• Sonuç bulunamadı

İbn Mada 'nın Arap Dilindeki Amil Nazariyesine Yönelik Eleştirileri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İbn Mada 'nın Arap Dilindeki Amil Nazariyesine Yönelik Eleştirileri"

Copied!
15
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Niisha

$.arkiyat Ara§hrmalan Dergisi

Journal of Oriental Studies

'1 I'

(2)

YONELiK ELESTiRiLERi

Ali Bulut·

Ozet: Bu makalenin amac1, Endiiliislii bir dilci olan ibn Mada'mn nahiv ilmi-nin temel ta~larmdan birini te~kil eden amil nazariyesine yonelik ele~tirileri­

nin incel~nip degerlendirilmesidir. <;ah~ma iii; boliimden olu~maktadrr. Bi-rinci bohiinde miiellifin biyografisi verilmi~, ikinci boliimde de amil nazari-yesi k1saca ai;1klanm1~tir. Makalenin ana klsmm1 olu~turan ii9tincu bohimde ise ibn Mada'nm bu nazariyeye yonelik ele~tirileri, 9agda~ dilcilerin gorii~leri

1~1g1 altmda incelenerek degerlendirilmi~tir.

Anahtar Kelimeler: ibn Mada, Endiiliis, amil nazariyesi, nahiv.

The Critiques of ibn Mada towards the Theory of' Amil in the

Arabic Language

Summary: The purpose of this article is to evaluate the critiques of ibn Mada who was a linguistician from Spain in relation to the theory of 'amil which is one of the basic topics of Arabic Grammar. The article consists of three sections: While the first section deals with the life and works of the writer, the second section examines the theory of 'amil. The third

and

main subject focuses on the critiques of ibn Mada concerning that theory in light of contemporary linguisticians.

Key

words:

ib~Mada, Spain, theory of 'amil, Arabic Grammar.

·Dr., Sa~sun Vezirkoprii imam-Hatip Lisesi ve Anadolu imam-Hatip Lisesi Meslek DerslerfOgretmeni, (e-posta: [email protected]).

(3)

YONELm ELE~TiRiLERi

Giri~

Arapc;a nahiv ilminde telif edilen eserlerin tasnifini ~ekillendiren en onemli etkenlerden birisi funil nazariyesidir. Nahiv konusunda bize ula~an ilk hacimli eser olan Sibeveyhi (180/796)'nin el-Kitab'1 ba~ta olmak iizere bir c;ok eser, ag-Irhkh olarak funil-ma'mfil ili~kisine gore tasnif edilmi~tir1. Sibeveyhi'nin hocas1 el-Halil b. Ahmed (175/79l)'e nisbet edilen el-Cumel,

Zemah~eri (538/1143)'nin Mufassa/'1, Mutarrizi (610/1213)'nin

el-Alisbdh'1, ibnu'l-Hacib'in el-Kafiye'si, Tacuddin el-isferayini (684/1285)'nin

Lubabu'l-i'rdb'1 gibi eserlerin de aym ~ekilde amil nazariyesine yer verdikleri

goriiliir. Amil nazariyesi esas ahnarak tasnif edilmi~ gramer eserlerinin ya-nmda aynca el- 'Avdmil adh bir c;ok eser de amil-ma'mfil esasma gore tasnif

edilmi~tir. Bu alanda ilk eser el-Halil b. Ahmed'e nisbet edilen el- 'Avdmil

(ji'n-Nah1') adh escrdir. Yine Kisfil (189/805)'nin Raiye diye bilinen aym

ad-daki manzftm risalesi, Ebfi Ali el-Farisi (377/987)'nin el- 'Avdmil(u'l-mie)

ve-yalvluhtasaru ~4vamili'l-i'rdb adh eseri bu tiiriin ilk mahsullerindendir3.

Bunlardan sonra Abdulkarur el-Curcam (471/1078)'nin el-

'Avamilu'l-ivlie'si ile Birgivi (981/1573)'nin el- 'Avdmil'i gelir. Bu ikisi bu ttiriin en me~­

hur iki eseridir4. Aynca Ali el-Kayravani, Feyz-i Ka~fini, Siraceddin Mu-hammed b. Yusuf el-Herevi ve Muhsin el-Kazvini gibi alimlere de el- 'Avdmil

ji'n-Nahv adh eserler nisbet edilir5. Avamil tiirii eserler Arapc;a ogretimini

ko-layla~tIImak ic;in yazilIBI~ muhtasar eserlerdendir6.

Basrah ve Kftfeli biitiin dilciler tarafmdan kabul gormu~7 ve eser tasnifle-rini derinden e~ilemi~ olan amil nazariyesi'ne bazi dilciler kar~1 c;1km1~lardlf. Bu nazariyenin nahivden atllmas1 c;agnsmda bulunan ilk dilci, h. VI. asuda

ya~am1~ olan Endiiltislii ibn Mada' du.

1. ibn Mada'nm Hayat1:

Tam ad1 Ahmed b. Abdurrahman b. Muhammed b. Mada b. Muhennid b. Umeyr el-Lahmi el-Kurtubi olan ibn l\.fada, hicri 513 yllmda Kurtuba'da

dognm~tur8

. Aslen Endtiltis'tin Ceyyan ~ehrindendir. 9 Kaynaklarda Ebfi Ca'fer, Ebft'l-Abbas ve Ebfi't-Kas1m ~eklinde tic; kunyesinden bahsedilir10.

Na11iv, sarf, ktraat, hadis, usul, flk1h, kelam, tip, matematik, geometri, ri-vayet, lugat ve ~iir alanlarmda bilgi sahibi olan11 ibn Mada, Arapc;ay1 Ebfi. Bekr b. Suleyman b. Semhfin, Ebft'l-Kas1m 'Abdurrahman b. ibnu'r-Rammak ve Ebfi'l-Kas1m b. Be~kuval'dan ogrenmi~tir. ibnu'r-Rammak'tan Sibeveyhi'nin el-Kitdb'1m okudugu rivayet edilir12. ibn Mada bunlann yanm-da Sureyh, Ebf1 Bekr ibnu'l-Arabi, Ebfi Ca'fer b. 'Abdurrahman el-Butrftci, Ebfi Abdullah Ca 'fer, Ebu Muhammed b. el-Munas1f, Ebu Muhammed b. Ali

er-Ra~ati, Abdulhak b. 'Atiyye, Kadi 'iyaz gibi filimlerden de ders alm1~ur13. Kendisinden ise Ebfi. Bekr b. e~-Serrat, MuhaIBined b. Abdullah el-Kurtubi, Jyfuhammed b. Abdunnfir, Ebu'l-Hasan b. Katra!, Ebu Muhammed el-Belevi, ·Muhammed b. Said b. Razkftn, Havtullah'm iki oglu Ebfi Suleyman ve Ebu Muhammed ve Umer b. Muhammed b. e~-Selevbln rivayette

bulun-mu~lardu14.

(4)

Fas'ta ve baz1 ~ehirlerde kadlbk gorevi yapm1~ olan15 ibn Mada, daha son-ra Yusuf b. Abdulmu'min tason-rafmdan Kddi'l-cemd 'a fulvamyla Muvahhidler devletinin genel kadls1 tayin edilmi~tir16. Zahiri mezhebine mensup olan17 ve

592 ytlmda i~biliyye'de vefat eden18 ibn Mada'mn kaynaklarda dort eseri zik-redilmektedir:

1. er-Red' ald'n-Nuhdf9.

