• Sonuç bulunamadı

Bugün ikinci sınıf bir mesire yeri haline gelmiş olan Göksu Deresi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bugün ikinci sınıf bir mesire yeri haline gelmiş olan Göksu Deresi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Sahife :

8

Hürriyet — —---

. .

_________________________" T7-- S Ol i-, b t

Yukarıda, ilk olarak 1751 de yapılıp, çeşitli tadilâta uğrayarak, yerli mimarinin en güzel eserlerinden biri halinde günümüze kadar gelen Göksu Kasrının de­ nizden alınmış bir fotoğrafı görülüyor. Aşağıda, 1806 da Üçüncü Selim tarafın­ dan inşa ettirilen 19 uncu asrın güzel eserlerinden meşhur Göksu çeşmesi...

Bugün İkinci Sınıf Bir Mesire Yeri Haline Gelmiş Olan

G Ö K S U DERESİ

Tarihe ve Edebiyata Malolmuş Meşhur Bir Akarsudur..

Evliya Çelebi, eserlerinden bi­ rinde, Göksu’yu şöyle anlatır:

“ Âb-ı hayat misali bir nehir­ dir ki, Alemdağı’ndan akar gelir. İki tarafı yüksek ağaçlarla süs­ lü bağlardır ve çoğu yerleri bah­ çeler ve un değirmenleridir. Bü­ tün âşıklar kayıklarla ileri, gö­ nül açan köylere gidip, ağaçlar altında zevk ve sohbet ederler. Gezmeğe değer bir mesiredir..,

Göksu sarayı zamanında pa­

dişahların, sultanların rağbet

ettiği bir yerdi. Burada padişah­ lar maiyetleri ile ava çıkarlar, geniş çayırda ok talimleri yapar­ lardı.

Göksu deresinin kenarlarında

Evliya Çelebi’nin bahsettiği de­ ğirmenler bugün yok. Fakat bu­ na mukabil, seramik sanayii, bu dere kenarlarındaki küçük atöl­ yelerde, basit fırınlarda, yavaş

yavaş canlanmağa başlamıştır.

Atatürk filmini çevireceği i- çin, Celâl Bayar’m davetlisi ola­

rak Atatürk’ün hayatını incele­

mek üzere İstanbul'a gelen Doug- las Fairbanks Jr. Göksu kasrında misafir edilince, bu isim bir ke­ re daha tarihin içinden uyanmış oldu.

Bugünkü Göksu Kasrının yerin­ de, eskiden ahşap bir köşk var­ dı. 1751 de Divittar Mehmet Pn- şa’nm yaptırdığı bu köşk, geniş bir saha üzerine kurulmuş, za­

manının en güzel yapılarından

biri idi.

Saz söz âlemlerine tutkun, ken dişi de büyük bir Türk bestekâ­ rı olan Üçüncü Selim, bu köşkü yeniden tamir ettirdi. îstanbul’a birçok binalar yaptırmış, yenilik taraftarı ve güzel san'atlarla uğ­ raşan padişah İkinci Mahmut da bu kasrı bir kere daha tamir et­ tirdi.

Göksu'da, geçm iş asırlar boyunca

nice âlemler yapılmış, zevku safa

edilmiştir.. Türk edebiyatında, şin

sanatıyla m eşgul olduğu halde

Göksu'ya dair bir tek beyit yaz

mamıs sair hem en yok gibidir..

Göksu'ya gezip eğlen­ meğe gidenlerin, bu zahmeti ihtiyar et - melerine birşey daha sebep olmaktadır, ki bu da oranın, dillere destan olan meşhur sütlü mısındır. Sağ­ da, içlerinde mısır kaynayan kazan dizi­ lerinden biri, aşağıda ise Göksu deresinden fevakalâde güzel bir manzara görülüyor

nin bu güzel süsü, tarihî çeşme 1806 da Üçüncü Selim tarafından yaptırılmıştır.

Göksu kasrının arkasındaki ça­ yırlık. bugün bir gezi yeridir, iskeleden bir çeyrek kadar ileri­ de “ Meryem Ana,, ayazması var­ dır . Her yıl eylül ayı içinde bu ayazma Rum ziyaretçilerle dolar, taşar.

