• Sonuç bulunamadı

Efficacy of Local Anesthetic Injection Versus Dry Needling in Myofascial Pain Syndrome Treatment

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Efficacy of Local Anesthetic Injection Versus Dry Needling in Myofascial Pain Syndrome Treatment"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Miyofasiyal Ağrı Sendromunun Tedavisinde Lokal

Anestezik Enjeksiyonu ve Kuru İğneleme Yöntemlerinin

Etkinliğinin Karşılaştırılması

Efficacy of Local Anesthetic Injection Versus Dry Needling in

Myofascial Pain Syndrome Treatment

Ö Özzeett

A

Ammaaçç:: Miyofasiyal a¤r› sendromunun tedavisinde lokal anestezik (LA) enjeksiyonu ve kuru i¤nelemenin (K‹) etkilerini karfl›laflt›rmak. G

Geerreeçç vvee YYöönntteemm:: Trapezius kas›nda aktif miyofasiyal tetik noktas› olan 89 hasta randomize olarak %2'lik lidokain enjeksiyonu veya kuru i¤ne-leme gruplar›na ayr›ld›. Enjeksiyon sonras›nda tüm hastalara evde uy-gulamalar› için trapezius kas›na yönelik germe egzersizleri verildi. En-jeksiyonu izleyen üçüncü hafta ve üçüncü aylar›n sonunda miyofasiyal tetik noktalardaki bas›nç a¤r› efli¤i de¤erleri (mm/Hg olarak algometre ile a¤r›n›n hissedildi¤i de¤er) ve sübjektif a¤r› yo¤unlu¤u de¤erleri (vi-züel analog skala (VAS), Likert a¤r› skalas›) kaydedildi. Efllik eden dep-resyon ve anksiyete ise Beck Depdep-resyon Envanteri (BDE) ve Durumluk-Sürekli Kayg› Envanteri I ve II (DSKE I-II) kullan›larak de¤erlendirildi. B

Buullgguullaarr:: Tedavi sonras› de¤erlendirmelerinde her iki grupta da bas›nç a¤r› efli¤i de¤erlerinde belirgin artma (p<0,01), VAS (p<0,01) ve Likert skorlar›nda (p<0,01) belirgin azalma saptand› ve bu yan›tlar aç›s›ndan gruplar aras›nda fark yoktu. Ancak LA grubunda tetik nokta varl›¤› te-davinin üçüncü haftas›nda K‹ grubuna göre daha belirgin azalm›fl (p<0,05) ve sadece LA grubunda BDE ve DSKE I-II skorlar›nda anlaml› azalma kaydedilmifltir (s›ras› ile p<0,01 ve p<0,05).

S

Soonnuuçç:: Hem LA hem de K‹ yöntemleri ile yap›lan tetik nokta enjeksiyonu etkili bulunmufltur Ancak LA enjeksiyonu ile klinik etkinli¤in daha erken bafllad›¤› ve hastalar›n psikolojik profillerinin daha olumlu yönde etkilen-di¤i sonucuna var›lm›flt›r. Türk Fiz T›p Rehab Derg 2006;52(1):22-27 A

Annaahhttaarr KKeelliimmeelleerr:: Kuru i¤neleme, tetik nokta, miyofasiyal a¤r› send-romu

S

Suummmmaarryy

O

Obbjjeeccttiivvee:: The assessment of efficacy of injection therapy with local anesthetic and dry needling of myofascial trigger points in the treat-ment of myofascial pain syndrome.

M

Maatteerriiaallss aanndd MMeetthhooddss:: 89 patients with active myofascial trigger po-ints in trapezius muscles were randomly distributed to 2% lidocaine in-jection (LA) and dry needling (DN) groups. After inin-jection all patients were assigned to do trapezius stretching exercises at home. Pressure pain threshold values (pressure value as mm/Hg at which the patient feels pressure pain with algometer) and subjective pain intensity valu-es (Visual Analogue Scale (VAS), Likert pain score) were recorded at three weeks and three months visits for the follow-up of therapy. Dep-ression and anxiety were assessed using the Beck DepDep-ression Inven-tory (BDI) and the State Trait Anxiety InvenInven-tory I and II (STAI). R

Reessuullttss:: Post treatment evaluations demonstrated a significant incre-ase in pressure pain threshold values, and significant decreincre-ase in the VAS and Likert scores (p<0.01) in both groups and there was no diffe-rence between groups with respect to these responses. After three we-eks of treatment compared with DN, the decrease in trigger points was more evident in the LA group (p<0.05). Decreases in BDI and STAI I-II scores were significant only in the LA group (p<0.01, p<0.05 respecti-vely).

