• Sonuç bulunamadı

Adalar'ın geçmişteki anıları

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Adalar'ın geçmişteki anıları"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

f

<s

KENTYAŞAM

~K

onuk

yazar

Adalar’ın geçmişteki anıları

ÜMİT YURTSEVEN

(Y. Müh. Mimar)

27 Kasım 1989 tarihli Cum hu- riyet’te P ro f. Asım M utlu’nun güzel bir yazısı vardı: "İstanbul A dalarının Sorunları” başlığını taşıyordu bu yazı. Bir İstanbullu olarak hepim izin olan A d alar’ın kaybedilmiş diğer sem tlerin acı sonucuna uğramaması için dizi di­ zi önlem ler ileri sürüyordu Asım M utlu hoca. Bir meslektaş olarak hocam ızın endişelerine yürekten katılıyorum . O güzel K adıköy’ün o güzel semtleri birer birer yok ol­ m uştu. Nerede o eski Erenköy, Kalamış, Suadiye nerede o güzel koru içinde köşkler. Yıkmışız on­ ları, kesmişiz koruları, dikmişiz yerlerine yüksek yüksek sevimsiz beton yapıları. Sanki bu semtle­ re fatiha okuyan birer kabir taş­ ları gibidir günümüzde bu gökde­ len y ap ılar...

1978-1980 yıllarında A dalar’da İm ar M üdürlüğü yaptığım için hocamızın bu yazısı bende birçok hatırayı canlandırdı. Bir tek yazı ile bu hatıraları anlatm ak olası de­ ğil. O yıllarda yayım ladığım ,

“ Turistik Adalar H aritası” ndan,

belki de dünyanın en güzel ad a­ ları olan Tstanbul adalarının geç­ m işten kalan küçük küçük anek- todlannı yazmıştım. Bu ilk yazım­ da bu hatıraları tekrarlam ak isti­

lan imparatorluğun, imparatoriçe- lerin, prenslerin had ve hesabı yok­ tur..." SCHLUMBERGER

■ “ Büyükada’ya döndüğüm ilk günler idi, mevsimlerden yazdı. Yaş­ lı anamı Ada’da buldum ve Maden’­ deki eski köşke girdim. Ve sanki za­ man tünelinden 1936'ya düşmüş gibi oldum. Her şey kırk sene evvelki gi­ biydi... Duvarlardaki tablolar ve fo­ toğraflar, mobilyalar, kurulu sofra­ daki mercan, sapı kemirilmiş belki de çocukken benim kemirdiğim bı­ çak, babamın Almanya’dan getirdi­ ği kahvaltı takımı, ceviz oyması, burmalı, hasırlı sandalyeler, hafta içinde mavi civciv resimleri, kenarı

bir sefalet içinde inleyip mahvolduk­ larına in a n d ır a m a z ...”

REŞAT EKREM KOÇU (İstanbul Ansiklopedisi)

m “ Adalar’da bayramlarda fenerler

asılır, şeker dağıtılırdı. Böyle gün­ lerde Kınalı Ada’mn Jarden mevkii çok şenlikli olurdu, İskele gazino­ sunda Rumen çalgıcılar, konser ve­ rirdi, deniz üzerine kurulmuş tahta barakalar vardı, burada incesaz ta­ kımı icrai sanat faaliyetinde bulu­ nurdu. Yarım asır evvelinin bu ba­ rakaları satılmış yanmış yıkılmıştır. Şimdi köşklü sokağında çınarın di­ binde erkekler oturup iskambil oy­ narlar, bu çınardan evvelki çınaraltı

Prof. Asım Mutlu’nun Cumhuriyet’te güzel bir

yazısı vardı: “ İstanbul adalarının sorunları”

başlığını taşıyordu bu yazı. Bir İstanbullu olarak

hepimizin olan Adalar’m kaybedilmiş diğer

semtlerin acı sonucuna uğramaması için dizi dizi

önlemler ileri sürüyordu. Asım Mutlu hoca. Bir

meslektaş olarak hocamızın endişelerine

katılıyorum. O güzel Kadıköy’ün o güzel semtleri

birer birer yok olmuştu. Nerede o eski Erenköy,

Kalamış, Suadiye...

1978-1980 yıllarında Adalar’da İmar

Müdürlüğü yaptığım için hocamızın bu yazısı

bende birçok hatırayı canlandırdı. Bir tek

yazı ile bu hatıraları anlatmak olası değil.

yorum .

Um arım Asım M utlu ho­ camız bunları okuyunca m utlu olur.

İstanbul adalarından

hatıralar:_____________

■ "Dünyanın hiçbir yerinde bu ka­ dar faciayı vekaiye sahne olunma­ mıştır. Hiçbir köşesi buralardaki ka­ dar prens ve prenseslerin zindanlar içinde gözleri oyularak öldüğü gö­ rülmemiştir. İmparatorluğun şan ve şereflerinden ayrılarak bu adaların manastırlarında hapishanelere atılan ve ipekli yorganlar, kuştüyü yatak­ larda uyurken, küçük bir karanlık odada ölüp gidinceye kadar

unutu-birazçatlamış porselen tabak. Aca­ ba Amerika’daki yıllarım bir rüya mıydı? Ben sadece odadan dışarı çıkmış ellerimi yıkamış sofraya bir­ kaç dakika sonra mı dönmüş­ tüm ?..”

