• Sonuç bulunamadı

Kimbilir kaçıncı kez

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kimbilir kaçıncı kez"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

30 NİSAN 1999 CUMA

YAZI O D A S I

SELİM İLERİ

Kimbilip Kaçıncı Kez...

Çocukken okuduğum romanları bir kez okuma­ ya doyamazdım. Yazarını yazık ki hatırlayamadı­ ğım Murat Reis’in Oğlu vardı, bir korsan romanı. Bütün yaz günleri okurdum, yeniden okurdum.

Doğan Kardeş Kitaplarından Pembe Evin Kedi­

si, Jeniffer Teyze’nin Anahtarlan, o kadar acıklı Kır­ mızı Saçlı Çocuk da böylesi romanlardı. Kemalet- tin Tuğcu’nun romanlarını ezbere bildiğimi yüzde bin yazmış olmalıyım...

Sonraları Reşat Nuri’yle Halide E dib’in roman­ larını öylesine tutkuyla okudum. Hele Dudaktan

Kalbe, Akşam Güneşi, Handan, Yolpalas Cinaye­ ti. Yakup K a d ri’den Hep O Şarkı... Ve bu roman­ lar, bu romancılar, roman yazma isteği uyandırdı ben­ de. Onlara öykünüp romanlar yazmaya çalıştım.

Çocukluğumuzun, ilkgençliğimizin roman okuma tutkuları, tıpkı birçok tutku gibi yıllar arasında solu­ yor. Nice nice roman okudum da ya bir kez, ya iki kez. Bir gün geldi, yirmi beş otuz sayfasından son­ ra elimdeki romanı bırakabildim, bunu bile yaptım! Son yıllar, bir düş belirdi: Geçmişte okuduğum, sevdiğim romanlan yeniden okumak. Örnekse Dos- toyevski’den Ebedî Koca, Yeraltından Notlar, Suç ve Ceza; Tolstoy’un D iriliş’i bir kez daha; Con- rad’dan Zafer epeydir yazı masamın üstünde.

Ama şu sıra, kimbilir kaçıncı kez, Nahid Sırrı

Ö rik’in Sultan H am idDüşerken’ini okuyorum. Po­ lisiye bir roman okuyordum, çok da hoşuma gidi­ yordu; onu yarım bırakacağım neredeyse.

Sultan Hamid Düşerken’in yeni basımına (Oğlak Yayıncılık) şöyle göz atayım derken, büyüleyici Na­ hid Sırrı yine esir aldı.

Bu romanla karşılaşmamız, çok uzun yıllar önce, çok soğuk bir kış gününe rastlar. Ankara Cadde­ sindeki Kanaat Kitabevi’nin vitrininde, tozlanmış, unutulmuş, alıcı bekliyordu Sultan Hamid Düşerken. Seyrek alıcılarından biri de ben oldum. Yeniyetme- liğimdl. Eserin OsmanlIca esinli dili hayli ağır gel­ mişti.

Ne var ki soluk soluğa okumuştum. Kıt tarih bil­ gimle, roman sanatı konusundaki bilgisizliğimle,

Mehmet Şahabettin Paşa’nın biyografisini ansik­ lopedilerde aramıştım. Romanın kişilerinin, bu ro­ man tarihten söz açıyor olsa bile, romancının kale­ minden çıkageldiklerini düşünememişim.

Sultan Hamid Düşerken’i gençlik yıllanmda da oku­ dum. Fakat tuhaf bir roman: Her yeni okuyuşunuz­ da, yeni şeyler söyleyebiliyor.

Rumelihisarı’ndaki yalıda, külrenginde bir kedi­ nin, üstelik adı “B uldum ” olan kedinin varlığını, iş­ te Sultan Hamid Düşerken’i kimbilir kaçıncı kez okurken, işte bu kez ayırt ettim. Kedileri severim; Buldum’u nasıl gözden kaçırmışım?

Edebiyat tarihçilerimiz, eleştirmenlerimiz, Nahid Sırrı’nın hem Sultan Hamid Düşerken’de, hem öte­ ki eserlerinde serinkanlı anlatımı, nesnel tutumu yeğlediğini belirtirler.

Bununla birlikte ‘ateş’ de söz konusu. İkiyüzlü­ lükleri, çirkinlikleri, vefasızlıkları, düşüşleri, kötücül- lükleri yazarken, Nahid Sım’nın anlatımı handiyse yanıp tutuşuyor.

Nahid Sim, Sültan’H&mid’derl yana rhı?Slfa, Ifl

Abdülhamid’in portresini çizmeye gelince, satır arası ‘dokundurmalar’, yazarın ‘istibdat’tan duydu­ ğu tiksintiyi dile getirmesine yetip artıyor.

Nahid Sırrı, İttihat ve Terakki’den yana mı? Olma­ dığını, açık açık dile getiriyor, ö te yandan, yine sa­ tır arası dokundurmalar, İttihatçıların, kaşarlanmış Sultan Hamid paşaları karşısında ne kadar ‘ma­

sum ’ kaldıklarını da söylüyor.

Yakın tarihimizin çok kişisel panoraması sayıla­ bilecek bu eşsiz roman, yakın tarihimizde baskılar, özgürlüksüzlükler, zorbalıklar, dayatmalar, körlük­ ler, kurnazlıklar, hilekârlıklar, aymazlıklar, kişisel çı­ kar ötesine sıçrayamamış hesaplaşmalar saptıyor. Bir ‘moda rom an’ değil, ‘gerçek’ bir roman oku­ mak istiyorsanız...

Takvimde h Bırakan:

“Artık o eski insan, kendisini kayd-ı hayat şartıy­ la sadrazam olmuş sanan müteazzım Mithat Paşa 'yi, ellerini hiç kanatmaksızın, ince b ir cam bardak gi­ bi kırıveren kudretli ve celalli padişah değildi. "N a ­

hid Sırrı Örik, Sultan Hamid Düşerken, Oğlak Ya­ yıncılık, 1999.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

 Örneğin, tarım alanları ve konut alanları inşa edilmiş çevre olarak düşünülmesine rağmen onlar doğal çevrenin de önemli parçaları durumundadır..  Çünkü

• “ Kamu kaynaklarıyla desteklenen araştırmalardan üretilen yayınlara açık erişim için yasal düzenlemeler yapılmalı, ulusal ve kurumsal açık erişim politikaları

İdari ihtiyaçlar, tasarruf imkânı ve siber güvenlik gereksinimleri doğrultusunda, halen her kurumda müstakil olarak işletilmekte olan veri merkezlerinin tek bir çatı

• Henüz Açık Bilim düzenlemeleri yok (TÜBİTAK Açık Bilim Komitesi, 2015-- ). • Fon sağlayıcıların Açık Erişim

Anderson ve meslektaşları yaptıkları araştırmada çölyak hastalığı olan gönüllülerin deri altına gluten peptidleri enjekte ettiler veya gönüllülere buğday unu

P aris’in Pompidou M erkezindeki çağdaş Türk edebiyatı şöleninde Nâzım Hikmet, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday, Orhan Veli, İlhan

İslam'ın Muamelat boyutu ise, insanlararası ticari ve hukuki ilişkileri düzenler. Bu konuda Kur'an ve sünnete dayalı geniş bir literatür oluşmuştur.Ancak tarih içinde oluşan

Kitapta olaylar o kadar çoktu ki en önemlilerini bile verebilmem için alışılmış oyun tekniği yetersiz kalıyordu.. Bir senaryo tekniği