C

Coonncclluussiioonn:: Trigger point injection with LA or DN were both found to be effective but the clinical response started earlier and improvements regarding the psychological profile were obtained only in LA group. Turk J Phys Med Rehab 2006;52(1):22-27

K

Keeyy WWoorrddss:: Dry needling, trigger point, myofascial pain syndrome

Rengin GÜZEL*, Halil AKKOCA*, Gülflah fiEYDAO⁄LU**, fiükrü U⁄UZ***, Erkan KOZANO⁄LU*, Tunay SARPEL*

Çukurova Üniversitesi T›p Fakültesi *Fiziksel T›p ve Rehabilitasyon, **Biyofizik ve ***Psikiyatri Anabilim Dallar›, Adana

Y

Yaazz››flflmmaa aaddrreessii:: Dr. Rengin Güzel-Çukurova Üniversitesi T›p Fakültesi Fiziksel T›p ve Rehabilitasyon Anabilim Dal›, 01330 Balcal›-Adana Tel: 0322-3386429 Faks: 0322-3387077 e-posta: [email protected] KKaabbuull TTaarriihhii:: Aral›k 2005

N

(2)

G

Giir

riifl

fl

Miyofasiyal a¤r› sendromu (MAS); bir veya daha fazla kasta, gergin bantlar ve tetik nokta ad› verilen hipersensitif noktalar›n varl›¤› ile özellenen genifl bir grup kas hastal›¤›d›r. Hastalar ge-nelde inatç› a¤r›, kas a¤r›s›, yorgunluk, eklem hareket k›s›tl›l›¤› veya bunlar›n birlikte oldu¤u durumlarda klini¤e baflvururlar (1-3). Tedavide tetik noktalar›n inaktivasyonu ve gergin kas bantla-r›n›n gevfletilmesi amaçlan›r. Hedef, kas gerginli¤ini yok ederek normal kas uzunlu¤u, ifllev ve gücüne ulaflmakt›r. ‹¤neleme yön-temleri MAS'nin bafllang›ç tedavisinde halen en etkili yöntem olarak kabul edilmektedir (2-6). Lokal anestezik (LA) enjeksiyon-lar› ve kuru i¤neleme (K‹) teknikleri s›kl›kla kullan›lan yöntemler-dir, her iki tekni¤in de etkinli¤i gösterilmifl olmas›na ra¤men bir-birlerine üstünlükleri tart›flmal›d›r (3,7).

Bu çal›flmada, MAS tedavisinde tetik nokta üzerine LA enjek-siyonu veya K‹ yöntemlerinin etkinli¤inin; objektif verilerin kulla-n›ld›¤›, hasta say›s›n›n yüksek oldu¤u, randomize kontrollü bir yöntemle araflt›r›lmas› amaçlanm›flt›r.

G

Ge

er

re

ç v

ve

e Y

ön

ntte

em

m

Çukurova Üniversitesi T›p Fakültesi Fiziksel T›p ve Rehabili-tasyon Anabilim Dal› poliklini¤ine baflvuran ve MAS tan›s› konu-lan ard›fl›k 89 hasta çal›flmaya kat›ld›. Çal›flmaya bafllamadan ön-ce Çukurova Üniversitesi T›p Fakültesi lokal etik kurul onay› ve hastalar›n bilgilendirilmifl olur formlar› al›nd›.

H Haassttaallaarr::

Miyofasiyal a¤r› tan›s› Travell ve Simons'un (1) tan› kriterleri esas al›narak konuldu. 20-60 yafl aras›nda, boyun ve/veya s›rt a¤r›s› yak›nmas› olan hastalardan trapezius kas› üzerinde palpe edilen gergin bant ve en az bir tane aktif tetik noktas› olanlar ça-l›flmaya al›nd›. A¤r›n›n temporal bölge, mastoid ç›k›nt› ya da ipsi-lateral, posterolateral veya servikal paraspinal alana veya kola refere olmas›, palpe edilebilir veya görülebilir lokal se¤irme ceva-b›n›n olmas›, miyofasiyal tetik nokta içeren kasta hareket k›s›tl›l›-¤› ek kriterlerdi. Amerikan Romatoloji Birli¤i 1990 kriterlerine gö-re (8) fibromiyalji tan›s› konanlar, sistemik hastal›¤› bulunanlar, belirgin servikal disk lezyonu, servikal radikülopati veya miyelo-patisi olanlar, son 6 ay içinde tetik nokta enjeksiyonu yap›lm›fl olanlar, çal›flmadan önceki bir y›l içinde boyun veya omuz cerra-hisi geçirenler, gebe olanlar, antikoagülan tedavi görenler, son üç gün içinde aspirin alanlar, koopere olmayan ve kognitif fonksiyon bozuklu¤u olan hastalar çal›flmaya dahil edilmedi.

Hastalar›n ayr›nt›l› fizik muayeneleri yap›larak standart bir de-¤erlendirme formu dolduruldu. Her hastaya yafl›, mesle¤i, e¤itim düzeyi, belirtilerin bafllang›c›nda travma öyküsünün var olup ol-mad›¤› soruldu. Semptomlar› art›ran (so¤uk, anksiyete, stres, uy-ku bozuklu¤u, afl›r› fiziksel aktivite, rutubet) veya azaltan (nemli s›cak, kuru hava, masaj, s›cak dufl, uyku, istirahat) etmenler belir-lendi. Hastan›n daha önceden tedavi al›p almad›¤›, ald›ysa hangi tedavileri ald›¤› sorguland›. Ayr›ca tam kan say›m›, eritrosit sedi-mantasyon h›z› ve rutin biyokimyasal incelemeler yap›ld›. Hasta-lar, kapal› zarf çektirilerek yap›lan randomizasyon yöntemi ile LA ve K‹ grubu olmak üzere 44 ve 45 kiflilik iki alt gruba ayr›ld›.

