B isikletleri farklı biçim lerde sınıflandırm ak olası. Ancak piyasayı öğrenm ek için girdiğim iz bir dükkânda,
fiyatlar karşısında yeni bir bisiklettürü ortaya çıkm ışoldu: “ Makam b isikle ti”...
Mert Ali Başarır
If
„ * „ apaiı rejimlerden, kapalı kapı lardan, kapalı kutulardan ve ka- H f l V palı mekânlardan insanoğlu pek hoşlanmaz. Artan sıcaklar, de- H B nize, sahile ve yeşile, yani açık■ ■ mekânlara doğru bir “ Nasti
| H İ B harekâtı” başlar, işte bisiklet de S H S | “ açık mekân araçlarından bi- ■ B j ri...H er ne kadar öğrencilerin
** 5 * 5 eiitim sistemimizde sağladıkla-$ S 1 f i i l i n uyumun bir göstergesi gibi ka bul edflseleFde, günümüzde, “ doktor tavsi yesi üzerine” kuÜamldıklanndan, artık ecza nelerimizde de satılmalan an meselesi... Bu gün bisiklet her yaştan insana hizmet vermek te, hatta postacılar, camcılar, bakkal çırak ları arasında da kısa mesafa “ kargo amaçlı” olarak kullanılmakta...
însanm ayağını yerden kesen bu en eko nomik aracın diğer taşıtlara olan üstünlük lerini sıralayalım:
Bisiklet diğer motorlu taşıtların ebadına göre, sandviç içindeki kaşar peyniri kalınlı ğında olduğundan, trafikte hareket kabiliyeti sağlar. Bir yere para öderken, dükkân sahi binin, “ birazdan mal gelecek” uyarısına mu hatap etmez. Karşınıza, “ Hoş geldin abi- cimciler” çıkartmaz. Üzerinde seyir halinde iken, alkol muayenesine bir sokak kala, sizi ana yoldan ayırmaz. Bir varil petroldeki do ların alıp başım gitmesinden ya da akarya kıt fonlarından etkilenmez. Maliye taşıt ver gisi çıkartmalarım “ pencerenin önüne çama şır asar gib i” yapıştırmanız gerekmez. “ Bi tirim taşıt” minibüsü, “ ördeği” durumuna düşürmez. Toplu taşımacılığın kıdemli dol muşlarındaki gibi hiç kimse omuzunuza vu rup “ Şurdan iki tane Kadıköy uzatır mısı nız?” demez. Böylece şoförle yolcu arasın da, “ amatör mutemet” olmanız söz konusu değildir. Cicili bicili plastik kredi kartlarınız olmasa da, “ mavi kartınız” kuşkusuz var dır. Her. ay başı girdiğimiz mavi kart kuyru ğunda, “ Bu ayı nasıl geçiştireceğiz?” başlıklı ‘ kuyruk p an elf’ ne katılmak durumunda kal mazsınız. Y a da elinizdeki üfürükten bileti, “ abonman düğümlenmesi” geçirmekte olan kumbaraya tıkıştırırken, bıyık kaşlı şoförü nüzle bakışmak mükellefiyeti olmayacağı gi bi, otobüsten inene dek ‘ 'toplu seks” de yap manız gerekmez.
Bisikletleri, üç tekerlekli bisikletler, gezi bi sikletleri, yarış bisikletleri, dağ bisikletleri, iki ya da üç kişilik aile bisikletleri, Ankara Genç lik Parkı'nda olduğu gibi, deniz bisikletleri, W oody Allen’ in bir filminde kullandığı ha va bisikletleri şeklinde sınıflandırmak olası.
Ancak bisiklet fiyatlarım öğrenmek için gir diğimiz bir bisikletçi dükkânında, fiyatlar karşısında yeni bir bisiklet türü ortaya çık mış oldu: “ Makam bisikleti” ... Çünkü bi sikletler de ithalat rejiminden payım almış:
Bisikletin Türkiye’ye #k gelişi 1900’iü yılara dayanıyor.
İtalyan Hunter 750 bin lira, İngiliz Ralight 800 bin lira, kapalı zincirli İngiliz “ gezi bisikleti” 1 milyon lira, İngiliz yarış bisikle ti 1 milyon 200 bin lira... Bisiklet, dükkânı nın sahipleri Bahir ve Hakkı Tczgören kar deşler, bisiklet mevsiminin karnelerin alınma sıyla başladığını, haziran sonunda ise bitti ğini açıklıyorlar. Tabii bu bisiklet mevsimi nin ticari bitişi, bisikletin keyfi ise, eylül, ekim aylarına kadar, yani yağmurların baş
lamasına dek çıkarılabilir. Çünkü yağmur başlayınca dolmuş ve taksiler gibi bisikletler de ortadan kayboluyor.
