SARAY ve BABIÂLİNİN İÇYÜZÜ
Yazan: SÜLEYM AN KÂNI
r~ Tercüme, iktibas hakkı mahfuzdur*■*
Tefrika No. 358
Skalyeri ve Nakşibent kalfa gizlice
A tmaya kaçıyorlar
Tunuslu Mahmut paşa damadı olup 1884 sonlarında Atinada kon soloslukla bulunmuş, olan İsveçli Ali Nuri bey fransızca Akşam ga zetesinde ahiren neşrettiği maka lelerde Kleanti Skaîieri ile Nak şibent kalfanın Atmadaki hayat larına dair şu malûmatı vermiştir: (Kleanti Skaîieri Sultan Mura dın vefakâr dostu ve sarrafı idi. Ali Suavi vakasından sonra Malta köşküne nakledilmiş olan Sultan Murat buradan Skalieriye:
— Beni buradan kurtarmaz isen bu köşk benim mezarım olacaktır.
Mealinde bir tezkere isal ettir di. Kleanti hemen:
— Sultan Muradı derhal Çıra- ğan sarayına nakletmezseniz Yıl dızı uçuracağız.
Diye ve komite imzasile bir be yanname hazırladı ve bunu gaze tesine dercetmek üzere ölüm teh- didiîe Estern - Ekspres müdürü M. (W hitaker) e gönderdi.
Whitaker bu tehditnameyi he men sarayda İngiliz Sait paşaya
götürdü; ne yapması lâzım gele ceğini sordu, İngiliz Sait paşa omuzlarını silkerek:
—- Neşrediniz!
Cevabını verdi. Beyanname Es tern Ekspreste çıktı; İngiliz Sait paşa gazetenin bir nüshasını A b- dülhamide arzetti. (İşin bu nokta sında biraz garabet var.) Saray telâşa düştü; Whitaker saraya celbolundu. Meselenin nasıl cere yan eylediği anlaşıldı.
İngiliz tebaasından olan W hi- takere hemen memleketi terket- mesi, etmezse cebren çıkarılacağr tefhim edildi; gazetesi tatil olun du; kendisi de İstanbuldan çıktı.
(Bu gazete sonra İngiliz sefareti nin müracaatile Levant Herald namile intişar etmiştir.)
İngiliz Sait paşa Konyaya nef- yedildi.
Fakat maksat hasıl olmuştu. Ab- dülhamit korkarak Sultan Muradı Çırağana naklettirdi. (Yukarıda bu nakil meselesinin İngiliz elçisi nin müracaatı üzerine vaki oldu ğunu yazmıştık.)
Bundan sonra Sultan Murat ta raftarları Çırağan mahpusunu kurtarmak için bir kaç defa te şebbüste bulundular; fakat bir ne tice elde edemediler. Kleanti Ska- Iieri birçok defa Ali Şefkati beyin takip ettiği yoldan - Nakşibent kal fanın yardımile - Sultan Murada mülâki olmuş idi.
Sultan Muradın yemeklerine striknin zehiri karıştırılmakta ol- masile Kleanti Sultan Murada pan zehir getirmişti. (Bu bir şüpheden ileri gelmiş olacaktır. Zehirin ve rildiği muayeneye müstenit ola maz. Kim muayene edebilmiş te bunu meydana çıkarmış? Tecrü beye ise Sultan Muradın mukave met edemiyeceği aşikâr!)
Skalierinin Sultan Murat ile mü nasebetleri Abdülhamitçe anlaşıl ması üzerine Skaîieri ile Nakşibent şiddetli takibat ve taharriyata tâ bi tutuldular.
Yanında bulunduğu zaman Sul tan Muradı musiki ile eğlendiren Nakşibent kalfa musiki derslerini muzıkai hümayun kumandam
Necip paşadan almıştı. Sultan Ha- midin düşüncelerine agâh olan Necip paşa Nakşibent kalfaya gaybubet etmesi haberini isal etti.
Skaîieri ile Nakşibent Beyoğîun- da bir dost evinde saklandılar. Barbagallo isminde bir İtalyan terzi Nakşibent kalafya gemici kı yafeti hazırladı; Nakşibent İtalyan gemiciler ile kol kola sarhoşlar gi bi düşe, kalka Beyoğlu sokakla rından geçti, bir ecnebi gemisine kapağı attı; Pirede karaya çıktı. Barbagallo da artık Beyoğlunda kalmağı pek emin bulamıyarak Atinadaki dostlarına iltihak etti.
Nakşibent kalfa Atinada Skali- eri ile beraber oturdu. Ölümüne kadar ona baktı. Aralarındaki mü- nasebata dair bedhahane dediko dular olmuştur. Fakat bunların hiç aslı yoktur.
