• Sonuç bulunamadı

Başlık: HAKÎM-İ SENÂYÎ'NİN İLÂHÎ-NÂMESİYazar(lar):KÜRKÇÜOĞLU, Kemal EdipCilt: 5 Sayı: 5 Sayfa: 513-524 DOI: 10.1501/Dtcfder_0000000310 Yayın Tarihi: 1947 PDF

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Başlık: HAKÎM-İ SENÂYÎ'NİN İLÂHÎ-NÂMESİYazar(lar):KÜRKÇÜOĞLU, Kemal EdipCilt: 5 Sayı: 5 Sayfa: 513-524 DOI: 10.1501/Dtcfder_0000000310 Yayın Tarihi: 1947 PDF"

Copied!
12
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

HAKÎM-İ SENÂYÎ'NİN İLÂHÎ-NÂMESİ

KEMAL EDİP

Üniversite Kütüphane Müdürü

Beşinci (mîlâdî 11 inci) asrın ikinci yarısıyle altıncı (12 nci) asrın ilk dörttebiri arasında yaşamış ve 525 (1130 - 31) senesinde vefat etmiş olan, Fars dilinde tasavvufa dair hemen hemen ilk derlitoplu, sistemli manzum telifi vücûda getirmiş ve şiirleri M e v l â n â ' y a bile feyz ve ilham kaynağı teşkil etmiş bulunan Hakim-i S e n â y i ' n i n İlâhi-nâme adlı eserinin en eski yazma nüshalarından birini bu yazımızla ilim âle­ mine tanıtmak istiyoruz.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesinde Yeni Za­ manlar Tarihi Doçenti Dr. Halil t n a l c ı k ' i n hususî kütüphanesinde bulunan bu mühim nüshayı, değerli ve sayın dostumuzun müsaadele­ riyle gözden geçirmek fursat ve imkânını elde ettik. Yazımız, okuyu­ cuların minnettarlığına da terceman olacaktır.

İlâhi-nâme denince ilk olarak Şeyh Ferid;üd-Din Muhammed b. İbrahim el- cAttâr'ın bu addaki meşhur eseri1 hatıra gelir ki, en son ve en mükemmel baskısı 1940 ta İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klâsik Şark Dilleri Enstitüsü Profesörü Helmuth R i tt e r tarafından alâkalıların istifadesine arzedilmiştir. S e n a y i 'nin İlahi-nâmesi cAttâ-r'ınkinden başkadır. Nitekim Keşf uz-Zunün'da da bu cihet:

İlâhi-nâme — Hakim-i Senâyi diye tanılıp 525 yılında vefat eden, Âdem oğlu Şeyh Muhammed (?) le 627 senesinde ölen, İbrahim oğlu Hemedânlı2 Şeyh Ferid-üd-Din Muhammed c Acar'ın farsça manzum birer eseridir.,, kaydiyle tasrih edilmiştir (Bkz. Keşf uz-Zunün, Şere-f-üd-Dın Yaltkaya - Kilislî Rifcat Bilge basımı, İstanbul 1941, c. I, s. 161).

Ancak bu İlâhi-nâme'nin yaygın adı: Hadikat-ül-Hakika'dir. Keşf uz-Zunün sahibi İlâhi-nâme'yi gösterdikten sonra hiçbir atıfta bulunmaksızın ayrıca Hadikat-ül-Hakika'yi de:

1 cAbd-ull'âh-i Enşâri'nin de İlâhi-nâme adlı bir eseri vardır. Bkz. Cat. of

Per-sian manuscripts in the Library of the India Office.

2 Nişâbürludur. Bkz. İslâm Ansiklopedisi ez. XI, s. 7 b; Terceme-i Nefehât

ül--Ons, 1270, s. 666.

