• Sonuç bulunamadı

Kentsel Dönüşüm Kapsamında Dıştan Isı Yalıtım Uygulamalarının İrdelenmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kentsel Dönüşüm Kapsamında Dıştan Isı Yalıtım Uygulamalarının İrdelenmesi"

Copied!
145
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ  FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

HAZİRAN 2016

KENTSEL DÖNÜŞÜM KAPSAMINDA DIŞTAN ISI YALITIM UYGULAMALARININ İRDELENMESİ

Burcu AKELÇİ

Mimarlık Anabilim Dalı

(2)
(3)

HAZİRAN 2016

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ  FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

KENTSEL DÖNÜŞÜM KAPSAMINDA DIŞTAN ISI YALITIM UYGULAMALARININ İRDELENMESİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ Burcu AKELÇİ

(502141503)

Mimarlık Anabilim Dalı

Çevre Kontrolü ve Yapı Teknolojisi Programı

(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)

ÖNSÖZ

Tez çalışmam süresince yardımlarını esirgemeyen, bilgi ve tecrübeleriyle yoluma ışık tutan çok saygıdeğer hocam Prof. Dr. Nihal Arıoğlu’na teşekkürlerimi sunarım. Bu tez çalışmasında olduğu gibi, hayatım boyunca attığım her adımda arkamda olduklarını ve ileriki yıllarda da olacaklarını bildiğim, maddi ve manevi desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen anne ve babama, verdikleri pozitif enerji ile çalışmalarıma olumlu katkılarda bulunan üç kardeşime teşekkürü bir borç bilirim.

Mayıs 2016 Burcu AKELÇİ

(10)
(11)

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ…… ... vii İÇİNDEKİLER ... ix KISALTMALAR ... xiii SEMBOLLER ... xvv

ÇİZELGE LİSTESİ ... xviiii

ŞEKİL LİSTESİ ... xixx

ÖZET……… ... xxii SUMMARY ... xxiii 1. GİRİŞ ... ... 1 1.1 Amaç ... 2 1.2 Kapsam ... 2 1.3 Yöntem ... 3 2. KENTSEL DÖNÜŞÜM VE UYGULAMALARI ... 5 2.1 Kentsel Dönüşüm Kavramı ... 6

2.2 Kentsel Dönüşümün Tarihsel Gelişimi ... 7

2.2.1 Dünyada kentsel dönüşümün tarihsel gelişimi ... 7

2.2.2 Türkiye’de kentsel dönüşümün tarihsel gelişimi ve yasal mevzuat ... 8

2.3 Kentsel Dönüşüm Yöntemleri ... 11

2.4 Türkiye’de Uygulanan Kentsel Dönüşüm Yöntemleri ... 13

2.4.1 Gecekondu alanlarının dönüşümü ... 13

2.4.2 Afet riski taşıyan bölgelerin dönüşümü ... 14

2.4.3 İşlevini yitirmiş sanayi ve ticaret alanlarının dönüşümü ... 15

2.4.4 Sit alanlarının korunması ile turizm amaçlı dönüşüm ... 15

2.4.5 TOKİ öncülüğünde gerçekleşen dönüşüm ... 16

2.5 Türkiye’de Uygulanan Kentsel Dönüşüm Yaklaşımları ... 17

2.6 Bölüm Sonucu ve Yapılarda İyileştirme Yöntemlerinden Fiziksel İyileştirme ... 21

3. ISI YALITIMI, MEVZUATI VE ISI YALITIM MALZEMELERİ ... 25

3.1 Türkiye’deki Isı Yalıtım Mevzuatı ... 26

3.1.1 TS 825 binalarda ısı yalıtım kuralları ... 27

3.1.2 Binalarda ısı yalıtım yönetmeliği ... 28

3.1.3 Enerji verimliliği kanunu ... 30

3.1.4 Binalarda enerji performansı yönetmeliği ... 30

3.2 Isı Yalıtım Malzemeleri Değerlendirme Kriterleri ... 34

3.3 Isı Yalıtım Malzemeleri... 36

3.3.1 Doğada var olan malzemelerden üretilen ısı yalıtım malzemeleri ... 37

3.3.1.1 Ahşap talaşı ... 37

3.3.1.2 Genleştirilmiş mantar ... 38

3.3.1.3 Taşyünü ... 39

(12)

3.3.1.5 Cam köpüğü ... 41

3.3.1.6 Seramik yünü ... 41

3.3.2 Doğada var olmayan sentetik olarak üretilen ısı yalıtım malzemeleri ... 42

3.3.2.1 Ekstrude polistiren köpük ... 42

3.3.2.2 Ekspande polistiren köpük ... 43

3.3.2.3 Poliüretan köpük ... 44

3.3.2.4 Polietilen köpük ... 44

3.4 Bölüm Sonucu ve Isı Yalıtım Malzemeleri ile Değerlendirme Kriterleri Tablosu ... 45

4. DIŞTAN ISI YALITIMI VE UYGULAMADA SIK RASTLANAN HATALARIN İRDELENMESİ ... 49

4.1 Dış Duvarlara Dıştan Isı Yalıtım Uygulamaları, Mantolama ... 50

4.1.1 Mantolama sistemlerinde ısı yalıtım levhalarına ek olarak kullanılan yardımcı katmanlar ... 52

4.1.2 Dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistemlerden beklenen temel gereksinimler 56 4.1.2.1 Mekanik dayanım ve stabilite ... 56

4.1.2.2 Yangın durumunda emniyet ... 56

4.1.2.3 Hijyen, sağlık ve çevre ... 57

4.1.2.4 Kullanımda güvenlik ... 58

4.1.2.5 Gürültüye karşı koruma ... 58

4.1.2.6 Enerji ekonomisi ve ısı tutuculuk ... 58

4.1.2.7 Dayanıklılık ve işletilebilirlik ... 58

4.1.3 Yalıtım sistemi test metotları ve bu sistemler için uygun değerlerin belirlenmesi ... 59

4.1.3.1 Yangın reaksiyonu ... 59

4.1.3.2 Su emilimi (kapilarite testi) ... 61

4.1.3.3 Su sızdırmazlık ... 61

4.1.3.4 Darbe direnci ... 62

4.1.3.5 Su buharı geçirgenliği ... 63

4.1.3.6 Tehlikeli madde salımı ... 63

4.1.3.7 Bağ mukavemeti ... 63

4.1.3.8 Mekanik bağlantılı yalıtım sistemlerinde rüzgar yükü dayanımı ... 64

4.1.3.9 Hava kaynaklı ses yalıtımı ... 64

4.1.3.10 Isıl direnç ve ısıl geçirgenlik ... 65

4.1.3.11 Yaşlandırma sonrası bağ mukavemeti ... 65

4.1.3.12 Donatı filesi çekme mukavemeti ve uzama miktarı ... 66

4.1.4 Farklı dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistemler ... 66

4.1.5 Farklı dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistemlerin değerlendirilmesi ... 72

4.2 Mantolama Uygulaması Yapımında Görülen Hatalar ... 72

4.3 Bölüm Sonucu ... 82

5. MANTOLAMA UYGULAMA YÖNERGESİ ÖNERİSİ VE UYGULAMA AŞAMALARI ... 83

5.1 Mantolama Uygulama Yönergesi Önerisi ... 83

5.2 Mantolama Uygulama Aşamaları ... 86

5.2.1 Uygulama öncesi ... 86

5.2.1.1 Mantolama sisteminin seçimi ... 86

5.2.1.2 Uygulama öncesinde dikkat edilmesi gereken konular ... 88

5.2.1.3 Yüzey tespiti ... 91

5.2.1.4 Yüzey hazırlığı ... 92

(13)

5.2.2.1 Subasman profilinin montajı ... 93

5.2.2.2 Isı yalıtım levhalarının yapıştırılması... 94

5.2.2.3 Isı yalıtım levhalarının dübellenmesi ... 100

5.2.2.4 Bina köşe ve kenarlarının oluşturulması ... 104

5.2.2.5 Sıva ve donatı filesi uygulanması ... 107

5.2.2.6 Son kat kaplama uygulanması ... 109

5.3 Bölüm Sonucu ... 110

6. SONUÇ VE ÖNERİLER ... 111

KAYNAKLAR ... 113

(14)
(15)

KISALTMALAR

EU : European Union

TOKİ : Başbakanlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ETICS : External Thermal Insulation Composite Systems KİT : Kamu İktisadi Teşekkülü

ABD : Amerika Birleşik Devletleri TSE : Türk Standartları Enstitüsü

TS : Türk Standardı

XPS : Ekstrude Polistiren Köpük EPS : Ekspande Polistiren Köpük

PU : Poliüretan Köpük

PE : Polietilen Köpük PVC : Polivinilklorür

CE : Conformité Européenne, Avrupa Normlarına Uygunluk

(16)
(17)

SEMBOLLER

U : Isı Geçirgenlik Katsayısı λ : Isı İletkenlik Katsayısı (W/mK) µ : Buhar Difüzyon Direnç Katsayısı

: Sonsuz işareti

kPa : Kilopascal, Basınç Dayanım Birimi

kg : Kilogram

m2 : Metrekare

m3 : Metreküp

°C : Celsius, Santigrat derece

(18)
(19)

ÇİZELGE LİSTESİ

Sayfa

Çizelge 3.1 : Isı yalıtım malzemeleri ve malzeme özellikleri. ... 46 Çizelge 5.1 : Şehir merkezinden, uzak az katlı bina muhitinde m2

başına düşen dübel sayısı. ... 100 Çizelge 5.2 : Şehir merkezinden uzak, rüzgara kapalı, sık ağaçlıklı muhitte m2

başına düşen dübel sayısı. ... 101 Çizelge 5.3 : Çok katlı binalı şehir merkezinde m2

(20)
(21)

ŞEKİL LİSTESİ

Sayfa

Şekil 3.1 : Binalarda ısı yalıtım yönetmeliği akış şeması ... 29

Şekil 3.2 : Binalarda enerji performansı yönetmeliği akış şeması... 31

Şekil 3.3 : Isı yalıtım malzemelerinin doğada varoluşlarına ve kökenine göre sınıflandırılması ... 37

Şekil 3.4 : Ahşap talaşı levha ... 38

Şekil 3.5 : Genleştirilmiş mantar levha... 38

Şekil 3.6 : Taşyünü levha... 39

Şekil 3.7 : Camyünü levha ... 40

Şekil 3.8 : Cam köpüğü ürünler ... 41

Şekil 3.9 : Seramik yünü ürünler ... 42

Şekil 3.10 : Ekstrude polistiren köpük (XPS) levha ... 43

Şekil 3.11 : Ekspande polistiren (EPS) levha ... 43

Şekil 3.12 : Poliüretan köpük (PU) ... 44

Şekil 3.13 : Polietilen köpük levha (PE) ... 45

Şekil 4.1 : Sabitleme elemanlarından dübeller ve çeşitleri ... 53

Şekil 4.2 : Sıva donatı filesi ... 54

Şekil 4.3 : Profiller ve çeşitleri ... 55

Şekil 4.4 : Sabitleme elemanı (dübel) çekme deneyi ... 64

Şekil 4.5 : Dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistem ... 66

Şekil 4.6 : Dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistem ... 68

Şekil 4.7 : Dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistem ... 69

Şekil 4.8 : Dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistem ... 70

Şekil 4.9 : Dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistem ... 71

Şekil 4.10 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 73

Şekil 4.11 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 74

Şekil 4.12 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 75

Şekil 4.13 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 76

Şekil 4.14 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 77

Şekil 4.15 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 78

Şekil 4.16 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 79

Şekil 4.17 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 80

Şekil 4.18 : Dıştan ısı yalıtımı uygulanan bir yapı. ... 81

Şekil 5.1 : Mantolama uygulama yönergesi. ... 84

Şekil 5.2 : Subasman profilinin yerleştirilmesi. ... 93

Şekil 5.3 : Subasman profilinin montajlanması. ... 94

Şekil 5.4 : Plastik takozlar kullanılarak duvarla subasman profili arasındaki boşlukların dengelenmesi. ... 94

Şekil 5.5 : Noktasal ve şerit yapıştırma yöntemi. ... 95

Şekil 5.6 : Tüm yüzeye yapıştırma yöntemi. ... 96

(22)

Şekil 5.8 : Yüzeyde ve köşelerde şaşırtmalı levha uygulaması. ... 97 Şekil 5.9 : Bina çıkmalarında yalıtım levhalarının yerleşimi. ... 97 Şekil 5.10 : Pencere köşelerinde yalıtım levha uygulaması. ... 98 Şekil 5.11 : Levhalar arasındaki ufak çaplı boşlukların kapatılması. ... 98 Şekil 5.12 : Yapıştırılan yalıtım levhalarının su terazisi ile kontrol edilmesi. ... 99 Şekil 5.13 : Pencere üstlerinde yangın bariyeri uygulaması. ... 99 Şekil 5.14 : Yüzeyde 6 adet/m2

, kenarlarda 8 adet/m2 dübel uygulanması. ... 100 Şekil 5.15 : Yüzeyde 6 adet/m2

, kenarlarda 10 adet/m2 dübel uygulanması. ... 101 Şekil 5.16 : Yüzeyde 6 adet/m2

, kenarlarda 12 adet/m2 dübel uygulanması. ... 101 Şekil 5.17 : Dübel şeması. ... 102 Şekil 5.18 : Dübelleme aşamaları. ... 103 Şekil 5.19 : Duvar yüzeyinde, pencere köşelerinde ve bina köşelerinde dübel

uygulaması. ... 103 Şekil 5.20 : Filesiz köşe profili uygulaması. ... 104 Şekil 5.21 : Fileli köşe profili uygulaması. ... 105 Şekil 5.22 : Damlalıklı köşe profili uygulaması. ... 105 Şekil 5.23 : Dilatasyon profili uygulaması. ... 106 Şekil 5.24 : Fuga profili uygulaması. ... 106 Şekil 5.25 : Kapı ve pencere profili uygulaması ... 107 Şekil 5.26 : Denizlik uzatma profili uygulaması. ... 107 Şekil 5.27 : Yüzey sıvasının uygulanması. ... 107 Şekil 5.28 : Donatı filesinin sıvalı yüzeye serilmesi. ... 108 Şekil 5.29 : Donatı filesinin binili serilmesi ... 108 Şekil 5.30 : Pencere ve kapı köşelerine çapraz donatı filesi takviyesi. ... 109 Şekil 5.31 : Pencere ve kapı köşelerine çapraz donatı filesi takviyesi uygulanması 109 Şekil 5.32 : Astar uygulamasının yapılması. ... 110 Şekil 5.33 : Son katmanın oluşturulması. ... 110

(23)

KENTSEL DÖNÜŞÜM KAPSAMINDA DIŞTAN ISI YALITIM UYGULAMALARININ İRDELENMESİ

ÖZET

Bu çalışmada, kentsel dönüşüm ve ısı yalıtım kavramları kapsamında, dış duvarlara dıştan uygulanan ısı yalıtımı ve uygulama hataları incelenmiş, uygulama yönergesi önerisi sunulmuştur.

Çalışmanın başında kentsel dönüşüm kavramı açıklanarak, belirli zaman aralıklarında Dünyadaki ve Türkiye’deki kentsel dönüşümün tarihsel gelişimi incelenmiştir. Ülkemizdeki tarihsel gelişim süreci, söz konusu zaman aralıklarına denk gelen yasal mevzuatın aktarılmasıyla zenginleştirilmiştir. Dünya’da uygulanmakta olan canlandırma, soylulaştırma, yeniden geliştirme, koruma gibi kentsel dönüşüm yöntemleri irdelenmiştir. Dünyada uygulanan kentsel dönüşüm yöntemlerin yanı sıra; gecekondu alanlarının, afet riski taşıyan bölgelerin, işlevini yitirmiş sanayi ve ticaret alanlarının dönüşümü, sit alanlarının korunması ile turizm amaçlı gerçekleşen dönüşüm ve TOKİ öncülüğünde gerçekleşen dönüşüm gibi Türkiye’de uygulanan yöntemler sıralanmıştır. Bu yöntemlerin yanı sıra ülkemizde benimsenen, çöküntü bölgelerindeki yapıların yıkılarak, yerine yeni yapıların yapılması gibi bazı dönüşüm yaklaşımları bulunmaktadır. Bu yaklaşımlara karşıt görüş olarak söz konusu konutlarda; estetik, statik ve fiziksel güçlendirme çalışmaları ile iyileştirmeye gidilebileceği savunulmuştur.

Çalışmanın devamında ısı yalıtım kavramı avantajlarıyla sunulmuştur. Isı yalıtımına dair güncel yasal mevzuat incelenmiş ve 2008 tarihli “Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği” ve 2010 tarihli “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği”ne dair yönlendirici birer akış şeması hazırlanmıştır. Isı yalıtım malzemelerinin özellikleri açısından birbirinden ayrıştığı; ısı iletkenlik katsayısı, buhar difüzyon direnç katsayısı, hacimce su emme değeri gibi kriterler aktarılmıştır. Bu kriterlere dair sayısal değerler ve kullanıma ilişkin özellikler üzerinden doğada varoluşlarına ve kökenlerine göre sınıflandırılarak ısı yalıtım malzemeleri tanıtılmıştır. Devamında ise; ısı yalıtım malzemelerinin ve değerlendirme kriterlerinin yer aldığı bir tablo hazırlanmış ve farklılıkların tek seferde görülmesi sağlanmıştır.

Dış duvarlara uygulanan ısı yalıtım türlerinden olan dıştan ısı yalıtımı, diğer bir deyişle mantolama uygulamaları irdelenmiştir. Mantolama sistemlerinin sadece yalıtım levhalarından oluşmadığı bilgisine dayanarak, bu sistemlerde temel malzemelere ek olarak kullanılan dübel, profil, donatı filesi, yapıştırma harcı gibi malzemeler, katmanlara ayrılarak tanıtılmıştır. Dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistemlerden beklenen temel gereksinimler incelenmiş ve bu sistemler ile bileşenlerine dair test metotları aktarılmıştır. Yapılan bu testler sonucundan ideal bir yalıtım malzemesinin sahip olması gereken ortalama değerler ve özellikler belirtilmiştir. Sektörde bulunan farklı mantolama sistemlerine dair beş farklı örnek incelenmiş ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Mantolama uygulamalarında görülen hatalar, konuyla ilgili güncel fotoğraflar üzerinden aktarılmıştır. Yapılan

(24)

hataların nedenleri ve yol açabilecekleri sonuçlar maddeler halinde sunulmuş ve doğru uygulanış şekline dair kısa bilgiler verilmiştir.

