekleri ve inançları hakkında bilgi sahibi oluruz.” der. (Tanık gösterme)

D) Ansiklopedi, birden çok konuda özlü ve bilimsel bilgiler veren bir yapıttır. Ansiklopediler bilgilerin harf sırasına göre dizildiği akademik yönü olan yapıtlardır. Ansiklopedi kişinin dilediği her konuda özlü bilgiye en kısa yoldan ulaşmasını sağlayan ev ve işyeri kitabıdır. (Tanımlama)

(22)

1.

2.

Ben Atatürk’ün Çanakkale’den Halep’ten beri yaveriyim. Onunla birlikte birçok defa ölüm kalım sa-vaşına girmiştik. Birinci Cihan Harbi bitmiş, Osmanlı ordusu yenilmişti. Ben de Atatürk’le İstanbul’a gelmiştim. Osmanlı orduları dağıtılıyor; askerler terhis ediliyordu. Herkes gibi ben de bir köşeye çe-kilmiş olacakları bekliyordum. Arada sırada Ata’nın Şişli’deki evine gidip geliyordum. Atatürk, dikkat çekmemek için bizleri “Gidin bir yerlerde yatın kalkın, kimseye görünmeyin.” diye adeta azat etmişti.

Aşağıdaki metinlerden hangisi bu metin ile tür yönüyle özdeştir?

A)

B)

C)

D)

1902’de doğdum

Doğduğum şehre dönmed�m b�r daha Ger�ye dönmey� sevmem

Üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ett�m

On dokuzumda Moskova’da Tske-Part� konukluğu Ve on dördümden ber� şa�rl�k eder�m

Nazım Hikmet’in kaleme aldığı aşağıdaki dizeler hangi yazı türüne ait özellikleri göstermektedir?

A) Biyografi B) Otobiyografi C) Günlük D) Anı

9

Metin Türleri

Çemberlitaş’ta, Sultanahmet’e doğru inen sokaklardan birinde, kocaman bir konakta doğmuşum. Harem ve selamlık halinde iki kapılı, dört katlı ve bilmem kaç odalı bu konak, içinde yakıcı hatı-raların kaynaştığı tütsü çanağıdır. Renk renk, şekil şekil, fısıltı fısıltı hatıralar… Bazen de çığ-lık çığçığ-lık… Çocuk denecek kadar gençken yazdığım “Bir Yalnızçığ-lık Gecesinin Vehimleri” isimli hikâyemdeki mekân işte bu konaktır.

İstanbul’da doğan Ekrem, Arapça ve Farsçayı babasından öğrendi. Daha sonra Fransızcayı da öğrenen sanatçı Namık Kemal’i tanıdı. Onun yanında belli grupların toplantılarına katıldı. Namık Kemal’i tanımasının ardından edebiyat çevrelerine girmiş ve onun Fransa’ya gitmesi üze-rine 1867’de Tasvir-i Efkâr gazetesinin yönetimine geçmiştir. Şiirleri, romanları, öyküleri ve oyun-ları ile dönemin dikkat çeken edebiyatçıoyun-larından olmuştur.

Genç yazarlarımızın çoğu özen düzen düşünmeksizin kalemlerinin ucuna nasıl geliverirse öyle-ce yazıverip gidiyorlar. Başka türlü söyleseler dediklerinin daha iyi anlaşılacağını, belki daha güzel daha çekici olabileceğini şu yahut bu özü yerinde kullanmadıklarını gösterdiniz mi “Adam sen de!” der gibi bir bakışları var. Yazdıklarını önemli bulmuyorlar, bir günde unutulup geçeceğini biliyorlar da onun için mi özenmiyorlar? Onun için mi baştan savma ile yetiniyorlar.

Eski 23 Nisan’ları erkenden kalkar, hep beraber okulun önünde toplanırdık. O günlerin birinde arkadaşım Mert ve Meryem bizimle birlikte yürüyüşe ve eğlencelere katıldıktan sonra büyük bir kavgaya tutuştular. Arkadaşları ayırmaya hiçbirimizin kuvveti yetmedi. Öğretmenlerimiz araya girmese birbirlerini bir kaşık suda boğacaklardı adeta. O günden sonra ne Meryem ne de Mert bir daha okula gelmedi.