(2)

ahri-nâme diye tanılan Hadikat-ül-Hakika ve Şaricat-üt-Tarika — Adem oğlu, Hakim-i Senâyi adiyle ün almış (525 senesinde vefat etmiş) Abu '1-Macd — Muhammed — in bahr-i hafif vezninde, (Gaznevî hü­

kümdarı) Behrâmşâh adına nazmettiği; tevhid, Allah kelâmı, Peygam­ ber övgüsü, Sahabe ile Dört Hâlife'nin, Hak yolunda şehîd düşmüş iki ulu zatın (Hz. Hasan'la Hz. Hüseyn'in), İmâm-i Abu Hanife ve İmâm-i Şafii'nin faziletleri, akıl, ilim, aşk, tasavvuf, insan ve yaşlılık sıfatı, gaflet çukuru (Keşf uz-Zunün metninde kelime ise de eserde fasılbaşı olduğuna göre: kapılma ve gafil olma ola­ cak), hikmet, şehvet, feleklerin sıfatı, bahar, Behrâmşâh'la oğlu Dev-letşâhın medihleri, hikem ve emsal mevzularında 20 bâb üzerine sıra­ ladığı, nazmını 524 yılında bitirdiği farsça manzum eseridir. Refâ' diye tanılan Muhammed b. cAli buna mensur bir dîbâce yazmıştır.» sözleriyle kaydetmiştir. (Bkz. adı geçen eser, Ş. Y. — R. B. basımı, İstan­ bul 1941, c. I, s. 645).

Keşf uz-Zunün'un tlâhi-nâme maddesinde Senâyi'nin adı Muham­ med olarak zikredilmiş, Hadikat-ül-Hakika ve Şericat-üt-Tarika maddesin­ de ise, Abu '1-Macd künyesi yazılmakla iktifa olunmuş; Keşf uz-Zunün'un muhterem naşirleri tarafından İlâhi-nâme maddesindeki hata farkedil-miyerek metne Muhammed adı geçirilmiştir. Halbuki bütün eski kay­ naklar ve bunlara dayanan muahhar neşriyyat Hakim-i Senâyi'nin adı­ nı Mecdüd olarak göstermektedir. Zaten tanıttığımız nüshada da aynı sarahat vardır.

Bundan başka Kesf uz-Zunün'daki , adının Hadikat-ül-Hakîkati va 'ş-Şarî'ati va 't-Tarikat

olması lâzımdır. Nitekim British Museum'da bulunan bir nüshada eser bu suretle kayıtlıdır. Nefehât'ta olduğu gibi çok defa Hadikat-ül-Hakika

veya sadece Hadikâ denmekle iktifa edildiği de vakidir.

Ziya Paşa, Harâbât'a aldığı parçaları İlâhi-nâme adiyle nakletmiştir. (C. III, s. 279).

Hadîka 3 defa basılmıştır: 1) Bombay 1275 (1858-9); 2) 1304 (1886-7): 3) Kalkuta 1911 (1327-1329).

Eserin Intihâb-i Hadikat-ül-Hakikat ismiyle Feri-d-ud-Din cAttâr tarafından yapılmış bir hulâsası bulunduğu "Cat. of

Per-sian manuscripts in the Librâry of the India Office,,te kayıtlıdır.

KEMAL EDİP

(3)

HAKÎM-Î SENÂYÎ'NİN İLÂHÎ-NÂMESİ 515 Elimizdeki nüshanın kısaca tavsifi şöyledir:

Eb'ad : 18 X 25 sm. Kâğıd : Sarı âbâdî.

Yazı : Selçuk yazısı ( Rik'a kalemiyle nesih kırması); mürekkep: siyah; fasıl başları: surh.

Verak adedi : 1 — 99; cedvelsiz, tezhipsiz. . Satır adedi : Her sahifede 19.

Cilt : Kırmızı meşin kaplı; miklepli; ortası şemseli; ke­ narı sulu. ( Yıpranmış olmakla beraber çok nefis bir cilt örneği: şîrâzesi kopmuş.)

Muhteva

V I b Başlangıç (Besmele ve salveleden sonra) 18 beyt 2 a İmâm-i A'zam Abû-Hanîfe menâkıbinin

sonu5 8 beyt

2 a

Muhammed b. İdrîs üş-Şâfi'i'nin menkabeleri 20 beyt

3 Manası : «Ebedî saadete ermiş kişilerin sonuncusu, asrının yegânesi; kerem

sahiplerinin efendisi; Allah'ın rahmeti üzerine olası; gazneli, Âdem oğlu M e e d û d - i Senâyî'nin kelâmından olan İlahi-nâme sona erdi.»

4 Mânası: «Kitabın kâtibi Mervli Siyâvûş oğlu Abu-'l-Fazl'ın oğlu Styâvû* bu ki­

tabın yazılması işini 588 yılı şa'bân ayının beşinde (16. VIII. 1192 tarihinde) bitirdi. Allah, bu kitabı gördüğünde yazıcı hakkında, ey Tanrı (onun) hacetlerini veresin, de­ yip bir duada bulunan müslümana rahmet e t s i n ! » .