Mantolama uygulamalarında yapılan hatalar göz önünde bulundurularak, bu işlemin yapımına dair adımları belirlemek amacıyla, mantolama uygulama yönergesi hazırlanmıştır. Bu yönergede, günümüzde sıklıkla rastlanan dıştan ısı yalıtım uygulamalarına dair aşamalar sırasıyla verilmiştir. Yönerge önerisine sadık kalarak mantolama, uygulama öncesinde ve sürecinde olmak üzere ikiye ayrılarak aşamalandırılmıştır. Uygulama öncesinde dikkat edilmesi gereken konular ve yüzey hazırlığı anlatılmış, devamında ise uygulama esnasında uyulması gereken kurallar sıralanmıştır. Uygulama aşamalarına dair yönlendirici bu bilgiler, gerek şema, gerekse fotoğraf gibi görsellerle desteklenerek kalıcı olması sağlanmıştır.

Çalışmanın sonunda ise yapılan araştırmaların ardından elde edilen sonuç ve öneriler sıralanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kentsel dönüşüm, kentsel iyileştirme, ısı yalıtımı, ısı yalıtım malzemeleri, mantolama, mantolama aşamaları

(25)

EXAMINATION OF EXTERNAL THERMAL INSULATION APPLICATIONS WITHIN THE SCOPE OF URBAN RENEWAL

SUMMARY

Thermal insulation activities which applied externally to exterior walls and application failures were examined in this study in contexts of urban renewal and thermal insulation. Also an application instruction proposal has been presented. The second chapter describes the concept of urban renewal. The historical development of urban transformation at certain time periods were examined in Turkey and also in the world. The historical urban transformation development of our country has been enriched by legislations. Some leading regulations and codes has been studied in this chapter. Urban transformation methods as regeneration, gentrification, redevelopment and conservation, are being practiced in the world have been described. Also some urban transformation methods in Turkey has been examined. These methods are transformation of slum fıelds, transformation of disaster risk areas, transformation of industrial and commercial field, preservation of conservation sites and transformation held for tourism, transformation performed with TOKI leadership.

Besides these methods, there are some transformation strategies in Turkey, such as demolishing the buildings to construct of new ones in unplanned urban areas. In contrast to this strategies, it is defended that making some rehabilitation studies on aesthetic, structural and physical aspects, can cause an improvement on these buildings. Aesthetic rehabilitation means, making projects on slum area building’s facades, roads, parks etc. Structural rehabilitation can also mean structural strengthening. It is related with reinforcement on load-bearing system, curtain walls, carrier walls, columns or beams etc. Physical rehabilitation is about thermal insulation, waterproofing and acoustic insulation. It has been studied thermal insulation applications as technical rehabilitation on unplanned urban zones.

The concept of thermal insulation was examined in the third chapter. It has been answered the questions like “What is thermal insulation?” and “What are the advantages?” Then current termal insulation legislation has been studied and guiding charts have been prepared on two different regulations. Turkish legislation has been prepared accordance with EU directives. For example, "Energy Efficiency Law", has been developed as part of the adaptation process with the European Union and it is compatible with “Directive on the Energy Performance of Buildings.”

Evaluation criterias such as; thermal conductivity, vapor diffusion resistance and rate of water absorption have been studied to understand differences between thermal insulation materials. Thermal insulation materials have been divided into two different title. These are thermal insulation materials made from materials existing in nature and thermal insulation materials produced artificial, not exist in nature. Wood wool slab, expanded cork, rockwool, glass wool, glass foam and ceramic wool can be example for thermal insulation materials made from materials existing in nature.

(26)

Extruded polystyrene foam (XPS), expanded polystrene foam (EPS), polyurethane foam and polyethylene foam can be example for thermal insulation materials produced artificial. Thermal insulation materials and their characteristic features have been described through evaluation criterias with a describing table.

In the fourth chapter of the thesis, sheathing (external thermal insulation) that one of the types of thermal insulation, has been examined in detail. Thermal insulation has been classified in new buildings and existing buildings and focused on insulation to existing structures.

External thermal insulation system has different layers. One of these layers is thermal insulation boards. Thermal insulation boards are main object of an insulation system. Also there are some additional materials which provides combine all system together. These additional materials are glass-fibre mesh, adhesive mortar, anchor plug, corner profile etc. An external wall thermal insulation layers can be located as;

 External wall

 Thermal insulation board adhesive mortar  Thermal insulation board

 Fixing devices – Anchor plug  Thermal insulation board mortar  Glass-fibre mesh

 Profiles – corner, window, door, expansion joint etc.  Coating surface primer

 Decorative coatings and/or exterior paint

After explaning an external wall thermal insulation layers, essential requirements has been studied for ETICS (External Thermal Insulation Composite Systems). These requirements includes; mechanical resistance and stability, safety in case of fire, hygiene, health and environment, safety in use, protection against noise, energy economy and heat retention, aspects of durability and serviceability. In addition, ETICS varification methods has been studied. In context of essential requirements, some important behaviours or specifications have been detected. These verification subjects are; reaction to fire, water absorption (capillarity test), watertightness as hygrothermal behaviour and freeze-thaw behaviour, impact resistance, water vapour permeability, release of dangerous substances, bond strength, wind load resistance of mechanically fixed ETICS, airborne sound insulation, thermal resistance and thermal transmittance also bond strength after ageing. After this process, proper values and properties for any ETICS or its components has been given.

Then, different ETICS examples have been examined. Five different system has been choosen and studied in detail. Each system has been seperated into their layers. It has been seen that each system has same layer sequence but the content of this layers are different. For example they all use adhesive mortar before thermal insulaiton board but properties of this mortars are different. Some of them have different thermal insulation conductivity and others have different compressive strength. So it is important to know ideal values and decide what to choose according to this information.

After examining of different ETICS, some incorrect applications have been listed on existing building’s construction images. The images show failures about external thermal insulation application on buildings. Each image has its own definition. The definitions are related to incorrect applications and possible results of it. Also it

(27)

contains small information about the correct application which will be detailed later on thesis.

Following the conclusions about the failures about external thermal insulation application on buildings, a chart has been prepared about the correct way to do external thermal insulation application on buildings. The chart aims to lead the future applications and to be a guide on subject. Then, sheathing application stages were evaluated, respectively. The points to be considered before the application and surface preparation have been described. Then, the rules must be followed during the practice have been listed. ETICS application stages can be summarized as follows;

 Before application

 Issues to be considered before the application  Surface detection

 Surface preparation  Application process

 Installation of the plinth profile  Bonding of thermal insulation boards  Plugging of thermal insulation boards  Assembling of corners and edges  Applying plaster and glass-fibre mesh  Applying of final coat

In the sixth chapter, the results that obtained after the research and related recommendations have been studied.

Keywords: Urban Transformation, Urban Rehabilitation, Thermal Insulation, Thermal Insulation Materials, ETICS, ETICS Application Stages

(28)
(29)

1. GİRİŞ

Türkiye, hızlı demografik değişim gösteren diğer birçok gelişmekte olan ülkede olduğu gibi, son yirmi yıldır kentsel yapı bakımından büyük bir değişim yaşamaktadır. Sanayileşmeyle birlikte hızlı nüfus artışı, kırsal alanlardan, metropoliten kentlere doğru büyük bir göçe ve bunun sonucunda Türkiye'de kentleşme oranlarında önemli artışa neden olmuştur. Türkiye'de kentleşme oranı 1950’lerin başlarına kadar %25 civarında seyrederken, 1980 yılında %40 ve 2000 yılında %65’e yükselmiştir. Türkiye, 1980 - 2000 yılları arasında dünyada en yüksek kentleşme oranına sahip ülkeler arasında üçüncü sırada yer almıştır. 2012 itibariyle ise ülkemizde kentleşme oranı %77’ye ulaşmıştır [1].

Ülkemizdeki bu hızlı kentleşme oranı, şehirlerdeki konut sayısının göç ile gelen insan topluluğuna yetmemesine sebep olmuştur. Bu insanlar, geldikleri şehirde kendi konutlarını inşa etmek zorunda kalmış ve dolayısıyla kent çeperlerinde plansız bölgeler oluşmuştur. Zamanla gecekondu bölgesi haline gelen bu alanlar, merkezi ve yerel yönetimlerce desteklenen kentsel dönüşüm faaliyetleri için ideal çalışma sahaları haline gelmiştir. Çoğu zaman bölgenin sosyal, kültürel, ekonomik ve fiziksel yapısına bakılmaksızın yapılan dönüşüm çalışmaları ile bölge sakinleri yerinden edilmekte ve yerele özgü olmayan, tip projeler yapılmaktadır.

Ülkemizde ve Dünya’da sanayileşmenin getirdiği bir diğer sonuç ise giderek ivme kazanan çevre kirliliğidir. İnsan sağlığını tehdit eden bu hususta, enerji korunumu sağlayarak çevre kirliliğini önleme çalışmaları, her gün artan bir önem kazanmaktadır. Enerji korunumu konusunda üzerine büyük bir yük düşen yapı sektörü, bu konuda, aralarında ısı yalıtımının da dahil olduğu pek çok uygulama üzerinde çalışmaktadır. Binalardaki ısıtma ve soğutma sistemlerinden kaynaklı enerji kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmaları içeren ısı yalıtımı uygulamaları, inşaat sektörünün enerji korunumuna ilişkin önemli adımlarından birisidir.