Abdülhamit Skalierinin bütün emvalini müsadere etti ( ! ) Para sız kalan Skaîieri Atinada kendi sine iş arıyor, fakat her bulduğu işten Abdülhamidin memurları vasıtasile yaptırdığı teşebbüsler neticesinde çarçabuk çıkarılıyor du. En sonra ayda yüz yirmi sonra 150 drahmilik bir iş buldu ve bun da tutunabildi.
Abdülhamit Skalieriyi öldürte- mez ise elindeki evrakı mutlaka zaptetmek için takibatın arkasını bırakmıyordu; memurları Skalie rinin yemeğine zehir katmağı tec rübe ettiler. Kleanti tam zamanın da yetiştirilen bir ilâç ile gasyan ettirilerek kurtuldu ( ! )
Kleanti - Nakşibent işi bir dev let meselesi ehemmiyetini almıştı. Bir gün Kleanti konsolos Ali Nuri bey ile görüştü. Artık siya setle uğraşmıyacağmı, bu işlerden bıktığını, kalan ömrünü rahat ge çirmek istediğini söyledi. Ali Nuri beye müracaat etmesini kendisine tavsiye eden dostu doktor Mav- royeni paşa olduğunu da ilâve etti. A li Nuri bey ile Skaîieri arasın da verilen karar üzerine Skaîieri padişaha bir istirhamname gön derdi. 1886 da mezunen Istanbula giden Ali Nuri beye iki mühim va raka da tevdi etti. Skaîieri bu va rakaları mühürlü bir zarf içine koymuştu. Sultan Murada taallûk eden bu varakalardan biri Mithat paşa, diğer Sadullah bey tarafın dan imzalanmıştı. Bu zarf Ali Nu ri bey tarafından elden ele Abdül- hamide tevdi olunacaktı.
Yalnız Skaîieri Sultan Murat tarafından yüksek makamlar işgal eden bazı zevata gönderilmiş olup elinde bulunan mektupları ver mekten imtina ediyordu; bunları şahitler huzurunda ancak yakma
ğı kabul etmişti,
A li Nuri bey İstanbula gelince Şeker Ahmet paşaya müracaat etti.
Skaîieri işine müdahale ve ta vassuttan memnun kalmamakla beraber Şeker Ahmet paşa Hacı Mahmut efendiye meseleyi açtı.
İkisi birlikte Ali Nuri beyin bu lunduğu odaya geldiler, Hacı Mahmut efendi Ali Nuri beyle kendisini yalnız bırakmasını Şe ker Ahmet paşaya söyledi.
Teşebbüsteki ciddiyeti takdir eden Hacı Mahmut efendi A li Nu ri beyi kendi dairesine götürdü. Ali Nuri bey orada Skaîieri ile Nakşibent kalfanın Atinadaki se- filâne hayatlarını anlattı.
Mahmut efendi gidip Sultan Hamit ile görüştükten sonra elin deki mazrufu bizzat takdim ede bilmesi için ne vakit huzura kabul edileceği kendisine bildirileceğini tebliğ etti.
Bir kaç gün sonra kaba sakal Çerkeş Mehmet paşa evrakı getir mesini Ali Nuri beye haber verdi. Yıldızda mülâki olduğu Hacı Mahmut efendi bu mazrufu gör mek istedi. Eline aldı: içinde mu zır bir şey olup olmadığını anla mak ister gibi muayene etti. Son ra A li Nuri beyi huzura götürdü. Abdülhamit Ali Nuri beyi nafiz bir nazarla süzdükten sonra:
— Veriniz!
Diye irade etti. Kâğıdın takdi minden sonra Hacı Mahmut efen dinin bir işaretile A li Nuri bey çıktı.
Biraz sonra Hacı Mahmut efen di Ali Nuri beyin yanma gelerek zatı şahanenin Atinaya avdetten evvel bir daha saraya gelmesini irade eylediğini söyledi.
Ali Nuri bey veda için saraya gidince Mahmut efendi zatı şaha nenin Skaîieri ile Nakşibendi af feylemeğe rıza gösterdiğini, Ati na elçisi Feridun beye bu bapta lâzım gelen tebligat yapılacağını bildirdi.
A li Nuri bey Yıldızdan çıkma dan evvel kaba sakal Mehmet pa şayı da gördü. Kaba sakal paşa affı öğrenince:
— Zatı şahane affedebilir. Bu onun hakkıdır. Fakat bakalım biz affedecek miyiz! Bahusus o Nak şibent kaltağını!
Dedi.
Abdülhamit Kleanti Skalieriye 25 ve Medineye gidip oturmak şar- tile Nakşibent kalfaya (7 ) altın maaş tahsis eylemişti. Fakat Nak- şibendin Medineye gitmesi şartı işi bozdu. (Arkası var)
Taha Toros Arşivi