• Sonuç bulunamadı

Sarkis'e mektup

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Sarkis'e mektup"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Sarkıs’e mektup

Çalışmalarını uzun yıllardır Fransa’da sürdüren Sarkis, sanat boyutlarının ötesine geçen bir yazısından dolayı eleştirmen Sezen Tansuğ’u mahkemeye vermişti. Tansuğ’u kınayan ortak bildiriye imza atan Enis Batur, Tansuğ’u mahkemeye verişi dolayısıyla Sarkis’e bir açık mektup yazdı. E N İS BATUR___________

Ne yapıyorsunuz Allah aşkı­ na siz? Cumhuriyet’te okudum haberi: Sezer Tansuğ’u mahke­ meye vermişsiniz. Neden bir da­ va açıyorsunuz? Hakkınızda yazdığı yazılara dayanıyorsunuz; daha doğrusu, öyle anlaşılıyor ki, dayanamıyorsunuz, dayana­ mamışsınız. Sezer Tansuğ’u ki­ şiliğinizi ve yapıtlarınızı konu edinen yazılarını, ilkinden baş­ layarak, büyük tepkiyle karşıla­ yan insanlar oldu Türkiye’de: Bir kınama metni hazırlandı, aralarında benim de yer aldığım çok sayıda yazar ve sanatçı ya­ yımlanan bu metni imzaladılar. Kınama biçimini kınayanlar ol­ du sonra. Sezer Thnsuğ’dan ya­ na görüş bildiren başkaları çık­ tı ardından. Size kendinizi ifa­ de edebilmeniz için, doğal ola­ rak, sayfalarını açtı gazeteler ve dergiler, özellikle, Arredamen- to Dekorasyon’un kasım sayısın­ da yer alan uzun söyleşide çok önemli yaklaşımlar getirdiniz, aynı sayıda “iş”leriniz de kanım­ ca çok iyi sunuldu.

Sezer Tansuğ’un yazdıklarına vereceğiniz yanıtın, doğru yanı­ tın bu olduğu, başka bir yanıt biçimi aramayı aklınızdan geçi- remeyeceğinizi sanıyordum ken­ di payıma. Mahkemeye başvu­ ru haberini okuduğumda yıldı­ rım yemişe döndüm: Bütünüy­ le yanılmışım.

Sezer Tansuğ’u, ama toplu ama tekil biçimde kınamayı, kim ne derse desin “hak”kım saymıştım. Şimdi de aynı “hak” kı kullanıyor ve bu kez de sizi kınıyorum. Boyutları nereye va­ rırsa varsın, araç olarak yazıyı seçmiş bir tartışmayı komiserlik katma çeken bir yaklaşımı dü­ pedüz ayıp sayıyorum. Sanata ve düşünceye devlet desteği beklen­ tisine bütün bütüne karşı biri olarak, bu alanlarda onun ha­ kemliğinin aranmasını da bağış­ lanmaz bir yanılgı olarak değer­ lendiriyorum.

Diyebilirsiniz ki, Sezer Tan­ suğ’un tartışma düzeyi olarak seçtiği hizaya bu yakışırdı. Bir bakıma, evet: Mahkemeye baş­ vurarak aynı düzeyi, hatta, ba­ na kalırsa çok daha vahim bir düzeyi seçiyorsunuz. Eğer Deko­

rasyon’da yayımlanan sözleriniz ve sergilenen “iş’Terinizin yeterli yanıtı temsil ettiğine inanmıyor­ sanız, bizlerin de işlerinizin “sa- hici”İiğinden şüphe duymaya başlamamız için sağlam bir ge­ rekçe doğuruyor demektir.

Sözü, sizin Paris’te herhalde ayrıntılarını öğrendiğiniz eski bir “kavga”ya bağlamak istiyo­ rum. 1920’li yıllarda, gerçeküs- tücü hareket patlak verdiğinde, hem Katolik kesimin büyük şa­ iri hem de Fransa’nın Güney Amerika’da büyükelçisi olan Paul Claudel, bir soruşturmada gerçeküstücülüğü “bu işler ho­ moseksüelliğin alanına girer” sözleriyle ele almıştı. Breton ve arkadaşları, Claudel’i “domuz­ lardan oluşan bir milletin temsilcisi” ilan edip, resmen ağ­ zına huniyle etmişlerdi. Kaleme alınan metni imzalayanlar, bam­ başka nedenlerle 10 yıl sonra

Sezer Tansuğ’u kınamayı ktaı ne derse desin

“ hak” kım saymıştım. Şimdi de aynı “ hak” kı kullanıyor ve bu kez de sizi kınıyorum. Araç atarak yazıyı seçmiş Mr tartanayı komiserlik katan çeken bir yaklaşımı ayıp sayıyorum.

gırtlak gırtlağa geldiler. Ayrılan grup, Breton hakkında “Bir Ce- set”i yayımladı, Breton da onla­ ra ağız dolusu karşılık verdi, hem de en galiz sözlerle. Ama ne Breton’un ne diğerlerinin ne de ClaudePin aklından mahkeme­ ye başvurmak geçti herhalde.

Sizin bütün bunları, orada öğrenmeniz ve fark etmeniz ge­ rekirdi. Hiç değilse, bizim bura­ larda, mahkemeye neden ve na­ sıl, hayli değişik anlam vurgula­ rıyla yaklaştığımızı.

Sezer Tansuğ’da, sizi ihbar eden bir ton görmüş, en çok bu­ na içerleyerek kendisini kınamış­ tım. Siz, Sarkis, bir adım ileri götürdünüz işi.

Bu “dava”da, bana göre, ar­ tık mazlum kalmamıştır. Şimdi de dileğim: Tez elden açtığınız davanın düşmesini talep etme- nizdir.

TT. 5 0 ^ ^

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Baskı Devreler Silisyum yonga Metal bacaklar ile bağlantı Metal bacaklar Montaj referans noktası (küçük) Bağlantı noktaları Devrelerdeki bağlantı ve elektronik bileşenleri

Sakallı Celâl bu hikâyeyi de anlat­ tıktan sonra “İşte o günden beri bir ta­ kım insanlar büyük kitlelerin beynini din gibi, milliyetçilik gibi mistik ve de

Orman Genel Müdürlüğü'nün resmi verilerine göre - bugüne değin 470 bin hektar orman alanı, nitelik kaybı denilen, ki aslında bu niteliği kaybettirilen alan , olarak

issue lubrication ater is the largest component of fluid in oints, cell walls and tissues co ered with fluid... olecular

Rusya Federasyonu içinde Tümen, Tobol, Omsk, Baraba, Novosibirsk, Tomsk şehirlerinde ve bu şehirlere bağlı birçok kasaba veya köyde yaşayan Tatarlar ile

‹nci Enginün, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyat› adl› kitab›nda “Köy Oyunla- r›” bafll›¤› alt›nda Türk edebiyat›nda Köy Oyunlar› ak›m›yla ilgili olarak

Konusu Çanakkale Muharebeleri olsa da, daha çok cephe gerisinin anlatıldığı romanda Çanakkale Cephesi, genellikle fon olarak yer almış; -Elifçe'nin cepheye gitmesinden

Vurun telgırafı bir gelsin görek Kollar mazı gibi uyluğu direk At az geliyorsa bir deve verek Ondan başka yoktur şimdi pehlivan Kahfe şeker hazır tamamdır bir mut