Göksu deyince, akla Recaizade Ekrem’in gelmemesine imkân var

m ı? Göksu çayırının, eteğini sar , t .... ... rr dığı gölgeli kabristanda içli şair P M f H f } S S | m i m

iistad E krem vat.ıvor: vn n ın d a Ü r .’ 1 ” ' ' ,

---imi?

r

üstad Ekrem yatıyor; yanında

iiç yavrusu da beraber.. “ Ta- lim-i Edebiyat,, isimli eseri, “ A-

raba Sevdası,, adlı romanı ve

“ Zemzeme,, adı altında topladı­ ğı şiirleri ve Muallim Nâci ile yaptıkları tartışmaları ile, Türk edebiyatında yenilik cereyanları­ nın gelmesinde öncülük eden üs­ tad Ekrem, burada sevgili Pirâ-

ye, Emced ve Nijad’ınm yanın­

dadır.

Az yukarıda da edebiyatımızın yine mühim bir siması olan Sami Paşazade Sezai Beyin kabri var­ dır.

1856 da, İstanbul’da “ Mecidi­ ye,, adı verilen birçok bina, kış­ la ve saray yaptırmış olan Ab- diilmecit., Göksu kasrını bugün­ kü haliyle yeniden yaptırdı. Bi­ lindiği gibi saray meraklısı olan Sultan Aziz de bu kasrın bazı kısımlarım tamir ettirdi.

Kasrın yanıbaşmda, Türk mi­

marisinin güzel örneklerinden bi­ ri olan çeşme vardır.

Boğaziçi-Vaktiyle, dünyanın parası

harcanarak tertiplenen saray

gezintilerine, hikâyeleri anlatıla

anlatıla bitirilemeyen âlemlere

sahne olan Göksu, bugün yine

rağbet gören bir mesire yeriyse de, o eski şaşaasını, ihtişamını kaybetmiş durumdadır. Artık o- raya, fazla para sarfetmeden gez­

mek isteyenlerden başka giden

olmuyor.. Maamafih bu zümre

dahi yaz pazarlarında Göksu ci­ varım, mahşerî kalabalıkla dol­ durmağa yetiyor.

gııiH iıııım nınıınııııııım ıııııııiM iiH iliiH iıiM iıım ıım M iım ııuıııiH m iM iııijliiıııııım m nınH iım ıııım ıım iM iıiıiiiıııııiııH iııım ıııııııııııııım ıııiM iH tıııiiiııım ııııııınnım ım M iıııım ıiH H H im iH m

FATOS : « H H S İ M i i l i *

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bel Ii başlı gelir kaynağı Elhamra sinemasıdır; fakat o, itiraf et­ meli ki, gelir bakımından umu­ lan dereceye erişememiştir Eğer daha büyük imkânlara

Uzay Merkezindeki meslektaşları, 2014 ve 2016 yılları arasında Uluslararası Uzay İstasyonunda (ISS) LED aydınlatma içeren bitki büyütme odalarında, özellikle uzayda

Çalışmamızda elde edilen sonuçlar istatistik analizlerle değerlendirildiğinde; her bir grubta tinnitus şiddetindeki azalmalar kendi içerisinde anlamlı bulundu, birbirlerine

O sırada Nuh bin Nasrı Samaniyi tedavi ettiğinden ona intisap ederek Sasanî Miilûküne mah­ sûs büyük kütüphane emrine verilmiş ve İbni Sina hariçte

Bu bildiride splenektomiden 19 yıl sonra SSS tanı- sıyla kaybedilen bir olgu nedeniyle splenektomili hasta- lardaki sepsiste erken tanı, tedavi, korunma ve eğitimin önemi

Deney ve kontrol grubunda kavram karikatürleri ve kavramsal değişim metinleri ile çalışma yapıldıktan sonra her iki gruba da Başarı Son Testi, Kalıcılık Testi ve

Transfer harcamaları ülkelerin bütçelerinde farklı adlarla yer alabilmektedir. Ancak, genel olarak transfer harcaması mantığı çerçevesinde düşünüldüğünde ülkelerin

[r]