• Sonuç bulunamadı

9C) Karamanlı Bakkallar Londra Konferansı'nda Meddah Sururi:Columbia-12345

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "9C) Karamanlı Bakkallar Londra Konferansı'nda Meddah Sururi:Columbia-12345"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

" r r

-9C) Karamanlı Bakkallar Londra Konferansı’nda

Meddah Sururi

Columbia-12435

K

ayseri’den gaktık. Bi eşşek yükü pastırma sardık. Deh ettik eşeğe, Londurun’a vardık. Sual (sual) ettik “mencilis nerede duruyor” diye. Göstörtüler, göstörttüler e, merdiven. Hadi biz çıktık. Eşşek nasıl çıhacak. Eşşe- en çıkamadığı yire bunlar nede- meye çıkıyo. Gayret dayıya düştü.

Eşşeen başından, kuyruğundan çektik, m encilisin ortalık yerine vardık. Sıra var diye oturuyorlar ağalar. Temennahı çaktık. Venize- los dedi ki “Neye geldiniz ağalar?” dedi. “Derdimizi yanıp yahılmaya (yakınmaya) geldik be ağam” de­ dim. “Derdiniz de ne var ki?” de­ di. “Gayrı Türk’ün elinden çekti­

ğimizi bi biz biliyok, bi de Hristos biliyo” dedik. “Ne çekiyonuz’? de­ di. “Ne çekmiyok be ağam. Kaşa­ rın gurtlusunu yediriyook, yara- namıyok. Bastırmanın sinirini yutturuyok, yaranamıyok. Gayrı bize bi hal oldu. Bunların elinden kurturun (kurtarın). Venizelos’la Luvot Corcinos başladı Frenkçe patırdatmaya. Anlamıyon a. Patır­ dattılar, patırdattılar, patırdattılar. Bana dedi ki, Venizelos, “Bak ağalar” dedi. “Luvot Corcinos ce­ nabı ne konuşuyor” dedi. “Ne ko­ nuşuyor be ağam” dedim. “Heç korkmasınlar Türk’lerden, zati (za­ ten) nassolsa (nasılsa) biz Sivas’a kadana (kadar) Yunan’a virdik, gö­ türsünler Yunan’ın bayrağını Si­ vas’ın galesine diksinler diyo” de­ di. “Be ağam sen ona bizden se­ lam söyle firede firede, kendine güveniyosa bayrağı götürsün o diksin Sivas’ın galasine. Türk ada­ mın elinden bayrağı alıyo da sırı­ ğı ardına takıyo, ne diyon ey amı- ca. Anlıyong mu?” O sıra eşşek başladı agnırmaya. Eşşeğin de var bi yanacak derdi, anlıyong ya. Eş­ şek angırdı, agnırdı. Bi de baktım, am anın eşşek guyruğunu kaldır­ mış. Venizelos dedi ki: “Ağalar” dedi. “Bu eşşekte ne var ki’? de­ di. “Eli boş gelecek deeliz a (deği­ liz ya) be ağam. Gayseri’de bastır­ madan başka bi şey çıkmaz, bi

(2)

eş-SOZLU TAŞ PLAKLAR

şek yükü bastırma getirdik. Bi dengi sana, bi dengi Luvot Corcinos’a” dedim. Eşşeği menci- lisin ortalık yerine yıktık. Bi dag- ga (parça ?) bastırmayı Luvot Cor- cinos’un önüne koyduk. Çakısını çıharttı. Bi dilim ağızına aldı. Kuş- gönü bastırma dağıldı. “Amanın bu ne eti” dedi. “Öküz be ağam” dedim. “İrede (irade) ettim Londu- runda gayrı dognuz yemesinler, öküz yesinler” dedi.

Meddah Sururi bu Karamanlı bakkalları bize ilginç bir ortamda tanıtıyor. Yapılmış en ilginç ve yaygın meddah plaklarından biri olan bu metin, Türk-Yunan heyet­ lerinin barış arayışları için, Lond­ ra’da toplanıp olumlu bir sonuç alamadan dağılan konferansa “Düşsel bir yolculuğu” anlatır (21 Şubat-12 Mart 1921). Plak, Orfeon Record 13271 (No 9 A), Parlophon 21077 (No 9 B), Columbia 12435 (No 9 C) firmalarınca üç kez yayın­ lanmıştır ve değişik firmaların adı altında basılmış ender plaklardan­ dır.

