Nazmi Ziya Güran'ın bu tablosu İstanbul Hesim ve Heykel Müzesi'nden alınmıştır
3
BURHAN
FELEK
PAZAR ŞAKASI
N
URİ içeri girerken ağzı kulaklarına varıyor du. Kasketi ensesine atmış, elindeki gazete- |j ye vurarak Ahmet’e doğruldu:__Gördün mü bizim uşakları!
__Görmedim... |||.
__ Sen görmezsin! Ama kazeteler yazdı. Dünya parmağını isirdi.
Ahmet işi alaya alıyordu. ||| __Hangi parmağını ısırdı?
Nuri önce alayın farkında olmadı.
__Hangi parmağını mı? Başparmağını ısırdı. __Hangi elinin? deyince Nuri çaktı.
__ Sen alay edersin! Ama bizim çocuklardaki yürek, ha bu mahallenin davulu kadar.
Rahmi: __Ses iyi mi? __ Neyin sesi?
__Davulun... |||
Nuri onu da tersledi.
__ Sus be serseri. Sen mi kaldın bizum çocuklarla alay edecek?
__Nuri ağabey, o lâf yok mu, o lâf! __Hangi lâf be!
__Senin ağızından çıkan lâf...
__ Benim ağızım fabrika gibidur. Hangi lâf ____Senin ağzından çıkan serseri lâfı...
__Benim ağzımdan serseri lâfı mı çıkar? __Uzatma ağabey. Sen bana serseri dedin. __Farkında değilim.
__Al onu geriye...
|gf
__Nasıl alayım?
ğğğ
Ahmet lâfa karıştı:
__Nuri sen lâf nasıl geri alınır bilmez misin? __Yok Ehmet... Bize öyle şeyler öğretmediler. __ Bık kardeşim , meselâ şu serseri [diye Rahmi’yi gösterirken] Rahmi:
__Ağabey, yanlış nişan aldın! diye itiraz ederken Ahmet devam etti:
__ ... Şu serseri lâf mı geri almak için nefesini |§| içine çekerek “ serseri benim” dersin, olur biter.
Nuri:
_ Ben serseri miyim?
__Oğlum, ben sana ders verdim. Sen öyle söyleme de başka türlü söyle! Ama konuşurken ne fesini içeri çekeceksin.
Rahmi bu işi pek beğendi... __Hadi bakalım Nuri ağabey...
Nuri bir türlü beceremedi. Tükürüğü genzine kaçtı. Herkes gülüyordu. Nihayet şakayı anladı...
__Siz beni maytaba aldınız be! Ahmet:
__ Ha şunu hileydin! Tabiî maytaba aldık. __ Ama [gazeteye vurarak] ha bunu maytaba ' alamazsınız!
__Nedir o?
__Ha bu Talyanlardan aldığımız pakurlu gemi... __ Oğlum, Talyan değil, İtalyan... ît diye başlayacaksın.
__ Benum terbiyem müsait değildur öyle lâf et meye... B iz...
__Pekâlâ. İtalyan demeye de mi terbiyen müsait değildir?
__ Uzatma lâkırdıyı. Gemiyi yedi kişi kaçırmış. Hem de Taly anlarla sarmaş dolaş...
__ Hadi be! Ötekilerin eli armut mu devşiriyor du?
— [Eliyle gazeteye vurarak] Ha bunu kaynanam mı yazdı?
Ahmet:
__ Yok Nuri, kaynanan yazmamıştır. Okuması | yazması yoktur kaynananın...
__Ölmüş kadını ne karıştırdın şimdi...
__ Siz adamı deli edersiniz. Beni everdikleri zaman kaynanam yoktu.
__Düğüne gelmedi mi?
__ Hay gözün kör olsun Relimi. Kadın ölmüştü be!
Rahmi gülerek:
__Seni damat görünce yüreğine inmiştir.
__Yüreğine inmedi... |ğ|
__Ya neresine indi?
__Bir yerine inmedi. Kaynanam çok evvel vefat etmiş
__Öyleyse zavallı kadını bu işe ne karıştırıyor sun? Günah değil mi?
__Siz adamı divane edersiniz. Onu ben karıştır madım. Siz karıştırdınız.
__ Yahu! Şimdi gözümüzün önünde "Bunu kaynanam mı yazdı?” demedin mi?
__Dedumsa size ne? O benum işimdir. Sen ha bu gemiyi kurtaranlara lâfın var mı?
__Yok Nuri, doğrusu hiç lâf yok.
__ Hah! Ulan bir kere de benden tarafa olun be! Hep ayıdan tarafa kalmayın.
__Yok, adamlar doğrusu işlerini temiz yapmış lar. Nöbetçiyi bağlamış, mürettebatı kamaraya kapamışlar.
__Kim dedu?
__ Oğlum, gazeteler yazdı. Başka türlü de İtalyan gemicileri bizimkilere:
“ . Buyrun. Gemiyi size teslim edelim... derler mi?”
__ E, o kadarı olur. Ama sonra adamlar ikram I I etmişler.
_ Geminin kumanyasından değil mi? __ Nereden olacaktı ya!
__Sonra, almışlar...
__Almışlar gemiyi, getirmişler buraya.
__Sonra ne olmuş?
İğ!
__ Sahibine vermişler.
__Orası biraz karışık. Galiba polis elkoymuş. __Koysun! Bizim gemiyi getirdiler ya! Sen ona
bak... ¡ 1
__Ya geri verirlerse?
__Ona biz karışmayız. Sen bizimkilerin yüreğine bak, yüreğine... Libya’dan mı ne getirmişler.
__Libya’ dan, Libya’dan. Eski Trablus...
_ Tamam... Ben ona bakarım. Var mı içinizde böyle yürekli adam. Recep sen...
_: Ben yokum ağabey.
__ Yok, onu demeyecektim. Bana bir çay yap, eyi demlensun.
H 1
■
% -
♦ , # 1 I l l l l l l l j
Sahibi:
Genel
YayınMilliyet Gazetecilik r | | | | I U v l Müdürü: Sj. «d.na Ç l& pL tutU :
E R C Ü M E N T A B D İ
K A R A C A N İ P E K Ç İ
Genel Müdür:...N U R E T T İ N D E M I R K O L Haber ve Makalelerden Sorumlu M ü d ü r ... H A Ş A N PULUR Spor Bölümünden Sorumlu M ü d ü r ... N A M IK S E V İK Teknik Sekreter... T U R H A N A Y T U L
BU G A Z E T E B A S I N A H L Â K Y A S A S I N A U Y A R
B A S I L D I Ğ I Y E R M İL L İY E T M A T B A A S I - İS T A N B U L
»T A K V I
Vakit Güneş öğle tkindi Akşam Yatsı İmsak
Vasati 6 .3 9 I I .58 I4 .3 9 I6 .5 6 I8 .3 0 5 .0 0 Ezani I.4 2 7 . Ol 9 .4 2 I2 .0 0 1 .3 4
U - J
12.02
10 Kasım 1974,Hicrf 1394,Şevval 2 5 ,Rumi 1390,Ekim 28
DÜŞÜNENLERİN FORUMU
J f ô f a t T b f e e f c in ,
[
; . ı rı p N
^
z gİl e r
B u n lar a rtık b ü y ü m e y e c e k le r mi?
[
GER 1974 yılının kasım ayında Tür kiye’ye gelişi memnunsuzluk uyan dırmayacak tek kimse varsa, o da A- merika Dışişleri Bakanı Dr. Henry Kissln- ger’dir. Kissinger’i, Roma’da komünistler yuhalayabilirler. Atina, Kissinger’i iste meyebilir. Kıbrıs’ta, Kissinger’ln Büyükel çisini öldürenler, Amerika Dışişleri Bakanı Ada’nın Rum bölgesine gitmeye kalkışsa, ona suikast düzenleyebilirler. Ama 1974 yılının kasım ayında bir Türk, Dr. Kissin ger’i Türkiye’de düşmanca karşılamanın tertibine girişirse, Türkiye’nin menfaatleri ni ya anlamıyordur, ya da başka bir men faati Türkiye’nin menfaatinden üstün gö rüyor demektir. Böylesi, bir Türk komü nisti dahi değildir.Bu sıralar Alain Peyrefitte’ın “Çin U- yandığı Zam an...” adlı kitabını okuyorum. Doğmaların insanları nasıl körleştirdiği, o kadar güzel belirtiliyor ki... Mao, doktori- ner komünistlerin aksine, Çin’deki komü nist ihtilâlinin işçi proletaryasına değil, halkın yüzde 90’ını teşkil eden fakir köy lülere dayandırdığı takdirde, başarı kaza nabileceği inancındadır. Bundan dolayı Moskova komünistleriyle çatışmıştır. Sta- lin, buna karşı çıkmış, Mao’yu fiilen afaroz etmiştir. Kruşçev de öyle. Alain Peyreflt- te, Stalin’in ve ondan sonra Kruşçev’in tu tumunu şöyle anlatıyor: “Bir prensip yok olacak yerde Çin ihtilâli yok olsun, daha iyi.”
Bundan bir kaç hafta evvel “at gözlü ğümden bahsederken, işte bu düşünce tarzını kastediyordum. 1974 yılının kasım ayında Kissinger’in, Türkiye’ye gelişine karşı tertibe girişmek bırakınız Türklüğü, Türk milliyetçiliğini, vatanseverliği ve yurtseverliği, ama “Türk komünistliği” bile değildir.