5 V 1 b deki 18 beytten sonra V 2 a da İmâm-i Ac za m menâkıbine ait faalin 8

beytlik son kısmı gelmektedir. Keşf uz-Zunün'daki müfredatına nazaran Tevhid, Ke-lâm-ullah, Fazi-i sahabe ve hulefâ', Fazl-i Hz. Hasan ve Hüseyn fasıllarıyle İmâm-i

Aczam faslısının baş kısmı eksik demektir. Bu eksiklik, nüshanın kıymet ve ehemmi­

(4)

2 b

Her iki İmâm'ın menkabeleri beyanında 20 beyt 3 a Bütün halka mev'iza mevzuunda 28 beyt 4 a

Adaletli hükümdar, sultanların efendisi Mes'üd oğlu Abu '1-Muzâffer Behrâmşâh

medhinde 303 beyt 12 a

Kadıların en üstünü hwâce imâm

Abu'l-Macâli b. Yûsuf'un medhinde 43 beyt

13 a

Şadr ul-İslâm imâm Cemâl üd-Din Abu Naşr Ahmed b. Muhammed b.

Süleymâ-n-us-Şağâni medhinde 132 beyt 16 b

Kadılar kadısı ulu imâm clzz üd-Din cUmar

b. Abu Bekr b. Muhammed'in medhinde 39 beyt 17 b

Şeyh Ahmed b. Mescüdun medhinde ve

durumunun zikrinde mutâyebe 181 beyt 22 b

Ahnef b. Kays hikâyesi 24 beyt 23 a

Nuşirvân'la perdedâr (vezir) hikâyesi 40 beyt 24 a

Zâhidler destanı (Küfeli ve Hişâm hikâyesi) 43 beyt

25 a

Hükümdarla düşman hikâyesi 79 beyt 27 b

Halîfe Emîn'le nakîb hikâyesi 37 beyt 28 b

Kisrâ'nın sehâsı ye siretinin güzelliği hak­

kında hikâye 38 beyt

(5)

29 b

Şahla cariye hikâyesi 149 bey t 33 b

Sirâc uddavle emîr Abu '1fath Devlet

-şâh b. Behrâm-şâh b. Mescöd medhinde 72 beyt 35 a

Ulu vezîr Abu Muhammed Plasen b. Abu

Manşür medhinde 33 beyt 36 a

Ulu vezîr Nizâm ud-din Emin ül-mülk Kivâm ül-mille tâc ül-havâşş Abu Naşr Muhammed b. Abu 'I-Feth b. cAbd

ül-Mecid ül-Hâşş medhinde 46 beyt 37 b Zahîr ül-mülk Şeyh Abu Naşr b. Muham­

med üş-Şeybâni medhinde 35 beyt 38 b

Eşhâb-i Divân medhinde 19 beyt 39 a

"Yaşadığınız gibi ölür ve öldüğünüz gibi

haşrolunursunuz„ sözünün mânasına dair 25 beyt 39 b

Gecenin sıfatı hakkında 37 beyt 40 b

Pîrin ve çömezine ettiği nasihatin sıfatı 13 beyt 41 â

Pîre verdiği c e v a p 5 9 beyt

42 b

Pîrliğin sıfatını a n l a t ı r 1 5 beyt 43 a

Halden hale geçme babında 37 beyt 44 a

Pîrle mürîdin sıfatı 11 beyt 44 a

Inbisât özrü 9 beyt 44 b

Gurur. (Kapılma) ve gaflet hakkında 16 beyt

(6)

4 5 a

Lukmân hikâyesi babında 39 beyt

46 â

Hikmet ( Filozofi ) faslı 19 beyt

46 b

Ecelin başından geçen şeyler faslı 32 beyt

47 b

Ölümün ölmesi babında fasıl 30 beyt 48 a

Dünyayı ve zemâne halkını yerme 49 beyt 49 b

Kâdm h i k â y e s i 1 4 beyt

50 a

Yoksul hikâyesi 27 beyt 50 b

Vahyin s ı f a t ı 2 6 beyt

51 b

Dindar hikâyesi 4 beyt 51 b

Yerilecek işleri yerme hakkında fasıl 47 beyt 52 b

Oburluğu yerme b a b ı n d a 1 2 beyt Cuhhî hikâyesi - 32 beyt 54 a

Geyim ve yeyime kapılan kimseleri yer­

me babında fasıl 24 beyt 54 b

Bir dirinin hikâyesi 27 beyt 55 b

Mal düşkününü yerme hakkında 11 beyt 55 b

Şakadan hikâye 10 beyt 56 a

Malin, riyanın ve hasisliğin sıfatı 6 beyt 56 a

Şarabı yerme b a b ı n d a 4 6 beyt

57 b

Şehvetler (İç çekici nesneler) hakkında

fasıl 16 beyt

(7)

58 â

Kötü (Çirkin) kadını yerme babında fasıl 12 bey t 58 a

Şakadan gençle ihtiyar hikâyesi 14 beyt 58 b

Şakadan sağır hikâyesi 12 beyt 59 a

Aşkın başlangıcı babında fasıl 14 beyt 59 b

Güzelle çirkinin sıfatı 19 beyt 60 a

Yosmaların yerilmesi hakkında 14 beyt 60 a

Yüzü iyi kadınların sıfatı 38 beyt 61 a

Felekler, burçlar, gündüzler ve geceler

babında 38 beyt 62 a

Çarha rizâ göstermenin sıfatı 17 beyt 62 b

Bir ahmağın hikâyesi 14 beyt 63 a

Gündüzle gecenin erkânlık ve gerdunluk 18 beyt sıfatı

63 b

Âlemin sıfat ve suretinin beyanı 14 beyt 64 a

Âlemin, tabayiin ve hayatın sıfatı 29 beyt 65 a Bir çocukla insafsız herifin hikâyesi ba­

b ı n d a 2 0 beyt

65 b

Dünya ortaklığının sıfatı 4 beyt 65 b

Soysopun v a s f ı 1 0 beyt

66 a

Âlemin haraplığı babında f a s ı l 4 1 beyt 67 a

Temessül faslı 63 beyt

(8)

KEMAL EDİP

520

68 b

Ayın devri ve o devirde olanlar 62 beyt 70 a

Bühlül hikâyesi hakkında 10 beyt 70 b

Bahar, güz ve diğer gerçekler hakkında 20 beyt 71 a

Şarabın menfaati babında fasıl 24 beyt 71 b

Arapça ve farsça faslı 24 beyt

72 b

Yazın yol yürümenin ve temmuz sıcaklığı- 28 beyt nın sıfati

73 a

Ölümün sıfatı 25 beyt 74 a

Nefs-i natıka faslı 16 beyt 74 b

Hikmet ve hısımları yerme babında 44 beyt 75 b

Bilmez dostun sıfatı 36 beyt 76 b

Sevgiliyle yakına meylin sıfatı 34 beyt 77 b

Aksakallı ile kız ve öküz hikâyesi 21 beyt 78 a

Bönlerle ahmakların s ı f a t ı 1 1 beyt 78; a

Hısımların sıfatı 9 beyt 78 b

Kardeşlerin s ı f a t ı 7 beyt

78 b

Şakadan kelek hikâyesi 5 beyt 79 a

Amcanın sıfatı 14 beyt 79 b

Dayının s ı f a t ı 1 1 beyt

79 b

Çeriyle yakınlığın s ı f a t ı 2 8 beyt 80 b

(9)

HAKÎM-İ SENÂYÎ'NİN İLÂHÎ-NÂMESİ

81 a

Bilgili kişiyle yakınlığın sıfatı 38 beyt 82 a

Sünepe ile rindin hikâyesi 12 beyt 82 b

Mesel faslı 8 beyt 83 a

Köylü meseli faslı 8 beyt 83 a

Rey'deki kıtlığın hikâyesi 17 beyt 83 b

Okuyucuların cahili ile mürainin sıfatı

babında 13 beyt 84 a

Altun peşinde koşan mansıp düşkünleri­

nin sıfatı 42 beyt Ayna ile zenci h i k â y e s i 1 2 beyt 85 a

Melâmet f a s l ı 1 7 beyt

85 b

Müzekkirler taifesi hakkında 20 beyt 86 a

Diğer birmüzekkire hitap eder 16 beyt 86 b

Zermed'li Alevî'ye der 13 beyt 87 a

O diyarın şairleri hakkında söyler 12 beyt 87 a

O cübmleden biri hakkında der 48 beyt 87 b

Öğüt b a b ı n d a 2 6 beyt

89 a

Refik istemek hakkında 43 beyt 89 b

Sırrortağı ile dost hikâyesi 10 beyt 91 a

Bu kitabın sıfatı hakkında 16 beyt 91 b

Kendi halini beyan babında 140 beyt 521

(10)

