• Sonuç bulunamadı

Yaşar Kemal kan gütmeyi anlattı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yaşar Kemal kan gütmeyi anlattı"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

X

£ ~ * r u r t içinde ve yurt dışında Yaşar

Y

Kemal Nobel'i alacak mı .alma­ yacak mı, ne zaman alacak, na - sil alacak tartışmaları devam eder­ ken; İsveç basını "Yaşar Kemal 'in No - bel'i almaya ihtiyacı yok"derken;ün- lü yazarımız,bütün bu gürültü patır - tıdan uzak yeni bir roman daha yaz - d ı. "D em irciler Çarşısı Cinayeti" is - mini taşıyan bu romanında Yaşar K e ­ mal Kan Gütmeyi konu alıyor.

Günlük gazete sütunlarım doldu - ran bu Kan Gütme nedir?Nasıl ve ne­ den oluşur?Özellikleri nelerdir? İşte Yaşar Kemal'in cevabı:

KAN GÜTME

"Kan Gütme en çok feodal çağda , feodal toplumlarda yoğunlaşmıştır. Feodal toplumdan daha önce de vardı Kan Gütme, azalarak daha sonra da olacak. Kişisel sebeplere indirirsek işi bu bir öç alma tutkusudur. Kabile­ lerin, aşiretlerin, obaların talan ça - ğından bu yana sürüp gelen, o çağlara özgü bir davranıştır.Dünyada Kan Güt - me üstünde çok durulmuş, sosyolo - jik, ekonomik araştırm alar yapılmış­ tır. Toplumlarda en belirgin olay ol - duğu için Kan Gütme,daha doğrusu gözönünde büyük şiddetler olduğu için Kan Gütmeler, insanlar onunla çok uğraşmışlardır. Birinci Dünya Sava - şındanönceKanGütmeTürkiye'de çok yaygındı. Gittikçe azalıyor . Feodalite yerini kapitalist ilişk ilere bıraktıkça Kan Gütme de azalıyor. Talan çağın

-O

dan başka dönemlere geçiş Kan Güt - meyi de usul usul ortadan kaldırıyor. Kan Gütmenin Türkiye'de en yoğun - laştığı yer Doğu Anadolu'dur.Kan Güt­ me üstüne Doğu'da büyük bir edebiyat ortaya çıkmıştır. Her bir türkü,des - tan gerçekten birer şaheserdir. Kan Gütme gelenekleri türkülerle birlik - te daha sürüp geliyor. Güneydoğu şu anda Kan Gütmenin en yoğunlaştığı yerdir. Yurdumuzda daha Kan Gütme­ nin sürüp gittiği yerler şu bölgeler - dir :Karadeniz,Güney Anadolu, Gü - neydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu ' - dur. Son yıllardaki en büyük Kan Güt­ me de Urfa'da Bucak ailesinin Kan Gütmesidir. Bucak âşireti daha aşi­

ret, feodal niteliğini koruyan bir aşi­ rettir. Bucaklar feodal niteliklerini yitirdikleri »aman Kan Gütmeleri de bitecek. Güney'de çok Kan Gütme bi - liyorum ki,feodal ilişkilerden kapi - talist ilişkilere geçen aileler hemen­ cecik Kan Gütmelerini unutuvermiş - lerdir. Bunun, bir gelenek olmuş tut - kunun böyle birdenunutuluvermesi şa­ şılacak bir şeydir. İkinci Dünya Sava - şına kadar sürüp gelen Kan Gütmele­ re Güney'de tanık oldum.Güney 'de Kan Gütmelerin en yoğunlaştığı bölge Ga - ziantep ili bölgesidir.1946'lardan son- rabubölgededeKanGütmelerinazal - dığına tanık oldum. Gene şaşılacak bir şey söyleyeceğim, 1949'daGüne/e traktör yağınca Kan Gütmeler de bu

yıllarda kırt diye kesildi kiinanılma- yacak bir ş e y ... Kan Gütmelerdeki azalma bütün Türkiye'ye de bu yılla r­ da başlar. Ulaşımın da Kan Gütmenin azalmasında büyük etkisi olmuştur. Kan Gütmeler, dar, kapalı bölgeler ge­ leneğidir bir de. Yolların yapılması , otobüslerin ucuza insan taşımaları , şehirlere göç, Almanya'ya göç çok yakında Kan Gütmeleri ortadan silip atacaktır. Şimdiden görünüş bu. H e ­ men tez elden Kan Gütme türkülerini toplamalıyız. Güney'den derlenmiş şu türküye bakacak olursa Kan Gütme türkülerinin ne belâ türküler olduğu - nu görürüz.

'Sacurun suları bulanık akar Kesilm iş kellesi gözleri bakar Tomatik kurşunu ciğerim yakar Kısas kıyamda kaldı ağlarım" "P ek i, sizin başınızdan hiç böyle bir olay geçti mi ?KanGütmeye tanık olmanızı bir yana bırakalım da, hiç kendinizi böyle bir meselenin içinde bulduğunuz oldu mu?"

BİR A Ş A Ğ I L IK DUYGU;

KAN GÜTME

Ailem Doğu Anadolu'ludur . Ben Adana'da doğdum büyüdüm . Babamı ben dört yaşımdayken camide namaz kılarken yanımda bıçakladı Kürt Yu­ suf. Sebebini kimse bilmiyor. Ben yeni yeni düşündükçe,Kürt Yusuf babamı niçin öldürdü,bulabiliyorum , şimdi. Çok ilginç bir olay. Bir aşağılık duy­ gusu i ş i . . .Kürt Yusuf babamı öldür­ düğünden dolayı hapisanede on sekiz yıl yattı ve çıktı. Çıktıktan sonra bi

-vasini bilirim . Bütün çocukluğumu gençliğimi bu olay etkiledi. Keskiner ailesinin çiftlikleri bizim köyün k a r­ şısında Ceyhan'ın öte geçesindeydi . Osmaniye'den Şaban Ağalarla arala - rında Kan Gütme vardı.A rif'in amca­ sı Mehmet Ağa hiç evinde yatamazdı, bir yere giderken de al atına biner tarlalardan doludizgin sürerdi.Pusu - ya düşmemek için bir gittiği yerden bir daha gitmezdi. Bu olayı,Kan Güt­ me korkusunu, baba dostum olan M e - met Ağa'da bütünüyle yaşadım.

"B iz yine, son eseriniz "Dem irci -• le r Çarşısı Cinayetine dönelim . Bu romanda Kan Gütmeyi konu atıyorsu - nuz değil m i?"

"A zıcık ö y le .. .Bütünyukarıda be­ lirttiğim nedenler, beni Kan Gütmeyi

m

zim köye gelmiş ve kaybolmuş . Ben Yusuf hapiste kaldığı süreceKanGüt­ me eğitimi gördüm. Bütün çocuklu - ğum eli tabancalı geçti. Benim oyun­ cağım tabancaydı. Yapılan tek telkin babamı vuranı vuracaktım Başka tür­ lüsü düşünülemezdi bile.Babamı vu - ran hapisten çıktığında ben on dokuz yaşındaydım. Adam öldürmeye karşı koydum ve tabancamı götürdüm ana - ma verdimAnam bir türlü benim Kürt Yusuf'u öldürmeyeceğime inanmadı. Ölünceye kadar öldürmediğime de inan­ madı. Dayılarım Doğu Anadolu’nun en büyük eşkiyalarıymış. Daha dayılarım üstüne çıkmış destanlar Doğu Anado - lu'da söylenir. Nasıl olur da Mahir'in yeğeni babasını öldüreni öldürmezdi . 4nam bir türlü buna inanamıyordu . <ürt Yusuf ortadan yitince anama gün ioğdu.Gece yanıma sokuluyor,kulağı­ na, "Kürt Yusuf'u sen öldürdün değil mi oğlum ?" diye soruyordu. Öylesine ifkeleniyordum ki: "Benöldürmedim" üye bağırıyordum. Anam mutlu, bana jüvenmiş: "Kızma oğlum kızma " di - yordu. "Erkek olan kan işini kimse - ye,anasına bile söylemez. Ha dedim ki, bana söyle ki o kafiri öldürdüğünü ananın yüreği soğusun. Söyle yavrum s ö y le... Söyle k i... "

A N N E M : OĞLUM

ÖLDÜRDÜ DİYORDU

Sonra komşulardan duydum k i,a - nam önüne gelenlere, benim oğlum ö - cünü aldı ama, kimseye söylemiyor, diyormuş. Dayısı da böyle sıkı ağız - lıydı. Sonra da, "varsın söylemesin" diyormuş,"öldürdü ya,öldürdü. ." Ö l­ meden birkaç gün önce hastanede ba - na gözlerini dikti : "Sen öldürdün de - ğil mi o k a firi? " diye sordu. Bu sefer ben öldürmedim diyemedim,kızama- dım da... Sadece gülümsedim . O da gülümsedi. Ne düşündüğünü bilemem. Ama babamın katilini benim öldürdü­ ğüme kendini inandırmıştı. Nasıl na­ sıl olurdu da oğlu,Mahir'in , dağlar kartalı gibi, Dördüncü Ordunun gece - lerinin bekçisi,çatal yürekli eşkiya Mahironun yiğeni babasını öldüreni öldürmezdi. Bu olacak iş değildi."

Kadirli'de bir kürt tanıdım , bize gelmişti. Evde birkaç gün kaldı, son - ra da gitti. Düşmanları, beşikteki be - belere kadar bütün ailesini kesmiş - lerdi. O da onları doğram ış,kim sele­ rini bırakmamıştı. Hem ağlıyor, ağıt söylüyor, hem durumu anlatıyordu . Uç gün üç gece durmadan ağladı söy - ledi, sonra bir gece atına bindi dağla­ ra sürdü. Bunu hiç unutamadım . Bir de A rif Keskiner'in ailesinin kan

da-yazmağa çağırdı. Kan Gütmenin biti - şini yazmağa çalıştım. Ben bitişlerin ve başlamaların yazarıyım biraz da. Yaşayışım beni buraya getirdi. Bitiş - leri ve başlayışları yaşadım bütünyo­ ğunluğuyla... Kişiliğimde ve içinde yaşadığım toplumda. Bu roman , can çekişen bir feodalizmin romanı oldu­ ğu kadar, can çekişen bir Kan Gütme­ nin de romanı. Türkiye'nin şu andaki buhranı kesinlikle bir bitişin, yeniye başlamağa çalışmanınbuhranıdır de - yi m mi ?Böyle büyük sözlerden bık - tim artık. Roman sanıyorum ki söyli- yeceğini s ö y le r... Kan içinden çıkmış bir insan elbette bir kan romanı ya - zaeaktı... Durun bakalım bütün kanla­ rın romanını yapabildim mi?İşte bü­ tün sorun bu" diyor Yaşar Kemal.

O

Referanslar

Benzer Belgeler

Sinire uygulanan elektriksel bir stimulus uygula- nan akım belli bir düzeye ulaşınca sinirde depolarizas- yona neden olur. Düşük düzeyde verilen akımla olu- şan aktivite

Tip I, radial başın anterior çıkığıyla birlikte ulnanın kısa oblik veya yaş ağaç kırığı; tip II, radial başın posterior veya posterolateral

Hikmet Onat’ın 1910’lar- dan başlayarak günümüze değin 65 yılı geçen oldukça geniş bir zaman kesitinden seçilmiş ürünlerini bir araya getiren sergi, onun

Orhan Veli Karnk da Yahya Kemal gibi İstan­ bul aşığı, bir şairdir. Şiir­ lerinde İstanbul’u anla­ tan iki şair Rumelihisa- n ’ndaki Kayalar Mezar­ lığında

Birinci Dünya Savaşı yıllarında dünya çapında üne kavuş­ muş olan Çardaş opereti (Müzik: Kalmann), Kordi Miloviç adlı güzel sopranonun çekiciliğiyle de

H ve G maddelerinden eşit kütlelerde alıp özdeş ısıtıcılarda farklı sürelerde ısıtırsa.. H ve G maddelerinden farklı kütlelerde alıp özdeş ısıtıcılarda eşit

Genel olarak bakıldığında; Karasu’da yaşayanların kentsel yaşanabilirlik göstergelerini değerlendirirken olumlu bakış açısına sahip olduğu söylenebilir.

Suriyeli yetişkin sığınmacılar ve çocuklar arasında uyku bozukluklarının varlığı konusuna gelinde; hem yetişkinler hem de çocuklar arasında uyku