(23)

3.

4.

I. 29 Ekim 1993 günü Ege’nin şirin bir şehrinde dünyaya gelmişim. Gözlerim mavi değil belki ama ben maviyi çok severim. Annemler ismime karar verirken çok düşünmemişler. Aslında ben de bu ismi pek sevmem. Herkesin en sevdiği kelime kendi ismiymiş, derler ama ben istisnayım ba bu konuda. Neyse ki istisnalar kaideyi bozmaz. O şirin şehirde tüm eğitim hayatımı dım. İlkokuldan üniversiteye değin. Daha sonra Bilecik’e öğretmen olarak atandım.(Biyografi) II. Haramı bilmeden bahçelerden kopardığımız meyveleri dişlemek. Serçeleri, sığırcıkları sapanla vurduğumuz, kırlangıçlarla yarış edip yuvalarını bozduğumuz günler de geçti. Komşuların rını tuz buz ettiğimiz ve kaplumbağaların üstüne mum dikip yarıştırdığımız, o tozpembe ler uzaklarda kaldı. Dedim ya o zaman pet şişeler yoktu. Haliç, Ayşe’nin gözleri kadar maviydi. Marmara’da balığın nesli ağlardan çoktu, denizdeki çöplerden de çoktu o zaman…(Deneme) III. İnsan başarılarında rol oynayan diğer güçlü faktör de yetenekleridir. Yaratılıştan gelen genel varlığı devam ettirme, koruma imkânının birer intibak, başarı güçleri, belirtileri anlamı taşıyan tenekler daha ziyade, çocukluk çağı sonra ermesinden sonra, ergenliğin başlangıcından biraz önce kendilerini gösterirler. Ergenlikten itibaren de daha belirli bir duruma ulaşırlar. (Makale) IV. İstanbul’da doğdu. Çocukluğu İsviçre ve Fransa’da geçti. 1925 yılında ailesiyle birlikte döndüğü İstanbul’da Robert Kolej’de öğrenim görmeye başladı. Resim sanatına olan ilgisi nedeniyle radaki öğrenimini yarıda bıraktı. İlk çizimleri dönemin çeşitli dergilerinde yayınlandı. Eski ler Birliği’nde sinema eğitimi aldı. Daha sonra Paris’e gitti. Paris’te dönemin önemli şair ve samlarıyla tanıştı. 1929’da yurda döndü. (Otobiyografi)

Numaralanmış metinlerin sonunda verilen ayraç içindeki türlerden hangi ikisi yer değiştir-melidir?

A) I ve II B) II ve III C) I ve IV D) II ve IV

Televizyonda yayınlanan bir yarışma programında, bir grup bayan her gün grup içindeki farklı kişi-lerin evinde yaptıkları yemekleri diğerkişi-lerine sunmaktadır. Yemek sunulan hanımlar ise kendikişi-lerine sunulan yemekleri farklı açılardan değerlendirerek görüşlerini dile getirmektedir.

Görseli de verilen programda yarışmacıların yemekler üzerine yaptığı konuşmalar aşağıdaki metin türlerinden hangisinin özelliklerini taşımaktadır?

A) Hatıra B) Deneme C) Eleştiri D) Söyleşi

(24)

1.

2.

3.

“Babaannesinin çocuğun kitabını okudu.” cümlesinde “okudu” sözü çekimli fiildir ve cümlenin yük-lemidir. “Babaannesinin çocuğun elinde okunası bir kitap gördü.” cümlesinde “okunası” sözcüğü fiil anlamını korumakla birlikte kendisinden sonra gelen ismi nitelediği için sıfat-fiildir.

Buna göre,

I. Çıkarları için boyun büken insanları tanımaz olaydım. II. Meyve veren ağacı taşlarlar.

III. Hayat ancak deneye yanıla öğrenilir. IV. En büyük öğrenmeler yazarak gerçekleşir.

cümlelerin hangilerinde sıfat-fiil kullanılmıştır?

A) I ve II. B) II ve III. C) III ve IV. D) II ve IV.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde fiilimsiye yer verilmemiştir?

