T.C.
SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
ANTALYA ĠLĠ, DEMRE ĠLÇESĠ TURĠZM KULLANIMINA YÖNELĠK PEYZAJ POTANSĠYELĠNĠN ARAġTIRILMASI
Hasan KARATAġ YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalını
Ekim 2010 KONYA Her Hakkı Saklıdır
ÖZET
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
ANTALYA ĠLĠ, DEMRE ĠLÇESĠ TURĠZM KULLANIMINA YÖNELĠK PEYZAJ POTANSĠYELĠNĠN ARAġTIRILMASI
Hasan KARATAġ
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı DanıĢman: Doç. Dr. Serpil ÖNDER
Yıl, 2010, 168 Sayfa Jüri
Doç. Dr. Serpil ÖNDER
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Tuğrul POLAT Yrd. Doç. Dr. Ümmügülsüm (ÖZKAN) TER
Ülkemizin en büyük hazinesi olan doğal ve kültürel varlıkların korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusundaki çalıĢmalar büyük önem arz etmektedir. Son yıllarda yapılan çalıĢmalar doğal ve kültürel zenginliğimizin önemini daha da ortaya koymaya baĢlamıĢtır. Bu değerlerin turizme kazandırılmasıyla, turizm amaçlı aktiviteler geniĢlemekte ve ülke ekonomisine katkıları artmaktadır. Antalya ili, Demre ilçesi doğal ve kültürel varlıkları ile turistlerin ilgisini çeken bir yerdir. Noel Baba Müzesi, Myra, Kekova ile henüz turizme açılmamıĢ ya da yeterli tanıtımı yapılmamıĢ pek çok doğal ve kültürel alan bulunmaktadır.
Bu çalıĢmada Antalya‟nın en önemli doğal ve kültürel kaynaklarının bulunduğu Demre ilçesinin doğal ve kültürel peyzaj değerleri araĢtırılmıĢ, bu değerlerin korunması ve turizme yönelik kullanılması ile ilgili olarak karĢılaĢılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerinde durulmuĢtur. Bu kapsamda konuyla ilgili literatür taraması yapılmıĢ ve araĢtırma alanının doğal ve kültürel kaynakları incelenmiĢtir. Yöre turizminin sorunlarını ortaya koymak amacıyla arazide yapılan gözlemlerin yanı sıra ilçeye gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerle birlikte yöre halkı ile anket çalıĢması yapılmıĢtır. Ayrıca ilçedeki resmi kurum ve kuruluĢların idarecileri ile birlikte önde gelen kiĢilerin görüĢleri doğrultusunda SWOT(FÜTZ) analizi yapılmıĢ ve elde edilen sonuçlar TOWS matrisine aktarılmıĢtır. Demre ilçesinin köyleri ile ilgili bilgilere ise hızlı kırsal değerlendirme formunun muhtarlarla görüĢülerek doldurulmasıyla ulaĢılmıĢtır.
Sonuç olarak yöre turizmin sorunları ortaya konmuĢ, koruma kullanma dengesinin sağlandığı bir turizm geliĢmesinin nasıl olması gerektiği konusunda çözüm önerileri sunulmuĢtur. Bu amaçla oluĢan fikir ve görüĢler doğrultusunda mevcut potansiyelin korunması ve geliĢtirilmesi için yapılması gerekenler belirtilmiĢtir.
Anahtar Kelimeler: Doğal ve kültürel peyzaj değerleri, Turizm, Turizm alanları Peyzaj potansiyeli, Noel Baba Müzesi, Demre, Myra, Kekova, SWOT Analizi
ABSTRACT
MS THESIS
A RESEARCH INTO THE POTENTIAL OF LANDSCAPE FOR TOURISTIC USAGE IN DEMRE, ANTALYA
Hasan KARATAġ
THE GRADUATE SCHOOL OF NATURAL AND APPLIED SCIENCE OF SELÇUK UNIVERSITY
MASTER OF SCIENCE
DEPARTMENT OF LANDSCAPE ARCHITECTURE Advisor: Assoc. Prof. Dr. Serpil ÖNDER
Year, 2010, 168 Pages Jury
Assoc. Prof. Dr. Serpil ÖNDER Asst. Prof. Dr. Ahmet Tuğrul POLAT Asst. Prof. Dr. Ümmügülsüm (ÖZKAN) TER
Studies on protection of natural and cultural assets which are the biggest treasures of our country and their transfer to the next generation are of great importance. Recent studies have started to further bring up the importance of natural and cultural richness. Utilizing these properties in tourism sector can make a great contribution to diversification of the sector as well as to the country‟s economy. Demre district, Antalya, is an attractive place for tourists thanks to its natural and cultural properties. As far as such properties are concerned, there are the St. Nicholaus Museum, Myra, Kekova and many others which have been yet neither opened for tourism nor sufficiently publicised.
In this study, natural and cultural landscape values of Demre district hosting the most valuable natural and cultural heritage of Antalya were studied and some resolution suggestions were proposed to issues in terms of protection and make use of these properties in tourism sector. Accordingly, the existing literature was scanned and natural and cultural assets of the study area were investigated. In addition to site observations, a survey was conducted towards the local and foreign visitors in order to reveal the district tourism problems. Moreover, a SWOT analysis was conducted with the managers of the district governmental institutions and prominent individuals and the obtained results were transferred to TOWS matrix. The information related to the villages of the district was collected using a rapid country evaluation form filled by interviewing with the headman.
Consquently, the problems of the district tourism were revealed, and solution suggestions on how a tourism activity development with a balanced protection / use should be were proposed. In line with the direction set up with these ideas and views, essential steps were addressed to protect and improve the present potential.
Key words: Natural and cultural landscape values, tourism, Tourism areas landscape potential, St. Nicholaus Museum, Demre, Myra, Kekova, SWOT analysis
TEġEKKÜR
Tezimin her aĢamasında yakın ilgi, önerileri ile beni yönlendiren, destekleyen ve konu seçimimde uzun yıllardır çalıĢmakta olduğum Demre ilçesi hakkında araĢtırma yapmama imkan sağlayan değerli hocam ve danıĢmanım Sayın Doç. Dr. Serpil ÖNDER‟e en derin teĢekkür ve saygılarımı sunarım.
Tezim hakkındaki görüĢ ve düĢünceleri ile tezimin olgunlaĢmasına katkıda sağlayan değerli hocalarım Yrd. Doç. Dr. Sertaç GÜNGÖR, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Tuğrul POLAT, Yrd. Doç. Dr. Ümmügülsüm (ÖZKAN) TER‟e, Peyzaj Mimarlığı mesleğine ilk adım atmamda her türlü desteğini gördüğüm Prof. Dr. Güniz AKINCI KESĠM‟e ve Dr. Candan KUġ ġAHĠN‟e teĢekkür ederim.
Tez çalıĢmalarım süresince yardım ve desteğini esirgemeyen Dr. Çetin SÜMER‟e, Dr. Hüseyin SEVGĠLĠ‟ye istatistiki konularda yardımını esirgemeyen Dr. Ali ÜSTÜN‟e, örnekleme ile ilgili yardımlarını gördüğüm Mustafa KAN‟a, Demre ilçesi ile ilgili haritalar konusundaki yardımlarından dolayı Harita Mühendisi KürĢat SORUK‟a, araĢtırma sahası ile ilgili bilgilere ulaĢmamda yardımcı olan Demre Belediye BaĢkan Yardımcısı Faruk AKBUDAK‟a, anket çalıĢmaları esnasındaki yardımlarından dolayı Erol ÖZTÜRK‟e çalıĢma arkadaĢlarımdan özellikle Durali ERASLAN, Taner BEYHAN, Ġsa AYDIN, Ahmet ATĠK, Gürol KOÇ, Hatice KESKĠN‟e ve tüm çalıĢma arkadaĢlarıma teĢekkür ederim.
Demre ilçesi ile ilgili verilere ulaĢmamda yardımlarını aldığım Demre Kaymakamlığı, Demre Belediyesi, Beymelek Belediyesi, Demre Meteoroloji Müdürlüğü, Demre Ġlçe Tarım Müdürlüğü, Demre Milli Eğitim Müdürlüğü, Akdeniz Su Ürünleri AraĢtırma Üretim ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü‟ne, Noel Baba Müzesi ve Myra Ören Yeri çalıĢanlarına teĢekkür ederim.
Tez çalıĢmam boyunca her koĢulda bıkmadan desteklerini gördüğüm sevgili eĢim Özlem KARATAġ, kızım Elif Gül KARATAġ, babam Ġbrahim KARATAġ ve kardeĢlerime teĢekkürü bir borç bilirim.
Hasan KARATAġ KONYA-2010
ĠÇĠNDEKĠLER ÖZET ... iv ABSTRACT ... v TEġEKKÜR ... vii ĠÇĠNDEKĠLER ... viii SĠMGELER VE KISALTMALAR ... x 1. GĠRĠġ ... 1
1.1. AraĢtırmanın Amacı ve Kapsamı ... 3
2. KAYNAK ARAġTIRMASI ... 5 2.1. Literatür Özeti ... 5 2.2. Kuramsal Temeller ... 8 2.2.1. Çevre kavramı ... 8 2.2.2. Peyzaj kavramı ... 10 2.2.3. Rekreasyon kavramı ... 12 2.2.4. Turizm kavramları ... 14 3. MATERYAL VE METOT ... 19 3.1. Materyal ... 19 3.2. Yöntem ... 20
3.2.1. Konu hakkında verilerin toplanması ... 21
3.2.2. Alan sörveyi ve çalıĢma alanı ile ilgili kaynak araĢtırması ... 21
3.2.3. SWOT analizi ... 21
3.2.4. Hızlı kırsal değerlendirme çalıĢması ... 22
3.2.5. Anket çalıĢmaları ... 22
3.2.6. Elde edilen verilerin analizi ve değerlendirilmesi ... 23
4. ARAġTIRMA BULGULARI VE TARTIġMA ... 24
4.1. AraĢtırma Alanının Tanımı ... 24
4.1.1. Coğrafi özellikleri ... 24
4.1.2.Demre ilçesinin tarihi ... 25
4.2. Demre Ġlçesinin Doğal Özellikleri ... 26
4.2.1. Ġklimi ... 26
4.2.2. Su Kaynakları ... 27
4.2.3. Toprak yapısı ... 30
4.2.4. Jeoloji ve jeomorfoloji ... 30
4.2.5. Bitki örtüsü ve fauna ... 31
4.2.6 Doğal sit alanları ... 33
4.3. Demre Ġlçesinin Sosyo-Kültürel Özellikleri ... 40
4.3.2. Nüfus dağılımı ... 77 4.3.3. Eğitim durumu ... 77 4.3.4. Geçim kaynakları ... 78 4.3.5. YerleĢim durumu ... 80 4.3.6. Geleneksel özellikleri ... 81 4.3.7. UlaĢım durumu ... 81 4.3.8. Altyapı durumu ... 82
4.4. Anketlerden ve Analizlerden Elde Edilen Sonuçlar ... 82
4.4.1. SWOT (FÜTZ) analizi ve sonuçları ... 82
4.4.2. Ankete katılanların sosyo-kültürel durumları ... 86
4.4.3. Demre ilçesinde yaĢayanlara uygulanan anket sonuçları ... 89
4.4.4. YurtdıĢından gelen ziyaretçilerle yapılan anket sonuçları ... 99
4.4.5. Yurtiçinden gelen ziyaretçilerle yapılan anket sonuçları ... 104
4.4.6. Hızlı kırsal değerlendirme testi sonuçları ... 110
4.4.7. Ġstatiksel değerlendirme sonuçları ... 119
4.5. AraĢtırma Bulgularının Değerlendirilmesi ve TartıĢma ... 120
5. SONUÇ VE ÖNERĠLER... 123
5.1. AraĢtırma Sonuçlarının Değerlendirilmesi ... 123
5.1.1. SWOT (FÜTZ) analizinden elde edilen sonuçların değerlendirilmesi ... 123
5.1.2. YurtdıĢı ziyaretçiler ile yapılan anket sonuçlarının değerlendirilmesi ... 125
5.1.3. Yurtiçi ziyaretçiler ile yapılan anket sonuçlarının değerlendirilmesi ... 125
5.1.4. Hızlı kırsal değerlendirme testinin sonuçlarının değerlendirilmesi ... 126
5.1.5. AraĢtırma alanında yapılan gözlem sonuçlarının değerlendirilmesi ... 127
5.2. Sorunlar ve Çözüm Önerileri ... 129
5.2.1. UlaĢım Sorunu ... 129
5.2.2. Yerel yönetimlerin duyarsız kalmaları ... 130
5.2.3. Alt ve üst yapının yetersiz olması ... 130
5.2.4. Turistik tesislerin yetersiz olması ... 131
5.2.5. Tarımsal nüfusun fazla olması ... 131
5.2.6. Görsel kirlilik sorunu ... 132
5.2.7. Tanıtım eksikliği ... 133
5.2.8. Korunan alanların planlama ve bakım onarımlarının yetersiz olması ... 133
5.2.9. Diğer sorunlar ve çözüm önerileri ... 133
5.3. Sonuç ... 136
KAYNAKLAR ... 138
SĠMGELER VE KISALTMALAR
Simgeler ve Kısaltmalar
AB : Avrupa Birliği
ABD : Amerika BirleĢik Devletleri
AKSAM : Akdeniz Su Ürünleri AraĢtırma Üretim ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü
ANT.K.K. :Antalya Koruma Kurulu
BIE : Birdlife Ġnternational (Dünya KuĢları Koruma Kurumu)
DSĠ : Devlet Su ĠĢleri
FÜTZ : Fırsatlar, Üstünlükler, Tehditler, Zayıflıklar
GEEAYK : Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu
IUCN : Uluslararası Dünya Doğa Koruma Birliği
JMP-7 : Ġstatistik yazılım programı, (SAS Institute, Inc.‟ye ait bir istatiksel analiz uygulaması)
KG : KıĢ Göçmeni
M.S. : Milattan Sonra
M.Ö. : Milattan Önce
ÖÇK : Özel Çevre Koruma
RDB : Red Data Book
St. : Saint (Aziz)
SWOT :Strenghts(Üstünlükler), Weaknesses (Zayıflıklar), Opportunities
(Fırsatlar), Threats (Tehditler)
T : Transit Göçer
TPAO : Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı
TÜBĠTAK : Türkiye Bilimsel ve Teknik AraĢtırma Kurumu
TÜĠK : Türkiye Ġstatistik Kurumu
TÜSSĠDE : Türkiye Sanayi Sevk ve Ġdare Enstitüsü
Y : Yerli
1. GĠRĠġ
Günümüzde hızla artan nüfus, insanoğlunu sürekli yeni yerleĢimler, iĢ sahaları ve diğer gereksinimlerini karĢılayabilecekleri alanlar oluĢturmaya yönlendirmektedir. OluĢturulan yeni alanlarda insanoğlu ve doğa arasındaki doğrudan irtibat sürekli olarak azaltmaktadır. Bu faaliyetler kapsamında sanayileĢme ve kentleĢmenin etkisi ile gelecek nesillere aktarılması gereken doğal-kültürel varlıklarımız yeterli koruma, bakım ve onarımı sağlanamadığından tahrip olmaktadır.
Ġlk çağlardan itibaren Anadolu coğrafi konumu, iklimi, verimli toprakları, su kaynakları gibi özellikleri nedeniyle birçok medeniyeti bünyesinde barındırmıĢtır. Avrupa ile Asya arasında köprü konumunda olması ve kıyılarına deniz ulaĢımın kolaylığı tercih nedenleri arasında sayılabilir. Bu nedenlerle ülkemizin kültürel değerlerini artıran farklı medeniyetlerden kalan sayısız tarihi eserinin yanı sıra birçok doğal güzelliği de bünyesinde bulunmaktadır.
Özellikle Batı Akdeniz bölgesi, deniz ticareti ile uğraĢan medeniyetler için bir yerleĢim merkezi haline gelmiĢtir. Bölgede kurulan uygarlıklardan geriye büyük tarihi miraslar kalmıĢtır. Antalya bölgesinde neredeyse her yerleĢim yeri civarında bir antik tiyatronun ve birçok ören yerinin bulunması bölgenin ne derece önemli bir tarihi kültürel mirasa sahip olduğunun en önemli göstergelerinden birisidir. Bu bölgedeki tarihi zenginliğin yanında Ģelaleler, mağaralar, kalyonlar, vadiler, kıyılar ve koylar gibi birçok doğal alanda önemli bir yer tutmaktadır. Bölgedeki tarihi miraslarımızın (kaya mezarları, lahitler, tapınaklar ve antik tiyatrolar gibi) bir kısmı Cumhuriyetten önceki ve sonraki dönemlerde defineciler tarafından yağmalanarak zarar görmüĢtür. Henüz ortaya çıkarılmamıĢ birçok tarihi eser olduğu da tahmin edilmektedir.
Ülkemizin Avrupa Birliğine üyelik sürecinde, yürütülmekte olan müzakerelerin kuĢkusuz en önemli katkısı, kiĢisel hak ve hürriyetlerin geliĢtirilmesinin yanı sıra doğal ve kültürel mirasımızın korunması alanlarını kapsamaktadır. Doğal-kültürel mirasımızın korunması sadece yasalar, kanunlar ve yönetmeliklerle sağlanacak bir konuda değildir. Halkımızın bilinçlendirilerek eğitilmesi bu konunun önemli bir kısmını oluĢturmaktadır. Bu nedenle özellikle sivil toplum kuruluĢlarının sayısının ve faaliyetlerinin artırılması önemli katkılar sağlayacaktır. Bu noktada ki eksikliklerin giderilmesi ile birlikte çevreye daha duyarlı bir toplumun oluĢması, doğal-kültürel değerlere daha fazla sahip çıkılması anlamına geleceğinden sektörel geliĢimlerde belirli bir plan ve koordinasyon dahilinde yapılarak daha çevreci bir yaklaĢım geliĢtirilecektir.
Bir bölgede doğal-kültürel değerlerin zenginliği o bölge için yoğun bir turizm talebine neden olmaktadır. Antalya, ili doğal-kültürel değerleri ve iklimi nedeniyle bol güneĢe sahip olması bölgede turist sayısının her geçen gün artmasına neden olmaktadır. Artan turist sayısı, doğal-kültürel peyzaj elemanları üzerindeki baskıyı giderek artırmakta ve talebi karĢılamak amacıyla taĢıma kapasitesi düĢünülmeden sürekli yeni tesisler kurulmaktadır. Tarımsal alanlar baĢta olmak üzere ormanlar ve kıyılar turizm alanları olarak kullanıma açılmakta ve bacasız fabrika olarak değerlendirilen turizm tesisleri canlı bir organizma gibi sürekli geliĢim göstermektedir.
Gülez‟e (1994) göre günümüzde deniz, kum, güneĢ eksenindeki klasik tatil anlayıĢının yerini hızla doğal-kültürel alanlara yapılan seyahatler almaktadır. Doğal-kültürel mekanlara ilginin giderek artması, korunmasını, yenilenmesini ve ekolojik dengenin sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Turistler beton yığınlarını ya da bozulmuĢ bir doğayı değil, peyzajı bozulmamıĢ, değiĢik, özgün, doğal ve tarihi zenginliklerini koruyabilmiĢ yörelere gitmeyi tercih etmektedir (Atay ve Özaydın, 1996).
Turizm olgusunun temelini çevre oluĢturmaktadır. Çevre ise doğal ve kültürel kaynaklardan oluĢmaktadır. Doğal kaynaklar; deniz göl, akarsu gibi su kaynaklarını, kıyıları, orman ve koru alanlarını, ulusal park olarak ayrılmıĢ alanları, doğa harikalarını, ilginç doğal oluĢumları ile birlikte farklı jeolojik ve jeomorfolojik oluĢumları ifade etmektedir. Bu kaynaklar turizm endüstrisi tarafından en çok kullanılan, tüketilen ve tahrip edilen kaynaklardır. Kültürel kaynaklar; geçmiĢ ve yaĢayan uygarlıklara ait anıt yapıları, sivil mimari örnekleri, tarihi kent dokularını, arkeolojik alanları, yörenin geçmiĢ ve yaĢayan kültürünü, geleneklerini, örf ve adetlerini, el sanatlarını, yöresel müzik ve danslarını kapsamaktadır. Turizm amaçlı akılcı olmayan kullanım kararları ve uygulamalar, yerlerine bir benzerinin konması mümkün olmayan bu kaynakları tahrip etmekte, gelecek nesillere iletilmesini engellemektedir (Atay ve Özaydın, 1996; Sarı, 2001)
Temelde doğal ve kültürel kaynakların korunması, dengeli bir biçimde kullanılması "Peyzaj Planlama" yaklaĢımıyla mümkündür. Kaynakların sahip oldukları değerler açısından irdelenmesi ve getirilmek istenen aktivitelere (bunlar koruma, endüstri, kentleĢme, ulaĢım, turizm vb. olabilir) göre uygunluklarının değerlendirilmesi, ayrıca aktivitelerin birbirini olumlu ya da olumsuz olarak etkileme derecelerinin belirlenmesi peyzaj planlamanın ana fikrini oluĢturur (Hepcan ve Güney 1996).
Tüm doğal-kültürel kaynakların sürdürülebilir biçimde değerlendirilmesi prensibi, ulusal ya da uluslararası ölçekte önemi ve ayrıcalığı olan alanların, çeĢitli
kategoriler altında özel birtakım tedbirlerle korunması ve yönetilmesi düĢüncesini de içermektedir (Hepcan ve Güney 1996).
Doğal-kültürel alanlar koruma kullanma dengesi tesis edilerek sürdürülebilir çevre planlaması ile korunması oldukça önemlidir. Korumaya dayalı sürdürülebilir bir turizm ve çevre planlaması ile birlikte sosyal, ekonomik, fiziksel ve kültürel açıdan geliĢmiĢ bir çevreyi beraberinde getirecektir. Ġyi planlanmıĢ bir çevre daha çok ziyaretçi çekerek bölgenin geliĢimine katkıda bulunacaktır.
Antalya ili Demre ilçesi de yoğun doğal-kültürel mirası nedeniyle her geçen gün turizm talebinin giderek arttığı bir bölgedir. Günümüzde Demre olarak anılmakta olan ilçe eski bir Likya metropolüdür. Ġlçede Myra antik Ģehrine ait antik tiyatro, kaya mezarları, ambarlar ve Bizans dönemi baĢpiskoposu olan Aziz Nicholas‟ın kilisesi bulunmaktadır. Ġlçe sınırları içinde bulunan Kekova, M.S. 2. yüzyılda yaĢanan deprem sonucu su altındaki kalıntılarının hala görülebildiği Likya‟nın önemli ticaret merkezlerinden birisidir. Günümüzde doğal ve tarihi yapısından dolayı özel çevre koruma bölgesi olarak korunmaktadır. Apollon‟un kehanet merkezlerinden olan Soura, lahitler kenti olan Kyaenai ve Hoyran ilçenin tanıtımı tam olarak yapılamamıĢ önemli tarihi merkezlerindendir.
1.1. AraĢtırmanın Amacı ve Kapsamı
Aziz Nicholas‟ın yaĢadığı yer olan Demre zengin tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla birçok yerli ve yabancı turistin yanı sıra özellikle Ortodoks Hıristiyanlar için inanç turizmi açısından ilgi çekmektedir. Ġlçeye yıllık ortalama 400.000 ziyaretçi gelmektedir (Anonim, 2010a). Son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesinin ortaklaĢa yürüttükleri kazı çalıĢmaları ile ortaya çıkan birçok tarihi alanda ziyaretçilerini beklemektedir.
Doğal ve kültürel kaynakların sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla turizm için potansiyel arz eden alanların belirlenmesinde ve planlanmasında, peyzaj mimarlığı disiplini önemli görev ve sorumluluklara sahiptir.
Demre ilçesinin turizm geleceği açısından doğal ve kültürel kaynaklarının korunması büyük bir önem arz etmektedir. Bu nedenle yapılan çalıĢmada, yoğun doğal ve kültürel peyzaj elemanlarını bir arada bulunduran Demre ilçesinin, turizm kullanımına yönelik peyzaj potansiyelinin ortaya konulması amacıyla; araĢtırma alanında yapılan gözlemler, yapılan benzer çalıĢmalar, SWOT analizi, yerel halkın
turizme bakıĢ açısı, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin genel profili, ilçeyi tercih nedenleri, ilçede yaptıkları aktiviteler, rekreaktif alanlar hakkındaki düĢünceleri doğrultusunda yapılması gerekenler ve çözüm önerileri ortaya konulmuĢtur.
Elde edilen verilerin değerlendirilmesi ile birlikte ilçenin doğal ve kültürel varlıklarının koruma kullanma dengesi içerisinde sürekliliğinin sağlanması amaçlanmıĢtır. Ayrıca ülke ve bölge ekonomisine katkılarının artırılması amacıyla bazı öneriler getirilmiĢtir.
2. KAYNAK ARAġTIRMASI
2.1. Literatür Özeti
Altanlar (2007), Akçakoca alternatif turizm olanaklarının araĢtırılması konulu tezinde Akçakoca ilçesinde alternatif turizm olanakları araĢtırılmıĢ ve sorunlar ortaya konularak koruma kullanma dengesi korunarak alternatif turizm geliĢmesinin nasıl sağlanacağı konusunda bir çalıĢma yapılmıĢtır.
Bulut (2006), Kemaliye (Erzincan) Ġlçesi ve yakın çevresinin alternatif turizm kapsamında rekreasyonel turizm potansiyelinin belirlenmesi, konulu tezinde, Kemaliye (Erzincan) ilçesi ve yakın çevresinin doğal, kültürel ve görsel zenginliklerini göz önüne alarak alternatif turizm potansiyelini, alanı 7 ayrı peyzaj tipine ayrılarak, görsel kalite analizi yöntemi ile bu peyzaj tiplerine ait 5‟er adet fotoğrafın görsel kalite analizini yapmıĢtır. Planlamaya yön vermek amacıyla Kemaliye halkı (125) ve ilçeye gelen ziyaretçilerle (75) birebir anket çalıĢması yapmıĢtır. Alternatif turizm planlaması kapsamında yürütülen araĢtırmada, Kemaliye ve yakın çevresinin doğal, sosyo-kültürel ve rekreasyonel turizm kaynak değerleri, görsel zenginlikleri ile alan için uygun olan alternatif turizm aktiviteleri belirleyerek alternatif turizm potansiyelini ortaya koymuĢtur.
Çetin (2008), Porsuk Baraj Gölü ve yakın çevresi doğal ve kültürel peyzaj değerlerinin saptanması üzerine yapmıĢ olduğu tezinde, Porsuk Baraj Gölü ve yakın çevresi sahip olduğu doğal ve kültürel karakteristikleri yönüyle bozulma ve yok olma riski taĢıdığından dolayı mevcut değerlerin koruma-kullanma dengesi içerisinde daha etkili kararların alınması ve değerlerin yönetilmesi için peyzaj potansiyeli ile değerlerin sürdürebilirliğini amaçlamıĢtır. Doğal ve kültürel çevreler için veri toplama, kaydetme, analiz, öneriler ve sentezlerle peyzaj potansiyelini belirlemiĢtir. Kaynak kullanımı ve koruma dengesi ile birlikte Porsuk Baraj Gölü‟ndeki halkının ihtiyacını da dikkate alarak çeĢitli öneriler getirmiĢtir. Plansız geliĢim ve denetimsiz kullanım nedeniyle sahip olduğu doğal ve kültürel peyzaj değerlerinin yok olma tehlikesiyle karsı karsıya olduğu tespit ederek çözüm önerileri sunmuĢtur
David (2001), stratejik yönetim kavramları isimli çalıĢmasında SWOT analizi sonuçlarına göre TOWS matrisinin oluĢturulması konusuna değinmiĢtir.
Dönmez (2006), KırĢehir Ġli Mucur Ġlçesi ve yakın çevresinin peyzaj potansiyelinin saptanması konulu tezi, Mucur Ġlçesi örneğinde doğal, tarihi ve kültürel
çevreler için veri toplama, sorunların saptanması ve öneriler aĢamalarını içermektedir. ÇalıĢma ile kent ve yakın çevresi doğal ve kültürel özelliklerini incelemiĢ ve peyzaj mimarlığı açısından değerlendirerek bu değerlerin akılcı kullanım çerçevesinde turizm amaçlı kullanımı için çeĢitli öneriler sunmuĢtur.
Dyson (2002), Warwick Üniversitesi için stratejik kalkınma ve SWOT analizi konulu çalıĢmasında, SWOT analizinin strateji formülasyonuna yardım için oluĢturulmuĢ bir yöntem olarak, analizin doğrudan kaynak tabanlı bir planlama çalıĢması olduğunu ve genel planlama süreci içerisinde bütünleĢtirici bir rol oynadığını belirtmiĢtir.
Erdem (2007), Sivas kenti doğal ve kültürel değerlerinin peyzaj mimarlığı ve turizm açısından değerlendirilmesi konulu tez çalıĢmasında, doğal ve kültürel değerlerin korunmasının önemi vurgulanarak mevcut durum ortaya konulmuĢtur. Sivas kenti için kentsel tasarım, tarih-kültürel çevre koruma ve turizm kapsamında öneriler geliĢtirilmiĢtir.
Erel (2006), Güneydoğu Anadolu Bölgesinin turizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve bölge turizmine etkileri konulu çalıĢmasında, kültür turizm açısından oldukça önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen bölgede turizmin istenilen düzeye gelmemesi ile ilgili literatür çalıĢması yapılmıĢ ve arazi çalıĢmaları ile birlikte bu sorunun temel nedenleri belirtilerek çözüm önerileri sunulmuĢtur.
Gökçe (2006), yerel destinasyonlarda turizm potansiyelinin belirlenmesinde Swot (Fütz) Analizi Tekniği: Giresun örneği konulu tezinde, Giresun ili turizm potansiyelinin SWOT (FÜTZ) analizini yapmıĢtır. Bu sayede, ülke, bölge ve yöre turizminin geleceğine ıĢık tutacak, pazarlama ve tanıtma stratejileri belirlemede fayda sağlayacak öneriler getirmeye çalıĢmıĢtır.
Kalem (2001), doğal ve kültürel değerlerin korunabilmesi için turizm potansiyelinin belirlenmesinde bir yöntem yaklaĢımı ve Kastamonu ili kıyı bölgesi ve yakın çevresinde uygulaması konulu tez çalıĢmasında kullanım ve koruma gibi karĢıt doğrultudaki eksene ait alansal değerler ortak bir baza indirgenerek doğal ve kültürel değerlerin korunması açısından söz konusu alanın “kullanılabilir turizm potansiyel”ini ortaya koymaktadır.
Koç (2006), Ġmrahor vadisinin rekreasyon potansiyelinin saptanması konulu tezinde, Ankara metropoliten alan sınırları içerisinde kalan Ġmrahor Vadisi‟nin doğal ve kültürel özellikleri incelenmiĢtir. Ayrıca, rekreasyon tanımı, özellikleri ve rekreasyon potansiyeli kavramları üzerinde durulmuĢtur. Bu çerçevede, ekolojik özellikleri
açısından çok önemli bir yere sahip olan Ġmrahor Vadisi‟nin kente kazandırılması için gerekli analizler uygulanarak rekreasyon potansiyeli saptanmıĢtır.
Pirselimoğlu (2007), ekolojik temelli rekreasyon ve turizm planlama ilkelerinin araĢtırılması: Trabzon Ġli Çalköyü yayla yerleĢimi örneği konulu tezinde, öncelikle bölgenin doğal ve kültürel değerleriyle rekreasyon ve turizm potansiyellerini incelemiĢtir. Bölgedeki rekreasyon ve turizm alanlarıyla halkın rekreaktif ve ziyaretçilerin ise turistik davranıĢları incelemiĢ, ve bu etkinliklerden kaynaklanan çevresel bozulma ve kirliliklerin neler oldukları ortaya koymuĢtur. Hazırlanan görüĢme kılavuzları ile yayla alanında ve yakın çevresinde doğal ve kültürel değerlerin nitelikleriyle ilgili yaklaĢımları ve gerçekleĢtirdikleri etkinliklerin çevresel etkilerinin neler olduğu ortaya koymuĢtur. Bu verilerden yararlanarak çalıĢmasında, ekolojik temelli rekreasyon ve turizm planlama ilkelerinin ortaya konmasını sağlayacak SWOT analiz yöntemini kullanmıĢtır. Yöntem alanın güçlü ve zayıf yönleriyle fırsat ve tehditleri tanımlamakta, zayıf yönleri ve tehditlerin iyileĢtirilmesi ve güçlü kılınmasında yapılması gerekenleri SWOT matrisi ile ortaya koymaktadır
Sarı (2001), Amasra Ġlçesi‟nin doğal ve kültürel peyzaj değerlerinin sürdürülebilir turizm bağlamında irdelenmesi konulu tez çalıĢmasında, Batı Karadeniz„de önemli bir turizm potansiyeline sahip Amasra ilçesinin doğal ve kültürel değerlerinin devamlılığı noktasında çözüm önerileri üzerinde durulmuĢtur. Alanda anket, yazılı belgeler, birebir görüĢmeler ve gözlemlerden yararlanarak sürdürülebilir turizm açısından olumlu ve olumsuz etkenler ile çözüm yolları üzerinde durmuĢtur.
Sertkaya (2001), Bartın Ġli Kıyı Bölgesi‟nin turizm ve rekreasyon potansiyelinin saptanması ve değerlendirilmesi üzerine yapmıĢ olduğu araĢtırmada, Bartın Ġli Kıyı Bölgesi‟nin doğal ve kültürel özelliklerini analiz ederek, bölgedeki turizm ve rekreasyon potansiyelini ortaya koyacak bir yöntem geliĢtirmiĢ ve çalıĢma alanına uygulamıĢtır. Belirlediği potansiyel doğrultusunda, alanın doğal ve kültürel özelliklerinin korunduğu ve kullanıldığı, bölge ve ülke turizmine katkıda bulunulacak önerilerde bulunmuĢtur.
Tozar (2006), doğal kaynakların sürdürülebilirliği için geliĢtirilen ekolojik planlama yöntemleri konulu çalıĢmasında doğal kaynaklardan gelecek nesillerinde faydalanmasını sağlama amaçlı sürdürebilirlik kavramı ile ekolojik planlama bileĢenleri(çevre, ekoloji, ekosistem) ortaya konularak ekolojik sistemler üzerindeki baskıların neden olduğu çevre sorunlarının çözümüne yönelik ortaya çıkan ekolojik
planlamadaki süreç, tarihi, geliĢimi ve geliĢtirilen yöntemler incelenerek ekolojik planlamanın önemi ortaya konularak planlama sürecinde izlenecek yol önerilmiĢtir.
Usta (2005), inanç turizmi potansiyeli açısında Ġznik‟in değerlendirilmesi konulu tez çalıĢmasında Hıristiyan dünyasınca tıpkı Demre ilçesi gibi önemli bir yere sahip olan Ġznik‟in bu potansiyeli yerel halk, yabancı turistler ve seyahat acenteleri ile görüĢülerek konuyla ilgili problemler ve çözüm önerileri ile ilgili değerlendirmeler yapılmıĢtır.
2.2. Kuramsal Temeller
2.2.1. Çevre kavramı
Yücel‟e (2003) göre Çepel (1988) çevreyi; canlıların bir yaĢam mekanında yaĢamasına ve geliĢmesine olanak sağlayan maddesel varlıklar, olaylar veya enerjiler bütünü olarak tanımlamaktadır. Kiemstedt (1985) çevreyi; belirli bir alanda yaĢayan bireylerin topluma, yaĢam birliğine veya yaĢam ortamına etki eden dıĢ faktörlerin ekolojisi olarak görmektedir (Çetin, 2008).
Fiziksel çevre insanı da kapsayan doğal, kültürel, tarihi, sosyal ve yapay öğeleri içinde barındıran ve bu olguların birbiri ile sürekli ve değiĢken bir etkileĢime uğradığı dinamik bir olgudur. Bir diğer ifade ile çevre canlıları etkileyen ve onlardan etkilenen karĢılıklı etkileĢimin söz konusu olduğu tüm faktörler bütünü olarak da tarif edilebilir. Sürekli değiĢen dinamik bir olgu olarak çevre günlük yaĢamın gerekleri ile doğal ve yapay öğeler kapsamında biçimlenmektedir. Ġklim, toprak, su, doğal yapı gibi abiyotik; insan, hayvan, bitki varlığı gibi biyotik faktörlerden oluĢan çevre sahip olduğu kaynaklar ve özellikler doğrultusunda farklı nitelik, tanım ve karakter kazanmaktadır. Çevreyi oluĢturan doğal, kültürel, tarihi, estetik, görsel öğe ve özellikler bütünü ise çevresel değer olarak nitelenmektedir (Erdoğan, 2006).
Ekolojik açıdan çevreyi canlı ve cansız varlıklar ve kendi aralarındaki karĢılıklı iliĢkileri meydana getirir. Bu bağlamda çevre, peyzajı oluĢturan varlıklar, öğeler ve faktörler ile belirlenir. Çevrenin sınırları, yapısı ve niteliği kendini meydana getiren faktörlerle belirlenir ki bu faktörlere ekolojik faktörler olarak belirtilir. Eraydın (1995), bu faktörleri iklim (sıcaklık, ıĢık, nem, hava hareketleri vb.), yeryüzü sekli (arazi sekli, bakı, yükselti, enlem derecesi vb.) ana kaya ve toprak özellikleri (jeoloji, jeomorfoloji,
toprak sınıfları, erozyon vb.) ve canlılar (insan, hayvan, bitki ve mikroorganizmalar) olmak üzere dört grupta inceler (Çetin, 2008).
Çevre, çevreyi meydana getiren öğeler, varlıkların algılanma biçimi ve onu oluĢturan davranıĢsal iliĢkilere göre fiziksel çevre ve toplumsal çevre olmak üzere iki bölümde incelenebilir (Çetin, 2008).
Yücel‟e (2003) göre çevre faktörleri ġekil 2.1‟de gösterilmiĢtir.
ġekil 2.1 Çevre faktörleri (Çetin, 2008) ÇEVRE Doğal Çevre Bitkiler Ġklim Biyotik Faktörler Abiyotik Faktörler Hayvanlar Toprak Doğal Yapı Su
Kültürel Çevre ĠĢ Yerleri
YerleĢim Alanları Enerji Tesisleri UlaĢım Tesisleri Rekreasyon Alanları Eğitim Kurumları Kültürel Varlıklar Sosyal Çevre Öğrenme Olanakları ÇalıĢma Olanakları Algılama Olanakları YaĢam Olanakları
2.2.2. Peyzaj kavramı
Koç ve ġahin (1999) “peyzaj, bir görüĢ çerçevesi içine giren doğal ve kültürel elemanların birlikte oluĢturduğu bir kompozisyondur” (Dönmez, 2006).
Forman (1995)‟a göre “peyzaj, kilometrelerce geniĢ alanlarda benzer formlarla tekrarlanan alan kullanımları ya da yerel ekosistemlerin karıĢımı olan bir mozaiktir” (Uzun ve Yılmaz, 2009).
Peyzaj içerisindeki bazı nitelikler (Jeolojik arazi formları, toprak tipleri, vejetasyon tipleri, bölgesel doğal hayvan varlığı, doğal müdahale rejimleri, alan kullanımları ve insanların oluĢturduğu desenler gibi) bütün alan boyunca benzer ve tekrarlanma eğilimindedirler (Uzun, 2003).
Pomar (1995)‟a göre, peyzaj sadece onun bileĢenlerinin bir toplamı değildir. Bu nedenle peyzajı oluĢturan değiĢkenlerin listesi “doğal ve kültürel çevrenin faktörleri ya da elemanları” ve “estetik kategori” olmak üzere iki grubu içerir. Birinciler kolaylıkla ölçülebilir, karĢılaĢtırılabilir ve sonuçlandırılabilir, objektif ve geneldirler. Ġkinciler ise daha karmaĢıktır, iliĢkilerin kavramı zordur, daha sübjektiftirler ve üzerinde tartıĢılabilir (Uzun, 2003).
Doğayı ve üzerinde yaĢadığımız araziyi koruyabilmek, var olan potansiyelinden maksimum düzeyde yararlanabilmek, geliĢtirerek sonraki kuĢakların yararlanmasına sunabilmek, ancak; birbiri ile çeliĢmeyen kullanım seçeneklerini irdeleyip araĢtırarak, bir plana dayalı olarak uygulamak, sürekli bakım ve denetimini sağlamakla mümkün olacaktır (Dönmez, 2006).
2.2.2.1. Peyzaj potansiyeli kavramı
Baden-Wurttemberg (1992) belirli ekolojik, sosyal ve ekonomik iĢlevlerin birbiri arasında karĢılıklı etkileĢimi ile meydana gelen peyzaj kapasitesi olarak bilinse de zaman zaman doğal mekansal potansiyeli, doğa potansiyeli veya doğal kullanım potansiyeli olarak da tanımlanması mümkündür. Doğa koruma ilkelerinin ıĢığında değerlendirilen peyzaj potansiyeli, doğal mekânsal veriler kapsamında peyzaj strüktürü olarak bilinmektedir (Çetin, 2008).
Baden-Wurttemberg (1992) göre Kendini meydana getirmiĢ Ģekliyle tüm peyzaj ortam faktörlerine göre çeĢitli biçimlerde sekilenmektedir. Ortam faktörleri ile ilgili olarak jeoloji, toprak, rölyef, su, iklim, vejetasyon ve fauna gibi doğal temel veriler
belirtilirken, bu verilerin fonksiyon kapasitesi ve kapasite zenginliğinde ekosistem strüktürü ile potansiyel kavramı vurgulamaktadır. Peyzaj potansiyeli, ortam faktörlerinin birbirleri arasındaki iliĢki ve karĢılıklı etkileĢiminin ölçüsünü belirtmektedir. Doğa kullanımı, peyzaj mekânlarının özellikleri ve bunların geliĢmeleri peyzaj potansiyeli ile belirlenmektedir. Temel olarak peyzaj potansiyelleri; su potansiyeli, biyotop potansiyeli, iklimsel potansiyeli, toprak potansiyeli, biyolojik taĢıma potansiyeli, rekreasyon potansiyeli olarak verilebilir (Çetin, 2008).
ġekil 2.2. Turowski ve Strassert‟e (1972) göre önemli karar kriterlerin sistematiği peyzaj potansiyelin belirlenmesi (Çetin, 2008)
Turowski ve Strassert (1972) ġekil 2.2‟de belirttiği üzere bir bölgenin peyzaj potansiyelin belirlenmesi ve değerlendirilmesi için meydana getirdikleri yöntemle
BĠR BÖLGENĠN PEYZAJ POTANSĠYELĠ
Kültür ve Tarih Kültürel Faktörler Ekonomik Faktörler Mesleki ve Eğitim Faktörleri Organizasyon Faktörleri Ġlgi Hazırlık Faaliyetler Sosyo Kültürel Özellikleri Sosyo Ekonomik Özellikler Sosyo Psikolojik Özellikleri Sosyal Özellikleri
Spor ve Oyun Alanları Konaklama Tesisleri
Rekreasyon Alanları Düzenlemesi DıĢ UlaĢım Ağı Yapımı
Ġç UlaĢım Ağı Yapımı UlaĢım Ağı Yapımı
Bakım ve Onarım Uygulama Rekreasyon Ġçin
Alt Yapı
Doğal Özellikleri
Toprak Ġklim Hidroloji
Vejetasyon Fauna Flora
Jeoloji Reliyef
peyzaj ile alakalı birbirinden değiĢik çok sayıda aktivite ve bunlara iliĢkin ölçütler kullanılmaktadır. Bu bağlamda bir bölgenin peyzaj potansiyeli belirleme bakımından önemli üç temel baslıktan oluĢan karar kriterleri olan doğal özellikler, sosyal özellikler ve rekreasyon için altyapı olanakları olarak belirtilmiĢtir (Çetin, 2008).
2.2.3. Rekreasyon kavramı
Bayraktar (1972), günümüze kadar gelebilen tarihi belgelere göre, yaĢadığımız topraklarda dahil olmak üzere, geçmiĢ kültürlerin hemen hepsinin dinlenme ve eğlenceyle ilgili faaliyetlere büyük önem verdiklerini belirtmektedir.
Pehlivanoğlu‟na (1987) göre buhar makinesinin 1765 yılında bulunmasıyla baĢlayan sanayileĢme hareketleri neticesinde 18. Yüzyıl sonları ile 19. Yüzyıl baĢlarına doğru rekreasyon olayı yeni boyutlar kazanmıĢ ve güncel anlamıyla sürdürmekte olduğumuz zengin rekreasyonel yaĢam ortaya çıkmıĢtır (Sertkaya, 2001).
Altan‟a (1984) göre rekreasyon, tekrar (re) ve yaratma (create) anlamına gelen iki Latince sözcükten türetilmiĢtir. Rekreasyon, kiĢinin fiziksel ve psikolojik olarak kendisini tekrar kazanabilmesini sağlayan serbest zaman değerlendirmesidir. Genellikle rekreasyon dinlenme, eğlenme, serbest zamanları değerlendirme, gezi gibi çeĢitli aktiviteleri kapsayan geniĢ bir eylem olarak tanımlanabilir (Bulut, 2006).
Gülez‟e (1983) göre rekreasyon, genellikle serbest zamanlar içerisinde yapılan, bireyin kendi isteği ve iç itimi sonucu oluĢan, bireyi fiziksel ve düĢünsel yönden yeniden canlandırmayı amaçlayan, bireyin toplumsal, ekonomik ve kültürel olanakları ile yaĢadığı toplumun yapısıyla bağımlı olarak yapılan fiziksel, düĢünsel etkinlikler bütünüdür (Sertkaya, 2001).
Pehlivanoğlu (1987) rekreasyonu, “genel olarak bireyin kendi istek ve içgüdüsüne göre, olanakları ölçüsünde kullanabileceği serbest zamanlarında yer alan bedensel ve ruhsal dinlenme gereksinimlerini karĢılayacak bireyi boĢaltan ve yenileyen, çalıĢma ve yaĢama istek ve gücünü ayakta tutan ve sürdürüldüğü sürece bireye zevk veren, gelir sağlama kaygısından uzak her türlü eylemi kapsayan davranıĢlar bütünüdür” Ģeklinde tanımlamaktadır (Pirselimoğlu, 2007).
Koç ve ġahin‟e (1999) göre rekreasyon, serbest zamanlarda yapılan, insanın kendi isteği ve iç itimi ile oluĢan, onu fiziksel ve düĢünsel yönden yenilemeyi amaçlayan, toplumsal, ekonomik, kültürel koĢul ve olanaklara bağlantılı olarak sürdürülen etkinliklerin tümüdür.
Baud-Bovy ve Lowson‟a (1998) göre geniĢ anlamı ile rekreasyon; insanların ev ile ilgili uğraĢ ve çalıĢmaları ikinci ya da ek is gibi yapmak zorunda oldukları islerin dıĢında kalan serbest zamanları süresince gerçekleĢtirebilecekleri ya da elde edebilecekleri herhangi bir uğraĢtır (Koç, 2006). ġekil 2.3‟te rekreasyon talebini etkileyen faktörler görülmektedir.
ġekil 2.3. Baud-Bovy ve Lowson‟a (1998) göre rekreasyon talebini etkileyen etmenler (Koç, 2006) Doğal, kültürel ve görsel değerlere sahip olan alanlar, turizm ve rekreasyon hareketlerine olanak sağlayan ortamları oluĢturmaktadır. Turizm ve rekreasyon hareketleri, bu tür ortamların çekiciliğine bağlı olarak geliĢmektedir (Sertkaya, 2001).
Rekreasyon; dinlenme amaçlı, kültürel amaçlı, sportif amaçlı, turizm amaçlı ve sanatsal amaçlı olarak yapılabilir. Rekreasyon aktiviteleri gerçekleĢtiği mekanlara göre; kapalı mekanlarda yapılan rekreasyon faaliyetleri (iç mekan rekreasyonu) ve açık mekanlarda yapılan rekreasyon faaliyetleri (dıĢ mekan rekreasyonu) olarak iki grupta incelenebilir Zamana bağlı olarak yapılan sınıflandırmada ise yaz rekreasyonu ve kıs
REKREASYON TALEBĠNĠ ETKĠLEYEN FAKTÖRLER
BoĢ zaman artıĢı
KiĢi baĢına düĢen gelir artıĢı
Bos zamanların değerlendirilebileceği faaliyetlerden, geliĢim ve değiĢimlerinden haberdar olma Bireysel araç sahipliğindeki artıĢ Toplu taĢıma olanaklarının geliĢmesi
UlaĢım ağında sayı ve kalite artıĢı
Kavramın kiĢi sağlığı için bir gereklilik olduğunun algılanması ĠĢ ve iĢçi sağlığı konusunda bilinç
seviyesinin yükselmesi Doğaya dönüĢ isteği Teknolojik GeliĢmeler
Ekonomik GeliĢmeler
UlaĢım Kolaylığı
Eğitim Düzeyinin Yükselmesi ĠletiĢim Olanaklarının GeliĢimi
rekreasyonu gibi sınıflar söz konusudur. Rekreasyon, kırsal ve kentsel rekreasyon olarak da sınıflandırılabilir. Kentsel rekreasyon, kent merkezli olup açık ve kapalı mekanlarda gerçekleĢebilir. Kırsal rekreasyon ise; doğa yürüyüĢleri, kampçılık, bisiklete binmek, mağaracılık, avcılık gibi faaliyetleri içerir (Karaküçük; 1999).
Gün geçtikçe artan rekreasyon talepleri doğrultusunda, bu taleplere karĢılık verecek alanların toplumun kullanımına sunulmasında, her Ģeyden önce rekreasyona ne derece uygun olduğunun bilinmesi gerekir. Yapılacak planlamalar için, rekreasyon potansiyelini etkileyen faktörlerin ortaya konma zorunluluğu vardır. Altan‟a (1976) göre rekreasyon potansiyelini etkileyen faktörler Ģekil 2.4‟te görülmektedir. Bunlar içinde en önemlileri, doğal faktörler, sosyal faktörler, rekreasyonel alt-üst yapı faktörleri ve çevre faktörleridir (Sertkaya, 2001).
ġekil 2.4. Altan‟a (1976) göre rekreasyon potansiyelini etkileyen faktörler (Sertkaya, 2001) 2.2.4. Turizm kavramları
Turizm sözcüğünün dilbilimine iliĢkin kökleri Latince sözcüklerden türemiĢtir. “Tornare”, yuvarlaklar yaparak dönmek ve “tornus”, dönmek yuvarlanmak anlamına gelen sözcüklerdir. Avrupa dileri de “turizm” sözcüğünü “baĢlangıç noktasına geri
REKREASYON POTANSĠYELĠ
Yüzey ġekilleri Ġklim Alan Kullanımı
Alt Yapı Faktörleri Üst Yapı Faktörleri
Diğer servisler Sosyo Kültürel Faktörler Sosyo Ekonomik Faktörler Sosyo Psikolojik Faktörler
Hava Kirliliği Su Kirliliği Gürültü Kirliliği Görsel Kirlilik Doğal Faktörler Sosyal Faktörler Çevre Faktörleri Rekreasyonel Alt ve Üst Yapı Faktörleri
dönülen dairesel yolculuğu” ifade eden “tour” sözcüğünden almıĢtır. Bu yolla turist ve turizm kelimeleri türetilmiĢ ve dilimize de turist, turizm kelimeleri olarak Fransızcadan geçmiĢtir (Sayan 1998).
Dünya Turizm Örgütü‟ne göre; para kazanma amacı olmaksızın dinlenmek, eğlenmek ya da kültürel, bilimsel, sportif, idari, diplomatik, dinsel, sağlık ve benzeri nedenlerle, ikamet ettiği yer dıĢına geçici olarak çıkan ve tüketici olarak belirli bir süre seyahat ettikten sonra yerleĢim yerine geri dönen kimseye turist denilmektedir (Sayan, 1998). Tunç ve Saç‟a (1998) göre Milletler Cemiyeti Ġstatistik Uzmanları Komitesi yabancı turisti, “Devamlı oturduğu ülkenin dıĢında herhangi bir ülkeyi yirmi dört saatten az olmayan bir süre için ziyaret eden kiĢi” olarak tanımlanmıĢtır(Altanlar, 2007). Kolcu‟ya (1993) göre turizm, Mayer‟in Monte Carlo Uluslararası Turizm Akademisinin düzenlediği Turizm tanımı yarıĢmasında ödül kazanan tanımında, insan psikolojisinin bir tezahürü olarak ortaya çıkan yer değiĢtirme, değiĢiklik, kaçma ve uzaklaĢma isteğidir. Çubuk (1981) turizmi, evrensel olarak çalıĢma koĢullarının ortaya çıkardığı dinlenme gereksiniminin, yine çalıĢmanın sağladığı para ve zaman olanakları ile kiĢinin yaĢadığı kent ya da ülke dıĢında karĢılanması olgusudur (Sertkaya, 2001).
Soykan‟a (2003) göre bir yöreyi turistik bir destinasyon olarak turizm piyasasına sunmadan önce yörenin kapsamlı bir turizm planının yapılması gerekmektedir. Butler‟e (2002) göre yörenin ve halkın öncelik ve gereksinimlerinin belirlenmesi, yörenin çevre bakımından kapasite sınırlarının (insan ve fiziki çevre olarak) dikkate alınması gerekmektedir. Aksi halde turizme açılan yerler Murphy‟nin 1985 yılında söylediği gibi “patlayan ve birden çöken bir giriĢim” haline gelebilir. Yani, mevcut değerlerin kaybedilmesi tehlikesi ile karĢı karĢıya kalınabilir. Bir yörenin, bölgenin, ülkenin turizme açılmadan önce turistik potansiyelinin ve taĢıma kapasitesinin çok iyi bir Ģekilde analiz edilip değerlendirilmesi ve sürdürülebilirliğinin önündeki engellerin kaldırılması gerekmektedir(Gökçe, 2006).
Tosun ve ark.‟na (2004) göre Türkiye sahil bölgelerinde turizmini geliĢtirmesine ve turist sayısını artırmasındaki baĢarısına karĢın, aynı baĢarıyı geri kalmıĢ (kırsal) ve geliĢmekte olan bölgelerinde gösterememiĢtir (Gökçe, 2006).
Bir yörenin potansiyelini saptamayı Soykan (2004), var olan ancak bilinmeyen, kullanımda olmayan gizli taraflarını ortaya koymak olarak tanımlamıĢ ve potansiyelin aynı zamanda “güç” anlamına gelmesi, potansiyel saptamanın bir gücü açığa çıkarma, onun kapasitesini ölçme iĢlemi olduğunu göstermektedir. Yani bir yörenin sahip olduğu
kaynakların, değerlerin, zenginliklerin turizme uygunluk veya yeterlilik düzeyinin ölçülmesi, o alanın turistik kapasitesi, turistik gücünün belirlenmesidir (Gökçe 2006).
2.2.4.1. Turizm çevre iliĢkisi
Çevre, doğal ve kültürel kaynakları içerisine alan temel bir kavramdır. Bu nedenle turizm hareketinin esas nedeni olan doğal ve kültürel kaynakların korunması çevre turizm iliĢkisinin en önemli konularından birisidir. Çevreye olan baskıların artması sonucu ortaya çıkan çevre koruma kavramının sebeplerinden biriside turizm faaliyetleridir.
Karaaslan ve Özelçi‟ ye (1995) göre çevre korunmasında turizmin rolü, 1980 yılında WTO Manila Bildirgesi ile ortaya konulmuĢtur. Bu bildirgede; “turizm kaynaklarının kullanımının kontrolsüz bırakılmasına, turizm gereksinimleri karĢılanırken turizm alanlarında yaĢayan nüfusun sosyal ve ekonomik yaĢantısına, turist çeken tarihi ve kültürel alanlarda doğal kaynaklara zararlı olacak faaliyetlerde bulunulmamasına, bütün turizm kaynaklarının insanoğlunun mirası olduğuna” değinilmiĢ ve uluslar arası ölçekte doğal ve kültürel kaynakların korunmasının geniĢ kapsamlı turizm planlamasının amacı olduğu belirtilmiĢtir(Sarı, 2001).
Yücel ve ark.‟na (1996) göre doğal kaynakların korunmasının ekonomik ve sosyal stratejiler ile bütünleĢtirilmesi için gerçekleĢtirilen ve insanların tümünü ilgilendiren giriĢimler 1972 yılında BirleĢmiĢ Milletler tarafından Stockholm‟de yapılan “Ġnsan ve Çevre Konferansı” ile baĢlamıĢ, BirleĢmiĢ Milletler Çevre ve Kalkınma Komisyonu‟nun 1987 yılında yayınlanan “Ortak Geleceğimiz” adlı yayın ile geliĢtirilmiĢtir. Bu giriĢimde çevreyi korumanın kalkınmaya bir engel teĢkil etmediği, tersine doğal çevreyi korumanın kalkınma için önemli olduğu kabul edilmiĢtir (Sarı 2001)
Turizmin çevreye olumlu ve olumsuz birçok etkisi bulunmaktadır. Bu etkileri belirli bir düzeyde tutarak sürdürülebilir bir çevre turizm planlaması ile bu problemlerin aĢılması mümkün olabilecektir.
Dünya Turizm Örgütüne göre sürdürülebilir turizm kalkınması, turizm sektöründe yer alan ev sahipleri ile turist kesimlerinin ihtiyaçlarının bugün var olan kaynakların gelecekte değerlerinin arttırılarak ve korunarak, karĢılanmasıdır (Özbey, 2002).
Oral ve ġenbük‟e (1996) göre turizm açısından sürdürülebilirlik kavramı, turizm kaynağı olan doğal, tarihi, kültürel, sosyal ve estetik değerlerin korunup geliĢtirilerek, çekiciliklerinin devamını sağlamak olarak ifade edilmektedir (Sarı, 2001).
Sürdürülebilirlik var olan bir Ģeyi var olduğu halini koruyarak, ileriki aĢamalarda da bu hali ile kullanılmasına olanak verecek Ģekilde muhafaza etmek anlamı taĢır. Turizmde sürdürülebilirlik, turizm için kullanılan kaynakların bu anlayıĢla değerlendirilmesidir (Bulut, 2006)
Sürdürülebilir bir turizm çevre iliĢkisinde taĢıma kapasitesi önemli bir rol oynamaktadır. Alanın sosyal, ekonomik, kültürel yapısına zarar vermeden, ziyaretçi memnuniyetini azaltmadan ve kaynaklara olumsuz etki yapmadan alanın maksimum kullanımı taĢıma kapasitesi olarak tanımlanabilmektedir (Melntyre ve ark. 1993; Sarı, 2001).
Turizm çevre iliĢkisinde diğer önemli bir konuda koruma kullanma dengesinin sağlanmasıdır. Bu da alanın sürdürülebilir bir planlama ile taĢıma kapasitesi göz önünde bulundurularak alanın kullanıma sunulması ile mümkündür. Turizmin doğal, kültürel ve sosyal çevre ile oldukça yoğun bir iliĢkisi mevcuttur. Genellikle turizm ekonomik getirisinin yanında söz konusu çevreye olumlu ve olumsuz etkileri tartıĢılmaktadır. Fakat bunun temelinde plansız bir turizm geliĢimi yatmaktadır. Yukarıda bahsedildiği gibi sürdürülebilir bir turizm planlaması ile sağlıklı bir turizm geliĢimi mümkün olacaktır.
2.2.4.2. Turizm rekreasyon iliĢkisi
Rekreasyon ve turizm olgularını insanların eğlenme, dinlenme, yeniden hayata bağlanma ve çalıĢma hayatına hazırlanmak için enerji depolama gibi gereksinimleri doğurmuĢtur (Bulut, 2006).
Bayer‟e (1992) göre rekreasyon ve turizm; birbirini tamamlayan ve birlikte ele alınması gereken iki olgudur. Topuzlu‟ya (1989) göre turizm ve rekreasyon arasındaki iliĢkilerin ana kaynağını her ikisinin de serbest zamanda yapılması oluĢturur. Her iki kavram içinde bütün kesimler tarafından kabul edilen tanımlar mevcut olmadığından, bu iki kavram arasındaki iliĢkiler farklı Ģekilde ifade edilmektedir (Bulut, 2006).
Özkan‟a (1992) göre dünya turizmini çok büyük oranda rekreasyonel amaçlarla yer değiĢtirmeler oluĢturduğundan, turizme genel olarak rekreasyonel seyahat adı verilmektedir. Bir baĢka deyiĢle turizm ile rekreasyonel turizm, büyük ölçüde aynı Ģeyi
ifade etmektedir. Ancak her rekreasyonel etkinliğin turizmi oluĢturmadığını, her turizm olayının da rekreasyonel amaçlarla gerçekleĢtirilmediğini belirtmek gerekir (Bulut, 2006).
Ġnsanlar rekreasyonel turizm amacı ile bulundukları çevreden uzaklaĢarak, dinlenecekleri, eğlenecekleri, kendileri için çekim kuvveti olan alanlara yönelirler. Kısaca insanlar, rekreasyonel turizm için potansiyeli olan mekanları tercih ederler. Bu potansiyel, mekanın doğal, kültürel ve görsel değerleri ile iliĢkilendirilir. Yani alanların rekreasyonel potansiyelleri, doğal, kültürel ve görsel değerleri ile örtüĢtürülebilir (Bulut, 2006).
Albayrak‟a (1993) göre dünyada rekreasyonel turizmin yönü; geliĢmiĢ ülkelerden, geliĢmekte olan ülkelere, Amerika‟dan Avrupa‟ya, kuzey batı Avrupa‟dan Akdeniz‟e, sanayi bölgelerinden deniz kıyılarına doğrudur. Genel olarak bu yön kentlerden kırsala, doğal ya da kültürünü korumuĢ mekanlara doğru değiĢmektedir (Bulut, 2006).
Liu‟ya (2006) göre rekreasyonel turizm hareketleri insanlar için dinlenme, yeniden canlılık kazanma anlamı taĢırken, rekreasyonel turizm potansiyeli olan alanlar için de ekonomik yönden canlılık kazanma anlamına gelir. Turizm ve rekreasyon konusunda oluĢturulacak yeni politikalarla kırsal mekanlarda ekonomiyi yeniden canlandırmak mümkündür. Turizm kırsal ekonominin enerji kazanmasına yardımcı olur ve lokal olarak maddi kaynak sağlar. Butler ve Clark‟a (1992) göre turizm geniĢ anlamda ekonomik bir araç olarak görülür. Kırsal turizm kırsal ekonominin bir tamamlayıcısıdır (Bulut, 2006).
3. MATERYAL VE METOT
3.1. Materyal
Akdeniz Bölgesi Batı Akdeniz Bölümü‟nde Antalya il sınırları içerisinde yer alan Demre ilçesi, araĢtırma alanı olarak seçilmiĢtir. Demre ilçesi Antalya Körfezinin batısında Teke Yarımadasının güneyinde yer alan bir ilçe olup; doğusunda Finike, batısında KaĢ Ġlçesi ve güneyinde ise Akdeniz ile sınırlıdır (ġekil 3.1).
ġekil 3.1. Antalya ilçeler haritası (Anonim 2009a)
Üç tarafı dağlarla çevrili bulunan ilçenin yüz ölçümü 47.322 hektardır Rakımı 20 m‟dir (Anonim, 2008a). Ġlçe 36,24416 enleminde ve 29,98693 boylamındadır (Anonim, 2009a).
AraĢtırmanın ana materyalini; Demre ilçesinin doğal ve kültürel peyzaj değerleri oluĢturmaktadır. Bunun yanı sıra Demre ilçesinin sosyo-ekonomik verileride araĢtırılmıĢtır.
AraĢtırmada yardımcı materyal olarak iklimsel veriler Demre Meteoroloji Müdürlüğü‟nden, tarımsal veriler Tarım Ġlçe Müdürlüğü‟nden, köylerle ilgili bilgiler Demre Kaymakamlığı‟ndan, Demre ile ilgili genel dokümanlar Demre ve Beymelek
Belediyelerinden, haritalarla ile ilgili veriler Google Earth veritabanından elde edilmiĢtir. Tarihi alanlarla ilgili haritalar ve bilgiler Antalya Valiliği Kültür Envanteri‟nden (Kale), turizm ve kültürel değerlerle ilgili bilgi ve veriler Ġl Kültür ve Turizm Müdürlüğü‟nün web sayfasından elde edilmiĢtir. Ayrıca Antalya Ġl Çevre Durum Raporu‟ndan da Demre ilçesi ile ilgili verilerin ve bilgilerin elde edilmesinde yararlanılmıĢtır. Ayrıca yerinde yapılan gezi ve ziyaretler ile yetkililerden ve yöre halkından elde edilen sözlü bilgilerden yararlanılmıĢtır.
Mevcut doğal ve kültürel değerlerle ilgili kapsamlı bilgi elde etmek için yerli halk, yurtdıĢı ziyaretçi ve yurtiçi ziyaretçilere yönelik anket çalıĢması ve SWOT analizi yapılmıĢtır. Köylerle ilgili bilgileri elde etmek için Hızlı Kırsal Değerlendirme Formları kullanılmıĢtır. Anket sonuçlarının değerlendirilmesinde JMP 7 istatistik programı kullanılmıĢtır. Çizimler için AutoCAD 2007 programından yararlanılmıĢtır.
3.2. Yöntem
Yapılan araĢtırma bir birine bağlı aĢamalardan meydana gelmiĢtir. AraĢtırmada izlenen yöntemin aĢamaları ġekil 3.2‟te gösterilmiĢtir.
ġekil 3.2. AraĢtırmanın aĢamaları
VERĠ TOPLAMA VE ÖN
HAZIRLIK ÇALIġMALARI ALANA AĠT VERĠLERĠN TOPLANMASI
ALAN SÖRVEYĠ SWOT ANALĠZĠ
ANKET ÇALIġMALARI KONU HAKKINDA VERĠ
TOPLAMA
VERĠLERĠN TASNĠFĠ
ANALĠZ SONUÇLARIN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ (SONUÇ VE ÖNERĠLER) ARAġTIRMA KONUSUNUN VE ALANININ BELĠRLENMESĠ VERĠLERĠN ANALĠZĠ HIZLI KIRSAL DEĞERLENDĠRME KAYNAK ARAġTIRMASI
3.2.1. Konu hakkında verilerin toplanması
AraĢtırma konusu ile ilgili verilerin toplanması, yerli ve yabancı kaynakların taranması ile elde edilmiĢtir. Yüksek Öğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi‟nden daha önce yapılmıĢ çalıĢmalarla ilgili tezlere ulaĢılmıĢtır. Yerli ve yabancı dergilerden konu ile ilgili makalelere ulaĢılmıĢtır. Dergilerdeki bilgilere internet üzerinden yada derginin ilgili sayısına ulaĢılarak elde edilmiĢtir.
3.2.2. Alan sörveyi ve çalıĢma alanı ile ilgili kaynak araĢtırması
Alanın doğal ve kültürel değerleri ile ilgili resmi kurumlardan bilgi ve belgeler toplanmıĢtır. Önemli doğal ve kültürel alanlar ziyaret edilmesi ile arazi çalıĢmaları yapılmıĢtır. Arazi çalıĢması esnasında yöre halkı ile yapılan görüĢmeler ile birlikte yapılan gözlemler not edilmiĢ ve çalıĢma alanı fotoğraflanarak sınıflanmıĢtır.
Ayrıca 10-11 Nisan 2010 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesince gerçekleĢtirilen Myra-Demre Sempozyumu takip edilmiĢtir.
3.2.3. SWOT analizi
AraĢtırma ile ilgili SWOT (FÜTZ) analizinde Demre ilçesinin turizme yönelik Fırsatları, Üstünlükleri, Tehditleri ve Zayıflıkları belirlenmiĢtir. Ġlçedeki önemli kiĢi ve kurumların yöneticilerinin konu ile ilgili görüĢleri alınarak anket çalıĢması (Ek-2) yapılmıĢtır. SWOT analizi için anket çalıĢması tamamlandıktan sonra verilerin analizi ve değerlendirilmesine geçilmiĢtir. Elde edilen bilgiler ıĢığında TOWS matrisi (Dyson, 2002) hazırlanmıĢtır. SWOT analizi için yapılan anket formlarının hazırlanmasında Gökçe (2006), Sarı (2001), ve Gürlek (2002)‟den yararlanılmıĢtır. Yapılan çalıĢmada söz konusu ankete ek olarak SWOT analizi için faktörlerin seçimini kolaylaĢtırmak, çalıĢmaya katılanların seçim yapmasını ve konuları hatırlamasını kolaylaĢtırıcı önerilerin sunulduğu ikinci bir çalıĢma formu (Ek-1) düzenlenmiĢtir.
SWOT analizi için Akdeniz Su Ürünleri AraĢtırma Üretim ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü‟nün SWOT analizini yapmak üzere gelen Dr. Martin C. Th. Scholten ve Dr. Peter Ernst‟in SWOT analiz süreçleri takip edilmiĢ ve bilgi alınmıĢtır.
3.2.4. Hızlı kırsal değerlendirme çalıĢması
Hızlı kırsal değerlendirme formu (Ek-7) için muhtarlarla telefonla ya da yüz yüze görüĢülerek ve tarihi yerleri yakından görmek amaçlı gezilerde gözlemlenen köyler hakkında bilgiler forma iĢlenmiĢtir. Hızlı kırsal değerlendirme anketi için Sarı (2001) ve Dönmez‟den (2006) yararlanılmıĢtır.
3.2.5. Anket çalıĢmaları
AraĢtırma alanı ile ilgili verilerin toplanmasında yurtdıĢı (Ek-4-5), yurtiçi (Ek-6) ziyaretçilerle ve Demre halkı (Ek-3) ile anket çalıĢması yapılmıĢtır. Anket formlarının hazırlanmasında Sarı (2001), Sertkaya (2001) Altanlar (2007), Benzer‟den (2006) yararlanılmıĢtır.
Yapılan çalıĢmada örnek hacmi, Colins‟in (1986) ana kitle oranlarına dayalı kümelendirilmemiĢ tek aĢamalı tesadüfi olasılık örnekleme yöntemi ile belirlenmiĢtir (Collins, 1986).
(3.1)
n : Örnek hacmi
t : % 95 önem derecesine karĢılık gelen tablo değeri (1.96)
b : Örnekleme aĢaması (bu çalıĢmada tek aĢamalı olduğu için 1 alınmıĢtır) p : Ġncelenen olayın gerçekleĢme olasılığı
q : Ġncelenen olayın gerçekleĢmeme olasılığı (1-p)
e : Kabul edilen hata payı (bu çalıĢmada tek aĢamalı olduğu için % 5 olarak alınmıĢtır)
Örnekleme sürecinde araĢtırma bölgesine gelen turistlerle yapılan ön çalıĢmaya göre % 30‟u ankete katılmıĢ, % 70‟lik bölümü ise ankete katılmak istemeyenleri ve ingilizce bilmeyenleri kapsamaktadır. Bu nedenle p olasılık değeri 0,30 olarak alınmıĢtır.
b=1 alındığında eĢitlik aĢağıdaki forma dönüĢmüĢtür:
(3.2)
n= t
2* p*q /e
2n=t
2*[1+(0,02)(b-1)]
*p
*q
e
2Formüle göre yurtdıĢı ziyaretçi örnekleme hacmi: n= 322,69 olarak hesaplanan bu sayı 330 olarak alınmıĢtır.
Yurtiçi ziyaretçi örnekleme hacmi: n= 138,28 olarak hesaplanan bu sayı 140 olarak alınmıĢtır.
Yerli halk örnekleme hacmi: n= 245,86 olarak hesaplanan bu sayı 250 olarak alınmıĢtır.
Yurt içi ve yurt dıĢı ziyaretçiler için yapılan anket çalıĢmaları için ziyaretçilerin homojen ve yoğun olarak ziyaret ettikleri yerler seçilmiĢtir. Anket çalıĢmasının ilk bölümü ziyaretçilerin yat turuna çıkmak için geldikleri Çayağzı bölgesinde yat turuna çıkan ziyaretçilerle yat turu esnasında veya sonrasında gerçekleĢtirilmiĢtir. Ġkinci bölüm olarak ziyaretçilerin yoğun olarak bulundukları Noel Baba Kilisesi önünde ziyaretçilerin müzeyi gezmelerini müteakiben yapılmıĢtır. Üçüncü olarak Myra ören yeri giriĢinde ziyaretçilerin ören yerlerini gezmelerini müteakiben anketleri cevaplamaları Ģeklinde gerçekleĢtirilmiĢtir
ÇalıĢmada yurtdıĢı ziyaretçiler, yurtiçi ziyaretçiler ve Demre halkı ile yapılan anket çalıĢmasıyla bilgiler toplanmıĢtır. Yabancı ziyaretçiler için kolaylık açısından yaygın olarak kullanılan bir dil olan Ġngilizce anket formları kullanılmıĢtır. Anket çalıĢması turistlerin yoğun olarak bulundukları yerlerden Noel Baba Müzesi, Myra Ören Yeri ve Çayağzı bölgesinde ziyareti müteakiben yapılmıĢtır. Demre halkı için yapılan anket çalıĢması ilçe merkezinde gerçekleĢtirilmiĢtir. Ziyaretçi sayıları ile ilgili bilgiler Ġl Kültür ve Turizm Müdürlüğü web sayfasından alınmıĢtır.
3.2.6. Elde edilen verilerin analizi ve değerlendirilmesi
Anket çalıĢmasının tamamlanması ve bilgisayar ortamına verilerin aktarılmasına müteakiben istatistiksel değerlendirmeye geçilmiĢtir. Ġstatistik olarak Ankete katılan tüm grupların sosyo-ekonomik durumları için Tek-Faktörlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) ve Bağımsız Örneklemler için T Testi (LSMeans Student‟s T Test) analizleri yapılmıĢtır. Yapılan analiz sonucunda gruplar arasındaki tercihlerin istatistiksel olarak önemli olup olmadığına bakılmıĢtır.
Bilgisayar ortamına aktarılan veriler Microsoft Office 2007 Excel çalıĢma sayfasında sayısallaĢtırılarak grafiklere aktarılarak değerlendirilmiĢtir.
4. ARAġTIRMA BULGULARI VE TARTIġMA
4.1. AraĢtırma Alanının Tanımı
4.1.1. Coğrafi özellikleri
Akdeniz Bölgesi Batı Akdeniz Bölümü‟nde Antalya il sınırları içerisinde yer alan Demre ilçesi Antalya Körfezinin batısında Teke Yarımadasının güneyinde yer almaktadır. Doğusunda Finike, batısında KaĢ Ġlçesi ve güneyinde ise Akdeniz ile sınırlıdır (ġekil 4.1). Antalya Ġlinin güney batısında olup, Karayolu ile 144 km. mesafededir (Anonim, 2008a).
ġekil 4.1. Demre ilçesi köyleri ve köy sınırları (Google Earth veri tabanından yararlanılarak
hazırlanmıĢtır)
Üç tarafı dağlarla çevrili bulunan ilçenin kurulduğu arazi Demre Çayının getirmiĢ olduğu verimli alüvyonlu topraklardan meydana gelmiĢtir. Ġlçenin toplam
olarak yüz ölçümü 47.322 hektardır Rakımı 20 m‟dir (Anonim, 2008a). Ġlçe 36,24416 enleminde ve 29,98693 boylamındadır(Anonim, 2009a).
Ġlçenin Demre Merkez ve Beymelek Beldesi olmak üzere 2 Belediyesi mevcut olup Ġlçeye bağlı 9 köy ile 11 mahallesi bulunmaktadır (ġekil 4.1; Anonim, 2009b).
4.1.2.Demre ilçesinin tarihi
Myra (Demre) Likya'nın en önemli Ģehirlerinden birisi olarak bilinmektedir. En erken sikkeler M.Ö. 3.yy tarihlenir. Fakat Ģehrin en azından M.Ö. 5.yy da kurulduğu tahmin edilmektedir. Roma egemenliği döneminde Myra geliĢmiĢ ve zenginleĢmiĢ Ģehirliler sivil projelere cömertçe para yardımında bulunmuĢlardır. St. Paul Roma'ya gitmek için Andriake Limanından hareket etmeden evvel M.S. 6.yy da Ģehri ziyaret etmiĢtir. Bizans döneminde Myra önemli bir idari ve dini bir merkez olmuĢtur. Piskoposluk merkezi de olan Myra'da St. Nicholaus IV. yüzyıl baĢında Piskopos olarak görev yapmıĢ; halka kendini sevdirmiĢ, inancı uğruna çok acılar çekmiĢtir. Myra o zamandan sonra hep haç yapılan bir yer olmuĢtur. Bu bakımdan Demre Hıristiyan Dünyasının her bakımdan ilgisini çekmiĢtir. Her yıl 6 Aralık'ta Noel Baba etkinliklerini yapmak geleneksel hale gelmiĢtir. Myra gibi önemli bir Ģehirden kalabileceği beklenen kalıntıların birçoğunu bugün Demre'de göremiyoruz. Likya'nın en büyük tiyatrosundan kalanlar bugün ayaktadır ve aynı zamanda Likya'nın en iyi korunmuĢ tiyatrosudur. 29 oturma sırası ve 9-10 bin seyirci kapasiteli tiyatro tepeye yaslanmıĢtır. Bugün bile bazen festival ve oyunlar için kullanılmaktadır (Anonim, 2009a).
Myra metropolü muhtelif tip Likya mezarlarının önemli örneklerini ihtiva etmektedir. Tiyatro doğu ve batı metropolü diye ikiye ayrılmıĢ ve Myra'nın arkasında yükselen kayalık, tepede kurulmuĢtur. Kayalar oyularak mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiĢtir. BaĢka önemli bir kalıntı St. Nicholaus kilisesi‟dir. Kilise bugün 7 m toprak seviyesinin altındadır. St. Nicholaus kemikleri kilise içindeki mermer bir mezarda bulunuyordu. Fakat bazı kemikler Ġtalyanlar tarafından çalınmıĢ ve Bari'ye kaçırılmıĢtır. Bir Rus Prensi 1862 yılında Kiliseyi restore ettirmiĢtir. St. Nicholaus Rusya'da çok kutsal sayılmaktadır. Bazı kemikleri bugün Antalya Müzesi'nde teĢhir edilmektedir. Ruslar bir kilise çanı ilave ederek kubbeyi bir ilaç tonozu ile değiĢtirmiĢlerdir. St. Nicholaus çocukların, gemicilerin ve ağır iĢlerde çalıĢan iĢçilerin koruyucu azizidir. Bilindiği üzere de bütün dünya çocuklarının Noel Baba‟sıdır (Anonim, 2009a).
ġehir VII. yüzyıldan baĢlayarak IX. yüzyıla kadar devamlı Arap akınlarına uğramıĢ, 809 yılında Harun El ReĢit'in komutanlarından birisi Myra'yı zapt etmiĢtir. 1034 tarihinde Arapların yaptığı deniz hücumlarında St. Nicholaus Kilisesi yıkılmıĢtır (Anonim, 2009h).
Myra 7. y.y.dan itibaren gerek deprem, su baskını ve Myros çayının getirdiği alüvyonlar, gerekse güneyden gelen akınlar nedeniyle önemini yitirip 12. y.y.da köy hüviyetine dönüĢmüĢtür (Anonim 2004). Türkler bu bölgeye geldikleri zaman böylesine küçülmüĢ bir Myra bulmuĢlardır (Anonim, 2009h).
1904 yılında Eynihal adıyla köy statüsüne kavuĢan Demre; Ġlk belediye 6 Haziran 1968 yılında 4 köyün (Zümrütkaya, Temre, Eynihal, Gökyazı) birleĢmesiyle Belediyenin ismi Belediye Meclisince Zümrütkale olarak adlandırılmıĢ, ancak yapılan bir hatadan dolayı Zümrütkaya olarak geçmiĢtir. 7 Temmuz 1987 gün ve 3392 sayılı 103 Ġlçe Kurulması hakkındaki kanuna göre Zümrütkaya Belediyesinin adı Kale olarak değiĢtirilmek suretiyle Ġlçe olmuĢtur (Anonim, 2009a).
Daha sonra Ġlçenin adının Demre olarak değiĢtirilmesi hakkında 5322 sayılı Kanun, 29.03.2005 tarih ve 25770 sayılı Resmi gazetede yayınlanarak Ġlçenin adı Demre olarak değiĢtirilmiĢtir (Ek-9; Anonim, 2009ı).
4.2. Demre Ġlçesinin Doğal Özellikleri
4.2.1. Ġklimi
Akdeniz ikliminin tipik karakteristik özelliklerinin görüldüğü Demre Ġlçesinde yazları sıcak ve kurak, kıĢları ılık ve yağmurlu geçer.
Demre ilçesinin iklimi, bulunduğu yer nedeniyle tipik Akdeniz iklimi özelliklerini gösterir. Genel karakteriyle Akdeniz iklimi özelliklerini yansıtır. Ġlçe Akdeniz bölgesinin batısında bulunması nedeniyle kıĢları ortalama sıcaklık daha yüksektir (Anonim, 2009g).
Minimum sıcaklık -2,2 oC, maksimum sıcaklık ise 41,2 oC ye çıkabilmektedir.
Ortalama nem 60-70 arasında seyretmektedir (Çizelge 4.1). Yıllık yağıĢ miktarı 750-800 mm arasındadır. Ortalama güneĢlenme süresi 8,5 saat civarı ortalama sıcaklık değeri ise 19 oC civarıdır. En fazla yağıĢ düĢen aylar Ekim, Kasım ve ġubat aylarıdır.
Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında ise neredeyse hiç yağmur düĢmemektedir. Temmuz ve ağustos ayları yılın en sıcak geçen aylarıdır. Aralık, Ocak