• Sonuç bulunamadı

17. Yüzyılın İkinci Yarısında Antakya Kazasında İskân ve Nüfus (1678/1089 Tarihli Avârız-Hâne Defterine Göre)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "17. Yüzyılın İkinci Yarısında Antakya Kazasında İskân ve Nüfus (1678/1089 Tarihli Avârız-Hâne Defterine Göre)"

Copied!
30
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

17. YOZYILIN ~KINCI YARISINDA

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS

(1678/1089 Tarihli Avânz-Hâne Defterine Göre)

ENVER ÇAKAR* Giri~~

Osmanl~~ tarihinin temel kaynaklar~n~n büyük ço~unlu~unu vergi verebi-lecek nüfusun tespitini sa~layan ve say~m sonuçlar~ n~~ içeren Tahrir Defterleri olu~turmaktad~ r'. 15. ve 16. yüzy~llarda haz~rlanm~~~ olan, fakat 17. yüzy~lda da baz~~ örneklerini gördü~ümüz bu defterler, Osmanl~~ Devleti'nde timar sis-teminin uyguland~~~~ topraklardaki vergilendirilebilir ekonomik faaliyetlerin ve insan kaynaklar~n~n yerinde tespit ve kayd~n~~ içermesi aç~s~ndan bizlere is-tatistiksel analize uygun en zengin say~sal verilen i sunmaktad~rlar. Klasik tah-rir gelene~inin bir t~zanns~~ olarak 17. yüzy~ ldan itibaren düzenlenmi~~ olan avânz-hâne ve cizye defterleri de dönemin demografi tarihi aç~s~ndan ol-dukça önemli kaynaklard~r 2.

Avânz-h 'ane ve cizye defterlerini kaynak almak suretiyle yap~lan çal~~ma-lar~n son zamanlarda büyük bir ivme kazanm~~~ olmas~~ tarihçili~imiz aç~s~n-dan oldukça sevindiricidir. Bunlar~n bir bölümü avânz vergisi ile avânz-hâne

* F~ rat Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Ö~retim Üyesi/Elaz~~. I Tahrir ve tahrir defterleri hakk~ nda ayr~ nt~ l~~ bilgi için bkz. Halil ~nalc~ k, Hicri 835 Tarihli Süret-i Defter-i Sancak-i Arvanid, Ankara, 1987; Ö. !Atl~~ Barkan, "Tahrir Defterlerinin istatistik Verimleri Hakk~nda Bir Ara~t~rma", IV. Türk Tarih Kongresi, Ankara 10-14 Kas~m 1948, Ankara, 1952, s. 290-294; Ayn~~ yazar, "Tarihi Demograf~~ Ara~t~rmalar~~ ve Osmanl~~ Tarihi", Türkiyat Mec~nuas~, X, (1951-1953), s. 1-24; Ayn~~ yazar, "Türkiye'de imparatorluk Devirleri~~i~~~ Büyük Nüfus ve Arazi Tahrirleri ve Hâkana Mahsus istatistik Defterleri (I)", ~C~F71/1, II/1 (1940), s. 20-59, Feridun M. Emecen, "Sosyal Tarih Kayna~~~ Olarak Osmanl~~ Tahrir Defterleri", Tarih ve Sosyoloji Semineri, 28-29 May~s 1990, Bildiriler, ~stanbul, 1991, s. 143-156; Mehmet Öz, "Tahrir Defterlerinin Osmanl~~ Tarihi Ara~t~rmalar~ nda Kullan~l~nas~~ Hakk~nda Baz~~ Dü~ünceler", Vak~ flar Dergisi, XXII (1991), s. 429-439; Ayn~~ yazar, "Tahrir Defterlerindeki Say~sal Veriler", Osmanl~~ Devleti'nde Bilgi ve istatistik, (derleyenler: Halil ~ nalc~ k, ~evket Pamuk), T.C. Ba~bakanl~ k Devlet istatistik Enstitüsü, Ankara, 2000, s. 16-27; Kemal Çiçek, "Osmanl~~ Tal~rir Defterlerinin Kullan~ m~ nda Görülen Baz~~ Problemler ve Metod Aray~~lar~", Türk Dünyas~~ Ara~t~rmalar~ , 97 (A~ustos 1995), s. 93-111; Margaret L. Venzke, "The Ottoman Tahrir Defterleri and Agricultural Productivity", Osmanl~~ Ara~t~rmalar~ , XVII (1997), s. 1-61.

2 Oktay Özel, "Avar~z ve Cizye Defterleri", Osmanl~~ Devleti'nde Bilgi ve istatistik, (der. Halil ~ nalc~k, ~evket Pamuk), T.C. Ba~bakanl~ k Devlet istatistik Enstitüsü, Ankara, 2000, s. 35.

(2)

ve cizye defterlerinin önem ve güvenirli~i hususundaki tart~~malar~~ içerir-ken3, bir bölümü de muayyen bir bölgeyi esas alan çal~~malard~r 4.

Avânz, Osmanl~~ ~mparatorlu~u'nda, Tanzimat'~n ilan~na kadar, fevka-lâde hallerde ve bilhassa sava~~ masraflar~n~~ kar~~lamak üzere, hükümdar~n emri ile, halk~n do~rudan do~ruya devlete vermeye mecbur tutuldu~u her türlü hizmet, e~ya ve para ~eklindeki vergilere verilen isimdir5. Avânz-~~ divâ-niye ve tekâlif-i örliye olarak da adland~r~lan bu çe~it vergiler, 15. ve 16. yüz-y~llarda ihtiyaç halinde halktan toplanmakla birlikte, bunun için tahrir def-terlerinden müstakil olarak ayr~~ defterler düzenlenmemi~tir. 17. yüzy~la ge-lindi~inde Celali isyanlan ve timar sisteminin bozulmas~~ gibi sebeplerle art~k önemini yitirmi~~ olan ve o devrin ~artlar~nda gerçekle~tirilmesi pek güç olan klasik tahrirler yerine avânz ve cizye tahrirlerinin yap~lmas~~ daha uygun gö-rülmü~tür 6.

Osmanl~~ ~mparatorlu~u'nda 17. yüzy~ldan itibaren memleketin yeti~kin erkek nüfusu fert fert tahrir edildikten sonra avânz vergisine esas olmak üzere bir tak~m vergi birliklerine ayr~l~rd~. Genellikle her eyaletteki kazalara 3 Ömer Lütfi Barkan, "Avânz" mad., ~slam Ansiklopedisi, II, s. 13-19; Halil Sahillio~lu, "Avânz", TDV ~slam Ansiklopedisi, IV s. 108-109; Linda T. Darfing, Revenue-Raising and

Legitimacy. Tax Collection and Finance Ad~~~inistration in the Ottoman Empire, 1560-1660,

Leiden, 1996; Ayn~~ yazar, "Avanz Tahriri: Seventeenth and Eighteenth Century Survey Registers", Turkish Studies Association Bulletin, 10 (1986), s. 23-26; Avdo Suçeska, "Die Entwicklung des Besteuerung durch die 'Avariz-i divânlye und die örfiye' im Osman ischen Reich wahrend des 17th und 18th Jahrhunderts", Südost Forschungen, 27 (1968), s. 89-130; Rifat Özdemir, "Avânz ve Gerçek-Hâne Say~lar~n~n Demografik Tahminlerde Kullan~lmas~~ Üzerine Baz~~ Bilgiler", X. Türk Tarih Kongresi, Ankara, 22-26 Eylül 1986,

Kongreye Sunulan Bildiriler, IV, Ankara, 1993, s. 1581-1613; Bruce McGowan, "Osmanl~~ Avanz-Niizül Tesekkülü 1600-1830", VIIL Türk Tarih Kongresi Ankara 11-15 Ekim 1976, c. II, Ankara, 1981, s. 1327-1332; Oktay Özel, "Avanz ve Cizye Defterleri", s. 35-50; Ayn~~ yazar, "17. Yüzy~l Osmanl~~ Demografi ve ~skân Tarihi ~çin Önemli Bir Kaynak: Mufassal Avânz Defterleri", XIL

Türk Tarih Kongresi, Ankara, 12-16 Eylül 1994, Kongreye Sunulan Bildiriler, III, Ankara, 1999,

s. 735-743.

4 Feridun M. Emecen, "Kayac~k Kazas~= Avânz Defteri", Tarih Enstitüsü Dergisi, 12 (1981), s. 159-170; Mehmet Ali Ünal, "1056/1646 Tarihli Avânz Defterine Göre 17. Yüzy~l Ortalar~nda Harput'', Belleten , LI/199 (1987), s. 119-129; Mustafa Öztürk, "1616 Tarihli Halep Avânz-hâne Defteri", OTAM, 8 (1997), s. 249-293; Münir Aktepe, "XVII. Asra Ait ~stanbul Kazas~~ Avânz Defteri", ~stanbul Enstitüsü Dergisi, III (1957), s. 109-137; Haim Gerber, Economy and

Society in an Ottoman City: Bursa, 16004700, Jerusalem, 1988; Turan Gökçe, XVL ve XV1L Yüzy~llarda Liz~layye (Denizli) Kazâs~, Ankara, 2000; Mehmet Öz, "Bozok Sanca~~'nda ~skân ve

Nüfus (1539-1642)", XIL Türk Tarih Kongresi, Ankara, 12-16 Eylül 1994, Kongreye Sunulan

Bildiriler, III, Ankara, 1999, s. 787-794.

5 Ö. Lilta Barkan, "Avânz" mad., s. 13.

(3)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS 433 göre tespit edilmi~~ olan bu vergi birliklerine "avâr~z-hânesi" denirdi. 15. ve 16. yüzy~llarda bir avâr~z-hânesi bir gerçek hâneye tekabül ederken 7, 17. yüz-y~lda birden fazla gerçek hâneyi yani aileyi ifade etmeye ba~lam~~ urs. Bu hâ-neler tespit edilirken, m~nukan~n zenginli~i, halk~n ~ehirli, köylü, göçebe ve muhacir olup olmad~~~, dükkân, ev ve tarla miktar~~ gibi bir tak~m kriterler de göz önünde bulundurulurdug.

Devlet, herhangi bir sebepten dolay~~ ihtiyaç duyulan para ya da mallar~n yekûnunu tespit ettikten sonra, bu yekünu memleketin umum avânz-hânesi adedine taksim eder ve her m~nukan~n kad~s~na hükümler göndererek, o m~nt~kadaki avâr~z-hânelerine göre hesaplanm~~~ miktarlarda avânz-~~ divâni-yenin toplanmas~n~~ emrederdi. Neticede, bu suretle üzerine para, arpa, sa-man veya herhangi bir hizmet sal~nm~~~ olan köy veya mahalle halk~~ toplan~r ve aralar~nda her birinin iktidar ve haline göre vergiye i~tirak hissesini tayin ederlerdi. Halk, gücü nispetinde âlâ, evsat ve ednâ olarak, muhtelif derece-lerde teklife i~tirak ettirilir ve iktidar~~ olmayanlar~n hissesi de zenginler tara-f~ndan temin edilirdii°. Öyle ki, fakir halk~~ bu vergi yükünden kurtarmak maksad~yla baz~~ hay~r sahipleri taraf~ndan avâr~z vak~flar' dahi kurulmu~tu ". Esasen, avânz vergisi fevkalâde durumlarda al~nan vergiler olmas~na ra~men, ardarda yap~lan sava~lar zamanla onu da normal vergiler haline getirmi~tir". IV. Murad devrinin sonuna do~ru y~ll~k nakdi vergi ~eklini almaya ba~lam~~~ olan avâr~z vergisi, daimi olmakla kalmay~p üstelik daha da a~~rla~m~~ur".

Sefer zamanlar~nda devletin külliyetli miktarda paraya ihtiyaç duymas~~ halinde bir bölgedeki avâr~z-hânelerinin say~s~~ artur~labildi~i gibi, mali yön-den rahatlad~~~~ zamanlarda ise, bölge halk~n~n feryat ve istekleri de dikkate 7 Feridun M. Emecen, XVI. As~rda Manisa Kazas~, Ankara, 1989, s. 123-24, not: 43; Oktay Özel, "Avar~z ve Cizye Defterleri", s. 37.

Lütfi Barkan, avâr~z-hânesini 3-15 evden olu~an bir vergi ünitesi olarak ifade etmektedir ("Avânz" mad. s. 13). Bursa örne~inde de görülece~i üzere, 17. yüzy~l~n ba~lar~nda 2,2 gerçek hâne bir avâr~z-hânesine kar~~l~k gelirken bu oran tedrici olarak arur~larak ay~~~~ yüzy~l~n sonlar~nda 8,6 aileye kadar ç~karulm~~ur (H. Gerber, Ayn~~ eser, s. 8-9). Dolay~s~yla, bir bölgenin toplam avâr~z-hâne say~s~~ sürekli olarak sabit kalmay~p, zamana ve ~artlara göre de~i~ebildi~inden avâr~z-hânesi tayininde kullan~lan rakamlar da genelle~tirilemez (Feridun M. Emecen, XVL As~rda Manisa Kazas~ , göst. yer).

Lütf~~ Barkan, "Avânz" mad., s. 13. Barkan, "Avâr~z" mad., s. 15.

~~~ Halil Sahillio~lu, "Avârtz" mad., s. 109.

12 Nitekim 828 milyon akçelik 1692 y~l~~ bütçesinin 188 milyon akçesini avâr~z vergisi te~kil ediyordu (Sahillio~lu, "Avâr~z" mad., göst. yer.).

13 Bruce McGowan, "Osmanl~~ Avar~z-Nüzül Te~ekkülü 1600-1830", s. 1327-1328.

(4)

al~narak, yeniden tenziller yap~l~rd~". Di~er taraftan, halk~n tamam~~ ava.' ~z vergisini ödemeye mecbur olmay~p, askeri s~mfiarla ilmi ve dini baz~~ mans~p-lar~n sahipleri, derbendci, tuzcu, çeltükçü, köprücü, madenci, menzilci, or-takç~, katranc~~ ve do~anc~lar ile baz~~ valufiann reâyâs~~ bu çe~it vergilerden muaf tutulmu~lard~ls.

Avânz-hâne defterleri mufassal ve icmal olmak üzere iki çe~ittir16. Mufas-sal avânz defterlerinde imparatorluk topraklar~nda hem k~rMufas-sal alanda hem de kentlerde ya~ayan bütün rey â ve askeri s~n~fa mensup olanlar, "hâne" ve "mücerred" esas~na ve ekonomik güçlerine göre derecelendirilerek defter-lere kaydedilmi~lerdir17. Kad~lar~n nezaretinde yap~lan mufassal tahririn gönderilmesiyle, merkezde yap~lan hesaplamalar neticesinde belirlenen hâne say~lan ve vergi oranlar~~ yeni haz~rlanan icmâl deftere de kaydedifirdi'8. ~cmal defterlerde, mahalle ve köylerin isimleri tek tek belirtilip toplam ava-nz-hâneleri kar~~lar~nda verilirdi. Fakat, imparatorluk geneline mahsus olan icmal defterlerde, eyalederin kasaba ve köylerine hiç de~inilmeden, sadece kazalar~n~n avânz-hânesi toplam~na yer verildi~i görülmektedir19.

Mufassal avânz-hâne tahrir defteri mevcut olmayan yerler için, sadece icmâl avânz-hâne defterlerini kullanarak nüfus tahminlerinde bulunmak pek mümkün görünmemektedir. Çünkü, avâr~z-hânesi, yukar~da da bahset-ti~imiz gibi, birkaç evden olu~an bir vergi ünitesini göstermekte ve zaman~n icaplar~na göre artmakta ya da azalmaktad~r. Bundan dolay~, bir bölgenin gerçek nüfusunu bulmak için, avânz defterinde baz~~ sa~lam veriler aranma-l~d~r. Bu cüMleden hareketle, kaç evin bir avânz-hânesi oldu~unun bilinmesi gerekti~i gibi, avânz-hâ'nelerinden kaç tanesinin baz~~ hizmetlerinden dolay~~ bu mükellefiyetten muaf tutulduldarm~n da bilinmesi gerekir. Bu bak~mdan,

14 Harput ve Ankara' örnekleri için bkz. Rifat Özdemir, "Avânz ve Gerçek-Hâne Say~lar~n~n

Demografik Tahminlerde Kullan~lmas~~ Üzerine Baz~~ Bilgiler", s. 1581-1613. Ayr~ca, halk~n perakende ve peri~an olmas~ndan dolay~~ a~~rla~an avâr~z vergisinin yeniden tayin ve tespitine dair Denizli örne~i içjn bkz. Turan Gökçe, Ayn~~ eser, s. 14.

15 ~O. Lûtfi Barkan, "Avânz" mad., s. 15; Linda T. Darling, Revenue-Raising and Legid~nacy..., s. 27, 88-89.

15 Oktay Özel, "17. Yüzy~l Osmanl~~ Demografi ve ~skkn Tarihi ~çin Önemli Bir Kaynak...", s.

738; Bruce McGowan, "Osmanl~~ Te~ekkülü 1600-1830", s. 1330; Turan Gökçe, Ayn~~ eser, s. 13.

17 Oktay Özel, "17. Yüzy~l Osmanl~~ Demografi ve ~skân Tarihi ~çin Önemli Bir Kaynak...", s.

739.

15 Turan Gökçe, Ayn~~ eser, s. 13.

19 Bu çe~it defterlere iki ayr~~ örnek için bkz. Ba~bakanl~k Ar~i~i (=BA), Maliyeden M~ldevver (=MAD), nr. 3847; BA, MAD, nr. 2989.

(5)

ANTAKYA KAZASINDA ~SKAN VE NÜFUS 435 incelememize konu olan 1678 tarihli Haleb eyaleti avar~z-hane defteri ol-dukça zengin bilgileri ihtiva etmektedir. Mesela, Antakya ~ehrinin gerçek hane say~s~~ bu zamanda 1.614 olup, bunun 1.356's~~ avar~z-zadegan, 258'i de avar~zdan muaft~r. Avar~za dahil olan 1.356 gerçek hanenin her 5 tanesi bir vergi ünitesi (avar~z-hanesi) olarak al~nd~~~ndan avar~z-hanesi toplam~~ 271 olarak tespit edilmi~tir. Fakat, avar~z-hanelerinin 200'ü Antakya menzilcileri2° oldu~undan ve bunlar da avar~zdan muaf tutulduklar~ndan dolay~~ neticede Antakya ~ehrinin avar~z-hanesi toplam~~ 71'e inmi~tir2°. ~ayet, bu teferruat bi-linmeden, sadece 71 rakam~~ esas al~narak ve baz~~ katsay~lar kullanarak tah-mini nüfus hesaplamalar~~ yap~lacak olunur ise elde edilecek sonuçlar da ta-bii olarak hatal~~ ve yan~lt~c~~ olacakt~r.

Avar~z-hane defterlerinin tedkiki, Osmanl~~ imparatorlu~u dahilindeki ~ehir ve k~rsal alanlar~n iskân ve nüfusunun tespiti aç~s~ ndan büyük ehemmi-yet arz etmektedir. Bu konunun öneminden hareketle, yapt~~~m~z bu çal~~-mada, "1678/1089 tarihli Haleb eyaleti mufassal avar~z-hane defteri"nde yer alan bilgiler ~~~~~ nda Antakya kazas~n~n 17. yüzy~l~n ikinci yar~s~ndaki ma-halle ve köyleri ile bu yerlerin nüfusu tespit edilemeye çal~~~lm~~ur. Ayr~ca, bir mukayese yapabilmek maksad~yla, Antakya kazas~n~n avar~z-hane kay~tla-r~n~n yer ald~~~~ ba~ka defterler de bu çal~~mada yeri geldikçe kullan~lm~~t~r.

1. 1678/1089 Tarihli Avâxtz-Hârte Defteri

Bahis konusu defter, Ba~bakanl~k Ar~ivi Maliyeden Müdevver Defteri er Tasnifi'nde 678 numarada kay~ tl~d~r. Ayr~ca, bu defterin, yine ayn~~ ar~ivde Kan' ~il Kepeci Mevkufat defterleri tasnifinde 2684 numarada kay~ tl~~ bir icmâl defteri de vard~r. Mufassal defterin tamam~~ 556 sayfa olup, Antakya kazas~, defterin 2-147. sayfalar~nda yer almaktad~r. 1678/1089 tarihli olmakla bir-likte, bu iki defter (mufassal ve icmal), 1698-99/1110 y~l~na kadar yap~lan de~i~iklikleri de ihtiva etmektedirler.

20 Osmanl~~ ~mparatorlu~u'nda vergilerin vaktinde toplanmas~, asker sevki ve benzeri bütün sorunlar~n çözümü ço~u kez merkezden gönderilen emirlerle yap~lmaktayd~. ~~te bu emir ve fermanlar~n istenilen yere zaman~nda ula~t~ r~lmas~~ için ana yollar~ n geçti~i ~ehir ve kasabalarda uygun arahldarla "Menzilhane" denilen durak evleri yap~lm~~~ olup (Musa Çad~rc~, "Posta Te~kilât~~ Kurulmadan Önce Osmanl~~ ~mparatorlu~u'nda Menzilhâne ve Kirac~ba~~l~ k",

VlII. Türk Tarih Kongresi, Ankara 11-15 Ekim 1976, Ankara, 1981, s. 1359), bu hizmetle

görevlendirilenlere de "Menzilci" denilmektedir.

(6)

Mufassal avâr~z-hâne tahrir defterinde, mahalle ya da köyün ismi

belir-tildikten sonra, o yerin vergi nüfusunu meydana getiren re'âyâ, askeri

(yeniçeri, sipahi ve cebeci), seyyid, imam, çavu~, timâr ve zeâmet erbab~~ gibi

sosyal gruplar~n her biri ayr~~ ba~hklar alt~nda ve ismen zikredildi~i gibi, bu sosyal gruplar~n her birinin toplam say~s~~ ile mahalle ve köylerin toplam

nü-fusu da ayr~~ ayr~~ belirtilmi~tir. Antakya ~ehri nünü-fusu gösterilirken "beyt" (=ev)

ile muhtelif say~larda ev, oda ve kulübelerden olu~an ve ortak kullan~m

alan-lar~na sahip olan "kaysarhk" ve "hav~" esas al~nm~~; bunlar~n kimlere ait

ol-du~u ve evlerde kimlerin sâldn olol-du~u ayr~~ ayr~~ gösterildi~i gibi23, harap du-rumda olan evlerin sahipleri de ifade edilmi~tir. Köylerde ise; sosyal gruplar ayr~~ ba~l~klar alt~nda, fakat bu defa "nefer" olarak ismen kaydedildikten ve her isim listesinin sonunda nüfusu te~kil eden zümrelerin toplamlar~~ yeni- dikten sonra, köy vergi nüfusunun genel toplam~~ da zikredilmi~tir.

Avânz-hâneleri belirlenirken, Antakya ~ehrinde muayyen bir metod kul-lan~lm~~~ ve ~ehirdeki "her 5 ev" bir avinz-hânesi itibar edilmi~tir". Fakat, köylerde ya~ayan rey â için farkl~~ bir uygulama yap~lm~~, kaç neferin bir ava-r~z-hânesi oldu~u belirtilmemi~tir. Nitekim, yapt~~~m~z hesaplamada her bölge (nahiye) için farkl~~ rakamlar ortaya ç~kmaktad~r. Mesela, Kuseyr yesinde her 11,81 aile bir avânz-kânesine tekabül ederken, Altun-Özü nahi-yesinde 11,98, Cebel-i Alun` nahinahi-yesinde 11,79 ve Süveyde nahinahi-yesinde de 12,20 aile bir avâr~z-hânesi olmaktad~r. Dolay~s~yla, k~rsal alanlarda avânz-haneleri tespit edilirken, ekonomik yönden bölgeler aras~ndaki geli~mi~lik derecesinin de göz önünde bulunduruldu~unu söyleyebiliriz.