A) Belki sen gelirsin diye ışıkları söndürmedim Yeni doğan sabaha, hezimetim oluyor

B) İçimde hatıralar delik deşik, mektupları okudum seçip seçip Karanfili kokladım senin için odam hasret kokuyor

C) Bizimkisi bir aşk hikâyesi, siyah beyaz film gibi biraz Gözyaşı umut ve ihtiras bizimkisi alev gibi biraz D) Kaç gündür hasretinle alevlenirken düşünceler Ben çılgın ben yine gözlerinin hapsindeyim

Her zaman, bu kente ilk giren ve onu baştan bir Türk kenti olarak kuran ecdadımızın hayatındaki olumlu tarafa hayranlık duydum.

Bu cümlenin yer tamlayıcısında,

Hangisi ya da hangileri kullanılmıştır?

A) Yalnız I B) Yalnız III C) II ve III D) I – II ve III

Eylemsiler

10

İsim fiil Sıfat fiil Zarf fiil I. II. III.

(25)

Eylemsiler

10

4. Fiil kök ve gövdelerine getirilen “–an – ası – mez –ar – dik –ecek –miş” ekleriyle oluşan sıfatlara sıfat fiil adı verilir.

Aşağıdaki dörtlüklerin hangisinde sıfat fiil türünden herhangi bir kelime bulunmamaktadır?

A) Ben kağnılarla yaylılarla büyüdüm geldim

Çocuk yüreğimi yakan türküler dinleye dinleye Mahzun kağnılarla, nazlı yaylılarınla

Ve tozlu yollarınla sevdim seni Türkiye!

B) O tezek topladığım kırlar, yaylalar

Başına oturduğum, yemek yediğin tandır Türkiye’m ana yurdu, sebebim, çarem Taşına toprağına vurgunluğum bundadır

C) Akşam karanlığıyla başlardı kurbağalar

Susar gökyüzü kadar, dinlerdim biteviye. Gecemi besteleyen cırcır böceklerinle… Kurbağa seslerinle sevdim seni Türkiye!

D) Yağmurlar başlayınca, odalarımız damlardı

Dizlerini döve döve ağlardı anam Şimdi kırkikindiler boyunca sırılsıklam Küçük kerpiç evlerin çıkmaz aklımdan!

5. Bazı sözcükler isim-fiil eki aldığı halde kalıp- 6. laşarak bir varlığın, kavramın ismi olur.

Bun-lar fiilimsi oBun-larak kabul edilmez. Örneğin “Bir güzel köfte yemek istiyormuş.” cümlesinde “yemek” sözcüğü fiilimsidir. “Annemin yaptı-ğı yemeklerin tadına doyum olmaz.” cümle-sindeki “yemek” ise isimdir.

Buna göre aşağıdakilerin hangisinde fi-ilimsi eki aldığı halde, kalıplaşarak bir varlığı veya kavramı karşılaşan bir söz-cük vardır?

A) Bir senin gülmen mutlu eder beni. B) Sorularla ilgili görüşlerinizi bize bilirsiniz.

C) Kaç mevsim geldi geçti, kaç yıldız göçtü gitti.

D) Onu sevmenin bir bedeli olacak elbet, diyordu.

Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine getirilen ama fiil olmaktan çıkıp artık isim, sıfat ve zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Fiilimsileri bulmak için önce yüklem bulunur, daha son-ra cümlenin içinde olumsuzluk eki alabilen kelimelerin varlığı aranır. Bu kelimelerin al-dığı ekler incelenir. Bu ekler doğrultusunda -ma – ış –mak eklerini alanlar isim fiil, -an – ası –mez –ar –dik –ecek – miş eklerini alan-lar sıfat fiil, -ıp-erek-ken, -dikçe, -meden, -cesine, -esiye, -eli, -diğinde, …-er…-mez eklerini alanlar zarf fiil kabul edilir. Bu ekler ses uyumlarına göre farklı şekiller alabilirler.

Aşağıdakilerin hangisinde fiilimsi kulla-nılmıştır?

A) Hasret kaldım gözlerinin rengine. B) Zeytin gözlüm sana meylim nedendir? C) Bakışından süzülen işvene kurban yım.

(26)

1.

3.

