• Sonuç bulunamadı

Süleyman Senih ve Müşterek Gazelleri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Süleyman Senih ve Müşterek Gazelleri"

Copied!
12
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ilmi Araştırınalar 15, İstanbul2003

SÜLEYMAN SE

N

I

H VE

MÜŞTEREK GAZELLERi

Lütfi ALlCI•

Siilcyınan Senih and his coınınon gazels

Class ic al Turkish literature is ma inly poetry dominant literature. Among the

poctry stylc gazel is prinıarily İnıportant A mong the gazel style which devclop.xl

man) variations in time com m on gazels which were composed by t\\ o or three

pocts attract the attention. The fırst e'aınples of coınınon gazels given by Nabı and Abdi \Vere respected by the 19'" century poets. In this century one of the pııeh

which compo�ed co mmon gazels most is Süleyman Senih. Comnıon gazel� rcllect liter ary c ircles in which they are conıposed, the interactions and connection� among poets and nıany other essential issues From this poınt of vi ew. coınınon ga1eb are

vitallitcrary te�ts for the history ofTurki�h literature.

/\<'_ı ımn/1 Si.ile� ınan Seni h. coınınon gazel. fo lk lıterature. repartee

Klfı�iı... Türk edebiya

t

ı nesirden ziyade şiir ağırlıklı bir edebiyattır. Bu edebiyatın şiır t

ü

rleri içinde ise hiç şüphesiz gazel ön plandadır. O kadar ki, bu edebiyat içinde yer alan hemen her ş

a

ir mutlaka gazel yazmı�tır. Genel olarak gazel. :,cvgilinin medih ve

tavsifı

ile aşığın yanma ve yakılışının dile getirildiği �iirlerdir. Bu arada sevgiliyle ba

ğ

lan

t

ılı

olarak

şar

a

ptan ve tabiat giizclliklcrindcn de bahsedilen gazelin zamanla konusu genişlemiştir.' Gazel. aşıkane du)guların anlatılıııa�ına u)gunluğu dolayısıyla divan şiirinin başlangıcından son dönemine kadar her sınıftan şairin en üula rağbet ettiği nazım şekli olmuştur. Zamanla şekil. muhte\ a, edebi

üs

lüp. dil. edebi sanat k

a

fiye, redifve yazılışı bakımından gazelin. ,u·ı-mcti'ıli gazel. ınusarra gazel, gazel-i miiLC))el. gat.el-i muta\ \el. miireddef g.ıucl. � ek-i'ılıcnk gıl7el, � ck-avaz gazeL ımısanımat gazeL m

ü

leın mı'ı gazel. ınüri'ıca·a gat.el. gazcl-i mükerrer, ınüsecca'a gaLeL gazcl-i nıunış�ah. i'ı�ıki'ınl' ga;el, �Ühi'ıne gazel. rindfıne gazel. h ikeilli gaLcl, 111CSCJ-Üıniz gazcl. rürki-i ba,.ıt ga1cl. so li) üne gazel. nat.irc gazel. gazel-i bi-nokta. n<'ı-tamanı gı11cL ıııii'?terck

• Yard Do, Dr. Sutçu lııı.ıın l 'nı\o:ı,ıtc'ı l'.:ıı-1\kbı�at l'akulı.:-.ı

(2)

8

LÜTFi ALlCI

gazel gibi bir çok

çeşidi oluşınuştur.

2

Bu gazel

çeşitleri arasında iki veya üç şairin

ortak· eseri

olması itibarıyla müşterek gazeller dikkat çekmektedir.

Müşterek şiirler

en çok gazel formunda

yazıldığından

bir gazel

çeşidinin adı

olmuştur. İki

veya üç

şairin ınısra mısra

ya da beyit beyit birlikte söyledikleri

ga-zellere

müşterek

gazel denilmektedir.

Müşterek

gazeller, genellikle bir edebi

mec-liste veya bir

kıraathanede

topluluk

karşısında

irticalen

yazılınaktadır. Müşterek

gazeli yazacak olan

şairler,

bir

kağıda

önce

mahlaslarının

ilk harflerini daha sonra

da

sırasıyla

veya

dönüşümlü

olarak kendilerine ait

mısra

veya beyti yazarak

gaze-li

oluşturmaktadırlar.

Mahlas beytini ise bir

şair, diğer şairlerin

de

ınahlaslarını

anarak

yazmaktadır.

Eldeki örneklerden

şairlerin müşterek

gazel

yazımında

genel-likle iki

şairle nıısra mısra yazmayı

tercih ettikleri görülmektedir.

Yazılan mısra

ve beyitler gerek

yazını aşamasında

gerekse bütün bir

şiir

haline geldikten sonra

buzurda

bulunanların nazariarına sunulmaktadır.

Bu tarz

söyleyiş, şairlerin şairlik

kudretlerini gösterebildikleri önemli bir edebi zemin

oluştururken,

dinleyen ve

okuyaniara

şairleri karşılaştırma

ve onlar

hakkında

bilgi sahibi olma

imkanı

da

vermektedir.

Tespit

edebildiğimiz kadarıyla

bu

tarzın

ilk

örneği

N abi (H.l

052-M.1642/H.l124-M.1712) ile onun

muasırı, şair

devlet

adamlarından

Abdurrahman

Paşa

(öl. H. ll 02-M.1690)'ya aittir. Bu

müşterek

gazelden sonra bu tarz,

şairlerce benimsenmiş

ve bir gelenek halinde divan

şiirinin

son dönemine kadar devam

ettirilmiştir. Şiirlerinde

Abdi

mahlasını

kullanan Abdurrahman

Paşa

ile Nabl'nin

müşterek

bir gazel

yazmış olmaları, aralarındaki dostluğun niteliğini

de

göstermektedir. Nabl

Divanı yazmalarının

pek

çoğunda

yer alan bu gazel, bir

nüshada

1

"Velehu

Müşterek Be-Abdi Paşa" başlığı altında yazılmıştır. Söz konusu

gazelin beyitlerinin ilk

mısraları Abdl'ye, ikinci mısraları ise Nabl'ye aittir.