1923-1924 yıllarında yayınlan­ mış olduğunu (H.S.) kabul ettiğimiz (No 9 A) öteki iki baskıya göre da­ ha dağınıktır. Anlatılış ve içerik açısından son ikisindeki olgunlu­ ğu göremeyiz. Göze çarpan işleniş ve içerik farklılıkları da vardır. Ör­ neğin ilkinde sayılan, Londra’ya gi­ denlerin isimleri diğerlerinde anıl­ maz. Eşeğin organını çıkarması, bakkalların Londra’da bir ay kadar kalmaları sadece ilk metinde yer alır. Anlam açısından büyük fark­ lılık taşıyan bölümse, Sivas’a Yu­ nan bayrağının dikilmesi ödevinin Karamanlılara verilmesiyle onlar­ dan etkin olarak Yunan tarafını tut­ maları beklentisi ve bakkalların öneriyi, kapalı ve politik bir biçim­ de reddetmeleridir. Bayrağı Si­ vas’a değil de başlarına dikilmesi meselesiyse, son cümlede yer alır. Gerçekten de 1.1923 tarihli müba­ dele anlaşması gereğince (İstan­ bul'da yerleşmiş hariç) bütün orto- dokslar Türkiye’den göç edecekler­ dir.

(9 B) ve (9 C) daha derli toplu gö­ rünüyor elemiştik. Karamanlıların gidip gitmemeleri artık söz konu­

su değildir. Mübadele gerçekleş­ miştir. Plak etiketleri yeni yazı ile basılmış olduğuna göre (kayıt işle­ mi daha önce gerçekleştirilmiş ol­ sa da) her halde harf devriminden (1928) sonra piyasaya sürülmüştür, yani 1928 sonu-1930 arası (H.S. elinde olan verilere dayanarak ay­ nı sonuca varıyor). İncelendiğinde esas itibariyle aynı metin olduğu anlaşılır. Ne var ki bu metin o za­ manki plaklara sığmıyordu. Çö­ züm metnin kısaltılmasıydı. Par­ lophon baskısında ilk kısım kesik­ siz veriliyor, sonu atılıyor, Colum- bia’da ise ilk kısım kısa, ama sonu tam veriliyor.

Plaklarda siyasî bakımdan vur­ gulanan olay, Lloyd George’la ilgili alaylı eleştiridir. Konuşmalarda adeta çevirmen rolünü oynıyan Venizelos’a gerek Yunan halkına olumsuz tek kötü söz yok. İlk plak­ ta bile bu havanın estiğini görmek düşündürücüdür.

Meddah Sururi’nin bu davranışı­ nı yine onun Çanakkale Muhave­ resindeki tutumunu anımsatıyor. Sanki Sururi acı gerçeklerden ka­ çınarak dinleyicilerini üzmek iste­ miyormuş gibi tutum takınıyor. Bir

yandan da (9 B v e9 C) plaklarının 1928-1930 yıllarında piyasaya çık­ tığını, Türk-Yunan yakınlaşması günlerinde Atatürk’le Venizelos’un çabalarını, Venizelos’un 1930 An­ kara ziyaretini göz ardı edemeyiz.

Karamanlıların lürklerden yakın­ masıysa ciddiye alınacak şeyler değildir. Bilinen bakkal hilelerini yapan, başarılı olmadıkları için bundan hoşlanmayan insanların sevimli söylenmeleridir. Onlar pas- tırmalanyle, eşekleriyle (Kayserili tipinin bir önemli özelliği) kurnaz, cana yakın kimselerdir. Din bakı­ mından Rum, ama dilleri ve yaşa­ yışlarıyla Türktürler. Müslüman Mayısoğlu’lanndan aynlklan yok­ tur.

(Karamanlı Bakkallar plağının halk arasındaki yaygınlığı konu­ sunda şu anıyı nakletmek yerinde olur. Seksen yaşını aşkın olarak 1976 yılında ölen eski Üsküdarlı Emekli polis memuru İhsan Öcal, bizler plağı dinlerken ezberindeki monologu aynen söyler, plağa eş­ lik ederdi. Plağı defalarca dinlemiş ve böylece ezberine almış olduğu kuşku götürmez.)

30 94

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

This research compares intake amounts of vegetables and fruits of subjects in the intervention group before and after 4 weeks of education intervention on “knowing metabolic

聯合國糧農組織/世界衛生組織食品添加物專家委員會(Joint FAO/WHO Expert Committee on Food Additives,簡稱

請比較 short interfering RNA (siRNA)與 microRNA (miRNA)相同及相異之處?(8%)4. 核酸透過 DNA

kavramın ele alınışında birbirine alternatif olmuştur. Bayesci yaklaşım gelişme süreci göz önünde bulundurulduğunda, kendi disiplini olan alternatif bir

Jeolojik tarihin kendi içinde de, 543 milyon yıl önceki Kambriyen Patlama neden daha önce olma- dı, Kambriyen’in başında kireç kavkılı omurgasız- ların aniden ve

Elli yıl gibi bir süreç içinde spor nitelik de­ ğiştirip parayla bütünleşirken, daha kapsam­ lı bir alan olan politikada neler oluyordu.. Politikaya atılanlar,

S ahaflariçi tenhaydı, daha kapıda eski Mısırçarşısı’ndan sıçramış bir damla gibi küçük bir dükkân, eski zengin şarkın, kökü kimbilir ne­ reye

Genel olarak, simektit, illit, kaolen, klorit, halloysit, dikit kil tiplerini içeren topraklarda yükseklik ve organik madde- kil miktarı (%) içeriğinde önemli bir ilişki