Yirm i yıldır bisiklet ve aksesuarları satan bisikletçi kardeşlere göre, bisiklet önceki yı larda daha çok çocukların bir eğlence aracıy dı, son yıllar içinde, doktorların hastalarına tavsiyeleri sonucu, büyükler de bisiklete rağ
bet etmeye başlamışlar. İki kişilik bisikletler daha çok “ aile bisikleti” olarak geçiyor. Eş lerini yalnız bırakmak istemeyen kıskanç ha nımlar için düşünülmüş, Avrupa’ da bunların yedi kişiliği de yapılmış.
Bisikletçi dükkânında göze çarpan kırmı zı, mavi, beyaz, sarı bisiklet lastikleri, her halde “ pavyon fedaisi alacaklılar” için. En sağlıklı bisikletin, İngiliz “ Raleigh” olduğu nu öğreniyoruz. Çünkü Bahir Beye göre bu bisiklet, krom ve titasyum karışımı olup 15 yıl garantili. Şu sıralar Avrupa ve Am erika’ da “ dağ bisikleti modası” gündemde.
Bisiklet bakımı, altı ayda bir yapılmalı. Gi donla selenin bir hizada olması, lastiklerin uygunluğu çok önemli. Fren ve vites ayarı, aşınan zinciri değiştirme, jant tellerinin akor du, meraklısı için ihmal edilmeyecek şeyler...
Poyraz Reklam’da Genel Müdürlük yapan Feridun Hürel’ i, bir iki hafta önce 59 bin li raya aldığı bisikletin selesini değiştirirken gö rüyoruz. Feridun Bey, yumuşak sele tercih ediyor, doktor tavsiyesi üzerine bisiklet alan lardan. Her akşam yat limanında bir saat tu raladığım anlatıyor. Hürel, geçen yıl iş çıkış-
arında mide bulantısı şikâyetiyle psikaytris- te başvuruyor. Sonunda kendisine, “ trafik stresi teşhisi” konulunca, uzunca bir süre araba kullanmayı bırakmış, şimdilerde bisik letle stresi kovalıyor. Yirm i sekiz yıllık bisiklet ve motosiklet tamircisi A li Ih. san, “ Bisikletin kalitesi düştü; taklit ya pı- yoruz diye çürük mal üretiyoruz, ne dişlile ri güzei çekiliyor, ne de furşlannda iş var” diye söze başlıyor. Kendi bisikletini yıllar önce, 150 liraya almış, çubuk fren, balon tekerîi bir bisiklet. Tamirci, eskiyi anlatmaya devam ediyor: Eski seleler köseleydi, pompalar hile şimdi aksesuara girdi, ayrıca para verip almak gerekiyor” Bisiklet tamircisi, o yıllarda turu 25 kuruştan bisiklet de kiralarmış. Şu sıralar bisikletin saati 5 bin lira, tosiklet ise 10 bin lira. Bisiklet kazalarının yüzde 60’ ı furşlardan kaynaklanıyor. Lastik tamiri, jant telinin değişimi 500 lira civarında...
Bisiklet tamircisinin derdi, bisiklet ve motosikleti yayaların ve sürücülerin taşıttan saymamaları...
Eski bir bisikletçi ve motosikietçi olan diş hekimi Tanju Hadi Somar, gençliğinden beri tanıdığı tamircisine bu kez 11 yaşındaki oğlu Tansu’ nun bisikletine “ yaz bakımı” yaptırmak için gelmiş. “ Trafik kuralım öğrenmek için, ön ce bisiklet, sonra motosiklet, en sonra araba kullanmak gerek” diyor. Tansu’ nun bisikleti, 5 vitesli hale getirilmiş. Ingiliz bisikletlerinin yerini Japon bisikletlerinin aldığım söyleyen Dr. Somar, yasanmış bir olayı, bize şöyle hi kâye ediyor: “ IngUirin biri, bisikletinin “ Saf kan İngiliz bisikleti” olduğunu iddia ederek bahse girmiş. İngiiizin bisikleti teker teker parçalarına ayrılmış; bisikletinin zincir aynası içinde “ Made In Japon” yazısını gören In giliz, tabancayı şakağına sıkmış...” □
12
Roma Spor Bilimi Enstitüsü Başkanı Profesör Dal Monte, geriye doğru pedal basmanın nefes almayı kolaylaştırdığı yolundaki tezin doğruluğunu araştırıyor
“Şeytan
arahasr'ntn
geçmişi
i lk kez Fransa’da bir kont, tahta
M bir platform un iki yanına tekerlekler yerleştirerek buna Cèlèrifere adını verdi. Yine Fransa’da, baron Sanerbron, Célérifere’e gidon ve sele ilave etti. Bu taşıtın adı, Draisienne’di artık...