“Salondaki kitapların yanında uyuyup kalan çocuğu annesi kaldırdı.” cümlesi; “kaldırdı” yüklemi fiil olduğu için yüklemin türüne göre fiil cümlesi, yüklem sonda olduğu için yüklemin yerine göre kurallı cümledir.

Bu bilgiye göre aşağıdakilerden hangisi kurallı bir fiil cümlesidir?

A) Mavi bir çocuk oluyorum seninle olduğum zamanlar. B) Bizi bize yaklaştıran en güzel şey samimiliktir. C) Bu çınarın altında serinlerken seni bekledim. D) Sizin de takım elbiselerimiz vardı siyahlı beyazlı.

Yorgunsun uzaklardan gelm�şs�n; Y�t�rm�şs�n ney�n varsa b�rer b�rer. B�r sağlık b�r sev�nç b�r umut Onlar da neredeyse g�tt� g�der.

Bu dizelerin anlamlı ve kurallı cümleler haline getirilmiş biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Uzaklardan gelmişsin; yorgunsun. Neyin varsa birer birer yitirmişsin. Bir sağlık bir sevinç bir umut. Onlar da neredeyse gitti gider.

B) Uzaklardan gelmişsin; yorgunsun. Neyin varsa yitirmişsin birer birer. Bir sağlık bir sevinç bir umut Onlar da neredeyse gitti gider.

C) Neyin varsa birer birer yitirmişsin. Uzaklardan gelmişsin; yorgunsun. Bir sağlık bir sevinç bir umut. Onlar da neredeyse gider gitti.

D) Neyin varsa birer birer yitirmişsin. Uzaklardan yorgunsun; gelmişsin. Bir sağlık bir sevinç bir umut. Onlar da neredeyse gitti gider

2. (I) Bahçıvan bir sabah bağında güzel bir gül açtığını gördü. (II) Baktı, seyretti, hoşlandı, gönlü ısındı ve onu âşık olmuşçasına korudu. (III)Gözünden kıskanıyor, esen yelden sakınıyordu. (IV) Bir sabah ne görsün! (V) Hoyrat bülbülün biri gülün dalına konmuş, yapraklarını bir bir koparıyor.

Buna göre numaralanmış cümlelerden hangileri sıralı cümle özelliği göstermektedir?

A) I – II ve III B) II – III ve IV C) II – III ve V D) I – II – V

Cümle Türleri

(27)

Cümle Türleri

11

5.

6.

(I) Sevda, Miray, Selen ekmek arası için kuyruğa girmişlerdi. (II) Köfteci Cabbar, son ders zili çalma-dan önce ince ince kıydığı kuyruk yağını ızgaranın üzerine koyardı. (III) Ocağın yanında koyduğu bir vantilatörle kuyruk yağı kokusunu ve dumanını okul bahçesine salar, iştahı olmayanların iştahını açardı. (IV) Kantin müşterisinin yarısını kapardı.

Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) I. cümle, tek yüklemli cümledir.

B) II. cümle içinde eylemsi olan bir cümledir. C) III. cümlede birden fazla yüklem vardır. D) IV. cümle olumsuz bir cümledir.

İçinde eylemsi bulunan cümlelere “birleşik cümle” adı verilir. Her eylemsi de bir yan cümleyi ifade eder.

Buna göre yukarıdaki dörtlüğün hangi dizeleri “içinde eylemsi bulunan cümle”lere örnek oluş-turmaktadır?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) II ve IV 4. “Türkiye, üç tarafı denizlerle çevirili bir yarımadadır.” cümlesinde “üç tarafı denizlerle çevirili bir ya-rımada” ifadesi yüklemdir. Bu cümlede yüklem dışında yargı bildiren bir sözcük veya söz grubu bulunmadığı için cümle, tek yüklemli cümledir.

Buna göre aşağıdakilerin hangisi tek yüklemli cümle değildir?

A) Çayı ince belli bardakta, kahveyi senin elinden severim. B) Bilim adamı yetiştirmenin yolu sorgulamaktan geçer. C) Sevgi bir kitap gibidir, okudukça değeri anlaşılır.

D) Hayat, elimizde olan günler topluluğuna verdiğimiz addır.