4

Mısra

başlarındaki

harfler

şairlerin mahlaslarının

ilk harfleri olup

mısraların

hangi

şaire

ait

olduğunu

göstermektedir.

A: Bir dilbere dil vir ki beladur dimesünler

N: Bir badeyi

nfış

it ki hatadur dimesünler

A: Bir cterde esir ol ki

etibba-yı

zamane

N: Vabeste-i tedblr-i devadur dimesünler

Öyle bir derde esir ol ki

zamanın

tabipleri bu derdin devasmm tedbirle

mumkwı olduğunu

söylemesin/er.

A: Dök nakd-i

sirişkün

ser-i

kfıyında

nigarun

2 Cem Dılçın. ··ol\·an Şiirinde Gazer·. Turk Dt/1 Turk Şun O::el Say1s1 ll (D1van

Sun),

Yıl: 36. Cılt l-ll. Sayı 415.416.417. Temmuz. Ağustos, Eylül 1986. s 78-193.

3 Dinin-1 .\'abi. ıu Ktp.

Nu:

1257.

v.

ıo5•.

(3)

SÜLEYMAN SENIH VE

MÜŞTEREK

GAZELLERi

9

N:

Tii

müdde'iyan sana gedadur dimesünler

Sevgilinin

bulunduğu

yerde

gözyaşı

servetini dök ki

aşıklık iddiasında

bulunanlar

sana yoksuldur demesin/er.

A:

Laht-ı

ciger ü naleni izhara

şitab

it

N: Ta kim sana bl-berg ü nevadur dimesünler

Ciğer parçalarını

ve inlemeni göstermekte acele et ki sanafakir ve

aşktan

mahrum demesin/er.

A: Abdi gibi

aşüfte-i hfıban-ı

cihan ol

N: Nabl sana ta ebi-i riyadur

diınesünler

5

Ey Nabi, Abdi gibi cihan güzellerini

çılgınca

sev ki sanariyakar demesin/er.

Nabl ile Abdurrahman

Paşa'dan

sonra

gelenekselleşen

bu tarz gazel

yazıını

divan

şiirinin

son dönemlerine

doğru

artarak devam

etmiştir.

Özellikle XIX.

asır

şairlerinin

gerek eski gerekse yeni tarzda

yazdıkları müşterek şiirleriyle

bu tarz

söyleyişe

çok

rağbet

ettikleri görülmektedir.

Müşterek

gazeller, toplum ve

edebiyattayeni

gelişmelerin

ortaya

çıktığı

bu

yüzyılda,

eski kültürle

yetişen şairler

tarafından

ortaya

konulmuştur.

Geleneği

sürdüren bu

şairler

içerisinde dikkat çekenlerden biri de Süleyman

Senih'tir. XIX.

asır

divan

şairlerinden

Süleyman Senlh,

Nakşibendl mürşitlerinden

Şeyh

Emin

Agah'ın

neslinden,

Istabl-ı

Amire payesine sahip

Bursalı Hacı

Mehmed

Şerif Ağa'nın oğludur.

H. 1238-M.l822 tarihinde Bursa'da

doğan şair,

ilk tahsilinin

ardından

H.l253-M.l837 tarihinde

İstanbul'a

gelerek bir müddet

Divanıhümayun

Kalemi ve Mekteb-i Maarif-i Adliyye'ye devam

etmiş

Arapça ve

Farsçasını ilerletıniştir.

6

Büyük

kardeşi

Ali

Rıza

Efendi, Mektubl-i Ser-askeri iken

Mektubl Kalemine de devam eden

şair,

H.l259-M.l843 'te Sadaret Mektubl

Kalemine memur

olmuştur. Meınuriyetinde sırasıyla hocalık,

rabia, salise ve

saniye rütbelerine

ulaşarak

Amed!

Odası

namzetlerinden birincisi

olınuştur.

7

Süleyman Senlh, Meclis-i Vala

Azalığı

da yapan büyük

kardeşi

Ali

Rıza

Efendi'nin H.l270-M.I854 'te Anadolu Harp Ordusu

Müşteşarlığına

tayininde

Tahrlrat

Başkatibi

olarak Erzurum, Kars ve

Kağızman

havalisinde görev

yapmıştır. İstanbul'a döndüğünde

tekrar Sadaret Mektubl

Odası'nda çalışınaya

devam eden

şair,

H. 1279-M.I862'de Mühimme

Odası Müdürlüğü,

H.

1281-M.1864'te de Mütemayiz rütbesiyle Tuna Vilayeti

Mektupçuluğu

görevlerinde

5

Alı

Fuat

llılkan, age, C. I.

MEB Yay .. Istanbul 1997. s. 63 I

6

lbnülcmın

Mahmut Kemal !nal.

Son Asır Turk Şazrlen. C.

3. Dcrgah Yay .. Istanbul I 988. s

I 691..

Fatın

Davud:

Te::ktre-t Hattnıetu '/-Eş 'ar.

Istanbul I 27

I.

s. 202.

(4)

10

LÜTFI ALlCI

bulunmuştur.

Vali Midhat

Paşa

ile

anlaşamadığından

görevinden

ayrılarak

tekrar

İstanbul'a dönmüştür.