Mufassal avn~'lz-hâne tahrir defterinde yer alan isim listelerinde, her hâne sahibinin vergi gücü, isminin hemen üstünde muayyen bir harfle zik-redilmi~tir. Bunun için; a 'M yani iyi durumda olanlar k~saca " t. " harfiyle, esat yani orta durumda olanlar " " harflyle, ednâ yani fakir say~labilecek durumda olanlar ise " " harfiyle i~aret edilmi~lerdir. Her mahalle kayd~mn

22 ~c~nal defterde, mufassal defterden farkl~~ olarak, ~ah~s isimlerine yer verilmeden köy ve

mahallelerdeld nüfusun toplam~~ ve hangi unsurlardan meydana geldi~i befirtilmi~tir.

23 1678 tarihinde Antakya ~ehrinde yer alan evlerin büyük bölümünde sahipleri

oturmaktad~r. Avâr~z-hâne tahrir defterinde bu çe~it evlerin sahipleri taraf~ndan kullan~ld~~~n~~ ifade etmek için, oturan ~ahs~n ad~~ yaz~ld~ktan sonra yan~na "sâkin-i hod", ücret kar~~h~~nda kiraya verilmi~~ olan evleri ifade etmek için ise "ecir" notu dil~ülmfi~tür. Ayr~ca, birçok evin mfilkiyeti mü~terek olup, bunlar~~ göstermek için de sahipleri adlar~~ yan~na "ber vech-i i~tirâk" nota dil~filmü~tür.

(7)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS 437 sonunda, bunlar~n toplamlar~~ ayr~ca verilmi~~ ve genel toplamlar~~ da yaz~lm~~-t~r.

Söz konusu defterde, mahalle ve köylerde bulunan hânelerin toplam sa-y~s~~ zikredildikten sonra, avâr~za esas olanlar (berây-~~ avâr~z) ve avâradan hariç tutulanlar ( berây-1 hâric ez avânz) ayr~~ ba~l~klar alt~nda ifade edilmi~tir. Avâr~za esas olan sosyal zümrelerin toplamlar~~ tek tek verildikten sonra, bunlar~n kaç avâr~z-hânesine tekabül etti~i de ayr~ca zikredilmi~tir. Mesela, Antakya ~ehrinin Gabdur adl~~ mahallesinde bulunan evlerin yekünu 64 olup, bunun 59'u avâr~za esas al~nm~~, 5 tanesi de avâr~zdan hariç yani muaf tu-tulmu~tur. Avâr~za esas olan evlerin 58'i re'âyâ, 1 tanesi de çavu~~ evidir. Bunlar~n toplam avâr~z-hânesi ise 11,5 ve 1 rub` (1 rub<=0,25) olarak belir-lenmi~tir. Avâr~z haricinde tutulan 5 tane eve gelince; bunlar~n 3 tanesi yeni-çeri ve sipahilere, 2 tanesi de zalim yani zeâmet sahibi olanlara aittir22.

Antakya kazas~nda yer alan mahalle ve köylerde oturanlar ismen kayde-dildikten sonra, kayd~n sonunda, kazan~n merkezi olan Antakya ~ehri ile na-hiyelerinde tespit edilmi~~ olan avâr~z-hâneleri toplam~, her birinin ismi kar~~-s~nda zikredildikten sonra, bunlar~n genel toplam~~ (cem'an) da yaz~lm~~t~r. Buna göre, 1678 tarihinde Antakya kazas~n~n avâr~z-hânesi toplam~~ 339,5'tur26. Daha sonralar~, 1682-1699 (H. 1093-1110) y~llar~~ aras~nda, baz~~ mahalle ve köylerin avânz-h ~elerinde padi~ah fermamyla indirimler yap~l-m~~t~r ki, bunlar da mufassal ve icmal defterlerde tek tek tarihleriyle birlikte i~aret edilmi~lerdir.

2. Antakya Kazas~nda Avânz Vergisinden Muâf Olanlar

Yukar~da da bahsetti~imiz gibi, Osmanl~~ ~mparatorlu~u'nda, devletin belirledi~i baz~~ hizmetleri yapanlar avâr~z vergisinden muaf tutulmu~lard~r. Bu çe~it muaf~yetlikleri 17. yüzy~lda Antakya kazas~nda da görmekteyiz. Nite-kim, kaza merkezi olan Antakya ~ehrinde 200 avâr~z-hânesi menzilci oldukla-r~ndan avâr~zdan muaf idiler. Bundan dolay~, 1678 y~l~nda 1.614 evden (bunlar~n bir bölümü hav~~ ve kaysarl~kt~r) ibaret olan Antakya ~ehrinin ava-r~z-hânesi toplam~~ 71 olarak tespit edilmi~tir27. 1684 y~l~nda menzilcilik hiz-metine 35 hâne daha tayin edildi~i için, Antakya'daki menzilci say~s~~ toplam~~ 235'e yükselmi~, buna kar~~n avâr~z-hânesi toplam~~ da 36 olmu~tur28. Antakya

25 BA, MAD, nr. 678, s. 14.

26 BA, Ayn~~ defter, s. 147.

27 BA, Ayn~~ defter, s. 45.

28 BA, Kepec

(8)

~ehri menzilcilerinden ba~ka, Cebel-i Akra< nahiyesinin Ordu adl~~ köyü hal-k~n~n tamam~~ menzilci olduklar~ndan bunlar da avar~zdan muaf idiler29.

Di~er taraftan, baz~~ köyler de vak~f olmalar~ndan dolay~~ halk~~ avar~zdan muaf tutulmu~lard~r. Mesela, Cebel-i Akra< nahiyesinin Çaksuniye adl~~ köyü ~u~ur evkaf~ ndan, Altun-Özü nahiyesinin Ak-Curûn adl~~ köyü Sultan Gayri evkafindan, Tabebiye adl~~ köyü Harameyn evkaf~ndan, Süveyde nahiyesinin Üç-Tut adl~~ köyü de yine Su~ur evkaf~ndan olduklar~~ için reayalar~~ avar~zdan muâf idiler.

Menzilciler ve vak~f köyler reayas~ndan ba~ka, Antakya kazas~nda, askeri-ler (yeniçeri, cebeci ve sipahiaskeri-ler30), gönüllüaskeri-ler, çavu~lar, imam ve hatipler, Hazret-i Habibü'n-Neccar hademeleri, seyyidler, vak~f görevlileri, fakirler, sa-ray ve ~er`i mahkeme görevlileri ile zeâmet ve timâr erbab~~ olanlar da avar~z-dan muaf say~lm~~lard~r.

3. Antakya ~ehrinin Mahalleleri

Ayn~~ mescitte ibadet eden cemaatin aileleri ile birlikte ikamet ettikleri ~ehir kesimi olarak tan~mlanan mahallem , birbirini tan~yan, bir ölçüde birbi-rinin davran~~lar~ndan sorumlu ve sosyal dayan~~ma içinde olan ki~ilerden olu~mu~~ bir toplulu~un ya~ad~~~~ yer olarak da tammlanmaktad~ r32. Mahal' ile ayn~~ kökten türetilmi~~ olan bu kelime, ba~lang~çta "konaklanan yer" mana-s~ nda kullan~lm~~~ ise de daha sonrala~j hususi olarak ~ehrin bölümlerini (semtlerini) ifade etmek için kullan~lm~~ur33.

Osmanl~~ ~ehrinde vergi yükümlüsü rey a tahrir defterlerine ve di~er vergi kayillarma bulunduklar~~ mahallelere göre ismen yaz~lm~~lard~r. Kanun nazar~nda mahalle sakinleri birbirine müteselsilen kefildir. Yani faili meçhul bir olay~n ayd~nlaulmas~~ için toptan sorumlu tutulmu~lard~r. Böylece, vergi mükelleflerinin hakk~yla tespiti ve vergilerin eksiksiz toplanmas~n~ n sa~lan-mas~~ ile merkezi otoritenin ve genel dirlik düzenin lay~ k~yla kurulmas~~ amaç

29 BA, Ayn~~ defter, vrk. 22'.

30 Esasen, "askeri" tabiri, Osmanl~~ ~mparatorlu~u'nda devlet memurlar~na verilen genel ad olup, bu tabir askerler ve idarecilerle ilmiye mensuplar~ n~~ da kapsamaktad~r (Mustafa Akda~,

Türkiye'nin iktisadi ve ktimal Tarihi, II, ~stanbul, 1995, s. 81-83; Halil Sahillio~lu, "Askeri" mad., TDV islam Ansiklopedisi, III, s. 488-489).

31 Özer Ergenç, "Osmanl~~ ~ehirlerindeki Yönetim Kurumlar~n~n Niteli~i Üzerinde Baz~~ Dü~ünceler", VIIL Türk Tarih Kongresi Ankara 11-15 Ekim 1976, c. II, Ankara, 1981, s. 1270.

32 Özer Ergenç, XVL Yüzy~lda Ankara ve Konya, Ankara, 1995, s. 145. 331 H. Kramers, "Mahalle" mad., ~slam Ansiklopedisi,VII, s. 144.

(9)

ANTAKYA KAZASINDA ~~ SKAN VE NÜFUS 439 edinilmi~tirm. Bu bak~mdan, her mahallede halk~~ devlet nezdinde temsil eden bir "kethüda" bulunmakta" ve bunlar, mahalle halk~~ ile devlet aras~n-daki münasebetlerin düzenlenmesinde önemli rol oynamaktayd~lar".

16. ve 17. yüzy~llarda, Osmanl~~ ~ehirlerinin genel karakteristik yap~s~na uygun olarak, Antakya" ~ehrinin de mahallelere taksim edilmi~~ oldu~unu görmekteyiz. 1616 ve 1657 y~llar~nda ~ehrin 22 tane mahallesi vard~. 1678'de ise mahalle say~s~~ 24'e yükselmi~~ olup, bunlar, Camir-i Kebir, Debb~ls, Dört Ayak, GabdtIr ), Günlük ( 435 ) (nam-! di~er Rimmât), Hallabü'n- Nemle (nam-~~ di~er Unc~lar), Havâre, Hazret-i Habibü'n-Neccar, ~mran, Kanavât, Kan tara (nam-~~ di~er Pa~a), Kastel, Mahzen, Meydan, Mukbile, Saha, Sar~~ Mal~mud, Sekkâkin, Sofular, ~enbek, ~eyh 'Ali, ~irince, Tabi-i

So-fularve Tut adl~~ mahallelerdir.

Daha gerilere bakt~~~m~zda ise, Antakya ~ehrinin 16. yüzy~l~n ilk yar~ -s~nda 2238, ayn~~ yüzy~l~n sonlar~na do~ru da 24 mahallesinin oldu~unu görmekteyiz39. Tabii Cullahan, Zeytun o~lu ve Debb~ls adl~~ üç mahalle 16. yüzy~ -l~n ilk yar~s~nda mevcut olmay~p sonradan kurt~lmu~tur. Di~er taraftan, 16. yüzy~ldaki mahalle adlar~~ ile 17. yüzy~ldaki mahalle adlar~~ aras~nda baz~~ fark-l~l~klar da vard~r. Bunlardan Mukbil-o~lu-Mukbile, ~enbek-o~lu-~enbek, ~m-ran-o~lu-~mran, Güllük-Günlük, Süveyka ~bn-i Hümmare-Havare'", ~irince-Pmar-~irince, Ke~kek-o~lu-Habibü'n-Neccar, Pa~a-o~lu-Kantara (nam-~~ di~er Pa~a), Mahsen-Mahzen ve Mescid-i ~eyh Hamza tabi-i Sofular-Tabi-i Sofular ~ekline dönü~ürken, 16. yüzy~ lda mevcut olan Harami Beyler, ~eyh Kas~m Camii (el-ma`ridSofiyan-~~ Erdebill) ve Cullaban adl~~ mahallelere ise art~k te-sadüf edilmemektedir. 16. yüzy~lda mevcut olmayan Gabchlr, Sekkakin ve

34 Özer Ergenç, XVI. Yüzy~lda Ankara ve Konya, s. 147.

35 Meselâ, 1678 tarihinde Antakya ~ehrinin Halhibü'n-Nemle adl~~ mahallesinin kethüdas~~ Ahmed o~lu Ramazan (BA, MAD, nr. 678, s. 15), yine ayn~~ tarihte Tut adl~~ mahallesinin kethüdas~~ da Ali o~lu Hüseyin idi (BA, Ayn~~ defter, s. 29).

Tuncer Baykara, Anadolu'nun Tarihi Co~rafyas~na Giri~~ 1-Anadolu'nun idari Taksimat~~ , Ankara, 1988, s. 39.

37 Antakya'n~n tarihi geçmi~i hakk~ nda bkz. Streck, "Antakya" mad., ~slam Ansiklopedisi, I, s. 456-459; Halil Sahillio~lu, "Antakya" mad., TDV ~sla~n Ansiklopedisi ,III, s. 228-232.

38 Antakya ~ehrinin 16. yüzy~l~ n ilk yar~s~ ndaki mahalleleri ve nüfusu hakk~ nda bkz. Enver Çakar, XV/. Yüzy~lda Haleb Sancak! (15164566), F~rat Üniversitesi Orta-Do~u Ara~t~rmalar~~ Merkezi Yay~nlar~, Elaz~~, 2003, s. 51-52; M. Öztürk, "Tahrir Defterlerine Göre 16. Yüzy~l~ n ~lk Yar~s~ nda Antakya", F~rat Üniversitesi Sosoyal Bilimler Dergisi, VIII/2 (Elaz~~, 1996), s. 329.

39 BA, Tapu-Tahrir Defteri (=TD), nr. 610, s. 610-624.

49 Bu mahalle, 1616 ve 1657 tarihli defterlerde "Hümmâre", 1678 tarihli defterde ise

(10)

Tut adl~~ mahallelerin de 17. yüzy~ lda te~kil olunduklar~~ veya isim de~i~ikli-~ine u~rad~ klar~~ anla~~lmaktad~r. Zira, Cullâhan 16. yüzy~lda Antakya'n~n en kalabal~k mahallelerinden biri olmas~ na ra~men, 17. yüzy~l kay~tlar~nda yer almad~~~~ gibi, 18. ve 19. yüzy~llarda da bu mahallenin ad~ na rastlanmamak-tad~r4i. Bundan dolay~, daha önceki defterlerde ad~~ geçmeyen Tut adl~~ ma-hallenin Cullahan olmas~~ kuvvetle muhtemeldir.

1678 y~l~nda Antakya'n~n nüfus bak~m~ndan en büyük mahalleleri 225 ev ile Tut ve 190 ev ile Hablb'ün-Neccar adl~~ mahalleler idi. 132 ev, 2 hav~~ ile Sofular, 104 ev, 2 hav~~ ve 1 kaysarl~k ile Mahzen ve 103 ev, 1 hav~~ ile Tâbi-i Sofular adl~~ mahallelerin de ~ehrin di~er büyük mahalleleri oldu

~u anla~~ l-maktad~r. Sekkakin, Saha, Mukbile ve ~irince42 adl~~ mahaller ise Antakya ~ehrinin nüfus bak~ m~ ndan en küçük iskân yerleriydi ( bkz. Tablo-I).

17. yüzy~lda Antakya ~ehrinde herhangi bir gayr-i müslim mahallesi mevcut olmamakla birlikte 43, 1678 tarihinde ~ehrin muhtelif mahallelerinde sadece 11 z~mmi evinin mevcut oldu~unu tespit edebilmekteyiz. Bunlar~n 4'ü Tut adl~~ mahallede yer al~rken, Kantara, Sofular ve Sirince'de 2'~er, Mahzen'de de 1 tane z~mmi evi yer almaktayd~ . Daha sonraki dönemlerde ise Antakya'da gayr-i müslim nüfusunun artt~~~n~~ ve Yahudilerin de ~ehre yerle~tiklerini görmekteyiz 44.

41 Rifat Özdemir, "Osmanl~~ Döneminde Antakya'n

~ n Fiziki ve Demografik Yap~s~~ 1709-1860", Belleten, LV111/221 (Ankara, 1994), s. 119-157; Ayn~~ yazar, Osmanl~~ Döneminde Antakya Sanca~~n~n idari Taksimau (1700-1867)", Xll. Türk Tarih Kongresi, Ankara, 12-16 Eylül 1994,

Kongreye Sunulan Bildiriler, III, Ankara, 1999, s. 807-847.

42 1678 tarihli avânz-hâne defterinde yer alan, 1616-26 ve 1657 tarihli defterlerde ise ad~ndan hiç bahsedilmeyen ~irince adl~~ mahallenin 16. yüzy~lda da mevcut olmas~~ (M. Öztürk, "Tahrir Defterlerine Göre 16. Yüzy~l~ n ~lk Yar~s~nda Antakya", göst. yer), bu mahallenin 1616 ve 1657 tarihleri aras~nda tamamen terk edildi~ini, 17. yüzy~l~ n son çeyre~inde ise yeniden iskan Oldu~unu göstermektedir.

43 Bu husus, 16. yüzy~la ait olan bir tahrir defterinde de aç

~ k olarak görülmekte ve bu defterde Antakya ~ehrinde gayr-i müslimlerin daimi olarak oturmad~ klar~~ ifade edilmektedir

(BA, TD, nr. 454, s. 565).

44 R. Özdemir, "Osmanl~~ Döneminde Antakya'n

~ n Fiziki ve Demograf~k Yap~s~~ 1709-1860", s. 134.

(11)

ANTAKYA KAZASINDA ~SK.AN VE NÜFUS 441 Tablo-I Antakya Sehrindeki Ev, Kaysarhk ve Hav~larm Mahallelere Da~~l~m~~

1678

Mahalleler Ev Say~s~~ Kaysarhk ve

Hav~~ Say~s~~

Cami'-i Kebir 45

Debbüs 28 -

Dört Ayak 80 7

Gabdür 63

~~

.

Günlük nam-1 di~er Rimmât 32 -

Hallâbü'n-Nemle nam-1 di~er Unc~lar 53 2

Havare 41 5

Hazret-i Habibü'n-Neccar 190 -

~mran 43 1

Kanavat 60 -

Kantara nam-1 di~er Pa~a 83 -

Kastel 48 2 Mahzen 104 3 Meydan 31 5 Mukbile 28 - Saha 25 - San Mahmud 41 - Sekkakin 14 1 Sofular 132 2 ~enbek 38 - ~eyh 'Ali 48 - ~irince 29 - Tâbi-i Sofular 103

~~

Tut 225 - Toplam 1584 30

(12)

4. Antakya Kazas~= Nahiye ve Köyleri

yüzy~lda Antakya kazas~n~n Antakya, Kuseyr, Cebel-i Akra`, Süveyde (=Süveydiye), ~u~ur ve Altun-Özü olmak üzere 6 tane nahiyesi vard~. 1526'da Antakya'da 27, Altun-Özü'de 54, Süveyde'de 12, Kuseyr'de 88, Su~ur'da 54 ve Cebel-i Alu-a'da da 51 olmak üzere, Antakya kazas~ nda toplam olarak 286 köy yer almaktayd~. 1550'de ise kazadaki toplam köy say~s~~ 297

yüzy~la gelindi~inde, Antakya adl~~ nahiyenin kald~r~larak buna tabi olan ço~u köylerin çevresindeki Süveyde nahiyesine dahil edildi~i görülmek-tedir. Nitekim, 1616 y~l~nda Antakya kazas~, kaza merkezi olan Antakya ~ehri ile Kuseyr, Altun-Özü, Cebel-i Akra` ve Süveyde nahiyelerinden müte ~ekkil-dir 46. Fakat, bu tarihten sonra, daha önce Deyrg~l~~ (=Dergü~) kazas~na tabi oldu~u anla~~lan 47 ~u~ûr nahiyesi de Antakya'ya ilhak olundu~undan's kaza-daki nahiye say~s~~ 5'e yükselmi~tir.

1616 y~l~nda Kuseyr nahiyesinin 36, Cebel-i Akra` nahiyesinin 21, Altun-Özü ve Süveyde nahiyelerinin her birinin de 26 olmak üzere, Antakya kaza-s~nda toplam olarak 108 tane köy yer allyordu49.

Tablo-II Meskiln Köylerin Nahiyelere Göre Da~~l~m~~ (1616-1678)

Nahiyeler 1616 1657 1678 Kuseyr nahiyesi 36 36 37 Altun-Özü nahiyesi 25 25 27 C. Akra` nahiyesi 21 21 32 Süveyde nahiyesi 26 26 31 Toplam 108 108 127

45 E. Çakar, Ayn~~ eser, s. 37-38. 45 BA, MAD, nr. 3400, s. 98-100. 47 BA, Ayn~~ defter, s. 101.

45 BA, Ayn~~ defter, s. 100,101.

45 Antakya kazas~na sonradan dahil edildi~ini söyledi~imiz ~u~ur nahiyesinin köylerinden 1616-26 ve 1657 tarihli defterlerde bahsedilmedi~i ve sadece bu nahiyedeki avar~z-hânesi toplam~~ verildi~i için bu nahiyeyi de~erlendirmeye dahil etmedik. 1678 tarihinde ise $u~ur'u art~k Haleb eyâletine tabi müstakil bir kaza olarak görmekteyiz (BA, MAD, nr. 678 , s. 374-413;

(13)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS 443 Osmanl~~ ~mparatorlu~u'ndaki genel gidi~ata paralel olarak, 17. yüzy~lda Antakya kazas~~ köylerinde de büyük sars~nt~larm ya~and~~~~ ve bunun netice-sinde köylerin yar~s~ndan fazlas~n~n harap duruma dü~tü~ü görülmektedir. Bu tablonun ortaya ç~k~~~nda en önemli etken hiç ~üphesiz vergilerin a~~r-'a~mas~~ kar~~s~nda gittikçe fakirle~en halk~n art~k vergilerini ödeyemez bir duruma gelmesidir. Bir taraftan uzun süren sava~lar, di~er taraftan devleti me~gul eden iç isyanlar5° köylerin iktisadi ve sosyal yap~s~n~~ büyük ölçüde za-rara u~ratm~~t~r51.

1657 y~l~~ kay~tlar~nda Antakya kazas~~ nahiye ve köylerinde hiçbir de~i~ik-li~in olmad~~~~ görülmektedir. Bu zamanda da, Kuseyr'de 36, Altun-Özü'de 25, Cebel-i Akra'da 21 ve Süveyde'de 26 olmak üzere, kazadaki toplam köy say~s~~ 108 idi52.

1678'e gelindi~inde, kazay~~ te~kil eden nahiyelerin köy say~lar~nda önemli oranda art~~la= meydana geldi~i mü~ahede olunmaktad~r. Bu za-manda Kuseyr nahiyesinde 37, Altun-Özü nahiyesinde 27, Cebel-i Akra` na-hiyesinde 32 ve Süveyde nana-hiyesinde de 31 olmak üzere, Antakya kazas~nda toplam olarak 127 mesk~ln köy bulunmaktayd~. Ayr~ca, Kuseyr'de 9, Altun-Özi.i'de 5, Cebel-i Akra` ve Süveyde'de de 6'~ar olmak üzere, kaza genelinde toplam olarak 26 tane köy de harap yani terk edilmi~~ durumdayd~".