1855’te Michaux, ön tekerleğe pedal koymayı başardı. 1879’da LAwson zincir ve pedal yardımıyla hareketi arka tekerleğe iletti. Ön tekerlek arka tekerlekten çok büyüktü. Bu
eşitsizliği 1885’te Starley giderdi. A rtık ön ve arka tekerleklerin çapı eşitti. Arkasından ’f r e n ” geliştirildi.
Yeni dişler ilave edilerek “ vites” bulundu. Sonunda bisiklet günümüzdeki biçimini kazandı. Ancak ülkemize ilk geldiği yıllarda,
“ şeytan arabası” diye adlandırılan bisikletin ‘karoseri’ hızını
arttırabilmek amacıyla, yeni__ değişimlere doğru ilerliyor. LJ
PEDALLAR GERİYE!
İnsan vücudunda değişikliğe gidilemediğinden, bisiklette bazı teknik yenilikler
yapılması, tek çözüm yolu...
G
eçmişe özlem duyanlar, kalın lastikli, geniş tekerlekli ve ağır bisikletler le büyüyenler bilim adamlarının, tasa rımcıların ve teknisyenlerin bu taşıt aracının hızım arttırabilmek amacıyla yaptık ları araştırmaları “ kaygıyla” izliyorlar.1889 tarihinde ilk zincirli ve şişme lastikli bisikletin halka tanıtılmasından bugüne ka dar geçen süre içinde, şekil bakımından pek değişikliğe uğramayan bisikletin basit görü nüşünün ardında, çok karmaşık dinamik ve mekanik özellikler bulunuyor. Bundan dolayı insanın bisiklet üzerinde dengesini kolaylık la sağlaması için, üretim aşamasında merkez kaç kuvvet ve yerçekiminin dozu, arka teker leğin dengesi, sürekli kontrolden geçiriliyor. Hareket halindeyken aerodinamizm (havade- vinimi) yasalarıyla karşı karşıya gelen bisik let ve sürücüsünün hızını arttırma yollan
ara-Yeni bir bisiklet tasarımı: Amaç, hızı arttırmak.
nıyor. (Saatte 32 km. hızla yol alan bisiklet çi, dakikada 450 kg. havayla karşılaşıyor.)
İnsan vücudunda değişikliğe gidilemediğin den; bisiklette bazı teknik yenilikler yapılma sı, tek çözüm yolu olarak görülüyor. Gidona ve seleye birkaç aerodinamik parça eklenerek saatteki hız, 10-15 km. fazlalaştırılıyor. Hız tutkunlan da klasik bisiklet karoserinden farklı şekillerde modeller (yumurta, puro, uçak kabini, vb.) üreterek hava engelini yüz de 60 azaltıyorlar. Ancak bu tip teknik iler lemeler bisiklet sporunda hız rekorlarını ile riye götürmek isteyenlere yardımcı olamıyor. Uluslararası Bisiklet Federasyonu, sportif ya rışlarda, sonuçların insan teri ve emeğiyle oluşması gerektiğini savunarak bisikletlere ae rodinamik bölümler eklenmesini yasaklıyor.
Şekilleri diske benzeyen lentikolar tekerlek ler kullanarak hız rekorları kıran Italyan spor cu Francesco Moser’in bile rekorlarını onay latabilmek için bu tip tekerleklerle bisikletin dengesinin daha iyi sağlandığı gibi bir gerekçe göstermek zorunda kalması, Federasyon’un konuya verdiği önemi açıkça belirtiyor. M o ser’in lentikolar tekerlekleri, telli tekerlekle re göre havanın olumsuz etkisini, bisikletçi nin harcadığı efora azaltıyor. Federasyon katı tutumunda ısrar ederken, teknoloji tutkun ları da kuralların değişebileceğini umarak ça lışmalarını sürdürüyorlar. Bisiklet üreticisi Er- nesto Colnego, sportif kurallarla biraz oyna yarak karbon elyafından boru yapıyor ve te kerleklere üç kalın tel koyuyor. Telli fren ye rine hidrolik fren tertibatı kullanıyor."