Seninle ikimizden başkasına inanmam. IV.

İnanınca düşünür, yönelir sana doğru;

III.

İnanırsam ben senden başkasına inanmam.

II.

Düşünürken kendimden başkasına inanmam.

(28)

1.

3.

Birden çok yüklemli cümlelerde öznenin bütün yüklemlerle uyumlu olması gerekir. Aksi takdirde özne eksiliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu meydana gelir.

Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamayı örnekleyen bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Pencereyi açınca etrafın yemyeşil olduğunu, kuşların öttüğünü duydum. B) Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve ikinci baskıya girecek.

C) Buna ancak öğretmen karar verir ve bunu uygular.

D) Öğrencinin gözlerindeki yaşları silip öğrenciyi yerine oturttu.

Anlatım bozuklukları temel olarak anlama ve yapıya dayalı olmak üzere ikiye ayrılır. Anlama dayalı bozukluklar gereksiz sözcük kullanımından, yanlış anlamda sözcük kullanımından, çelişen sözcük-lerin bir arada kullanılmasından, sözcüksözcük-lerin yanlış yerde kullanımından, anlam belirsizliğinden, de-yim ve atasözlerinin yanlış kullanımından ve mantık hatalarından kaynaklanır. Yapısal bozukluklar ise özne-yüklem uyumsuzluğu, öge eksikliği tamlama yanlışlığı, çatı uyumsuzluğu, ek eylem eksik-liği ve bağlaç uyumsuzluğundan ortaya çıkar.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğunun meydana gelmesindeki temel unsur diğerlerinden farklıdır?

A) Hiç olmazsa, bari bir şeyler içseydik. B) Ayaklarım çok suda kaldığı için buruşmuş. C) Sen ve arkadaşın bu şiiri okusun.

D) Gömlekleri çıkıştaki dolaba yerleştirdim.

2. Dün akşam iş yerinden arayan kişi, mutlaka arkadaşım Kaan olmalı.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?

A) “mutlaka” sözü cümleden atılmalı.

B) “arayan kişi” sözü yerine “arayan” kelimesi getirilmeli. C) “mutlaka” kelimesi yerine “kesinlikle” ifadesi getirilmeli. D) “dün akşam” ile “iş yerinden” sözleri yer değiştirmelidir.

Anlatım Bozuklukları

(29)

Anlatım Bozuklukları

12

4.

5.

6.

Sıkıcı geçen bir senenin ardından artık daha kendine ait zamanı olabiliyordu.

Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?

A) “sıkıcı” kelimesi yerine “yoğun” kelimesi getirilmeli. B) “daha” kelimesi atılmalı.

C) “ardından” kelimesi yerine “arkasından” getirilmeli.

D) “geçen bir senenin” söz grubu yerine “geçmiş bir yılın” söz grubu getirilmeli.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde duruluk yukarıda belirtilen durumdan kaynaklanarak bozul-muştur?

A) Ayşe, sinemadan daha henüz gelmedi. B) Hiç olmazsa beni bir kere arasaydın.

C) Uşak’a bu sene yerli ve yabancı turistler geldi. D) Kapının önündeki gençler, doktoru bekliyorlardı.

Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu sebepten kaynaklı bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Bu ev, kesinlikle size uygun olabilir.

B) Yazılının sonucunu önceden tahmin etmiştim.

C) Murat Dağı’nı kapsayan bulutun güzelliği görülmeye değerdi. D) Top oynarken arkadaşı hastalanınca hastaneye götürdü.

Eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Aynı zamanda cümlenin duruluğunu bozar.

(30)

1.

2.

Can aldı toprak / tez soldu yaprak / yok oldu gör bak / bahçemde bülbül Tez soldu yaprak / yok oldu gör bak / bahçemde bülbül / bağımda sümbül Yok, oldu gör bak / bahçemde bülbül / bağımda sümbül / tarlamda mahsul

----Bu dörtlükte her dizenin eğik çizgilerle (/) gösterilen ilk bölümleri yukarıdan aşağıya okunduğunda birinci dizeyi, ikinci bölümleri ikinci dizeyi, üçüncü bölümleri ise üçüncü dizeyi meydana getirmiştir.

