• Sonuç bulunamadı

Süleymaniye Camii

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Süleymaniye Camii"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

YAŞAYAN TARİH İSTANBUL

SÜLEYMANİYE CAMİİ

TARİHÇESİ

Uluslararası anıtların en yücelerinden birisi olarak nitelendiri­ len Süleymaniye Camii ve külliyesi, Türk mimarisinin yükseliş dev­ rini tüm özellikleriyle dile getiren, gözler önüne koyan bir yapıt­ tır. Dünya uzmanlarının ve bilginlerinin de takdirle üzerinde dur­ dukları bu eser, sanat dünyasında değerli bir kaynak olarak yeri­ ni daima muhafaza edecektir. Külliye ; camiden ayrı olarak med­ reseler, tabhane, imaret, bimarhane, kervansaray, hamam, mek- tep„oda ve dükkânlar gibi sosyal ve kültürel binalardan,Kanuni Sultan Süleyman ile eşi Hürrem Sultan türbelerinden ibarettir. Bina Eminliği’ni yapan Sinan ile Mimar Sinan'ın, birbirlerine ka­ rıştırılmaması gerekir. Çünkü ikisi ayrı kişilerdir. Süleymaniye’- ye 1550 yılında başlanılmış, 1557 yılında inşaat sona ermiştir. (961 H. Muharrem ve 20 Şaban H. 966 arası, inşaat hesaplarının ka­ yıtlı bulunduğu defterlere göre Süleymaniye için sekiz yüz dok­ san yedi bin üç yüz elli Filori (397 yük 60180 akça) sarfedildiği anlaşılmaktadır. Bina nazırı Mehmet Paşa, bina emini Sinan Bey, Kâtibi Halil ve Mimarı da ser mimaran-ı dergâh-ı âli Büyük Mi­ mar Sinan’dır.

Caminin açılış günü Kanuni Sultan Süleyman’ın "Feth-i bâb-ı Cami elyak ve ahra kim ola?” sorusuna; “ Koca Sinan” karşılığı verilince; “ Bina eylediğin Beytullahı sıdk-u safa ve dua ile açmak evlâdır” diyerek Koca Sinan’ı taltif etmiştir.

Süleymaniye Camiinin ve külliyesinin kurulmuş olduğu alan Haliç’e ve Boğaz'a da hakimdir. Bu alanın bir parçası, eski sara­ yın bir kısmına rastlanmaktadır. Her büyük camide olduğu gibi

Derleyen: Cemil UZUNAKSU

İl öz. İd. Eğt. ve Sos. İşi. Md.

geniş bir dış avlusu vardı. Cami, dört minarelidi. Bunlardan iki­ si, iç avlunun ön cephesinde iki köşede olup ikişer şerefelidi. Öteki iki minare de arka cephe köşesindedir. Bunlar, üç şerefelidlr. Bu on şerefe, camii yaptıran Kanuni Sultan Süleyman’ın onuncu pa­ dişah olduğuna işarettir. Süleymaniye Camiinin içi 63x68 boyu- tundadır. Merkezi kubbenin yüksekliği 53 ve çapı 27 metre 25’dir. Kubbe kasnağında otuziki pencere vardı. Mimar Sinan’ın kalfa­ lık eseri diye nitelendirilen Süleymaniye Camii hakkında Prof. Ta- ut; “ Sinan, bu eserinde konstrüksiyon donukluğunu gidermiş,kub­ beyi içeriden ve dışarıdan sanatkârca bir ekil unsuru yapmıştır. Bütün bina ve konstrüktif kısımlar orantılı olarak bağlanmıştır. Bu­ na baktıkça Roma ve İstanbul Bizans kubbe mimarlarının sade­ ce bir mühendis oldukları görülür” sözleriyle konstrüksiyon özel­ liklerini anlatmıştır. Profesör, ayrıca: “ Süleymaniye’de Gotik ve hatta Rönesans gibi iddialı ve fazla süsler yoktur. Buna karşılık bir “ Kemale eriş” olgunluk ve sadelik hüküm sürmektedir” de­ mektedir. Camiin yapılışında akustik ve havalandırma konuları­ na da dikkat edilmiş, bu özellikler, o zamana göre tam manası ile başarılmıştır. Süleymaniye'nin mimberi, mihrap ve benzeri mer­ mer işçilikleri pek görkemlidir. Camiinin yazıları o devirde bir çı­ ğır açmış olan Karahisarî Ahmet Efendi ile Şakirdi Haşan Çele- bi’ nin eserleridir. Son yüzyıllarda Kazasker Mustâfa izzet Efendi de bazı yazılar katmıştır. Camiinin cümle kapılarıyla pencere ka­ natları, oymacılık, fildişi ve sedef kakmacılık yönlerinden başarılı birer örnektir.

17

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Dev­ let Bakanı Abdulhaluk Çay, Nâzım Hikmet’e yurttaşlık hakkının veril­ mesi yönünde bir isteğinin olmadı­ ğını savunarak “Vatan haini olan bir insana böyle

Üzerinde yürüdü¤ümüz topra¤›n, t›rmand›¤›m›z da¤›n nas›l her y›l milim milim olmak üzere on, hatta yüz milyonlarca y›l boyunca nas›l yükseldi¤ini, sonra

Gezegen bu ayın büyük bölümünde yine akşamları batı ufku üzerinde olacak ancak onu görebileceğimiz süre çok kısalmış durumda.. Ayın or- talarından sonraysa

iki senelik arkadaşım Osman Cemal de soyadı olarak bu kaygılı ismini Seçtikten sonra artık dertten kur­ tulmadı.. Halbuki ben onuıı kaygılı olmadığı

Nakşbendi ve Safevi tarikatlarının karışımı olan Bayrami tarikatının kurucusu olan Hacı Bayram Veli Akşemsettin ve Bursalı Ömer De­ de gibi iki büyük

Kölner Sportökonomie- Kongresses; Horch / Heydel / Sierau Hrsg., (Edi- tion Sportökonomie und Sportmanagement, Bd.. riye yapılan yatırımlar, yalnızca kulüpler ve sporcularla

B U hatıralarda şiirleri, eserle­ ri üzerinde kısaca duracağım insanlardan biri de Muhip Dranas. Necip Fazı! Kısakürek. Fozıl Hüsnü Dağlarca. Nazım la Orhan

Histamin salgıladı- ğı bilinen mast hücre tümörlerinde lazer terapi tedavisinin mast hücre tümöründeki histamin sentezini inhibe edici özelliği göz önünde