• Sonuç bulunamadı

Ataç'tan kalan

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ataç'tan kalan"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

19 AĞUSTOS 1998 ÇARŞAMBA

DEFNE GÖLGESİ

TURGAY FİŞEKÇİ__________

Ataç'tan Kalan

Gazetemizin Kitap Eki, 100. Doğum Yılı’nda dü­ şünce dünyamızın önde gelenlerinden Nuruliah

Ataç’ı çeşitli yazılarla andı.

Pazar günkü yazısında da İlhan Selçuk ağabey, Ataç’ın iki başat özelliğini öne çıkardı:

Birincisi: Cumhuriyet’in yarattığı yeni insandır Ataç.

Nedir bu yeni insanın özelliği?

İnanan değil; düşünen, irdeleyen insan olması. Ataç bu özelliğini öylesine öne çıkarmıştır ki, san­ ki inandığı hiçbir şey yokmuşçasına her düşün­ cenin karşıtını da öne sürmekten çekinmez. “Pros-

pero ile Calibarı ”, “Allı ile Konuşmalar” başlıklı ya­

zıları farklı düşünceleri kârşı karşıya getirip doya­ sıya tartıştığı yazılardır. Ortaya attığı düşüncelerin karşısına yine kendisinin dikilmesi onu bu yönüy­ le benzersiz kılmıştır.

Ataç’ın kaleminin ucunda kıvılcımlar saçarak parlayan zekâsı, kimilerince onun Cumhuriyet dö­ neminin birkaç dâhisinden biri olarak sayılması­ na neden olduğunda yüzü kızarıp öfkelenmiştir.

Ataç’ın ikinci özelliği bugünün ilericileri için da­ ha da önemli: Bunu ilhan Ağabey şöyle açıklamış:

“Sosyalizme erişmek için Aydınlanma Devri- mi'nin süzgecinden geçilmesi gereği yaşanan ni­ ce olayla ortaya çıktı. A taç’ı ‘bireyci’ olarak azım­ samak isteyenler, A taç’m ‘birey’ olmak yolunda bir dönüm noktasını vurguladığını artık görüyor­ lar. ”

Birey olmak, her şeyden önce insanların toplu­ luk inanç ve güdülerinden kurtulup düşünceleri­ ni özgürce geliştirebilecekleri donanıma sahip ol- malanyla gerçekleşir.

Bu donanım insanlık kültürünün temel yapıtla- nnı tanımak ve özümsemekle gerçekleşir. Eksik kül­ tür, eksik bireydir. İnsanlık kültürüyle donanmış bi­ rey ise, bugünün şaşkın dünyasının içinde berrak bir bilinçle yolunu bulabilir.

Yüzyılımızın sosyalizm uygulamaları, sömürüşüz toplumlar yaratmak isterlerken, bireylerin toplum­ sal dinamik içindeki rollerini yadsıdılar. Bireyin toplum karşısında sinik kalması, bir yandan top­ lumsal gelişmenin hızını yavaşlattı, öte yandan da renksiz, bir örnek insanlardan oluşan durağan toplumlar ortaya çıktı.

Cumhuriyet tarihimizde Nuruliah Ataç denli önem taşıyan bir başka aydın kişilik de Sabahat­

tin Eyuboğlu’dur. Ancak bu iki insan aynı zaman­

da farklı anlayışlarıyla bir tartışmayı da sürekli gün­ demde tutmuşlardır.

Melih Cevdet Anday’ın anılar kitabı Akan Za­

man Duran Zaman ’da ayrıntılarıyla anlattığına gö­

re, Ataç’ın ‘seçkin aydınlar’i savunmasına karşın, Eyuboğlu sanatın ve şiirin halka yönelik olmasını istiyordu, bir tür 'aydın-halk' çatışmasıydı arala­ rındaki.

Bu farklılık Köy Enstitüleri’ne yaklaşımda da kendini gösterir. Eyuboğlu, bu girişimi, köylere aydınlanmayı taşıyacağını düşünerek coşkuyla desteklemiş, oralarda dersler vermişti. Ataç ise ka­ yıtsızdı bu çabaya. O henüz aydınlarımızın yeter­ li donanıma sahip olmadıklarını düşünüyor, ken­ dileri yeterince aydınlanmamış yarı-aydınlann hal­ kı da aydınlatamayacaklarına inanıyordu.

‘Prospero ile Caliban’ başlıklı yazılarında Ataç,

Shakespeare’in iki kişiliğinden yola çıkarak halk

ile aydını karşı karşıya getirip tartıştırır. Ona göre yeniyi ve ileriyi anlayabilmek gerçek aydınlara öz­ gü bir yetenektir. Geniş halk yığınlan ise ancak ay­ dınların saçacağı ışıkla aydınlanabilir. Bu neden­ le aydınların varlığıdır, ancak toplumları geliştire­ cek olan, daha doğrusu aydınların dediklerine ku­ lak vermelidir toplumlar.

Ne ilginç bir tartışma değil mi?

Bugünse geniş halk yığınlarının aydınlardan de­ ğil, ama iletişim organlarından gelen bir bilgilen­ dirme içinde oldukları söylenebilir. İletişim gücü­ nü eline geçiren başlıyor halkın beynini bombar­ dımana.

Melih Cevdet, o yıllardan söz ederken, “Biz

Cumhuriyet döneminde hem yeniden doğuş’u, hem uyanış dönemini, hem de modern çağı hız­ la yaşamak istedik. Yaşadık da” der.

Ya bugün, bizler Ataç’tan Eyuboğlu’ndan son­ ra gelenler.

Biz bugün nasıl bir ülkede yaşıyoruz?

Referanslar

Benzer Belgeler

Gökalp, uluslararası banş balonundan çok önemli olan milletlerarası kuruluşlara gerekli­ liğine inanır.. Bunun için dünya kamuoyunun milli kamuoyundan jayıf

Nüfusu milyondan pek de u- zak olmayan Istanbulda, sade kış mevsiminde oynayan bir dram ve bir komedi tiyatrosu mevcuttur; Ankarada devlet tiyatrosunun çe­ kirdek

Halbuki Hakkı Celis, ona bir tanrıça gibi tapan Hakkı Celis, bireyci kişiliği yavaş yavaş de­ ğişirken bile ne yaptığının tam farkında değildir.... Ruhları

Günefl, öteki y›ld›zlara göre bize çok yak›n oldu¤u için, Günefl gözlemleri bize öteki y›ld›zlarla ilgili bilgi..

«Suriye ve Kilikya’da Fransa Yüksek Komiseri» General Gtıro’- nun emri ile Antep, Maraş ve Urfa sancaklarındaki Fransız kuvvetleri­ nin kumandanlığına

Fakat Curiosity’nin sönmüş bir volkanın etrafında yaptığı ölçümlerde yüksek miktarda feldspata (granit türü kayaların içinde bulunan bir mineral türü)

fiimdiyse, bir grup araflt›rmac›n›n sürekli donmufl durumdaki tortul toprak tabakalar›ndan elde etti¤i bitki ve hayvan DNA’lar›, Sibirya’y› ye- niden verimli bir

Patoloji sonucu polip olan hastalarda olduğu gibi reinke olan hastalarda da tedavi öncesi ve sonrası Jitt, Shim ve NHR ölçümleri arasında istatistiksel olarak