Halbuki, her halde her şeyle suçlansa “Amerikancılık” ve “çıkar çevreleri taraflı lığı” ile suçlanamayacak Ecevlt, koalisyon ortağı, tutucu sağcı Milli Sllamet Partisl’ni Amerika Dışişleri Bakam’nın Türkiye ziya retini sabote etmekle kınarken, ülkenin en aydın sayılması gereken çevrelerinden Orta Doğu Teknik Ünlversltesi’nde de bu ziyaret dolayısıyla boykot ilân ediliyor, gene bir takım zorbalar sınıflara girip dersleri kaba kuvvetle tatil ettiriyorlardı ve bunlara bizzat öğrenciler hak edilmiş mu kabeleyi yapamıyorlar, boykotu kabulleni yorlardı. Bir başka grup, Kızılay’da Ameri kan bayrağını yakıyordu. Diğer bazı fa kültelerde ise, “sempati boykotları” dü zenleniyordu.
Neye karşı sempati? Dünyadan haber siz, bir kırık plağı hâlâ çalanlara mı? Kissingerbu gün, bırakınız Amerika dışını, Amerika’nın içinde, inançlarından dolayı da değil, basit seçim yatırımları uğrunda Türkiye aleyhinde vaziyet almış kudretli Kongreçoğunluğuna karşı, Başkan Gerald Ford ile birlikte pençe pençe mücadele ver mektedir. Kıbrıs’ ta Türkiye’ ye yaktığı ye şil ışığı açık tutmak için elinden geleni yapmaktadır.
Tutumun temelindeki tutarsızlığı bir yana itiniz. Ama bu tarz tutumların Türki ye’yi o unutulmaz “1971 ilkbaharı”nda 12 Mart’a götürdüğü, bundan sonra da bundan başka hiç bir yere götürmüyeceği açık ve seçik ortada değil midlr?(Kaba kuvvet kendisinden daha kuvvetlinin önün de diz çökmeye mahkumdur. İki tabancalı veya sopalı, bir sınıf dolusu masum öğ
renciye hükmünü geçirir o iki tabancalı ve sopalının, başka kuvvetler harekete geçti ğinde neye döndüğünü daha pek yakın bir geçmişte gördük).
EÇENLERDE, bir ödül töreni dola yısıyla bir üniversiteye gittim. Töre ne verilen arada koridorlarda dolaşı yordum. Bir öğrenci derneğinin tablosuna asılmış bir bildiriyi okudum. Aman yarabbi böylesine yavan, bu kadar manasız ve dünyadan habersiz, fikir değil lâf .salatası teşkil eden, çiğnene çiğnene sakızlıktan da çıkmış ve çöp sepetine layık hale gel miş kerametler söyleyen bildiri nasıl bir yüksek öğretim müessesesinin duvarında yer alır, bulup çıkaramazdım. Amerikan emperyalizmi.. Amerikan kapitalizmi., ve “geri kalmış” da değil, “geri bıraktırılmış” Türkiye.. Bu Türkiye’yi o bildirinin sa hipleri kurtaracaklar.
Nasıl?
Her halde, bugün Türkiye için çalışan bir Kissinger geliyor diye - üstelik, gelme di de... - Amerikan emperyalizmini, Ame rikan kapitalizmini sopalı, tabancalı, taşlı protesto zorlamalarıyla.
Bu kaba kuvvete karşı çıkan öteki kaba kuvveti haklı görüyorum, onu kolluyorum sanılmamalı. Türkiye’de artık bir “Demirel iktidarı” bulunmadığına göre, AP Genel Başkanının yakışıksız “Solu sağa, sağı sola kırdırm ak” felsefesi şüphesiz geçerli olmayacak, devlet herkese haddini bildire cektir. Ama solculuğu, aslında aydın İleri cilik olan solculuğu böyle anlamak geride kalması gereken bir anakronizm olmalıy dı.
Nerede? Bırakınız öğrencileri, bildirileri aşırı solun yayın organlarında yer alan, hatta TRT bültenlerine sızmayı başaran bir teknik adam odalan birliği var. Evlere şen lik, bir şey. Kimi temsil ederler, temsil et tiklerini söyledikleri teknik adamların ço ğunluğu uyur mu? Türkiye’yi NATO’dan çı karırlar, Türkiye’nin Amerikayla ilişkileri ni keserler, Ortak Pazar’ı kapı dışarı eder ler, bayat Amerikan emperyalizmi, Ameri kan kapitalizmi, CİA hikâyelerini tekrarlar dururlar ve başka da bir şey söylemezler...
Bu edebiyata artık yüksek öğrenim gençliğinin elinin tersiyle “defol” işareti ni vermesi lâzımdır. Çünkü bu gençlik artık b ü y ü m e lid lr, o lg u n la ş m a lıd ır. Avrupa gençliği kendi “1968 llkbaharı”ndan gerek li dersleri almışken bizim gençliğimizin hâlâ 1971 öncesi çizgisinde dolanıp dur ması onun itibarını toplumda yitirecektir de, yitirecektir.
Sağlam ülkelerin gençliği İse, dinamik güç olarak itibarını korumalı, onu yiicelt- melidir.
D
EVRİMİZ, barış içinde beraber yaşa ma devridir. Amerikan emperyalizmi de var, Rus emperyalizmi de... Tür kiye bunların ikisiyle de, gayet akıllı tarz da, barış içinde beraber yaşamayı becer mesini bilmelidir. Menfaatlerinden hiç bir şey kaybetmeden.. Biz Don Kişot değiliz. Bir Demlrel’in “komünizme karşı” hükümet kurmaya kalkışması ne ise, bize bugün dost bir Kissinger’in ziyaretini Amerika aleyhinde, kaba kuvvet kullanarak gösteri ye çevirmek öylesine ilkel, gülünç bir dav ranıştır.Gözümüzün bebeği gençler. Lütfen ar tık büyüyün..
TEŞEKKÜR’lerimiz
B A B A M IZ
NURETTİN ÇAĞLAYANın
vefatında Camiye ve Kabristanına kadar gelen ve bizleri arayan bilcümle dostlarımıza, arkadaşlarımıza ve akraba larımıza teşekkürler ederiz.
Milliyet: 13530 A ÎL E S İ
ACI KAYBIMIZ
Sevgili meslektaşımız, hâmliniz, ağabeyimiz, en yakın dostumuz, birlikte uzun yıllar çok güzel günler geçirdiğimiz, sınıf arkadaşımız
Av. Lütfi Üçok’u
7 kasım 1974 günü kaybetmenin derin acısı içindeyiz. K endisini A llah ’ ın rahmetine tevdi eder, geride kalanlara başsağlığı dileriz.
Arkadaşları Milliyet: 13538
iKATILANLARl
« im li
1
KUMAŞ ve GİYİM SANAYİİ
Büyük Postahane karşısı
No. 36-38 Sirkeci
İstanbul Tel: 2217 86
f i O0
)U â n e i*
} ? f a /u 'f i a t u r a
YUSUF ZİYA 6ENÇAL v* KARDEŞLERİ KOLL. ŞTİ.
Sultanhamam.Hoca Hanı Sok.
Diri Han Zemin Kat No. 401
İstanbul-Tel: 22 56 87
Bozkurt Mensucat bir Koç Holding kuruluşudur.
haberli
gelen
fırsat™
Fırsat her zaman geliyorum demez! Bu nedenle değerlendirilmesi güçtür. Ama bu kez haberli gelen bir fırsat var: Yılsonu çekilişimiz. ^
3 MİLYON
liralık zengin İkramiyelerimizden kazanmak İçin birikmiş paranızı şubelerimizde çoğaltarak, bu “ haberli gelen fırsat“dan siz de yararlanınız.
Y ü n " A S İ L B A Y > k t ı !
K um aşçılar, lüks konfeksiyoncular,
tüccar t e r z ile r .. .
E ^ İ T J R T M E N S U C A T in
yeni ve modern yün tesislerinde,
6 4 ^ Merinos yününden 155 cm eninde,
453 g r /m ağırlığında imal edilen
% 4 5-5 5 Yün-Terilen karışım lı,
ÂSİLBA/
piyasanın
en yüksek kaliteli düz kumaşıdır.
TÜRKİYE GENEL SATICILARI
Atatürk’ün yaptıkları ve dünya görüşüyle ilgili forumda (soldan sağa doğru) Prof.
Esat Çam,
Prof.
Sencer Divitçioğlu,
Ord. Prof.
Reşat Kaynar
ve
Ali Gevgilili
bir arada görülüyor...
A ta tü rk ideolojisi
* ALİ GEVGİLİLİ
- “ Türkiye çok uzun
süre
Mustafa Kemal Atatürk’ü
daha çok
efsaneleşmiş kişiliğiyle ele almıştır. Millî
Mücadele yıllarının kahramanı, devrimle-
rin yapıcısı olan Atatürk, tarihsel olduğu
kadar duygusal yönüyle de büyük bir ön
derdir.