8

Bir müddet sonra Senih,

Bab-ı

Ser-askeri Mektubi Kalemi

Müdürlüğü,

Dar-ı ŞfDar-ıra-yDar-ı

Askeri

Başkatipliği

ve

Mektupçuluğu,

Nizam Dairesi

Azalığı, Makanı-ı

Ser-askeri Riyaseti ile birlikte Surre

Eminliği

görevlerinde

bulunmuş

ve H.

1303-M.I886 tarihinde

atandığı

Askeri Tekaüd

Sandığı

Nezareti'den emekli

olmuştur.

Hayatını

devlet hizmetinde geçiren

şair,

H.I318-M.I900 tarihinde

İstanbul'da

vefat

etmiştir.

Kabri, Selimiye

Dergahı

haziresindedir.

9

Şairin

mezar

taşına,

vefat tarihine delalet eden "Senih Efendinin

oldı mekanı huld-ı

Na'im''

ta'miyedar

mısraı yazılmıştır.

10

Süleyman Senih, Mevlevi

tarikatına intisaplı,

divan sahibi bir

şairdir.

• Hemen her

şiirinde

Hz. Mevlana'ya

bağlılık

ve muhabbetini dile getiren

şairin

yanık

mersiyeleri ve latif

şiirlerinden müteşekkil

müretteb

divanı basılmıştır.

11

Şairin şiirleri açısından

dikkat çeken

diğer

bir yönü ise onun,

zamanının şairleri

ile

birlikte

yazdığı müşterek

gazelleridir. Senih

Divanı'nda beş müşterek

gazel, bir de

müşterek

matta

bulunmaktadır.

Senih, bu

şiirleri zamanının şairlerinden Şair Eşref, Namık

Kemal, Ziya

Paşa

ile Fatin,

Kazım Paşa

ve

Hafız Müşfık

ilc birlikte

yazmıştır.

Senih, en fazla

Şair Eşref

ile

müşterek

gazel

yazmıştır. Asıl adı

Mehmcd

olan

Şair Eşref, Kırkağaç kazasına bağlı

Gelenbe (f-1.1263-M. 1846)'dc

doğmuştur. Babası

Gelenbevi ailesinden Usuli-zade Mustafa Efendi'dir.

Tah~ilini

Manisa'da yapan

şair,

bir müddet Manisa Tahrirat Kalemi'ne de\am

etmiş

ardından

çevre kazalarda mal

müdürlüğü )apmıştır.

H. 1 295-M. 1898'de

İstanbul'a

gelen

Eşref,

birçok kazada kaymakam olarak görev

yapmıştır.

Bir ara

yurtdışında

bulunmak durumunda kalan

Eşref, Meşrutiyet'in ilanından

sonra

İstanbul'a

tekrar

gelmiş

ve son görevi olan Adana Vali

Muavinliği'nden

emekli

olmuştur. Şair,

H.I330-M.I911 'de

Kırkağaç

'ta vefat

etmiştir.

Edebiyatınıızda

hicviyeleriyle

manıf

olan

Şair Eşref,

suret ve s iret

itibarıyla

nev'i

şahsına münhasır

bir

zattır.

Kimseden çekinmeyen, hak edenlerden söziinii

esirgemeyen

Eşref,

asi

ında,

dürüst insanlara son derece hiirmetkar,

hoş meşrep

ve

latifeye meyyal bir

şairdir. Zamanın

edebi meclislerinde bir araya gelen Scnih ve

Şair Eşref:

iki adet

müşterek

gazel

yazmışlardır.

Senih

Divanı'nda "'müşterek

..

ba~lığı altında

yer alan ve

aynı

zamanda miizeyyel olan ilk

miişterek

gazelin

mal..ıa·

beytinden Senih'in gazcl

tarzında

üstat kabul

edildiği anlaşılmaktadır.

Yine

X

lııal. agı:.'

lhl)J.

Fatiıı

Dtl\ud.

agl'.

Istanbul 1271.' 202

lJ lbııııkıııııı :'vlalııııut K~ıııallııal. age.' 169ı

ı

O

\klııııı:d ı alı ır l'l'ı:ııdı. 01'11wn!t l!ue!lt/!ert. C

2. !\kral Ya)

lll<:\

i.

Istanbul.' 369-370.

ı ı

\

klıııı.:d ı ahır ı kııdı. agı:

. '·

~69-3

70. Su

le) ımiıı Sı:ııilı. /JmtiH Senilı-I

.\!n·!eri.

1 al-.'

iııılıüııı:-ı

(5)

SÜLEYMAN SENIH VE

MÜŞTEREK

GAZELLERI

ı ı

aynı beyİtte

gazel

tarzının

konu

bakımından Şair Eşrefin

tabiatma uygun

düşmedİğİnden

bahsedilerek onun bir hiciv

şairi olduğuna

da

işaret

edilmektedir.

Ş:

Ey afet

eyleınez

eser ah u en in sana

S:

Menna'-ı şefkat oldı

dil-i ahenin sana

Ey sevgili. demir kalbin

şefiati

gostermene engel

olduğu

için ah/ar ve

inleyişler

sana tesir

etm~ror.

S:

Salml-yı

mh u

işvede vahşi gazalsın Ş:

Hayran olur bu tarz ile

ahü-yı

Çin sana

Sen na:: re

işı·e salırusmda

ô_vle

vahşi

bir ceylansm ki bu luilinle Çin ulkesinin

ceylanları

smw

lu~rran

olur.

