Büyük bir kayıb
--- — ---
% ö
ç A
Halid Ziya Uşaklıgil,
dün sabah vefat etti
Büyük üstadın ölümü basın âlemimizde
ye halk arasında derin bir teessür
uyandırdı, cenaze yarın
kaldırılıyor
Tüık romancılığının büyük üstadı Halid Ziya Uşaklıgil dün sabah saat 7,30 da Yeşilköydeki köşkünde hayata gözlerini yummuştur. Halid Ziya Uşak- lıgil cumartesi günü son bir kriz atlat mış ve yapılan enjeksiyonlar sayesinde sakin iki gece geçirebilmiştir.
Büyük üstadın vefatı basın âleminde ve halk arasında geniş bir teessür do ğurmuştur. Bu suretle edebiyatımız en kıymetli şahsiyetlerinden birini kaybet mektedir.
i Halid Ziya Uşaklıgilin cenazesi yarın saat 11,30 da Yeşilköydeki evinden kal dırılacaktır. Yeşilköy halkı, büyük üs- tad için bir merasim tertib etmek ar zusunu izhar etmiştir. Cenaze, otomo bille Bakırköye nakledilecek ve nama zı öğleyi müteakıb bakııköy camiinde kalındıktan sonra oradaki aile mezar lığında, merhum oğlu Vedadın yanma defnedilecektir.
Merhuma Tanrıdan rahmet dilerken ailesi erkânile, oğlu Bülend Uşakligile baş sağlığı diler, Türk edebiyatına bü yük kaybı dolayısile taziyelerimizi su narız. / ~ T J ~ S i.-1
— Arkası aahlfe
S,
Sil. J ta —Edebiyatı Ceıliıleııin kaybettiğimiz en son ve en biiyük mümessili, modern
Türk romanının yaratıcısı üstad Halid Ziya Uşaklıgil
Büyük bir kayıb
Halid Ziya Uşaklıgil,
dün sabah vefat etti
—
Baştarafı 1İnci
sahljedt—
Üstadın son günleri
Acı haberi aldıktan sonra gene Yeşil- köye gidiyorum. Bu defa içim kederli, gözlerim yaşlı.
Bütün Yeşilköyü ıstırab içinde bul dum. Senelerdenbsri kendine iftihar vesilesi verdiği varlığı kaybetmekten doğan keder koca köyü sarmış..
Köşkün bahçe kapısı aralık kalmış. Beyaz merdivenlerden eve çıktım. Kar şıma bahçıvan çıktı, bir şey söylememe fırsat vermeden bizi yandaki odaya al dı. Üstadın oğlu Bülend Uşaklıgil yanı mıza indi. Kibar yüzünde en derin bir acının izleri görülüyordu. Birbirimize karşılıklı başsağlığı diledik. Üstadın se- nelerdenberi çalıştığı yere çıktık. Sağ tarafta ufak bir kütüphane Yar, oraya girdik. Az ışık alan, şarkvari döşenmiş odanın bütün eşyası küçük çapta: Or tadaki masa, iskemleler, köşede yerde duran şişkin minderler, büyük muhar ririn arada sırada çalıştığı yazı masası, kullandığı işlemeli yazı takımı ve kamış kalem. Sadece, sol duvara dayalı kitab dolabı epeyce geniş; içi gayet şık ve temiz cildlerle dolu.
Bülend Uşaklıgil, büyük muharririn nasıl uful ettiğini anlatıyor:
«— Üç gün evvel, oldukça ağır tir kriz geçirdi. Gelen doktor iğneler yap tı. Çok ıstırab çekiyordu. Sonra acı din di, lâkin pek halsizdi. Bu müddet zar fında bütün aile efradını yanından ayır madı, hepimizi ayrı ayrı tanıyor, mec burî olarak dışarı çıktığımızda derhal içeri çağırtıyordu.
On gün evveline kadar okumağa de vam etti. Basılmasını istediği kitablar hakkında bana talimat verdi. Yeni neş redilecek olan «Bir Hikâyei Sevda» nın tashihini kendi elile yapmıştı. İngiliz ve Fransız şairleri hakkında bir de eser hazırlamıştı. Bunu Üniversite gençliğine ithaf etmek istiyordu. Arzusu yerine getirilecektir.»
Kütüphaneden çıktık, ortadaki odaya girdik. Burası üstadın en çok sevdiği ve çalışmak için seçtiği yerdir. Kapıyı açar açmaz gözüm «köşesine» kaydı;
bir an, o nurant çehreyi bütün sevim - \ liliği ve haşmeti ile tekrar görüyor gi- ! bi oldum. Bülend Uşaklıgil anlatmakta devam ediyor:
«— Bu sabah daha ağırlaştı. Annem, ablam ben ve hastabakıcı başucunda bulunuyorduk. Bir ara nazarlarını ba na dikti, uzun uzun Daktı. Göz yaşları mı güç tutuyordum. O an da geçti, göz ler yavaş, yavaş kapandı, baş kenara kaydı... Babam hayata veda etmişti.»
Bülend Uşaklıgil ıstırab dolu bir sesle: «— Ne garibdir, şu masanın üzerinde gördüğünüz kahve rengi saat benim çocukluğumdan kalmadır. Babam kırk senedenberi onu yanından ayırmaz ve trene vaktinde yetişebilmek için daima beşdakika ileriye alırdı. O son nefesini verdiği saniye, bu saat de son darbesi ni vurdu; onun ölüm anında, bu da durdu.» dedi.
Kahve rengi saate baktım, yediyi
o-
tuz beş geçiyordu. Demek büyük üstad yediyi otuz geçe hayata gözlerini yum - | muştu.
İçeride bir odada, «Hanımefendi» ile Halid Ziyanın kızı Bayan Behine ıstı- rablarının yükü altında ağlaşıyorlardı. Bülend Uşaklıgil, b in bahçeye indirdi. Büyük romancı, son ziyaretimde, artık bahçesile meşgul olamadığından acı acı
şikâyet etmişti.
Köşkten, kalbim büyük bir ıstırab yü kü ile dolu olarak ayrıldım. «Büyük ro man üstadı» mn fani vücudü aramız dan ayrıldı, fakt büyük ismi, nesilden nesle intikal ederek asırlar boyunca ya- şıyacaktır.
Metin TOKER
Basın Birliğinin çağrısı
Basın Birliği İstanbul Bölgesi Baş kanlığından;
Türk basını büyük üstad Halid Zi ya Uşaklığili kaybetmekle kara bir yasa girmiş bulunuyor.
Ailesine ve fikir âlemine taziyeleri mizi sunarken bütün edebiyat ve basın mensublarını cenaze töreninde ve ancak bir aile arzusu olarak çelenksiz ve çi çeksiz bulunmağa çağırıyoruz.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi