• Sonuç bulunamadı

The Place of Day Hospitals in Psychiatric Rehabilitation

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "The Place of Day Hospitals in Psychiatric Rehabilitation"

Copied!
10
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ÖZET

Bu yazýda gündüz hastanelerinin kýsa bir tarihçesi verildikten sonra, kliniðimiz gündüz hastanesinde uyguladýðýmýz bütüncül tedavi yaklaþýmlarý tanýtýlmýþtýr.

Anahtar Sözcükler: Gündüz hastanesi, rehabilitasyon, bütüncül tedavi yaklaþýmlarý.

KLÝNÝK PSÝKÝYATRÝ 2001;4:268-276

SUMMARY

The Place of Day Hospitals in Psychiatric Rehabilitation After giving a brief history of day hospitals in general, this paper aims to describe the holistic therapeutic approach applied at the day hospital of the psychiatry department of Ankara University. Key Words: Day hospital, rehabilitation, holistic therapeutic approach.

GÝRÝÞ

Nöroleptik ilaçlarýn keþfedilmesi ve sosyal psikiyatrinin ortaya çýkmasý ile birlikte 1950'lerde psikiyatrik tedavilerde devrim sayýlabilecek deðiþmeler olmuþtur. Bu deðiþmeler kronik psikotik hastalarýn yýllarca yat-týklarý kurumlarýn boþaltýlmasý hareketi ile baþlamýþtýr. Bu hareket 1955-77 yýllarý arasýnda Amerika Birleþik

Devletleri'nde (ABD) genel psikiyatrik hastane popü-lasyonunda 2/3'lük bir düþüþe neden olmuþtur. Batýda 560.000 olan hasta sayýsý 184.000'e inmiþtir. 1950'lerde tüm olgularýn %49'una bakan devlet has-tanelerinde bu oran 1955-1977 yýllarý arasýnda %9'lara düþmüþtür. Özel psikiyatrik hastanelerin sayýsý da 312'den 185'e inmiþtir. Bu deðiþim yani kurumlarýn boþaltýlmasý hareketi ruhsal saðlýk hizmetlerinde baþka birimlerin geliþmesine neden olmuþ çeþitli bakým üniteleri ortaya çýkmýþ ve bunlarýn sayýlarý artmýþtýr (Affleck 1983, Kats 1985, Kaplan ve Sadock 1985). 1950'lerde baþlayan kurumlarýn boþaltýlmasý hareketi kronik psikotik hastalarýn tedavisini hastane dýþýna çekmiþtir. Diðer taraftan dünyanýn birçok ülkelerindeki ekonomik krizlerden ötürü uzun süreli hastane yatýþlarý demode olmuþ hatta yasaklanmýþtýr. Bu deðiþimi takiben, kronik hastalarýn tedavisi genel olarak kýsa hastane yatýþlarý, krize müdahaleler ve taburculuktan sonra polikliniklerde verilen ilaç tedavi-leri ve yetersiz psiko-sosyal hizmetlerden oluþmuþtur (Rosie 1987, Pardes 1989, Burns ve Raftery 1991). Uzun süreli yatýþlarýn devrini tamamlamasýndan sonra kýsa süreli yatýþlarýn etkili olduðunu gösteren çeþitli çalýþmalar yapýlmýþtýr. Ancak daha sonra sýk sýk nüks-ler oluþtuðu görülerek hastalarýn bir kapýdan çýkarken öteki kapýdan girdiði anlaþýlmýþ, bu duruma Revolving door syndrome adý veril-miþtir. Bu sendrom "hastaneye yatýþ ® taburculuk ® yeniden yatýþ" anlamýna geliyordu ve bu sendrom hem hastalar ve

Psikiyatrik Rehabilitasyonda Gündüz

Hastanesinin Yeri

#

Melike GÜNEY*

* Prof. Dr., Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, ANKARA

(2)

aileleri hem de kli-nisyenler için gerçekten umut kýrýcý olmuþtu. Ayrýca bu kronik hastalar sosyal iliþkilerde çok yetersiz olduklarý için ne uzun ne de kýsa yatýþlar onlar için tamamen uygun deðildi (Langsley 1985, Borus 1989).

Hastanelerde akut belirtileri olanlar, toplumda yaþa-masý tehlikeli ve sakýncalý olanlar yatýrýlmaktaydý. Poliklinikler ise özellikle kronik psikotik hastalara sosyal iliþkiler ve rehabilitasyon açýsýndan maksimum düzeyde yarar saðlamýyordu. O halde bu hastalar için bir geçiþ dönemi gerekli idi. Ýþte Gündüz Hastaneleri uzun süre hastanede yatmasýna gerek olmayan kronik hastalarýn hem hastane içi hem poliklinik tedavisine alternatif olan bir gereksinmeden doðmuþtur (Goldstein ve ark. 1988, Creed ve ark. 1989, Hogg ve Brooks 1990, Munic ve Lang 1993).

Ýlk gündüz hastanesi 1933'de Moskova'da kurulmuþtur. Ancak Rusya'da psikotik hastalar için yeterli alt-yapýlarýn olmamasý nedeniyle bu baþlangýç pro-gramlý bir çalýþmaya dönüþememiþtir. 1935'de Boston'da kurulan Adams House ve Ýngiltere'de Lady Chicester hastanesi günümüzdeki gündüz hastaneler-ine çok benziyordu. Fakat ilk resmi program 1947'de Kanada Montreal'de Allen Memorial Enstitüsü'nde yapýldý. Program hastane içi 24 saatlik bakýma alter-natif olarak hazýrlanmýþtý ve hastane bakýmýný azalt-mayý amaçlý-yordu. Bir yýl sonra 1948'de Ýngiltere Bierer'de gündüz hastanesi, yataklý servisler ve polik-linikler arasýnda bir geçiþ modeli olarak gündeme geldi. Program grup ve bireysel psikoterapi, sanat terapisi ve psikodrama gibi kreatif tedavileri de kapsayan psikoanalitik bir yaklaþým içeriyordu (Kats 1985, Kaplan ve Sadock 1988).

Amerika'da, ilk kýsmi hastane programý 1948'de Yale Üniversitesi'nde kuruldu ve bunu 1949'da Meringer kliniði ve 1952'de de Massachussettes'de bir ruh saðlýðý merkezi takip etti. Bu hastanelerin programlarý has-tanede yatanlar arasýndan seçilen ve hastane dýþýnda tedavi olabilecek olanlara uygulanmak üzere spesifik ve multidisipliner programlardý. Daha sonra 1963'den baþlayarak Amerika Ruh Saðlýðý Merkezleri Birliði 1963'de kýsmi hospitalizasyon programlarýnýn yer-leþmesini ve 1980'de de bu programlarýn 250.000'den fazla hastaya ulaþmasýný saðlamýþtýr.

Bu programlar gündüz ve daha seyrek olarak da gece ve hafta sonu programlarýný içerir; ancak gece ve hafta sonu programlarý önem kazanmamýþtýr.

Birçok psikiyatri kliniklerinde akut semptomlarý

olmayan ve yatmalarýna gerek olmayan kronik hasta-lar polikliniklerde 1-2 aylýk arahasta-larla en fazla yarým saatlik görüþme sürelerinde büyük ihtimalle rotasyon sebebiyle her seferinde deðiþen doktorlar tarafýndan izlenmektedir. Halbuki kronik ruh hastalarýnýn tedavisinde hastanýn yatýþýndan itibaren kendisini izleyen ayný ekiple güvene dayalý bir iliþkiye gereksin-mesi olduðu ve hasta klinisyen iliþkisinin devamlýlýðý çok önemlidir. Ayrýca poliklinik tedavilerinde psikofar-makolojik tedaviler ön plandadýr ve kronik hastalarýn bio-psiko-sosyal boyutu ihmal edilmektedir. Oysa günümüzde geçerli olan bio-psiko-sosyal modele göre özellikle kronik ruh hastalarýnýn tedavisinde medikal-biolojik tedavilerin yanýsýra psikososyal rehabilitasyon-lar da son derece önemlidir. Zira bu hastarehabilitasyon-larýn hemen hepsi sosyal iliþkilerinde yetersizlikler gösteren iþlevselliklerini kaybetmiþ ya da yetenekleri atrofiye uðramýþ kiþilerdir. Taburculuktan sonra poliklinik tedavisine alternatif yoðun bir geçiþ tedavisine gereksinimleri vardýr.

GÜNDÜZ HASTANESÝNÝN AMAÇLARI

· Hastanede yatýrýlarak tedaviye alternatif olmak. · Yatýrýlarak tedavi olan hastanýn hastane dýþý tedaviye geçerken ve ailesine dönerken geçiþ döne-minde gerekli olan bir tedavi biçimi oluþturmak. · Taburculuktan sonra dýþ dünyada artacak olan sosyal iliþkiler ve psikososyal müdahalelerle büyük risk altýna girecek olan hastanýn ayaktan izleminde poli-klinik tedavisine alternatif oluþturmak.

· Seçilmiþ uygun hasta gruplarýna sosyal ve psikolojik destek saðlamak için devamlý bir program oluþturmak ve hastalarýn psiko-sosyal rehabilitasyonunu saðla-maktýr.

ANKARA ÜNÝVERSÝTESÝ TIP FAKÜLTESÝ PSÝKÝYATRÝ KLÝNÝÐÝNDE GÜNDÜZ HASTANESÝ UYGULAMALARI Kliniðimizde ilk kez 1988 yýlýnda baþlanan gündüz hastanesi uygulamalarý, 1994'den itibaren farklý bir ekiple temelde ayný kavramlara dayalý olmak üzere sürdürülmektedir. Ekip 2 psikiyatrist (ekibin baþý olan bir öðretim üyesi ve bir asistan Dr, bir klinik psikolog, 2 hemþire, 1 Sosyal hizmetler uzmaný (SHU), 1 uðraþ tedavicisi ve 2 intörn Dr.'den oluþmakta olup, maxi-mum hasta sayýsý 14-16'dýr. Tedavi ekibi ve hastalar terapötik bir topluluk oluþtururlar.

Hastalar haftada 4 gün, kliniðe gelirler. 9.00-16.00 arasýnda klinikte bulunurlar. Kahvaltý ve öðle

(3)

yemek-lerini birlikte yerler. Haftada 20 saat olmak üzere çeþitli terapötik aktivitelere katýlýrlar. Programýmýzda bireysel terapiler ve etkileþimli grup psikoterapileri, etkileþimli sanat tedavi gruplarý beden hareketleri ve dans tedavileri, aile gruplarý, sosyal beceri eðitimi için yapýlandýrýlmýþ grup egzersizleri, rol oynama, uðraþ tedavileri, spor saatleri, müzikli çay saati toplantýlarý, þehir içi geziler ve piknik gibi sosyal aktiviteler bulunmaktadýr.

Hastalar poliklinik, özel muayene, mediko-sosyal merkezi, saðlýk kurulu gibi ayaktan servislerden ya da taburculuða yakýn kapalý psikoz katlarýndan gönderilir. Bazen de kendiliðinden gelirler. Hastalar gündüz has-tanesine kabul edilmeden önce katýn tedavi ekibi tarafýndan deðerlendirilir.

Hasta seçiminde göz önünde bulundur-du-ðumuz ölçütler þunlardýr:

· Hastalýðýn alevli dönemde olmamasý,

· Zeka geriliði ve ciddi bir bedensel sakatlýðý olma-masý,

· Programa katýlma için gönüllü olmasý,

· Ankara'da ikamet ediyor olmasý ya da kalacak bir yerinin olmasý,

· Ödeme gücü olmasý (resmi/kiþisel),

· Rehabilitasyona ihtiyacý olan kronik bir psikiyatrik hasta olmasý.

Hastalarýmýzýn %60'ý kronik þizofrenlerden oluþmak-tadýr. Bunlarýn çoðu rezidüel olgulardýr. Geri kalan pa-ranoid psikoz, þizoaffektif bozukluk, affektif bozuk-luk ve borderline kiþilik bozukluðundan oluþmaktadýr. Gündüz hastanesinde kronik psikotik has-talarýn psi-ko-sosyal rehabilitasyo-nun-da temel amaç þun-lardýr:

· Pozitif belirtilerin azaltýlmasý veya tamamen ortadan kaldýrýlmasý.

· Negatif belirtilerin azaltýlmasýnda yardýmcý olun-masý.

· Hastalarýn önceki tedavilerle elde ettiklerini sürdüre-bilmeleri ve nükslerin engellenmesi.

· Hangi düzeyde olursa olsun hastalarýn kaybettikleri ya da zarar görmüþ olan beceri ve yeteneklerinin yeniden kazandýrýlmasý.

· Hastaya zarar veren çevreye uyumunu bozan ve

çevrenin tolere edemediði davranýþ bozukluklarýnýn kontrolü ve düzeltilmesi.

· Hastanýn çevresinde yeni düzenlemeler ve seçimler yapýlmasýna yardýmcý olunmasý ve onlarýn yapýlan bu düzenlemelerden doyum saðlayabilmeleri.

· Hastanýn durumu ile ilgili bilgilendirilmesi, aydýn-latýlmasý ve kendisine yardým edecek þekilde cesaretlendirilmesi.

· Aile üyeleri ile düzenli iletiþim saðlanarak onlardan gerekli bilgiler alýnýp verilmesi.

· Süregiden profesyonel desteðin en aza indirgenmesi. Psikiyatrik rehabilitasyonda fiziksel rehabilitasyonda olduðu gibi insanlara onlarýn öðrenme kompanse etme ve uyum yeteneklerini dikkate alarak yaklaþmak gerekir. Amaç yaþam kalitesini yükseltmek, baðýmsýz bir yaþam geliþtirmeye yönelik olmalýdýr. Bu yüzden hastanýn kiþisel yetenek beceri ve motivasyonu ile ilgilenilmelidir.

Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi (AÜTF) Psiki-yat-ri Analim Dalý Gündüz Hastanesi Psiko-Sosyal Re-ha-bil-itasyon amaçlarýný mültidisipliner ve bütüncül tedavi stratejileri ile saðlamaya çalýþmaktadýr.

1. Psikofarmakolojik tedaviler: Kronik, psikotik hasta-larýn tedavisinde vazgeçemediðimiz etkili tedavi-lerdir. Psikotik semptomlarýn, anksiyetenin ve depresif semp-tomlarýn giderilmesinde ve bu suretle kiþi-lerarasý iliþ-kilerin kurulmasýnda psikolojik dengenin saðlan-masýnda yararlý olduklarýna dair elimizde yeterli kanýt vardýr.

Farmakolojik tedavileri uygularken hastalara ilaç kul-lanma becerisini kazandýrmaya çok önem veriyoruz. Bilindiði gibi ilaçlarý býrakmak %50 oranýnda nükslere neden olmaktadýr. Kapalý servislerde yatýrýlan hastalar-da ilaçlar kýsa sürede alevli semptomlarý giderirler, has-tayý stabilize ederler ancak hasta taburcu olurken ken-disine söylenmiþ olsa da ilaçlarý ömür boyu kul-lanacaðýný algýlayacak durumda deðildir. Eðer hasta düzenli olarak ayaktan kontrollere gelmiyorsa, ilgisiz-lik, yan etki, unutkanlýk sebebiyle ilaç düzenli olarak alýnmaz. Biz ilaçlarýn düzenli kullanýlmasýný saðlamak için haftada bir kez ilaç bilgilendirme saati yapýyoruz. Hastalara yan etkiler konusunda açýklama yapýyor, düzenli ilaç alanlarý övüyor, ilaçlarýn unutulmamasý için çeþitli önerilerde bulunuyoruz. Örneðin, ilacý yemek yerken, diþ fýrçalarken almalarý günlük dozu sabah bir ilaç fincanýna veya ayrý bir kutuya koymalarý,

(4)

ilacý almayý unuttu ise günlük ilaç sayýsýný kontrol etmeleri söyleniyor. Hastanede çeþitli afiþlerle de hatýr-latma yapýyoruz. Örneðin ilgi çekici bir resmin altýna "ilacýnýzý düzenli alýyor musunuz" diye yazýlar yazý-yo-ruz. Evde de çok kullandýklarý eþyalarýn üzerine ilaçla ilgili çeþitli yazýlar yazabileceklerini söylüyoruz. Örne-ðin sigara paketleri üzerine buzdo-labý kapýsýnýn üzerine ilacýn faydalarý ve unutulmamasý gerektiði yazýlabilir.

Ancak bütün alýnan önlemlere raðmen ilaçlar tek baþý-na nüksleri önleyemiyorlar. Düzenli ilaç kullabaþý-nanlarda da nüksler olmaktadýr. Ýlaçlar hastalarý stabilize ederler, ama sosyal yaþamsal becerileri ve problemlerle baþa çýkabilmeyi tek baþýna ilaçlarla öðretemeyiz. Ýlaçlarýn düzenli bir þekilde kullanýlmasý, psiko-sosyal terapötik yaklaþýmlarla birlikte daha etkili olmaktadýr. Bunun için biz, bütüncül bir model uyguluyoruz.

Diðer tedavi stratejilerimiz þunlardýr:

2. Grup Tedavileri: Gündüz hastaneleri için medikal tedavinin yanýnda en baþarýlý psikoterapi yönteminin grup tedavileri olduðu araþtýrmalarla saptanmýþ durumdadýr. Destekleyici nitelikde etkileþim gruplarý esasen 1970'lerden beri kliniðimizde uygulanmaktadýr (Ünlüoðlu ve Sayýl 1975). 1 psikiyatrist, 1 klinik psikolog ve 1 hemþirenin katýldýðý ve haftada 2 kez yapýlan 50 dakikalýk oturumlarla sürdürülür.

Bu grubun fonksiyonlarý þöyle özetlenebilir: · Grup aile ünitesinin bir temsilcisidir, · Grup dýþ dünyanýn da bir temsilcisidir,

· Grup hastanýn kiþisel tedavi planýný koruyan bir sis-temdir,

· Grup dinamiklerini kullanarak bireyin sosyal sistem içinde ne yapýp yapmamasý gerektiðini saptar,

· Grup hastaya sosyalleþme fýrsatý verir. Kendilik deðerinin artmasýna ve hastalýklarý hakkýnda anlayýþ kazanmalarýna yardým eder.

3. Aile Gruplarý: Hastanýn aile üyeleri ile hem hasta hakkýnda bilgi almak, hem de bilgi vermek üzere düzenli olarak yapýlan gruplardýr (Fiedler ve ark. 1986). Bu gruplarda hastanýn tedavi þekli ve alýnan sonuçlar hakkýnda aile aydýnlatýlýr. Aileye rehberlik edilmesi, tedavi ve rehabilitasyonda önemli olduðu kadar yüksek expressed emotion (EE) olan ailelerde dýþa vuran duygulanýmý azaltarak nüksleri önlemeye yardým eden önemli bir faktördür.

Aile ile ilgili stratejilerimiz þunlardýr:

a. Hastalýðýn aile tarafýndan daha iyi anlaþýlmasý Bunun için en önemli basamak, hastanýn davra-nýþlarýnýn onlarýn kiþilik özelliði olarak deðil de hastalýðýn özellikleri olarak yorumlanmasýný saðla-mak. Burada kullandýðýmýz araç bilgilendirmedir. Gerek hasta ve yakýnlarý için hazýrlanmýþ özel el kitapcýðý daðýtarak, gerek aile gruplarýnda sözel olarak bil-gilendirme yapýyoruz. Bu þekilde önemli bir dýþa vuran duygulaným (EE) faktörleri olan eleþtiriþsellik, düþmancýllýðýn azaltýlmasý ve aile fertlerinin hasta ile empati yapmasý mümkün olabilmektedir.

b. Aile içi stresin azaltýlmasý

Aile üyelerine hastanýn davranýþlarý ile baþa çýka---bil-me---si için somut önerilerde bulunmaktayýz. Bu þekilde karþýlýklý iletiþimin kolaylaþmasý saðlan-abilmekte--dir.

· Aile üyelerinin önce birbirlerini ilgi ile dinlemeleri ve bu þekilde empati yapabilme olanaðý bulmalarý.

· Birbirlerine pozitif öneri ve isteklerde bulunmayý öðrenmeleri.

· Olumsuz duygu ve düþüncelerini, karþýsýndakini suçlamadan yapýcý þekilde bildirmelerini öðrenmelerine yardým etmekteyiz.

c. Aile ile plan yapýlmasý

Aile üyeleri ile tek tek konuþarak aile içi problem belir-lenmekte ve muhtemel çözümün fayda ve zararlarý tartýþýlmaktadýr. Aile bireylerinden çözüm önerileri istenerek gerçekçi bir þekilde plan yapýlmasýna yardým etmekteyiz. Bu plan yapýlýrken amaçlar küçük aþa-malara ayrýlarak kademe kademe daha büyük amaçlara ulaþýlmasý hedeflenmektedir. Bu amaçlar çeþitli sosyal becerilerdir. Örneðin kiþisel bakýmýný yapma, ev iþi yapma, diðerleri ile iletiþim kurma, alýþ veriþ etme gibi.

En son amacýmýz, hastalarýmýzýn topluma uyum saðla-yarak ve semptomlarýndan kurtularak baðýmsýz olarak yaþamlarýný sürdürmeleridir.

d. Hasta ve ailesinin çevresindeki sosyal aðýn geliþtir-ilmesi

Bu amaçla ailelerin ve hasta bireyin dinlenme ve eðlen-meye yönelik aktivitelerinin arttýrýlmasý önerilmektedir. Aile gruplarý ile yaptýðýmýz çalýþmalar klinik gözlemle-rimize göre EE yüksek olan ailelerde EE'yi düþürmek-te,

(5)

nüksleri azaltmaktadýr. 4. Davranýþçý Yaklaþýmlar

Son yýllarda kronik psikiyatrik hastalarýn özellikle þizofreninin tedavi ve rehabilitasyonunda davranýþçý yaklaþýmlar sýklýkla gündeme gelmekte ve yararlarý gözlenmektedir (Lieberman 1985, Lieberman ve Evans 1985, Lieberman ve ark. 1994, Brenner ve ark. 1992). Puanlama Sistemi: Hastalarýn görünüþlerine ve günlük aktivitelere katýlmalarýna göre puanlama sistemimiz bulunmaktadýr. Her hasta katýn tedavi ekibinden en az iki üye tarafýndan günlük olarak deðerlendirilir. Puanlar -3, +3 arasýnda 6 basamak oluþturur (Tam katýlma +3, Hiç katýlmama -3, Yönlendirme ile katýlma +2 vb).

Günlük aktiviteler arasýnda, kat programlarýna katýlma gönüllülük ve oylama esasýna göre seçilen kol görev-lerini yürütme, panoya resim, þiir, fýkra, makale, vs. gibi materyal getirme sergi, tiyatro, sinemaya gitme, parkta gezme gibi etkinlikler de vardýr. Hepsi puanlanýr. Günlük kiþisel bakýmýn deðerlendirilmesi: Saç, sakal traþý, diþ fýrçalama, el ve týrnak temizliði, kýyafet temiz-liði, elbiselerin düzgün, ütülü olmasý, ayakkabýlarýn te-miz boyalý olmasý ve ter kokularýnýn olmamasý +3, --3 üzerinden puanlanýr. Bu deðer-lendirmeler 15 günde bir toplanarak 1. 2. 3. gelen üyel-er tedavi ekibince süyel-ertifika vüyel-erilüyel-erek ödüllendiri-lirlüyel-er. Ödüllendirme pozitif pekiþtireç rolü oynamaktadýr. Sosyal Beceri Eðitimi

AÜTF Psikiyatri Kliniði gündüz hastanesinin mekan olarak oturma ve yemek salonu, TV seyretme, müzik dinleme, kitap okuma ve uðraþý odalarý, beden hareket-leri ve dans salonu, mutfak, banyo, grup salonu gibi çeþitli bölümleri vardýr. Gündüz hastanesi tedavi ekibi ve hastalar terapötik topluluk oluþtururlar. Hastalarýmýz bu mekan içinde çeþitli sosyal aktiviteler ve spontan etkileþimler sýrasýnda da çeþitli becerileri öðrenme ve geliþtirme þansýna sahiptirler.

Bunun yanýsýra hastalarýmýza sosyal beceri eðitimi ve-rilmektedir. Þizofren olmayan hastalarýmýzýn da (þizoaffektif bozukluk, paranoid bozukluk, borderline kiþilik bozukluðu, sýk nükseden affektif bozukluklar vb) istekle katýldýklarý bu programlar yapýlandýrýlmýþ çeþitli grup aktiviteleri rol oynama ve ev ödevlerinden oluþmaktadýr. Baþlýca iletiþim kurma sosyal iþlerinde yeti kazanma ve problem çözebilmelerine yönelik alýþtýrmalardýr.

Hastalarýmýzýn çoðu kronik psikotik ve iletiþim becerisi olmayan hastalardýr.

· Birbirini dinleyemez,

· Birbirlerine ilettikleri pozitif mesajlarý algýlayamaz, · Ýsteklerini pozitif þekilde iletemezler,

Bunun için hastalarda öncelikle iletiþim kurma beceri-sine önem vermekteyiz.

· Karþýsýndakinin yüzüne bakmalarý,

· Hoþ bir yüz ifadesi ve ses tonu kullanmalarý, · Ne istediklerini tam olarak söylemeleri, · "Ben" diye konuþmalarý,

· Karþýsýndakini ilgi ile dinlemesini kendisini onun yerine koymaya çalýþmasý, (empati yapabilme), · Pozitif isteklerde bulunabilme,

· Baþkalarýnýn pozitif bildirimlerinin farkýna vara-bilmesi,

· Olumsuz duygularýný eleþtiriye kaçmadan ifade ede-bilmesi öðretilmektedir.

Ayrýca, hastalara sosyal beceri kazanmalarýný saðlama amacý ile çeþitli alýþtýrmalar yaptýrmaktayýz. Konuþma becerileri için bireysel konuþma saatlerinde hastalara spontan olarak veya metin verilerek belirli konularda konuþmalarý istenmektedir. Keza, gazete ve fýkra okuma ve anlatma saatlerinde de hastalar konuþma ve anlama becerilerini geliþtirirler.

Rol oynama: Gerçek yaþam koþullarýnýn tedavi orta-mýnda canlandýrýlmasýdýr (Lieberman 1985). Örneðin, alýþveriþ, bir istekte bulunabilme, iþ görüþmesinde bulunabilme, harçlýk isteme, bankaya gitme, fatura ödeme, yeni bir kiþiyle tanýþma, konuþ-mayý baþlata-bilme ve sürdürebilme, uzun süredir karþýlaþmadýðý bir arkadaþýna kendinden bahsedebilme gibi çeþitli sahneler yaratýlarak oynanýr. Oynanan oyunlar ev ödevi olarak da verilerek davranýþ pekiþme-si saðlanýr. Rol oynamada alkýþ ve pozitif geri bildirim-ler önem taþýr. Hastalardan hiçbir zaman bir seferde çok iþ becermesini beklememekteyiz.

Hastalarýmýzýn sorun çözme becerileri kazanmalarý için günlük yaþamda her zaman karþýlaþtýklarý onlara engel olan sorunlarý nasýl çözecekleri, seçeneklerin fayda ve zararlarýný düþünebilmelerini çeþitli alýþtýrmalarla saðlamaktayýz.

(6)

þunlardýr:

· Kendi kendine ilaç kullanabilme,

· Ýlaç yan etkilerini tanýma ve bunlarý doktorla konuþabilme,

· Kiþisel bakým, hijyen giyim kuþam,

· Ev iþlerini yapabilme (Yemek hazýrlama, bulaþýk yýkama),

· Para idaresi (alýþ veriþ),

· Toplu taþýt araçlarýný kullanabilme, · Arkadaþlarýna telefon edebilme,

· Boþ zamanlarýný deðerlendirebilme (yürüyüþ, parka gitme),

· Arkadaþlýk iliþkilerini sürdürebilme, · Kamu kuruluþlarýndan yararlanabilme.

Hastalarýmýzýn taburcu olduktan sonra çözmeleri gereken en önemli sorunlardan birisi iþsizlik olarak belirlenmektedir. Kronik þizofrenlerin çoðu ebeveyninin saðlýk haklarýndan yararlanabilmek ve ilaç alabilmek için çalýþamaz raporu almýþ durumdadýr. Bir kýsmý ise resmi veya özel sektörde çalýþýrken hastalanmýþ ve þimdi çalýþamaz olmuþlardýr. Rehabilitasyondaki en son amacýmýz, profesyonel desteðin en aza indirgen-mesi olduðundan çalýþamaz raporu olan kronik þizofren hastalarýn bile basit ve özel bir iþte çalýþ-malarýný teþvik ediyoruz. Þizofren tanýsý olmayanlar ise zaten çoðu kez iþlerine dönebilmek-tedirler. Kliniðimiz gündüz hastanesinde yapýlan 2 tez çalýþmasý kronik psikoz hastalarýnýn iþlevselliklerinde önemli artma olduðunu ortaya çýkarmýþ bulunmaktadýr (Ergun 1996, Kendi 2001).

5. Kreatif Tedaviler Yaratýcý sanat tedavileridir.

Yaratýcý sanat tedavilerinde benimsediðimiz amaçlar þunlardýr:

· Egonun güçlendirilmesi, · Katartik deneyim,

· Duygularýn dýþa vurulmasý, · Dürtü kontrolü yaratmak,

· Ýliþki kurma yeteneðinin geliþtirilmesi, · Sanatýn bir çýkýþ yeri olarak kullanýlmasý. Art Terapi

Bireysel ve grup halinde yapýlabilir. Çocuk, ergen, nevrozlu ve psikosomatik hastalarda olduðu gibi psikoz-larda da etkili ve yardýmcý bir tedavi yöntemidir. Özellikle izole ve regresyondaki hastalar kendilerini ifade etme zorluðu ve gereksinmesi içindedirler. Yýllarca hastanede kalan birçok hasta sanat tedavileri sýrasýnda birþeyler yapmanýn kendilerine çok iyi geldiðini söylemiþlerdir (Güney 1998, 2001). Hem yaratýcý aktiviteleri sayesinde doyum saðlamýþlar hem de yeniden sosyalize olmuþlardýr (Killick ve Schwarien 1997, Waller 1996, Liebman 1990, Casec ve Dalley 1997).

Biz kliniðimizde spontan olarak ve konu vererek resim-li etkileþim gruplarý yaptýðýmýz gibi beden hareketleri ve dans terapisi müzik terapi ve art terapiyi kombine ederek de uygulamaktayýz.

Resimli etkileþim gruplarýnda belirli bir relaksasyon ve imajinasyon süresinden sonra hastalar tarafýndan spontan olarak yapýlan resimlerden biri açýk oylama ile seçilerek üzerinde konuþulur (Güney 1990, 1997, 1999).

Resimli etkileþim gruplarýnda, destekleyici etkileþim gruplarýna göre anksiyete ve blokajýn daha az ol-duðunu yaratýcý aktivitenin etkileþime yardým ettiði-ni gözlemlemekteyiz (Green ve ark. 1987, Güney 1990, 1999, Waller 1996).

Müzik Terapi

Diðer insanlarla verbal iliþkilerinde büyük zorluklarý olan hastalarda müzik dilinin emosyonlarýný tanýma ve ifade etmede yetersizliði olanlar için faydalý bir yöntem olduðu uzun bir süreden beri bilinmekte, özellikle aðýr regresif hastalarda kullanýlmaktadýr. Müzik terapi aktif ve pasif olarak yapýlýr. Aktif müzik terapi olarak bizim aletli olarak müzik icra eden grubumuz bulunmamak-ta, ancak hastalar sadece birlikte þarký söylemek, ses taklidi yapmak, müzik eþliðinde dansetmek þeklinde aktivite göstermektedirler. Özellikle verbal iletiþimi yetersiz olan hastalarýn birlikte þarký söyleyerek yeterli katýlýmlarý ol-duðunu ve müziksel ürün aracý ile birbir-leriyle iletiþim kurduklarýný bu þekilde müziðin evrensel gücünü ve duygularýn ifadesine katkýsýný gözlemlemekteyiz. Ayrýca evden kaset getirerek ya da bizim özel kasetlerimizle hastalarýn serbestçe müzik dinledikleri müzik dinleme odamýz vardýr. Bu þekilde uyguladýðýmýz pasif müzik terapi duygularý stimüle etmekte çaðrýþýmlar yolu ile anýlarý canlandýrmakta ve problemleri ve duygularý ile belli bir dereceye kadar yüzleþebilen onlarý tanýyabilen hastalar için özellikle

(7)

yararlý olmaktadýr (Güney 1999, Ba 1988). Beden Hareketleri ve Dans Terapisi

Bu tür bir rehabilitasyon çalýþmasýnýn amacý duygusal algýlama yolu ile dýþardan alýnan ve hastanýn bedeninde kilitlenip kalan enerjinin çýkýþ yolu bularak ifadesini saðlamaktýr (Chodorow 1997).

Beden yolu ile etkileþim saatlerinde hastanýn yaþamýn-da anladýðý ve kullanmayý öðrendiði bedensel aktiviteleri göstermesine olanak saðlamaktayýz. Bedensel hareketleri bir iletiþim yolu olarak kabul eden bir yaklaþýmla hastaya bedeninin ona verdiði sinyalleri dinlemesini, anlamasýný ve tanýmlamasýný öðretmeyi amaçlýyoruz. Beden ve dans hareketleri terapisi non-verbal ve sembolik anlatým yolu ile davranýþlarýn gös-terilmesidir. Sözlü iletiþimi beceremeyen hasta bedeni-ni kendibedeni-ni tanýma, bilgi ve iliþki kurma amacý ile kul-lanmayý öðrenir bu egzersizler sonuçta hastanýn kendi bedensel imajýný yeniden yapýlandýrmasýna ve kendi imajýný tanýmlamasýna olanak saðlar. Beden hareketleri ve dans terapisi kliniðimizde 6 yýldýr düzenli olarak haftada bir yapýlmaktadýr.

Kreatif tedavilerin rehabilitasyon ile iliþkisi

Kreatif tedavilerin rehabilitasyon ile iliþkisine bak-týðýmýz zaman, önce, psikotik süreç içindeki yaratýcýlýðýn da, saðlýklý insanlarda görülen yaratýcýlýk-la benzer bir ruhsal süreç olduðunu kavramamýz gerekecektir.

Modern beyin araþtýrmalarý ile yaratýcýlýðýn çoðunlukla non-dominant sað hemisfer ile iliþkili olduðu göste-rilmiþtir. Ýki beyin yarým küresinden sol hemisfer sað elini kullananlarda dominanttýr. Baþlýca doðru-sal enformasyon süreçleri ile karakterizedir. Non-dominant sað hemisfer ise simültane süreçlerle ilgilidir. Bir baþka deyiþle sol hemisfer bir kompüter gibidir. Halbuki sað hemisfer figüratif içerikle doludur. Sol hemisferin çalýþ-ma þekli verbal, analitik, indirgeyici (reductive) ger-çekçi (rasyonel), zamana baðlantýlý ve kesintilidir. Non-dominant sað hemisferin çalýþma þekli ise, non-verbal, holistik, sentetik, mekansal (spatial) visual, sezgisel, zamanla baðlantýsýz ve diffüzdür. Bu demektir ki, nondominant sað hemisfer sentetik ve figüratif ele-mentlerle çalýþýr (Poldinger ve Krambeck 1987, Güney 2000).

Modern beyin araþtýrma sonuçlarý, kreatif tedavilerin, özellikle non-domimant hemisferi aktive ettiðini göstermiþtir. Þüphesiz bu figüratif ve sentetik

düþüncedir. Bu tarz düþünce yaþamýn çeþitli alanlarýn-da yeni düzenlemeler yapýlacaðý zaman çok büyük önem kazanýr. Ayrýca problemin çözümü için çok önem-li olan emosyonel komponentlerin aktivasyonunu saðlar. Yaratýcýlýðýn cesaretlendirilmesi dünyaya tama-men yeni bir bakýþ kazandýrýr.

Özetlersek, her kreatif terapi, non-dominant hemisfer için bir çalýþmadýr. Bir taraftan emosyonlarýn stimülas-yonu, bir taraftan sentetik süreç söz konusudur. Böylece, bu terapiler tedavi planýnýn gerçek-leþmesinde, özellikle yaþamlarý dominant hemisferin rasyonel kýsýmlarý ile süre gelmiþ hastalar için deðerli tamamlayýcýdýrlar.

Kreatif tedaviler bireyin kullanýlmayan fonksiyonlarýný reaktive eder, daha az entellektüel daha çok emosyonel temel deðiþiklikler saðlar.

Gittikçe artan sayýda hastanýn dominant hemisfer-le-rinin aþýrý çalýþtýðýný ve hipertrofi olurken non-dominant hemisferin kendiliðinden hipotrofiye uðradýðýný düþünecek olursak kreatif terapilerin artan gerekliliði ortaya çýkacaktýr. Ayrýca þunu da ilave etmekte yarar vardýr. Duygularýmýzýn daha çok farkýn-da olmak sadece hastalar için deðil hepimiz için gerek-lidir.

Yaptýðýmýz psiko-sosyal rehabilitasyon çalýþmalarý sonucundaki gözlemlerimize göre, aþaðýdaki fonksiy-onlarý önemli görmekteyiz:

1. Ventilasyon: Grup içinde baþkalarý ile iletiþim kurma sadece konuþma ile bile olsa hastanýn kendini iyi his-setmesine neden olmaktadýr.

Emosyonlarýn ifadesi anksiyete ve gerginliði azaltmak-tadýr.

2. Gerçeði test etme: Diðerleri ile etkileþim hastanýn realite ile psikotik düþünceler arasýndaki sýnýrlarý ayýrdetmesine yardým etmektedir. Hasta açýkça ya da potansiyel olarak kendinde bulunan algý ya da düþünce bozukluklarýný baþkalarýndan aldýðý geri bildirimler aracýlýðý ile deðerlendirir (Örn; hezeyanlý hasta). 3. Sosyal kabul görme ve bütünleþme: Hastalar sosyal hayata kabul edildiklerinde diðer insanlarýn onlarýn psikiyatrik öyküleri ile ne derecede ilgili olduðunu merak ederler. Onlar tarafýndan dýþlanmadýklarý takdirde yeniden güven saðlarlar. Güven duygusu ise anksiyeteyi azaltýr. Sosyal bir düzene ait olma duy-gusunu pekiþtirir ve ümidi arttýrýr (Örn; arkadaþlarý tarafýndan arandýðýnda kendini daha iyi hissetmesi).

(8)

4. Devamlýlýk: Diðerleri ile iliþki kurmalarý onlara aklý baþýnda biri olduðunu hatýrlatýr. Varlýðý devam etmek-te-dir. Görürler ki hastalýk onlarýn hayatýný tüket-memiþtir.

5. Motivasyon: Hastalar bulunduklarý seviyeden daha yüksek düzeyde bir uðraþ ve sosyal fonksiyonlar için cesaretlendirmenin önemini söylemektedirler. Bu gerçekten önemlidir. Eðer baþkalarýnýn ondan bir bek-lentisi varsa bu onlarý motive etmektedir. Eðer insanlar ondan hiçbir þey beklemiyorsa bu onlarý tembelleþtirir ve enerjisini tüketir.

6. Model alma: Hastalar diðerlerini gözleyerek model almakta böylece sosyal fonksiyonlarýný düzeltmekte-dirler (Örn; önceleri hiçbir þey baþaramazdým, ya da baþaramayacaðým endiþesi duyardým. Benim gibi hastalanýp þimdi baþarabilenleri görünce neden baþarýlý olmayayým diye düþünüyorum).

7. Semptom kontrolü: Diðer insanlar onun belirtilerine karþý uyanýk iseler ve dýþ dünya ile iliþkisi varsa semp-tomlarý olduðunun farkýna varýp onlarý kontrol edebilir hatta durdurabilirler.

8. Problem çözme: Problemleri tartýþmak ve somut geri bildirimler almak hastalarýn geleceðini planlamak için çok önemlidir. Örneðin; iþ bulma, konut sorunlarý kiþi-lerarasý iliþkilerdeki sorunlarýn tartýþýlmasý has-tanýn düþünce üretmesine neden olarak büyük yarar saðlar.

9. Empatik anlayýþ: Hastalar her zaman anlaþýlmýþ olmanýn önemini belirtmektedirler. Eðer diðerleri onu anlýyorsa bu ona kabul edilme duygusu verir. Bu duygu sosyal iyileþmeyi hýzlandýrýr.

10. Karþýlýklý iletiþim: Diðerleri ile iliþki paylaþma yardýmlaþma diðerleri için deðerli olduklarýný realize etmek hastanýn kendisine olan saygýsýný arttýrýr. Ýyileþmede çok önemli bir faktördür.

11. Hastalýklarýna ait anlayýþ ve hastalýklarýnýn tedavisinde kendi paylarýný görebilme: Grup içindeki çeþitli iletiþimler sayesinde kendilerini daha net ve doðru bir anlayýþla deðerlendirirler.

SONUÇ

Gündüz hastanesi programlarýnýn bütün dünyada 30-40 yýllýk bir geçmiþi vardýr. Asýl yaygýnlaþmalarý son 20 yýl içinde olmuþtur. Bizim ülkemizde de AÜTF Psikiyatri Kliniðinde ilk kez 1988'de uygulanmaya baþlamýþ ve halen baþarý ile yürütülmektedir. Elimizde gündüz has-tanesi sonuçlarý ile ilgili 2 tez çalýþmasý vardýr. Literatür bulgularý, çalýþma sonuçlarýmýz ve klinik gözlemlerim-iz özellikle kronik psikotik hastalarýn psiko-sosyal rehabilitasyonunda gündüz hastanesinin gerek polik-linik gerekse yataklý tedaviye önemli bir alternatif olduðunu göstermektedir (Mc Credie ve ark. 1984, Creed ve ark. 1989, Burns ve Raftery 1991, Priebe ve Gruyters 1994, Ogilvie 1997).

Bütün rehabilitasyon araçlarýnýn ister elementer ister daha kompleks olsun hepsinin deðeri vardýr. Baþka bir deyiþle deðiþik fonksiyonel basamaklar herbir aracýn ve herbir aktivitenin içinde yer alýr ve geliþir. Herbir prog-ram bütün araçlarý farklý zamanlarda içinde taþýr. Çeþitlilik rehabilitasyon çalýþmasýnýn dayandýðý önemli bir özelliktir. Gündüz hastanesindeki tedaviler yatýrýlarak tedaviye göre hem daha etkili hem ekonomiktir. Ayrýca kapalý servislerde yatýrýlarak tedaviye göre daha az damgalayýcýdýrlar. Hastalarýn tedavileri sýrasýnda toplumla iliþkilerinin sürmesi bakýmýndan yataklý kurum tedavisine üstünlüðü vardýr. Ancak, gündüz hastanesindeki psikotik hasta-larýn akut semptomhasta-larýnýn geçmiþ olmasý ve toplumda yaþamalarýnýn bir tehlike teþkil etmemesi gerekmekte-dir; yani seçilmiþ hastalardýr. Kontrollü ve aile desteði olan hastalardýr. Gençler yaþlýlar, kadýn ve erkekler karýþýk olarak gruplandýrýlabilir. Ancak antisosyal kiþi-lik bozukluklarý, alkol ve uyuþturucu baðýmlýlarý, inti-har riski olanlar gündüz hastanesi için kontrendikas-yon oluþtururlar. Nevrotik ve depresif hastalar gündüz hastanesinden çok ayaktan izleme gruplarý için uygundurlar.

Kronik psikoz hastalarýnýn tedavi ve rehabilitasyonun-da çeþitliliði saðlayan bütüncül modelin ve gündüz hastanelerin en uygun olduðu düþüncesini taþýmak-tayýz. Ayrýca gündüz hastanelerinin daha çok tanýtýl-masý ve yaygýnlaþtanýtýl-masý kanaatinde olduðumuzu belirt-mek isteriz.

Affleck JW (1983) Rehabilitation and supportive techniques, Companion to Psychiatric Studies. RE Kendell, AK Zeally (Ed), 3. Baský, New York, Churchill, Livingstone.

Ba G (1988) Strategies of rehabilitation in the day hospital. Psychoter Psychosom, 50:151-156.

Brenner HD, Hodel B, Roder V ve ark. (1992) Treatment of cog-nitive dysfunctions and behavioral deficits in schizophrenia. Schizophr Bull, 18:1;21-26.

Borus JF (1989) Chronic Mental Patients 3:4, 1-15, Psychiatry. Re. R Michels (Ed), Basic Books, New York, Inc. Publicshers.

(9)

Burns T, Raftery J (1991) Cost of schizophrenia in a rando-mized trial of home-based treatment. Schizophr Bull, 17:3;407-410.

Casec, Dalley T (1997) The Handbook of Art Therapy, 4. Baský, London, Routledge.

Chodorow J (1997) Dance therapy, Depth Psychology. 5. Baský, London, Routledge.

Creed F, Black D, Anthony P (1989) Day-hospital and commu-nity treatment for acute psychiatric illness. Br J Psychiatry, 154:300-310.

Ergun U (1997) Gündüz hastanesinde karþýlaþtýrmalý bir izlem çalýþmasý.

Fiedler P, Nieder T, Mundt C (1986) Grup (1986) Gruppenarbeit mit Angehörigen Schizophrenia Patienten, Psychologic Verlage, Union, Munchen Weinheim.

Goldstein JM, Cohen P, Lewis SA ve ark. (1988) Community Treatment Environments. J Nerv Ment Dis, 176:4;227-233. Green BL, Wehling C, Talsky GJ ve ark. (1987) Group art ther-apy as an adjunct to treatment for chronic outpatients. Hosp Community Psyhiatry, 38:9;988-991.

Güney M (1990) Bir gündüz hastanesinde etkileþimli grup art psikoterapi uygulamasý. Psikiyatri Bülteni, 4:75-82.

Güney M (1997) Þizofrenide art terapinin yeri, Þizofrenide Yeni Ufuklar. N Dilbaz, G Bayam (Ed), Som Ofset Ltd. Þti. s.143-148.

Güney M (1998) Kreatif tedaviler, Psikiyatri Temel Kitabý. C Güleç, E Köroðlu (Ed), 2. Cilt, 1. Baský, Hekimler Yayýn Birliði, s.913-917.

Güney M (1999) Gündüz hastanesinde etkileþimli art terapi gruplarýndan örnekler. 3P Dergisi, 7:1;58-65.

Güney M (2000) Nöropsikolojik açýdan sanatsal yaratýcýlýk, Bahar Sempozyumlarý 4, Sempozyum Kitabý. s.11-13. Güney M (2001) Þizofreni ve Sanat. Klinik Psikiyatri Dergisi, 4:129-133.

Hogg LI, Brooks N (1990) New chronoic schizophrenic patients: A comparison of day patients and inpatients. Acta Psychiatr Scand, 81:271-276.

Kaplan, Sadock's (1998) Psychosocial treatment and rehabili-tation, Synopsis of Psychiatry. HI Kaplan, BJ Sadock (Ed), Mass Publishing Co Egypt. s.924-931.

Kats SE (1985) Partial hospitalization and comprehensive community services, Comprehensive Textbook of Psychiatry/IV. HI Kaplan, BJ Sadock (Ed), 2. Cilt, 4. Baský, Williams and Wilkins U.S.A., s.1582-1588.

Kendi M (2001) Gündüz Hastanesi Ýzlem Çalýþmasý, Basýlmamýþ Uzmanlýk Tezi.

Killick K, Schavarien J (1997) Art Psychothearpy and Psychosis, Routledge, 1. Baský, London.

Langsley DG (1985) Prevention in psyhiatry: tertiary preven-tion, Comprehensive Textbook of Psychiatry/IV. HI Kaplan, BJ Sadoc (Ed), 2. Cilt, 4. Baský, Williams and Wilkins, U.S.A., s.1887-1888.

Liebmann M (1990) Art therapy in practice, Jessica Kingsley Publishers, London.

Liberman RP (1985) Schizophrenia psychosocial treatment, Comprehensive Textbook of Psychiatry/IV. HI Kaplan, BJ Sadock (Ed), 1. Cilt, 4. Baský, Williams and Wilkins U.S.A., s.724-734.

Lieberman RP, Evans CC (1985) Behavioral Rehabilitation for chronic mental patients. J Clin Psychoharmacol, 5:3;85-145. Lieberman RP, Kopelowioz A, Young AS (1994) Biobehavioral treatment of schizophrenia. Behavior Therapy, 25:89-107. Munich RL, Lang E (1993) The Boundaries of Psychiatric Rehabilitation Hosp Community Psychiatry, 44:7;661-665. Mc Creadie RG, Robinson AD, Wilson AO (1984) The scottish survey of chronic day patients. Br J Psychiatry, 45;626-630. Ogilvie RJ (1997) The state of supported housing for mental health consumers: A literature review. Psychiatric Rehabilitation Journal, 21:2;122-131.

Pardes H ve ark. (1989) Federal and state Roles in Mental Health Psychiatry, Re. R Michels (Ed), Basic Books, New York, Inc. Publishers, s.3:4;1-18.

Poldinger W, Krambeck K (1987) The Relevance of Creativity for Psychiatric Therapy and Rehabilitation. Compr Psychiatry, 28:5;384-388.

Priebe S, Gruyters T (1994) Patients' and caregivers initial ass-esment of day-hospital treatment and course of symptoms. Compr Psychiatry, 35:3;234-238.

Rosie JS (1987) Partial hospitalization: A review of recent li-terature. Hosp Community Psychiatry, 38:1291-1299. Ünlüoðlu G, Sayýl I (1975) A.Ü.T.F. Psikiyatri Kiliniði, Psikotik Hastalarla Destekleyici Nitelikte Bir Grup Tedavi Uygulamasý, A.Ü.T.F. Mec. XXVIII: 3-4;677-688.

Waller D (1996) Group Ýnteractive Art Therapy Routledge, 2. Baský, London.

(10)

Referanslar

Benzer Belgeler

醫生的壓力 花精解決各種情緒 ( 陳延蔚/台北報導;影音/綜合部編輯) 許心華博士講解花精對於病患和醫師所扮演的橋樑的情形

Yüksek enerjili parçacıklar uydulara çarptığında ortaya çıkan kıvılcımlar ve elektrik atlamaları uyduların içindeki elektronik aygıtları bozabiliyor.. Önü-

Tuz Kristallenmesi Deneyleri Sonrası Mey- dana Gelen Değişikliklerin İncelenmesi Tuz kristallenmesine direncin tayini deneyinde, 15 çevrim sonunda İscehisar andezitinde meydana

Neticede, dijital sosyal ağların siyasal temelde kullanımına olumlu yaklaşanların, bu mecraların siyasal içerikli bilgilere erişimi kolaylaştırarak sivil

Özellikle son yıllarda hızlı ve doğru tanı olanak- larının artmış olması nedeniyle erken dönemde hastalığa müdahale edilebilmesi, kortikosteroid kullanımının eskiye göre

İlk hikâye olan “Bu Büyük Adam Kimdir”de anlatıcının Beyazıt’a gittiği akşam vakitlerinde gördüğü bir adam anlatılır. Anlatıcı, bu adamı o sırada okuduğu Büyük

Laparoskopi veya laparotomi ile adneksiyal detorsiyon, kistektomi, ooferektomi, total abdominal histerektomi ve bilateral salpingo-ooferektomi (TAH-BSO) yapılan hastaların

Elektronik baskı devrelerinin üretilmesinde yaygın kullanım alanı bulan elektrolizsiz metal kaplama (electroless metal plating) yönteminde, düz polimer plakalar