2. Tenzihu'l-Kur'dn 'ammd La Yelfku bi'l-Beydn: Bu eser, ibn

Mada'mn, nahiv, tefsir ve kuaat alimlerinin Kur'an'la ilgili yontem-lerine itirazlanm ic;ermektedir2°.

21

3. el-Mu§rikfi'n-Nahv .

4. el-Berndmec: Hocalanmn biyografileriyle onlardan okudugu

kitap-lar ve ald1g1 icazetlere dairdir22.

ibn Mada'mn ilk lie; eseri nahivle ilgilidir. ilk eseri gibi digerleri de muh-temelen amil nazariyesi ba~ta olmak uzere klasik nahiv yontemleri ve nahiv-cilere yonelik ele~tirileri ihtiva eder.

2. Amil N azariyesinin Ortaya ~1ki~1:

Amil kavraffil etki anlamma gelen 'amel mastannrlan bir ism-i tail olup dilciler tarafmdan ufak tefek farklarla birbirine benzer ~ekilde tarif edilmi~­

tir3. Amil klsaca "Arapc;a bir cumlede, kelime sonlanndaki degi~ikligin (i 'rab) sebebi olan etken" ~eklinde tarif edilebilir.

Dilciler, nahiv kurallar1m, ilk a~mada gozlem ve tUmevanm esasma gore

belirlemi~lerdir. Onlar, Araplann konu~urken sozl~rini nerede merfil,' nerede mansub, nerede mecrfu ve meczum olarak kulland1klanm gozlemlemi~ler ve bunlan tespit etmi~lerdir. Bu ilk a~amadan sonra kelime sonlanndaki ses/hareke degi~iklerinin nedenlerini bulmaya, gerekc;elerini ac;1klamaya

yo-nelmi~lerdir. i~te bu donemde belirledikleri pek c;ok kural ve sebebi amil na-zariyesiyle. yommlam1~lardlr4.

Amil nazariyesi, Arapc;ay1 ogrenme c;abasma giren, ozellikle de Arap ol-mayanlar ac;1smdan onemli bir olgudur5. Nahivcilere gore merfil bir kelime-yi ref, mansub bir kelimekelime-yi nasb ve mecrur bir kelimekelime-yi de cerreden bir etken vardII. Bu etken, amildiL Cumlede, i 'rabm esas unsuru bu nazariyedir. Bu naz.ariye, k1yas ve illetlerin temeli olan kurallarm da saglamla~masm1 sag-lar26.

Bir omek verirsek, "Ekrame Jvfuhammedun Aliyyen/ Muhammed, Ali ye

ikramda bulundu '·' cumlesinde ekrame fiili, Muhammed lafzrm ref, Ali lafz1m

da nasbederek amil/etkin olmu~tur. Yine "inne Aliyyen Kaimun!Ali

ayakta-dlr ·· cumlesinde inne dab, Ali kelimesini nabetmi~, kdimun ismi failini de ref

etmi~tir. Zaten amil de fiil ve harf olmak uzere ikiye aynlmaktadlr27.

Bazilar1 amil nazariyesinin koklerini Yunan felsefesi ve Arista mantlgm-da araim~lardII. Bunlara gore naltivciler, dil kurallanna felsefe ve manttk un-surlanm da katm1~lar ve her ~eyde bir sebep aramaya ba~lami~lardlr. Bir olay varsa mutlaka onu yapan bir etken vardII. Bu prensibi kelime ve cumlelere de

uygulanu~lar ve bu ~ekilde amil nazariyesi dogmu~tur28.

(5)

YONELiK ELE~TiRiLERi

Ancak funil nazariyesini tamamen felsefe ve Aristo mantlgma dayandir-mak kayniliarda verilen bilgilerle uyu~mamaktadu. <;Unkn amil nazariyesini ele alan ilk dilcilerden Sibeveyhi, terceme faaliyetlerinin yeni yeni filizlendi-gi erken bir devirde ya~am1~tu. Amil nazariyesini felsefe ve mantiga dayan-dird1gim1zda Sibeveyhi'nin ve hocas1 Halll'in bu ilimleri okuduklar1m soy-lememiz gerekir. (:iinkii Sibeveyhi'nin el-Kitdb'ma bakild.Jgmda hem kendi-sinin hem de hocas1 Halll'in, funil nazariyesinden bahsettikleri goriilmekte-dir9. Halbuki hi9bir kaynakta bu iki dilcinin bu ilimleri okuduklan yoniinde bir bilgiye rastlanmaz. Aynca Halll'e amilin ortaya 91kmas1mn nedenlerinden olan illetleri Araplardan nu aldig1 yoksa kendisinin mi buldugu sorulunca

~oyle der: "Araplar sellkalarma gore konu~urlar, ciimleleri kurarlar ve bu il-letler onlann i9inde gizli olarak bulunur. Eger bu ilil-letler onlardan nakledil-mezse ben onlarm illetlerine dayanarak ta'lll yapanm"30. Bu rivayet Halll'in, illetleri Arap kelamma yani semaya dayanarak tespit ettigini gosterir. Yunan felsefesi ve Arista manugina <lair eserlerin tercemesi h. II. asnn ilk yansmda ba$lad1gm_a gore31 Halil ve Sibeveyhi'nin tamamen habersiz oldugu soylene-mezse de felsefe ve ozellikle de mantlgm etkisi, Ham ve Sibeveyhi'yi takip eden donemlerde ozellikle de Muberrid'den sonraki dilcilerde a91k9a goriil-mektedir. Bu etki, tasnif, tarif, ta'lil ve terimlere bakdd1gmda daha iyi gorii-Iiir32.

3. ibn Mada'nm, Amil Nazariyesine Yonelik Ele~tirileri:

Ebu'l-Esved ed-Duell, i.bn Ebi ishak el-Hadran1i, 'Isa b. Omer, el-Halil b. Ahmed, Sibeveyhi gibi dilciler tarafmdan temelleri atilan nahiv sistemine ilk

kar~I 91kan ve amil nazariyesini kabul ettikleri i<;:in hem Basralt hem de Kfrfeli dilciler1 ele~tiren ilk dilci ibn Mada'dn33. Onun yazd1g1 er-Red

'ale'n-Nuhat isimli eserin temel konusu amil nazariyesinin nahivden atdmastdir. Biz

de bu esere dayanarak onun amil nazariyesine yonelik ele~tirilerini inceleye-cegiz.

Daha once de belirtildigi gibi ibn Mada, Abdillmiimin b. Ali tarafmdan kurulan Muvahhidler devletinde ya~am1~tir34• Bu devletin kuruculan, Endiiliiste egemen olan Malild mezhebini ve diger flk1h mezheplerini kabul

etmemi~ler ve kendi ictihatlanna gore yeni bir flk1h sistemi kurmaya 9ah~­ nu~lardir. Rivayete gore Muvahhidler devletinin hiiki.imdarlanndan Ya'kub b. Yusuf .b. Abdiilmiimin, onceki miictehid imamlann taklit edilmemesini, alimlerin kur'an ve hadise gore hiikiim vermelerini ve diger mezheplere ait eserlerle felsefeye ait eserlerin yakdmas1m emretmi~tir35.