Atatürk'ün 1920'lerde ver diği hızla 1970'ler ortalarının Türkiye'si yeni sosyal, ekono mik, politik, kültürel aşamala ra varmış bulunuyor. Bu aşa mada efsane Atatürk kadar, gerçek Atatürk de büyük önem taşır
Yapacağımız forumun ko
nusunu, bilimsel açıdan, A ta türk'ün inançları, uygulamala rı, dünya görüşü ve ideolojisi sorunu teşkil edecek: Atatürk Türk toplumunun tarihsel geli şimi içinde neleri temsil etmek te, ideolojisi hangi özellikleri taşımaktadır? Forum, gerçek Atatürk'ü çok yönlü olarak bu s o r u n l a r ç e r ç e v e s i n d e araştırmaya çalışaçak.
Sayın Ord. Prof. Kaynar, Atatürk’ün temel görüşlerini, tarihsel durumunu ve ideoloji sini nasıl değerlendiriyorsu nuz? Bir siyasal tarihçi ve hukukçu olarak, sizce, Atatürk ya da Atatürkçülük ne biçimde açıklanabilir?”
ATATÜRK.DOKTRİMER
DEÜJLEKLEKTjKTJR
* Ord. Prof. K A Y N A R - “ Atatürkçülük, Türkiye Cum huriyeti devletinin ideolojik temelidir. Bu ideolojiyi genel açıdan değerlendirirsek, bu bir teori değil, bir uygulamanın ü- rünüdür. Başka bir deyişle, Atatürkçülük doktriner değil, pragmatik'tir. Nitekim, A ta
türk, 1 kasım 1937 günü
Meclis’i açış nutkunda şunları söylemişti:
“ Bizim yolumuzu çizen, için de yaşadığımız yurt, bağrından
nedir?
Ord. Prof. Reşat KAYNAR (İstan
bul İktisadî ve T ic a r î İlim ler
Akademisi Öğretim Üyesi), Prof.
Dr. Esat ÇAM (İstanbul İktisat
Fakültesi Dekanı), Prof. Dr. Sen
cer DİVİTÇİOĞLU (İstanbul İkti
sat Fakültesi Öğretim Üyesi)
çıktığımız Türk milleti ve bir de milletler tarihinin binbir macera ve ıstırap kaydeden yapraklarından! çıkardığımız sonuçlardır.”
Atatürk, bu sözlerinde de belirttiği üzere, toplumun y a
ratıcı gücünü harekete getirip yurdun ihtiyaçlarına, gerçekle rine ve yararlarına uygun temel düşünce ve ilkeleri hazırlarken, taklitçiliğe kapılmadan çağdaş uygarlığın unsurlarından da seçmeler ve ayıklamalar yapa
rak halkın kalkınmasına ilişkin düşünce ve ilkelerini belirtmiş tir. Bundan dolayıdır ki, j bu dü şünce ve ilkeler, yurdun yararla nna ve gerçeklerine uygun ol mak şartıyla gerek sosyalist ge rekse k a p ita list sistem lerin yurda yararlı u nsurlarından seçmeler ve ayıklamalar yapı larak oluşmuştur; yani eklek- tik’tir. Ancak, ne Atatürk’ün sağkğmda, ne de ölümünden sonra onun düşüncelerini b i limsel metotlara dayanarak bir sistem içinde belirleyenlediği miz için, bu konuda herkes kendi amacına göre yorumlar yaparak bu ideolojinin saptı rılmasına yol açmıştır. Bu yüz den de boş kalan zihinlere ya bancı ideolojilerin gelip yerleş mesi olayıyla karşdaşmış bu lunduk. Oysa, Atatürkçülük az gelişıfıiş ve bağımlı ülkeler için bağımsızlık mücadelesinin bir örneğidir.
Atatürk ideolojisinin amacı, siyasal, iktisadi, sosyal ve kültürel yönlerden ulusal ve tam bağımsız devlet düzeyinde çağdaş uygarlığa yönelik ola rak k alkın m a’ dır. A ta tü r k çülüğün ana amaçlarını önce CH P’ye mal edilen ve 1937’de Anayasa'ya da yerleştirilen cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, lâiklik, devrimcilik ve devletçilik ilkelerinde topla nabilir. İdeolojisinin teoriden çok uygulamaya dayalı olm a sından dolayı ilkelerde çeşitli k oşu lla ra g öre bir takım değişmeler görülür.. Nitekim, 1924 A n a y a sa sın ın ikin ci maddesinde yer alan ilkeler, 1961 Anayasasında ve bu m et nin de ikinci maddesinde Tür kiye Cumhuriyeti devletinin tanımı olarak milli, demokra tik, lâik ve sosyal devlet biçi mine dönüşmüştür. Bu yapılır ken de, devletin yönetici temel ilkesinin Atatürkçülük olduğu varsayımından hareket edil miştir.
Atatürkçülüğün niteliğini a- çık ve seçik olarak anlayabil mek için onu hazırlayan tarihi oluşumu da çok kısa olarak g özden geçirm ek yararlı olacaktır.
Yakın tarihimizde Atatürk- çüliik’ten önce Tanzimat, B i rinci Meşrutiyet ve İkinci M eş rutiyet _ adlarıyla ı girişilen batılıla şm a atılım la rı v a r dır. Ancak bu atdımlarla Ata-
Devamı 9. sayfada 1863
OSM ANLI
B A N K A S I
A r t ık y u v a n ız a d a
A
Ä
u
n
e r d ir e b ile c e k s in iz
ATAMIZI
ANIYORUZ
ANKARA, A A.
C
UMHURİYETİMİZİN kurucusu büyük
önder Atatürk, ölümünün 36. yıldönümü
olan bugün bütün yurtta. Kıbrıs’ın Türk
kesiminde ve dış temsilciliklerimizde törenler
le anılacaktır. Atatürk haftası da bugün baş
layacaktır.
Anıt - Kabir'de düzenlenen tören bugün sa
at 8.55’de başlayacak, Cumhurbaşkanı Fahri
Korutürk, kabre bir çelenk koyarak Atatürk’
ün manevî huzurunda saygı duruşunda
bulu-Büyük Önder'in, aramızdan
ayrıldığı saat olan 9.05'de
bütün yurtta ve Kıbrıs'ta
saygı duruşu yapılacak
nacaktır.
Atatürk’ün aramızdan ayrıldığı saat olan
9.05’de bütün yurtta. Kıbrıs’ta ve dış temsilci
liklerimizde saygı duruşuna geçilecektir. Aynı
anda yurdumuzdaki bütün taşıtlar kornaları
nı, fabrikalar da sirenlerini çalacaklardır.
Atatürk’ün ölüm yıldönümü nedeniyle dün
Türk ulusuna bir mesaj yayınlayan Diyanet İş
leri Başkanı Dr. Lütfi Doğan, “ Bu acılı gün
de büyük milletimi, millî varlığımızın bilinçli
olarak, her türlü tehlikelerden, gerektiği gibi
koruması için üzerimize düşen görevleri, ek
siksiz yapma azmimizi tazelemeye, birbirimizi
en içten kardeşlik duygulan ile sevmeğe, nef
simizde ve yaşayışımızda beliren kırgınlık ve
çekişmeleri bu duygularla yenmeğe dâvet
etmeyi önemli bir görev sayıyorum” demiştir.
Genelkurmay Başkanı, Atatürk'ün 36. ölüm
yıldönümü nedeniyle mesaj yaymladı
SANCAK: «REJİMİ TEKRAR
KARANLIĞA SOKMAK
İSTEYENLERE KARSIYIZ»
K o ru tü rkr m illî koalisyon
ve seçim te k lif e d e c e k
Tarafsız başbakan olarak Kontenjan Senatörü
Prof. S adi Irm ak üzerinde duruluyor
B
A N K A R A . ÖZEL
U M H U RB AŞK AN I Korutürk’ün
yarın saat 10’da parti liderleri, Mec- İis ve Senato başkanlar! ile Çanka ya’ da yapacağı toplantıda bağımsız bir parlamenterin başkanlığında, “ Millî Bera berlik Hükümeti" kurulmasını ve bu hükü metin en uygun tarihte erken seçime gide cek şekilde hazırlanmasını öne süreceği be lirtilmektedir.
Böyle bir hükümeti kurabilecek bağımsız parlâmenterler arasında üzerinde en çok durulan isim Kontenjan Senatörü Prof. Sa di Irmak olduğu belirtilmektedir. T H A ’nm haberine göre de, adaylar arasında yine Kontenjan Senatörü Hava Kuvvetleri eski Kumandanı Muhsien Batur, ve Başba kanlık eski Müsteşarı, eski Devlet Bakanı Zeyyat Baykara’da vardır.
Korutürk’ün bu son çabası da fayda vermezse kendisinin bütün girişimleri ve teklifleri kamuoyuna açıklayacağı bildi rilmektedir.
tt
p a r t i l e r n e d i y e c e k?
Korutürk’ün erken seçime dayalı "M illî
Beraberlik Hükümeti" önerisi dün Ankara siyasî çevrelerinde duyulmuş ve çeşitli y o rumlara yolaçmıştır.
Bazı A P ’liler. bağımsız başbakanın ku racağı koalisyona CH P clahil bütün partile rin katılmasını, seçim kanununda gerekli değişikliklerin yapılmasını, 1975. ekiminde seçime gidilmesini kabul etmektedirler. B unlara g öre, seçim kanununda bir değşiklik yapılmazsa, seçim parlâmento aritmetiğini değiştirmeyecektir.