(30)

1.1 Amaç

Ülkemizde yapılan kentsel dönüşüm uygulamaları ile rant elde etme amaçlı, plansız yapılaşmaya maruz kalmış bölgelerdeki tekil yapıları yıkıp, mevcut arsa üzerine yeni bina yapmaya yönelik bir eğilim mevcuttur. Hem bölge sakinleri, hem de şehirsel hizmetler açısından pek çok olumsuz sonuç barındıran bu uygulama yerine, söz konusu yapılarda çeşitli güçlendirmeler yapılarak bölgenin iyileştirilmesi sağlanabilir. Bu iyileştirme yöntemlerinin bir basamağı da mevcut yapıların dış duvarlarına dıştan yapılan, mantolama olarak da adlandırılan ısı yalıtım uygulamalarıdır.

Her uygulamada olduğu gibi mantolamada da hatalı uygulama, elde etmek istenen sonuçtan oldukça uzak bir sonuç elde etmeye neden olur. Birçok mimarlık ve mühendislik hizmetinden geri kalmış bölgelerdeki yapıların onarılıp, çeşitli yöntemlerle iyileştirilmesi amaçlanırken, hatalı uygulamalar ile yapıların yıkılıp yeniden yapılma süreçlerine doğru sürüklenmesi kaçınılmaz hale gelir. Ayrıca hem orta ve orta-alt gelir grubu için ekonomik bir kayıp, hem de ülke kaynakları için israf niteliği taşıyan bu tür hatalı uygulamalar, diğer projeler için de olumsuz bir örnek teşkil eder.

Kentsel dönüşüm ve ısı yalıtım kavramlarının birlikte incelendiği bu tez çalışmasının amacı ise; dıştan ısı yalıtım sistemleri ile iyileştirilen yapılarda uygulamaya yönelik hataları azaltmak üzere, rehber niteliği taşıyan akademik bir çalışma oluşturmaktır.

1.2 Kapsam

Çalışma kapsamında, ilk etapta kentsel dönüşüm kavramı incelenmiştir. Dünyada ve Türkiye’de tarihsel gelişimi irdelenen bu kavramın, Türkiye’deki yasal mevzuatı incelenmiş ve kentsel dönüşüm türleri açıklanmıştır. Ülkemizde sıklıkla uygulanan kentsel dönüşüm yöntemleri hakkında bilgi verilmiş, bu yöntemlerle ilgili en çok benimsenen dönüşüm stratejileri açıklanmıştır. Buna bağlı olarak mevcut yaklaşımlardan yöntem olarak farklılaşan, iyileştirme çalışmaları incelenmiş ve kapsamı irdelenmiştir.

Çalışmanın devamında ısı yalıtım kavramı incelenmiştir. Türkiye’deki ısı yalıtım mevzuatı aktarılarak, şemalarla özetlenmiştir. Isı yalıtım malzemelerini ayrıştıran değerlendirme kriterleri açıklanmıştır. Doğada var oluşlarına ve kökenlerine göre

(31)

fiziksel ve mekanik özellikleri ile birlikte ısı yalıtım malzemeleri incelenmiştir. Isı yalıtım malzemeleri ve değerlendirme kriterleri ortak bir tabloda toparlanmıştır. Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde, ısı yalıtım levhalı yalıtım türleri ve bu türlerden biri olan dıştan ısı yalıtımı (mantolama) incelenmiştir. Dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistemler bünyesindeki alt ve üst katmalar nitelikleri ve nicelikleri yönünden ayrıntılı olarak iredelenmiştir. Bu sistemlerden beklenen temel gereksinimler ve bu gereksinimler kapsamında sistem ve bileşen davranışlarına yönelik test metotları aktarılmıştır. Gerek malzeme gerek sistem için uygulanabilecek bu test yöntemleri sonucunda herhangi bir dıştan ısı yalıtımlı kompozit sistemin sağlaması gereken değerler ve sahip olması gereken özellikler belirtilmiştir.

Sektördeki farklı mantolama sistem örnekleri katmanlarıyla birlikte ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bölüm, hali hazırda kent içinde gerçekleştirilmiş olan mantolama örnekleri üzerinden hatalı uygulamaların tespit edilmesiyle genişletilmiştir. Çalışmada, özel kimyasallarla üretilen sıvalarla uygulanan levhasız mantolama sistemleri kapsam dışı bırakılmıştır.

Mantolamada görülen hatalar başlığından yola çıkılarak, mantolama uygulama yönergesi önerisi hazırlanmıştır. Bu yönerge üzerinden, mantolama uygulama aşamaları adımlar halinde sıralanmıştır. Uygulama öncesi ve süreci olarak irdelenen konu, bu çalışmalara yönelik çıkarılan sonuç ve öneriler üzerinden sonlandırılmıştır.

1.3 Yöntem

Konunun kavramsal çerçevesinin oluşturulması sürecinde ağırlıklı olarak literatür taraması yapılmıştır. Belirlenen çalışma kurgusu doğrultusunda anahtar konu başlıkları tespit edilerek araştırmaya başlanmıştır. Kentsel dönüşüm olgusunun incelendiği ikinci bölümde, teorik altyapıya yönelik kavramsal araştırmalar gerçekleştirilmiş ve konuyla ilgili hem tarihi, hem de güncel yasal mevzuat incelemeleri yapılmıştır. Bu konuda çeşitli kitaplar, yüksek lisans ve doktora tezleri, çalıştay raporları, bakanlıkça hazırlanan kılavuzlar, makaleler ve yasal hükümlerden yararlanılmıştır.

Isı yalıtım olgusuna giriş yapıldığı üçüncü bölümde, kavramsal bilgiye yönelik literatür araştırması yapılmıştır. Isı yalıtım malzemeleri hakkında detaylı bilgi alabilmek için; hem akademik çalışmalardan, hem de üretici firma kataloglarından

(32)

yararlanılmıştır. Isı yalıtım malzemeleri ve bu malzemelerin değerlendirme kriterleri arasında bağlantı kurulabilmesi açısından bir tablo oluşturulmuştur. Ülkemizdeki ısı yalıtım mevzuatına ilişkin, mevzuatı özetler nitelikte şemalar oluşturulmuştur.

Isı yalıtımı kapsamında mantolama uygulamasının aktarıldığı dördüncü ve beşinci bölümde ise; akademik çalışmalardan, ilgili firmaların kataloglarından, internet kaynaklarından yararlanılmıştır. Ayrıca ulusal ve uluslararası standart ve yönetmeliklerden de faydalanılmıştır. Mantolama uygulamasına dair yapılan hataların incelendiği bu bölümde, uygulamaya ilişkin hem şematik, hem de gerçek zamanlı görseller üzerinden doğru yöntem aktarılarak kalıcı olması sağlanmıştır.

(33)

2. KENTSEL DÖNÜŞÜM VE UYGULAMALARI

Barınma, tarihi süreçte insanoğlunun yerleşik düzene geçmesi ile birlikte temel ihtiyaçlarından birisi olmuştur. Bu durum, gerek kendi ailesini bir çatıda tutabilme gayesiyle, gerekse dış şartlara karşı koruma güdüsüyle insan ihtiyaçları içinde öncelikli sırada yer almıştır. İlk dönemler hem iklimsel hem de yaşamsal doğa şartlarına karşı alınan bu tedbir, modern dönemlerde daha karmaşık bir hal almıştır. Bu dönemde konut ihtiyacı giderilirken, bir yandan çevresel faktörler de devreye girmeye başlamıştır [2].

Günümüzden 10000 – 15000 yıl önce Neolitik Çağ’da insanlığın ilk defa yerleşik hayata geçmesinden sonra, temel olarak ziraat üzerine kurulu bir ekonomik sistem benimsenmiş ve zamanla kaydedilen gelişmeler sonucunda şehirleşme sürecine gidilmiştir. Bu gelişmelerin sonucu olarak günümüzden yaklaşık 8000 yıl önce, dünya tarihinde ilk kez kentler ortaya çıkmıştır. Dünya üzerindeki ilk yerleşmelerin kent halini alması yaklaşık olarak 4000 – 6000 yıllık bir zaman diliminde gerçekleşmiştir [3].

Kentsel alanlar karmaşık ve dinamik sistemlerdir. Fiziksel, toplumsal, çevresel, ekonomik ve hatta siyasal ve ideolojik faktörlerin etkisinde değişim ve dönüşüm gösterdikleri gibi, kendileri de birçok değişim ve dönüşüme neden olabilirler. Kentsel mekandaki değişim ve dönüşümler, kimi zaman mekan ve yaşam kalitesini artırıcı yönde olurken; kimi zaman ise, mekanın ekonomik, toplumsal, çevresel ve fiziksel çökme ve bozulması olarak kendini gösterir. Kentsel dönüşüm, bir olgu olarak, belirli bir zaman aralığında sürekli gerçekleşmektedir [4].

Kentlerin, bu değişim ve dönüşüm süreci her zaman istenilen yönde ve planlı olarak gerçekleşmemektedir. Kentin trafik sorunları, gürültü, gittikçe azalan yeşil alanlar gibi olumsuz çevrelerce kuşatılması, sağlıksız dönüşümün en önemli ve en açık belirtisidir. Kent, doğası gereği sürekli değişen dönüşen bir sistem olduğu için yeniden kendini üretebilmeye yönelik bir program izler. Günümüzde, kentin bir

(34)

bölümünün ya da tümünün dönüşümünü istenilen yönde değiştirebilecek olan araçlardan en önemlisi; kentsel dönüşüm projeleridir [5].