F1k1h alamnda ortaya 91kan, eskiyi y1k1m ve yeni bir sistem kurma 9ah~­

malanm nahiv alanma ta$1yan alim ibn Mada olmu~tur. <;i.inkii esas meslegi kad1hktir. ibn Mada, yeni bir sistemle yeni bir nahiv ilminin kurulmas1m isti-yordu. 0, nalrivle ilgili bu 9agnsmda Muvahhidler devletinin egemen f1khi mezhebi olan Zahiri mezhebinden etkilenmi~tir. (:iinkii amil nazariyesi te'vile dayamr. Oysa Zahiriye mezhebi te'vili sevmez, k1yas1 dolay1s1yla illet yonte-mini de reddeder36.

i.bn Mada'ya gore bir ciimleyi lugatte konuldugu ~ekilde kabul etmek farzdir. Herhangi bir nas ya da icma olmadan bunun d1~ma 91kilmaz. <;iinki.i

(6)

bunu yapan kimse biitiin hakikatleri, dim emirleri ve makul olan hususlan

y1km1~ olur37• Kanaaimize gore ibn Mada'mn bu gorii~u, Zahirl mezhebindeki

nassm hu_kmiiniin sadece ki§i ve hadisenin ismen zikredildigi durumlara

miinhaszr kzlznrflasz38 ilkesinden kaynaklanmt$tir.

ibn Mada ilk olarak Arap<;anm i<;inde bulundugu durumu ortaya koyar. Ona gore insanlan lahin diye tabir edilen dildeki hatalardan korumak i<;in tespit edilen dil kurallannda daha sonraki dilciler a$1nya gitmi$ler, nahiv

il-mini felsefe ve mantigm da etkisiyle illetlere bogarak ic;inden <;1k1lmaz bir ha-le sokmu$lardlr. 0 bu durumu altin ve ziimriitha-lere cam ve bakir par<;alan ka-tilmasma benzetir39.

0, eserini yazmaktaki amacmm, nahivcilerin ihtiya<; duymayacag1 $eyleri nahivden atmak ve onlann nahivdeki bu yanh$ta hemfikir olduklanna dikkat c;ekmek oldugunu soyler. Ona gore nahivcilerin yapttg1 yanh$1ardan birisi de amille ilgili $ll iddialandlr: 'Nasb, hafd ve cezm sadece lafzi bir amille; ref de hem lafzi hem de manevi bir amille olur.' ibn Mad:1'ya gore nahivciler,

'Darabe Zeydun Amran/Zeyd, Amr'z dovdii ' ciimlesinde, Zeyd kelimesindeki

ref ve Amr kelimesindeki nasb'1 sanki darabe/dovdii fiili yaprm$ gibi ifade ederler"40.

ibn Mad:1, bundan sonra Sibeveyhi'nin, kelime sonlarmdaki sekiz halden bahsettigini41, bunlardan dordiiniin (nasb, ref, cer, cezm) amilden etkilendigi-ni, diger ~ordiiniin (fetha, kesra, damme, siikfin) ise :1millerden etkilenmedi-gini beyan ettietkilenmedi-gini soyler. Pe$inden de Sibeveyhi'nin ifadesinden i'rab1 funi-lin ihdas ettiginin anla$1ldlg1m, bunun ise apar;zkfesat oldugunu soyler42.

ibn Mada daha sonra dim metinlerle ilgili ktstaslan dil konularma ta$Ir. 0, ibn Cinni'nin :1mille ilgili "Aslmda amil, konu~ kimsenin ta kendisidir."

43 ~eklindeki

gorii$iinu Sibeveyhi'ye ayk1n bir gorii$ olarak sunar ve bunun, mutezili mezhebinin g6rii$ii oldugunu soyler. Konuyu fiillerin yarattc1s1mn kim oldugu noktasma ta$1f. ibn Mada da dmilin, konu§an kimsenin kendisi

oldugu noktasmda ibn Cinni'ye katllmakla birlikte, :1millerin, Allah'm fiili

ol-dugu gorli$iindedir. Dolay1s1yla bunlar insanm diger fiillerinde de olol-dugu gibi Allah'a nisbet edilir44.

Nasr Hamid Ebu Zeyd'in de ifade ettigi gibi45, ibn Mada konuya ke1:1mi

ac;1dan yakla$Ir. ibn Mad:1'ya gore "Laf1zlar birbirini etkiler" $eklindeki goru~ hem aklen hem de dinen batlldu. Ona gore laf1zlann anlamlannm funil oldu-gunu soylemek de yanh$tir. Clinku rail, ya hayvan gibi iradeli bir canh olma-h, ya da ate$in yakmas1, suyun sogutmas1 gibi tabiatI geregi varhkta boyle bir ozellik bulunmahdir. ibn Mad:1'ya gore insamn ve diger canhlann, su ve ate~ gibi varhklarm fiilleri hep Allah'm fiilidir. Bu nedenle lafzi olsun manevi ol-sun nahi~ amillerinin amel ettigini hi<; bir akll sahibi soyleyemez. Ciinku bunlar iradeleri¢e bir $ey yapamazlar46.

Burada sorun, ibn Mad:1'mn amil nazariyesini mecazi bir olgu olarak gormemesidir. Oysa "Enbete'l-gaysu'l-kele 'e!Yagmur otlari bitirdi." ciimlesi-ni ele ald1g1m1zda esasmda otlan bitiren de yagmuru yagdiran da Allah'tlr.

Bitirme fiilinin yagmur'a nispet edilmesi be1:1gatc;iler tarafmdan mecdz-l ak/f

(7)

YONELiK ELESTiRiLERi

olarak yorumlamr47. Laf1zlara ya da konu§an ki§iye amel nispet edilmesi de, bu misalde oldugu gibi, mecaz-1 akli c;en;evesinde degerlendirilmelidir.

ibn Mada, amil, i 'rab ve illet olgularmm benzetme ve baz1 §eylerin zihin-de kolay canlanmas1 amacma yonelik bir unsur olarak kabul edilmesine kar§1 91kar. Ona gore bunlarm kabul edilmesi demek, Arap kelamm1 degi§tirip, onu belagat derecesinden dii§iirerek bozuk ifadeye dondiirmek, tam olan bir §eye noksanhk s1fatm1 vermek ve kastedilen manay1 bozmak anlarnlanna

gelmekte~ir. Bu nedenle bu dii§iince kabul edilemez48.

ibn Mada, gizli amil olgusuna da kar§I 91kar. 0, funil fikrini savunanlann gizli funilleri iic;e ayud1klanm soyler. Bunlar:

1. Ciimleyi taman1layan ve muhatap bildigi ic;in hazfedilen laf1z: insan-lara bir §ey veren kimseye "-Zeyden" dersin. Bundan maksat "Zeyd'e de ver" demektir.

2. Ac;1ga 91kartld1gmda fazlal1k olan ve kendisi olmadan da ciimlenin tamam oldugu laf1z "E Zeyden darabtehu / Zeyd'i mi dovdiin?" ciim-lesinde gizli bir fiil vardir. Bunun takdiri "E darabte Zeyden?" §ek-lindedir.

3. Ciimlede a91ga 91kartld1gmda :mlam1 bozan laf1z: 'Ya Abdallah/ Abdullah!' ve diger miinadfilarda oldugu gibi. Burada da gizli bir

ed'i7/9agmyorum veya unadVsesleniyorum fiili vardtr. Aym §ekilde ffi ve vav harflerinden sonra da nasbedici olarak gizli bir en takdir ederler49.

ibn Mada bu gizli amillerin aslmda yok hiikmi.inde oldugunu ve yok olan bir §eyin nasb edemeyecegini, gizli olarak da bulunamayacaglill soyler. 01-mayan bir §eyin funil olmasmm imkans1z oldugunu ifade eder. ibn Mada 'Bu mahzftf laf1zlann anlarnlan konu§an ki§inin ic;inde gizlidir. Ctimle de bununla tan1am ofor. Bit laf1zlar, soziin ktsa tutulmast/icaz ic;in hazfedilmi§tir. ' §ek-lindeki gerekc;eye kar§I 91ka:..-. Ona gore boyle bir gerekc;e kabul edilirse, bu dummda ci.imle noksan olmu§ olur ve sanki bu mahzfrf oge ile tamam olur ve bu mahzftf oge, ci.imlenin bir parc;as1 gibi kabul edilir. Bu takdirde, konu§an ki§inin sozlerine telaffuz etmedigi §eyler kat:Ilmt§ olur. Konu§an ki§inin soz-lerine herhangi bir karine olmaks1zm ilavede bulunmak ac;Ikc;a hatadu Ona gore bi.iti.in bunlar 'Her mansubun mutlaka bir nasbedicisi vardu.' kuralma binaen yap1lmaktadu50.

Burada ibn Mada'run, mensubu oldugu Zfilliri mezhebinin te'vili reddetme gori.i§iinden hareket ettigi an1a§1lmaktadu. <;iinkii bu mezhepte te'vile yer yoktur51.

ibn Mada, gizli amil olgusunun, Kur'an'a laftz ya da mana katmak anla-mma geldigini ve bunun haram oldugunu ifade eder.52 ibn Mada, nahiv alim-lerini bu §ekilde haram bir i§i yapmakla suc;ladtktan sonra, soziine Hz. Pey-gamber'in (SA V) iki hadisi §erifini de delil gosterir: "Kim kendi fikriyle Kur' fut hakkmda bir yomm yapar da isabet ederse, yine hata etmi§tir. 1153 "Kim bilgisi olmaks1zm Kur'an'la ilgili bir soz soylerse, Cehennemdeki yerine ha-zulansm":4 ibn Mada bu hadislerden 91kan sonucun yasaklama oldugunu ve

(8)

yasaklanan ~eyin de aleyhte bir delil olmachg1 mliddet9e haramhk ifade etti-gini soyler. Buna kar~1llk o, biitiin dilcilerin amili kabul etmesinin (icma) de naslar kar~1smda bir bakrma onem ifade etmedigini belirtir55.

ibn Mada, nahivcilerin, gizli fu:nili geometricilerin cisimleri nokta ve c;iz-gilerle anlatmasma benzetmelerine de kar~1 c;1kar. Zira ona gore cisimlerin nokta ve c;izgilerle anlatilmas1, ogrencilere konulann anla~1lmas1m kolayla~­

tirmak ic;indir. Halbuki gizli amil takdir etmenin boyle bir faydas1 yoktur. Bu, tamamen yorum ve hayalden ibarettir56.

ibn Mada, amil nazariyesinin nahivden atilmasmI istedigi gibi, fu:nilin do-gal sonucu olan, hazif takdir, gizli/ik, car-mecrurun miiteallaklarz, kzyas, illet gibi konularm da nahivden attlmas1m ister57.

ibn Mada'mn, Sibeveyhi'yi ve diger nahiv alimlerini amil nazariyesini kabul ettiklerinden dolay1 ciimleye fazladan kelime katmakla itham etmesi tutarh bir~iddia ,, olarak gorillmemektedir. Ciinkii Sibeveyhi'ye gore amil, ciim-ledeki kelimelerin birbiriyle olan baglanm ac;1klama gorevini goren zihinsel ve tasavvuri bir kavramdu. "Her eserin bir miiessiri vardrr" ~eklindeki bedim bir ilkeye dayanan bu olguyla bir kelimenin, ba~ma gelen b~ka bir lafza gore ref, nasb ve cer gibi her iic; i 'ra.b halini de nas1l ald1guu ac;1klanmi~ olur58.

Sibeveyhi'de amilin zihni bir olgu olduguna delil olarak i~igal babmda sundugu bilgilere baktlabilir. 0, "Zeydun lekftu ehahu/ Zeyd'in karde§ine

rastladzm" ciimlesinde Zeyd lafzmm Zeyden ~eklinde nasb ile de

gelebilece-gini, bunun "Labestu Zeyden II anlammda oldugunu soyler. Pe~inden de "Ve

hazd temsiliin veld yutekellemu bihi/Bu bir temsil olup konu§mada

soylen-mez" diyerek ldbestu fi.ilinin ac;1klama mahiyetinde oldugunu ve konu~urken

bunun soylenmeyecegini ifade eder59. Y ani Sibeveyhi bunlan ciimlenin astl

unsuru olarak gormez. Sibeveyhi bu ~ekilde bir c;ok takdiri lafz1 temsil olgu-suyla ac;1klar60.

ibn Mada, Zfilliri mezhebinin dim metinlerle ilgili gorii~iinii dil malzeme-lerine de uygular ve ibn Cinni'nin "Amil, konu~an kimsenin kendisidir" · diye-rek ashnda laf1zlann amil olmad1gma i~et ettigini ve bu gorti~iin mutezili mezhebine ait oldugunu soyler. Yani ibn Mada; amil konusunu fiillerin ger-c;ek lailini_!l kim oldugu konusuna ta~Ir, konuya kelarni ac;1dan bakar.

ibn Mada'nm burada ic;ine dii~iigu yamlg1, Sibeveyhi' nin ve dig er nahiv alimlerinin "A.miner, mamullerini etkiler" soziinii hakiki manada anlamaSI ya da boyle yorumlamas1drr. Halbuki ibn Mada, Sibeveyhi'nin el-Kitab'im oku-duguna gore Sibeveyhi'nin, burada gerc;ek anlam1 kastetmedigini bilmesi ge-rekirdi. Ciinkii Sibeveyhi'nin fu:nillerle ilgili "Amiller, mamullerini etkiler"

~eklindeki ifadeleri mecazidir. Sibeveyhi, el-Kitdb'm bir c;ok yerinde amilin miitekellimin kendisi oldugunu soyler. Onun "Ref edersin, nasb edersin" vb. ifadeleri bunu gosterir61. Sibeveyhi'nin bazen ameli miitekellime, bazen de laf1zlara nisbet etmesi lugavi ve mecazi bir kullan1m olup ciimlenin ogeleri arasmdaki bag1 ac;1klama amacina yoneliktir. el-Kitdb'taki ifadeler bu ~ekilde

a91kken ibn Mada'mn, ibn Cinm'nin amilin konu~an kimsenin bizzat kendisi oldugu yoniindeki gorii~iinii Sibeveyhi'ye ayk1n bir gorii~ olarak sunmas1 ve kendine bunu da delil gostermesi ac;1k bir c;eli~kidir.

(9)

YONELiK ELESTiRiLERi

Esas1qda ibn Mada'run, funil fikrine kar§l c;lk1§1 sadece dilsel bir di.i§i.ince olmay1p, ldeolojik ve mezhebi bir arka plaru da vardu. Y ani ibn Mada'nm bu hareketini Endiili.is'te donemin egemen mezhebi olan Z3.hiri flkhmm nahiv ilmine etkisi olarak gormek gerekir.62 Zaten Zahiriye mezhebi en parlak do-nemini, ibn Mada'run ic;inde ya§am1§ oldugu donemde Muvahhidler devletin-de h. 580-595 y1llan arasmda ya§am1§tir63.

Nasr Hamid Ebu Zeyd, ibn Mada'mn, funil fikrinin hakikatini bilmesine ragmen reddetmesini, o donemde ya§ayan Magribli bilim adamlannm, dogu-lu bilim adamlarma kar§t c;1kma arzusuna baglar. Hatta bu reddedi§, esasmda, Zahiri mezhebiyle diger

dim

mezhepler arasmdaki naslan yorumlama nokta-smdaki ideolojik farkhhga dayarur. Bunu da Zfilliri mezhebinin dayand1gi 11

Nas/ar yeteri derecede ac;zktzr. 11

prensibinin bir sonucu olarak yorumlamak gerekir64.

Zahiri mezhebine gore isiamm hi.ikiimleri hakkmda hic;bir re'y sozkonusu olamaz. Bu mezhebi benimseyenler, ti.im re'y c;e§itlerine kar§I c;1karak; ne ki-yas, ne istihsan, ne mesalih-i mi.irsele ve ne de zerayi' prensibini delil olarak kabul etmi§ler, onlar yalmzca naslar1 kabul etmi§lerdir65. Yine bu mezhebin en onemli temsilcisi ibn Hazm'a gore her nas, yalruzca kendi konusunu c;o-ziimler ve bundan oteye gitmez. Nastan elde edilebilecek bir illet dii§i.ini.ile-mez66.

Ona

gore f1k1hta ve dilde tek saghkh yontem sema olup, ktyas hem

fI-k1hta hem de ctilde saghkh sonuca ula§tlrmaktan uzak bir metottur67.

Sozgeli-~i Zahiri mezhebinin kurucusu Davfid ez-Zfilliri'ye gore 11

Altm veya gi.imii§ kaplardan ic;en kimse (bu ic;i§i ile) Cehennem ate§ini hopi.irdeterek karruna c;eker. 1168 hadis-i §erifi altm ve giimi.i§ kaplardan yenmesini yasaklamaz. Bun-lar bir\)irine kiyas edilemez69.

Yani Zahiri mezhebi, naslarda re'ye, k1yasa, illete, ta'lile, takdir ve te'vile

kar~1dlr70.

ibn Mada'ya gore nahivde te'vile dayanan amil, hazf, takdir vb. yontemler uygulandlgmda Kur'an ve hadis metinlerine de bu kurallar1 uygu-lamak gerekecek. Bu ise Zahiri mezhebinin nass1 esas alan yontemlerine ters di.i§mektedir. Bu sebeple ibn Mada bu yontemlerin nahivden atilmasma c;ag1-nr.

ibn Mada, Muvahhidler Devleti'nin siyasi destegini de almasma ragmen bu c;agns1 ragbet gormemi§tir. <;agda§1 olan ibn Harm en-Nahvi (609/1212),

kendisine Tenzihu Eimmeti'n-Nahv ammd Nusibe ileyhim mine'l-Hata'

ve's-Sehv adl1 eseriyle reddiye yazm1§tlr71• 20. yy.m ba§lannda ise, ibrahim

Mus-tafa, klasik nahvi ele§tirdigi jhydu'n-Nahv adh eserinde, ibn Mada'y1 destek-leyerek amil-ma'mfil nazariyesinin nahivden atilmas1run c;ok yerinde bir i~

olacagim§avunmu§ ve fikirlerinin c;ogunu ibn Mada'nm bu eserinden

alm1§-tir72. Ancak ibfahim Mustafa'run bu eserdeki bir c;ok gori.i§leri de Sevki Dayf

tarafmdan nahve kolayla§tlrma getirmedigi ve bir c;ok ta'

m

ve farazi konulan da beraberinde getirdigi ve konulan kar1§1k sundugu gerekc;esiyle ele~tiril­

mi~tir73.

Giiniimiizde, nahiv ilmindeki problcmlerin c;ogunu, amil nazariyesi ve amil nazariyesinin dogurdugu sonuc;lara baglayan ba§ka ilim adamlar1 da vardir.74 Bunlara gore nahivdeki karma~1kl1giH ve ifade i.isluplanndaki

(10)

zulmanm nedeni funil olgusu olup, funilin zaran sadece nahiv konulanyla s1-mrh kalmay1p, edebi saz sanatlannda da zararh bir Mk.imiyeti vardu75.

Amil nazariyesinin gramerden atllmas1m isteyen giini.imiiz temsilcilerinin

ba~ka gerek9eleri vardlr:

Bunlara gore birincisi amil nazariyesi, modern dilbilim kurallanna uy-maz. Oysa bu savunuculardan ibrahim Mustafa, jhydu'n-Nahv adh eserinde modem dilbiliro.cilerin konuyla ilgili hi9bir gorii~iine yer vermez, fakat "Grameri, bu nazariyeden ve bu nazariyenin egemenliginden kurtarmak, ben-ce 9ok hayuh bir i~ olacaktir." dti~iincesini savunur76•

ikinci gerek9eleri ise ~udur: "Modern dil yontemi, dili kendi dinamigi i<;inde inceler. Aristo mantlg1 ya da felsefenin dil ara~tlrmalarma mudahalesi-ni kabul etmez. Bu nedenle 9agda~ ara~tlrmacllar, Aristo mantlgmm bir sonu-cu olarak dogmu~ olan illetleri, gramerden uzakla~tlrmaya biiyiik ozen goste-rirler. Bu illetler, 9e~itli takdirlerin de olu~masm1 saglayan funil nazariyesinin de ortaya 91kmasmm nedenlerindendir. "77. Ancak funil nazariyesiyle ilgili

ba~hk altmda da dile getirdigimiz gibi, Aristo mant1g1mn nahiv ilmine olan etkileri, amil nazariyesinden ilk bahseden kaynak el-Kitab'tan yakla~1k bir asu sonralandu.

Taha Huseyn'e gore ibn Mada'mn bu 9agns1 bir batlbla~ma hareketi olup, bu 91k1~1 surdiirtilse ve dogunun klasik yontemleri ele~tirilmeye devam edil-seydi Araplann ya~antis1 kokten degi~irdi!78

ibn Mada'mn bu itirazlar1 ve reddiyelerine ragmen nahivciler, eski metodlar1 tizere yapt1klar1 9ah~malar1 9agda~ doneme kadar siirdtirdtikleri, onun bu 9agnsma iltifat etmedikleri gorillfu. Bu kar~1 91k1~lar1 meyvelerini ancak dafia sonraki donemlerde, ozellikle XX. asuda vermeye ba~lam1~, na-hivde yenilik

~y1~ma

giren b·azi ilim adamlanmn ilham kaynag1

ob:pu~tur

79

.

So nm;

Ebu'l-Esved ed-Dueli, ibn Ebi ishak el-Hadrami, el-Ham b. Ahmed, Sibeveyhi gibi dilciler tarafmdan kurulan nahiv sistemine ilk kar~1 91kan dilci ibn Mada olmu~tur. ibn Mada ozelde funil nazariyesine, genelde klasik nah-vin temellerini olu~turan illet, ktyas, takdir, hazf, muteallaklar gibi bir 9ok unsura kar~1 91km1~ ve bunlarm nahiv ilminden 91kanlmas1na davet etmi~tir.

Bu ama9la ele ald1gi eserlerinden yalmzca er-Red 'ala'n-Nuhat adh eseri

gti-niimtize ula~m1~ ve onun fikirleri bu eser vas1tas1yla baz1 9agda~ ilim adamla-nna ilham kaynagi olmu~tur.

ibn Mada, kanaatimizce bu eseri i<;inde bulundugu ortamm bir geregi ola-rak yazm1~ir. ~artlar onu boyle bir 9al1~ma yapmaya itmi~tir. Malikl mezhe-bine ve bu alanda yaz1hm~ eserle toptan bir sava~ a<;lld1g1, bu mezhebe ait f1-k1h eserleriyle felsefeye ait eserlerin yakdd1gi ve reddedildigi, alimlerin sade-ce Kur'an ve siinnete dayanarak fetva vermeleri istendigi bir ortamda, o da amil, ktyas, hazif, takdir, car-mecn1run muteallaklan gibi unsurlann nahivden attlmasma davet etmi~, ancak yerine nasd bir sistem getirilmesi gerektigi ko-nusunda l:ierhangi bir teklifte ,~ bulunmami~tlr. 0 bir baktma Zahiriye mezhebi-nin f1k1h alanmda ger9ekle~tirdigi icraatlan nahiv alanma ta~1mak istemi~,

(11)

YONELiK ELESTiRiLERi

nahiv alimlerinin y1llar boyunca 9ah~arak ortaya koyduklan birikimi kokten

degi~tirme gayreti i9ine girmi~tir.

ibn Mada'mn bu 91k1~1 dogu gramer sistemine bir kar~1 91kl~trr. Bu, biitiln mezhebleri inkar eden ve biittin mezheplere kar~1 91kan Zfilriri mezhebini des-tekleme hareketidir. ibn Mada kendisi Muvahhidler devletinin ba~kad1s1 ol-masma ragmen fik1hta degi~iklik konusunda hi9 bir eser yazmam1~ur. U9 ese-ri de Sibeveyhi vb. dogu nahivcileese-rini hedef alm1~tlr.

ibn Mada ve giintimtizdeki temsilcilerinin nahivde yenilik ve reformdan bahsederken ilk dti~tinceleri, amil nazariyesini nahivden atmak olmu~ur. Na-hivde yenilik ve reform adma hareket eden bu kimseler, sadece amil nazari-yesini nahivden atmak konusunda ugra~ vermi~ler, ama amil nazariyesi na-hivden atilmca nahivde nasil bir sistem kurulmas1 gerektigi yontinde hi9 9aba

gostermemi~ler, nahvin yeniden nastl tesis edilecegi, nahvin nasll okunup nas1l okufolacag1, ref, nasb, cer gibi nahiv olgular1mn nasll birbirinden ayn-lacagi konulannda altematif bir sistem ortaya koyamam1~larchr.80 Hatta amil nazariyesinin nahiv ilminden atilmas1 9agnsmda bulunan bu dilciler de gra-mere dair yazd1klan eserlerinde amil nazariyesine dayanmak zorunda kalilll~­

lardlr.

ibn Mada nahivde degi~iklik i~ine amil nazariyesiyle ba~larm~tir. Halbuki 1000 y1ldan fazladu nahvin en onemli tern el ta~lanndan biri haline gelmi~

olan amil nazariyesini nahivden at1lmas1, nahvin y1kllmas1 demektir.

<;unkti

nahiv ilmindeki konularm 9ogu amilJerle ilgilidir. Nahiv ilminden bu nazari-ye kald1nld1ginda nahiv ol9tilerinin yok olup, kurallarm bozulacagi ve konu-larm birbirine kan~acagi a~ikardlr. Oysa amil, nahiv ilminin olu~umunda ve ogretilmesinde onemli bir yorum gorevi tistlenen zihni ve tasavvuri bir kav~ ramdlr.

Ancak nahivciler ibn Mada'mn gorii~lerine pek itibar etmemi~ler, Sibeveyhi'nin nahvini devam ettirmi~lerdir. Gtintimtizde ise nahvin ve dilin

kolayla~tmlmas1 (teysiru'n-nalw -teysiru'l-luga) 9ah~malannda ibn Mada'run. eserinden de bahsedilir.

Nahiv. ilminin ogretilmesinde bir 9ok zorluklann oldugu ger9egi inkar edilemez.-Ancak. kanaatimizce nahvin kolayla~tlnlmas1 amacma yonelik

9a-h~malarm iki ayn kategoride ele almmas1 gerekir.

Birincisi nahvin kolayla~tmlmas1 9al1~malan evvelemirde ders kitaplanru kapsamal1dlr. Ogrencinin Kur'an ve stinnet ba~ta olmak tizere islam'm tcmel kaynaklar1ru okuyup anlamasma ve bunlardan kopmamasma yard1mc1 olacak ve pratikte kendisine lazrm olacak temel nahiv bilgisini kazanmas1ru saglaya-cak konular tespit edilip, ogrencinin hi9 i~ine yaramayacak farazi bilgiler ve felsefi izahlar ay1klanarak ders kitaplar1run buna gore modem metotlarla tas-nifine gidilebilir.

ikincisi ise Ebu'l-Esved ed-Dueli'den ba~layarak Halil ve Sibeveyhi ba~ta olmak tizere dilcilerin ytizy1llarca (yakla~1k 1300 yll) emek sarfederek, viicu-da getirdigi zengin nahiv ktilliyat1, zor, karma~1k, 9etrefilli, ihtilafl1 vb. s1fat-larla niteleyerek bir kalemde silmek nahiv ilmine yaptlacak en biiyiik zarar olur. Bunlar, kolayla~tlrma ve basitle~tirme, nahivde yenilik gibi adlarla

(12)

lan 9ah~rllalan~d1~mda tutulmahdrr. Tahkik ve talik yoluyla gfuriimuze akta-nlan bu eserler; nahiv alamnda ihtisas yapanlar i9in her zaman temel ba~

kaynag1 olarak korunmah, bu kultfu ve bilgi zenginliginin diger nesillere ak-tannn saglanmahdlf.

1

Soner Gundilzoz, Sibeveyh'te Kelime Yapzsz, Yaymlanmarru~ Doktora Tezi,

Samsun-2002, s. 106; Ali Bulut, Sibeveyh'in el-Kitab'mda Ele Aldzgz Bazz Nahiv Konulan,

i~leme Yontemi Ve Koydugu Kurallar, (Yaymlanmam1~ Doktora Tezi), Samsun, 2003, s. 92.

2

Yakup Civelek, Arap Dilinde i'rdb Olgusu, Ara~tuma Yay., Ankara, 2003, s. 53.

3 Katip <;elebi, Keifu 'z-Zunun, lstanbul, 1971, II, 1179; lsmail Durmu~,

"el-Avamilu'l-Mie" mad., DiA, IV, 106; Ahmed Muhtar Omer, el-Bahsu'l-Lugavi

inde'l-Arab ma 'a Dirdsetin li-Kadiyyeti't-Te'sir ve't-Teessur, Alemu'l-Kutub,

Kahi-re, 1988, s. 147.

4 Ahmet Turan Arslan, imam Birgivi Hayatz Eserlei ve Arap~a Tedisazndaki Yen",

Seha, lstanbul, 1992, s. 156; Durmu~, a.g. e., IV, 106-107.

5 DurmW?,

a.g.e., IV, 106-107.

6 Ahmet T~rari Arslan, "Arap Gramerinde

iki

"Avamil" Risalesi ve Bunlarm

Mukaye-sesi", ilam Ard§tmna Dergisi, Cilt 1, Say12, Temmuz-Arahk 1996, s. 162.

7

Nasr Hamid Ebu Zeyd, "et-Te'vil fi Kitabi Sibeveyh", Elif,

Mecelletu'l-Beldgati'l-Mukdrene, say1 8, Yy, 1988, s. 91.

8 es-Suytiti, Celaluddin Abdurrahman b. Ebi Bekr, Bugyetii 'I-Vu 'dt

fl

Tabakdti

'n-Nahviyyine ve 'n-Nuhdt, n~r. M. Ebu'l-Fazl lbrahim, el-Mektebetu'l-'Asriyye,

Bey-rut, ts., I, 323; ~abanAvd M. el-Ubeydi, en-Nahvu'l-Arabi ve

Mendhicu't-Te'lifve't-Tahlil, Bingazi, 1989, s. 419.