CH P’NİN GÖRÜŞÜ
CHP ise, mayıs, ya da en geç haziran ayında erken seçime gidecek "M illî Bera berlik Hükûmeti"ne (Evet) diyecek ve
başbakanın kimliği üzerinde de fazla
durmayacaktır. Fakat başbakanın parlâ mento içinde ve dışında itibar sağlamış ve tarafsızlığı ile tanınmış bir kimse olmasında yarar görmektedirler. C H P’liler seçimin daha geç bir tarihe atılmasına taraftar değillerdir. Eğer diğer partiler ekim ayı üzerinde anlaşırlarsa CHP bu koalisyona katılmayacak, fakat dışardan destek
ola-Devamı Sa. 10 Sil. 9 da
f
Yunanlılar bir Türk şilebi
için 7 milyon lira isliyor
m
¡ ¡ ¡ İ l l l i s lA T A T Ü R K 'te n
REÇETELER 9
-A tatürk'ün20 M artl923’te Konya Türkocağı'n- da gençlerle yaptığı konuşmadan:
“ Bizim milletin, bilhassa aydınlarımızın çok dikkatle, çok önemle gözönüne alacakları bir sebep vardır ve bence bu sebep şimdiye kadar ilerliyeme- yişimizin, en son basamakta kalışımızın asıl sebe bidir. Çöküşümüzün ana sebebini şu nokta teşkil
ediyor: İslâm dünyası iki sınıf halinde ayrı toplu luklardan kurulmuştur. Biri çoğunluğu teşkil eden halk tabakası, diğeri azınlığı teşkil eden aydınlar tabakası. Bozuk zihniyetli milletlerde büyük ço ğunluk başka hedefe, ay dm denen sınıf başka zih niyete sahiptir. Bu iki sınıf arasında tam bir zıtlık ve tam bir muhalefet vardır. Aydınlar aslî kitleyi kendi hedeflerine sevketmek ister, halk kitlesi ise bu ay dm sınıfa tâbi olmak istemez. O da kendine başka bir yön seçmeğe çalışır. Aydınlar sınıfı tel kinle, aydınlatma ile çoğunluğu kendi amacına göre
yönetmeğe muvaffak olamayınca, başka vasıtala ra başvurur. Halka baskı ve cebir yapmağa baş lar, halkı baskı idaresi ile zaptetmeğe çalışır. Artık burada çözümleyici noktaya geldik. Halkı ne bi rinci usul ile, ne de baskı idaresi ile kendi hedefimi ze sürüklemeğe muvaffak olamadığımızı görüyo ruz. Neden?
Bunda başarı kazanmak için aydm sınıfla hal kın zihniyet ve hedefleri arasında bir uygunluk ol ması gereklidir. Yani aydm sınıfın halka telkin e- deceği ülküler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalı. Halbuki bizde böyle mi olmuştur? O aydın ların telkinleri milletimizin ruhlarının derinliklerin den alınmış ülküler midir?
Şüphesiz hayır. Aydınlarımızın içinde çok iyi düşünenler vardır. Fakat genel olarak şu hatâmız da vardır ki, araştırmalarımıza temel olarak çok defa kendi memleketimizi, kendi tarihimizi, kendi geleneklerimizi, kendi özelliklerimizi ve ihtiyaçları mızı almayız. Aydınlarımız belki bütün dünyayı, bütün diğer milletleri tanır, lâkin kendimizi bilme yiz.
Devamı Sa. 10, Sü. 8. de
l|||bsPsÇillioğlu şilebinin sahibi,
«Geminin değerinden
fazla kurtarma bedeli
isteniyor» dedi
SAMSUN, TH A
Y
U N A N İSTAN ’ ın, “ Çillioğlu” şilebini ser best bırakması için altı milyon 700 bin lira kurtarma ücreti istedikleri açıklanmıştır.İs m a il Ç illioğ lu K ollek tif Şirketine ait bulunan 495 gros tonluk “ Çillioğlu” şilebi, İtal ya’ dan yüklediği 500 ton de mirle İstanbul’a gelirken, Pat- ros körfezi açıklarında pervane düşürmüştür. 31 ekim gecesi pervane düşüren Çillioğlu şilebi bir Yunan gemisi tarafından yedeğe alınarak Yunanistan'ın
Patros limanına çekilmiştir. Şilebin Samsun’daki
yetkili-Uevamı Sa. 10, Sü. 3. de
TÜRKİYE, PETROL
TÜKETEN ÜLKELER
ÖRGÜTÜNE GİRİYOR
BRÜK SEL, T H A Bir Arap petrol ambargosu sırasında petrol sioklarını p a y laşmak amacı ile Birleşik A m e rika’nın liderliğinde kurulan Petrol Tüketen Ülkeler Bloku- na aralarında Türkiye'nin de bulunduğu beş ülke daha üye olm ak için ba şv u rm u ştu r Türkiye'den başka bloka katıl mak isteyen ülkeler İsveç, İs viçre, Avusturya ve tspan ya’dır.
Beş ülkenin bloka üye olabil mesi için bloku ilk kuran 11 ül kenin onayı gerekmektedir. Bu ülkeler Birleşik Amerika, Ja ponya Kanada ve Fransa dışın da kalan Avrupa Ekonomik
Topluluğuna üye ülkelerdir.
Genelkurmay Başkanı,
«Macera heveslilerine
karşı Silâhlı Kuvvetlerin
güçlü ve şuurlu
olduğunu» söyledi
A N K A R A , TH A EN E LK U R M A Y Baş kanı Orgeneral Semih Sancar, Atatürk’ün ö- lüm yıldönümü nedeniyle y a
yınladığı mesajmda, “ Hangi
taraftan olursa olsun, içerden ve dışardan büyük Türk mille tinin geleceğini ve rejimi tekrar karanlığa sokmak iste yen heveslilere karşı Türk S i lâhlı Kuvvetleri dünden daha güçlü ve şuurlu olarak görevle rinin başında bulunmaktadır" demiştir. Genelkurmay Başka nı Orgeneral Sancar’m mesajı şöyledir:
“ Büyük önder Atatürk'ün ö- lümünün 36'ncı yıldönümünde onun varlığı ve ilkelerini tek hayatiyet kaynağı olarak kabul eden Türk Silâhlı Kuvvetleri aziz A ta'sın ı tazimle anar.
Devamı Sa. 10, Sü. 4. de
özfuranlı: «Siyasî
partiler bindikleri
gemiyi batırırlarsa
kendileri boğulacak»
İZ M İR , TH A İzmir Barosu Başkam Avukat Mehmet İskender öztu-
ranlı, Atatürk’ün ölüm yıldö nümü ve hükümet bunalımıyla ilgili dün verdiği yazılı demeç te, “ Siyasal partiler aynı gemi deki yol arkadaşlarıdır. Devlet gemisini batırmamak ve bu ge minin su üstünde durabilmesi için tüm tedbirleri beraberce almak zorundadırlar. Gemiyi batıracak olurlarsa herşeyden önce suların içinde boğulacak-
Devamı Sa. 10, Sü. 7. de
CHP Gençlik Kolları
Kurultayı kavgalı başladı
CHP Gençlik Kollarının kurul tayı kavgalı başlamıştır. Bir grup genç delege olmadıkları ileri sürü lerek içeri alınmamışlardır. Bunun üzerine gençlerle toplum polisleri arasında çatışma olmuştur. Atılan taşlardan bir foto muhabiri y a u - lanmış, toplum polisi de cop kul lanmıştır. A .A ’nın bildirdiğine g ö re CH P Genel Merkez Müdürü Sa kıp Hiçeumez olay çıkarıp içeri girmek isteyen bu gençlerin “ Sü leyman G enç’in adamları olduğu nu” söylemiştir, içeri giremeyen
gençler dışarıda toplanarak
“ Kahrolsun faşistler” diye bağır mışlardır.
CHP Gençlik Kolları 7. Kurul- tayı’nın toplandığı Derya sinema sının Necatibey Caddesine bakan pencerelerine birçok döviz asılmış tır.Dövizler şöyledir:
"G izli faşist ajanı C IA "y a Tür kiye'de yer y o k " ,“ Tekelci sömürü ye hayır", "emekçiler ele ele halkçı-devrimci gençler” ve "D e v rimci atılıma katkıda bulunan y a zar ve çizerlere içten saygı.”
Ecevit: Meclisler
toplumun 10 yıl
daha gerisindedir
9 ,
Başbakan, MSP Lideri için, «Suudi Arabistan
politikasını yürüttüğü gibi, Türkiye'nin dış
politikasını yürütemeyecektir» dedi
A N K A R A , ÖZEL A y n Gençlik Kollarının 7.
L H P Kurultayından ko-
nuşan Ecevit “ Bu parlâmento ile Tür kiye'nin hiçbir sorunu halledile mez. Parlâmento, yurt sorunlarına bakış açısından toplumun 10 yıl gerisindedir. Bunalımdan kurtul manın tek çaresi seçimdir” demiş tir.
, Erbakan’a çatan Ecevit “ K ıb
rıs’ta Rum bölgesinde kalan
on bin Türk’le ilgili kararı
açıklamakla ” suçlamış ve “ Suudi Arabistan politikasını yürüttüğü gibi Türkiye’nin dış politikasını yürütemeyecektir. Suudi Arabis tan'da neler olduğunu biliyoruz” demiştir.