Ş:

Bu alem-i hariibda bir aferideyi

S: Renelde itmedinse heziir aferin sana

(Bu

gıi::ellik.

bu

işre

re na::la) bu dünyada bir mahluku incitmedinse binlerce

qferin sana.

S: Sengin-dil afet

oldıgın i'ınii

ider

heıniin

Ş:

Zinet içün degildir o

fass-ı

nigin sana

Yu::

uğunde

ki

/aş

.lenin h,: in bir sits

değil, taş

kalp/i bir afet

olduğımım işaretidir.

Ş:

Bir ben miyim cemaline

ıneftün

u

müşteri

S:

Yıldız

kadar fiitiide var ey

melı-cebin

sana

Ey parlak ah11lt

seı-gili, yıi::ımım gıi::elliğine

wmul veren.

onwı

istek/isi olan bir

hen

du{~

il in

ı.

Senili gokteki

yıldt::!ar

kadar müplehin rar.

Meydan

alurdı

tevsen-i

tab'ın Senilı-veş

Eşre.fmüsa

·id olsa zaman u zemin sana

Ey

Eşref

yer. ::aman re

meı·::u

sema

uygwı

olsayd1 bumeyelanda sen de

Seni/ı

gibi

gıi::el şiirler so.ı-!

eyehi/irdin

Ş:

Darcynde gönül olur elbette mülteca

S:

Bab-ı cenab-ı Haydar-ı Kerrar-ı

din sana

12

E.v

goıwl.

iki

dımyada

da H::. Ali 'nin kap1s1 elbette sana

siğmdacak

yer olur.

Senih'in

Şair Eşref

ile

yazdığı

ikinci

müşterek

gazeli '·Gazel-i

Müşterek

Bii-Eşref

Efendi"

başlığını taşımaktadır.

Bahsedilen her iki

müşterek

gazeL

ımıhteva

ve

şekil bakımından

bilinen gazel formuna uygun

yazılmıştır.

Seyitleri

oluşturan

(6)

12

LÜTFİ

ALICI

mısralar

iki

ayrı şaire

ait

olmasına rağmen,

beyit

bütünlüğüne

dikkat

edildiği

görülmektedir. Gazellerde Senih, gazel

tarzındaki üstattığının yanı sıra

Ehl-i Beyt

sevgisi ve Hz. Mevlana'ya

bağlılığı

ile de ön plana

çıkmaktadır.

S :

Ruh-ı

canana revnak hal-i anber-çinden

gelmiş Ş

: Ki

ruhsar-ı

sipihre zib ü fer Pervinden

gelmiş

Ülker

yıldızı

nasTI gökyuzüne süs ve

parlaklık getirmişsesenin yanağına parlaklık

anber kokulu beninden

gelmiş.

Ş

: Remide

tab'dır

ünsiyyet itmez hiç ademle

S : Henüz ol

ahü-yı vahşi diyar-ı

Çinden

gelmiş

Çin

diyarından

yeni gelen o

vahşi

ceylan ürkek

tabiatlıdır.

Bu sebepten insanlarla

arkadaşlık

etmez.

S : Sebük-hüy olma çün sim-ab ey

rüh-ı revanım

kim

ş: Şarab-ı

naba hürmet maye-yi temkinden

gelmiş

Ey sevgili, civa gibi

hafifmeşrep

olma. Bil ki

katkısız şarabın itibarı ağırbaşlılık mayasından gelmiştir.

Ş

:

Telıi

zannitme

şadi

gurür-ı

gamze-yi

yarı

S : O bir

Tatardır yagma-yı

akl u dinden

gelmiş

Sevgilinin gurur/u yan

bakışlarını

ve mutlu görimtüsünü

boşuna

sanma. Çimku o

akıl

ve dini

yağmadan gelmiş

bir Tatar

'dır.

S : Yirir

gülzar-ı lıüsne neşve-i digerhat-ı

nev-hiz

Ş

: Letafet çünki baga sünbül-i

müşginden gelmiş

Senin

yuzıme

yeni

çıkan

ayva tuyleri

başka

bir guzel/ik verir. Çimkü

bağa

fetafet

m isk kokulu swnbülden gelir.

Ş:

N' ola fiilk-i dil ursa karaya çün

balır-ı

efkara

S : Temevviic hep

heva-yı

kakül-i pür-çinden

gelmiş

Gönıil kayığı

karaya vursa ne olur. Çünku

dıişünce

denizinin

dalgalanması

hep

krvrım kıvrım kakitlunıin

arzusundan

kaynaklanır.

Senih-i bende-i al-i abaya

falır-i

bi-payan

Bütün

Eşrefkülalı ü hırka-i peşminden gelmiş

13

Ey

Eşref,

ehl-i beyt kolesi Senih 'in sonsuz öviinmesi bütünüyle Mevlevi

kıilahı

ve

hırkasına bağ!Tiığmdan gelmiştir.

(7)

SÜLEYMAN SENIH VE

MÜŞTEREK GAZELLERi

13

Tanzimat dönemi

şair

ve edibi

Namık

Kemal (H.1256-M.1840/H.1306-M.

1888) Türk edebiyat tarihinde edebi cephesinin

yanı sıra

siyasi cephesi

itibarıyla

da çok iyi

tanınmaktadır.

Eski kültürle

yetişen Namık

Kemal,

şiire

önce bir divan

şairi

olarak

başlamış

bir de divan tertip

etmiştir. Hayatının

bu ilk döneminde

Leskofçalı

Galib'in tesiri ile bir müddet Encümen-i

Şuara

içinde de

bulunmuştur. Şair,

döneminde kabul gören edebi

anlayışın

etkisiyle Halit Bey, Deli Hikmet ve

Kazım Paşa

ile birçok

müşterek

gazel

yazmıştır.

14

Namık

Kemal, Türk edebiyat

tarihinde bu özelliklerinden ziyade divan

edebiyatı karşıtlığı

ve Avrupa( yeni

edebiyatın kurulması

için

verdiği

mücadele ile

tanınmıştır.

Senlh, bir

muasır şair

olarak Nam

ık

Kemal' in eski tarzda

yazdığı şiirlerini beğenmektedir.

Bu

beğenisini Namık

Kemal'in

beş mısraına

birer

mısra

eklemek

suretiyle meydana

getirdiği müşterek

gazelle ortaya

koymuştur.

Senlh

Divanı'nda

yer alan söz konusu

müşterek

gazel, "Kemal Efendinin

Beş

Aded

Mısra'ına

Sonradan B. irer

Mısra' -ı

Evvel ilavesiyle

Has

ıl

Olan Gazeldir"

başlığını

taşımaktadır.

Bu

müşterek

gazel bilinen usulden

farklı yazılmıştır. Oluşuımı itibarıyla

divan

şiiri nazım şekillerinden

tahmis, tesdis gibi, bir

şiirinin

beyitlerine

mısralar

ilave edilerek

oluşturulan nazım şekillerini hatırlatan

gazel, gerek bu

yönü ile gerekse de

şairterin

birbirleriyle olan

yakınlık

ve

etkileşimlerini

göstermesi

bakımından

dikkat çekici bir örnektir. .

S: Pek çabuk

işkest

olur bir

şişedir

ey

tıfl-ı

naz

K:

İnkisar-ı

kalb-i

mahzfınumdan

eyle ihtiraz

Ey

nazlı

sevgili, kalhim çok çabuk

kırılan

bir

şişedir.

Bu yüzden mahzun kalbimi

krrmaktan

sakın.

S:

Şem'-i ruhsarın

ile her

şeb

nice canlar yanar

K: Sanma bir pervaneye mahsusdur

sfız

u güdaz

Sen,

yanıp

yakrlmamn sadece pervaneye mahsus

olduğunu

sanma. Senin

yanağmm

mumu ile her gece nice canlar yanar.

S: itmedir

aynıyla

nakd u gevher-i ömri telef

K: Kimseye dökdUnnesin Rabbim dür-i

eşk-i

niyaz

Allah kimseye yalvararak inci gibi göz

yaşlarını

döktürmesin. Çünkü bu ömür

cevherini ve sermayesini

aynıyla

telef etmedir.

S: Sen tabihim

şerhet-i

la'linle itmezsen deva

K: Hasta-i derd-i

fıraka

kimse olmaz çare-saz

14 Namık Kemal, miışterek şıir tarzını yeni şiirlerinde de uygulamıştır. "'Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini // Yoğimiş kurtaracak bahtı kara maderini'" beytini ihtiva eden ünlü Vatan Mer-siyesi'ni Deli Hikmet ile birlikte yazmıştır. Otuz iki kıt'adan müteşekkil şiirin on altı kıtasını Namık Kemal. diğer on altı kıtasını da Deli Hıkmet söylemiştir. Bkz. Nihad Sami Banarlı.

(8)

14

LÜTFi ALlCI

Tahibi m, sen

dudağınm şerhetiyle ş(fa

vermezsen

ayrılık

derdinin hastasma kimse

(,:are bulam(t=.

İ

ltitat it

aşıkan

içre

Senih-i

kemtere

Bende-i dirinene gelsUn

Kemôl-i

imtiyaz

ıs

Ey sevgili, bulwkir Senih senin eski

kıılımdur. Aşıklarmm

içinde ona ilt(fat et ki

diğerlerine

gore

ayrıcalıklı olduğu

belli olsun.

Senih,

müşterek

gazellerinden birini Ziya

Paşa

ve

Fatin Davud ile

yazmıştır.

Esasen Avrupai Türk

edebiyatının kurucularından

olan Ziya

Paşa

(H.I245-M.1829/H.I298-M.1880)

başlangıçta

divan kültürüyle

yetişmiştir.

Bir

müddet Encümen-i

Şuara

içinde de bulunan

şair, üslfıp

olarak bu ilk dönemde

Osman

Şems,

Fatin Davud gibi divan

şairlerinden etkilenmiştir.ı

6

Şairlik şöhretini,

gazclleriyle, bilhassa

Rfıhi'ye

nazire olarak

yazdığı

Terkib-i Bend'i ile

sağlamıştır.ı

7

Ziya

Paşa

üzerinde

üslfıbuyla

etkili olan Fatin Davud (H. 1229-M.1813)

Dırama'da doğmuştur.

Bir müddet

Mısır'da

bulunan

şair, DivanıhUmayun

Kalemi

ve Sadaret Mektubi Kaleminde

çalışmıştır.

Türk edebiyat tarihinde Tezkire-i

HatimetU'I-Eş'ar adlı

eseriyle

tanınan

Fatin Davud, (H.1283-M.I866)

İstanbul'da

ı:: · . ıs

veıat etmıştır.

Seııih,

Ziya

Paşa

ve Fatin Davud'un Babtali'den birbirlerini

tanıdıkları

hatta

müşterek

gazel yazacak kadar

yakın

dost

oldukları anlaşılmaktadır.

Nitekim

Senih

Divanı'ııda

'"Ziya Beg ve Fatin Efendi

ile

Müşterek

Gazeldir"

başlığı

altında

bu Uç

şairin

biri ik te

yazdıkları

bir

müşterek

gazel mevcuttur. Söz konusu

müşterek

gazelin

makta beytinde Senih ve Fatin Davud'un güzel

söyleyişlerini

Mevlevi

olmalarına bağlayan

Ziya

Paşa,

böylelikle

Mevleviliğe duyduğu

muhabbetide dile getirmektedir.

F :

GöııiUm şikeııc-i

zülf-i siyehkara

düşmesün

S : Katir misali halka-i zünnara

düşmesUn

Gönliim szrah

=ıtlfim kıı'rlmlarına düşmesin.

Kdfir gibi

ziimıar

halkasma

dıişnıesin.

Z : Zinhar o

alıCı-yı

haremi sayd içün gönül

F :

Deşt-i

belada

peııçe-i

azara

düşmesün

Gômil o harem

ahusımu

avlamak için bela çölünde asla

sıkmtt

pençesine

diışmesin.

15 Siilı:yımln Senih. age. Takvimh;lııe-ı Amıre Mathaası. Istanbul 1275. s. 85. 16 Nihad Saım Banarlı. age. s. 868-869.

17 Nı had Sami Baııarlı. age .. s 973

18 lbnukmiıı Mahmut Kemal !nal. age . s. 36 7-368: Şenısettııı '<ı ını. Klilllıisu 'l-A '/cim.

C.

5. Tıpkı­ ba,ını/l~ıcsııııik. Ka~gar Neşriyat. Ankara 1996. s. 3-l 17.

(9)

SÜLEYMAN SENIH VE

MÜŞTEREK

GAZELLERi

S:

Di.işsUn bela-yı

kaki.ili.ine tek esir-i

aşk

Z: Gamzen gibi bir afet-i mekkara

düşmesi.in

Aşk

esiri tek senin kakiiliiniin belasma

dıişsim

de gam=en gibi bir hileci afete

duşmesin.

F: Manend-i Kays leyli-yi zi.ilfiin gören senin

S: Mecnun olup ne hiil ile

kulısıira di.işmesi.in

15

Sen m =ulfimlm

.\·zmhl1ğuu

gören, Kays gibi mecni'rn olup nasil

dağlara düşmesin.

Z: Peymiine aks-ila'l-i lebin görmesi.in

sakın

F: Siiki o nJiih hane-i hammara

düşmesi.in

Sarap kodelli .wkm senin kmnlZI

dudağmm

aksini görmesin. Saki, o ay

yiizlıi

meylumeye

duşmesin.

S: Ben

aşıkım

o gonca-feme hem-çü andelib

Z: insiifa gel ki nice gönül zara

di.işmesi.in

Ben hullml gihi o gonca

ağd1ya ôşlğmı.

Bu hôl ile nasil

ağlay1p

inlemeyeyim,

111.\l!f

el.

F: Se\di o

mahı

merdüm-i

çeşmim

gibi gönül

S:

Envar-ı

hiisni dide-i agyiira

düşmesUn

GoJm/ o

c~l'

.nd

u

sel'gil~ri

gözümün

bebeği

gibi sevdi. Onun

güzelliğinin porlakliğllll

.wkm yahuncilar gormesin.

Z:

Düşsün düşenler aşkına

ol nev-residenin

F: Gönlüm heman o

tıtı-ı

ziyankara

düşmesUn

O yeni

yetişmiş

gu=elin

aşkuw

kim

düşerse dıişsun.

Yeter ki benim

gönlıim ez~vet

eden o gu=ele

duşmesin.

Gördi

Senih-i

zara Fatine

atasını

Gayrı nasıl Z~rô

der-i Hiinkara

düşmesUnı

9

Zir(i, inleyen Senihile Fat in 'e

bımco ilısamm

gôrdiikten sonra nasrl Hünkôr 'rn

kap1sma

düşmesin.

Senih'in

müşterek

gazel

yazdığı şairlerden

biri de XIX.

asrın şair

devlet

adamlarından Kazım Paşa'dır. Asıl adı

Musa olan

şair,

H.l237-M.1821'de

Arnavutluk'un Koniça

kasabasında doğmuştur. Babası

Hüseyin Bey ile

İstanbul'a

gelen

şair,

bir mi.iddet tahsilin

ardından Divanıhi.imayun

Kalemi, Mühime

Odası

ve Maliye Mektübi Kalemi'ne devam

etmiştir.

Bu görevlerinin

ardından

Asiikir-i

Hassa 'da katiplik yapan

şair,

kabiliyeti sebebiyle az zamanda Li va

katipliği

riitbesine nail

olmuştur.

Daha sonra harp

sınıfına

geçen

Kazıın

Bey, derece derece

(10)

16

LÜTFi ALlCI

yükselerek

paşalık

rütbesine

ulaşmıştır. İstanbul'

da (H.1307-M.1889) vefat

etmiştir.

2

° Kazım Paşa, eski şiirin son ocağı olan Encümen-i Şuara

şairlerindendir.

21

Hz. Peygamber'e ve Ehl-i Beyt'e

aşırı

muhabbet duyan

şair,

edebiyat

sahasında

naat, mersiye ve hicviyeleriyle

tanınmıştır.Z

2

Senlh'in

Kazım Paşa

ile

yazdığı müşterek

gazel, her iki

şairin yakın

dost-luklarının

bir delilidir.

Aynı

zamanda bu

müşterek

gazel, eski tarzda

dinl-tasavvufı şiirler

yazan Senlh ve

Kazım Paşa'nın şiir anlayışlarını

da

yansıtmaktadır.

Kay-naklarda tarikat ehli

olduğu

bildirilen

Kazım Paşa, müşterek

gazeldeki

mısra baş­ larında

H harfi ile, Senlh de M harfi ile tavsif

edilmiştir.

Senlh 'e ait

mısra başlarındaki

M harfi

şairin

Mevlevl

olduğunu işaret

etmektedir. Buradan

hareket-le

Kazım Paşa'ya

ait

mısra başlarındaki

H harfinin de bu

şairin

Halvetl

tarikatına intisabına

dair

işaret olduğunu

söylemek mümkündür. Senlh

Divanı'nda "Kazım

Beg

İle Müşterek" başlığını taşıyan müşterek

gazel

şöyledir

:

M:

Ser-nüviştim

yazmadan kilk-i kaza

baş

üstüne

H: Fikr-i zülftin

oldı

püskülli bela

baş

üstüne

Daha kaza kalemi ezelde

alın yazımı

yazmadan senin züljunün fikri

başıma

püsküllü bela oldu.

H:

İster

al gönlüm ele isterseneyle pay-mal

M: Her ne emrin var ise ey meh-lika

baş

üstüne

Ey ay yüzlü sevgili,

işte

gönlüm, ister eline al istersen

ayaklannın altına

at. Her

ne emrin varsa

baş

üstüne.

M: U çmadan

kuşluk yuhusı çeşm-i

Leyllden henüz

H:

Kurdı Mecnfın

lane-i mürg-i heva

baş

üstüne

Henüz Leyla

'nın

gözünden

kuşluk

uykusu

gitmemişken

Mecnun,

aşk kuşunun yuvasını başının

üstüne kurdu.

H:

Şekve

itmez

imtihan-ı aşkdamerd-i

Huda

M: Vaz' olunsa

erreha-yı

ibtila

baş

üstüne

Hak

aşığı aşk imtihanında başına

gelen musibetlerden

dolayı şikayet

etmez.

M:

Hfin-ı magzımdan

ser-i

engüştüne yakdı hınna

H: Eyleyüp leyll-yi sevdil vaz'

pa

baş

üstüne

Kara

sevdayı

ayak

altına

alarak içimin

kanından parmağının

ucuna ve

başına kınayaktı.

H: Yar ile agyar olur elbet karln-i ihtiram

M:

Takılur harıyla

güller da' ima

baş

üstüne

20 Şemsettin Sami, age., s. 38 ı I.

2 ı Ahmet" Harndi Tan pınar, 19 uncu Asır Tur k Edeb1yatı Tarihi, Çağlayan Kitapevi, İstanbul ı 982, s. 257.

(11)

SÜLEYMAN SENIH VE

MÜŞTEREK

GAZELLERi

17

Ağyar,

yar ile birlikte olunca elbet hlirmete nail olur. Çünkü güller dikeniyle

baş ıistitne takıhr.

M: Glsuvan sanma serinde

oldıgıçün şah-ı

hüsn

H: Saye

saldı şeh-per-i

mürg-i hüma

baş

üstüne

Onun

başındakin

i saç san ma, o güzellik

padişahı olduğu

için hüma

kuşunun kanadı başına

gölge

sa/mıştır.

H: Kendimi

kıldım

feda dönmem sözümden

hasılı

M: Cevr ile yarim çevirse asiya

baş

üstüne

Kendimi sevgiliye feda

kıldım.

Cevr ile sevgili beni

değirmen taşı

gibi çevirse de

bu sozumden dönmem. Her ne yaparsa

baş

üstüne.

M: Merkez-i hilm ii tevazu'dur edlbe cilvegah

H: Bulsa da yüz

çıkmaz erbab-ı

haya

baş

üstüne

Edepli kimselere

yakışan

tevazu ve

yumuşakhktır.

Namus ehli, yitz bulsa da

baş

listline

çıkmaz.

Karın

altun eylemek içün

Senih-i haksar

Sikke-i

Manlayı koymuş Kazuna baş üstüne

23

Ey

Kazım, perişan

Senih,

kazaneını artırmak

için Mevlevi stkkesini

başına takmış.

Senlh'in

müşterek

gazellerinin

dışında muasır şairlerden Hafız Miişfık

Efendi ile birlikte

yazdığı

bir de

müşterek matla'ı vardır. Hafız Müşfık

Efendi,

Senlh gibi son dönemde

yetişen Osmanlı şairlerindendir. Asıl adı İsmail

olan

şair,

H. 1221-M.1806 tarihinde

İstanbul'

da

doğmuştur.

Çok zeki

olması

sebebiyle sekiz

yaşında Kuranıkeriın'i hıfz

eden

şair,

önce

Divanıhiimayun

Kalemi'nde daha

sonra da Mektübl-i

Sadr-ı

Ali Kalemi' de

çalışmıştır.

Bir müddet Ceride-i

Havadis'te

başımıharrir

olarak da

çalışan Hafız Müşfık

Efendi, Halvetl

tarikatına

mensubiyeti sebebiyle

hayatının

son dönemlerini evinde halvet halinde

geçirmiştir. Bazı şiir ve nesirleri Miişfık-name adıyla neşredilmiştir?

4

Cevdet

Paşa tarafından "şiir

ve

inşada

manendi yoktu" diye methedilen

Hafız Müşfık

Efendi

zamanında

Cerlde-i Havadis, vaktin ediplerinin

toplantı

yeri

haline

gelmiştir.

25

O günlerin eseri olarak söz konusu

müşterek matla, Senlh ile

Hafız Müşfık

Efendi'nin

yakınlıklarını gösterınesi bakımından

önemlidir.

İlk

mısraı Hafız Müşfık

Efendi'ye ikincisi de Senih'e ait olan

ınatla, müşterek şiirlerin

gazel

forımı dışında başka nazım şekilleriyle

de

yazıldığına

bir örnek

teşkil

etmektedir.