Kent yenileme ihtiyacı, kentteki yapıların fiziksel ve toplumsal anlamda eskimesinden doğabileceği gibi, belli bir semtin ve kent kesiminin değerini tüm olarak yitirmesi sonucunda da ortaya çıkabilir. Kent yenilemenin plansız gerçekleştirilmesi konut açığının kapanmasına yardımcı olmadığı gibi ekonomi açısından da sakıncalar doğurur [5].

2.1 Kentsel Dönüşüm Kavramı

Türk Dil Kurumu’nca kentsel dönüşüm; “kentin imar planına uymayan, ruhsatsız binaların yıkılıp, planlara uygun olarak toplu yerleşim alanlarının oluşturulması” şeklinde tanımlanmaktadır [6]. Bir başka tanımda ise; kentsel dönüşüm, yapılaşma sürecinde imar planı bulunmayan ya da imar planlarına aykırı yapılanmış yerlerin, imar planlama faaliyetlerinin temel amaçlarına uygun hale getirilmesi için iyileştirilmesi ve eskiyen, bozulan kent dokusunun yenilenmesinin toplu adı olarak geçer [7].

Kimi zaman şehir, kimi zaman bölge, kimi zaman da konut ölçeğinde yapılan çoğunlukla fiziksel iyileştirme çalışmaları olarak tanımlanabilecek bu kavram, yabancı kaynaklı metinlerde; “Urban Renewal”, “Urban Regeneration”, “Urban Transformation” ve “Urban Revitalization” gibi isimlerle anılmaktadır. Dilimize terminolojik olarak “Kentsel Yenileme” adı ile tercüme edilmesi daha doğru olan bu kavram, zamanla hem halk arasında benimsenen, hem de yazılı metinlerde kullanılan ismiyle “Kentsel Dönüşüm” olarak anılmaktadır.

Dolayısıyla, kentsel dönüşüm, çarpık yapılaşmaya uğramış kentsel mekanın ekonomik, toplumsal, fiziksel ve çevresel koşullarını kapsamlı ve bütünleşik yaklaşımlarla iyileştirmeye yönelik uygulanan strateji ve eylemlerin bütünüdür. Bu nedenle, kentsel dönüşüm, yeni kentsel alanların planlanması ve geliştirilmesinden çok, var olan kentsel alanların planlanması ve yönetimi ile ilgilidir [2].

Bugün dünya nüfusunun yarıdan fazlasının kentlerde yaşaması ve bunların üçte birinin yoksul alanlarda konaklıyor olmaları, buna paralel olarak Türkiye’de ise kentleşme oranının yüzde yetmiş beşlere ulaşması ve en temel sorununun çarpık yapılaşma ile gecekondulaşma üzerine odaklanması, kentlerin daha yaşanabilir ve bu

(35)

yaşanabilir alanların sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından kentsel dönüşüm modeli temel bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir [2].

Kentsel dönüşüm ile birçok farklı alanda değişim hedeflenmektedir. Bunların en başında fiziksel, ekonomik, toplumsal ve sosyal alanlar gelmektedir. Fiziksel olarak çöküntüye uğramış veya köhneleşmiş alanların estetik olarak iyileştirilmesi, altyapı sorunlarının giderilmesi, yenilenmesi, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturulması hedeflenir. Ekonomik bağlamda genellikle düşük gelirli kesimin yaşadığı, maddi anlamda canlılığını yitirmiş, ticari potansiyeli olan bölgeleri kalkındırmak, istihdam yaratmak ve yatırımcılar için kazanç sağlamak hedeflenir. Toplumsal olarak bölgede yaşayan ve genellikle orta veya düşük geliri olan insanların, yeterli okul, hastane gibi kamu hizmetlerinden faydalanabileceği, altyapısı ve trafiği iyileştirilmiş, yeterli yeşil alan ve park yaratılmış ortamlarda barınması hedeflenmektedir. Sosyal bağlamda ise diğer zaruri ihtiyaçları karşılanan bireylerin yeterli eğitim alabileceği, sosyal faaliyetlerde bulunabileceği, bölgedeki insanlarla iletişimde bulunup, kendini geliştirebileceği ortamlar yaratmak hedeflenmektedir.

2.2 Kentsel Dönüşümün Tarihsel Gelişimi

Dünyada ve Türkiye’de gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamaları, tarihsel gelişimi ve yasal mevzuatıyla birlikte ele alınmıştır.

2.2.1 Dünyada kentsel dönüşümün tarihsel gelişimi

Dünyadaki kentsel dönüşüm uygulamaları tarihsel sürecinde incelenmiştir.

 1800 – 1920 yılları: Kentsel dönüşüm uygulamaları ilk olarak, 19. yüzyılda Avrupa’da yaşanan kentsel büyüme hareketleri sonucunda, bazı bölgelerin yıkılıp yeniden yapılması şeklinde ortaya çıkmıştır. Bu dönemde, kentlerdeki fiziksel ve toplumsal bozulmaya karşı en önemli müdahale biçimi, kentsel yenileme olmuştur [8]. Birinci Dünya Savaşı’ndan büyük bir yıkımla çıkan Avrupa’daki kentlerde savaştan sonra ortaya çıkan kentsel çöküntü, hükümetleri bu konuda çözüm arayışına yöneltmiştir. Öte yandan, Kuzey Amerika’da ve Avrupa’da bozulmuş olan yaşam koşullarını iyileştirebilmek için kentsel dönüşüm projeleri geliştirilmeye başlanmıştır. Önceleri bu uygulamalar Amerika’da “siyahları yerinden etme hareketi” olarak algılanmış, kentlerde yaşayan insanlar, gelirleri farklı olduğu için kentlerin

(36)

değişik bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Bu durum hem mekânsal anlamda farklılaşmaya hem de sosyal anlamda ayrışmaya neden olmuştur [5].

 1920 – 1950 yılları: Yirminci yüzyılın ilk yarısında hayata geçirilen Modernist Hareket, kentin sağlıksız kısımlarının yıkılması, daha fazla yeşil alan ve yüksek kütlelerle yeniden planlanması üzerine kurulmuştur [7]. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, kentlerin yeniden yapılanması sürecinde de etkili olan Modernist Hareket, savaş sonrası Avrupa kentlerinde oluşan büyük yıkımlar; zarar görmüş kültür mirasının onarımı, ekonomik çöküntüye uğramış alanların yeni fonksiyonlarla canlandırılmasıyla ilgili kentlerin yeniden inşası stratejisini gündeme getirmiştir. 1949’da ABD’de kabul gören “Konut Yasası” ile birlikte kentsel yenilemenin kurumsallaşması sağlanmıştır [4]. Yapılan planlar sonucunda, kent içi alanlarda, öncelik kenar mahallelerin temizlenmesine verilmiş; büyük yıkımlar yapılarak, bu alanlara çok katlı konut blokları inşa edilmiştir.

 1960 – 1970 yılları: Bu dönemde, kentsel iyileştirme ve kentsel yenileme projelerine öncelik verilmiştir. Fiziksel bozulma ile toplumsal bozulma arasındaki doğrudan bağlantı kabul edilmiş, daha çok toplumsal sorunlara duyarlı ve alan odaklı kentsel iyileştirme ve yenileme projeleri geliştirilmiştir [9].

 1980 yılları: Bu dönemde dönüşüm projelerinin odağında kentin boşaltılmış, atıl ve çöküntü haline gelmiş alanlarının ekonomik olarak canlandırılması bulunmaktadır. Yapılan projeler, geniş alanları kapsayan, kamu yararından çok yatırımcısının karını ön plana çıkaran özelliktedir [4].

 1990’lı yıllar ve günümüz: Bu dönemde kentsel dönüşümde kullanılan en yaygın müdahale biçimi, kentsel yenileşme ya da kentsel canlandırmadır. Çok aktörlü ve çok sektörlü işbirliklerine bağlı kentsel dönüşüm süreçleri kabul görmüştür. Ayrıca yerel yönetimler de etkin rol almışlardır [4]. Bu yıllardan itibaren kentsel koruma uygulamaları da devreye girmiştir.

2.2.2 Türkiye’de kentsel dönüşümün tarihsel gelişimi ve yasal mevzuat

Ülkemizdeki kentsel dönüşüm uygulamaları tarihsel sürecinde yasal mevzuatıyla birlikte incelenmiştir.

(37)

 1800 – 1950 yılları: Türkiye’de ilk kentsel dönüşüm eylemleri, Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında İstanbul’un yangında hasar görmüş alanların düzenlenmesi, dar sokakların genişletilmesi, yeni konut bölgelerinin oluşturulmasına yönelik, salt fiziksel içerikli imar düzenlemelerine dayanmaktadır [10]. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte hem savaşta yıkılan kentleri onarmak, hem de yeni kentler inşa etmek amacıyla kentsel çalışmalar yapılmıştır.