5 2 2 KEMAL EDİP

95 b

Hallaçla kadın hikâyesi 8 beyt 95-b

Bir cahille dişçi hikâyesi hakkında 37 beyt 96 b

Avamla şevk ehlinin sıfatı babında 60 beyt 98 a

Kendi korkaklığının özrünü söyler 10 beyt 98 b

Kuşcığaz hikâyesi 7 beyt 98 b — 99 a

Kendine öğüt söyler 16 beyt Yekûn:

1 b — 99 a 3593 beyt6

Temellük kaydı:

Zahriyyesinde (V I a) ki 21 satırlık arapça silik bir yazının oku­ nabilen kısımlarından bu nüshanın, adı anlaşılamıyan bir zât tarafından 29 zilhicce 963 (27-X-1459) cumaertesi günü güvenilir tanıklar önünde, „İbnü Vefa-Vefa Zade,, denmekle tanınmış Şeyh Mustafâ b. Ahmed'in mescidine vakfedildiği, vakfedenin de Şeyh Mustafâ'nın mürîdi olduğu anlaşılmaktadır.

Nüshanın ehemmiyeti:

İlâhi-nâme (Hadikat-ül-Hakika) nin bildiğimiz en eski nüshası, İs­ tanbul Süleymâniyye Kütüphanesi Vehbi Efendi kısmında 1672 numa­ rada kayıtlı mecmuanın 1 - 179 a varaklan arasındadır ki ketebesi aynen şudur:

Buna nazaran, mevcudiyetinden ilim âlemini haberdar ettiğimiz nüsha, kronoloji itibariyle, bilinen en eski nüshaların ikincisidir.

6 Kamûş ul-Aclam'da (Bkz. c. IV s. 2637; maddesi) eserin 30,000 beytten

ibaret olduğu yazılı ise de eksik olan kısımlar (Bkz. s. 515, not 5) 18 verakta 675-700 beyt kadar tahmin olunduğuna göre yine o mikdara ulaşmaz.

7 Manâsı: «Eserin yazılması işi 552 yılı mübarek şevval ayının yedinci sah (12.

XI. 1157) günü bitirildi. Nüshayı hakkın zaîf kulu, Ulu Tanrı'nın rahmetini dileyici

Isfahânlı kâtib oğlu Abû-Sacid Mevdûd yazdı.».

Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesinin bu kaydın suretini vermek lûtfunda bu­ lunan Kütüphane Müdürü Bay Adnan Erzi'ye teşekkür ederim.

(11)

Eserin 524 te (1129-30 da) 8 yazıldığı düşünülürse bundan 64 (Mi­ lâdi itibariyle 62-63) yıl sonra yazılmış bir nüshanın haiz olduğu ehem­ miyet kendiliğinden anlaşılır. Basmalar ve bellibaşlı yazmalar karşılaş­ tırılmak suretiyle yapılacak herhangi bir "edition critique„ de bu nüshanın gözden uzak tutulmaması icabeder.

İstanbul'da Veliyyüddin Efendi Kütüphanesindeki 3627 numarada kayıtlı mecmuanın 1 - 106 a verakları arasında bulunan nüshanın tarihi 10 rebî'ul-evvel 684 (16. V. 1285) dür ki, oldukça muahhardır.

Nüshanın bazı imlâ hususiyetleri:

Bu nüshada, daha sonraki farsça metinlerde görülmiyen arkayik imlâ tarzı gözetilmiştir. Meselâ: isim ve fiilleri takibeden

zamirlerinden sonra gelen olarak yazılmıştır. Farsça kelimelerdeki "makabli harf-i illet veya harf-i sahih-i müteharrik,, olan 1er de zâl-i mu'ceme,, ile gösterilmiştir.