9 lbn F erhun el-Maliki, ed-Dibdcu 'l-Muzheb fl Ma 'rife ti A 'ydni Ulemdi 'l-Mezheb, n~r.

Muhammed el-Ahmedi Eb'u'n-Nur, Daru't-tliras, Kahire, ts., I, 208.

10 lbn Ferhlin, a.g.e., I, 208; F. De la Granja, "lbn Mada", Encyclopaedia of Islam,

Leiden-London, 1979, ill, 855.

11

lbn Ferhun, a.g.e., I, 209,210; es-Suytiti, Bugye, I, 323. 12

lbn Ferhun, a.g.e., I, 209; es-Suytiti, Bugye, I, 323; Mina llyas, el-Kzydsfl'n-Nahv,

Daru'l-Fikr, Dime~k, 1985, s. 144.

13 .

Ibn Ferhun, a.g.e., I, 209.

14 .

Tun Ferhun, a.g.e., I, 209.

15

lbn Ferhlin, a.g.e., I, 210-211; es-Suytiti, Bugye, I, 323.

16 Mina llyas, a.g..e., s. 144. .

17 M. Faruk Toprak, "Reformist Bir Arap Gramercisi: lbn Maza",

AUDTCFDergisi, C XXXVII, S 1-2, Ankara, 1995, s. 208; Hadice el-Hadisi, "el-llletu'n-Nahviyye

ve Meda Zuhfuiha fi Kitabi Sibeveyh", Mecelletu Kulliyyeti'l-Adab ve't-Terbiye,

Kuveyt Dniversitsi, sy. 3-4, 1973, s. 37. 18

lbn Ferhun, a.g.e., I, 211; es-Suytiti, Bugye, I, 323.

19

Es-Suytiti bu eserin adm1 er-Red 'ald'n-Nahviyyfn ~eklinde verir. Bkz. es-Suytiti,

Bugye, I, 323.

(13)

YONELiK ELESTiRiLERi

2

°

Katip <;elebi, a.g.e., I, 494-495; Hulusi Kih9, "ibn Mada", mad., DiA. XX, 164.

21

Hulusi K1h9, bu eserin ad1m el-Aiu~rikfl Isldhi'l-Mantzk ~eklinde verir. Bkz. Kih9,

a.g.e., XX, 164.

22

Kih9, a.g.e., XX, 164.

23 Bu tariffer i9in~bkz. !bn Manzur, Ebu'l-Fadl Cemaluddin Muhammed b. Mukrim,,

Lisanu '/-'Arab, Darn Sadir, Beyrut, ts., XI, 477; Curcani e~-~erit: Ali b.

Muham-med, Kitdbu't-Ta 'rifdt, yy., ts., s. 145; s. 27; el-Cami, Nureddin Abdurrahman,

lvfolld Cami (el-Fevdidu 'z-Ziydiyye) $erhu Kdfiyeti ibni 'l-Hdcib, n~r .. Usame Taha

er-Rifa'i, Daru'l-Kitabi'l-islami, istanbul, ts., I, 37; II, 72; MtitercimAs1m Efendi,

el-Okyam1su 'I-Basil fl Tercemeti 'l-Kdmusu 'l-lvfuhit (Kdmus Tercemesi), I-IV,

is-tanbul, 1304, III, 1458. 24 Civelek, a.g.e. , s. 47. 25 Arslan, a.g.m., s. 163. 26

Abbah, a.g.e., s. 31; Bulut, a.g.e., s. 91.

27

Abbah, a.g.e., s. 31-32; Bulut, a.g.e., s. 91.

28 'Abdulaziz 'Abduh Ebfl Abdullah, el-Ma 'nd ve '1-i 'rdb 'Inde 'n-Nahviyyin ve

Nazariyyetii '/-~4mil, (Ahmed e~-~erbasi'nin takdirni), Trablus, 1982, II, 708;

Mu-hammed Hamase Abdullatit: el-Afdmetu'l-i'rdbiyyefi'l-Cumle beyne'l-Kadim

ve'l-Hadfs, Daru'l-Fikri'l-Arabi, Kahire, ts., s. 174.

29 Sibeveyh, el-Kitdb, I, 92; II, 75-77, 131; III, 63, 94: 30

Zece<lci, Jzdhfl 'ileli'n-Nahv, s. 85; ?? Ebu Zeyd, a.g.e., s. 84.

31

Aristo'rn.m ~iirle ilgili eserini ilk olarak Arap9aya 9eviren bilginin el-Kindi

(252/866) old1i'gu rivayet edilir. Aristo'nun el-Hitdbe (Rhetan·ca) ve Fennu'~-$i 'r

(,4rt Poetica) adh eserlerinin tercemesi de Farabi (339/950) tarafmdan yapilm1~tir.

Bkz. Hac1mtifttioglu, Nasrullah, "Kelamcilar ile islam Felsefecilerinin Belagat ve i' caz ilimlerinin Geli~mesinde Rolleri", A. 0.i.FD., Say1 10, Erzurum, 1991, s. 215.

32

Muhammed el-Muhtar Veledu Ebbah, Tdrihu'n-Nahvi'l-Arabi fi'l-Me§rik ve

A4agrib, Isesco, 1996, s. 555-556; el-'Ubeydi, a.g.e., s. 276.

33

Ahmed Emin, Zuhru 'l-isldm, Beyrut, 1969,. 'III, 95; Abdullatif, a.g. e., s. 176.

34

Abdtilmurnin b. Ali, Endtiltis'te egemen olan Mur§,b1tlar devletiyle bir 9ok sava~lar

yapm1~ ve bu sava~lann 9ogunda onlara tistiin gelmi~tir. Son olarak Merake~'e

gir-mi~ ve Murab1tlar devletinin son kalesini fethetmi~ ve emir ishak b. Ali'yi

oldtir-mi.i~ti.ir. Bkz. es-Said, Muhammed Mecid, e~-$i 'r

fl

Ahdi'l-Murdbitin ve'l-Aiuvahhidfn bi'l-Endelus, Beyri1t, 1985, s. 25.

35

Ebu Muhammed Muhyiddin Abdtilvahid el-Merake~i, n~r. Muhammed Sa'id

el-'Uryan, Muhammed el-'Arabi el-Alemi, el-Mu 'cibfiTelhisi Ahbdri'l-Magrib,

Ka-hire, 1368, s, 278-279; ibn Hallikan, Vefeydtii'l-A 'ydn ve Enbdii'z-Zamdn, Beyrut,

1968, VI, 11; ez-Zehebi, el- 'iber fl Haben· men Gaber, Kuveyt, 1948, IV, 289;

ibnu'l-'Irnad, $ezerdtu'z-Zehebfl Ahbdri men Zeheb, Beyrut, ts., II, 321.

36

Ahmed Emin, f!.g.e .. III, 96; Mina ilyas, a.g.e., s. 144.

37

Ebu Zeyd, a.g.m., s. 95.

(14)

38 Ignaz Goldziher, Zdhiriler Sistem ve Tan"h/en·, <;ev., Cihad Tun9, AotF Yay.,

An-kara, 1982, s. 37.

:19 . ~

- Tun Mada, a.g.e., s. 81. 40

Ebu'l-Abbas Aluned b. Abdurrahman b. Muhammed b Mada, Kitdbu'r-Red

ald'n-Nuhdt, Thk. ~evki Dayf, Daru'l-Mearif, Kahire, ts., s. 76.

