• Sonuç bulunamadı

Hazreti peygamberin alemdarı Eyüp Sultan İstanbul önlerinde

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Hazreti peygamberin alemdarı Eyüp Sultan İstanbul önlerinde"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Eyüp Sultan Camii

Hazreti peygamberin alemdarı

E Y Ü P S U L T A N

İstanbul önlerinde

İstan b u l’un her Türk tarafından is­ mi bilinen tek semti Eyüp’tür. Bu sem­ te Eyüp denilmesinin sebebi, Eba Eyüp Zeydoğlu H alit’in burada nurdan bir türbe içinde yatm akta olm asıdır. Eme- vi halifelerinden Ebu Süfyanoğlu Mua- viye zam anında (H. 50 veya 52) Muavi- ye’nin oğlu Yezit’in kum andası altında büyük bir Arap ordusu İstanbul önle rinde görünm üştü. Bu orduda Abbasoğ- lu Abdullah, Yezitoğlu Abdullah, îbni Zübeyr, Eba Eyüp Zeydoğlu Halit gibi sahabeler de (*) vardı. Arap ordusu elli

M. Halit Bayrı

bin kadar askerden ibaretti. B unlar iki yüz bin parça kayıkla önce Rodos lima­ nına, oradan da İstan b u l’a gelmiş idi­ ler. Arap ordusu şehri sarm ış, savaş al­ tı ay sürm üştü. Zeydoğlu Halit işte bu altı ay içinde kaza oku ile şehit düş­ müştü.

Başka b ir rivayete göre, Arap ordu­ sunda bulunan Eba Eyüp, savaş sıra­ sında ishale tutulm uş, hastalığı gittik­ çe şiddetlenm işti. Öleceğini anlıyan bu

(*) Hz. Peygamberin arkadaşları. 21

(2)

büyük adam , ordu kum andam Muaviye- oğlu Yezit’i ve ordunun ileri gelenleri­ ni yanına çağırmıştı. Öldüğü zaman kendisinin İstanbul sûrlarına pek yakın b ir yere gömülmesini vasiyet etm işti.

Bba Eyüp vefat edince vasiyetine 'u­ yularak cesedi sûrların yakınında hazır­ lanan m ezara konulm uştu. BizanslIlar, gece Zeydoğlu H alit’in kabrinden nu r yükseldiğini görüp şaşalam ışlardı. Sa­ bah olunca im parator, Arap ordusuna hususi b ir elçi göndermiş, sûrların ya­ kınında görünen n urun ne olduğunu sordurm uştu. Araplar hâdiseyi çekin­ m eden anlatm ışlardı. Bunun üzerine im parator, Eba Eyüp’e b ir türb e yapıl­ m asını ve kabrinin baş ucunda dört kandil yakılm asını em retm işti. Bundan sonra BizanslIlar her sıkıldıkları zaman Eba Eyüp’ün ruhundan yardım istem iş­ lerdi. H attâ kabrin ayak ucunda çıkan suyu akıl hastalığının tedavisi için kul­ lanm ışlardı.

Arap ordusu başarı gösterip şehri dü- şürem em işti. O yıl kış da şiddetli oldu­ ğundan asker arasında dedikodu çoğal­ m ıştı. Ordudaki herkes «Fetihten vaz­ geçelim, h araç alalım,» diyor ve bu dü­ şüncede ısra r ediyordu. Ordunun ba­ şında olanlar, aralarında uzun uzadıya konuşm uşlar, fetihten vazgeçmeyi ve haraç almayı kararlaştırm ışlardı. İstan ­ bul im p arato ru da güç durum da oldu­ ğundan haraç vermeyi sevinçle kabul etm işti.

Arap ordusu savaşı bırakm ış, bu m ü­ nasebetle ordudaki sahabeler, «Buraya kadar gelmişken İstan bul’a girip Aya- sofya’da iki rekât nam az kılalım,» de­ mişlerdi. Bunun için im paratordan izin alm ışlardı. Eba Eyüp bin kadar asker­ le kalenin altına gelmiş, Bizanslılar’dan rehine alm aksızın korkusuz ve tered­ dütsüz şehre girmişti. Gerek kendisi, gerekse askerleri Ayasofya’da ikişer re­ kât namaz kılm ışlar, Ayasofya'nın İs- lâm lar için ibadet yeri olmasını Allah’­ tan dilemişlerdi.