LA grubuna tetik nokta üzerine lokal olarak %2'lik 2 ml lido-kain, Travell ve Simons'un (1) tan›mlad›¤› enjeksiyon tekni¤ine göre tetik noktaya bir çok noktadan infiltrasyon fleklinde uygu-land›. Enjeksiyon için 21 geyç, 38 mm uzunlu¤unda -yeflil uçlu- i¤-ne kullan›ld›. Uygun deri haz›rl›¤›n› takiben h›zl›ca, i¤i¤-ne ucu

deri-ye dik olacak flekilde deri alt› dokuya girildi. ‹¤ne, ucu ile kas ban-d› içindeki tetik noktay› buluncaya kadar, kas içine sokuldu. Aspi-rasyon yap›l›p 0,2 ml kadar lokal anestezik enjekte edildikten sonra içe ve d›fla h›zl› i¤ne hareketleri ile ayn› nokta 8-10 kez i¤-nelendi ve lokal anestezik enjekte edildi. Daha sonra i¤ne, ucu deriden ç›kmayacak flekilde subkutan dokuya kadar geri çekildi. ‹lk girilen noktan›n alt, üst ve yanlar› i¤nelendi ve lokal anestezik enjekte edildi. Bu sayede a¤r› sebebi olabilecek uydu tetik nokta-lar da inaktive edildi. Kuru i¤neleme tedavi grubundaki hastala-ra ayn› ifllem bofl enjektörle uyguland›. Tüm enjeksiyonlar ayn› hekim taraf›ndan uyguland›. Hastalar›n ev ve ifl yerindeki postü-ral al›flkanl›klar› sorguland› ve hatal› olanlar› düzeltme konusun-da bilgilendirildi. Evde uygulamalar› için trapezius kas›na yönelik germe egzersizleri verilerek kontrollere ça¤r›ld›. Hastalar›n hiç-biri antidepresan kullanm›yordu ve izlem süresince antidepre-san, nonsteroidal antiinflamatuar ilaç veya miyorelaksan kullan-malar›na izin verilmedi.

K

Klliinniikk ööllççüümmlleerr::

Tedavi öncesi, tedavi sonras› üçüncü hafta ve üçüncü ayda tetik nokta varl›¤›, gergin bant varl›¤›, se¤irme cevab›n›n olup ol-mad›¤›, eklem hareket k›s›tl›l›¤›n›n olup olol-mad›¤›, varsa hangi ek-lemlerde oldu¤u ayn› hekim taraf›ndan de¤erlendirildi.

Bas›nç a¤r› efli¤i ölçümleri Anabilim Dal›m›zda gelifltirilen al-gometre cihaz› ile yap›ld›. Bu cihaz tansiyon aletinin manometre-sinin (Reister EXACTA CE 0124 markal›) ucuna 10 ml'lik bir plas-tik enjektör tak›larak yap›ld›. Enjektörün içine 2 cm uzunlu¤unda, 1 cm çap›nda çelik bir yay tak›lmas› ile sabit direnç elde edildi (fie-kil 1). Çukurova Üniversitesi Biyofizik Anabilim Dal›'nda sabit a¤›rl›klara karfl› manometre göstergesinde meydana gelen de¤i-fliklikleri inceleyen kuvvet ölçümleri sonucunda cihaz›n kuvvet e¤risi do¤rusal olarak bulundu ve yap›lan ölçümlerin güvenirlili-¤i gösterildi. Deney ölçümlerinin kuvvet e¤risi fiekil 2'de gösteril-mifltir. Bas›nç a¤r› efli¤i ölçümleri, aletin bir ucundaki enjektörün taban› tetik noktaya dik aç› ile yerlefltirilip manometredeki art›fl saniyede yaklafl›k 20 mm/Hg olacak flekilde bast›r›larak yap›ld›. Hastan›n dayanamayacak kadar rahats›zl›k duydu¤u ve bunu sö-zel olarak bildirdi¤i bas›nç miktar› mm/Hg cinsinden kaydedildi. Subjektif a¤r› yo¤unlu¤u ise vizüel analog skala (VAS) ile de-¤erlendirildi. A¤r› fliddetinin farkl› bir flekilde de¤erlendirilebil-mesi için Likert ölçe¤i de kullan›ld›.

Tüm hastalardan çal›flma bafllang›c› ve üçüncü ay kontrolle-rine Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve Durumluk-Sürekli Kayg› Envanteri I ve II (DSKE I-II) formlar›n› doldurmalar› istendi. BDE, denekte depresyon yönünden riski belirlemek ve depresif belirti-lerin düzeyini ölçmek amac›yla gelifltirilmifl, sa¤l›kl› ve psikiyatrik hasta gruplar›na uyarlanabilen bir kendini de¤erlendirme ölçe¤i-dir. Yirmi bir kendini de¤erlendirme cümlesi içerir ve toplam pu-an 0-63 aras›nda de¤iflir (9). Ölçe¤in Türkçe için geçerlilik ve gü-venilirlik makalesinde kesme puan›n›n 17 olarak kabul edildi¤i be-lirtilmifltir (10). DSKE'nin her biri 20 maddelik iki ayr› ölçe¤i var-d›r: 1) Durumluk kayg› ölçe¤i (DSKE-I): Bireyin belirli bir anda ve

fi

(3)

belirli koflullarda kendini nas›l hissetti¤ini belirler 2) Sürekli kay-g› ölçe¤i (DSKE-II): Bireyin içinde bulundu¤u durum ve koflullar-dan ba¤›ms›z olarak kendini nas›l hissetti¤ini belirler. Her iki öl-çekten elde edilen toplam puan de¤eri 20 ile 80 aras›na de¤iflir (11,12). Envanterin Türk toplumunda geçerlili¤i gösterilmifltir (13).