Buna göre dörtlüğün son dizesi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) Bağımda sümbül / tarlamda sümbül / bahçemde gül / harman yalanmış B) Tez soldu yaprak / bağımda sümbül / yok oldu gör bak / can aldı toprak C) Bahçemde bülbül / bağımda sümbül / tarlamda mahsul / harman yalanmış D) Can aldı toprak / tez soldu yaprak /tarlamda mahsul / yok oldu gör bak Aşağıda eklemler ve kaslara dair iki tablo verilmiştir.

Eklem Çeşidi

Özellik Oynar Eklem Yarı Oynar Eklem Oynamaz Eklem Hareket yeteneği Hareket eder Sınırlı hareket eder Hareket etmez Kıkırdak bulundurma Vardır Vardır Yoktur

Bulunduğu yer Kol ve bacak kemikleri Omurga, alt çene, göğüs kafesi kuyruk sokumuKafatası, Özellik

Kas Çeşidi Çalışma Şekli Yapısı Yorulma Durumu Çizligi kas İstemli Çizgili çabuk yorulurHızlı çalışır,

Düz kas İstemsiz Düz Yavaş çalışır,yorulmaz Kalp kası İstemsiz Çizgili Yorulmaz

Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

A) Yarı oynar eklemlerde kıkırdak doku bulunmaktadır. B) Kol ve bacak kemiklerinde oynar eklemler vardır. C) Düz kaslar ağır çalışır, ancak çabuk yorulmazlar. D) Kafatası içinde daha çok çizgili kaslar yer alır.

Sözel Mantık

(31)

Sözel Mantık

13

Kalbin art arda kasılmaları sonucu oluşan özellikle bilekteki atar damarlarda hissedilen kanın düzenli, ritmik hareketini nabız adı verilir. İnsanlarda nabız 60 saniyede,

• 0 – 1 yaş bebeklerde 120 – 140 arası

• 1 – 7 yaş çocuklarda 90 – 120 arası

• 7 – 20 yaş gençlerde 80 – 90 arası

• 20 yaş ve üzeri yetişkinlerde 68 – 80 arası normal kabul edilir.

Buna göre aşağıdaki kişilerin hangisinin nabzı normal kabul edilmez?

Ali, Buse, Caner, Derya ve Ece adlı kişiler hem cuma hem de cumartesi günü yapılan O Ses Türkiye ve Beyaz Show adlı programlara bilet almışlardır. Kişilerin biletlerine ilişkin bazı bil-giler şu şekildedir:

• Her biri sadece bir bilet almıştır.

• Cuma günü planlanan programlara sadece birer kişi bilet almıştır.

• Cumartesi gösterilen Beyaz Show’a sadece Ecem bilet almıştır.

• Ali ve Caner, aynı programın farklı günlerine bilet almıştır.

• Buse, cuma günü planlanan bir programa bilet almıştır.

Buna göre,

I. Buse’nin hangi programa bilet aldığı II. Ali’nin hangi güne bilet aldığı III. Derya’nın hangi gün için bilet aldığı IV. Caner’in hangi programa bilet aldığı

Hangisi kesin olarak bilinirse diğer kişilerin biletleri ortaya çıkar?

A) I. B) II. C) lll. D) lV.

Yaş 60 Saniyede Atım

A) Özlem 6 106 B) Ömer 3 aylık 125 C) Ömür 29 79 D) Öykü 17 96 3. 4.

(32)

1.

3. 2.

• Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır. Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret tırnak içinde kalır.

• Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır.

• Cümle içerisinde eserlerin ve yazıların adları ile bölüm başlıkları tırnak içine alınır. Bunlara rilen çekim ekleri tırnağın dışında kalır.

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde tırnak işaretinin kullanımıyla ilgili yanlışlık ya-pılmıştır?

A) Namık Kemal bu duruma isyan ederek: “Bize en büyük yine biziz, bütün gücümüzle çalışalım!” diyor.

B) Bir bitki nasıl gıdasız, havasız ve ışıksız durmazsa benim de ruhum “umut”suz duramaz. C) Ana olay dışında bazı ayrıntılara da önem verilen “Yalnız Efe’yi” okumadınız mı?