Yukar~da da bahsetti~imiz üzere, uzun süren sava~lar ve içeride meydana gelen Celali isyanlar~na54 ba~l~~ olarak, 17. yüzy~l~n ba~lar~nda birçok köy bo~~ ve harap duruma gelmi~tir. Fakat, 17. yüzy~l~n sonlar~nda, devletin ald~~~~ baz~~ tedbirler sayesinde (vergi muafiyediklerinin sa~lanmas~~ gibi) onlarca köyün yeniden iskân~~ temin edilmi~tir55. Nitekim, Kuseyr nahiyesindeki Ayn-San- 5° 17. yüzy~lda Haleb ve çevresinde meydana gelen en önemli iç isyanlar 1605-1607 y~llar~~ aras~nda ya~anan Canbolato~lu Ali Pa~a isyan~~ ile ayn~~ yüzy~l~n ortalar~nda meydana gelen Abaza

Hasan Pa~a isyan~~ olup, bu isyanlar hakk~nda ayr~nt~l~~ bilgi için bkz. ~. Hakk~~ Uzunçar~~h, Osmanl~~ Tarihi, III/1, Ankara, 1983, s. 104407, 386-394; Cl. Huart, "Ab'aza Hasan" mad., ~slam Ansiklopedisi, s. 5-6; Mücteba ~lgürel, "Abaza Hasan" mad., TDV Islam Ansiklopedisi, I, s. 10-11; Ayn~~ yazar, "Canbolatokullan" mad., TDV Islam Ansiklopedisi ,VII, s. 144445.

51 Bu hazin manzara imparatorlu~un di~er bölgelerinde de söz konusuydu. Nitekim, Harput'ta vergilerini ödemekte güçlük çeken halk~n önemli bir bölümü köylerini terk ederek ba~ka yerlere göç etmek zorunda kalm~~lard~r (M. Ali Ünal, Ayn~~ makale, s. 121).

52 BA, Kepeci, Mevkufat, nr. 2626, vrk. 8b-11b.

53 1678 tarihinde Antakya kazas~nda yer alan mesktin ve meskûn olmayan köylerin adlan ve nahiyelere dak~hmlan için Uz. Tablo-X-XIII.

54 Celali isyanlann~n mahiyeti, sebep ve sonuçlar~~ hakk~nda ayr~nt~l~~ bilgi için bkz. Mustafa Akda~, Türk Halk~n~n Dirlik ve Düzenli): Kavgas~-Celal' ~syanlar~~ , ~stanbul, 1995.

" 1616 ve 1657 tarihli defterlerde yer almayan, fakat 1678 y~hnda isimleri geçen köylerin ço~u ashnda 16. yüzy~lda mevcut olan ve meskün durumda bulunan köylerdir (bkz. Enver Çakar, Ayn~~ eser, s. 340-347).

(14)

cak, Bezâdin, Fâtikiye, F~rf~ri, Kabab, Kozya, Mezraa-i Ma~deletü'l-Bân, Mez-raa-i Râdûf, MezMez-raa-i Türkman, Nâmtûr, Nas~riye, Sâlihiye, Seferiye ve Zu adl~~ 14 köy; Altun-Özü nahiyesindeki Ak-Curûn, Bedita, Bûh~i~~, Mansuriye, Mezraa-i Kürd, M~~m~~an, Sabuhiye, Tababiye ve Teli-Habe~~ adl~~ 9 köy, Ce-bel-i Akra` nahiyesindeki Ala-Ta~, Arpalu, Ba~dadiye, Beberzi, Bezkiye, Çan-dir, Çalcsuniye, Çak~ak, Çardakiye, Derma~ta, Düveyr, Hânsuma, Karaca-Ah-medli, Sofular, Sunkur, ~eyh ve Yeni-Köy adl~~ 17 köy ve Süveyde nahiyesin-deki Alaeddinli, Avc~lu, Barbarun, Ca~ini, Deyr-i Sa 'din, Di~erce, Güzel Burc, Kilisac~k, Melkad-~~ Harb', Menkûliye, Son bariye, Tüleyl-i Çiftlik ve Uç-Tut adl~~ 13 köy (toplam olarak 53 köy), 1616 ve 1657 tarihli avânz-hâne def-terlerinde mevcut olmayan, fakat 17. yüzy~l~n son çeyre~inde yeniden mes-kûn hale gelmi~~ olan köylerdir.

Di~er taraftan, Antakya kazas~ndaki 26 köy, 1616 ve 1657 tarihli avânz-hâne defterlerinde meskûn görünmelerine ra~men, 1678 tarihinde harap durumdad~rlar. Bu köyler ise; Kuseyr nahiyesine tabi olan Bâberna, Deyr-i Be~e (=Derbe~e), Karbeyaz, Hâlisiye, Kayac~k, Menâdin, Sena ve Zâviye adl~~ 8 köy; Altun-Özü nahiyesine tabi olan Asyâ, Budak-Burc, Kozluca, KüçükSe-feriye ve Terliyân adl~~ 5 köy; Cebel-i Akra` nahiyesine tabi olan Balcclit~, Har-biye, Helki~~, Kasbûl en-Nasara, Mülk ve Sinâni adl~~ 6 köy ile Süveyde nahiye-sine tabi olan Ak-Bay~r, Karamanlu, Medine" Orhanh, Sulta~~iye, Tat-Kuyu-cu~u ve Türkman-Kuyucu~u adl~~ 7 köydür.

Antakya kazas~~ köylerine bak~ld~~~nda, 1678'de 127 meskûn köyün 117'si (mesk~tin köylerin % 92'si) Müslüman, 3'ü gayr-i müslim ve 7'si de Müslüman ve gayr-i müslimlerin birlikte ya~ad~klar~~ köylerdir. Kaza dahilin-deki toplam 26 köy ise harap durumdad~r ( bicz. Tablo-ili).

Tablo-ili 1678 'de Müslim ve Gayr-i Müslim Kdylerin Nahiyelere Da ~hm~~

Nahiyeler Müslim G. Müslim Kan ~~k Harap Toplam

Kuseyr nahiyesi 35 - 2 9 46

Altun-Özü nahiyesi 26

-

~~

5 32

C. Akra.` nahiyesi 30

-

2 6 38

Süveyde nahiyesi 26 3 2 6 37

Toplam 117 3 7 26 153

56 1616 ve 1657 tarihli defterlerde yer almas~na ra~men, 1678 tarihli defterde sadece ad~ndan bahsedilen bu köyün "nâ-meycücl" oldu~u ifade edilmi~tir (BA, MAD, nr. 678, s. 147).

(15)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS 445 Kuseyr nahiyesi köylerinden Cünte'de 21, Kabab'da 1; Altun-Özü nahi-yesi köylerinden Sûriyye'de 70; Cebel-i Akra` nahinahi-yesi köylerinden Keseb'de 23, Ordu'da 14; Süveyde nahiyesi köylerinden ise Haa-Cübeylü'de 20 ve Zey-tûniye'de de 21 nefer gayr-i müslim Müslümanlarla birlikte oturuyorlard~. Ayr~ca, Süveyde nahiyesi köylerinden olan Kâbusiye'de 27, Sur~a'da 10 ve Yo~un-Oluk'ta da 29 gayr-i müslim ya~~yordu. Di~er köylerin tamam~~ ise Müslüman köyleri idi.

1678 y~l~nda Antakya kazas~~ köylerinin gelirleri padi~ah, beylerbeyi ve ni-~anc~~ haslar~~ ile zeâmet, timâr ve vak~flara tahsis edilmi~ti. Kuseyr nahiyesi köylerinden 22'si padi~ah hass~~ (bunlar~n 7'si harapur), 5'i zeamet, 8'i timâr, 7'si vak~f (bunlardan l'i harapur) ve 4'ü malikâne-divâni 57; Altun-Özü nahi- yesi köylerinden 13'ü padi~ah hass~~ (3'ü harap), beylerbeyi hass~, 2'si ni- ~anc~~ hass~, 2'si zeâmet, 8'i timâr (l'i harap) ve 6's~~ vak~f (l'i harap); Cebel-i Alcra` nahiyesi köylerinden 12'si padi~ah hass~~ (4'ü harap), l'i ni~anc~~ hass~, 3'ü zeâmet, 13'ü timâr (l'i harap) ve 9'u vak~f (l'i harap); Süveyde nahiyesi köylerinden 21'i padi~ah hass~~ (2'si harap), l'i beylerbeyi hass~, 3'ü zeâmet, 7'si timar (4'ü harap) ve 5'i de vak~f idi. Buna göre, Antakya kazas~~ köylerin-den 68'i padi~ah hass~, 2'si beylerbeyi hass~, 3'ü ni~anc~~ hass~, 13'ü zeâmet, 36's~~ timâr, 27'si vak~f ve 4'ü de malikâne-divâni köyleriydi. Yani köylerin % 45'i padi~ah haslar~na, % 32'si zeâmet ve timârlara, % 20'si vak~flara (malikânelerle birlikte), kalan % 31iik k~s~m da beylerbeyi ve ni~anc~~ hasla-r~na tahsis edilmi~tir.

Vak~f köylere gelince; 8'i Sultan Süleyman Tekkesi'ne, 3'ü Habibü'n- Necck - 2'si ~eyh Halil Samed'e, 2'si Cisr-i ~u~ur'a (~u~ur köprü- sü'ne), 2'si zürriyeye (evlatl~k vak~flara) 58, di~er 10 köy de Ulu Camii-An- 57 Malikâne-divâni demek; bir köy gelirinin devlet ya da onun temsilcisi ile vak~f ya da mülk aras~nda bölü~ülmesidir. Bu tür payla~~mda, devlet köyün örfi rüsûmunu almak suretiyle gelire ortak oldu~u gibi, köyün gelirinden bir hisse almak ~eklinde de gelire ortak olabilmektedir (bu hususta daha fazla bilgi için bkz. Ö. Lütfi Barkan; "Türk-Islam Toprak Hukuku Tatbikat~n~n Osmanl~~ imparatorlu~u'nda Ald~~~~ ~ekiller Malikâne-Divâni Sistemi",

Türkiye'de Toprak Meselesi, Toplu Eserler 1, ~stanbul, 1980, s. 151-208; Margaret L. Venzke,

“Aleppo's Mâlikâne-Divâni System'', Journal of the American Oriental Society, yol. 106/3 (1986), s. 451-469; Tayyib Gökbilgin, 15 ve 16. As~rlarda Eyâlet-i Itüm", Vak~ flar Dergisi, VI (1965), s. 51-61).

58 Sahibi oldu~u topraklar~n birkaç nesil sonra parçalan~p yok olmas~n~~ önlemek isteyen bir mülk sahibi, topraklar~n~~ ailesi ad~na vakfederek, ölümünden sonra da bunun akrabalar~~ taraf~ndan sat~l~p elden ç~kar~lmas~n~, borç için veya diyet olarak haczini ve bir dereceye kadar, devlet taraf~ndan müsaderesi ile cihaz olarak kad~nlara verilmesini önlemek istemektedir. Bu dü~ünce ile kurulan vak~flara evlatl~k vak~ f denilmektedir. Evlâtl~k vak~f haline sokulmu~~ aile

(16)

takya, Serûni Camii-Haleb, ~eyh Ali, Harameynü'~-~erifeyn, ~eyh Ahmed Ku-seyri Tekkesi, Hazret-i ~brahim Edhem, ~ehid Merhum Mehmed Pa~a, Haz-ret-i ~brahim, Hüsrev Pa~a Camii-Haleb ve Sultan Gayri vak~flar~na tahsis edilmi~tir. Malikâne-divani olan, yani divânisi ya da malikânesinin bir hissesi devlete verilmi~~ olan köylerden ise 3'ü zürriyeye (evlatl~k vak~flara), 1 tanesi de Zeyniye Camii vakfma ait bulunmaktayd~.

5. Antakya Kazas~mn Demografik Yap~s~~

1678 y~l~nda Antakya kazas~n~n merkezi olan Antakya ~ehrinde, askerler ve timar erbab~~ d~~~nda, 1.329 reâyâ evi59 ile 20 seyyid, 3 çavu~~ ve gönüllü, 6 hademe, 47 vak~f ve 59 tane de imam, hatip ve müderris evi yer al~yordu. Ay-r~ca, ~ehirdeki kaysarl~k ve hav~larda da 141 ev bulunmaktayd~. Daha gerilere bakt~~~m~zda ise; Antakya ~ehrinde, 1526'da 1.002 hâne, 1536'da 1.165 l~âne ve 30 imam, 1550 y~l~nda da 1.064 hâne ve 24 imamdan olu~an yeti~kin erkek nüfusunun oldu~unu görmekteyiz60. Dolay~s~yla, "hâne"-"ev" kar~~la~t~rma-s~ndan hareketle6°, ~ehir nüfusunun 1550-1678 y~llar~~ aras~nda takriben 517 hâne civar~nda artt~~~n~~ söyleyebiliriz'''.

mülkleri, mirasç~lar aras~nda parçalan~p ufalanmadan, vâk~f~n tayin edece~i ~artlar dahilinde, daima ailenin ancak baz~~ mümessilinin istifade edebilece~i bir ~ekilde, nesiller halinde bütün kalabilmektedir. Bu çe~it vak~flarda vakf~ n geliri ancak uzak bir istikbalde, genellikle soy tükenince, bir hay~rl~~ maksada vaat ve tahsis edilmi~~ bulunmaktad~r (Ö. Lütf~~ Barkan, "Türk-~slâm Toprak Hukuku Tatbikat~ n~ n Osmanl~~ ~ mparatorlu~u'nda Ald~~~~ ~ekiller ~er'i Miras Hukuku ve Evlatl~ k Vak~flar ", Türkiye'de Toprak Meselesi, Toplu Eserler 1, ~stanbul, 1980, s. 209-230.

59 Antakya ~ehrindeki 1.329 rey â evinden 139'unun mülkiyeti kad~nlara ait olup, bu hatun evleri ~ehrin hemen her mahallesinde görülmektedir.

6° E. Çakar, Ayn~~ eser, s. 152.

61 Esasen 16. yüzy~l tahrir defterlerindeki "hane"yi 1678 tarihli avâr~z-hâne defterinde yer alan "beyt" yani "ev" ile bire bir kar~~la~t~rmak pek mümkün görünmemektedir. Çünkü, 16. yüzy~l tahrirlerinde "hane" deyimi ile asl~nda vergi ünitesi olan aile kastedilmektedir. Halbuki, avâr~z-hâne defterindeki "beyt" tabiri mülk olan evi ifade etmekte ve bazen bir evde iki aile birlikte oturabilmektedir. Meselâ, 1678 tarihinde Sofular mahallesinde Yusuf'un o~ullar~~ olan Süleyman ve Hây~r adl~~ iki karde~~ ayn~~ evi payla~~rlarken (BA, MAD, nr. 638, s. 10), Dört-Ayak mahallesinde de Hac~~ Ahmed'in o~ullar~~ olan Hac~~ Osman ve Ali adl~~ iki karde~~ birlikte ayn~~ evi payla~maktad~rlar (BA, Ayn~~ defter, s. 4). Durum böyle olmakla birlikte, yakla~~ k bir sonuç elde etmek aç~s~ndan, farkl~~ dönemlerle ilgili bir kar~~la~t~rma yapmak yine de faydal~~ olacakt~r.

62 Mustafa Öztürk, Türkler taraf~ndan fethinden itibaren Antakya'da Türk nüfusunun sürekli olarak artt~~~n~~ söylemekte, bunun temel sebeplerini de ~ehrin hac yolu üzerinde bulunmas~~ ve ula~~m imkanlar~n~n çok müsait olu~u ile iklim ~artlar~na ba~lamaktad~r ("XVIII. Yüzy~lda Antakya ve Çevresinde E~kiyal~k Olaylar~", Belleten, LIV/211 (1991), s. 967-968).

(17)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS 447 Antakya ~ehrinde 16. ve 17. yüzy~llarda görülen bu nüfus art~~~na ra~-men, k~rsal alanlarda tamamen bunun tersi bir durumun söz konusu oldu~u izlenmektedir. Nitekim, 1550 y~l~nda Antakya nahiyesinde 739, Süveyde'de 530, Altun-Özü'de 1.271, Kuseyr'de 3.524 ve Cebel-i Akra`da da 1.122 hâne olmak üzere, Antakya kazas~~ k~rsal alanlar~nda toplam olarak 7.186 hâne mevcut bulunmaktayd163. 1678'de ise nahiyelerdeki rey. nüfusu, Kuseyr nahiyesinde 1.327, Altun-Özü nahiyesinde 806, Cebel-i Akra` nahiyesinde 675 ve Süveyde nahiyesinde de 704 "nefer" olmak üzere, 3.222 neferden iba-retti.

Bu rakamlar bize, k~r nüfusunda 17. yüzy~l~n ikinci yar~s~na gelinceye kadar geçen süre zarf~nda, çok önemli oranda bir dü~ü~ün meydana geldi-~ini göstermektedir. Öyle ise, Antakya ~ehri nüfusunun 17. yüzy~lda artm~~~ olmas~, sadece nüfusun tabii art~~~~ de~il, ayn~~ zamanda k~rsal alanlardaki bir k~s~m nüfusun da buraya kaym~~~ olmas~n~n bir sonucu olmal~d~r. Zira, impa-ratorluk geneline hakim olan ve Antakya kazas~~ k~rsal alanlar~nda da görülen olumsuz geli~melerden Antakya ~ehrinin hiç etkilenmemi~~ olmas~~ pek müm-kün görünmemektedir. Netice itibariyle, 1678'de Antakya kazas~~ nüfusunun % 31'i kazan~n merkezi olan Antakya ~ehrinde, % 69 oran~ndaki kesim ise köylerinde oturmaktayd~.

Tablo-IV 1678 Y~l~nda Antakya Kazas~nda Nüfusun ~skân Alanlar~na Göre Da ~hm~~

3

c% - - g3-4 G. Müs lim Re ay a , ~. > ~ska'n Alan Jan

.5., (~~ ~ ma m, Ha tip ve M üde rr is Ze âme t ve Timar Er ba b ~~ 1 Gön üllü e r ve Çavu ~ la r Ha v~~ ve Kay sar l ~kla r -/E.--' cu a~~ A -,5... E- Antakya ~ehri Antakya 1318 11 78 20 59 32 3 30 63 1614 Kuseyr 1277 22 10 7 8- 2 - 1 1327 Altun-Özü 719 70 8 1 7- - - 1 806 Cebel-i Akra` 636 37 - - 2- - - 675 Süveyde 590 107 -

~~

6- - - - 704 Toplam 4520 247 96 29 82 32 5 30 65 5126

(*) Harap: 8, evkff: 47, Habibü'n-Necc'ar hademeleri: 6, kulo~lu: 2 6 3

(18)

17. yüzy~lda Antakya kazas~~ nüfusunun as~l önemli bölümünü rey â yani herhangi bir resmi görevi bulunmayan halk te~kil ediyordu. Öyle ki, reâyâ-n~n toplam hâne say~s~~ (beyt ve nefer olarak) 4.787 olup, bu miktar kaza nü-fusunun % 94'ü demektir. Reâyân~n as~l önemli bölümü ise Müslümanlar-dan meyMüslümanlar-dana geliyordu ve Antakya kazas~nda ya~ayan Müslüman reâyân~n hâne say~s~~ 4.540, toplam nüfusa oran~~ da % 89 idi.

Reâyâdan sonra, Antakya kazas~nda nüfus bak~m~ndan kalabal~k olan zümreyi askerfier meydana getiriyordu ve bu s~n~f mensuplar~~ imparatorluk genelinde her türlü emlâk vergisinden muâf tutulmu~lard~". Yeniçeri, cebeci ve sipahilerden olu~an askerilerin Antakya kazas~ndaki toplam hâne say~s~~ 1678 y~l~nda 96 (toplam nüfusa oran~~ % 1,88) olup, bunlar~n 78'i Antakya ~ehrinde, 10'u Kuseyr nahiyesi köylerinde ve 8'i de Altun-Özü nahiyesi köy-lerinde oturuyorlard~. ~nceledi~imiz avâr~z-hâne defterinde, askeriler zümre-sinden olan cebeciler ve yeniçerilerin "Be~e", sipahilerin ise "A~a", "Çelebi" ve "Bey" unvanlarma sahip olduklar~n~~ görmekteyiz.

Tablo-V Antakya ~ehrindeki Evlerin Sosyal Gruplara Göre Da~~l~m~~ (1678)

Sosyal Gruplar Ev Say~s~~

Re'âyâ 1.329

Askeri (yeniçeri, cebeci ve sipahi) 78

Seyyid 20

~mam, Hatib, ~eyh ve Müezzin 59

Hüddâm 6

Zu'amâ ve erbâb-~~ timâr 32

Gönüllüler ve Haleb Çavu~lar~~ 3

Vak~flar 47

Mehmed A~a Saray~~

~~

~er'î Mahkeme

~~

Harap 8

Toplam 1.584

(19)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS

1678'de Antakya kazas~nda imam, hatip, vâiz ve müderris gibi din ve e~i-tim i~leriyle u~ra~anlar nüfusun üçüncü önemli bölümünü meydana getiri-yorlard~. Bu kategoride yer alanlar~n toplam hâne say~s~~ 82 (toplam nüfusun % 1,61'i) olup, bunun 59'u Antakya ~ehrinde, 8'i Kuseyr nahiyesi köyle-rinde, 7'si Altun-Özü nahiyesi köyleköyle-rinde, 6's~~ Süveyde nahiyesi köylerinde ve 2'si de Cebel-i Akra` nahiyesi köylerinde yer al~yorlard~. Ayr~ca, kaza gene-linde seyyidlerin varl~~~na da tesadüf edilmektedir. Hz. Muhammed'in so-yundan olan ve imparatorluk dahilinde özel statüleri bulunan seyyidlerin toplam say~s~~ 29 (toplam nüfusun % 0,57'si) idi ve bunun 20'si yani büyük ço~unlu~u Antakya ~ehrinde, 7'si Kuseyr nahiyesi köylerinde, di~er ikisi de Altun-Özü ve Süveyde nahiyesi köylerinde oturuyorlard~.

Tablo-VI K~rsal Nüfusun Sosyal Gruplara Göre Da~~l~m~~ (1678) Sosyal Gruplar Kuseyr Altun-Özü C. Akra` Süveyde Toplam

Müslim Reây'a 1277 719 636 590 3.222 H~ristiyan Rea.y5. 22 70 37 107 236 Askeri 10 8 - - 18 Seyyid 7 ~~ - ~~ 9 ~mam ve Hatip 8 7 2 6 23 Gönüllüler 2 - - - 2 Kulo~lu ~~ ~~ - - 2 Toplam 1.327 806 675 704 3.512

Antakya kazas~ nda 32 zeâmet ve timâr erbab~~ ile 5 evden olu~an (Antakya ~ehrinde 3, Kuseyr nahiyesinde 2) gönüllüler ve çavu~lar da bulu-nuyordu ve bunlar da avâr~z vergisinden muâfu. Ayr~ca, Kuseyr ve Altun-Özü nahiyelerinde ya~ayan ve avâr~za dahil olan 2 kulo~lu°5 vard~~ ( bkz. Tablo-IV). Bunlardan zeâmet ve timâr erbab~~ olanlar inceledi~imiz avâr~z-hâne defte-rinde "A~a" ve "Bey" unvanlanyla zikredilmi~lerdir.

65 Kulo~lu, kap~kulu efrad~ndan herhangi birisinin ocaklarda babalar~~ gibi askerlik eden o~ullar~ na denir (~. Hakk~~ Uzunçar~~l~, Osmanl~~ Devleti Te~kilât~ndan Kapukulu Ocaklar~ , I, Ankara, 1984, s. 31; M. Zeki Pakal~n, Osmanl~~ Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlü~ü, II, ~stanbul, 1983, s. 320.

(20)

Antakya ~ehrinde vak~f ad~~ alt~nda kay~tl~~ olan evlerin de önemli bir ye-kün tuttu~u görülmektedir. Bu kategoride yer alan evlerin toplam say~s~~ 1678'de 47 olup, cami ve mescidlere ait olan bu evlerde imam, vâiz ve müez-zin gibi din görevlileri oturuyorlard~. Ayr~ca, Habibü'n-Neccâr'da hademele-rin oturdu~u 6 ev daha vard~.

Di~er taraftan, Antakya ~ehrinde 30 tane havs ve kaysarhk vard~. Bunlar-dan kaysarl~k (kaysariye ya da k~sariyye) d~~ar~Bunlar-dan gelen tüccarlar~n ikamet-leri süresince dükkân ve oda kiralad~klar~~ hanlar olmakla birlikte, yoksul ya-banc~lar~n, Araplar~n ve Bedevilerin kald~klar~~ yerlere de kaysariye deni-yordu. Hav~~ ise yar~~ k~r hayat~~ ya~ayan fakir halk~n oturduklar~~ küçük evle-rin yer ald~~~~ geni~~ alanlar~~ ifade ediyordu67. Antakya ~ehevle-rindeki kaysarhk ve hav~lar, mülk ve vak~f olmak üzere, iki çe~itti. Bunlardan mülk olanlar ava-r~za dahil edilmi~, vak~f olanlar ise avâr~zdan muaf tutulmu~lard~r. Gerek hav~lar ve gerekse kaysarl~ldar, kethüda, sipahi, yeniçeri ve müftü gibi, ~ehrin ileri gelenlerine ait olup, baz~lar~n~n birden fazla sahibi yani orta~~~ vard~. Kaysarl~klar, muhtelif saplardaki ev ya da odalardan, hav~lar ise yine ev ve odalar ile kulübelerden müte~ekkildi. Dolay~s~yla, bu hav~~ ve kaysarl~klarda da toplam olarak 141 ev (109'u kaysarl~klarda, 32'si de hav~larda) ve 128 oda (95'i kaysarl~klarda ve 33'ü de hav~larda) ile 66 tane kulübe yer almaktayd~~ (bkz. Tablo-VII-VIII).

66 Andr'e Raymond, Osmanl~~ Döneminde Arap Kentleri, (çev. Ali Berktay), ~stanbul, 1995, s. 228.

(21)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS 451

Tablo-VII Antakya ~ehrindeki Hav~lar (1678)

Hav~~ Sahipleri Kapasitesi Mahallesi

Ahmed Çelebi k~z~~ Kaya Hatun 9 ev Meydan

Ali k~z~~ Emine Hatun 8 ev Meydan

Bayezid A~a o~lu ~smail A~a 54 kulübe Mahzen

Dervi~~ A~a 3 oda Dört Ayak

Dervi~~ o~lu Haydar 6 oda Sofular

Ebubekir o~lu Hac~~ Mustafa 7 oda Gabdur

Halid o~lu Mustafa 5 ev Meydân

Hamza A~a 12 kulübe Mahzen

Hamza A~a (Antakya kethüdas~) 6 oda Dört Ayak Haydar o~lu Ahmed ve Ai~e Hatun

(Mü~terek)

4 oda Havre

Kürd Ali Bey'in zevcesi Fauma Hatun 7 oda Sofular Mehmed Efendi (Eski Müftü) ve Mustafa

Efendi (~mam), (Mü~terek)

8 ev Meydan

Mehmed o~lu ibrahim - Kastel

Mehmed o~lu ~eyh Hamza 5 oda Sekkâ'kin

Mustafa A~a (Eski Antakya Kethüdas~) 10 oda Meydan

Süleyman A~a o~lu Ali - Hallâbü'n-Nemle

~ehid Mehmed Pa~a vakf~~ 36 oda Hayâre

Türkmen Ali o~lu Hac~~ Dervi~~ 2 ev Tâbi-i Sofular Tablo-VIII Antak a Sehrindeki Ka sarhIdar 1678 ,

Kaysarhk Sahipleri Kapasitesi Mahallesi

Ahmed Bey o~lu Ali Çelebi (Sipahi o~lu) 20 ev Dört Ayak

Ahmed o~lu Hac~~ Mehmed 20 oda Havre

Ahmed o~lu Mehmed Bey 3 oda Dört Ayak

Bekir A~a o~lu Hasan A~a 47 ev Kastel

Çerkes o~lu Mehmed A~a 8 oda '~mrân

Dedeme o~lu Camii vakf~~ 3 oda Havre

Ebubekir A~a o~lu Mehmed A~a (Sipahi) 42 ev Dört Ayak Hac~~ Mustafa Efendi ve Hamza A~a, (Mü~terek) 7 oda Havâre

Kameriye Camii vakf~~ 8 oda Dört Ayak

Mehmed Efendi (Sab~k müftü) 20 oda Mahzen

Mustafa A~a 21 oda Hallâbü'n-Nemle

(22)

Gayr-i müslimlere gelince; 17. yüzy~lda Antakya ~ehrinde oturan gayr-i müslimler 11 evden ibaretti. Yine, köylerde oturan gayr-i müslimlerin (H~ristiyanlar~n) say~s~n~n da çok fazla olmad~~~~ görülmektedir (bkz. Tablo-X-XIII). Toplam say~s~~ 247 olan (toplam nüfusun yakla~~k % 5'i) H~ristiyan-lar~n, 107'si Süveyde nahiyesi köylerinde, 70'i Altun-Özü nahiyesi köylerinde, 37'si Cebel-i Akra` nahiyesi köylerinde ve 22'si de Kuseyr nahiyesi köylerinde oturuyorlard~. Fakat, bu nüfusun hangi mezhep ya da etnik unsurlardan meydana geldi~i avâr~z defterlerinde zikredilmedi~i için, bu hususta kesin bir ~ey söylemek de mümkün de~ildir.

6. Antakya Kazas~= Tahmini Nüfusu

"Ev" ve "nefer" olarak belirtilen say~sal verilerden hareketle Antakya ka-zas~n~n 17. yüzy~l~n ikinci yar~s~ndaki tahmini nüfusunu tespit etmek müm-kündür68. Rifat Özdemir kad~~ sicillerindeki verilerden hareketle Antakya'da bir gerçek hânenin, anne, baba ve 4 çocuk olmak üzere, ortalama 6 nüfuslu oldu~u sonucuna varm~~t~r69. Bu durumda, yani avâr~z defterinde "ev" ve "nefer" olarak verilen rakamlar~~ "6 katsay~s~" ile çarpt~~~m~zda, Antakya kaza-s~n~n tahmini toplam nüfusu 31.374 ki~iden ibaret olmaktad~r. 10.302'si An-takya ~ehri mahallelerinde70, 21.072'si de k~rsal kesimde yani köylerde otu-ran bu tahmini kaza nüfusunun 29.892'si (toplam nüfusun % 95'i) Müslü-man, 1.482'si (toplam nüfusun % 5'i) de H~ristiyanlardan meydana gelmek-tedir ( bkz. Tablo-IX).

68 Tahmini nüfus hesaplamalar~nda genellikle Ö. Lütf~~ Barkan'~n tavsiye etti~i 5 katsay~s~~ (anne, baba ve üç çocuk) kullan~lmakla birlikte (Ö. Liitf~~ Barkan, "Tarihi Demografl Ara~t~rma-lar~~ ve Osmanl~~ Tarihi", Türkiyat Mecmuas~~ , X (1951-1953), s. 1-24), muayyen bir katsay~ n~ n kul-lan~lmas~~ hususu günümüzde pek çok ara~t~rmac~~ taraf~ndan art~k kabul görmemektedir (bu husustaki görü~ler için bkz. Nejat Göyünç, "Hâne Deyimi Hakk~ nda", Tarih Dergisi, 32 (1979), s. 331-348.

69 R. Özdemir, "Osmanl~~ Döneminde Antakya'n~n Fiziki ve Demograf~k Yap~s~~ 1709-1860", s. 137; Ayn~~ yazar, Osmanl~~ Döneminde Antakya Sanca~~'n~n idari Taksimau (1700-1867)", XII.

Türk Tarih Kongresi, Ankara, 12-16 Eylül 1994, Kongreye Sunulan Bildiriler, c. III, Ankara,

1999, s. 820. Özdemir, ba~ka bir çal~~mas~nda ise Antakya, Antalya, Afyon ve Manisa ~ehirlerinde bir ailenin ortalama olarak 3-5 çocuklu oldu~undan bahsetmektedir ki ("Antakya, Antalya, Af-yon ve Manisa ~ehirlerinde Ailenin Sosyo-Ekonomik Yap~s~~ Üzerine Baz~~ Bilgiler (1500-1919)",

F~rat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, VII/1-2 (1995), 5.193), bu da bir aile için öngördü~ü 6 katsay~s~m teyit eder niteliktedir.

7' Tahmini nüfusa, kaysarl~k ve hav~lardaki 141 ev dahil edilmi~, ancak, bekarlar~n ya da misaf~rlerin oturdu~unu zannetti~imiz oda ve kulübeler dahil edilmemi~tir.

(23)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS 453 Tablo-IX Antakya Kazas~n~n Tahmini Nüfusu (1678)

~skân Bölgeleri Müslim Oran~~ (%) G. Müslim Oran~~ (%) Toplam

Antakya ~ehri 10.236 7' 99 66

~~

10.302

Nahiyeler 19.656 93 1.416 7 21.072

Toplam 29.892 95 1.482 5 31.374

Rifat Özdemir, Antakya ~ehrinin 1709 tarihindeki tahmini nüfusunu bulmak için, "avâr~z-hânelerini" 9, 10, 13, 15, 16, 53, 61,5 ve 62 katsay~ lar~~ ile çarpm~~~ ve 14.581 ila 94.558 aras~nda de~i~en ve arada çok büyük farklar bu-lunan tahmini rakamlar~~ elde etmi~tirn. Bu vaziyette, 18. yüzy~ l~ n ba~lar~ nda Antakya ~ehrinin tahmini nüfusunun 14 binden fazla olamayaca~~~ gerçe~i de ortaya ç~kmaktad~r.

Son olarak, kaza merkezi olan Antakya ~ehrinin nüfusunu, Osmanl~~ im-paratorlu~u dahilindeki ba~ka ~ehirlerle mukayese etmek de faydal~~ olacak-t~r. Bu ba~lamda, Antakya'n~n ba~l~~ oldu~u eyaletin merkezi olan Haleb ~ehrinde 1678 y~l~nda 8.964'ü rey â evi olmak üzere 11.495 ev (seyyid, imam, hatip, kale erleri, gönüllüler, yeniçeri, sipahi, cebeci, zeâmet ve timar erbab~~ olanlar ile birlikte) yer al~yordu". Antakya'n~n hemen kuzeyinde yer alan ve Do~u-Akdeniz'de önemli bir liman kenti olan Trablus~am'da 1.608 nefer (yeti~kin reâyâ) 74, yine Antakya'ya yak~n bir bölgede yer alan Hama ~ehrinde de 1645 y~l~nda 936 nefer rey â nüfusu yer almaktayd~". Anadolu'daki baz~~ ~ehirlere bakt~~~m~zda ise; 1646 y~l~nda Harput kazas~nda 371 askeri evi, 159 Müslüman evi, 152 gayr-i müslim evi, 22 müslim dul hatun evleri ve 15 =mi dul hatun evleri olmak üzere toplam olarak 719 ev", Anadolu'nun bat~s~nda yer alan Lâz~klyye (=Denizli) kazas~nda da 1678'de 26 nefer askeri ile 392 ne-ferden olu~an rey â ve muaf bulunmaktayd~ n.

71 Harap vaziyetteki 8 ev ile hav~~ ve kaysarl~klar de~erlendirmeye almmarm~ur.

72 R. Özdemir, “Osmanh Döneminde Antakya'n~n Fiziki ve Demografik Yap~s~~ 1709-1860",

s. 136.

73 BA, Kepeci, Mevkufat, nr. 2684, vrk. 13".

BA, MAD, nr. 842, vrk. 4-20. BA, MAD, nr. 516, s. 8-19.

76 R. Özdemir, “Avar~z ve Gerçek-Hane Say~lar~n~n Demografik Tahminlerde Kullan~lmas~~

Üzerine Baz~~ Bilgiler", s. 1588. M. Ali Ünal ise ayn~~ tarihte Harput'un nüfusunu 729 hâne olarak göstermi~~ ve bu rakam~~ 7 katsay~s~~ ile çarparak ~ehrin tahmini nüfusunu 5 bin ki~i olarak tespit etmi~tir (Ayn~~ makale, s. 123).

(24)

Netice itibariyle, Antakya ~ehrinin, Haleb ~ehrinden oldukça küçük, çev-resinde yer alan Trablus~am ve Hama ~ehirleri ile Anadolu'da yer alan De-nizli ve Harput ~ehirlerinden de büyük oldu~u anla~~lmaktad~r.

Sonuç

Mufassal avâr~z-hâne defterleri, klasik tahrir gelene~inin terk edilmesin-den sonra Osmanl~~ Devleti s~n~rlar~~ dahilindeki iskân alanlar~~ ile bunlar~n demografik vaziyetlerinin tespitinde son derecede önemli kaynaklard~r. Bu defterlerin her bölge için ayr~~ ayr~~ incelenerek nüfus istatistiklerinin elde edilmesi, demograf~~ ve iskân tarihinde ne çe~it de~i~ikliklerin meydana gel-di~i ve bunlar~n sebeplerinin neler oldu~u hususunda daha sa~lam verilerin elde edilmesine önemli katk~da bulunacakt~r. Bu cümleden olarak, Antakya kazas~n~n 17. yüzy~ldaki iskân ve nüfusunun incelenmesi de ayr~~ bir önem ta-~~maktad~r.

Haleb eyaletinin bir kazas~~ olan Antakya, 1678'de, kaza merkezi olan ~e-hir kesimi ile çok say~da köyü bünyesinde bar~nd~ran 4 nahiyeden müte~ek-kildi.

Antakya ~ehrinin nüfusu, 16. yüzy~ldan 17. yüzy~la gelinceye kadar, baz~~ dalgalanmalar olmakla birlikte, sürekli olarak artm~~ur. Fakat, ayn~~ ~eyi kaza dahilinde yer alan köyler için söylemek mümkün de~ildir. Çünkü, Antakya kazas~~ nahiyelerine tabi olan köylerin nüfusunda önemli oranda dü~ü~ler meydana geldi~i gibi, buna paralel olarak, meskün köylerin say~s~~ da azalm~~-t~r.

Esasen, ülkenin birçok bölgesinde görülen ve Antakya bölgesini de etkisi alt~na alan Celali olaylar~~ ve s~k s~k meydana gelen sava~lar~n sebebiyet ver-di~i bu durumun, 17. yüzy~l~n sonlar~na do~ru k~smen düzelver-di~i mü~ahede olunmaktad~r. Nitekim, imparatorlu~un genelini etkileyen bu çe~it olaylar~n bir müddet için durulmas~~ ve belki devletin ald~~~~ baz~~ özendirici tedbirlerin (avâr~z vergisinin hafifletilmesi ya da baz~~ vergi mufflyetliklerin sa~lanmas~~ gibi) de etkisiyle Antakya kazas~nda onlarca köy yeniden meskün hale gel-mi~tir.

(25)

ANTAKYA KAZASINDA ~SKÂN VE NÜFUS 455 Tablo-X Kuseyr Nahiyesi Köylerinin Dem ografik Yap~s~~ (1678)

Köyler Z~mmi

Reâyâ

Müslim Reâyâ

Askeri Seyyid ~mam Di~er Toplam

`Ayn-Sancak 8 - - - - 8 Babatorun 22 -- _ 22 Bâberna Harap Bâbire 21 -- - - 21 Baksânüs - 76 - 4 -- 80 Bezâdin - 33 - - ~~ - 34 Bintiye Harap Com - 49 1 - ~~ - 51 Cünte 21 1 -- - - 22 Deyr - 44 - - - 44

Deyr-i Be~e Harap

Fâtikiye - 83 - - - - 83 Feng - 10 - - - - 10 Ferzele 6- - 6 F~rf~ri - 6 - - - - 6 Hâlisiye Harap Hanyo - 31 - - 2 - 33 Kabâb 1 15 16 Kala - 43 - - - - 43 Kalânfis - 87 - ~~ ~~ - 89 Kanbalit - 90 - 2 - 29 Karbeyaz Harap Kayac~k Harap Ki~kinid - 39 ~~ _ - - 40 Kefr `2kid - 52 - - - - 52

(26)

K~z~lca-Burc nam-! di~er Ba-

talla - 18 - - - - 18 Kozya - 42 - 42 Levbiye - 8 - - - .. 8 Ma~deletül-Me- sayih - 29 1 - - - 30 Marsu - 14 - - 1 - 15 Me~âbirüs - 140 - - ~~ 378 144 Mesadin Harap Mezraa-i Ma~de- letü'l-Ban - 4 - - - - 4 Mezraa-i Racif~f - 75 7- - 82 Mezraa-i Türk- man - 30 - : - - 30 Müstecâb - 62 - _ - - 62 Nâmtür - 16 - - - - 16 Nas~riye - 23 - - - - 24 Salihiye - 20 - - - - 20 Seferiye - 57 - - - - 57

Selika (=Selkiye) Harap

Tüliciye - 15 - - - - 15

Uskubad - 14 - - - - 14

Zâviye Harap

Ziyaret nam-1 di- ~er Batbül

- 41 - - - - 41

Zu - 23 _ - - - 23

Toplam 22 1.277 10 7 8 3 1.327

(27)

ANTAKYA KAZASINDA ISKAN VE NÜFUS 457

Tablo-XI Altun-Özü Nahiyesi Köylerinin Demografik Yap~s~~ (1678) Köyler Zimmi Reâyâ Müslim Rey â Askeri Seyyid ~mam Kulo~lu Toplam

Ak-Curün - 18 - - - - 18 Ala-Kend - 32 - -- - 32 Arahiya - 8 - - - - i. 8 'Asasiye - 39 - ~~ ~~ - 41 Asyâ Harap Bakarkaya - 18 - - 1 - 19 Bâslika - 15 - -- - 15 Bâverda nam-~~ di~er Toprak-Hi-san - 31 3 -- ~~ 35 Bedita - 39 - - ~~ - 40 Boluca Harap Boz-Öyük - 31 - - - - 31 Budak-B~~rc Harap Bilh~in - 53 - - - - 53 Büyük-B~~rc maa Ciftlikhâ - 34 - - - - M Dani~mendli - 16 2 - - 18 Ermenice - 12 - - ~~ - 13 Kandamak - 14 - - - 14 Karsu - 80 - - ~~ - 81 Küçük-Seferiye Harap Mansuriye - 9 - - - - 9 Mezraa-i Kürd - 41 - - - - 41 M~~nu~an - 24 - - - - 24 Milis - 23 - - - - 23 Narl~ca - 19 - - ~~ 20 Sabuhiye - 23 -23 - .. Süriyye 70 17 3 -- - 90 Tababiye - 17 - - - - 17 Tâmûsa - 9 - - - - 9 Tell-Habe~~ 33 - - - - 33 Terliyâ~' ~~ Harap Tuleyl-i ~arki - 35 - -- - 35 Zengiye - 29 - - 1 - 30 Toplam 70 719 8 1 7 1 806

(28)

Tablo-XII Cebel-i Alcra` Nahi esi Köylerinin Demo r

Köyler Zimmi Re.4ya Müs. Re'aya ~mam Toplam

Ala-Ta~~ nam-~~ di~er Mehmüliye - 8 - 8

Arpalu - 7 - 7 Ba~dadiye - 12 - 12 Bakdin Harap Bay~nd~r - 5 - 5 Beberzi - 6 - 6 Bezkiye - 13 - 13 Candir - 9 - 9 Cl~' Ii - 6 - 6 Çaksuniye - 30 - 30 Çâk~âk - 5 - 5 Çardakiye _ 36 - 36 Çörekiye - 6 - 6 Derma~ta - 12 - 12 Dersuniye - 36 - 36 Düveyr - 60 - 60 E~erci 17 17 Hânsuma - 14 - 14 Harbiye Harap Helkin Harap Hisârc~k - 14 - 14 Kalendûn - 19 - 19 Karaca-Ahmedli - 7 7

Karsbül en-Nasara Harap

24 Karye - 24 - Keseb 23 3 - 26 K~~lak - 35 - 35 Kirekos - 10 - 10 Mülk Harap O~lakc~~ - 3 - 3 Orduy 14 138 2 154 Sinâni Harap Sofular - 22 - 22 Sökf~d-Ovac~~~~ - 16 - 16 Sunkur - 4 - 4

~eyh nam-! di~er Zermebü - 37 - 37

Tümâma - 10 - 10

Yeni-Köy - 12 - 12

(29)

ANTAKYA K.AZASINDA ISKAN VE NÜFUS 459

Tablo-XIII Siive de Nabi esi Köylerinin Demo rafik Yap~s~~ (1678)

Köyler Zimmi

Reâyâ

Müslim Reâyâ

Sey~ d ~mam Toplam

'Abidiye maa Mezraa-i Kavvâsiye - 33 - - 33

Ak-Bay~r - Harap

Alaeddinli maa Mezraa-i Ba~çecik - 15 - 15

Avc~lu 5 5 Barbarun - 32 _ 32 Ca~ini - 10 - - 10 Cerrâriye - 5 - - 5 Cüdeyde _ 9 - - 9 Deyr-i Sardân - 5 - 5 Dikmece - 5 - - 5 Di~erce - 12 - - 12

Feysa nam-~~ di~er Ma~arac~k - 15 - - 15

Güzel-Burc maa Çiftlik - 10 - 10

Hac~-Cübeylü - 15 - - 35 Hüseyinli 24 - - 24 Kâbusiye - - - 27 Karamanlu - Harap Karkasiye - 35 - 1 36 Kilisac~k 33 ~~ M Makaberun - 18 - 18 Mefkad-~~ Harbi _ 2 - - 2 Menküliye - 12 - - 12 Mi~râkiye - 12 - - 12 Orhanl~~ Harap Sabl~ca - 31 - 31 Sarayc~ k 15 ~~ - 16 Seldârân - 38 - - 38 Sultaniye Harap Sur~a 10 - - - 10 Süveydiye - 34 ~~ 35 Tat-Kuyucu~u Harap Tüleyl-i Çiftlik - 15 - - 15 Tüleyl-i Türkman - 15 - - 15

Türkman Kuyuct~~u Harap

Üç-Tut - 44 _ 1 45

Yo~un-Oluk 29 _ - 29

Zeytüniye 21 81 - 9 104

(30)

Referanslar

Benzer Belgeler

Kadın öğretim görevlisi, erkek öğretim üyesi sayısının çoğunlukta olması, ikincisinin kariyerini ilerletmek için daha çok zaman, enerji ve geleneksel olarak ailenin

Bu durum, hem trafik sıkışıklığına sebep olmakta, hem de görüş mesafesini azalttığı için, toplu taşıma araçları gibi büyük araçların dönüşlerini zorlaştırmakta

Loxoconcha cristatissima RUGGIERI Enek Ölçülü Kesiti, Langiyen Enek Measured Section, Langhian Sol kapak, dıştan görünüm, X20, Ü Ek 90 43 Left valve, outside view, X20, Ü Ek

% eventdata reserved - to be defined in a future version of MATLAB % handles structure with handles and user data (see GUIDATA) % Hints: get(hObject,'Value') returns position

Instead of the statement inserted in French Law conflict rule, “unless the contracting parties be foreign citizens and consider it obeying another rule

Yargıtay'ın son yıllarda baz istasyonları ile ilgili verdiği kararlarda da, baz istasyonları teknik şartnameye uygun kurulmu ş olsa bile, mahkemelerin verdiği kararlarda

Muhatap için ölüm dileğinin Allah ve Azrail yoluyla ifade edildiği kargışlara bir çok yörede olduğu gibi Antakya ' da da çok sık ra s tlanmaktadır.. Allah

Hristiyanların ilk toplantı yeri burası olduğu için de ilk kilise kabul edildi.. Mağaranın, yapılan ilâvelerle ne za- man Mağara - Kilise haline getirildiği