• Sonuç bulunamadı

Çamlıcaya dair

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Çamlıcaya dair"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

CUMHURİYET

- M S S İ- - - g ! l 1 2

v T)

ı

——

Eski Mesireler: 3'

Çamlıcay

Yazan: Halûk Y. Şehsüvaroğlu

Çamlıcada bilinen ilk İmar ha­

reketleri 17. asırda başlamıştı. İs- tanbulun bu benzersiz semtinde ilk bahçeler ve binalar hükümdar, lara aid bulunuyordu. IV. Murad Büyükçamlıcada kendisine (Bâğ-ı Cihan) ismi verilen bir kasır inşa ettirmiş ve etrafına da güzel bir bahçe yaptırmıştı .Evliya Çelebi.

Çamlıca kasrı için «Dedim ey ',

Evliya bu kâha tarih - Mübarek ola kasrın padişahım) tarihini dü­ şürmüştü.

Çamlıcalar memba sularile, sed- li sofalarile, çemenzarlan ve ulu çmarlarile meşhurdu. Şehrin bu güzel tepelerine rağbet eden hü­ kümdarlardan biri de Avcı Sultan Mehmed olmuştu. Padişahın av­ lanmaya geldiği bu tepelerde y e­ ni imar hareketleri başlamıştı.

IV. Mehmed Küçükçamlıcada

suyun civarında bulunan es- j

ki hir tekkenin yerine bir sa- ı

rayla bir çeşme in(şa ettirmiş- I

ti. Ayrıca Büyükçamlıcadaki ,

memba uyunun yeri de ıslah |

olunmuştu. Eski bir su risalesinin . (suların padişahı) dediği Büyük- çamlıca suyunun etrafında sedler ve çemen sofalar yaptırılmıştı.

Çamlıca 18. asırda halkın rağ­ bet ettiği bir mesire yeri halini al mıştı. III. Selim devrinde (Kâğıd- hane, Boğaziçi, Çamlıca mesirele­ ri seyircilerle) dolmuştu. (Zevk eshabı korkusuzca gündüzün bu misillû câyi ferahfezalarda gezer

ve yaz geceleri kayıklara binip

hanende ve sazendelerle mehtab seyrine) giderlerdi.

Çamlıca mesireleri gerilere doğ­ ru uzanır. Libade, Çilehane, Ha- nımseddi, Merdtvenköyü gibi semt lerde tatil günlerinde halkla, sa­ tıcılarla ve türlü eğlence grupia- rile dolup boşalırdı.

Çamlıcaya bilhassa 18. asır son­

larında başlayan rağbet devam

etmiş, 19. asırda İstanbulun bu

benzersiz yazlığına bir çok bü ­

yük köşkler, kâşaneler inşa olun­ muştu.

II. Mahmud Çamlıcaya pek rağ­ bet eder, buraya nişan talimleri

yapmağa ve mehtab seyrine çı­

kardı. Küçükçamlıcada 1821 de

(Sürurâbad) isimli bir kasır yap­ tırmıştı. Şair Vasıf bu kasrın in­ şası münasebetile (Bu Sürurâbadı inşadan muradı olsa şehin - Zev­ kini âlem görüp ister ki olsun zev kiyab) diyordu.

O devirlerde Çamlıca havasının

ciğer hastalıklarına iyi geldiği

biliniyor ve hekimler hastalarına burasının (âb-ü havasını) tavsi­ ye ediyorlardı.

III. Selimin valdesi ve bazı sul­

tanlar Çamlıcaya hava tebdiline

gelirlerdi. II. Mahmudun valdesi- nin hastalığı ağırlaşınca hekimler

son ümidi Çamlıcada aramışlar

ve Valde Sultanı oraya göndermiş lerdi.

II. Mahmud da hastalandığı va­ kit kendisine, Çamlıca tavsiye e- dilmiş ve Padişah Sarıkayada Es­ ma Sultan sarayına giderek son on beş gününü, içinde hoş hatıra­ ları bulunan o binada geçirmişti.