23 Suleyıniin Senih.

age.

s 114 24 Şemsettin Sam ı.

age .

s 1914. 25 Ahmet Haındı Tanpınar.

age,

s 147

(12)

18

LÜTFI ALlCI

Hafız Müşfık

Efendi :

Hatt-ı siyiihı

levh-i

lr-..:yiiz-ı

iziirma

Senih

: Geldikde

togdı kara gün uşşiik-ı z~rına

26

Beya:::

yanağmda

siyah ayva tüyleri

çıkmca

inleyen

ôşıklarma

kara gzt,,

doğdu

Tüm bunlardan hareketle

müşterek

gazeller

hakkında şunlar

söylenebilir:

Müşterek

gazeller,

diğer

gazel

çeşitlerinden farklı

bir zemin ve usulle, genellikle

bir edebi mecliste irticalen

yazılmaktadırlar.

Bu uygulama bir yandan divan

kiiltiirünün halka intikalini

sağlarken diğer

yandan da

aynı

kaynaktan beslenen

divan ve halk

edebiyatlarınlll müşterek

yönlerinden birini ortaya

koymaktadır. Müşterek

gazeller gerek bu yönüyle gerekse diyalog

tarzında yazılması bakımından aşık tarzı şiir geleneğindeki aşık karşılaşmalarını hatırlatmaktadır.

Halk

edebiyatı alanında, aralarındaki

küçük farklar

dolayısıyla, atışma, deyişme,

tekellüm,

müşaare

gibi adlarla da

anılan

bu

karşılaşmalar

halk arasmda daha çok

atışma olarak bilinmektedir.

27

Bir topluluk

karşısında yapılan aşık karşılaşmaları,

aşıkların yetişme

sürecinde

etkili olan önemli bir gelenektir.

Aşık

karşılaşmalarında

esas gaye rakip

iişığı

mat

etınedir.

28

Hal böyle olunca

aşık

karşılaşmaları

az da olsa

kırıcı

bir boyut

kazanmaktadır. Müşterek

gazellerde ise

söyleyişte ustalığı

gösterme

noktasında

bir

yarışma

varsa da

şairlerin

nezaketi

elden

bırakmadıkları. şiir bütünlüğünü

gözettikleri görülmektedir.

Müşterek

gazel

çeşidinin şiire kazandırdıkianna

gelince;

müşterek

gazeller, genellikle diyalog

ortaınında

ve

hazırlıksız yazıldığından şiir

dili oldukça

sade bir h<ll

almaktadır. Diğer

taraftan.

yazıldığı

dönemdeki edebi

ımıbitleri

ve

şairlerin

birbirleri ile olan

irtibatlarını,

onlarm

şiir anlayışlarıyla haklarındaki bazı

bilgileri günümüze

taşımaları bakımından

edebiyat tarihimiz

açısından

belge

mahiyeti

taşıınaktadırlar.

ilk

örneğini

XVII.

asırda gördüğümüz müşterek

gazel

yazıını

özellikle eski

ile yeninin mücadele içinde

olduğu

XIX.

asırda

bir gelenek haline

gelmiştir.

Bu

asırda

en çok

müşterek

gazel yazan

şairlerden

biri Süleyman Senih'tir. Senih'in

müşterek şiir yazdığı şairler arasında

sonradan divan edebiyatma

karşı

Avrupa!

edebiyatın

mücadelesini verecek olan Ziya

Paşa

ve

Naınık

Kemiil'in de

olması

dikkat çekicidir. Bu durum klasik Türk

şiirinin

son döneminde bile

rağbet gördiiğiin

ii ve can

lılığmı koruduğu mı

göstermektedir.

::?.6

~u k~ ınüıı S.:ııilı. agr . s

1 3::?..

::?.7 l

iııı,ı) (iııııa). lurAI\L' 'de

JI/A

lar::t Sur Ge/r/1(:{;1 ı·r Ru.ıa l!oll/i. Akçağ Yay. Aıık

1992.' ::?.5

:?.X

ı:rınaıı :\rtıııı. i~i/,/,1, Grlt'nL',{!,t rr .-i~,/.. Ldelnyali. Akçağ Yay .. Ankara

::?.001. '· 179-180

Referanslar

Benzer Belgeler

萬芳醫院皮膚科楊庭驊醫師榮獲「第 9 屆臺灣服務業大評鑑服務尖兵個人獎」 由《工商時報》主辦的第 9 屆「臺灣服務業大評鑑」於 2020 年

Concerning the collection of course materials, the medical humanistic courses offered for the session of 2002-2003 of each medical school can be divided into two kinds:

This study attempts to answer the question: do preservice elementary teachers identify the necessary and sufficient conditions for a rhombus.. Forty-five elementary

Her mezarın içini görüyormuşçasına pencereleri Abbasağa Mezarlı­ ğına bakan Beşiktaştaki Madam Mari pansiyonundan yıllarca bir türlü ay- rılmaımasile,

“Aydın” sıfatıyla özdeşleştiği kişiler, komünist geçmişten başka kendisiyle çok az ortak yanı olan büyük, kocaman isimler, Aragon, Pavese, Malraux,

Background/aim: The aim of this study was to evaluate and determine the relationships (if any) among pain, depression levels, fatigue, sleep quality, and quality of life in

the number of both granulated and degranulated mast cell in mucosa of PS- induced urinary bladder ( Fig. 5a) and this response was statistically significant (p&lt;0.01).

1980'lere kadar üç beş olan galeri sayısı, 'resim. piyasası'nm oluşmasıyla