Ecevit “ Türkiye’de tehlikeli bir oyun oynandığını,” , söylemiş “ Bu
oyun demokratik solu ortadan
kaldırmak için oynanmaktadır” demiştir.
(Ecevit’in konuşmasının geniş özeti 7 inci sayfadadır.)
Demirel, «Ecevit
korku ve vehim
içindedir» dedi
AP Lideri: «istifa eden
hükümet nöbetçidir,
nöbetinin bittiğini
kendisi tayin edemez»
A N K A R A , ÖZEL.
mb| Genel Başkanı De-
J g P
mirel, dün Başbakan Ecevit’e cevap ver m iş, “ K en d isin in sö y le d iğ i C H P’yi eritme plânı vehimden korkudan ibarettir,” demiştir.Ecevit'in hükümet kurmak tan kaçtığını ileri süren De mirel, "Ş im di de görevi bırakı rız diyor. İstifa eden hükümet nöbetçidir. Nöbetçi nöbet za manının bitimini kendisi tayin edemez. Sayın Ecevit hüküme ti işgal edemeyince boykota karar vermiş görünüyor." de miştir.
(Demirel’in konuşması 7. sayfadadır)
soyguncunun
İmam Ayglin
olduğu tesbif edildi
C E Y H A N , CU M ALI P U SA TÇ I bildiriyor Ceyhan'da İş Bankası Şube sinin soyulması ile ilgili olarak sürdürülen soruşturma sırasın da, şebekeye mensup altıncı soyguncunun da kimliği sap tanmış, bunun Iş Bankası İs tanbul Acıbadem şubesi so y gununa adı karışan ve o gün den bu yana aranan 27 yaşın
daki İmam Aygün olduğu
açıklanmıştır.
Banka personelinin fotoğra fından tanıdığı ve “ Çifte ta-
Devamı Sa. 10, Sü. 3. de
Ankara'da yağ tanzim
satışları pazartesi
günü başlayacak
A N K A R A , A A
Ankara Belediye Başkan
Vekili A . Galip Orhun, A n kara’da bir süredir hissedilen yağ darlığını gidermek am acıy la, 11 kasım pazartesi günü saat 11’den itibaren şehrin çe şitli semtlerinde yağ tanzim satışları yapılacağını açıkla mıştır.
İlk uygulama olarak, pazar tesi günü Şentepe, Esentepe, Y e n id o ğ a n , Çinçin B a ğları semtlerinde, Ankara Belediye-
Devamı Sa. 10, Sü. 7. de
ERBAKAN. «ECEVİT
GİDERSE BİZ
K A LIR IZ» DEDİ
A N K A R A , ÖZEL M SP Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Erbakan dün yaptığı basın toplantısında “ Ecevit ve C H P ’li bakanlar çekilirse hu kuken hiçbirşey olmaz. 7 M SP’li bakan yedi bakanlığa daha vekalet eder, geri ka lan on bakanlık için de atama yapılır” de miştir.
Erbakan "B u on bakanın atamasını kim yapacak?” sorusuna da “ Ben liste götürürüm, Cumhurbaşkanı uygun g ö rürse atama yapar” demiştir, Erbakan, "M S P ülkeyi E cevit’ten bin kat daha iyi idare eddr” demiştir.
(Erbakan’ın basın toplantısı 7. sayfa- mızdadır.)
Feyzioğlu: «Ecevit
hükümeti pahalılık,
anarşi getirdi»
A N K A R A , ÖZEL COP Genel Başkanı Turhan Feyzioğlu Ecevit hükümetini pahalılık getirmek ve anarşiyi hortlatmakla suçlamış “ CHP Genel Başkanı ve Başbakan Ecevit, Türkiye'ye ucuzluk, bolluk ve iç barış vaadederek göreve başlayalı dokuz ay o l muştur. Dokuz ay sonra Türkiyenin man-
Devamı Sa. 10, Sü. 1. de
Timisi: «Faşist yönetimi
arzu edenlerin hevesleri
kursaklarında kalacaktır»
A N K A R A , ÖZEL TB P Genel Başkanı Mustafa Timisi, tüm devrimci örgüt ve kişilerin dikkatini çekerek tahriklere kapılmamalarını iste miştir.Timisi, üniversite olayları ile ilgili ola rak dün basına verdiği yazılı demeçte, Ankara’da meydana gelen kanlı ve silâhlı öğrenci olaylarının son derece üzücü ve düşündürücü olduğunu söylemiş, “ 12 Mart öncesi gençliğinin devrimci, top-
Devamı Sa. 10, Sü. 2. de
KISSINGER İN ERTELENEN GEZİSİNİN TEPKİLERİ
M A K A R İ O S , B M d e
K U L İ S İ N İ A R T T IR D I
0
«Türkiye'nin samimiyetsizlik gösterdiğini» iddia eden
Makarios, Tarafsızlar Grubunda etkili olmaya çalışıyor
M. A Lİ B İR A N D W ashington’dan bildiriyor
m M M Dışişleri Bakanı A i m Kissinger’in An- kara’yı ziyareti nin ertelenmesi Amerika'daki Rum baskı mekanizmasını ha rekete geçirmiş ve kamuoyun da Türkiye aleyhinde tepkiler doğmasına yol açmıştır.
Ziyaretin ertelenmesi haberi
nin açıklanmasından sonra,
Kongredeki Rum taraftan se natör ve milletvekillerine bin lerce mektup ve telefori gelm e ye başlamış, New-York gaze telerine de aynı şekilde “ Türk- 1er dünyayı hiçe sayarak sert tutumlarında ısrar ediyorlar" yolunda mesajlar yollanmıştır. “ Washington P ost" ve "N ew
-York Times” ile yaptığım g ö rüşmede, Türkiye aleyhindeki mektupların birdenbire arttı ğını söyleyen ilgili bölüm şefle ri "İster istemez bunların hiç değilse bir bölümünü yayınla mak zorundayız” demişlerdir. B .M .'D E K U LİS
B irleşm iş M illetler G enel Kurulunda, Kıbrıs Rum Dele gasyonu ve Makarios'un ekibi oldukça geniş bir kulis faali yetine girmiştir. Baş delege
Rossides ve yardımcıları.
"Türkiye’ nin samimiyetsizliği nin bir defa daha ortaya çıktı ğ ı" temasını işlemektedirler, özellikle Tarafsızlar Grubunda Türkiye aleyhinde bir cereyan başlamıştır.
Son durumun öncelikle M a karios'un lehine geliştiğini be
lirten buradaki diplomatik
çevreler, “ Başpiskoposun en korktuğu müzakerelerin başla masıdır. Zira o taktirde A d a ’ya dönüşü ve idareye el koyması gecikir. Amerika ve diğer ül keler de kendisine havanın yu muşadığı bir devrede bu tip bir hareketten kaçınmasını ısrarlu belirtmişlerdir. Oysa bugün binlerce göçmen acı çekerken ve ufukta da çözüm görülmez ken, her an ise el koyabilir ve kazanma şansı da yüksektir" demektedirler. Başpiskopos zi yaretin iptalinden hemen son ra California'ya hareket etmiş ve bir dizi konuşma yapacağı açıklanmıştır.
A tina'da ABD Elçiliği açıklama yaptı:
«Amerika'nın,
Kıbrıs için
hiç bir plânı yok»
)
Atina'da ABD Büyükelçiliği bu yolda bir açıklama
yaparken, «To Vima» gazetesi de Kissinger'in
Ankara'ya gitmeyişini bir «Türk - Amerikan
oyunu» diye tanımlamıştır
A T IN A , CEM B A S A R bildiriyor.
A
T ÎN A ’daki Amerikan elçi liği dün bir açıklama yapa rak Amerika’nın "K ıbrıs ile ilgili olarak hiçh’ r plânı bulun madiğini” öne sürmüştür.ö te yandan Yunan başkentinde yayınlanan "T o Vima” gazeteBİ dün K is s in g e r ’ in A n k a ra 'y a gitmemesini bir “ Türk - Amerikan oyunu" diye yorumlarken, Kıbrıslı Rum liderlerin federatif yönetime razı oldukları yolundaki haberler de ilk kez yayınlunmaya başlamış
tır.
"T o V im a", K ıbrıs’la ilgili ola rak diplomatik gözlemcilere daya narak verdiği bir haberde Türki y e ’deki h ük ü m et bu n alım ın ın . K ıbrıs’ta işgal edilen bölgede bir “ defacto" durumu yaratmak ama cı ile suni şekilde oluşturulduğunu ileri sürmüştür.
“ Katlmerini” gazetesinin, " F e derasyonun şekli konusunda Ma karios v e K lerid es an laşam ı yorlar.” başlıklı yazıda, Maka- rios’un sadece federasyonu kabul
G İR İŞ
Atatürk’ün
ö lü cünün üstünden 36,
onun kurduğu
C u ıtıh u ru y e t’lm izinüs
tünden 51 yıl geçti. Atatürk kitaplığını
ve blbliyoğrafyasını gözden geçiriyo
rum; binlerce kitap, on binlerce araş
tırma yazısı... Fakat bunların birinde
olsun, Atatürk’ün fikir yapısı kaynak
larına, bu kaynakların onun devlet a-
damı yapısına nasıl katkılarda bulun
duğuna değinilmemiş bile... Birkaç
serpinti bilgi, birkaç not, birkaç tanıt
m a...