Ayasofya’dan çıkıp civarda dolaşır­ ken papazların tahrikiyle BizanslIlar m isafirlerini öldürm ek kararını verm iş­ lerdi. Askeri aldatm ak m aksadiyle ziya­ fetler tertip etm işler. «Şehri görünüz,» diye E dirnekapısı’na doğru g ötürürler­ ken onlara saldırm ışlardı. Göz açıp ka­ payıncaya kadar Bizanslılar’ın çoğu ye­ re serilm işti. Ne çare ki Arap askeri pek azdı. Bununla beraber çarpışm a üç sa­ atten fazla sürm üştü. Damlardan, baca­ lardan, pencerelerden BizanslI kadınlar ve çocuklar, M üslüm anlar'a ateş yağdır­ m ışlardı. Araplar vuruşa vuruşa îğrika- pı'ya gelmişler, kapıcıları ve bekçileri öldürm üşlerdi. Eba Eyüp Eğrikapı’dan çıkarken atılan b ir taşla yaralanm ış, ö ­ teden beri biraz da rahatsız olduğun­ dan, b u vesile ile hastalığı şiddetlenm iş, nihayet şehitlik şerbetini içmişti. Bi­ zanslIlar Eba Eyüp’ün şehit düştüğünü işitince Arap ordusuna şu haberi yolla­ m ışlardı:

— «Ey garip M üslüm anlar, sağ iken kalkıp b uradan gidiniz, yoksa Isa uğru­ na hepinizi kırar, başbuğunuzun cese­ dini bulup yakarız.»

Araplar da Bizanslılar’a şu cevabı ver­ m işlerdi:

— «Siz başbuğum uzun öllisüpü ateş­ te yakacak olursanız, biz de elimizdeki yüz bin esirinizi ve halifemizin yamn- ki rehinelerinizi ateşe atarız.»

BizanslIlar M üslüm anlardan bu ceva­ bı alınca halifeye ve başbuğlara tü rlü hediyeler gönderm işler, kararlaştırılan haracı da teslim etm işlerdi. Araplar Eba Eyüp’ü Eğrikapı yakınında b ir m eşelik­ te hazırladıkları kabre bırakm ışlar, kab­ rin üzerine ölüm tarihini gösteren b ir taş koymuşlar, ondan sonra İstanbul sûrları önünden ayrılm ışlardı.

FATİH, EBA EYÜP’Ü ARIYOR Fatih, 1453 tarihinde büyük ordusu ile İstanbul önüne geldiği zaman bü tün bu rivayetleri bliyor, Eba Eyüp’ün kab­ rin i bulm ak istiyordu. İstanbul fetho-22

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Strese giren çekirgelerin şekerli şeyler yemesi, streste olmayanlara göre karbonca daha zengin fakat azotça daha fakir besinler almaları anlamına geliyor.. Bu arada vücutları

Bu sav, biçimsel olarak sağlam olsa da ve evrim bilimciler daha üst seviyede seçilimin ara sıra ger- çekleştiğini düşünseler de, çoğu biyolog doğal seçili- min

As an indicator of capital structure, the leverage ratios are utilized such as debt to equity, short-term debt to total assets, long-term debt to total assets, financial

fiimdiye kadar bilim adamlar› böceklerin sokmad›¤› kiflilerin vücut kokular›nda baz› kimyasal maddelerin eksik oldu¤unu düflü- nüyorlard›.. ‹flte Rothamsted

saya göre bir yer Thrihi Sit, Doğal Sit, Ar­ keolojik Sit veya Kentsel Sit alanı olarak saptanırsa, burada imar planı uygulaması durdurulur.. İlgili koruma kurulu

Bu birikimi sağlamak için önce gerçek hayattaki nokta, doğru, düzlem gibi varlıkları so- yutlayıp kuramsal kavramlar olarak düşünmek ve sonra idealize edilmiş bu

layan Anlı 1933 yılında Batı akımlarım ilk defa Türkiye’ye getiren D Grubu ku­ rucularına katıldı, Ressam, 1947 yılında Paris’e gitti.. Paris’te Jean

Bu billur gibi ses Boğaz kıyılarını yalayarak titreye titıeye sularda sö nerken, biz duygularımızı aydan bile kıskanır gibi gözlerimizi yumar, kendi mizden