41 Sibeveyh, el-Kitdb, n~r. Abdtisselam Muhammed Hamn, Kahire, 1988, I, 13.

42 . ~

Tun Mada, a.g.e., s. 76-77.

43

ibn Cinni, el-Hasdis, n~r. Muhammed Ali en-Neccar, Beyrut, ts., I, 109-110.

44 .

Tun Mada, a.g.e., s. 77.

45

Ebu Zeya, a.g.m., s. 95-96.

46 . ~ -:

Tun Mada, a.g.e., s. 77-78.

47 'Abdulaziz Abduh, a.g.e., I, 31-32.

48 . ~

Tun Mada, a.g.e., s. 78. 49

ibn Mada, a.g.e., s. 78-81.

50 .

Tun Mada, a.g.e., s. 81. 51 Ebu Zehra, a.g.e., s. 554. 52 ibn Mada, a:g.e., s. 81-82.

53

Tirmizi, Sunen, Tefsiru'l-Kur'an, no. 2876.

54 Tirmizi, Sunen, Tefsiru'l-Kur'an, no. 2876.

55 . ~

Tun Mada, a.g.e., s. 81-82. 56

ibn Mada, a.g.e., s. 82-83.

57 ibn Mada, a.g.e., s. 87, 134-135, 137. 58

Ebtl Zeyd, a.g.e., s. 90-91.

59 Sibeveyh, a.g.e., I, 81, 83. Sibeveyh'te ternsil konusuyla ilgili olarak bkz. Bulut, a.g.e., s. 127-128.

60 Ebu Zeyd, a.g.e., s. 92-93. 61 Sibevey~

a.g.e., I,20, 41, 49, 70, 79, 92, 95; II, 75-77.

62

Abdulkadir Rahim el-Hiti, Hasdisu Mezhebi'l-Endelus en-Nahvi

Hildle'l-Kami's-Sdbi 'i'l-Hicri, Bingazi, 1993, s. 187; Abdulvehhab Havmed, "Da'vet ila

Teysiri'n-Nahvi'l-'Arabi", Mecelletu Mecma 'i'l-Lugati '/- 'Arabiyye bi-Dime~k. Say1: 71, Cilt: I, ~am, 1996, s. 206.

63 Muhammed Ebu Zehra, js/am'da hikddi, Siydsi ve Fzkhi Mezhepler Tarihi, 9ev.

S1bgatullah Kaya, Yeni ~afak, lstanbul, ts., s. 573; el-Hiti, a.g.e., s. 29. 64

Ebtl Zeyd, a.g.m., s. 94.

65 Ebu Zehra, a.g.e., s. 523. 66

Ebu Zehra, a.g.e., s. 568-569.

67

Tticcar, Zulfikar, "K1yas" mad., DjA, XXV, 539.

68 M' tis 1m, a z , 1 as, no. . S h~h L'b~ 2 69

Goldziher, a.g.e., s. 38. 70

Zahiri mezhebi te'vili reddetmesine ragmen lbn Hazm baz1 kelami konularda te'vile

gitmi~tir. Ona gore "ve cde Rabbuke" ayeti (Fecr 89/22), "ve cde emru Rabbike"

takdirindedir. Goldziher, a.g.e., s. 132.

(15)

YONELiK ELESTiRiLERi

71

ibn Ferhun, a.g.e., I, 210; es-Suyfiti, Bugye, I, 323; Katip <;elebi, a.g.e., I, 494-495.

72

Selami Bakirc1 - Kenan Demirayak, (Ba~langu;tan Giiniimiize) Arap Dili Grameri

Tarihi, Erzurum, 2001, s. 175; er-Racihi, a.g.e., s. 219. (ibrahim Mustafa'nm bu

eseri Muhammed Arafe tarafmdan en-Nahv ve'n-Nuhdt beyne'l-Ezher ve'l-Cdmi 'a

adh eserle tenkit edilmi§tir.)

73

Ebbah, a.g.e., s. 566-567; $evki Dayf, "Teysiru'n-Nahv", !vfecelletu Mecma

'i'l-Lugati'l-~4rabz);ye, Cilt, 27, Kahire, May1s, 1981, s. 110.

74

ibn Mada'nm bu 9abalan ibrahim Mustala, $evki Dayt: Abdulmute'al es-Su'aydi, Emin el-Hlili gibi dilciler tarafmdan desteklenirken, Abbas el-Akkad, Ali en-Necdi Nasif Abbas Hasan, Ahmed Mekki el-Ensari, Muhammed Ahmed Arafe gibi

dilci-ler amil nazariyesini savunarak ibn Mada'ya kar§l 91lan1§lardir.es-Sertavi, a.g.e., s.

140-143; 'Abbas Hasan, en-Nahvu'l-Vdfi, IV, 73; 'Abduh er-Racihi, Duras

fi'l-lvfezdhibi'n-Nahviyye, Daru'n-Nahdati'l-'Arabiyye, Beyrut, 1980, s. 220; 'Abdulaziz

'Abduh, a.g.e., (Ahmed e§-$erbasi'nin takdimi), I, 6; 'Abdullatif, a.g.e., s. 194.

75 'Abdulli;ttif, a.g.e., s. 176. 76 'Abdu1latif: a.i.e., s. 191. 77 Abdullatif, a.g.e., s. 193. 78 R·' "hA 219

er- ac1 i, a.g.e., s. . 79

Bakirc1-Demirayak, a.g.e., s. 162.

80

MlSlr' da 1945 y1lmda Milli Egitim Bakanhg1 ve Arap Dil Kurumu, ibrahim Musta-fa'mn g6rii§lerinden de yararlanarak, ortak komisyonla ok.'Ullarda yeni bir sistemle, yeni ders kitaplan telif ettirmi§ler, ancak bu yeni kitaplar birka9 sene okutulduktan sonra tekrar eskiye dontilmii~tlir. Day±: a.g.m., s. 111.

Referanslar

Benzer Belgeler

Eradication of Helicobacter pylori infection in primary low grade gastric lymphoma of mucosa associated lymphoid tissue.. Savro A, Franzin G, Watherspoon AL,

B al mada Kili li M allim Rifa n Dede Kork ne rinde er alan hik eler al me in, M afa Rahmi nin Korkud Atan n Kitab : Evvel Zamanda adl e erindeki Dede Kork ka nakl hik eler

128 Sebepler vesilesiyle yaratılan her şeyin de nihayetinde ilahi bir tecelli olduğunu İbn Arabî şu şekilde ifade eder: “Allah‟ın belirli bir sebep

Şerhler, bir ilim sahasında şöhret kazanmış genellikle muhtasar metinlerdeki bir takım meseleleri açıklamak amacıyla kaleme alınan eserlerdir. Şerhlerin ortaya

Deneysel olarak belirlenen propiyonik asit-su-n- amil alkol ve propiyonik asit-su-n-amil asetat üçlü sistemlerine ait denge verileri, UNIFAC metodu ile bulunan

Evrenin meydana gelişi, yapısı ve işleyişi mevzuunda dinlerin ileri sürdükleri Tanrı-evren ilişkisi, pozitif bilimlerle tespit edilen tabiat kanunları ve Sudûr

‹ki saat sonra, renal fonksiyonlar›n›n Özet: Asplenik hastalarda Streptococcus pneumoniae gibi kapsüllü bakteriler ile infeksiyon riski artm›flt›r.. Streptococ- cus