 1950 – 1980 yılları: Bu dönemde bir yandan sanayi kentleri ortaya çıkarken, diğer taraftan kırdan kente göç ve akabinde hızlı kentleşme görülmüştür. Hızlı nüfus artışına karşın mevcut konut stokunun yetersizliği, kırdan göçen nüfusun kendi konut ihtiyacını büyük ölçüde kent çeperinde hazine veya özel araziler üzerine yasadışı konutlar inşa ederek karşılamaya itmiştir [10]. Yasadışı konut bölgeleri ile mücadele kapsamında 775 sayılı “Gecekondu Kanunu” çıkarılmıştır. Bu Kanuna ilk kentsel dönüşüm düzenlemesi olarak bakılabilir. Bu dönemde kent içinde bazı yolların genişletilmesi gibi çalışmalar da yapılmıştır. Dönemin bir diğer önemli yasal düzenlemesi, 634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu”dur.

Kanunun yürürlüğe girmesi, beraberinde kent içerisindeki ruhsatlı az yoğun konut stokunun yıkılarak çok katlı apartmanlara dönüşümünü getirmiştir. Bu gelişme artan konut ihtiyacını gidermek açısından olumlu bir hareket gibi görünse de, gerekli sosyal ve teknik altyapı ihtiyacı giderilmeden uygulandığı için uzun vadede olumsuz bir hareket halini almıştır [10].

 1980 – 2000 yılları: 1980’li yıllara kadar kaçak yapılaşmayla süren mücadele, gecekondu ve kaçak yapıların ruhsatlandırılarak yasal konut bölgelerine dönüştürmeyi hedefleyen yasal düzenleme arayışları ve uygulamalarıyla son bulmuştur [10]. Bunun sonucunda, kentteki gecekondular dört ve beş katlı binalara dönüşerek apartmanlaşmıştır. 3030 sayılı “Büyükşehir Belediye Kanunu” ve 3194 sayılı “İmar Kanunu” kentsel dönüşümü yönlendirici diğer yasal düzenlemeler arasındadır. Bu düzenlemeler ile plan yapma yetkisi yerel yönetimlere dağıtılmış ve bu yönetimlere aktarılan kaynaklar arttırılmıştır. Bunun sonucunda da kentlerdeki yapı yoğunluğu daha da artmıştır. Bu dönemde, kentsel dönüşüm açısından bir diğer etkin yasal düzenleme 2985 sayılı “Toplu Konut Kanunu” olmuştur. Aynı yıl “Toplu Konut ve Kamu

(38)

Ortaklığı İdaresi Başkanlığı” kurulmuş ve 1990 yılında “Toplu Konut İdaresi” ayrı birim olarak örgütlenmiştir. Sonraki yıllarda ise kentsel çalışmalarda önemli bir rol üstlenmiştir. Bu gelişmelerin yanı sıra taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemlerini gündeme taşıyan, 2863 Sayılı “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu” çıkarılmıştır.

 2000 – 2010 yılları: 1999 yılında meydana gelen şiddetli deprem nedeniyle yasal düzenlemelerde bir takım değişiklikler yapılmış ve 2000 yılında ilgili konuya ilişkin “Gecekondu Kanunu”na ek madde konmuştur. Ayrıca kentin eskiyen dokularını ve yerleşim alanlarını nitelikli kentsel mekânlara dönüştürmeyi, tarihi ve kültürel dokunun ise koruma kullanma dengesi içerisinde yenilenerek kullanılmasını hedefleyen, 5366 sayılı “Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun” yürürlüğe girmiştir. Yasa Toplu Konut İdaresinin ortak veya tek başına uygulama yapabileceğine yönelik yasal zemin hazırlaması sebebiyle oldukça tepki toplamıştır [10]. Bu tartışmaların yaşandığı süreçte, kentsel dönüşümle ilgili ilk doğrudan yasal çalışma olarak 2004 tarihinde “Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu” hazırlanmıştır. 2005 yılında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73. maddesinde yapılan değişiklikle, ülke çapında ilk kez uygulanacak kentsel dönüşümün yasal altyapısı oluşturulmuş ve kentsel dönüşüm konusunda belediyelere yetki ve sorumluluk vermesi açısından önemli bir düzenleme haline getirilmiştir [7].

 2010’lu yıllar ve günümüz: Bu dönemde “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” çıkarılmıştır. Bu Kanunun verdiği imkan ile afet riski taşıyan bölgelerde veya bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere çalışmaları yapılabilir. 2000’li yıllar inşaat şirketlerinin uluslararası pazara açıldığı ve inşaat sanayiinin daha da geliştiği bir dönemdir. Bu dönemde, yaşam alanlarının üç farklı biçimde dönüştüğü gözlenmektedir. Birinci ve en kapsamlı kentsel dönüşüm uygulamaları, kent çeperlerinde ana arterler boyunca gelişmiş alt gelir grubu gecekondu mahallelerinin veya sağlıksız, ruhsatsız yapılaşmaların belediyeler tarafından yıkılarak yeniden yapıldığı

(39)

büyük çaptaki yenileme operasyonlarıdır. İkincisi, orta ve alt orta gelir grubunun kent içinde var olan 1960-1970 yıllarına ait apartman stokunun mal sahipleri tarafından iyileştirerek yapılan uygulamalardır. Üçüncü dönüşüm ise üst ve orta gelir grubunun araba sahipliliğinin artışı ile kent dışına çıkması ile gerçekleşmiştir [11].

2.3 Kentsel Dönüşüm Yöntemleri

Kentsel dönüşümün tarihsel gelişimine baktığımızda belli dönemlerde, o dönemin gerektirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda, farklı türde kentsel dönüşüm uygulamaları yapıldığı görülmüştür. Bu türler, dönemin sosyal ve siyasal şartlarına, teknolojik ve ekonomik imkanlarına, ayrıca coğrafik ve fiziksel özelliklerine göre çeşitlenmektedir. Zamanla amaçları, icra edilişleri ve sonuçları doğrultusunda farklılaşan bu uygulama türleri, kentsel dönüşüm literatüründe değişik isimlerle yer almaya başlamıştır. Hem Dünya hem de Türk literatüründe yer alan bu kavramlar, zaman zaman bir dilden diğerine tercüme edilirken anlam karmaşasına yol açsa da, genellikle yazınlarda ortak içeriğe sahiptirler.

Kentsel dönüşüm/yenileme yöntemleri çatısı altında toplanan bu kavramlar şu şekilde açıklanabilir.

Canlandırma (Regeneration): Sosyo-kültürel, ekonomik ya da fiziksel açılardan bir çöküntü süreci yaşamakta olan kentsel alan parçalarının, çöküntüye neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması ya da değiştirilmesi sonucu, o alanın tekrar hayata döndürülmesi, canlandırılması yöntemine verilen isimdir [12].

Soylulaştırma (Gentrification): Kent merkezindeki fiziksel ve sosyal eskimenin yaşandığı konut alanlarının fiziksel yapısının iyileştirilmesi sonucunda, yerleşim genelinde, sosyal sınıfın ve mülkiyet değişiminin gerçekleşmesidir. Bu süreçte konutların birer birer el değiştirmesiyle düşük gelirli kişilerin yerini yüksek gelirli kişiler almaktadır [13].

Koruma (Conservation - Preservation): Toplumun geçmişteki sosyal ve ekonomik koşullarını, kültürel değerlerini yansıtan fiziksel yapısının, yaşanan değişim ve gelişimler nedeniyle yok olmasının engellenmesi, kentsel

(40)

dokunun çağdaş yaşamla bütünleştirilmesi, kültürel varlıkların topluma faydalı, ekonomik ve işlevsel koşullarla sağlıklaştırılması yöntemidir [14].  İyileştirme – Sağlıklaştırma (Rehabilitation): İyileştirme, planlı olarak

gelişmiş ancak zamanla yıpranmış, yoğunluğu artmış ve işlevlerini yerine getiremeyen bölgeleri tekrar değerli hale getirme yöntemidir. Mevcut bölgenin yapısının korunarak, koruma, tamir ve restore edilmesi temeline dayanmaktadır [12].

Yeniden Geliştirme (Redevelopment): Ekonomik ve yapısal özellikleri, iyileştirilmesine olanak vermeyecek ölçüde kötüleşmiş olan alt gelir gruplarının konutlarının yıkılması ve bunların oluşturduğu kent bölümlerinin yeni bir tasarlama düzeni içinde geliştirilmesidir [14]. Yeniden geliştirme yaklaşımı, genellikle orijinal kent nüfusunun kentin başka bir kısmına yerleştirilmesini öngörmektedir. Ağır sosyal ve çevresel maliyetler taşıyan bu yöntemde; kiracılar, mal sahipleri ve iş sahipleri için mahallenin yıkımı sosyal ve psikolojik kayıplara neden olurken, komşuluk ilişkilerine de zarar vermektedir. Gelişmiş ülkelerin büyük bir çoğunluğunun artık kullanmadığı bu yöntem, gecekondu mahallelerinin kentin başka bir yerinde yeniden oluşmasını engelleyememektedir [12].

Bütünleştirme – Entegrasyon (Integratıon): Herhangi bir bölgede bulunan yapılaşmaya dokunmadan, bu bölgede yeni binaların yapılması yöntemidir.  Yenileme (Renewal): Gerek yerleşme düzeni, gerekse mevcut yapıların

durumu bakımından yaşama ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi olanağı bulunmayan alanlardaki yapıların tümünün veya bir bölümünün ortadan kaldırılarak yeniden imar edilmesi durumunu ifade etmektedir [14].