D) Yazılışları aynı, anlamları farklı olan kelimelere “eş sesli sözcükler” diyoruz.

• Bu sinema filmi ilk kez bu akşam TV’de yayınlanacak.

• Gülsüm Hanım’a Uşak’tan gelirken tarhana getirmesini rica ettim.

• Batı’nın bu düşüncesine katılmak, vicdansızlık olur.

Bu cümlelerde kesme işaretinin (‘) aşağıdaki işlevlerinden hangisinin örneği yoktur?

A) Özel isimlere getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

B) Kişi isminden sonra gelen saygı ve unvan sözcüklerine getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılır. C) Kısaltmalara getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılır.

D) Belirli bir tarih bildirdiğinde ay ve gün adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde noktalama işaretlerin kullanımıyla ilgili bir yanlışlık yapıl-mıştır?

A) Bre, Osman Ağa! Bu kirayı sen gidince kim ödeyecek?

B) Büşra’nın en büyük sevinci, deneme sınavlarından aldığı puanların her geçen gün artması oldu. C) Akıllı (!) çocuk sınava bir gecede çalışıp sabaha kadar uyumamış.

D) Hiç umulmadık anlarda bize gelir, gayretimi, cesaretimi kırardı.

Noktalama İşaretleri

(33)

4.

6. 5.

(I) Hoca’nın cimri komşusu bir gün göle düşer. (II)Arkadaşları ona yardım etmek için “Elini ver de seni çıkaralım!” derler. (III) Fakat cimrilik, ruhuna öyle işlemiştir ki boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına rağmen elini vermek istemez. (IV) Komşusunu çok iyi tanıyan Hoca “Al elimi de seni çı-karayım.” deyince adam, Hoca’nın elini tutar ve boğulmaktan kurtarır.

Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde herhangi bir noktalama işareti yanlış kul-lanılmıştır?

A) I. B) II. C) lll. D) lV.

Okulumuzda işe yeni başlayan Arda; Miray, Meltem ve Deniz gibi üniversite mezunuydu.

Aşağıdakilerin hangisinde noktalı virgül (;) bu cümledeki işleviyle kullanılmıştır?

A) Günler geçti, aylar geçti; gençler büyüdü, insanlar yeni düzene geçti.

B) Genç yazarımız; orijinal, içten ve sıcak bir ifadeyle yazdığı denemelerden oluşan ilk eserini yımladı.

C) Bugün gelecek öğrencileri 1, 3 ve 5. nolu dairelere; önümüzdeki hafta gelecek öğrencileri 2, 4 ve 6. Nolu dairelere yerleştirelim.

D) Okuduğum şiirler, öyküler, denemeler; izlediğim belgeseller, açık oturumlar beni çok etkiledi. Aşağıda kısa çizginin bazı işlevleri sıralanmıştır:

• Ara sözleri, ara cümleleri, cümle içinde açıklanacak bir ayrıntıyı belirtmek için söylenecek sözün başında ve sonunda kullanılır.

• Sözcükler ya da rakamlar arasında ilgiyi, bağlantıyı gösteren “ile, ila, …-den, …-e, ve” rının vermek için bunların arasına kısa çizgi kullanılır.

• Bir kelimenin kök, gövde ve eklerini ayırmak için kullanılır.

UYARI : Fiil tabanlarının sonuna eklenerek “-mek, -mak” mastar ekinin yerini tutar. Fiil yapma eklerinin başında ve sonunda konur.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısa çizgi yukarıda sıralanan belirtilen işlevlerinin herhangi biriyle kullanılmamıştır?

A) Çalış- eylemine farklı ekler getirerek onu fiil ya da fiilimsi yapabilirsiniz. B) Ezelden beri gelen FB-GS mücadelesi için geri sayım başladı.

C) “Kitaplık” sözcüğündeki heceleri “ki-tap-lık” şeklinde ayırarak ölçüyü bulmaya başlayabilirsiniz. D) Şehrin ileri gelenleri -Vali, Rektör, Belediye Başkanı- düğüne katılanlar arasındaydı.

(34)

1.

2.

3.

Ay ve gün adları belirli bir tarih bildiriyorsa büyük harfle, bildirmiyorsa küçük harfle başlar.