Atatürk’ün bu pek önemli yanının
derin araştırılmasına heves uyandır
mak için, minik bir doküman dosyası
sunuyorum. Eğer bu konuda yapılmış
araştırmalar varsa ve gözümden kaç
mışsa, yazarlarından ve okurlarından
beni bağışlamalarını dilerim.
İ.B.
(Soldan) Besim Atalay, Haşan A li Yücel, Celâl Sahir, Ahmet Cevat İbrahim Necmi Dilmen, Hamit Zübeyir Koşay ve Kagıp Hulusi özden.
Dilemre, Reşit Galip, Atatürk, A fet İnan, Ruşen Eşref TTnaydın, (Cemal Işıksel'in albümünden)
«Erzurum Kongresi»nden son «Dil Kurultayıma kadar
ATATÜRK'ÜN
YÖNETTİĞİ HER DAVADA
BİR DÜNYA GÖRÜSÜ YATAR
[
1
]
A
T A T Ü R K ’ün -m e s le ğ i dışında— geniş bir an siklopedik bilgisi oldu ğu bilinir. Ancak ansiklopedik bilgi dışında hangi fikirleri in celediği, hangilerinin etkisi al tında kaldığı pek araştırılma mıştır. Oysa bir insan, ne ka dar yetenekli olursa olsun, bilgi ile beslenmedikçe başarılı so nuçlara varamaz. Kaldı ki, daha “ Erzurum Kongresi” nden başlayarak son “ Dil Kurulta yı” na kadar içinde bulunduğu ve aktif olarak yönettiği bü tün dâvâlar, bir fikri ve bir
dünya görüşünü yansıtıyor.
Onun devlet adamı ve devrimci kişiliğinde yaşayan “ Diri fi kirler” i olduğu kadar, “ Temel fikirler" i debilmek gereğinde- yiz. Tekin A lp’in “ K E M A L İZ M ” adiyle çıkardığı genişçe kitapta olsun, Recep Peker’in
Kemalizm'i anlatan
konfe-Mesleği dışında geniş ansiklopedik bilgisi olduğu bilinen Atatürk'ün,
devlet adamı ve devrimci kişiliğinde yaşayan «Diri Fikirleri»»
kadar «Temel Fikirlerini de bilmek zorunluluğu vardır.
ranslannda ve İnkılâp kür
süsü derslerinde olsun, böyle bir araştırmaya ve açıklamaya
ÇALIŞMA BAKANLIĞINDAN
Bakanlığımız Merkez ve İller Kuruluşlarında açık bulunan ve aşağıda kadro, Unvanı, sınıfı, derecesi ile bulundukları yerleri ve aylık tutarlan gösterilen kadrolara sınavla açık tan veya mülâkatla naklen eleman alınacaktır.
Adayların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48’inci maddesindeki koşullarla memuriyet derecesinin gerektirdiği öğrenim koşullarını taşımaları gerekir.
18.11.1974 pazartesi günü saat 14’de yapılacak sınava katılmak isteyenlerin en geç 15.11.1974 cuma akşamı çalışma saati bitimine kadar boş kadroların bulunduğu illerdeki Bölge Çalışma Müdürlüklerine, Merkez Kuruluşumuzda açık olan kadrolar için de Ankara'da Çalışma Bakanlığı Zat İşleri Müdürlüğüne başvurmaları duyurulur.
Aylık tutan
Kadro Ünvanı Sınıfı Derecesi Sayısı Bulunduğu yer (Brüt) Açıklama
Mütercim G .l.H . Merkez (Araş
tırma Kurulu Bşk.) Derleme ve A n ket Uzmanı Teknik Ressam Uzman Yard. Tek. Hiz. G .l.H . 3920 TL. 3920 T L . 2960 TL. 2560 TL.
Memur G .l.H . 10 1 Merkez (Araş- 2000 TL.
Yabancı Dil- 10 1 tırma Kurulu Bşk.) 2000 TL. bilir Daktilo Memur 11 1 M 1800 TL.
'Uzman Istatis- 10 1 Merkez (Çalışma 2000 TL.
tikçi Kalkülatör 10 1 Gn. Müdürlüğü) 2000 TL. 1. S. Mümeyyiz 10 1 t» ’> 2000 TL. 2.S. 12 1 ” ” 1600 TL. Daktilo ” 13 1 1400 TL. Memur 15 1 1200 TL.
Laborant 13 1 Merkez (İşçi 1400 TL.
Memur 13 1 Sağ. Gn. Müdürlüğü.) 1400 TL. Daktilo 13 2 ” ” 1400 TL. 14 1 »» M 1200 TL.
Memur 14 1 Merkez (Zat İşi. 1200 TL.
Daktilo 15 1 Müdürlüğü.) 1200 T L . T ek n isyen T .H .S . 12 1 Merkezde 1600 TL. 1. S. Mümeyyiz G .l.H . 13 1 (Levazım Müdürlüğü.) Merkez 1400 TL. Daktilo 14 1 (Kâğıt İşi. Müdürlüğü.) 1200 TL. 1. s. M üm eyyiz G .l.H . 9 1 Gaziantep 2200 TL. „ 10 3 2 İstanbul - Aydın 2000 TL.1
Memur 10 2 Adana - Kocaeli 2000 TL.
2.S. Mümeyyiz 11 2 Sivas-Zonguldak 1800 TL. Memur 12 1 Elâzığ 1600 TL. Memur 13 5, 2 1 Ankara-Bursa 1 1 Gaziantep - Diya Kayseri-Elâzığ 1400 TL. Daktilo 12 ş 2 rbakır 1600 TL. Daktilo 13 2 İstan bu l» 1400 TL. Daktilo 14 3 Edirne-Kocaeli- 1200 TL. Şoför 13 1 Adana Ankara 1400 TL. 15 4 Edirne-Van - 1200 TL.
Hademe Yard. Hiz. 14 11
Istanbul-lzmir- Istanbul-Ankara - 1200 TL. B u k a d r o y a müktesep hakkı 5’inci derece o- lanlar atanabilir. sosyal Politika, Ekonomi ve İs ta tistik alanla- nnda çalıştırıla ca ğ ın d a n , ö ğ r e nimi bu alanlar da olan en az bir yabancı dili araş tırma ve incele me y ap a b ilecek derecede bilen.
rastlamadığımız gibi, Kin-
ross’tan Şevket Süreyya’ya,
Arm strong’a kadar yapılan
büyük hacimli biyografilerde de yeteri kadar bilgi yok.
Lord Kinross, tarih okudu ğunu, Napolyon’un hayatını incelediğini ve eleştirdiğini yazıyor ve çağın “ Halkçı” dü şüncelerini John Stuart Mill'i okuyarak öğrendiğini belirliyor
(1). Şevket Süreyya Aydem ir, tarih okuduğuna, hatip Ömer N aci’nin etkisiyle Namık K e mal’i okuyup siyasî fikirlere kaydığına değiniyor (2).
Kuşkusuz bunlar, Atatürk gibi toplum yapısını yeniden düzenlemiş ve bir devrimcinin fikir kaynaklarını açıklamak tan çok uzaktır. Bu nedenle, elimdeki bazı belgeleri ve
bil-B r i t i s h airw a ys
r e q u ir e
PASSENGER SERVICE ASSISTANT
(Male) Yeşilköy Airport
Duties include assisting with the reception of passen gers, baggage cargo, ground and flight operations work. Good standard o f education and spoken English essential.
Military service must be completed. Travel Trade or Airline experience an advantage.
A ge 21-30.
Apply in writing to:
M r. PETER N. NORTH
District Superintendent İstanbul British Airways Cumhuriyet Caddesi, 10 - Elmadağ ^ (Basın I • * • • • 1*7) - 13r-31 Izmir-Adana- Bursa-Antalya- Eskişehir-G aziantep - Konya-Balikesir- Samsun. (Basin: 24691 - 13352)
y u v a n ız a r e n k k a ta c a k
a y n b ir h a v a v e r e c e k
Gelsin artık su ASTRAGAN !
satış
elem anları
aranıyor
Büyük ve gelişmekte olan bir sınai kuruluşun mamullerini piyasalayacak, İstanbul, Ankara, Adana, Samsun, İzmir şehirlerinde ikamet edecek ve anılan bölgelerin çevrelerine seyahat edebilecek genç, dinamik elemanlar alınacaktır. A ra n ıla n v a s ıfla r :
Genç yaratıcı ve dinamik olmak ; Askerlikle ilişkisi olmamak ;
Asgari lise öğrenimi görmüş olmak ; Teminat verebilmek.
Taliplerin özgeçmişlerini bildirir bir yazı ile aşağıdaki adrese müracaatları rica olunur.
P K. 45, Levent - İstanbul
10 KASIM 1974
irk ick itk itititk itititirititit'k ititirititirititk k itirk ickirkifiritk
■ t
O L A Y L A R
• ( ■ i > ( > ( * t • t ' t - i « i - ( • t • t - (gileri kamuoyuna açıklayarak bu konuda çalışacaklara y a rarlı olmak istiyorum.
Bu konuda ilk kaynağım,
Yahya Kemal Beyath’dır.