Dîvânla İlâhi-name'den başka Tarik ut-Tahkik, Ğarib-nâme, Sayr ul-cİbâd ila-'l-'Imâd, Kâr-nâme, cİşk-nâme, ve cAkl-nâme adlı altı mesnevi9 bırakmış olan, fezyini müeses an'ane ve menkabeye nazaran Külhanî-i Lây-hwâr'ın irşadında bulan, Dîvân-i Kebîr'de "Ruhun iki gözü» ve "muktedâ,,; Mesnevi'de "Pir-i dânâ„ olarak tavsif edilen, olsa olsa Geylânîlerle, Rufâîlerle, Muhyiddinlerle, Mevlânalarla ölçüle­ bilen Senâyi, kelimenin tam mânasıyle Hakimdir. İlâhi-nâmesi de dâhil olduğu halde bütün eserleri, "edition critique„ leriyle, şerhli ve izahlı tercümeleriyle bugünkü ve yarınki nesillere tanıtılmalıdır.

BİBLİYOGRAFYA:

Ethé, in Grundrisse der Iran. Phil. II, 282.

Brown, A Literary History of Persian from Firdawsit to Sa'di, 317 vd.

Stephenson, Hadika'nın birinci kitabının baskısına ait medhal içinde, s . VI-XXXIII.

Rieu, Cat. ve Sugplement (Index : "Sanâî,,).

Ethe, Cat. of Persian manuscripis in the Library of the India Offi­ ce, 7, col. 570 vd..

Sachau-Ethe, Cat. of Persian manuscripts in the Bodlein Library, I, col. 463 vd.

cAwfî, Lubâb ul-Albâb ( Browne basımı).

8 Nefehât ül-Ons, eserin yazılış tarihini 525 olarak gösteriyor. Bkz. O. Lâmiî

Tercümesi, .1270 basımı, s. 668.

9 Nefehât ül-Üns'te Hadıkat-ül-Hakika'd en gayrı üç eseri olduğu, 180 beytten fazla, Rumuz ul-Enbiyâ' ve Künûz ül-Evliyâ' adlı bir kasidesi bulunduğu yazılıdır. Bkz. Terceme-i Nefahât ül-Üns, 1270 basını, s. 668.

(12)

524 KEMAL EDİP

Dewletşah, Tezkiret"üş-Şucara ( Browne basımı). Lutf Ali Beg, Ateş-kede ( Bombay 1299. s. 108). Dîvân-i Hakîm-i Senayı ( Tehran 1274 basımı).

Hadıkat-ül-Hakika, ( Bombay 1275 basımı; 1304 basımı; Stephen-son, Kalkûta 1911 basımı).

Encyclopedie de I'İslam, IV, 152.

Şemseddin Sami, Kamus ul-A'lam, IV, 2637.

Kâtib Çelebi, Keşf üz-Zunün, (Ş. Yaltkaya-Kilisli R. Bilge basımı; 1941, c. 1, s. 161, 645).

Referanslar

Benzer Belgeler

Increased lipid peroxide products in abnormally proliferating cells due to the oxidative damage are thought to be released into the systemic circulation resulting

Bulgular: Normal term doğumlarda, maternal ve umbilikal kord kan endotelin-1 düzeyleri sezeryan doğumlara göre daha fazlaydı, fakat bu fark istatistiksel olarak

2015 yılı ölçüm verilerine göre Türkiye’de 1 milyondan fazla nüfusa sahip illerin tamamında izin verilen sınırların üzerinde hava kirliliği yaşandığı

Through a social network analysis approach, it shows that the countries where actors work and the scientific branches of these actors play a role in the structuration of

Emrullah GÜNEY, Dicle Üniversitesi Gülen GÜLLÜ, Hacettepe Üniversitesi Nilgül KARADENĐZ, Ankara Üniversitesi Nizamettin KAZANCI, Ankara Üniversitesi Günay KOCASOY,

Suçları askerî olan ve olmayana (mad. 2) yani askerî ve âdî suçlara: bu iki büyük nev'e ayır­ mak işin kolay tarafıdır, işin güç cephesi hangi suçların askerî olduğunu

Daha yirminci yüzyılın başında Almanya ile Rusya arasında bulu­ nan formüllerden (ve yapılan projelerden bahsetmeksizin geçmek zorun­ dayız- Rusya ve Almanyadan başka İsveç

Madde başı olarak kullanılan kalıp söz sıralamasını, ölüm ve doğumdan sonra, sırasıyla, “nişan/evlilik, başarı, mal/mülk edinme, bayram ziyareti ve