• Sonuç bulunamadı

İstanbul sur kapıları:2:İstanbul surlarının topoğrafyası

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İstanbul sur kapıları:2:İstanbul surlarının topoğrafyası"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

İ S T A N B U L S U R K A P I L A R I : 2

T 7 ^ o 3 ^ b %

İSTANBUL SURLARININ TOPOGRAFYASI

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

İ s t a n b u l ’u ç e v r e l i y e n surları n u z u n l u ğ u 19,5 Km. olup,

4 0 0 ’e y a k ı n kulesi v e k a p ı s ı vardı r.

SUR KAPILARI KULELER KADAR MÜHİM BİR MÜDAFAA VASITASIDIR

lardan yapılır, üzerleri demir ve ba­ kır levhalarla kaplanırdı.

Bazı kapılarda bu kanatların önüne yukardan aşağıya düşen parmaklık­ lar da konurdu. Parmaklık, uçları siv­ riltilmiş ve enine direklerle birbirine tesbit edilmiş tahta veya demir ka­ zıklardan meydana gelirdi. Parmak­ lık halatlara veya zincirlere asılı, eni­ ne direklerin uçları kapı bedeninde­ ki taş sövelerde açılmış bir oyuk içinde yukarı, aşağı kaydırılırdı. Mevcut İstanbul sur kapıları üzerin­ de bu tip parmaklık yatağına ben­ zer bir oyuğa Mevlevihane Kapısı'- nda raslanmıştır.

Bazen parmaklığı tutan zincir yu- kardaki bir mazgaldan içeri çekilir­ di. Bu mazgalın yanındaki mazgal­ lar ise kapının korunmasında kızgın yağ dökmeye veya kapıya dayanan merdivenleri itmek için kullanılırdı. Kapının sağında ve solunda deği­ şik şekillere sahip (daire, kare, çok­ gen) kuleler bulunurdu. Bunlar ka­ pı müdafaasında en önemli unsur­ lardı.

Surlarda, genellikle, çift kapı bulu­ nurdu. öndeki küçük arkadaki bü­ yük olan bu kapı kompleksleri ara­ sında bir de avlu yer alırdı. Bu av­ lular, içeri ile dışarının irtibatını ko­ laylaştırmaktan ziyade, düşmanın içeri girmesini zorlaştırmak gayesiy­ le yapılmışlardır. Roma devrinde ise bu avluların tahkimat unsuru olmak­ tan çıkıp, şeref avlusu halini aldığı­ nı görmekteyiz.

Bazı kapılarda, İstanbul surlarında görülmeyen, müdafaa hendeği üze­ rine inen-kalkan köprüler de kulla­ nılmıştır. Belki esasında (Bizans Ça- ğı'nda) vardı. Sonraları artık mâ­ nası kalmadığından bunlardan vaz­ geçilmiş olabilir.

İSTANBUL SUR KAPILARININ

İSİMLENDİRİLMESİ:

Fetih'ten sonra, şehir kapılarının ori­ jinal isimleri çok çabuk unutulmuş­ tur. Seyyahların eserlerinde geçen isimler ise tam olarak bir araya ge­ tirilmediğinden zamanla mahallî isimler ortaya çıkmış ve bunlar to- poğraflar tarafından da benimsen­ miş. Birçok yazar aynı kapıdan de­ ğişik isim ile bahsetmiştir. Bu du­ rumda hangi kapının orijinal isminin doğru olduğu kesinlikle söyleneme- mektedir.

Yalnız bu kapılardan üç tanesini tam ve şüphesiz olarak, üzerlerindeki ki­ tabelerden, teşhis etmek kabil ol­ muştur. Bunlar; «Yaldızlı Kapı», «Rhegium Kapısı» (Mevlevihane Kapısı) ve «Pege» kapısı ki buraya Fetih'den sonra Silivri Kapısı den­ miştir.

Topoğrafik bilgiye göre Kharisios Kapısı bugünkü EdrinekapTdır.

Marmara sahili üzerindeki surlardan bir parça, kule, sur bedeni, kemer

(kapı).

II. Theodosios suru üzerindeki ka­ pıların birçoğu bugün mevcuttur. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde II. Theodosios devrine ait sikkelerin birisi üzerinde adı bilinmeyen bir kapı tasviri görülmektedir.

Kapılar askerî ve sivil olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bu ayırım hiçbir vesikaya dayanmamaktadır. Kapılar üzerinde İlmî tetkik ve etüd yapmış olan A. M. Schneider böyle bir ayı­ rım kabul etmemekte onlara «yan kapı» adını vermekteydi. Bu kapı­ lardan sivillerin de, bu durumda, is­ tifade etmiş olması gerekmektedir. Halen mevcut sur üzerindeki kapı­ ların isimlendirilmesinde çekilen zor­ luk, bugün pek azı kalmış olan ve bulunanların da bir kısmı inşa edil­ miş evlerin arkasına gizlenmiş bu­ lunan Haliç surlarında kendisini da­ ha çok gösterir. Bu sebeple kapıla­ rın isimlerini daha sonra belirtmeyi uygun buldum.

Ayrıca, Haliç surlarına nazaran çok daha iyi bir durumu olan Marmara surları üzerindeki kapılarınçoğu bu­ gün mevcut değil. Şunlardan bazıları ise Osmanlı İmparatorluğu devrinde tren hattı döşenirken surla beraber ortadan kalkmıştır. Bu kapılardan da karışıklığa sebep vermemek için da­ ha sonra söz edeceğim.

Surların Topoğrafyasını, İstanbul şehir topoğrafyasından ayrı düşün­ mek yersiz olur, sanırım.

Haliç ve Marmara kıyısındaki sur­ lar denize paralel olarak uzanırken, Kara surları geçtikleri tepelere sım­ sıkı yapışık olarak beraber yükselir ve alçalırlar.

Kara surları üzerindeki değişiklikler azdır.

Haliç surlarının büyük bir kısmı ev­ ler arasında kalarak görünmez hale gelmiştir.

Marmara surları Haliç surlarına na­ zaran daha iyi durumdadır. Fakat ar­ tık deniz suru olma özelliğini, önün­ den geçen «sahil yolu» sebebi ile, kaybetmiştir.

İstanbul'u çevreleyen surların uzun­ luğu 19,5 km. olup, 400'e yakın ku­ lesi ve 45 kapısı vardır.

Kara surları, Xyloporta'dan başlayıp Yedikule'ye kadar uzanmaktadır. Bu kısım 6,5 km.'dir. Bugün 56 kulesi ve 14 kapısı durmaktadır. Kulelerin 34'ü kare, 17'si daire ve 4 tanesi altıgendir. Bir tanesi yedigen ve 1 tane de sekizgen kule mevcuttur. Kara surlarını iki kısma ayırmak da­ ha doğru olur.

I. Kısım: Xyloporta ile Tekfur Sara­ yı arasındaki Blakerna bölgesi. Bu kısımda hendek yoktur. Sur beden­ leri kuvvetlidir.

II. Kısım: Tekfur Sarayı'ndan Yedi­ kule'ye kadar olan kısımda ise, üç bedenli sur görülür, önde derin bir hendek, bunun arkasında alçak du­ varlar ve küçük burçlar daha arka­

da da her ikisine hakim büyük sur­ lar görülür.

Güney’e doğru ilerledikçe kapılar birbirini takip etmektedir, önemli kapılardan Edirnekapı ve TopkapT- nın üzerinde oturduğu iki tepe ara­ sından bir dere akardı. Bizans dev­ rinde bu derenin adı «Lykos» idi. Sonraları «Bayram Paşa Deresi» ola­ rak bilindi, şimdi buradan Vatan Caddesi geçirilmiştir.

Topkapıdan Yedikule'ye kadar olan kısımda surlar sağlamdır. Surların güneye gidildikçe hafif bir meyil al­ dıkları görülür.

KAPI TARİF VE UNSURLARI:

Şehirlerin müdafaalarında kapıların önemi büyüktür. Şehir tahkimatının en tehlikeli ve taarruzda en fazla et­ kilenecek kısmı olan kapıların em­ niyet altına alınması zaruri idi. Bu derece önemli olan kapının lügat an­ lamı: «giriş ve çıkışı temin eden açıklıktır.»

Bu açıklığın sağ ve sol yanında ek­ seriya blok mermer veya taştan sö- ve denilen kısım, taban kısmında alt eşik taşı, üst tarafta, iki söveye dik, yere paralel vaziyette üst eşik taşı (lento) bulunur. Bazı hallerde lento devşirme malzemeden yapı­ lırdı. Bu durumda ya bir mimarî par­ ça yahut da bir sütun gövdesi len­ to vazifesi görürdü.

Sur kapıları kuleler kadar mühim bir müdafaa vasıtasıdır. Birçok haller­ de kanatları kalın ve kuvvetli ağaç­

Istanbul'un alınmasında büyük rol oynayan Fatih'in Edirne'de döktürdüğü toplardan bazıları...

Referanslar

Benzer Belgeler

Elde edilen sonuçlara göre CSKP protein seviyesi ZT18 grubunda ZT0 grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı (p<0.01) ölçüde azaldığı görüldü. Veriler ±

Arabçayı ve F arsçayı çok iyi biliyordu... şekilleri de

Harita uygulamaları çıktıktan sonra, sadece yol bulmak için değil, aynı zamanda bilmediğimiz görmediğimiz yerler hakkında bilgi edinmek için de bu uygulamaları

Diğer yandan, İtilaf güçlerinin uçakla- rı Deniz Savaşı öncesinde yaptıkları keşif uçuşunda -Boğaz sularının dalgalı olma- sının da etkisiyle- Osmanlı

Spending his life in Üsküdar, that 'home of painters, ’ Hoca Ali Rıza Bey captured numerous historical subjects, from a room in Hüseyin Zekâi Pasha’s stately home to

Bu çalışmada pek çok gram negatif ve gram pozitif mikroorganizmanın sebep olduğu çeşitli sistemik (idrar yolu, prostatit, gonera, deri vb.) enfeksiyonların

Olasılık yo˘ gunluk fonksiyonunun mutlak s¨ urekli olması ve n -yinci mertebeden t¨ urevlenebilir olması durumları i¸cin beklenen de˘ ger, varyans, standart sapma ve k¨ um¨

Anahtar Kelimeler: Etkin madde, insektisit formülasyon, kemometri, miktar tayini, türev spektrofotometrisi Comparison of Quantitative Analysis in Active Components of Some