Onun bir anısına dayanır. 1952 yılının 10 Kasım'mda Park Otel salonlarında yaptığı bir sohbette şöyle konuşuyordu
“ Madrit'de Türk Sefiri ola rak bulunduğum günlerde Is panya'da iç savaş başladı. Kral kaçtı; ülke, Mussolini - Hitler faşizmiyle, Stalin komünizmi nin savaş stadyomu haline gel di. Allahın günü tepemize bombalar yağıyordu. Paris'te özel bir işim olduğu için Fran sa ’ya geçtim; fakat tam bu günlerde Atatürk beni aratmış, “ Fransa’d a ” demişler, bundan çok sinirlendiğini dostlarım ba na ulaştırdı. Dönmedim bir da ha M adrit’e. Doğru Bükreş’e geçip orada elçilik eden Ham dullah Suphi'nin yanma yerleş tim; çünkü bu olanlardan sonra Ankara’ya gitmeyi göze alamı yordum.
Şu rastlantıya bakın, bir kaç gün sonra Hamdullah Sup hi’yi Ankara’ya çağırmazlar mı? ... Çaresiz beraberce İs
tanbul’a geldik. Hamdullah
Ankara'ya gidecekti, kendisin den Atatürk'ü görmesini ve durumu anlatmasını rica ettim. Söylemiş. Büyük adam, gül müş; "K ızgın falan değilim kendisine haber ver, gelsin, bir akşam birlikte oturalım" de miş; gittim.
Gerçekten beni çok iyi kar şıladı. Sofrada kendisine yakın bir yere oturttu. Hâlimi, hatı rımı sordu ve Madrit olayma hiç değinmedi Büyük adam!. Meğer beni Behçet Kemal'le ce zalandırmayı tasarlamış!.. O gece Behçet Kemal’e birçok şiirler okuttu ve bu şiirlerin, iyi şiir olduğuna benden fetva al dı! Cezası da buymuş! Ben, Behçet Kemal’in okuduğu şiir leri hep “ Fenomen” diye karşı ladım. Bu sözden Behçet Ke mal havalara uçtu, Atatürk de memnun oldu. Yemekten sonra Behçet Kemal elime sanlıp te şekkür etmek isteyince, ben kendisine “ Fenomen” ! “ Cev her” değil “ Olay” anlamına kullandığımı söylemek azizliği ni de yaptım. (Parmağı ile ken disini dinleyenler arasında bu lunan Behçet Kemal’i göstere rek) İşte kendisi de burada. İtiraf ediyorum, Atatürk beni Behçet Kemal’in şiirleriie ceza landırmak isteyince, ben de azizliğimle Behçet'i cezalandı rayım diye öyle konuştum. Fikrim elbette bu değildir. Behçet, iyi bir şairimizdir.
FELSEFE ÜSTÜNE
Bütün bunian söylememin
nedeni, Atatürk’ün o akşam sofrada yaptığı bir konuşmaya aramızda bir şahit olduğunu belirtmek içindir. O gece A ta türk çok neşeliydi. Çeşitli k o nulara değindi ve bir ara bana dönüp:
— Bana felsefeyi tarif eder misin?..
dedi. Böyle apansız bir soru karşısında nasıl bocaladığımı tahmin edersiniz. Felsefe, bir kere benim konum değil. Sonra sofrada felsefeyi benden çok daha iyi bilen kimseler var. Benim olsa olsa, felsefede bir genel kültürüm olabilir. Bu ge nel kültür de Atatürk gibi bir insan tarafından apansız sorul muş bir soru karşısında buğu lanıp uçuverdi. Biraz duraksa dım ve şöyle konuşmaya başla dım:
"Felsefe, bütün bilgilerimi zin üzerinde sürekli eleştiri y a
parak sistemli düşünmek-
dir." Sonra her felsefenin bir başka felsefeyi eleştirmekten çıktığını, metafiziğe dayanan bir konusu olduğu için bilim- selleşemediğini, bilimselleşebi len yanlarının felsefeden koptu ğunu anlattım; hatırıma gelen filozofların fikirlerini özetledik ten sonra: “ Görülüyor ki paşa hazretleri’ dedim, "Felsefe, “ tnsan” ın kâinat karşısında bir akıl davranışıdır.”
Konuşmamdan son derece - I * t • t - Î - t • t
î «Bir gece ansızın gelebilirim...»
irirk iH rk itk içitititk irk itititk k itirirk -kirkit it-kir k-kic k irk *
memnun oldu, teşekkür etti, sofradakilere beni öven birkaç cümle söyledikten sonra yine bana döndü:
— Konuşmanızın başında ve sonunda söylediğiniz iki cümle çok hoşuma gitti. Felsefenin bu çeşit bir tarifine bugüne kadar hiç bir kitapta rastlamadım Çok gem^ çerçeveli ve felsefe nin de ruhuna uygun tariflerdi Bunları yazıp bana veriniz.
Ben Atatürk’ün bu sözleri ü zerine büsbütün perişan o
dum. Çünkü sözlerimin başın da ve sonunda ne söylediğimi kesinlikle bilmiyordum. Onları içimden geldiği gibi söylemiş, öteki sözlerimi kitaplarda Tas ladığım fikirlerle doldurmuş
tum. Yanımda oturan H am
dullah Suphi’ye ne söylediğimi hatırlayıp hatırlamadığını so rarken Behçet Kemal imdadı ma yetişti. A yağa kalkarak: — Paşam buyrun.. Üstadın sözlerini ben not etmiştim.
Dünyalar benim oldu. Bana
o gece, bunca yardımı ., ’’ tığı halde Behçet'e “ fenomen” . ziziiğini nasıl yapabildiğime hâlâ şaşıyorum!”
YARIN:
RUŞEN EŞREF İN SÖZLERİ
1
(1) Atatürk Lord Kinross sayfa (2) “ Tek A dam ” Ş .S . Aydemir Cilt 1 Sah. 69
(3) __ “ Atatürk Notları” Behçet Kemal Çağlar
’ e mektup
KALORİFERLER YANSIN AMA
TASARRUF UNUTULMASIN
A
N K A R A ve İstanbul belediyeleri, kaloriferlerin yakılması için radyo ile ilân ettiler. Fuel-oil fiyatları gittikçe artıyor, belediyeler bol keseden emirveri-j Burslu
| öğrenciler
| unutuldu
I
| Burslu yüksek tahsil
| gençliği adına sesleni-
| yoruz: Yıllardan beri
| arttırılacağı hususunda | yapılan vaadler ve bu | vasıtayla toplanan siyasî parsalar, günümüz Türki y e ’sinde Sağlık Bakan- lığı’nın bursuyla tahsiline devam eden sayısız yük sek öğrenim talebesinin mağdur duruma düşmesi ni önleyememiştir.
Krediler artırılırken
| burslu talebelerin hesaba
| katılmayışı gerçekten
1 üzücü bir haldir. Çünkü, | gerçekten muhtaç olan |i öğrenci kitlesi, daha ağır
DERT
KUTUSU
şartları kabullenmiş olan | burslu talebelerdir.
Böyle olduğu halde, bu | haksızlığın hiç bir talebe ^uruluşu tarafından kı nanmaması esef ve hay ret vericidir.
Konunun ehemmiyeti ||
ve acil çözüm bekleyen bir ^ husus olduğunu yetkilile- i re beyan ederek yüksek S tahsil talebesinin bu izdi- | rabına son verilmesini ^ umutla bekliyoruz.
Ömer M IZ R A K | D .Bakır Üniversitesi Tıp ^ Fak. Talebe Derneği Baş- p
kanı İ
MAAŞ ALMAK
DERT OLDU
14.6.1974 tarihinde O rm an G en el M ü dürlüğü’ne gönderdiğimdilekçe ile emekliye şevki mi istedim. Aradan 2 ayı aşkın bir süre geçtikten sonra 20.8.1974 tarihinde emekliye sevk edildiğimi bildirdiler.
İşin bundan sonrası y a ni emekli maaşımın b a ğ
lanma işlemi Emekli
Sandığı'nca yürütülerek
sonuçlandırılacak idi.
4 .1 1.197 4 tarihin de Emekli Sandığı'na gide rek orada görevli m e murlardan birine duru mumu anlattım ve işimin ne zaman sonuçlanabile
ceğini sordum. Memur
bana dedi ki, - Buraya her gün senin gibi binlerce in san gelir, biz bunların her
biri ile ayn ayrı uğraşacak olursak işin içinden çıka
mayız. Gerçi müracaat
eden çoktu ama, memur sayısı daha da çoktu. Ça resizlik içinde koridorda dolaşırken aklıma Genel Müdür’e çıkmak ve derdi mi ona anlatmak geldi. Bu düşüncemi açıklamak için Genel Müdür'ün ka pısına vardım. Bu defa da kapıdaki memur bana içe riye girme izni vermedi ve böylelikle en son umudum da sönüp gitti.
M .Sabrı özer. Emekli Sicil No: 27 -
382 - 48 Ankara Cad. Kare Plâjı
civan Haznedar A p. D .7. PEN DİK
yorlar, oturma ve yatak odalarında 20 derece, mutfak ve koridorlarda 15 derece, Salonda 20 derece, banyoda 24 derece olacak. Bu hususlara riayet etmeyenler şu — Jee>eef“ n n ola ra 9İkâ>'et cdi-Fakat bu arada belediye ler halka, tasarruf için hiç bir tavsiyede bulunmuyor lar. Milyonlarca döviz kar şılığında Fuel-oil ve akar yakıt alıyoruz. Çok idareli kullanmamız gerek.
Apartman dairesinde ba yanlar, yazlık entarileri, baylar atletle dolaşır, su 20 derece az gelir, açar telefo nu şikâyet ederler.
Kapıların ve pencerelerin çevresine sünger yapıştır maz, ısı kaybını önlemez lerse şikâyet ederler...
Bazan da çok sıcak olur.
Radyatörleri kapamaz,
pencereleri açmak suretiyle ısı kaybına sebep olurlarsa şikâyet ederler...
Bazı ülkelerde akaryakıt tasarrufu için, çift arabası olan tek araba kullanır ve dolmuş yapılırken, bizde is raf sürer gider.
İlhamı İZ G ÎE Y Hoşdere 8 no.lu Apt. Y öne ticisi
400 metre
bora için
sosuz kaldık
İlçemiz Marmara denizi kenarında kurulmuş birinci sınıf bölgeye haiz ve A vru pa transit yoluna 35 km.
mesafede bulunmaktadır.
Son birkaç yıl içinde turizm dönemi olan ilkbahar ve yaz
aylarında büyük gelişim
göstererek 5 bin olan nüfu sumuz 25 bine ulaşmakta dır.
3.11.1971 tarihinde bele diyemiz içme su ihalemiz İller Bankası kanalıyla ya pılmış olduğu halde aradan 3 yıllık bir zaman geçmesi
ne rağmen 200’lük 400
metre bortfnuj» temin olma yışı nedeniyle vatandaşları mız büyük su sıkıntısı çek mektedirler.
H. Avni Başer Şarköy Belediye
O evde de sular kesilir
zaman zaman...
Am a banyo yarıda
çamadır ortada kalmaz
nıcbır zam an!
0 evin sıcak su sorunu,
Arçelik termosifonuyla çözümlenmiştir.
Su ve gaz basıncına ihtiyaç göstermeyen,
depo suyuyla da çalışabilen
Otomatik
Otomatik Arçelik termosifonuyla...
Genel Satıcıları: BEKO TİCARET A. Ş. Tel.: 49 00 39 BURLA BİRADERLER ve Şsı. T el.: 45 52 00
termosifonu
i ç e lIkk a lite d e ö n c ü ... f i y a t t a ö lç ü
İ l
NPU
80
100
120
160
Köşebent
50 x 50 x 5
60 x 60 x 6
60 x 60 x 8
80 x 80 x 8
H ASM ALAZ A.5
İTHAL MALI
DERHAL TESLİM
DEMİR FİYATLARIMIZ
580
560
570
krş.
krş.
krş.
Pek yakında ithal malı 8 m/m yuvarlak F İL M AŞ İN Piyasaya arzedilecektir.
Koraköy Tersane Cad. No: 17-İstanbul
Tel: 45 67 52 - 4973 23 - 44 9724 - 44 2417
¿Í
İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ
POUT İK A/EĞİT İM/KALKINM A
Dr. YAHYA KEMAL KAYA
I
!!
ATATÜRK
ansiklopedisi
c ild i ç ık tı
Atatürk'ün bütün hayatı, bütün yakın Türk tarihi...
Yarli ve yabancı bütün kaynaklar, arşivler...
Yayınlanmış ve yayınlanmamış bütün belgeler, fotoğraflar...
Kişilerin ve olayların bütün gerçek yönleri...
Yine lüks bez cilt içinde, yine birinci hamur kâğıda renkli şahane baskılı,
yine beher cildi 150.— TL. olarak.
Dış ülkelerde yıllardır yaygın bir şekilde uygulanan bir sistemle ve
Türk okuyucularına saygımızın ve güvenimizin ifadesi olarak
T ü rk iy e de ilk defa
ATATÜRK
ansiklopedisi
L cildini önce okuyacaksınız
dilerseniz bedelini
ödeyeceksiniz, dilerseniz
iade edeceksiniz.
Lütfen yandaki istek fişini 10.— TL.'lık (ambalaj ve posta bedeli karşılığı olarak)
damga pulu ile birlikte «İstanbul Reklâm, Cağaloğlu-istanbul» adresine postalayınız
Size yollayacağımız 1. cildi, 10 gün içinde ya iade ediniz;
ya da 140.— TL.'lık bir havale çıkararak bedelini
(10.— TL.'lık damga pulunu daha önce gönderdiğiniz için) tamamlayınız.
YAYINLAYAN: İSTANBUL REKLÂM
Cağaloğlu-istanbul
GENEL D A Ğ IT IM :
MİLLİYET DAĞITIM
- 3 «
Atatürk Ansiklopedisi nin 1. cildini
aşağıdaki adresime gönderiniz.
10 gün içinde kitabın bedelini göndereceğimi veya
kitabı aynen iade edeceğimi kabul ederim.
(Bu isteğim beni başka bir taahhüt altına sokmayacaktır)
Adı Soyadı :
Adres :
imza
9
Başlıca eğitim sorunlarımızı ve bu sorunların altında y a tan siyasal ve yönetimsel nedenleri inceleyen kitap.
Kitapçılardan isteyiniz. Genel dağıtım
Ankara İstanbul İzmir
Doğan Yayınevi Ge-Da Ğe-Da Milliyet: 13535
HIGHWAY CONSTRUCTION
CA N SU LT L IM IT E D a Canadian Consulting Engineering Consortium has vacancies in Saudi Arabia for the follo wing:
RESIDENT ENGINEERS
University graduation essential plus minimum o f 5 years experience in all fields of Highway Construction.
ENGINEERS
Highway, Civil or Materials.
University graduation essential plus minimum of 5 years experience in one o f the following fields: Highway Cons truction; Bridge Construction; Soil Stabilization Techni ques and Asphalt Mixes.
SURVEYORS
2nd and 1st Class
High School graduation essential plus experience in H igh way Surveying of 5 years for 2nd Class or 10 years for 1st Class.
TECHNICIANS and INSPECTORS
High School graduation essential plus 5 years experience in Highway Construction, Bridge Construction, or High way Materials Testing and Control
or University graduates with minimum o f one year experi ence in Highway Construction.
Assignments will ne for work on the construction sites and are expected to be for 2 years.
Applications are invited from qualified men, and those in terested should air mail as quickly as possible full details of experience, copies o f diplomas, and letters o f recommenda tion to:
M. Borahan P- O. Box 324
CANSULT L IM IT E D Riyadh, Saudi Arabia.
B O B a O B O O B i C B B O e e O O O O O Q O Q O O i I ,
La.vO
PIS KOKULARI YOK EDER
L a .v O
BÜTÜN ECZANELERDE
TEŞEKKÜR
Kıymetli babamız ve dedemiz, E. O R G E N E R A L
FAHRETTİN ALTAY'ın
ölümü dolayısıyla izhar buyurdukları ilgi ve kadirşinaslık larıyla bizleri ihya etmiş olan başta pek muhterem Cumhurbaşkanımız, Sayın Senato Başkan ve üyeleri ve eski sayın cumhurbaşkanlanmıza, T .B .M . Meclisine, Sayın B a şb ak an v e Y a rd ım cısın a , Sayın Bakanlar Kurulu, sayın partiler başkanları ile Saym Millî Savunma Bakanı, Saym Genelkurmay Başkanı, Saym Kuvvet ve Ordu Komutanları, İstanbul Garnizon ve Merkez Kom u tanları ile askerî birlik ve eski silâh arkadaşlarına, Sayın İstanbul Valisi, Saym Belediye Reisi, Türkiye îş Bankası Saym Umum Müdürlüğü ve Mensuplan Sendikası ile tş Bankası Beyoğlu Şubesi müdüriyet ve mensuplarına, üniversite fakülteleriyle saym gazete idareci ve mensupla- nna, merasime çelenk gönderen, E. Vakfına yardım yapan, telgraf, telefon ve bizzat evimize kadar gelerek büyük acımıza iştirak eden dost ve akrabalanmıza, en derin tazimlerimizle teşekkürlerimizi sunarız.
Kızı: H A Y R U N N ÎS A ÎNSEL Oğlu: T A R IK A L T A Y ve TO RU N LARI Milliyet: 13529
n
M illiy e t
Y A Y I N L A R ITarih Dizisi :
kruscev
• •in
a n ıla rı
(2 c i l t )
Dünyada büyük
yankılar uyandıran
anıların tamamı
M illiy e t
Dağıtım
Cağaloğlu-istanbul
TEŞEKKÜR
Kıymetli kardeşim Elektrik Yüksek Mühendisi,
SUAVİ KARAMlKOĞLU'nun
hastalığı esnasında yurt içi ve yurt dışında maddi,
manevi yardımlarım esirgemeyen T. Elektrik Ku-
rumuna ve arkadaşlarına sonsuz minnet ve şükran
hislerimi arzederim.
KARDEŞİ
Stüdyo; 7.843-13525
< X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X |
YAĞ
Ayçiçeği, pamuk çekirdeği, çay, tütün ve benzeri yağ tohumlardan yemeklik yağ istihsal etmek üzere ekstraksi- yon rafinasyon ve vinterizasyon tesisleri istenilen kapasi- ; tede kısa zamanda işler halde teslim edilir.
Müh. Hüseyin Çobanoğlu Tel: 18 87 43 iş - 12 45 10 ev / A N K A R A X X X X X X X X X X X X X X X X X iX X X X X Milliyet,: 13534i!