Düzenleme (Improvement): Bir kentin, bir kasabanın tümünün veya bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük kamusal bir eylem türüdür [14].

Temizleme (Clearance): Alt gelir gruplarının yaşadığı bölgelerdeki konutların ve diğer yapıların sağlığa aykırı niteliklerinin giderilmesi şeklinde tanımlanmaktadır [14].

(41)

Tazeleme-Parlatma (Refurbishment): Kentsel imaj ve karakterin sağlanmasında önemli rol oynayan peyzaj elemanlarının ve kent mobilyalarının kullanımıyla tarihi bölgelerin yeniden canlandırılmasını öngören yöntemdir [14].

Kent yenileme başlığı altındaki bu farklı müdahale yöntemleri çoğu zaman beraber uygulanmaktadır. Dünyadaki çeşitli deneyimlerin ışığında; alanların ekonomik ve toplumsal gelişimi olmazsa, sadece fiziksel yenilemenin tek başına faydalı olamayacağı, dolayısıyla yenileme işleminin de başarılı olamayacağı görülmüştür [15].

2.4 Türkiye’de Uygulanan Kentsel Dönüşüm Yöntemleri

Ülkemizde farklı dönüşüm problemlerine karşı verilen cevaplarda, genelde dönüşüm sorunları fiziksel mekânın dönüşümüne indirgenmiş; dönüşümün toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutları göz ardı edilmiştir. Oysa kentsel dönüşüm, fiziksel mekânın dönüşümünün yanı sıra, sosyal gelişim, ekonomik kalkınma, çevreyle ilgili ve doğal dengenin korunması ve sürdürebilirliğinin sağlanması ile birlikte kapsamlı ve bütünleşik bir yaklaşımla ele alındığı takdirde başarıya ulaşabilir [4].

Türkiye’de kentsel dönüşüm projelerinin genellikle büyükşehirlerde uygulandığı görülmektedir. Büyük kent merkezlerine yaşanan göçler bir yandan bu yerleşim yerlerinde konut ihtiyacını doğururken, diğer yandan çarpık ve kaçak yapılaşmaya neden olmaktadır. Ayrıca, kentlerin sanayi bölgeleri ile konut alanları zamanla iç içe geçmiş, tarihi kent merkezlerinin bulunduğu bölgeler kaçak yapılaşma ve iş merkezlerinin bu alanlarda yoğunlaşması ile bozulmuştur. Türkiye’de kentsel dönüşüme neden olan bu sorunların tümünü içinde barındırması anlamında İstanbul, dönüşüm projelerinin en çok uygulandığı kent olma özelliği taşımaktadır [3].

Türkiye’de sıklıkla uygulanmakta olan kentsel dönüşüm yöntemleri başlıklar halinde incelenmiştir.

2.4.1 Gecekondu alanlarının dönüşümü

Gündemimize 1940’lı yıllardan itibaren girmeye başlamış olan gecekondu ifadesi, yasal olmayan yollarla, kendisine ait olmayan arazi üzerine yapı inşa etmek olarak özetlenebilir. Gecekondulaşma, önceki bölümlerde de bahsedildiği üzere, 1940’lı

(42)

yılların ortalarında başlayan köyden kente göç etme furyasının olumsuz sonuçlarından biridir. O dönemde öngörülemeyen bu göç dalgası, büyük şehirlerdeki konut stoğunun yetmemesine ve gelen halkın temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacını temin etmek üzere kendi imkanlarıyla hareket etmesine sebep olmuştur. Ancak bu tip sağlıksız alanlarının oluşumu, sadece gecekondu sahiplerinin kendilerine ait olmayan araziler üzerine konut yapmasıyla gerçekleşmemektedir. Aynı zamanda şahısların kendi arazileri üzerine kaçak yapılaşmalarda bulunarak konut inşa etmeleriyle, var olan konutlarına ek kat, ek bina gibi yapılaşmalar eklemeleriyle veya müstakil evlerini yıkıp, plansız, kaçak apartmanlaşmaya gitmeleriyle de gerçekleşir.

Ülkemizde çoğu büyükşehirde bu tür yapılaşmaların kentin belli bölgelerini ele geçirdiği görülmektedir. Bunlarla mücadele kapsamında her yıl çeşitli projeler geliştirilmekte ve çalışmalar yapılmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’de en çok karşılaşılan kentsel dönüşüm yöntemi gecekondu gibi ruhsatsız alanların dönüşümüdür, denilebilir.

Ülkemizde yapılan bu tür dönüşümlere örnek olarak şu projeler verilebilir; İstanbul’da; Zeytinburnu ve Kuştepe, Küçükçekmece Ayazma-Tepeüstü Kentsel Dönüşüm Projeleri. İzmir’de; Kadifekale, Bayraklı, Cennetçeşme, Aktepe-Emrez, Karşıyaka-Şemikler, Ege Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projeleri. Ankara’da; Altındağ, Mamak, Geçak, Yenimahalle, Dikmen Vadisi, Portakal Çiçeği Vadisi ve adına kanun çıkarılan Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projeleri.

2.4.2 Afet riski taşıyan bölgelerin dönüşümü

1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi, bıraktığı birçok olumsuzluğa rağmen, insanların doğal afetlere karşı yapıcı önlemler almasının hayati önem taşıdığı gerçeğinin anlaşılmasına sebep olmuştur. Sadece depremler değil, kent yaşamı içinde karşılaşılması muhtemel olan sel, yangın, heyelan gibi diğer doğal afetlere karşı da önlemler alınması zaruridir.

Kaçak yapılaşmanın getirdiği belki de en önemli sonuçlardan birisi, insan hayatını tehlikeye sokabilecek bu bilinçsiz yapı stokudur. Doğusundan batısına çeşitli deprem kuşakları barındıran ülkemizde bu tip doğal afetlere karşı yasal yollarla kısıtlayıcı tedbirler alınmıştır. Yeni yapılacak olan binalarda bu tip yasal yükümlülüklere uyma zorunluğu bulunmaktadır. Fakat var olan yapı stoku ve barındırdığı insan

(43)

popülasyonu için hayati tehlike hala devam etmektedir. Bu kapsamda ülke çapında afet riski taşıyan çeşitli bölgelerde, buradaki yapıların iyileştirilmesi yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Dünya genelinde bu tür durumlarda yapılan uygulamaların çeşitlendiği görülse de ülkemizde daha çok yık-yap şeklinde bir tutum sergilenmektedir.

Ülkemizde yapılan bu tür dönüşümlere örnek olarak şu projeler verilebilir; İstanbul’da; Bakırköy, Küçükçekmece Kentsel Dönüşüm Projeleri. İzmir’de; Kadifekale, Gürçeşme, Yeşildere, Ballıkuyu ve Vezirdağı Kentsel Dönüşüm Projeleri. Bursa’da Kamberler Kentsel Dönüşüm Projesi. Ayrıca Adapazarı, Düzce, Gölcük gibi depremde hasar gören kentlerde yapılan dönüşüm projeleri örnek gösterilebilir.

2.4.3 İşlevini yitirmiş sanayi ve ticaret alanlarının dönüşümü

Göç alan kentlerde kent yakınında kurulmuş olan sanayi alanları zamanla hızlı kentleşmenin etkisi ile kent içinde kalmaktadırlar. Kent içinde kalan bu sanayi alanları zamanla işlevlerini, canlılıklarını yitirerek kendiliğinden boşalmakta ya da kent içinde kalarak halk sağlığını tehdit ettikleri için yerel yönetim birimleri tarafından boşaltılmaktadırlar. Her iki durumda da sanayi alanlarının bulunduğu yerde bir yıkıntı alanı oluşmaktadır [16].

Aynı durum zamanında işlevi olan fakat günümüz teknolojisinde artık ihtiyaç duyulmayan, çeşitli sanayi kolları için de geçerli olup, icra edildikleri bölgelerden uzaklaşıp, bu mekanların atıl kalmasına sebep olmuşlardır.

İşlevini yitirmiş sanayi ve ticari alanların dönüşümüne yönelik örnekler şu şekilde sıralanabilir; İstanbul’da; Kartal Kentsel Dönüşüm Projesi, Silahtarağa Elektrik Santrali-Santralistanbul Dönüşüm Projesi. Bursa’da; Dericiler Projesi, Eski Mudanya Gar Binası Restorasyonu, İskele Meydanı Düzenlemesi, Kükürtlü Kentsel Dönüşüm Projesi örnek gösterilebilir.

2.4.4 Sit alanlarının korunması ile turizm amaçlı dönüşüm

Taşınmaz kültür varlıkları korunumuyla ilgili çıkarılan yasalarda ve hukuki çalışmalarda da görüldüğü üzere, bu tip yapıların korunumuna karşı hassasiyet giderek artmaktadır. Hem dünyada hem de ülkemizde olmak üzere, eskiye ait kültür varlıklarını korumaya yönelik uygulamaların çoğaldığı görülmüştür.

(44)

Tarihi eser niteliğindeki yapıları restore edip, koruyarak; onlara var olan işlevlerini geri kazandırmak, yeni işlevler atfetmek veya eski işlevlerine ek olarak yeni işlevler yüklemek sıkça rastlanan uygulamalar arasındadır. Bu yöntemle tarihi eserlerin turistik değerleriyle ticari kazanç elde edilebileceği görülmüştür. Yerel ekonominin canlanmasına, bölge halkına istihdam sağlamada ve bununla birlikte kültürel varlıkların da korunmasına vesile olan bu yöntem ülkemizin çeşitli bölgelerinde sıkça uygulanmaktadır.