‹‹ssttaattiissttiikksseell ddee¤¤eerrlleennddiirrmmee

Çal›flmada kesikli de¤iflkenlerin gruplar aras› karfl›laflt›rma-s›nda Ki Kare analizi ve McNemar, sürekli de¤iflkenlerin gruplar aras› karfl›laflt›rmas›nda ise Student t testi ve Mann Whitney U testi kullan›lm›flt›r. Sürekli de¤iflkenlerin grup içinde karfl›laflt›r-malarda, ikiden fazla tekrarlayan ölçüm varl›¤›nda, normal da¤›-l›m gösteren de¤iflkenler için repeated measure analiz, normal

da¤›l›m göstermeyen de¤iflkenler için Friedman testi; ikili gruplar için ise Pair t test ve Wilcoxon testi uygulanm›flt›r.

B

Bu

ullg

gu

ulla

ar

r

Çal›flma grubunda 11'i (%12,4) erkek, 78'i (%87,6) kad›n ol-mak üzere toplam 89 hasta yer ald›. Cinsiyet, yafl, vücut kitle in-deksi, meslek, e¤itim düzeyi gibi demografik özellikler aç›s›ndan her iki grup aras›nda fark saptanmad›. Demografik veriler Tablo 1'de gösterilmifltir.

Belirtilerin s›ras›yla, afl›r› fiziksel aktivite (%88,8), so¤uk (%77,5), stres (%65,2), uyku bozuklu¤u (%55,1), anksiyete (%44,9) ve rutubet (%43,8) ile artt›¤› gözlendi. Hastalar› rahat-latan etmenler ise, s›ras› ile masaj (%97,8), s›cak dufl (%88,8), istirahat (%75), uyku (%47,2), nemli s›cak (%26,9) ve kuru hava (%19,1) olarak belirlendi. Hastalar daha önce analjezik (%41,6), masaj (%34,8), egzersiz (%15,7) ve fizik tedavi (%11,2) uygula-mas› fleklinde tedaviler alm›fllard›.

Tedavi öncesinde hastalar›n %37'sinde s›rta, %30'unda kola, %33'ünde kol ve s›rta do¤ru yay›lan a¤r› olmak üzere yans›yan a¤r› vard› ve her iki grup aras›nda anlaml› fark yoktu. Bu aç›dan iyileflme her iki grupta da anlaml›yken, gruplar aras›nda fark sap-tanmad›. Gonyometre ile yap›lan ölçümlerde hastalar›m›zdan 9 kiflide (%10,1) saptanan servikal eklem hareket aç›kl›¤›nda azal-ma üçüncü aydaki izlemde 2 hastada mevcuttu.

Tedavi yan›tlar›n› de¤erlendirme amac›yla kullan›lan kantita-tif de¤iflkenler Tablo 2'de özetlenmifltir. Tedavinin bafllang›c›nda tüm hastalarda tetik nokta ve palpe edilen gergin bant mevcut-ken tedavinin üçüncü haftas›nda ve üçüncü ay›nda yap›lan kont-rollerde bu bulgularda belirgin azalma gözlendi. Tetik nokta var-l›¤›ndaki azalma üçüncü haftada LA grubunda K‹ grubuna göre daha belirginken (p<0,05), üçüncü ay kontrollerinde her iki grup aras›ndaki fark istatistiksel olarak anlams›z idi. VAS de¤erlerin-deki ve Likert a¤r› ölçe¤inde¤erlerin-deki iyileflmenin her iki grupta anlaml›

L

Lookkaall aanneesstteezziikk KKuurruu ii¤¤nneelleemmee

Hasta say›s› 44 45

Erkek/kad›n 7/37 4/41

Yafl ortalamas› (y›l) 42,3±8,1 40,93±10,4

Vücut kitle indeksi (kg/m2)

26,3±3,8 25,7±4,4 n % n % Meslek Ev han›m› 17 38,6 20 44,4 Emekli 5 11,4 3 6,7 ‹flçi 4 9,1 5 11,1 Memur 18 40,9 17 37,8 E¤itim düzeyi

Okur yazar de¤il 5 11,4 3 6,7

Okur yazar 1 2,3 1 2,2

‹lkokul 9 20,5 13 28,9

Ortaokul 2 4,5 2 4,4

Lise 18 40,9 10 22,2

Yüksek okul 5 20,5 16 35,6

Travma öyküsü varl›¤› 1 2,2 5 11,1

Daha önce tedavi varl›¤› 36 81,8 34 75,6

TTaabblloo 11:: ÇÇaall››flflmmaa ggrruubbuunnuunn ddeemmooggrraaffiikk vveerriilleerrii fi

fieekkiill 22:: AAllggoommeettrree ggrraaffii¤¤ii

80 70 60 50 40 lokal anestezik kuru i¤neleme

(4)

oldu¤u görüldü, ancak her iki grup aras›nda fark saptanmad›. Al-gometre de¤erlerindeki de¤iflim de istatistiksel olarak anlaml› olup (p<0,01) gruplar aras›nda birbirlerine üstünlük saptanmad›. Algometre grafi¤i fiekil 3'de gösterilmektedir.

BDE'de kesme de¤eri 17 olarak al›nd›¤›nda LA grubunda 9 ki-fli, K‹ grubunda 11 kiki-fli, yani toplam olarak MAS'li hastalar›m›z›n %22,5'inde depresyon skalalar› yüksek olarak bulundu. LA gru-bundaki hastalar›n BDE ölçeklerinde olumlu yönde gözlenen de-¤iflme (p<0,01), K‹ grubunda gözlenmedi. Hafif/orta dereceli a¤r›-da DSKE-I skorlar› ortalamas› 37-41 aras›na¤r›-da belirtilmifltir (10). Çal›flmam›zda 50 kiflinin (%56,2) DSKE-I skorlar› 42 ve üzerinde bulundu. Hem LA, hem de K‹ uygulamas› ile DSKE-I'de belirgin de¤iflim olmamas›na ra¤men, DSKE-II aç›s›ndan LA grubundaki

azalma anlaml› olup (p<0,05), K‹ uygulanan hastalarda de¤ifliklik olmad›. Özet olarak çal›flmam›zda uygulanan psikolojik de¤erlen-dirmelerde tedavi ve izlem sonunda elde edilen de¤ifliklikler LA grubunda daha belirgindi.

T

Ta

ar

rtt››fl

flm

ma

a

MAS s›k rastlanan bir durum olmas›na karfl›n, belki de t›p e¤i-timindeki eksikliklerden ötürü göz ard› edilmektedir. Hastalar yanl›fl tan› ve yanl›fl yöntemlerle tedavi edilmeye çal›fl›lmakta, bu durum ciddi maddi ve manevi kay›plara neden olmaktad›r (1,3,14). Baz› uzmanlar MAS'nin tan› ölçütleri ve patolojik bir du-rum olarak var olup olmad›¤› konusunda çeflitli tart›flmalar

yap-L

Lookkaall aanneesstteezziikk KKuurruu ii¤¤nneelleemmee ((nn== 4444)) ((nn== 4455)) n n %% nn %% T Teettiikk nnookkttaa vvaarrll››¤¤›› Tedavi öncesi 44 100 45 100 3. hafta sonu 28 63,6 40 88,9 3. ay sonu 23 52,3 35 77,7 p <<00,,0011 <<00,,0055 G Geerrggiinn bbaanntt vvaarrll››¤¤›› Tedavi öncesi 44 100 45 100 3. hafta sonu 34 77,3 42 93,3 3. ay sonu 31 70,5 37 82,2 p <<00,,0055 <<00,,0055 o orrtt±±SSSS ((mmiinn--mmaakkss)) oorrtt±±SSSS ((mmiinn--mmaakkss)) V VAASS Tedavi öncesi 60,2±16,4 (40-100) 61,6±15,3 (40-100) 3. hafta sonu 40,6±25,1 (0-100) 37,4±25,4 (0-100) 3. ay sonu 32,1±23,7 (0-80) 31,3±22,6 (0-90) p <<00,,0011 - <<00,,0011 -L Liikkeerrtt Tedavi öncesi 3,27±0,7 (2-4) 3,49±0,8 (2-5) 3. hafta sonu 2,55±0,9 (1-4) 2,42±0,9 (1-5) 3. ay sonu 2,15±0,9 (1-4) 2,19±0,9 (1-4) p <<00,,0011 - <<00,,0011 -A Allggoommeettrree Tedavi öncesi 45,0±11,9 (30-80) 44,3±13,2 (20-85) 3. hafta sonu 63,5±21,6 (30-120) 65,5±20,5 (30-120) 3. ay sonu 75,8±28,7 (35-140) 77,3±26,9 (20-120) p <<00,,0011 - <<00,,0011 -D DSSKKEE--II Tedavi öncesi 43,9±8,4 (29-61) 42,7±9,3 (22-62) 3. ay sonu 41,6±7,9 (27-57) 44,0±7,9 (22-60) p >>00,,0055 - >>00,,0055 -D DSSKKEE--IIII Tedavi öncesi 49,2±6,9 (37-69) 48,7±8,5 (34-78) 3. ay sonu 46,5±6,1 (35-61) 48,7±8,8 (32-78) p <<00,,0055 >>00,,0055 B BDDEE Tedavi öncesi 13,3±6,9 (2-34) 14,7±9,6 (1-39) 3. ay sonu 10,7±5,3 (2-30) 13,6±8,9 (0-37) p <<00,,0011 >>00,,0055

Tablodaki de¤erler ortalama±standart sapma ve yüzde de¤erler olarak verilmifltir. VAS: vizüel analog skala, DSKE: durumluk sürekli kayg› envanteri, BDE: Beck depresyon envanteri

(5)

m›fllard›r (15). Ancak “miyofasiyal a¤r› sendromu” teriminin Pub-Med'in “a¤ terimleri” (mesh term) listesine al›nmas› 1980'lere uzanmaktad›r. 2000'li y›llara gelindi¤inde MAS'nin “gerçek bir hastal›k” olup olmad›¤› tart›flmalar›ndan daha çok, miyofasiyal a¤r›n›n benzer terminoloji ve muayene yöntemlerinin kullan›la-rak tan›mlanmas› ile ilgili bir fikir birli¤ine var›lmas› gereklili¤i gündemdedir (4).

MAS'de tedavi genellikle tetik noktaya yöneliktir. Amaç kas spazm›n› yok ederek normal kas uzunlu¤u, ifllev ve gücüne ulafl-makt›r. Sistemik medikasyonlardan sa¤lanan yarar az olup des-tek tedavi fleklindedir (4). Enjeksiyon tedavisi, sprey ve germe teknikleri, yüzeyel s›cak veya so¤uk uygulamalar›, ultrason, tera-pötik masaj, transkütanöz elektriksel sinir stimulasyonu (TENS) gibi fizik tedavi modaliteleri kontrstimulasyon yoluyla a¤r›y› azaltmada etkilidirler (2,16). Bu gibi modaliteler tetik noktay› ter-mal etkileri ile veya mekanik olarak bozar ve inaktive ederler (2). Bu konuda K›sao¤lu ve ark. (16), ultrason tedavisinin a¤r› ve ba-s›nç a¤r› efli¤i ölçümlerini azaltt›¤›n› bulmufllard›r. Benzer flekilde Esenyel ve ark. (17) germe egzersizleri ile kombine edilen ultra-son tedavisinin %1'lik lidokain ile yap›lan tetik nokta enjeksiyonu kadar etkili oldu¤unu göstermifllerdir. Ç›rpanl› ve ark.'›n (18) TENS kullan›m›yla ilgili çal›flmalar›nda ise farkl› frekans ve süre-de TENS uygulanan iki grupta plasebo grubuna göre daha iyi so-nuçlar al›nm›flt›r. Ceylan ve ark. (19) infrared laserin, plasebo la-sere üstünlü¤ünü göstermifllerdir.

MAS tedavisinde son y›llarda gündeme gelen botulinum tok-sini tedavisi konusundaki deliller ise bu tedavinin genel olarak önerilebilmesi için henüz yetersizdir (20).

MAS tedavisinde i¤neleme yöntemlerinin gözden geçirildi¤i bir derlemede sa¤lanan etkinin enjekte edilen maddeden ba¤›m-s›z oldu¤u sonucuna var›lm›flt›r ancak mevcut kan›tlar i¤ne teda-vilerinin plaseboya üstünlü¤ünü desteklemek veya reddetmek için yetersiz bulunmufl ve MAS'de yaln›zca i¤nelemenin plasebo-dan öte bir etkisinin olup olmad›¤›n›n araflt›r›lmas› gerekti¤i so-nucuna var›lm›flt›r (5). Ancak bu aflamada plasebo i¤nelemenin nas›l yap›laca¤› sorunu gündeme gelmektedir. Özel tasarlanan baz› plasebo i¤nelerin kullan›lmas›yla bile hastalar›n %40'›n›n gerçek i¤ne ile plasebo i¤nenin fark›n› hissetti¤i ortaya konmufl-tur. Plasebo i¤nenin çal›flmalarda kullan›labilmesi için bu tekni¤in güvenilirli¤inin saptanmas› ve standardizasyonunun yap›lmas› önerilmektedir (21,22).

Bu çal›flmada, MAS tedavisinde i¤neleme yönteminin etkinli-¤inin; objektif verilerin kullan›ld›¤›, hasta say›s›n›n yüksek oldu-¤u, randomize kontrollü bir çal›flmada araflt›r›lmas›na karar veril-di ve bu çal›flman›n esas›n› oluflturdu. Hastalar tedaviden sonra üçüncü ayda tekrar de¤erlendirildi ve nispeten uzun süreli bir iz-lem sa¤lanm›fl oldu.

Genç ve ark.(7) MAS'de %2'lik prilokain ve K‹'nin her ikisini de etkili bulmufllar ancak enjeksiyon s›ras›nda oluflan rahats›zl›k LA grubunda belirgin olarak daha az oldu¤u için tetik nokta inak-tivasyonunda LA'l› enjeksiyonun kullan›lmas›n› önermifllerdir (7). Kraus'da (23) K‹ yönteminin enjeksiyon sonras›nda a¤r›ya neden oldu¤unu belirtmifl, Berges (24) ve Hong (25) lokal anestezik kul-lan›m›n›n bu a¤r›y› azaltt›¤›n› bildirmifllerdir. Lewit (26) ise kuru i¤ne enjeksiyonunu lokal anesteziklere tercih etmifltir ve siste-matik derlemelerde LA ve K‹'nin etkinliklerinin efl oldu¤u sonu-cuna var›lm›flt›r (5).

Çal›flmam›zda elde edilen bulgularda; hem LA enjeksiyonu hem de K‹ tedavisi ile belirgin iyileflme sa¤land›. Bu etkinlik, tetik nokta içeren kasta bas›nç a¤r› efli¤inin yükselmesi gibi objektif

olarak gözlemlenebildi¤i gibi Likert a¤r› skorlar›n›n belirgin ola-rak azalmas› ve VAS de¤erlerinde azalma fleklinde de gözlendi. Hastalar›n tümünde bafllang›çta bir tetik nokta varken, tedavinin üçüncü haftas›nda tetik nokta varl›¤›n›n LA grubunda daha belir-gin olarak azald›¤› görüldü, ancak üçüncü ayda yap›lan kontrol-de bu fark ortadan kalkt›. Bu aç›dan kontrol-de¤erlendirildi¤inkontrol-de LA gru-bu erken dönemde daha etkili olarak bir üstünlük kazanmaktad›r. Ayr›ca i¤neleme yap›l›rken LA kullan›ld›¤› zaman hastan›n rahat-s›zl›k hissinin daha az oldu¤u gözlenmifltir.

Çal›flmam›zda hastalar›n psikolojik profilleri BDE ve DSKE-I ve DSKE-II kullan›larak de¤erlendirildi. Klinik çal›flmalar kas a¤r›s› çeken hastalar›n normal popülasyondan daha farkl› bir psikolojik profile sahip olduklar›n› göstermifltir. Bir çal›flmada a¤r› tedavisi görmeyen 200 hasta ile a¤r› tedavisi gören 200 hasta karfl›laflt›-r›ld›¤›nda iki grup aras›nda hastal›k davran›fl› ve kiflilik özellikleri aç›s›ndan farkl›l›klar gözlenmifltir (27).

BDE göz önüne al›nd›¤›nda hastalar›m›z›n %22,5'inin depres-yon skalalar› yüksek olarak bulundu. Benzer flekilde BDE ve Tay-lor Manifest Anksiyete Skalas›n›n (TMAS) kullan›ld›¤› bir çal›flma-da MAS'li hastalar›n %22,9'unçal›flma-da depresyon saptanm›fl ve %89,3'ünde TMAS'de yüksek anksiyete skorlar› bulunmufltur (17). Çal›flmada uygulanan tedavi ile BDE skorlar› yüksek olan hastalarda bu yönden belirgin iyileflme kaydedildi. Çal›flma gru-bundaki hastalar›n %56,2'sinin anksiyete skorlar›n›n hafif/orta dereceli a¤r›s› olan hastalardan daha yüksek bulunmas›n›n nede-ni, kas-iskelet sistemi kökenli a¤r›larda geliflen santral ve psiko-jenik de¤iflikliklerle iliflkili olabilir.

MAS tedavisinde yaln›zca a¤r›n›n giderilmesine yönelme ve yatk›nlaflt›r›c› etmenlerin modifikasyonuna dikkat etmemenin a¤r›n›n tekrarlamas›na neden olabilece¤i (1) göz önüne al›narak hem K‹ hem de LA enjeksiyonu uygulanan hastalara ev egzersiz-leri verildi. Çal›flman›n k›s›tl›l›klar› düflünüldü¤ünde sadece eg-zersiz program› uygulanan üçüncü bir hasta grubu al›nm›fl olsay-d› flüphesiz enjeksiyon yöntemlerinin etkinli¤i ile ilgili sonuçlar daha aç›k ortaya konabilirdi, ancak gergin bant ve tetik nokta mevcudiyetinde halen kas a¤r›s› devam eden hastalar›n önerile-cek egzersiz program›na uyumlar›n›n güç olaca¤› görüflüyle üçüncü bir grup oluflturulmad›.

Sonuç olarak K‹ ve LA enjeksiyonlar›n›n efl etkinlikte oldu¤u-nu gösteren çal›flmalardan ay›r›ml› olarak bu çal›flmada, LA en-jeksiyonu ile etkinin daha erken bafllad›¤› ve psikolojik kompo-nentin olumlu yönde etkilendi¤i görülmüfltür. MAS tedavisinde uygulanacak enjeksiyon yönteminde kuru i¤nelemeden ziyade li-dokain enjeksiyonunun tercih edilmesinin daha uygun olaca¤› görüflüne var›lm›flt›r.

T

Teeflfleekkkküürr:: Çal›flmada kullan›lan manometrik algometre cihaz›-n›n gelifltirilmesinde katk›da bulunan Çukurova Üniversitesi Biyo-fizik Anabilim Dal› Baflkan› Prof. Dr. ‹smail Günay'a teflekkürlerimi-zi sunar›z. Bu çal›flma Çukurova Üniversitesi Bilimsel Araflt›rma Projeleri kapsam›nda desteklenmifltir (Proje no: TF 2002 LTP64)

K

Ka

ay

yn

na

ak

klla

ar

r

1. Simons DG, Travell JG, Simons LS. General Overview. In: Johnson EP, editor. Myofascial Pain and Dysfunction: The Trigger Point Manu-al. 2nd ed. Baltimore: Williams & Wilkins, 1999. p. 11-89.

2. Alvarez DJ, Rockwell PG. Trigger points: diagnosis and manage-ment. Am Fam Physician 2002;65:653-60.

3. Borg-Stein J, Simons DG. Myofascial pain. Arch Phys Med Rehabil 2002;83(Suppl 1):40-9.

4. Wheeler AH. Myofascial pain disorders theory to therapy. Drugs 2004;64:45-62.

(6)

5. Cummings TM, White AR. Needling therapies in the management of myofascial trigger point pain: A systematic review. Arch Phys Med Rehabil 2001;82:986-92.

6. Hameroff SR, Crago RB, Blitt CD, Womble J, Kanel J. Comparison of bupivacaine, etidocaine, and saline for trigger point therapy. Anesth Analg 1981;60:752-5.

7. Genç H, Erdem HR, Karao¤lan B, Ertürk Ç, Yorganc›o¤lu ZR. Miyofa-siyal a¤r› sendromunda lokal anestezik enjeksiyonu ve kuru i¤nele-menin etkileri. Romatol T›b Rehab 1997;8:29-33.