Prof. Dr. OĞUZ TÜRKKAN

■ “ Adalar pitoreks bir tabiat yapı­ sı ile zengin tarih hatıraları içinde olup her adımda yirmi asırlık bir ta­ rihin izlerine rastlanır. Çam orman­ ları ile örtülmüş tepeleri, türlü kır çiçekleri ile bezenmiş vadileri, Mar­ mara dalgalarının çırpındığı bir za­ manlar buralarda taç ve tahtından mahrum edilmiş imparatorluğun tek hâkimi hükümdarların işkenceler, mahrumiyetler altında ve korkunç

çok şenlikli idi. Şahap Oteli adada ayrı bir hususiyet teşkil ederdi. Akasya Caddesi’ndeki bu güzel ote­ lin kampanası yemek vaktini haber verince, neşeli dakikalar yaşanırdı. Yarım asır evvel Kınalı’nın rekabet halinde olan iki fırını güzel ekmek­ ler çıkarırlar ve fenerin yanma nu­ mune olarak asarlardı...”

NUBAR HAYIKYAN 1964

“Eski Kınalı Muhtarı) ■ Büyükada elli yıl evvel ne kadar da güzeldi, iskeleden çıkınca şimdi Belediye Gazinosu bulunan yer li­ mandı, kömür kayıkları, karpuz ve şarap getiren mavnalar burada yük­ leme boşaltma yapıyorlardı. Sol ta­ raftaki Yapı Kredi Bankası’nın bu­

lunduğu yerde ise çardak şeklinde gazinolar vardı. Bu gazinolar kum­ sala kadar uzanırdı. İtalyan tabela- lı Mihal ve Andon adlı iki kardeş ta­ rafından işletilen bu gazinolarda Adalılar yaşantılarının en güzel da­ kikalarını geçirirlerdi..”

ORHAN ERDENEN 1962

■ "A dalar, fazlası ilt güzel ve sağ­ lık bakımından üstün olup Ege De­ nizindeki benzer adalardan farklı­ dır. Adalar çıplak ve bakımsız da değildirler, umumiyetle kocayemiş, mersin ağacı, çam, selvi ve bir çok meşe çeşitleri ile kaplıdır. Ayrıca yaprakları dökülmeyen diğer cins ağaçlar da vardır. Bilhassa sakız ağacı veya terement selvileri, bun­ lar reçineli bir koku verirler. Bir ya­ bancı bu sık çalılıklar arasında ve sık dallar arasından geçtiği vakit onla­ rın neşrettiği nefis kokulara hayret eder, nefis kokularla dolu bir buhar, zerre zerre yükselir ve hava bu ko­ kularla elle dokunulacak kadar yük­ lü zannedilir...”

THOMAS ALLOM ■ “ Adalar’ın Horoz lakabı ile tanı­ nan Yerlvari Akdeniz 1978 Ekim ayında 52 yaşında hayata gözlerini kapadığı zaman, arkasından bütün Adalılar gözyaşı döküyorlardı. Ken­ disini tanımıştım Horoz yiğit bir ba­ lıkçı idi. Kumsalda motor ve sandal­ ları bekler, onları tamir eder, sezo­ na hazırlardı. Bazen de balığa çıkan, iriyan, güçlü kuvvetli, hayırsever bir insan olan Horoz'un nasıl ölebile- ceğine hâlâ kimse inanamamıştır. Gece hastası olan ona koşardı, der­ hal bir motor denize indirilir, hasta Anadolu kıyısına ulaştırıldı. Horoz tarafından hastaneye yetiştirilen hastalar kurtulur elindeki bebeklerle döndüğü zaman, bütün dünyalar Horoz'un olurdu. Öylesine mutlu­ luk duyardı ki, bu yiğit insan... Muhtaç kişilerden katiyyen para al­ mazdı, derler ki, iki yüze yakın be­ beğin dünyaya gelişinde Horoz'un yardımı olmuştur... Fakir babası Yertvard, Akdeniz’i bütün Adalılar, gözyaşları içinde vasiyeti gibi Kanı- la’ya kaldırdı, orada toprağa veril­ di..

ÜMİT YURTSEVEN 1978 I Turistik Adalar Haritası. 1979

A PA Ofset Basımevi. İstanbul

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Ta h a Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Tijen Acarkan // Güzel, Mutlu ve

Temel Kavramlar, Yazma öğretiminin amacı ve geliştirilecek beceriler, Yazma öğretiminde kullanılan çeşitli yöntem ve teknikler, Bitişik eğik yazı için

Horizontal göz hareketlerinin düzenlendiği inferior pons tegmentumundaki paramedyan pontin retiküler formasyon, mediyal longitidunal fasikül ve altıncı kraniyal sinir nükleusu

CHP’li Demir, Milas’ın zeytinyağı kalitesinin ko- runması için kaliteli zey- tinyağlarında daha yüksek primlerin uygulanması ge- rektiğini aktararak: “Prim

İçtimaî Türk delegesi olan Hariciye Murahhası Nusret Beyin açtığı celsede detaylara ait bazı maddelerde kısa müzakereler yapıldıktan sonra anlaşma

Osmanl~~ Bilim Literatürü Tarihi Serisi'nden ya- rmlad~~~~ Osmanl~~ Astronomi Literatürü Tarihi (2 cilt 1997) ile Osmanl~~ Matematik Literatürü.. Tarihi (2 cilt 1999) adl~~

As suggested above, overconfidence may diminish decision making process and mindfulness may have a negative effect on overconfidence.. In this study, the effects of mindfulness

Torun (2017), tüketicilerin bir ürünü alırken sosyal medya, arkadaş çevresi ve görsel basını bilgi kaynağı olarak gördüklerini ve sosyal medya araçlarının