Çamlıca Sultan Aziz devrinde çok canlanmıştı. Veliahdlığmdan- beri Alemdağını ve o semtleri se­

ven, oralarda sık sık ava çıkan

Abdülâziz, hükümdarlığı esnasın­ da da bu itiyadına devam etmişti. Bu münasebetle Çamlıcaya geniş

yollar açılmış vükelâ, rical bu

semte daha ziyade rağbete başla­ mışlardı.

Başta Mısırlı Prens Mustafa Fa­ zıl Paşanın, Tunuslu Mahmud Paşanın, Serdarıekrem Ömer ve Sami Paşaların köşkleri olmak ü- zere bir çok mühim şahsiyetlerin

yazlık ikametgâhları Çamlıcada

bulunuyordu. Bu semtte ayrıca

hükümdar ailesine mensub bazı

sultanların da sarayları vardı. Çamlıca o devirlerde hoş mesire

âlemlerde, eğlencelerile meşhur­ du. Ediblerimiz, şairlerimiz ve ın- kılâbcılarımız da Çamlıcada Prens Mustafa Fazıl Paşanın, Sami ve Suphi Paşaların köşklerinde top­ lanırlar, uzun edebî musahabeler, hürriyet, meşrutiyet münakaşaları yaparlardı.

Çamlıca Tanzimat edebiyatçıla­

rının kalemlerde tasvir edilmiş,

Namık Kemal, Abdülhak Hâmid ve Sami Paşazade Sezai Beyler Çamlıca üzerine yazılar yazmış­

lar, şiirler söylemişlerdi. Hâmid

Çamlıcayı (Bir yer o maderi va­ tanın en güzel yeri - Yıldızlı Çarn lıca vatanın melıdü maderi) diye tarif etmişti.

Toplıanelioğluyla, Kısıklı ara­

sında bulunan ve bugün Millet

Bahçesi denilen eski (Çamlıca

bahçesi) İstanbulun ilk kurulan

umumî bahçelerdendi. Bu bah­

çenin açılışı 1870 yılı mayısında yapılmıştı.

(İstirahate ve tenezzühe mahsus olan cuma ve pazar günleri Üs­ küdar, Kadıköy, Beylerbeyi gibi Çamlıcaya civar sayılan yerlerden başka İstanbulun uzak mahalle­ rinden, Boğaziçinden vesair yer­

lerden arabalar, hayvanlarla ve

hazan yayan olarak gelen kadın, erkek binlerce seyircinin bahçeye

tehacümü hakikaten görülecek

temaşalardandı.

Hududu bir çeyrek saatte ancak

devrolunabilen bahçe o kadar

vüsatile beraber o cemmi gafiri

istiab edemediğinden halkın bir

takımı girdikçe diğer bir takımını çıkmağa mecbur ederdi. Bu su­ retle gerek yukarıdaki, gerek aşa­ ğıdaki kapıdan durmaksızın girip, çıkan seyircilerin fazla izdihamile o koca bahçe büyük bir arı kova­ nını andırırdı.

Bahçedeki hanımlar bahar renk lerine rekabet eder gibi en parlak, en güzel renkler içinde ve üçü, beşi bir yerde çiçekler gibi iki taraflarına salınarak gezinirler ve bunlardan bal almak hevesile bi- karar olan zenbur misal gene bey­ ler de çiçeklerin arasında ikişer ikişer dolaşırlardı.

Bahçenin dışarısına gelince o

da başka bir âlemdi. Süslü ha­

nımları, şık beyleri hamil bir kaç yüz kadar araba bahçenin etrafı­ nı kuşatarak bir müteharrik zin­ cir gibi birbiri ardınca, muttasıl ve müteselsil devrederlerdi...) (1)

Millet bahçesinde o vakitler

incesaz, orkestra bulunur, bazı

mevsimlerde buraya meşhur sirk­ ler de gelirdi.

O vakitler Millet bahçesinin bellibaşlı müdavimleri arasındaki şahsiyetler şunlardı: (Hünkâr

ya-veri Miralay Ziver Bey -en fiya­ kalılardan imiş-, maiyeti seniye

sol ağalarından Soflaki Efendi

•pek yakışıklı ise de fazla ciddi­ liğinden ötürü sofu lâkabını tak­

mışlar-, Hünkâr yaveri kayma­

kam Şeker Ahm ed B ey - ressam ve askerî teşrifatçı Şeker Ahmed Paşa - Erkânıharb kolağası Nazım Bey -Babıâli vakasmda vurulan Harbiye Nazın Nazım Paşa- Keçe- cızade kolağası İzzet B ey (paşa)- esbak Dahiliye Nazırı Said Efen- dizade Halid Bey, Adliyeli Kâzım Bey.

Kadınlardan, Mısırlı Mustafa

Fazıl Paşanın kerimeleri prenses­

ler, Tunuslu Mahmud Paşanın

odalıklan, Mahşer Midillisi Kâ­ mil Beyin kızı Sâre Hanım, Esha­ mı Umumiye Emini Leon Efen­ dinin, Bahriye Sıhhiye Dairesi a-

zasmdan Aristokli Beyin mada-

maları, yapı kalfası İcadiyelı Var­ tan Efendinin kızlan -bu madam ve matmazeller fevkalâde hasna-

rdannvş.) (2).

Eski İstanbullular sıcak yaz

günlerinde Çamlıca sularının ba­ şında biiyk çınarlar altına secca­ deler sererek kâh sükûn içinde, kâh saz dinliyerek asude saatler geçirirlerdi.

Akşamları Büyükçamlıeadan,

Küçükçamhcaya doğru yürünür

ve buradan gurub seyredilirdi.

Zamanla, telâkkiler değişmiş,

Çamlıcanın bu asude havasına

alafrangalık karışmıştı. 19. asırda

ilk gardenpartiler, ilk maskeli

balolann yapıldığı yer de Çamlı- caydı.

Prens Mustafa Fazıl Paşanın

köşkünde böyle toplantılar olur­ du. İngiliz Kralı VII. Edvard 1869 da ve henüz veliahdken İstanbula

geldiği vakit Prensin Çamlıca

köşkünde şerefine tertib edilen

büyük ziyafette bulunmuştu. II. Abdülhamid zamanında da Çamlıca, Millet bahçesi gene ka­ labalık mesire yeri erindendi. Çam lıca cülus şenliklerinde binaları­ nın ve korularının donanmalarile de meşhurdu. İstanbulun bu iki güzel tepesi o gecelerde şehirden,

ateşböceklerinin istilâsına uğra­

mış korular ve bahçeler halinde görünürdü.

(1) Recaizade Ekrem, Araba

sevdası.

(2) Sermed Muhtar Alus. İstan­ bul mesireleri.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Ünlü ve Aydıntan (2011), ilköğretim sekizinci sınıflarda, permütasyon ve olasılık konusunun, işbirlikli öğrenme yöntemi ve geleneksel öğretim yöntemi ile

Doğa aşığı, kuş ressamı Salih Acar mücadeleli hayatında kar­ şılaştığı her güçlük, geçirdiği her acılı olaydan sonra daha da güç­ lenmiş ve yenilenmiş

 Sonuç olarak, çalışmamızda mikst tipte hücre morfolojisine sahip GİST’ lerde epiteloid hücre morfolojisindeki alanlardaki mitoz sayısı, iğsi alanlardaki mitoz sayısına

Üstelik bilim insanlarının hastalığa yakalanma olasılığının toplum genelinden 10 kat fazla olması, bu bilim insanları arasından da konusu astronomi olanların

Remzize Asım Rüveyde Saffet Seher Sinem Kız Sırrı Sıtkı Si'ıheyla Muhterem Siin büle ş.. Şaziye Şaziye Berin Şehri bamı Şeref Şeref Bacı Şerife Şerife Ziba

Ya pı lan rad yo lo jik in ce le me ler de si nüs trak tı man di bu la kö şe si ne ya kın sa birinci bran ki al ya rık ano ma li si ni; SKM ka sın me di a - lin de ve de ri nin de

Ço­ cukluğundan günümüze, Çukurova’da su bekçiliğinden Adana’daki kütüphane hade­ meliğine, “ Âşık KemaT’den dünya çapın­ da bir rom ana olmaya dek,

Bağımsız değ şkenler se denet m kom tes özell kler nden; denet m kom tes n n bağımsızlığı, toplantı sıklığı, büyüklüğü, muhasebe ve finans alanında