8. Wolfe F, Smythe HA, Yunus MB, Bennet RM, Bombardier C, Golden-berg DL, et al. American College of Rheumatology 1990 criteria for the classification of fibromyalgia: report of the multicenter criteria committee. Arthritis Rheum 1990;33:160-72.

9. Beck AT. An inventory for measuring depression. Arch Gen Psychi-atry 1961;4:561-71.

10. Hisli N. Beck Depresyon Envanterinin üniversite ö¤rencileri için ge-çerli¤i, güvenirli¤i. Psikoloji Dergisi 1989;7:3-13.

11. Spielbelger CD, Gorsuch RL, Lushene RE. Manual for State-Trait An-xiety Inventory. California: Consulting Psychologist Press, 1970. 12. Aydemir Ö. Psikiyatride de¤erlendirme araçlar›: özellikleri, türleri,

kullan›m›. In: Aydemir Ö, Köro¤lu E, editors. Psikiyatride Kullan›lan Klinik Ölçekler. Ankara: Hekimler Yay›n Birli¤i, 2000. p. 21-30. 13. Öner N. Durumluk Sürekli Kayg› Envanterinin Türk toplumunda

ge-çerlili¤i. Doçentlik tezi, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü, An-kara, 1997.

14. McClaflin RR. Myofascial pain syndrome. Postgrad Med 1994;96:56-73.

15. Bohr T. Problems with myofascial pain syndrome and fibromyalgia. Neurology 1996;46:593-7.

16. K›sao¤lu S, Erdem HR, Göncü G, Yorganc›o¤lu ZR. Miyofasiyal a¤r›

sendromunda ultrason tedavisinin etkinli¤i. Romatizma 2000;15:123-7.

17. Esenyel M, Ça¤lar N, Aldemir T. Treatment of myofascial pain. Am J Phys Med Rehabil 2000;79:48-52.

18. Ç›rpanl› G, ‹rdesel J, Özcan O. Miyofasiyal a¤r› sendromunun tedavi-sinde transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonun etkisi. Türk Fiz T›p Rehab Derg 1998;4:41-5.

19. Ceylan Y, Hizmetli S, Silig Y. The effects of infrared laser and medi-cal treatments on pain and serotonin degredation products in pati-ents with myofascial pain syndrome. A controlled trial. Rheumatol Int 2004;24(5):260-3.

20. Reilich P, Fheodoroff K, Kern U, Mense S, Seddigh S, Wissel J et al. Consensus Statement: botulinum toxin in myofascial pain. J Neurol 2004;251(Suppl 1):136-8.

21. Streitberger K, Kleinhenz J. Introducing a placebo needle into acu-puncture research. Lancet 1998;352:364-5.

22. White P, Lewith G, Hopwood V, Prescott P. The placebo needle, is it a valid and convincing placebo for use in acupuncture trials? A ran-domised single-blind cross-over pilot trial. Pain 2003;106:401-9. 23. Kraus H. Fischer AA. Diagnosis and treatment of myofascial pain. Mt

Sinai J Med 1991;58(3):235-9.

24. Berges PU. Myofascial pain syndromes. Postgrad Med 1973;53:161-8. 25. Hong CZ. Lidocaine injection versus dry needling to myofascial trig-ger point: the importance of the local twitch response. Am J Phys Med Rehabil 1994;73:256-63.

26. Lewit K. The needle effect in the relief of myofascial pain. Pain 1979;6:83-90.

27. Chapman CR, Sola AE, Bonica JJ. Illness behavior and depression compared in pain centers and private practice patients. Pain 1979;6:1-7.

Referanslar

Benzer Belgeler

Edirne'de mektupçuluk, Valilik etmiş eski Ticaret Bakanların- dan Şakir Kesebir, ferdî teşebbüs ola- rak bir hamleye girişmiş, başında bu- lunduğu Kredi Bankasının burada

yedikten sonra, yere düşüp de gökteki çizgi çizgi renkleri bir eleğimsağmaya benziyen İstanbul çayırları.. II er yaşta gördüğüm

Koronavirüs sonrası oluşan semptom puanları ile yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre depresyon, OKB ve anksiyete ile daha yüksek olmakla birlikte yaş,

Kurama göre ölüm farkındalığını belirginleştiren olayların yaşattığı dehşet duygusuyla başa çıkmak için insanlar yakın ve uzak vadede bilinçli ve

Vajinal kanama, karın ağrısı, fundusta duyarlılık, uterin irritabilite ve tonusunun artması, fetal kalp atımındaki değişiklikler, maternal hipovalemi, bazen de

Araştırmanın demografik değişkenlerinden iş tecrübesi ve duygusal zekâ ile ilgili çıkan sonuçlara göre en çok dağılımı alan yıl 11 ve üzeri; kendini

Yapılan analizler sonucunda girişimcilik yöneliminin, işe bağlanmanın alt boyutlarından adanma üzerindeki etkisinde algılanan örgütsel desteğin tam aracılık,

Yönetim şekli dine dayanan bir Türk-İslam devleti olan Osmanlı İmparatorluğu, kuruluşundan itibaren eski Hint-İran ve Orta Asya Türk devlet geleneğinden gelen ve