Sit alanlarının korunması ile turizm amaçlı dönüşüme yönelik örnekler şu şekilde sıralanabilir; İstanbul’da; Tarlabaşı, Hacıhüsrev, Tophane, Dolapdere ve Okmeydanı’ndaki kısmi projeler, Tarihi Yarımadayı kapsayan Fatih ve Eminönü’deki turizm amaçlı dönüşüm projeleri. Ankara’da; Beypazarı Evleri Restorasyonu, Altındağ-Hamamönü Semti Restorasyonu ve Ulus Tarihi Kent Merkezi Kentsel Dönüşüm Projesi. Bursa’da Cumalıkızık Köyü Restorasyon Projesi gösterilebilir.

2.4.5 TOKİ öncülüğünde gerçekleşen dönüşüm

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) kurum profilinde, “Ülkenin toplu konut ve kentsel yenileme ihtiyacına yönelik gerçekçi çözümler üretmekte olan Başbakanlığa bağlı bir kamu kuruluşu” şeklinde tanımlanmıştır [17].

Türkiye’de kentsel dönüşüm süreçlerinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) kamu adına devreye girmekte ve kentsel dönüşümlerin tetikleyicisi olmaktadır. Kendisine yasal çerçeve ile verilen rolle birlikte bir Kamu İktisadi Teşekkülü (KİT - kamusal kaynakları kullanarak ekonomik alanda faaliyet gösteren devlet kuruluşu) misyonu üstlenen kurum bu alanlardaki kamu müdahalelerini gerçekleştirmektedir. Kentin boş alanlarında ya da özel mülkiyetteki büyük arazilerde sermaye şirketleri kendileri proje ve uygulama yaparken, kentte proje yapılması riskli gecekondu alanlarında TOKİ’nin devreye girdiği görülmektedir [18].

Genellikle kent merkezlerine uzak, alt gelir grubu için hazırlanan konutları uygulamasıyla tanınan TOKİ, son yıllarda büyük çaplı projelere imza atmaya başlamıştır. Gerek akademisyenlerden ve mesleki odalardan gerekse sivil toplum kuruluşlarından eleştirel tepkiler toplayan TOKİ, inşaat sektöründe ülke bazında etkisini arttırmaya devam etmektedir.

(45)

TOKİ öncülüğünde gerçekleştirilen dönüşüm projelerine yönelik örnekler şu şekilde sıralanabilir; İstanbul’da; Tuzla Aydınlı, Maltepe Başıbüyük, Kağıthane Hamidiye Toplu Konut Alanı Projesi. Gaziantep’te Şehitkamil Umut Mahallesi Toplu Konut Projesi. Trabzon’da Bahçecik Zağnos Vadisi Toplu Konut ve Ticaret Merkezi Projesi. Erzurum’da Yakutiye Hasan Basri Kentsel Dönüşüm Projesi örnek verilebilir.

2.5 Türkiye’de Uygulanan Kentsel Dönüşüm Yaklaşımları

Türkiye’de yapılan dönüşüm uygulamalarına ilişkin bir önceki bölümlerde de verilen bilgiler doğrultusunda, kentsel dönüşüm yapılmasına karar verilen bölgelerdeki yapıların, ekseriyetle yıkılarak, yerine genellikle siteler halinde yeni konut blokları yapılmasını öngören bir yöntem benimsendiği görülmüştür. Bu tutumun dayanağı olarak gösterilebilecek en önemli faktör, kişi ve kurumlara bu hakkı tanıyan, 2012 tarihli ve 6306 sayılı “Afet Riski Taşıyan Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”dur.

Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir [19].

Çıkarılan bu Kanundan sonra 6306 sayılı “Afet Riski Taşıyan Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”a ek olarak “Afet Riski Taşıyan Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği” yayınlanmıştır. Bu yönetmeliğin amacı ise; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, riskli yapılar ile riskli alan ve rezerv yapı alanlarının tespitine, riskli yapıların yıktırılmasına, yapılacak planlamaya, dönüştürmeye tabi tutulacak taşınmazların değerinin tespitine, hak sahibi olacaklarla yapılacak anlaşmaya ve yapılacak yardımlara, yeniden yapılacak yapılara ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki diğer uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemektir [20].

Bu yönetmelik gereğince; riskli yapıların tespiti, mülk maliklerinin finansörlüğünde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar tarafından yapılır. Riskli olduğu tespit edilen yapılar tapu müdürlüğüne bildirilerek, gerekli tebligatlar hazırlandıktan sonra mülk sahiplerinin çoğunluğunun da ortaklaşa verdiği

(46)

onayın ardından, yıkım işleminin gerçekleştirilmesine dair çalışmalar başlar. Yıkılan bölgede yapılacak çalışmaya dair planlama teklifleri, Bakanlıkça değerlendirilir ve işleme alınır.

Yönetmeliğe göre; uygulama alanına yönelik olarak yapılacak planlarda alanın özelliğine göre; afet risklerinin azaltılması, fiziksel çevrenin iyileştirilmesi, korunması ve geliştirilmesi, sosyal ve ekonomik gelişmenin sağlanması, enerji verimliliği ve iklim duyarlılığı ile yaşam kalitesinin artırılması esastır [20]. Ancak 6306 sayılı Kanunun amaç kısmında belirttiği “afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde” ifadesi çoğu zaman çıkarlara yönelik çarpıtmalara maruz kalmaktadır.

Şehirlerdeki atıl bölgeler, çoğunlukla kent merkezindeki işyerlerinin bolca bulunduğu, sosyo-kültürel faaliyetlerin yoğun yaşandığı bölgelere yakın, kent çeperlerinde bulunmaktadır. Sahip olduğu bu avantajlar, söz konusu bölgeleri birçok kesimden insan için oldukça cazibeli hale getirmektedir. Çoğu zaman bu alanlar, afet riski taşımamasına veya tekil yapı olarak riskli yapı grubuna girmemesine rağmen, konumundan dolayı bu kanun çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Atıl durumdaki kent bölgelerinden kazanç sağlama gayesi güden yatırım kuruluşları, bölgenin değerini arttırmaya yönelik çeşitli faaliyetlerde bulunurlar. Bunların başında bölgedeki halkı uzaklaştırıp, alana modern konut, alışveriş merkezi, ticaret alanları vs. inşa etmek gelmektedir. Bu yöntemin bir alt modeli ise bölge halkını yerinden etmeden, onlara yeni yapılacak olan konutlardan belli bir miktar karşılığında vererek, komşu sayısını arttırmaktır. Burada bölgenin her türlü fiziksel altyapısı korunarak, var olan daire sayısından fazla daire yaparak, bölgedeki insan sayısını arttırma söz konusudur. Yatırımcı çerçevesinden bakıldığında neredeyse bölgenin eski sahiplerine verilen konut sayısı kadar fazladan konut yapılmaması durumunda dönüşüm, cazibesini kaybetmektedir. Yeterince kazanç elde edemeyeceğini düşünen yatırımcı bu yapılardaki dönüşüme dahil olmaya razı olmamaktadır.

Yerel yönetimlerin de bu konuda yatırımcılara destek verdiği bilinmektedir. Bilinçsiz yapılaşma görülen bu alanlarda genellikle alt ve orta-alt gelir grubundan insanların yaşadığı bilinmektedir. Yerel yönetimler kendi bölgelerindeki refahı arttırmak pahasına bu gruba ait halkı bölgeden uzaklaştırma işlemine göz yummaktadır. Söz konusu bölgeler, başta yerel yönetimler olmak üzere, yetkililerin sorumlu olduğu

Referanslar

Benzer Belgeler

闊別二十餘載 廿一屆同學會相見歡 (編輯部整理) 北醫廿一屆校友同學會於 101

Yapılardan biri Merasim Köşkü (törenler için dü­ şünülmüş ve kullanılmıştır) öbürüyse Maiyet Köşkü (sul­ tanın maiyeti, kimi zaman da haremi

İşte tam o anda ve tam zamanın­ da, evvelce yarlar içinde pusuya yatırılan kuvvetler birdenbire mey­ dana çıkıverecek düşmanın yanla- rile gerilerini

Bir ara da Mahmut Paşa Mahkemesi naipli­ ğine getirilen Nedim, yine gazeller, kasideler yazıyor ve her yazdığı kaside için ihsanlara gark oluyordu....

Şekil A.16 Dolgu Duvar Gazbeton, Kolon Kirişler Ekspande Polistren İle Dıştan Isı Yalıtımı Uygulanan Binanın Betonarme Kesiti Yoğuşma ve Buharlaşma Grafiği.. Tablo

MADDE 9 - Isı yalıtım projesinde aşağıda belirtilen bilgiler bulunmalıdır. a) Isı kayıpları, ısı kazançları, kazanç/kayıp oranı, kazanç kullanım faktörü ve aylık ve

Çift duvar arası ortadan EPS ile yalıtılmıĢ binanın dıĢ havaya açık betonarme duvar yapı bileĢenindeki yoğuĢma ve buharlaĢma miktar çizelgesi ile

www.eglencelicalismalar.com Dikkat Geliştirme Soruları 27 Hazırlayan: