• Sonuç bulunamadı

Neydi bu?

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Neydi bu?"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Sanat

Kamyonetten cenaze arabası olmaz

Kemal Beyatlı'nın, Abdülhak

Hamit Tarhan'm, Necip Fazıl

Kısakürek'in

unutulmaz şiirleri vardır.

Nazım Hikmet'in Cenaze

Merasimim

şiiri en gerçekçi olanı:

“ Bizim avludan mı

kalkacak cenazem?/Nasıl

indireceksiniz beni üçüncü

kattım?/Asansöre sığmaz

tabut/merdivenlerse

daracık.

Belki avluda dizboyu

güneş ve güvercinler

olacak,/Belki kar yağacak

çocuk çığlıklarıyla

dolu./Belki ıslak asfaltıyla

yağmur./Ve avluda çöp

bidonları duracak her

zamanki gibi.

Kamyona, yerli gelenekle,

EKEpK

F a t i h A L T A Y L I

Fax No: (0212) 677 03 27 - 677 03 28

Neydi bu?

B

İR

dostum dün

bana şöyle dedi: İnsanın iki önemli anı var, doğum ve ölüm.

Cenaze arabalanna bakınca, içim bir tuhaf oluyor. Ölene saygı konusunda şüpheler uyanıyor. İkincisi, kalanlann acıklı durumu daha da iç burkucu.

Kamyonetten bozma cenaze arabalannın görüntüsü, estetikten uzak. Hele içerdeki tahta tabutlar; kalanlan, acı çekenleri hüznün girdabına sürüklüyor.

Belediyeler, bu arabalan yenilemek, kalanlara acı çektirmeyecek bir şekilde yapmalı. Kapalı arabalar çok daha iyi olur.

Estetik, her şeyi tahammül edilir kılar, başka cenaze törenlerindeki o sadelik ve arabaların güzelliği elbet ölümün soğukluğunu gidermez.

Yollarda, yeşil arabalann içinde, marangozdan çıkmış tabutlar, insanı hayattan, yaşamdan uzaklaştınyor.

Yeni bir günün başlangıcında insanı yaşama sevincinden alıp, ölümün ummanına çekiyor.

Ünlülerin ölümü, belki bu konuda düşünmemizi sağlıyor. Bir ritüelin daha etkileyici yapılması konusunda düşünceler üretmemize neden oluyor.

Halikamas Balıkçısı'nın

cenaze törenine katılmıştım. İzmir den Bodrum'a bir minibüste getirilmişti tabutu.

Böylesine ihmalkârlık,

vurdumduymazlık ve estetiğe meydan okumak acıyı katmerleştiriyor.

★ ★ ★

UĞUR Mumcu

nun cenazesinden sonra, ölenin evinin önüne çiçekler serpiliyor. Törensiz, sadece sevginin yönlendiriği acının çiçekleri bunlar.

Banş Manço'nun

evinin önünde de bunlan gördük. Rengarenk çiçeklerin sevgimizi kanıtladığı bir ortamda, cenaze arabasının, tabutun da niteliği değiştirilmeli.

Kapalı arabalarda, caddelerde gösterilmeden, acıya acı

katmadan bu yapılmalı.

Tabii bazı kişilerin ölümlerinin arkasından tören konusunda vasiyetleri vardır. Buna riayet edilir mi, edilmez mi bilmem.

Sanatçıların çoğunda bir özel madde vardır, insanoğlu bütün canlı organizmaların bittiği yerde bile iradesinin devam ettiğini bilmek istiyor. Ölümlülerin ölümsüzlük peşine düşme tutkusu mu, bilmem ne demeli?

Yoksa her şeyi oluruna bırakmanın tevekkeli, teslimiyeti mi?

Edebiyatımızda ölümü anlatan nice şairin yanı sıra

Yahya

yüzüm açık

yükleneceksem./bir şey

damlayabilir alnıma bir

güvercinden:

uğurdur./Bando gelse de,

gelmese de çocuklar gelecek

yanıma/meraklıdır ölülere

çocuklar.

Bakacak arkamdan mut­

fak

penceremiz./Balkonu-muz geçirecek beni

çamaşırlanyla./Ben bu

avluda bahtiyar yaşadım

bilemediğiniz

kadar./Avludaşlanm,uzun

ömürler dilerim hepinize.”

★ ★ ★

HAYATI

da ölümü de estetik yönetmeli.

Gidenlere de, kalanlara da gerekli.

B

ARIŞ Manço

uzun zamandır kaset çıkarmıyordu...

Çıkardığı kasetlerin hiçbirinin satışlan milyonlan vurmuyordu.

Her akşam bir şekilde televizyonlanmıza girmiyordu.

Televolelerde göremiyorduk onu.

Özel yaşamının her türlü aynntısını magazin basınından izleyemiyorduk.

Hatta uzun süredir kendisi ile röportaj da yapılmamıştı.

Daha ötesi, ATVde yayınlanmakta olan programı

“reyting almıyor”

gerekçesiyle yayından kaldmlmıştı.

Dün o

Banş Manço'yu

uğurladık birlikte.

Sevgi öylesine büyüktü ki, ne Atatürk Kültür Merkezindeki tören, ne camideki cenaze, ne de kabristandaki defin işlemi vaktinde tamamlanabildi.

Halk

Manço'yu

toprağa ne

kadar geç verirse, o kadar mutlu olacakmışçasına bırakmak istemedi onu.

Yüz binler uğurladı... İstanbul'da hayat felç oldu. Trafik tükendi. Yollar kapandı. En az 7-8 televizyon töreni canlı yayınladı. Neydi bu? Neyi simgeliyordu?

Gittikçe arabeskleşen, gittikçe

sıradanlaşan Türkiye'de, ne anlatmak istiyordu onca insan?

Neydi cenazede

Fethullah

Hoca

ile

Cahit Berkay'ı

yan yana getiren?

Bana sorarsanız, Küçük Onurlar, Küçük Ibo'lar,

Alişan'lar, İbrahim Erkal'lar, Sibel Çan'lar, İsmail Türüt'ler,

hamçökelekler kültürüne isyandı. Türkiye'yi Türkiye yapan, Türk küçük burjuvasının başkaldınsıydı.

Türkiye'de kentleşme artıyor yalanıyla, kentleri köyleştirmeye tepkiydi.

Televizyonun naylon şöhretleri yerine, 45'lik plak, renksiz gazete, olmayan televizyon döneminin gerçek starlanna sahip çıkılmasıydı belki de!

Bilemiyorum! Çok şeydi!

Ve ne yazık ki, halkın böylesine sahip çıktığı bir

“AdanT’ın

cenazesinde ne Başbakanı, ne de

Cumhurbaşkanı vardı. Belki de, iyi ki, yoktular!

NE ZAMAN

ADAM OLURUZ?

Ülkenin, partiden önemli olduğunu zamanında anlayabildiğimiz zaman.

Referanslar

Benzer Belgeler

E¤er gözlenen bir y›ld›z›n lekeleri varsa, y›ld›z›n dönmesiyle bu lekeler zaman zaman görüfl alan›m›z- dan ç›kar ve y›ld›z›n parlakl›¤›nda çok

Çok sayı­ da kendi portreleri, yaşlı köylü başları, Üsküp görü­ nümleri figür etüdlerini içeren bu ilk dönem resimle­ rindeki yeni bir klasikçiliği

Tasarımınızı yaptıktan sonra isterseniz Autodesk 123D üzerinden 3B yazıcı çıktısı olarak, 2B CNC veya lazer kesim olarak ya da 3B holografik çıktı

Rumelihisarma gömülmeyi isteyen şairin cenazesi bu­ gün öğle namazını müteakip Fatih Ca­ miinden merasimle alınıp ebedî istirahat- gâhına

Köşede Tunuslunurikini geçtikten sonra sıra ile sayalım: Kıbrıslı Kâmil paşanın, Kürd Said paşanın, Küçük Said paşanın, mabeyinci Nişli Mah- mud beyin,

yürürlüğe alması olarak açıklanabilir. Kurumsal manada hür bir Merkez Bankası politik müdahalelerin tesirinde olmadan para politikasını yürütebilmelidir. Öte

Önceki yıllara göre daha ince ve yüksek topuklu ayağın daha fazla bölümünü açıkta bırakan iki çift Amerikan ayakkabısını Avrupa etkisi

Çağdaş seramik sanatında kintsugi tekniğini kullanarak eserlerini biçimlendiren sanatçılar, bir seramik obje kırıldığında, çatladığında, işlevini