Bu açıklamaya göre,

I. 2019’un yazında uğradığım Denizli’nin Pamukkale ilçesini gezmek için Ağustos belki en yanlış zamandı.

II. 2019’un Ekim ayı içinde çıkacak olan bu kitapta LGS’ye uygun eş değer sorular yer almaktadır. III. Görkemli kutlama için 29 Ekim cuma akşamı orada olmayı planlıyorum.

cümlelerin hangilerinde yazım yanlışı vardır?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III D) II ve III

Telefonda yapılan bir konuşmadaki numaralandırılmış cüm-lelerin hangilerinde herhangi bir yazım ve noktalama yanlışı vardır?

A) 1 ve 2 B) 2 ve 3 C) 2 ve 4 D) 3 ve 4

Kısaltmalarla ilgili bir çalışmada kısaltmanın farklı yöntemlerle oluşturduğu ifade edilmiştir. Bu yön-temlerden bazıları şunlardır:

• Kelimenin ilk hecesi kullanılarak yapılır.

• Kelimenin bazı ünlü ve ünsüz harfleri birlikte kullanılarak yapılır.

• Birleşik kelimelerde her kelimenin ilk harfi kullanılarak yapılır.

Aşağıdakilerden hangisi bu metinde sözü edilen kısaltma türlerinden herhangi birine örnek olabilir?

A) DHA (Demirören Haber Ajansı) B) g (gram)

C) TR (Türkiye) D) Öğt. (Öğretmen, öğretmeni)

Bu akşam sinemaya gidelim mi?

Herkesin gittiği o meşhur filime mi gideceğiz?

Evet, ben de öyle düşünmüştüm. Saat 09:00’da buluşalım. 1 2 3 4

15

Yazım Kuralları

(35)

4.

6. 5.

Numaralanmış cümlelerin hangilerinde yazım yanlışı vardır?

A) I ve II. B) II ve III. C) III ve IV. D) II ve IV.

Aşağıdaki dörtlüklerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

Hangi “ki”nin ayrı yazılacağını iyice öğrenebilmek için şöyle bir uygulama yapılmalıdır. “Ki” bağla-cından sonra içimizden bu bağlaca “ni” hecesi ilave etmeliyiz. Böyle bir ilave Türkçe bakımından doğru ise “ki” mutlaka bitişik yazılmalıdır. “ni” ilaves anlamsızlık meydana getirirse “ki” bağlacı ayrı yazılmalıdır. Mesela: “Benimki daha güzel.” cümlesinde “ki “ayrı mı bitişik mi yazılmalı? İçimizden “ki” nin sonuna “ni” hecesini eklersek Türkçe ifade bakımından yanlışlık olmaz. Türkçede “benimkini” denilebilir. Buradaki “ki” bitişik yazılır.

Buna göre,

I. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda! II. Akşamki yemeği nasıl yaptın, çok beğendim. III. Evin etrafındaki ağaçları öğrenciler dikmişler. IV. Sınav iyi geçmişki keyfine diyecek yok.

cümlelerin hangisinde “ki” nin yazımından kaynaklanan bir yazım yanlışı vardır?

A) I. B) II. C) lll. D) lV.

A) Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?

Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu.

B) Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse,

Ay, secde çehrene, yerlerde sürünse, Her şey silinip kaybolurken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse.

C) Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur,

En hisli şiirlerden de örülmez bu güzellik. Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur; Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik.

D) Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin,

Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin! Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden, Bir yüzki yapılmış dişi kaplanla hüzünden.

Yazım Kuralları

15

Bu akşamki büyük şöleni Karakeçili grubu hazırladı.

I. II. III. VI.

Amerika’da kaçak-çılığın allahları vardır.

Türk Dil Kurumu’na yapılan yeni bir başvuru olmamış.

Yürütme Kurulu top-lantılarını Perşembe günleri yaparız.

Şekil

şekil ve grafikler, ELEKTRONİK, mekanik,  FOTOKOPİ ya da herhangi bir kayıt sistemiyle

şekil ve

grafikler, ELEKTRONİK, mekanik, FOTOKOPİ ya da herhangi bir kayıt sistemiyle p.2

Referanslar

Updating...

Benzer konular :