Avrupa spor bilimi çev. eleri, son günlerde Italyan tasarımcı Alvaro Zucconi’ nin geliştir diği bisiklet modelini tartışıyor: Bu tip bisik letle, ileriye gidebilmek için geriye doğru pe dal çevirmek gerekiyor!.. Zucconi, çarkı ter sine monte ederek bisikletçilere daha sağlıklı nefes alma ve daha az yorulma olanağı tanı dığına inanıyor. Zucconi’ nin bisikletiyle, ge riye pedal çevirirken, hareket, vücudun ağır lığına doğru yöneltiliyor; bacağın sert olan ar ka kısmı kullanılıyor...
Zucconi’nin, “ bisiklet kültüründe devrim” yapacak tezi, Roma Spor Bilimi Enstitüsü Fizyoloji ve Bioınekanik Bölümü’nce incele niyor. Bölüm başkam profesör Dal Monte bu tezin geçmişte de tartışıldığını, geriye doğru pedal basmanın nefes almayı kolaylaştırdığı yolunda tezlerin bulunduğunu, Zucconi’nin bisikletine bindirilecek sporcular üzerinde ya^ pılacak randıman, oksijen tüketimi gibi bir dizi ölçümden sonra, sistemin sağlık derece sinin saptanacağım söylüyor.
Profesör Dal Monte’ nin kendisi de bisik letçinin baldırlarına binen yükü hafifletmek amacıyla çözümler üretmeye çalışıyor. Dal Monte, sürtünme kuvveti yüksek ve çok ka lın olan şişme lastikler yerine lastiğe benze yen bir maddeden üretilen maddeyi açıklamı yor, yarı şişik ve normalden daha sert teker lekler kullanılması gerektiğini savunuyor. Francesco M oser’in rekorlar kırdığı ön teker leği arka tekerlekten daha küçük olan bisik let de ayrı bir tartışma konusu...
Tütuculuğa karşı olanlar, klasik bisikleti, “ arkeolojik bir kalıntı” gibi değerlendirenler, bir ve birden çok kişi tarafından hareket et tirilen çeşitli şekillerdeki taşıtlar üreterek hız rekorlarını altüst ediyorlar... Sınırsız proje öz gürlüğünden yararlanan yarışçılar, saatte lOOkm’yi aşan taşıtlarıyla gurur duyuyor. Şekil olarak bisiklete benzemeyen bu ta şıtlara yeni bir isim bularak da Federas yon’un baskılarından artık kurtulmak istiyorlar. □
Moser, lertikolar tekerlekli bisikletiyle 3 dünya rekoru kırmıştı.
1880’ li yılların bir bisiklet tasarımı
U ç a n b is ik le tç i:
Francesco Moser
S
on yıllarda giyim, antrenman, rejim ve mekanik konularda yeni teknikler gelişti rerek hız rekorlarını altüst eden İtalyan sporcu Francesco Moser (37), “ bisiklet spo runa bilimi sokan adam” olarak tanınıyor. Res mi kayıtlara göre ilk kez 18 Temmuz 1969 ta rihinde pedal basan've 21 Mayıs 1988’de fa al sporculuk yaşamını noktalayan Moser, üç “ Dünya Rekoru” nu elinde tutuyor. Yirmi yıl lık lisanslı sporculuk yaşamında pist, etap, yol, sprint ve kronometreye karşı birçok yarış ko şan Moser’in dünya rekorlarını otuz üç yaşın dan sonra kırması ayrı bir önem taşıyor. Mo ser’in kariyerinde 3 İtalya şampiyonluğu, art arda 3 Roubaix Yarışı, bir Dünya Yol Şampi yonluğu (2 kez ikinci), bir Dünya Pist Şampi yonluğu bulunuyor. Moser 23 Ocak 1984’te Meksika’da sekiz kiloluk bisikletiyle deniz se viyesinden yüksekte 51.151 s/km’lik derece yaparak dünya rekoru kırdı. 3 Ekim 1986’da Milano’da 6.900 gramlık bisikletiyle deniz se viyesinde 49.801 s/km koşarak ikinci dünya re koruna sahip oldu. Bu yıl, ,21 mayısta ağırlığı 12,5 kg olan lentikolar tekerlekli bisikletiyle 50.644 s/km’lik hıza ulaştı ve Stuttgaıfta, "Dünya Salon Pist Rekoru” nu elde etti. 225 yol yarışı kazanan Moser, açık ve kapalı pist lerde 10 km ve 20 km’lik mesafelerde dört ayrı dünya rekorunu da elinde tutuyor. O13
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi