• Sonuç bulunamadı

Halide Nusret Zorlutuna Milli Mücadele Yılları İstanbul'unu anlatıyor

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Halide Nusret Zorlutuna Milli Mücadele Yılları İstanbul'unu anlatıyor"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Türk Edoblualı

MAYIS

Konuşan:

Nezih Demirtepe

Halide Nusret Zorlutuna

^ ^ **•— " ■»

Millî Mücadele Yılları İstanbul’unu anlatıyor

BEYKOZ’DAN BİR BAKIŞ

Güzel, güzel, güzel! Her neye baksan! Deniz ayrı güzel, dağ ayrı güzel. / Güzellikten yaratılmış bu vatan, Beni ona çeken bağ ayrı güzel. Fetih günlerini anmada Hisar: Her taşında bir ölümsüz destan var. Uyanırken küllenmiş hâtıralar, Bağrında güllenen dağ ayrı güzel. Tekbir sesi denizinde, dağında, Karanlıklar kayboluyor ağında. Fâtih Sultan’ımın bahar çağında, Dünyaya açtığı çağ ayrı güzel.

HALİDE NUSRET ZORLUTUNA

Evine yaptığım sık ziyaretlerden birinde, çok kıymetli büyüğüm Sayın Halide Nusret Zorlutuna’ya İSTAN­ BUL hakkında sorular sordum.

DEMİRTEPE — Efendim, bize kısaca “GİT BAHAR” şiirinin yazıldığı İstanbul'dan, o günlerden söz edebilir misiniz?

ZORLUTUNA — Evlâdım, çok acı günlerdi o günler.

Hatırlamak dâhi istemiyorm. O günlerin İstanbul’u deyince, korkunç şeyler geliyor aklıma. Bence o günler, korkunç bir rüyâdır! Hatırlamak istemiyorum ama, bir türlü de unutamam! Meselâ o günlerin İstanbul’unda lâteşbih vatandaşlarımız, bizleri işgal kuvvetlerinden daha fazla rahatsız ederlerdi... Tramvaylarda erkeklerin kadınların yerleri ayrılmıştı. Kadınlara ait bölümde, o sözde vatandaşlarımız kasten ayaklarımıza basar, aya­ ğına bastığı kişiye ise “Neye ayağıma basıyorsun?” diye, bizleri iterlerdi. İtilirdik ama, Allahtan taramvayların içinin kalabalıklığından ötürü, yere değil, biribirimizin üzerine düşerdik. Buna benzer daha nelervardır, neler...

DEMİRTEPE — Efendim, İstanbul’un güzelliğini siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

ZORLUTUNA — Efendiciğim İstanbul, her zaman, çok güzeldir! O işgâl yıllarında, 1916’larda daha da güzeldi sanki. Düşmanların hoyrat ayakları altında ezi­ len topraklara acır, üzerine kapanıp onları öpmek, onlardan af dilemek isterdim. İşgâl sanki benim suçum­ muş gibi gelirdi. Ben şahsen gerek Türkiye’de, gerekse yabancı ülkelerde, İstanbul kadar güzel bir şehir görme­ dim. Denizi güzel, sahilleri güzel, her yanı güzel... Mübarek şehir, sanki güzellikten yaratılmış^ Boğazları ile Adaları ile her yanı ayrı güzelliğe sahip İstanbul’u, tam manâsıyla benim bu yorulmuş (!) kafam canlandıramaz.

DEMİRTEPE — İstanbul’un Türk Edebiyatı’ndaki yeri nedir?

ZORLUTUNA — Türk Edebiyatı’nda İstanbul’un yeri büyüktür. Edebiyatçılarımız İstanbul’u her zaman tema olarak kullanmışlardır. Ama buna rağmen, az bile değerlendirdiler, diyebilirim... Benim 1919’da yazdığım GİT BAHAR, 1939’da yazdığım GEL BAHAR, sonra KANDİLLİ ve 1959’da yazdığım BEYKOZ’DAN BİR BAKIŞ, İstanbul kokan naçiz şiirlerdir.

Sonra;

Bu şehrî Stanbul ki; bir misli bahâdır, Bir sengine yekpâre acem mülkü fedâdır. Bir gevher-i yekpâre iki bahr arasında, Hurşidî cihan tab ile tartılsa sezâdır.

Nedim’in bu şiiri İstanbul’u anlatmaya çalışan en büyük şiirlerdendir.

DEMİRTEPE — Efendim, değerli vakitlerinizi lütfet­ tiğiniz için teşekkür ederim.

Referanslar

Benzer Belgeler

Ama san›yorum sonunda Kongre üyele- ri, dünyay› ve evreni anlamam›z› ve da- has› bugüne kadar gelifltirdi¤imiz pek çok teknolojiyi temel bilimlerindeki arafl-

Tuval üzerine yağlıboya.. Galatasaray ser­ gilerine Bursa’dan yaptığı peysajlarla katıldı. 1930'da Avrupa sınavını kazandı, fakat o yıl yurt dışına öğrenci

Ancak sosvalize olm uş, gömlekçi, terzi, kundu­ racı, kürkçü, kuyum cu gibi m ağazaların fivatları empoze de­ ğil Yâni fabrikalarca tâyin edilm iş

Sağlık bakanlığı; ateş, öksürük, nefes darlığı semptomla- rından en az birisi olan ve semptomların başlamasından 14 gün önce kendi veya yakının yurt dışı seyahat

Fakat dostlarını, yalnız birbir lerile değil, en evvel kendisile müsavi tutardı.. Sade servet ve mevki farkını değil, kültür farkını da dostluğu

Genelde psiko-sosyal bir travma geçiren kişilerce, mağdur seçmeksizin ve rastgele açılan ateşler sonucu kitlesel ölüm ve yaralamalara neden olan Amok saldırıları,

Bu dâvetin de birinciye sad arete ve İkinciyi Harbiye ne zaretine getirm eyi istihfaf ettiği m uhakkak, çünkü çok mühim sahnelerle sabittir: Sultan Hamid Nazım

Oysa başka romanla­ rında aynı şey, bu kadar radikal biçimde söz konusu değil.. - Kimseye anlatamadım