• Sonuç bulunamadı

Damla sulama ile sulanan bazı yarı bodur elma ağaçlarında gölgelenen alan yüzdesinin belirlenmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Damla sulama ile sulanan bazı yarı bodur elma ağaçlarında gölgelenen alan yüzdesinin belirlenmesi"

Copied!
57
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

DAMLA SULAMA ĐLE SULANAN BAZI YARI BODUR ELMA AĞAÇLARINDA

GÖLGELENEN ALAN YÜZDESĐNĐN BELĐRLENMESĐ

Đnci PETEKKAYA Yüksek Lisans Tezi

Tarımsal Yapılar ve Sulama Anabilim Dalı

Danışman: Prof. Dr. Hüseyin ŞĐMŞEK 2012

(2)

TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABĐLĐM DALI

YÜKSEK LĐSANS TEZĐ

DAMLA SULAMA ĐLE SULANAN BAZI YARI BODUR ELMA AĞAÇLARINDA GÖLGELENEN ALAN YÜZDESĐNĐN BELĐRLENMESĐ

Đnci PETEKKAYA

TOKAT

2012

(3)
(4)
(5)

i

YÜKSEK LĐSANS TEZĐ

DAMLA SULAMA ĐLE SULANAN BAZI YARI BODUR ELMA AĞAÇLARINDA GÖLGELENEN ALAN YÜZDESĐNĐN BELĐRLENMESĐ

Đnci PETEKKAYA

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü

Tarımsal Yapılar ve Sulama Anabilim Dalı

Danışman: Prof. Dr. Hüseyin ŞĐMŞEK

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Bahçesi’nde yürütülen bu çalışmada Starkspur Golden Delicious, Starkrimson Delicious, Kaşel, Golden Delicious ve Starking Delicious yarı bodur elma ağaçlarının gölgeleme karakteristikleri belirlenmiştir. Brüt gölge alanlarının belirlenmesinde arazide toprak yüzeyine düşen gölge alanları 20 cm’lik bölümlere ayrılarak ölçülmüş ve her bölümdeki gölge alanı yamuk alanı yöntemine göre hesaplanmıştır. Gölge içi gölgeleme oranı dijital bir fotoğraf makinesi yardımıyla belirlenmiş olup diğer gölgeleme karakteristikleri hesapla bulunmuştur. Farklı çeşitlerin gölgeleme karakteristikleri, çeşitler arasında değişim gösterdiği gibi aynı çeşitte bitki gelişme dönemi boyunca da değişim gözlenmiştir. Gölgeleme değerleri çeşitler arasında genel olarak büyükten küçüğe doğru şu sırayla olmuştur: Kaşel, Starking Delicios, Golden Delicious, Starkrimson Delicious ve Starkspur Golden Delicious. Gölgeleme oranının değişim göstermesi bitki su tüketiminde ve uygulanacak sulama suyu miktarının belirlenmesinde farklılıklara neden olacaktır. Elma ağaçlarının gölgeleme karakteristikleri, bitki su tüketimi miktarının belirlenmesinde ve sulama yönetiminde gerekli olmaktadır.

2012, 47 sayfa

Anahtar kelimeler: Gölgelenen alan oranı, gölge içi gölgeleme oranı, gölgelenen alan, gölgeleme karakteristikleri, damla sulamada su tüketimi, yarı bodur elma.

(6)

ii

MASTER THESIS

DETERMINATION OF SHADED AREA PERCENTAGE OF SOME SEMI-DWARF APPLE TREES UNDER DRIP IRRIGATION SYSTEM

Đnci PETEKKAYA

Gaziosmanpaşa University

Graduate School of Natural and Applied Sciences Department of Farm Structures and Irrigation

Supervisor: Prof. Dr. Hüseyin ŞĐMŞEK

This study was carried out in the Horticulture Research Station of Agricultural Faculty of Gaziosmanpaşa University in Turkey. In this study, the shading characteristics of semi-dwarf apple trees of Starcspur Golden, Starcrimson Delicious, Kaşel, Golden Delicious, Starcing Delicios were determined. To determine the gross shade area, the shade areas falling on the soil surface were divided into the sections with lenght of 20 cm. The areas in each section were calculated according to the method of trapezoidal area. The shading ratios of intra-shade were measured by digital camera. Other shading characteristics were determined by calculation. The shading characteristics varied among the varieties as well as during plant development stages.As a general, the varieties according to the observed shading values with descending order are Kaşel, Starcing Delicios, Golden Delicious, Starcrimson Delicious and Starcspur Golden Delicious. The variation of shade ratio in this manner will lead to differences among plant water consumption and amount of irrigation water to apply. Therefore, the shading characteristics of apple trees are needed to determine the amount of water consumption as well as for irrigation management.

2012, 47 pages

Keywords: Shaded area ratio, shading ratio of intra-shade, shaded area, shading characteristics, water consumption in drip irrigation, semi-dwarf apple tree.

(7)

iii

Bu çalışmada meyve bahçelerinde damla sulamada uygulanacak sulama suyu miktarının belirlenmesinde önemli bir faktör olan gölgeleme oranının belirlenmesine çalışılmıştır.

Yapılan bu çalışma konusunda bana araştırma olanağı sağlayan yakın ilgi ve önerileri ile çalışmamda ışık tutan değerli hocam, Sayın Prof. Dr. Hüseyin ŞĐMŞEK’e, çalışmamım her safhasında yardımlarını esirgemeyen ve tez boyunca bana destek veren, Sayın Doç. Dr. Ali ÜNLÜKARA’ya yardımlarını gördüğüm sevgili arkadaşım Arş. Gör. Sevda SAFĐ’ye ve çalışmam boyunca bilgi ve tecrübelerinden yararlandığım değerli babam Mehmet Fethi ÖRS’e ve annem Gül ÖRS’e teşekkürlerimi sunarım.

Đnci PETAKKAYA Aralık 2011

(8)

iv Sayfa TEZ BEYANI ……….……… i ÖZET ………..……… ii ABSTRACT ……… iii ÖNSÖZ ……….………..… iv ĐÇĐNDEKĐLER ……….………….. v ŞEKĐLLER DĐZĐNĐ ……….…………... vi ÇĐZELGELER DĐZĐNĐ ………..….………… vii 1. GĐRĐŞ ……….……… 1 2. KAYNAK ÖZETLERĐ ………..…..… 4 3. MATERYAL ve YÖNTEM ………...… 13 3.1. Materyal ………..………. 13

3.1.1. Deneme alanının yeri ………..……...………... 13

3.1.2. Toprak özellikleri ve topoğrafya ………..……….…... 16

3.1.3. Đklim ………...………..…. 17

3.2. Yöntem ………...……….. 20

3.2.1. Ağaçların gölge alanlarının ve oranlarının belirlenmesi ………...…… 20

3.2.1.1. Brüt gölge alanlarının belirlenmesi ………..………. 20

3.2.1.2. Brüt gölge alanı içerisindeki gölgeleme oranının, brüt ve net gölge alanlarının belirlenmesi ………. 22

4. BULGULAR ………...………... 27

4.1. Gölgeleme karakteristikleri ölçüm sonuçları ………...………… 27

4.2. Gölgeleme karakteristiklerinin zamana göre değişimi ………...…….…… 35

4.2.1. Starkspur Golden Delicious çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ………..………....… 35

4.2.2. Starkrimson Delicious çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ………..………...… 36

4.2.3. Kaşel çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ………..………...……… 38

4.2.4. Golden Delicious Çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ……….………...…. 39

4.2.5. Starking Delicious çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi …………..………...…. 41

5. TARTIŞMA ve SONUÇ ………... 42

KAYNAKLAR ……….. 45

(9)

v

Şekil Sayfa

Şekil 3.1. Elma bahçesi ağaç dikim planı ve damla sulama sistemi planı …… 14

Şekil 3.2. Gölgeleme karakteristiklerinin belirlenmesinde dikkate alınan kare

alanı ve gölge ölçüm yöntemi ………... 21

Şekil 3.3. Gölge alanının ölçümü ………. 22

Şekil 3.4. Gölgenin beyaz levhaya düşen görüntüsü ………... 23

Şekil 3.5. Adobe Fhotoshop 11.0’ programında gölge alanının taranması….….. 24

(10)

vi

Çizelge Sayfa

Çizelge 3.1. Sulama suyu kimyasal analiz sonuçları ……… 15

Çizelge 3.2. Deneme alanı topraklarının bazı fiziksel özellikleri ……… 16

Çizelge 3.3. Deneme alanı topraklarının bazı kimyasal analiz sonuçları ………. 18

Çizelge 3.4. Tokat Merkez Đlçe uzun yıllar meteorolojik verileri ……… 19

Çizelge 4.1. Gölgeleme karakteristikleri 1. ölçüm sonuçları ……….………….. 27

Çizelge 4.2. Gölgeleme karakteristikleri 2. ölçüm sonuçları ………... 29

Çizelge 4.3. Gölgeleme karakteristikleri 3. ölçüm sonuçları ……….. 33

Çizelge 4.4. Gölgeleme karakteristikleri 4. ölçüm sonuçları ………... 31

Çizelge 4.5. Gölgeleme karakteristikleri 5. ölçüm sonuçları ………... 33

Çizelge 4.6. Gölgeleme karakteristikleri 6. ölçüm sonuçları ………... 34

Çizelge 4.7. Starkspur Golden Delicious çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ……… 35

Çizelge 4.8. Starkrimson Delicious çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ……… 37

Çizelge 4.9. Kaşel çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ……….. 38

Çizelge .10. Golden Delicious çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ………. 39

Çizelge .11. Starking Delicious çeşidinin gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristikleri değişimi ……….. 41

(11)

1. GĐRĐŞ

Sulama, bitkilerin normal gelişimi için ihtiyaç duydukları ancak doğal yağışlarla karşılanamayan suyun, toprağa uygun yöntemlerle uygun zamanda verilmesi olarak tanımlanmaktadır. Sulamadan beklenen başarı, koşullara en uygun sulama yönteminin seçilmesi, bu yöntemin gerektirdiği sulama sisteminin planlanması, projelenmesi, projede öngörüldüğü biçimde kurulması ve işletilmesine bağlıdır.

Sulama ile günümüzde dünyadaki işlenen tarım alanlarının beşte birine su sağlanmakta ve dünyada üretilen besin maddelerinin en az % 30-35’i sulanan alanlardan elde edilmektedir. Sulama, gelişen ve değişen dünyamızda temel besin maddesi ve iş temini için oldukça etkili bir yatırım aracıdır. Sulama sistemlerinin geliştirilmesi için büyük bir yatırım ve finansman gerektirmektedir.

Sulamanın amacı, bitki gelişimi için gerekli suyun en kolay ve randımanlı şekilde bitkinin kök bölgesinde depolanmasıdır. Belirli bir bitkinin sulama suyu ihtiyacının karşılanabilmesi için bitki su tüketiminin ve sulama suyu ihtiyacının bilinmesi gerekir. Bitkinin tükettiği veya ihtiyaç duyduğu su miktarına bitki su tüketimi denir. Bitki su tüketimi, toprak yüzeyinden buharlaşan ve bitki yapraklarından olan terleme ile kaybedilen suyun toplamıdır.

Bilindiği gibi tarımsal üretimi artırıcı en önemli girdi sulamadır. Ancak günümüzde su kaynakları son derece kısıtlıdır. Buna karşılık çeşitli sektörlerdeki su kullanımı ve tarımda sulanacak alan talebi oldukça artmıştır. Bu yüzden en verimli ve aynı zamanda da en ekonomik sulama yöntemlerinin seçimi zorunlu hale gelmiştir. Ekonomik değeri yüksek bitkiler yüksek gelir sağlayacaktır. Verimli üretim ve ekonomik su kullanımını elde etmek için dünyada giderek damla sulama yönteminin kullanımı yaygınlaşmaktadır (Burt ve Styles, 1994).

Ülkemizdeki su kaynaklarının büyük bir bölümünün tarımsal amaçlı sulamada kullanıldığı göz önünde bulundurulursa sınırlı olan toprak ve su kaynaklarımızın etkin bir şekilde kullanımının ve iyi yönetiminin ne kadar önemli olduğu açıkça görülecektir.

(12)

Dolayısıyla ülkemiz toprak ve su kaynaklarını koruyarak birim alandan elde edilen verimin en yüksek düzeye çıkartılmasında, çiftçilerimizin modern sulama yöntemlerini kullanması büyük önem taşımaktadır.

Sulama suyunun toprağa uygulanmasında dört ana yöntem vardır. Bunlar, yüzey sulama yöntemleri, sızdırma sulama yöntemleri, yağmurlama sulama yöntemi ve damla sulama yöntemidir.

Damla sulama intensif sulu tarımda kullanılmak üzere geliştirilmiş bir yöntemdir. Damla sulama toprak yüzeyine veya yüzeyin hemen altına yerleştirilen küçük çaplı orifis yardımıyla arındırılmış suyu toprak yüzeyine veya içerisine veren bir sistemdir. Bu sistem suyun belirlenmiş bir desene alçak basınç altında verilmesine imkân sağlar. Öte yandan bitkilere verilecek gübreler de sulama suyu ile birlikte verilebilir (fertigasyon). Kısacası sistemin esası bitkinin ihtiyaç duyduğu su ve besin maddesi miktarını optimum seviyede tutmaktır.

Özellikle sık dikim elma bahçeleri için en uygun sulama sistemi damla sulama, kısmen de mini yağmurlama sistemidir. Salma sulamada arazi yüzeyinde göllenmeler oluşmakta ve özellikle MM 106 gibi kök boğazı çürüklüğüne hassas anaçlarda kurumalar görülebilmektedir. Öte yandan işgücünden tasarruf edilmesi, sulama etkinliğinin artırılması, sulama suyundan tasarruf edilmesi gibi üstünlükleri nedeniyle damla sulama sistemi tercih edilmelidir (Kanber, 1999).

Damla sulama sistemiyle yapılan sulamalarda bitki köklerinin yoğun olarak bulunduğu yerler ıslatılmakta, toprağın geri kalan kısmı ise kuru kalmaktadır. Bu şekilde su ve besin maddelerinden etkili şekilde yararlanılarak önemli düzeyde sudan tasarruf sağlanmaktadır. Damla sulama sistemleriyle suyun etkili şekilde kullanımı, su tasarrufunun sağlanabilmesi, yüksek verimli ve kaliteli üretim için toprakta tüketilen suyun bitkilerde su stresi meydana gelmeden uygulanması gerekmektedir. Bu amaçla ya topraktaki suyun izlenmesi veya meydana gelen su tüketiminin tahmin edilmesi gerekmektedir. Toprak suyunun izlenmesi oldukça zor olup pahalı ekipman ve işçilik gerektirmektedir. Bitki su tüketimi tahmin yöntemlerinde ise meteorolojik verilerden yola çıkılarak tahminler yapılmaktadır. Referans bitki su tüketimi yoluyla yapılan bitki

(13)

su tüketimi tahminlerinde referans bitki su tüketimi bitki katsayılarıyla çarpılarak düzeltilmekte ve bulunan su miktarı sulama randımanıyla düzeltildikten sonra araziye uygulanmaktadır. Damla sulama yönteminde ise toprağın kısmen ıslatılması nedeniyle kimi araştırıcılar tarafından yapıldığı gibi ıslatma oranı, bitki gelişme oranı veya gölgeleme oranı ile düzeltme yapılması gerekmektedir. Ayrıca FAO Penman-Monteith

yönteminde çift bitki katsayısı ile bitki su tüketimi tahmininde buharlaşma katsayısı (ke)

ve basal bitki katsayısı (Kcb) kullanılmaktadır. Burada buharlaşma katsayısı ile toprak

yüzey tabakasından oluşan buharlaşma miktarının hesaplanmasında da hem damla sulama yöntemiyle yapılan sulamalarda, hem de diğer sulama yöntemleriyle yapılan sulamalarda ıslak toprağın gölgede kalan kısmı ile güneş alan kısmının bilinmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Son yıllarda modern tarım uygulamaları çerçevesinde bazı hastalık ve zararlılara dayanıklı, depolama imkânları ve albenisi yüksek Granny Smith, Fuji, Gala, Bracburn, Jonagold gibi bodur ya da yarı bodur elma çeşitlerinin yetiştiriciliği dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de giderek önem kazanmaktadır. Dünya elma ticareti bu yeni popüler çeşitlerin yanında bodur anaç sistemleri etkin sulama-gübreleme ve hastalık-zararlı mücadelesi ile entansif üretime geçmiş ve modernizasyon sağlanmıştır (Özkan, 2004).

Bodur ve yarı bodur elma ağaçlarında dikim aralıklarının önemli oranda değişkenlik göstermesi nedeniyle bitki su tüketimi hesaplamalarında gerekli düzeltmelerin yapılabilmesi için gölgeleme oranlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca çok çeşitli bodur ve yarı bodur elma çeşitlerinin farklı gelişim ve yapraklanma oranları nedeniyle de gölgeleme oranının önemli düzeyde değişkenlik göstereceği düşünülmektedir.

Bu çalışmada farklı yarı bodur elma ağaçları arasında gölgeleme karakteristikleri değişimi ve her bir standart çeşit için gelişme dönemi boyunca gölgeleme karakteristiklerindeki değişimin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Bahçesi’nde bulunan yarı bodur elma bahçesinde dikili olan ve damla sulama yöntemiyle sulanan farklı elma ağaçlarının gölgeleme oranları belirlenmiş ve standart elma çeşitlerinin gölgeleme oranları arasındaki farklılık incelenmiştir.

(14)

2. KAYNAK ÖZETLERĐ

Su yeryüzünde hayatın kaynağıdır. Bütün canlılar hayatlarını devam ettirebilmek için mutlak suya muhtaçtırlar. Bitkiler de türe bağlı olarak % 90-% 95’e varan oranlarda sudan müteşekkildirler. Toprakta mevcut bulunan besin elementlerinin doğal döngüsünü tamamlayabilmeleri tamamen su döngüsüne bağlıdır. Su döngüsü yağış ve sulama suları ile toprağa verilen suyun evaporasyon ve transpirasyonla tekrar havaya iletilmesi olayıdır. Bitkiler transpirasyonla önemli miktarda suyu topraktan alıp su buharı şeklinde havaya verirler. Bu olay esnasında birçok besin elementi de suda çözünmüş olarak bitki bünyesine girer ve iletim demetleri aracılığıyla taşınırlar (Parsons ve ark., 1990).

Sulanan alanlarda toprağa verilen su miktarı, sulama sistemine bağlı olarak belirlenir. Genellikle yüzey sulama yöntemleriyle, diğer yöntemlere kıyasla daha fazla sulama suyu uygulanır (Hoffman ve ark., 1990). Sulamaya ayrılan suyun çeşitli nedenlerle azalması, sulamalar nedeniyle ortaya çıkan çevre kirliliği ve birim su başına daha fazla ürün eldesi gibi konular dikkate alındığında randımanı yüksek sulama yöntemlerinin önemi giderek artmaktadır. Bunlardan damla sulama yöntemi yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Damla sulamada esas, bitkinin transpirasyon kaybını yeterli olarak karşılayabilecek, devamlı bir kullanılabilir toprak suyu sağlamaktır. Damla sulama yönteminde arazide sadece belirli bir alan ıslatıldığından, doğal olarak sudan önemli ölçüde tasarruf sağlanır (Goldberg ve ark., 1976).

Damla sulama yönteminde temel prensip sulama suyunun, düşük basınç altında yaygın bir boru sistemiyle damlatıcılara kadar iletilip oradan da toprağa uygulanmasıdır. Bu yöntemde amaç, bitkinin kullandığı suyu, arzu edilirse bitki besin maddeleriyle birlikte, bitkide aşırı bir su isteği oluşturmadan toprağa uygulamaktır. Sulama suyu belirli çaptaki borularla önce sulanacak alanın yakınına getirilir ve daha sonra ana boru hattına, buradan da yan borulara iletilir. Yan borulara gelen su lateraller içerisindeki damlatıcı veya üzerindeki damlatıcı yardımıyla bitkiye verilir (Anonim, 1984).

(15)

Damla sulama intensif sulu tarımda kullanılmak üzere geliştirilmiş bir yöntemdir. Damla sulama toprak yüzeyine veya yüzeyin hemen altına yerleştirilen küçük çaplı orifis yardımıyla filtrelenmiş suyu toprak yüzeyine veya içerisine veren bir sistemdir. Bu sistem suyun belirlenmiş bir desene alçak basınç altında verilmesine imkân sağlar. Öte yandan bitkilere verilecek gübreler de sulama suyu ile birlikte verilebilir (fertigasyon). Kısacası sistemin esası bitkinin ihtiyaç duyduğu su ve besin maddesi miktarını optimum seviyede tutmaktır.

Damla sulama sistemi gübreleme işlemi ile beraber kullanıldığı zaman (fertigasyon) yeni dikilen ağaçların büyüme hızını artırmaktadır, böylece elde edilecek meyve miktarı potansiyeli önemli ölçüde artmaktadır. Bu sonuç hem spur tipi kök ve gövdeler ve alışılagelmiş ağaç gövdeleri, hem de bodur ve yarı bodur tipi ağaç kökleri için geçerlidir.

Elma bahçeleri için fertigasyon işlemi (sulama ve gübreleme ) çok verimli ve uygundur. On yıllar boyunca elde edilen deneyimler göstermektedir ki hem su hem de besleyici elementleri küçük bir kök hacmi üzerinde elma ağacına sağlamak mümkündür. Büyüme ve verimlilik arasında bir denge kurularak istenilen kalitede meyveler elde etmek mümkün olabilmektedir.

Toprak ve su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve toplum yararına en iyi biçimde değerlendirilmesi çağımızda hemen tüm ülkelerin önde gelen sorunları arasında yer almaktadır. Sudan devamlı ve yüksek düzeyde yarar sağlanabilmesi için bölge koşullarına uygun sulama programlarının hazırlanması, bunun için de bitkilerin tükettikleri su miktarlarının bilinmesi gerekir (Baştuğ, 1987).

Bitki su tüketimi değerleri, sulama sistemlerinin planlama, projeleme, yapım, işletme ve bakım aşamalarında, bitkilerin sulama suyu gereksinimlerinin belirlenmesinde ve sulama programlarının hazırlanmasında kullanılabilir (Güngör, 1990).

Bitkilerin gereksinim duydukları suyun yağışlarla karşılanamayan kısmı sulama ile toprağa verilir. Bitkilere verilmesi gereken sulama suyu miktarını belirleyebilmek için ihtiyaç duydukları ve tükettikleri su miktarının (evapotranspirasyon) bilinmesi gerekir.

(16)

Bir sulama sisteminden elde edilen ürünün ve dolayısıyla gelirin artırılması, sulu tarım uygulamaları için en önemli hedeftir. Ürün verimi, evapotranspirasyon (ET) miktarı ile doğrudan ilişkilidir. Daha fazla su sağlayarak fizyolojik bir sınıra kadar daha fazla verim elde edilebilir (Bastiaanssen ve ark., 1999). Bu bağlamda, maksimum verimi elde etmek için bitkilerin gerek ihtiyaç duydukları su miktarı olan potansiyel

evapotranspirasyon (ETp), gerekse de bu ihtiyacın ne kadarının karşılandığının bir

göstergesi olan gerçek evapotranspirasyon (ETa)’un bilinmesi son derece önemlidir.

Bitki su tüketim değerleri, bitkilerin sulama suyu gereksinimlerinin belirlenmesinde sulama programlarının hazırlanmasında, tamamlayıcı sulamanın gerekliliğine karar verilmesinde, sulama projelerinin keşif ve fizibilite çalışmaları ile planlanması, yapımı, işletilmesi ve bakımında, yağışın yeraltı suyuna karışan miktarının saptanmasında, yer altı su havzalarının emniyetli veriminin tahmininde, sulama, enerji, taşkın kontrolü, kamu ve sanayi kullanımlarını içeren çok amaçlı projelerin ekonomisi, planlanması, yapımı, işletilmesi ve bakımında bitki fizyolojisi ve toprak ilminin çeşitli konuları üzerindeki çalışmaları ilgilendiren temel bir veri olarak gerekmekte ve kullanılmaktadır (Kodal, 1988).

Evapotranspirasyon (ET); toprak yüzeyinden oluşan buharlaşma (evaporasyon) ve bitki yapraklarından oluşan terleme (transpirasyon) ile atmosfere verilen toplam su miktarı olarak tanımlanır. ET miktarının hesaplanması veya ölçülmesine ilişkin geniş bir literatür söz konusudur (Jensen, 1973; Doorenbos ve Puritt, 1977; Teare, 1984; Jensen ve ark., 1990).

Bitki su tüketim tahmin yöntemleri, geliştirdikleri bölgeden farklı iklim koşullarına sahip bölgelerde, yöresel kalibrasyonları yapılmamışsa, genellikle sağlıklı sonuçlar vermemektedir (Jensen ve ark., 1990). Bu nedenle birçok araştırmacı hangi bölgelerde

hangi tahmin yönteminin kullanılabileceğini saptamak amacıyla çalışmalar

yapmışlardır.

Jensen (1973) bitki su tüketiminin belirlenmesinde kullanılan yöntemleri; doğrudan ölçüm yöntemleri (tank ve lizimetreler, tarla deneme parselleri, nem azalmasının

(17)

denetimi ve havzaya giren ve çıkan akışın ölçülmesi), ampirik yöntemler ve kıyas bitki su tüketim yöntemleri şeklinde sınıflandırmıştır.

Günümüzde bitki su tüketiminin belirlenmesinde yaygın olarak kullanılan yaklaşım, önce kıyas (referans) bir bitki için su tüketimini tahmin etmek, sonra bu değeri bitki katsayısı ile düzeltmek yoluyla bitki su tüketimini elde etmektir (Doorenbos ve Puritt, 1977).

Bitki su tüketimi değerlerinin belirlenmesinde, doğrudan ölçüm yöntemleri en sağlıklı yol olmasına karşın bu yöntemlerin zaman alıcı ve pahalı olması, uygulamada iklim verilerinden tahmin yöntemlerinin kullanılmasına yol açmaktadır. Doğrudan ölçme yöntemleri ise daha çok ampirik eşitliklerin yöresel koşullar için kalibrasyonunda ya da modifikasyonunda kullanılmaktadır (Burman ve ark. 1983). Đklim parametrelerine dayalı bitki su tüketimi tahmin yöntemlerinin birçoğu Doorenbos ve Pruitt (1984) ve Jensen ve ark. (1990)’da toplanmıştır. Bu yöntemlerde genel olarak izlenen yol, belirli koşulları yansıtan çayır bitkileri ve yonca için kıyas ya da potansiyel su tüketimlerini

(ETo ve ETp) tahmin etmek, sonra elde edilen değerleri kullanılan tahmin yöntemi ve

alınan bitkiye özgü bitki katsayısı ile düzeltilerek bitki su tüketimlerini hesaplamaktır

(ET = Kc ETo ya da ET =Kc ETp).

Bitki su tüketimi tahmin eşitlikleri genellikle alanın tamamının ıslatıldığı koşullar için geliştirilmiştir. Damla ve mini yağmurlama gibi alanın belirli bir kesiminin ıslatıldığı sulama yöntemlerinde, toprak yüzeyinden olan buharlaşma miktarı ve dolayısıyla da bitki su tüketimi daha düşük olmaktadır (Goldberg ve ark., 1976). Bu sebepten dolayı damla sulama yönteminde ampirik eşitliklerle tahmin edilen bitki su tüketimi, gölgelenen alan yüzdesi ile düzeltilmelidir.

Klocke ve ark. (1990) toprak yüzey örtüsü miktarının toprak evaporasyonunu etkilediğini ve daha düşük evaporasyon oranlarının toprağın malçlanması ve gölgelenmesinden meydana geldiğini belirtmişlerdir.

Palomo ve ark. (2002), su bütçesi yaklaşımıyla zeytin bahçelerinde su tüketimini belirlemek için yaptıkları çalışmada damla sulama sistemiyle bitki su ihtiyacını

(18)

karşılamak için ETc= Kr Kc ETr eşitliğini kullanmışlardır. Eşitlikte Kr bitki tarafından örtülen zemin yüzdesiyle ilişkili bir katsayıdır. Söz konusu çalışmada ağaçlar bahçe

zeminin % 34’ünü örttükleri için Kr= 0,7 alınmıştır. Eşitlikte Kc bitki katsayısı ve ETr

ise Doorenbos ve Pruitt (1977)’e göre FAO-Penman eşitliğiyle hesaplanan referans evapotranspirasyondur.

Damla sulama yönteminde, bitki sıraları arasında ıslatılmayan kuru alan kaldığından ve ıslatılan alan bitki tarafından gölgelendiğinden, toprak yüzeyinden olan buharlaşma alanının tamamının ıslatıldığı sulama yöntemlerine oranla oldukça azdır. Uygulamada, bitki su tüketiminin tahmininde kullanılan amprik eşitlikler, arazi yüzeyinin tamamının ıslatıldığı koşullar için geliştirilmiştir. Dolayısıyla değinilen eşitliklerle hesaplanan bitki su tüketimi değerlerinin damla sulama yöntemi için düzeltilmesi gerekmektedir (Yıldırım, 2008).

Bu amaçla; T = ET × Ps / 85 amprik eşitliğinden yararlanılabilinir. Eşitlikte;

T = Damla sulama yönteminde bitki su tüketimi, mm/gün

ET = Geleneksel yöntemlerle hesaplanan bitki su tüketimi, mm/gün Ps = Bitki tarafından gölgelenen alan yüzdesini ifade etmektedir.

Damla sulama evaporasyon kayıplarını minimuma düşürmektedir. Böylece bitki tarafından yapılan transpirasyon pratik olarak tüm su tüketimine karşılık gelmektedir. Bu nedenle tüm tarla yüzeyinin ıslandığını kabul eden su tüketim tahminleri damla sulama için düzeltilmelidir. Damla sulamada transpirasyon, geleneksel olarak hesaplanan su tüketiminin ve bitki taç yayılımının bir fonksiyonudur (Sharples ve ark., 1985).

Ortalama pik dönem günlük transpirasyonu tahmin etmek için kullanılan basit bir eşitlik:

Td = Ud (0,1 (Pd)0,5)

Eşitlikte;

Td = Damla sulama sistemi altında bir bitki için pik su kullanım ayında ortalama

(19)

Ud= Tam bir taca sahip olgun bir bitki için pik su kullanım ayında geleneksel olarak tahmin edilmiş ortalama günlük su tüketimi (mm/gün),

Pd= Öğlen vaktinde bitki tacı tarafından gölgelenen toprak yüzey alanı yüzdesi

(%).

Bitki tacı çok küçük ve Pd ≥ 1 olduğu zaman en düşük Td>0,1 Ud olmaktadır. Buna göre

bitki tacı tam örtüye doğru yaklaşırken Td de Ud’ye yaklaşmakta ve Pd= %100

olduğunda, yani tam örtmede Td de Ud’ye eşit olmaktadır (Keller ve Bliesner,1990).

Sulama uygulamalarında ağaç taç hacmi ile su tüketimi arasında doğrusal ilişki bulunmaktadır. Bazı araştırıcılar ağaç taç izdüşüm alanını kullanarak geliştirdikleri formüllerle verilmesi gereken su miktarlarını hesaplamaktadırlar. Ancak verilecek su miktarının belirlenmesinde iklim faktörünün de etkili olduğu ve bu formüllerde iklim faktörünün dikkate alınmadığı unutulmamalıdır (Rasberry ve Thomas, 1998).

Üzüm bağlarında yapılan bir çalışmada; taç gelişiminin çeşitli ölçümleriyle Vitis vinifera çeşidi için bitki katsayısı ve su tüketimi arasındaki ilişki Kaliforniya San Joaquin vadisinde lizimetre tartımıyla hesaplanmıştır. Đki büyüme sezonu boyunca farklı zaman aralıklarında, üzüm yaprak alanı, yaprak alan indeksi ve gölge alanı doğrudan belirlenmiştir. Gölgelenen alan 1998’de öğle güneşinde toprak yüzeyine yerleştirilen

yaklaşık 50 cm2 genişliğinde karelere ayrılmış levhalar kullanılarak belirlenmiştir.

Toplam gölge, her bir kare içindeki gölgelerin toplamı olarak hesaplanmıştır. Gölgelenen alan 1999’da geliştirilen bir yazılım programı kullanımı ile sayısallaştırılmış ve bir bilgisayara yüklenerek bitki tacı altındaki gölgenin görüntüsünden hesaplanmıştır (Williams and Ayars, 2005).

Teksas üzüm yetiştiricileri basit hesaplamalar kullanarak periyodik olarak sezon boyunca üzüm taç örtüsünün gölgelenme alan oranını hesaplayarak bitki katsayılarına karar vermektedirler.

Üzüm bağı bitki katsayısı, asma gölgesinin boyutunun bir fonksiyonudur ve güneş ışığına direk olarak ne kadar maruz kaldığının bir göstergesidir. Gölgelenme boyutunun ilişkisi ve güneş ışığına maruz kalma, üzüm bağı su tüketimi için Kaliforniya’da

(20)

Dr. Larry Williams tarafından geniş ölçekte çalışılmıştır. Araştırmalar göstermektedir ki üzüm bitki katsayısı, gölgelenen alan yüzde oranı tahmini olarak bir bağ için kolayca hesaplanabilmektedir. Gölgelenen yüzde alan oranı (PSA) güneşlenme saatleri boyunca (12:30-13:30 arası) hesaplanmalıdır (Williams and Ayars, 2005).

Bitki yaprakları tarafından kaplanan toprak yüzeyinin yüzdesi olan bitki taç örtüsü fotosentez, transpirasyon, rüzgâr ve su erozyonu çalışmalarında sık sık ölçülmektedir. Taç ölçümü görsel tahminlerle (Richardson ve ark., 1975), ışık engelleme (Adams ve Arkin, 1997), hava fotoğrafları (Mannering ve Johnson, 1969) ve şerit metre gibi çeşitli metotlarla yapılmıştır. Adams ve Arkin (1997) sıralara dik şerit metre okumalarının daha doğru, daha ekonomik ve diğer metotlardan daha basit olduğu sonucuna varmışlardır.

Armbrust (1990), mısır, buğday ve fasulyede yaptığı çalışmada bitki sıralarına paralel şerit metre ve sensörler yerleştirmiş ve karşılıklı sıra okumaları yaparak taç ölçümünü belirlemiştir.

Stewart ve ark. (2007) pamukta dijital görüntüleme metodunu kullanarak toprak yüzeyindeki taç örtüsünü belirlemişlerdir. Ticari bir mevcut yazılım programı pamuğun taç görüntülerini analiz etmek için kullanılmıştır. Dijital görüntüler sabit bir kamera standı kullanılarak dik bir açıdan elde edilmiş ve görüntüler bir yazılım programı ile analiz edilmiştir. Yazılımdaki fonksiyonları kullanarak görüntüdeki bitki materyali topraktan ayrılmış ve siyaha dönüştürülmüştür ve bitki materyali de beyaz renge dönüştürülerek çözümlenmesi yapılmıştır. Görüntüdeki siyah piksellerin yüzdesi taç için yüzde yer örtüsü olarak adlandırılmıştır. Bu metot ile taç örtüsünün makul bir tahmini sağlanmakta ve örneklenen bitki taç örtüsünün basit ve etkili bir yöntem olduğu kanıtlanmaktadır.

Bitki katsayısı bitki gelişim evresine, taç yüksekliğine, taç yapısına ve örtüsüne bağlıdır

(Allen ve ark., 1998). Çalışmalar göstermiştir ki Kc yaprak alanı ile (Williams ve ark.,

2003) yaprak alan indeksi (De Mederios ve ark., 2001), taç örtüsü (Heilmen ve ark., 1982) ve taç tarafından kesilen ışıkla oldukça ilişkilidir. Odunsu, çok yıllık ve bahçe

(21)

bitkilerini içine alan farklı bitkilerin Kc’si için basit bir yöntem geliştirmek tarım endüstrisi için büyük yarar sağlayacaktır.

Williams ve Ayars (2005) bağlarda yaptıkları çalışmalarda taç gelişiminin farklı ölçümleriyle birlikte bitki katsayısı ile en iyi uyumun yüzde gölgelenen alanla ilişkili olduğunu belirtmişlerdir. Çalışmalarında yüzde gölgelenen alanın bir fonksiyonu

şeklindeki Kc ifadesi, aynı terbiye sistemine sahip fakat farklı sıra aralıklı bağlar için

veya aynı sıra aralığına sahip farklı terbiye sistemlerindeki bağların su kullanım ihtiyacındaki farklılıkları hesaplamışlardır.

Bitki su tüketimi için uygulama derinliğine denk uygun bir sulama programına ihtiyaç vardır. Düzenli bir sulama programı, bitki gelişiminin bir fonksiyonu olarak potansiyel su kullanımı ile ilgili aktüel bitki su tüketim verilerini gerektirir. Her yıl yaprakları dökülen meyve ağaçları ve sert kabuklu ürünlerin su ihtiyacı için gerekli veriler iklime, toprağa, sulama metoduna ve yönetimine bağlı olarak değişmektedir. Bir sonuç olarak değerlerin kurulması için bunların yorumlanması zordur. Bitki su tüketimi ve potansiyel su tüketimi arasındaki ilişki genellikle bitki katsayısı olarak nitelendirilir.

Ayars ve ark., (2003) şeftalide yaptıkları çalışmada ağaçların bitki katsayılarıyla taç ışık engellemesini ilişkilendirmişlerdir. Gün ortası ağaç taç ışık engellemesi, her yıl Nisan veya Mayıs’tan Ağustosa kadar sensörler kullanılarak her 3-4 hafta bulutsuz günlerde öğlen güneşi içerisinde ölçülmüştür. Sensör, bireysel okuma yapmak için zemin seviyesine dönük tutulmuştur. Ağaçlara ayrılan alan boyunca en az 50 okumanın

ortalaması alınmıştır. Bu denemeden ve örneklerden şeftali ağaçlarının Kc’sindeki

farklılıkların taç ışık engelinden dolayı olabileceği belirtilmiştir.

Asmalarda yapılan çalışmalarda gölgelenme alan yüzdesi hesaplarında kullanılan çeşitli metotlar bulunmaktadır. Bu metotlardan biri gölgelenen alanın ortalama genişliğinin ölçülmesidir. Bu yöntemde 4×4 m boyutlarındaki tahtalarda 15 cm genişlikli ızgaralarla gölgelenen alanın belirlenmesi ve son olarak da dijital fotoğraf görüntülerinden gölgelenen alan içerisinde yaprak ve dalların arasından geçen güneş ışıkları nedeniyle oluşan güneş benekleri oranı belirlenerek gerçek gölgeleme oranı hesaplanmaktadır.

(22)

Goldhamer ve ark. (1985) ceviz ağaçlarında yaptıkları çalışmada gelişen ağaç ET’si ve ağaç etkinliği arasındaki ilişkiyi belirlemek için gölgelen alanı belirlemişlerdir. Ağaç tacını Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında öğlen güneşinde ağaçların altına yerleştirilmiş kareli muşambalardaki gölgeleri sayarak hesaplamışlardır.

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi yarı bodur meyve bahçesinde yürütülen bu çalışmada ağaç altı gölge karakteristikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için mira, dijital fotoğraf makinesi ve bir bilgisayar programı kullanılmıştır. Ağaçların brüt gölge alanları, gölge içi gölge oranları, net gölge alanları, brüt ve net gölge oranları belirlenmiştir.

(23)

3. MATERYAL VE YÖNTEM

Bu çalışma damla sulama metodu ile sulanan meyve bahçelerinde uygulanacak sulama suyu miktarının belirlenmesinde önemli bir faktör olan gölgeleme oranının belirlenmesi amacıyla yarı bodur elma ağaçlarının bulunduğu Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Bahçesi’nde yürütülmüştür.

3.1 Materyal

3.1.1 Deneme alanının yeri

Denemenin yürütüldüğü yarı bodur elma bahçesi, Tokat’ta Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Bahçesi’nde bulunmakta olup rakım 592-594 m arasında değişmektedir. Deneme alanında Starking Delicious, Golden Delicious, Kaşel, Starcrimson Delicious ve Starkspur Golden Delicious çeşitlerinden 5’er sıra ve Granny Smith elma çeşidinden ise 3 sıra, her sırada ise 9 elma ağacı bulunmaktadır (Şekil 3.1). Đlgili bahçe 1996 yılında kurulmuştur. Bu çalışmada araştırılan standart elma çeşitleri yarı bodur MM 106 anacı üzerine aşılıdır. Bahçede 6 standart elma çeşidi bulunmakla birlikte çalışmada Granny Smith dışındaki 5 elma çeşidinde gölgeleme karakteristikleri belirlenmiştir. Bahçe damla sulama yöntemi ile sulanmaktadır. Damla sulama sisteminde her sıraya çift lateral olacak şekilde 20 mm çapındaki lateraller doğu-batı yönünde döşenmiştir. Lateral hatlar bahçenin doğu kenarında yeraltına döşenmiş olan manifold boru hattından suyunu almaktadır.

Deneme alanına Kazova sol sahil sulama kanalından saptırılan su bir havuzda dinlendirildikten sonra sulama sistemine verilmektedir. Elma ağaçlarının sulanmasında damla sulama sistemi kullanılmakta olup sistem her ağaç sırasına çift lateral olacak şekilde planlanmıştır. Sistemde kullanılan suyun kimyasal analizi Çizelge 3.1’de

verilmiştir. Sulama suyu, Sodyum Adsorpsiyon Oranı bakımından 1. sınıf (SAR= 0,185), tuzluluk bakımından ise 2. sınıfta (EC= 0,389 dS/m) yer almaktadır.

(24)

Şekil 3.1. Elma bahçesi ağaç dikim planı ve damla sulama sistemi planı Koordinat: 40020’0,57’’K 36028’28,61’’D Rakım: 593 m Koordinat: 40019’59,45’’K 36028’28,95’’D Rakım: 592 m

(25)

Genel olarak elma ağaçları tuzluluğa karşı duyarlı bitki sınıfında yer almakta olup hurma ve guayule dışındaki meyve ağaçları 1,5-1,8 dS/m saturasyon toprak tuzluluğundan sonra verim kaybetmektedir. Elma bahçesi sulamasında kullanılan bu suyun normal yağış ve yıkama şartlarında elma ağaçları için bir sorun olması beklenilmemektedir.

Sulama suyundaki klor ve sodyum miktarı toplam olarak 1,05 meq/l olup bu katyonlara karşı duyarlılık sınırı olan 5 meq/l değerinin altında olması nedeniyle elma ağaçlarına toksik bir etki yapması beklenilmemektedir.

Çizelge 3.1. Sulama suyu kimyasal analiz sonuçları

Parametreler Sembolü Birimi Sonuçları

pH (25OC) pH 7,67

Elektriksel Đletkenlik (25OC’de) EC µS/cm 388,5

Katyonlar

Sodyum Na+ meq/l 0,25

Potasyum K+ meq/l 0,025

Kalsiyum Ca++ meq/l 2,05

Mağnezyum Mg++ meq/l 1,70

Toplam Katyon meq/l 4,025

Anyonlar Karbonat CO3 = meq/l 0,00 Bikarbonat HCO3 -meq/l 3,05 Klorür Cl- meq/l 0,80 Sülfat SO4 = meq/l 0,09 Toplam Anyon 3,94 Sodyum Yüzdesi % Na 6,21

Sodyum Adsorbsiyon Oranı SAR 0,185

Artık Sodyum Karbonat RSC 1,25

Suyun Sınıfı C2S1

(26)

3.1.2. Toprak özellikleri ve topoğrafya

Elma bahçesi güney-kuzey ve batı-doğu doğrultusunda hafif eğimli, düzgün topoğrafyalı kolluvial bir arazi üzerine kuruludur. Toprak özelliklerini belirlemek amacıyla elma bahçesinde iki ayrı toprak profili açılmıştır. Profillerin yeri bahçe orta kısmından bahçenin doğu veya batı sınırına göre bahçe uzun kenarı boyunca yaklaşık 1/3 ve 2/3 kadar mesafede bulunmaktadır. Profillerden 0-30, 30-60, 60-90, 90-120 ve 120-150 cm derinlikleri arasından alınan bozulmuş ve bozulmamış toprak örneklerinden toprak tekstürü, toprak birim hacim ağırlığı, tarla kapasitesi ve solma noktası belirlenmiştir (Çizelge 3.2).

Toprak derinliği bahçenin batı kısmından doğu kısmına doğru artmaktadır. Bu nedenle bahçenin doğu kısmında bulunan Profil 2’den 150 cm derinliğe kadar örnek alınabilmiştir. Batı tarafında kalan kısmında ise toprağın yaklaşık 80-100 cm kadar derinliğinde sert kum-çakıl tabakası bulunmaktadır. Toprak bünye analizleri sonucunda 1. Profilde 90-120 cm toprak derinliğinde kum yüzdesinin oldukça yüksek olduğu görülmektedir (Çizelge 3.2). Toprak kum içeriğinin yüksek olması nedeniyle toprak hacim ağırlığı oldukça yüksek çıkmış, aynı zamanda kil ve silt içeriğinin de nispeten yüksek olması nedeniyle toprak su tutma özellikleri de beklenenden yüksek olmuştur.

Çizelge 3.2. Deneme alanı topraklarının bazı fiziksel özellikleri

Profil No Derinlik (cm) Kum (%) Kil (%) Silt (%) Bünye sınıfı Hacim Ağırlığı (g/cm3) Tarla Kapasitesi % Ağırlık % Hacim PROFĐL 1 0-30 44,42 18,42 37,17 CL 1,59 19,13 30,41 30-60 39,81 20,65 39,55 CL 1,21 23,41 28,32 60-90 60,99 17,35 21,65 CL 1,48 20,94 30,99 90-120 81,84 12,05 6,11 CL 1,51 21,72 32,79 PROFĐL 2 0-30 32,78 26,38 40,84 CL 1,49 23,89 35,59 30-60 34,28 22,48 43,24 CL 1,45 20,91 30,31 60-90 52,81 8,07 39,12 CL 1,47 12,37 18,18 90-120 52,86 12,18 34,97 CL 1,5 19,93 29,89 120-150 42,36 18,41 39,22 CL 1,43 22,08 31,57

(27)

Deneme alanı topraklarının bazı kimyasal analizleri de yapılmıştır. Kimyasal analiz sonuçları Çizelge 3.3’te verilmiştir. Alkali reaksiyona sahip bahçe toprağının tuzluluğu 1,0 dS/m’nin altındadır.

3.1.3 Đklim

Tokat ili; Đç Anadolu Đklimi, Đç-Doğu Anadolu iklimi, Karadeniz ard iklimi ve Orta Karadeniz iklimi arasında bir geçit özelliği gösterir. Tokat Merkez’de en soğuk ay ortalaması 1,9°C ile Ocak, en sıcak ay ortalama 21,9°C ile Ağustos ayı olmuştur. Uzun yıllar ortalamasına göre ortalama yağış 381,8-586,8 mm arasındadır. Ortalama bağıl nem ise, uzun yıllar ortalamasına göre, % 58-70 arasında değişmektedir. Tokat-Merkez’e ilişkin meteorolojik veriler Çizelge 3.4’te verilmiştir (Anonim, 2004). Türkiye için yıllık yağış ortalaması 643 mm olmasına karşın Tokat-Merkez’e ait yıllık yağış ortalaması 443,7 mm’dir.

(28)

1 Çiz el g e 3 .3 . D en em e al an ı to p ra k la rı n ın b az ı k im y as al a n al iz s o n u çl ar ı P ro fi l N o K a ty o n la r A n y o n la r D er in li k (c m ) p H E C 1 0 -3 d s/ m N a + m eq /l K + m eq /l C a + + m eq /l M g + + m eq /l T o p la m m eq /l C O3 = m eq /l H C O3 = m eq /l C l - m eq /l S O4 = m eq /l T o p la m m eq /l S A R A lk a li li k D er ec es P R O F ĐL 1 0 -3 0 8 ,0 0 ,5 9 3 0 ,3 6 0 ,1 4 2 ,3 4 2 ,9 9 5 ,8 3 0 ,0 0 1 ,2 4 0 ,0 6 4 ,5 3 5 ,8 3 0 ,1 5 A 1 3 0 -6 0 7 ,9 0 ,5 3 4 0 ,4 0 0 ,0 1 1 1 ,3 8 3 ,3 4 5 ,1 3 0 ,0 0 1 ,6 6 0 ,0 4 3 ,4 3 5 ,1 3 0 ,1 8 A 1 6 0 -9 0 7 ,9 5 0 ,4 4 0 ,3 5 0 ,0 9 5 0 ,4 6 3 ,0 2 3 ,8 4 0 ,0 0 1 ,6 3 0 ,0 3 2 ,1 7 3 ,8 4 0 ,1 9 A 1 9 0 -1 2 0 8 ,0 0 ,3 7 1 ,5 5 0 ,0 0 3 0 ,4 0 2 ,0 0 3 ,9 6 0 ,0 0 1 ,0 3 0 ,0 2 2 ,9 1 3 ,9 6 1 ,0 0 A 1 P R O F ĐL 2 0 -3 0 8 ,3 0 ,9 1 8 6 ,2 2 0 ,0 3 3 2 ,3 0 1 ,0 9 9 ,6 5 0 ,1 7 1 ,6 7 0 ,0 2 7 ,9 6 9 ,6 5 3 ,3 7 A 1 3 0 -6 0 8 ,1 0 ,5 3 4 0 ,4 0 0 ,0 0 5 0 ,8 1 2 ,6 7 3 ,8 8 0 ,0 6 1 ,6 7 0 ,0 2 2 ,1 9 3 ,8 8 0 ,2 2 A 1 6 0 -9 0 8 ,0 0 ,4 1 5 0 ,2 5 0 ,1 9 8 0 ,5 9 5 ,1 7 6 ,2 1 0 ,0 0 1 ,8 4 0 ,0 4 4 ,3 3 6 ,2 1 0 ,1 0 A 1 9 0 -1 2 0 8 ,0 0 ,4 1 5 0 ,5 5 0 ,0 0 8 0 ,3 7 2 ,6 2 3 ,5 4 0 ,0 0 1 ,3 3 0 ,0 1 2 ,2 0 3 ,5 4 0 ,3 2 A 1 1 2 0 -1 5 0 8 ,1 0 ,4 7 5 0 ,5 5 0 ,0 0 3 0 ,4 1 2 ,4 4 3 ,4 1 0 ,1 1 1 ,1 7 0 ,0 3 2 ,2 0 3 ,4 1 0 ,3 2 A 1

(29)

1 9 Ç iz el g e 3 .4 . T o k at -M er k ez Đ lç e u zu n y ıl la r m et eo ro lo ji k v er il er i (A n o n im , 2 0 0 4 ) M et eo ro lo ji k V er il er A Y L A R Y IL L IK 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 0 1 1 1 2 O rt al am a S ıc ak lı k ( o C ) 2 ,0 3 ,2 7 ,2 1 2 ,6 1 6 ,3 1 9 ,7 2 2 ,2 2 2 ,3 1 8 ,7 1 3 ,5 7 ,5 3 ,5 1 2 ,4 M ax . S ıc ak lı k ( o C ) 1 9 ,2 2 2 ,8 2 8 ,0 3 3 ,3 3 6 ,0 3 8 ,5 4 5 ,0 3 9 ,8 3 7 ,3 3 5 ,3 2 7 ,6 2 1 ,8 4 5 ,0 M in . S ıc ak lı k ( o C ) -1 9 ,8 -2 2 ,1 -2 1 ,2 -4 ,5 0 ,0 3 ,2 6 ,1 7 ,8 2 ,4 -2 ,8 -8 ,0 -2 1 ,0 -2 2 ,0 O rt . B u h ar B as ın cı (h P a) 4 ,9 4 ,9 5 ,9 8 ,4 1 1 ,1 1 3 ,3 1 5 ,2 1 5 ,3 1 2 ,5 9 ,9 7 ,2 5 ,6 9 ,6 O rt . Y er el B as ın c (h P a) 9 4 8 ,6 9 4 7 ,1 9 4 5 ,1 9 4 2 ,6 9 4 3 ,1 9 4 2 ,1 9 4 0 ,8 9 4 1 ,5 9 4 4 ,8 9 4 7 ,9 9 4 9 ,2 9 4 9 ,1 9 4 5 ,2 O rt . R ü zg âr H ız ı (m /s ) 1 ,9 2 ,1 2 ,2 2 ,0 1 ,8 1 ,6 1 ,6 1 ,4 1 ,3 1 ,4 1 ,7 1 ,9 1 ,8 O rt . T o p la m Y ağ ış ( m m ) 4 1 ,2 3 3 ,5 3 8 ,9 6 0 ,8 6 3 ,9 3 6 ,5 1 1 ,2 7 ,4 1 6 ,1 4 5 ,7 4 7 ,1 4 1 ,4 4 4 3 ,7 G ü n eş le n m e Ş id d et i (c al /c m 2 .d k ) 1 ,1 5 1 ,3 3 1 ,6 2 1 ,6 6 1 ,9 5 1 ,9 4 1 ,6 3 1 ,9 0 1 ,5 2 1 ,4 0 1 ,1 7 0 ,9 6 1 ,9 5 G ü n eş le n m e S ü re si ( sa at ) 2 ,7 5 3 ,7 6 4 ,9 6 6 ,0 5 7 ,2 5 8 ,5 2 8 ,6 1 9 ,2 8 8 ,4 5 5 ,9 1 4 ,0 8 2 ,5 1 6 ,0 1 O rt . B ağ ıl N em ( % ) 6 8 6 4 5 9 5 9 6 0 5 8 5 8 5 8 5 9 6 5 6 9 7 0 6 2 E n d ü şü k B ağ ıl N em (% ) 2 2 2 0 1 6 1 5 1 6 1 3 1 8 1 8 1 7 1 6 1 9 1 1 1 1

(30)

3.2. Yöntem

3.2.1. Ağaçların gölge alanlarının ve oranlarının belirlenmesi

3.2.1.1. Brüt gölge alanlarının belirlenmesi

Gölgeleme karakteristiklerini belirleyebilmek için güneşin tam tepede olduğu saatten (yerel saat 12:00) 1 saat öncesi ve 1 saat sonrası olmak üzere 2 saat içerisinde ölçümler yapılmıştır. Sıra arası ve sıra üzeri 4×4 m aralıkla dikim yapılarak kurulan elma

bahçesinde her bir ağaca 16 m2’lik alan düşmektedir. Elma bahçesinde daha küçük taç

büyüklüğüne sahip ağaçların bireysel gölgeleri açık şekilde belirgin iken daha büyük taç hacmine sahip ağaçların gölgeleri birbirine karıştıkları için bireysel gölgelerinin birbirinden ayırt edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle her bir ağacın gölgeleme alanını belirlemek yerine boyutları 4×4 m şeklinde ağaç dikim aralığına denk ve her bir köşesinde bir ağaç bulunan ağaçlar arası kare şeklindeki alan içerisinde kalan gölge alanı belirlenmiştir (Şekil 3.2). Her ağaç çeşidinde ölçümler 3 tekrarlamalı olarak yapılmıştır. Dönem içerisinde farklı zamanlarda yapılan ölçümlerde her ölçümde farklı ağaç sıraları kullanılmıştır.

Brüt gölge alanı bulunurken ağaç sıraları üzerindeki iki ağaç arasına 2 adet mira yerleştirilip üçüncü mira ile 20 cm aralıklarla iki ağaç sırası arasındaki mira üzerine düşen gölge uzunluğu ölçülmüştür (Şekil 3.3). Bu ölçüm değerleri Excel programı çalışma sayfasına aktarılarak brüt gölge alanı belirlenmiştir. Alan hesabında yüksekliği 20 cm, alt tabanı ve üst tabanı ölçülen toplam gölge uzunluğuna eşit yamuk şekli dikkate alınmıştır: h 2 ) b a ( AB = + × (1)

(31)

Şekil 3.2. Gölgeleme karakteristiklerinin belirlenmesinde dikkate alınan kare alanı ve gölge ölçüm yöntemi

Eşitlikte; AB brüt gölge alanı (m2), a yamuğun üst tabanı (m), b yamuğun alt tabanı (m)

ve h ise yamuk yüksekliğidir. Tüm ölçümler 20 cm sabit yamuk yüksekliği olacak şekilde yapılmıştır. Böylece 4 m × 4 m’lik bir alanda toplam 20 adet yamuk alanı bulunmaktadır. Bu yamuk alanlarının toplamıyla toplam brüt gölge alanı hesaplanmıştır.

(32)

Şekil 3.3 Gölge alanının ölçümü

3.2.1.2. Brüt gölge alanı içerisindeki gölgeleme oranının, brüt ve net gölge alanlarının belirlenmesi

Şekil 3.3’te görüldüğü üzere bir gölge alanı içerisinde, ağaç yaprak ve dallarının gölgesi bulunduğu gibi gölgeleme yapılmayan aydınlık alanlar da bulunmaktadır. Bu nedenle bir ağaç gölgesi altında kalan alanın tamamı gölgeden oluşmamaktadır. Ağaç altı gölgesi gölgeleme oranını belirlemek için, Şekil 3.4’te görüleceği gibi, beyaz bir levhaya düşen gölgenin dijital fotoğraf makinesi ile fotoğrafı çekilmiş ve aşağıdaki eşitlik yardımıyla gölge içi gölgeleme oranı hesaplanmıştır.

RÇ G gi A A r = (2)

Eşitlikte; rgi gölge içi gölgeleme oranı, AG dijital fotoğraf içindeki gölge alanı (m2) ve

ARÇ resim çerçeve alanı (m2). Şekil 3.4’te görülen beyaz levha üzerine düşen gölge

resmi çekilmiştir. Beyaz levha üzerindeki daha koyu renkli gölge alanı Adobe Photoshop CS4 programı kullanılarak seçilmiş ve gölge piksel sayısının beyaz levha

(33)

Şekil 3.4. Gölgenin beyaz levhaya düşen görüntüsü

resim alanı toplam piksel sayısına oranlanmasıyla rgi belirlenmiştir. Bu şekilde gölge

alanı içerisinde 5-8 kare resim çekimi yoluyla belirlenen rgi oranlarının ortalaması

alınarak gölge içi gölgeleme oranı belirlenmiştir. Şekil 3.3’ten görülebileceği gibi bir ağaç gölgesi alanı içerisinde gölgeleme oranı gölge kenarlarında daha düşük iken ağaç gövdesine yakın kısımlarda çok daha yüksektir. Bu nedenle gölge içi gölgeleme oranı değeri resmin alındığı yere göre değişim gösterecektir. Bu oranın doğru şekilde belirlenmesi resim çekilen yerlerin iyi seçimine bağlı olacaktır. Bu çalışmada ağaç gölge alanı içerisinde ağaç gölgesinin yaklaşık orta kısmına ve en geniş kısmına denk

gelen gölge çapı boyunca bir uçtan diğerine kadar 5-8 kare resim alınarak rgi değerleri

belirlenmiştir. Resim çekiminden sonra CS4 programı yardımıyla yalnızca beyaz levhayla sınırlı alan üzerinde çalışılmıştır. Fotoğraf çekiminde 47,5 x 48,5 cm ebatlarında beyaz levha ve Nicon marka 5.1 megapixel dijital fotoğraf makinesi kullanılmıştır (Şekil 3.4).

‘Adobe Fhotoshop 11.0’ programında pixel sayım işlemi şu şekilde yapılmıştır: - Öncelikle programın ‘File’ kısmından pixeli saydırılacak fotoğraf seçilmiştir

- Seçilen fotoğrafın üzerine araç çubuklarında bulunan ‘magic tool’ çubuğu dokundurularak fotoğraftaki gölge kısımlar güneş beneklerinden ayrı olacak şekilde

(34)

taranmıştır. Taranan kısımların pixeli penceredeki ‘record measurement’ kısmında saydırılmış ve sonuçlar kaydedilmiştir (Şekil 3.5).

- Pixeli saydırılan fotoğrafların boyutları ve çözünürlükleri ‘image’ kutusundaki ‘image size’ kısmından belirlenmiştir. Fotoğrafların genişlik ve uzunlukları ile çözünürlükleri pixel/cm olarak kaydedilmiştir. Bu işlemler sırasıyla tüm çekilen fotoğraflar için uygulanmıştır (Şekil 3.6).

(35)

Şekil 3.6. Adobe Fhotoshop 11.0’ programında gölge alanının ölçülmesi

Her çeşidin belirlenen örnekleri için yapılan bu işlemler excel dosyasına kaydedilmiş ve hesaplamalara bu dosya üzerinden devam edilmiştir. Fotoğraftaki gölge alanları pixel sayısı, fotoğraf pixel sayısına bölünerek her fotoğraf için gölgeleme oranları 2 No.lu eşitlik yardımıyla belirlenmiştir. Seçilen örneklerin fotoğrafların gölgeleme oranlarının ortalamaları alınarak ağaç başına düşen gölge içi gölgeleme oranları hesaplanmıştır.

Hesaplanan ortalama gölge içi gölgeleme oranları (rgi) ile daha önce yamuk alanlardan

belirlenen brüt gölgeleme alanı çarpılarak net gölgeleme alanı belirlenmiştir:

gi B N A r

A = × (3)

Eşitlikte; AN net gölge alanı (m2), AB brüt gölge alanı (m2) ve rgi gölge içi gölgeleme

(36)

gölgeleme oranı (rB) ve net gölge (rN) alanının ağaç başına düşen alana (16 m2)

bölünmesiyle de net gölgeleme oranı bulunmuştur:

A A r B B = (4) A A r N N = (5)

Eşitlik 4 ve 5’te; rB ve rN sırasıyla brüt ve net gölge oranı, AB ve AN ise sırasıyla brüt ve

net gölge alanıdır.

Elde edilen brüt gölge alanı, gölge içi gölgeleme oranı, net gölge alanı, brüt gölge oranı ve net gölge oranı sonuçlarına IBM SPSS 20.0.0 istatistik programı yardımıyla varyans analizi (Oneway anova) ve Duncan Çoklu Karşılaştırma Testi uygulanmıştır (IBM, 2011).

(37)

4. BULGULAR

4.1 Gölgeleme karakteristikleri ölçüm sonuçları

1. Ölçüm sonuçları (27.06.2010)

Havanın bulutlu olması nedeniyle gölgeleme karakteristiklerini belirlemek için ilk ölçüm 27.06.2010 tarihinde yapılmıştır. Elma çeşitlerine göre brüt gölge alanı, gölge içi gölgeleme oranı, net gölge alanı, brüt gölge oranı ve net gölge oranı Çizelge 4.1’de verilmiştir.

Çizelge 4.1. Gölgeleme karakteristikleri 1. ölçüm sonuçları

Birinci ölçümde en yüksek brüt gölge alanına Starking Delicious (11,00 m2) çeşiti sahip

iken en düşük brüt gölge alanına Starkrimson Delicious (4,88 m2) sahip olmuştur.

Çeşitler arası brüt gölge alanları farklılığı istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05).

Elma ağaçlarının birinci ölçümde gölge içi gölgeleme oranları, çeşitler arasında 0,55 ile 0,73 değerleri arasında değişim göstermiştir. Çeşitler arasındaki gölge içi gölgeleme oranları farklılığı istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır (P>0,05). En yüksek gölge Çeşitler Brüt Gölge Alanı (m2) Gölge Đçi Gölgeleme Oranı Net Gölge Alanı (m2) Brüt Gölge Oranı Net Gölge Oranı Starkspur Golden D. 5,45c 0,73 3,99b 0,34c 0,25b Starkrimson Delicious 4,88c 0,71 3,49b 0,31c 0,22b Kaşel 10,91a 0,68 7,43a 0,68a 0,46a Golden Delicious 7,24b 0,55 3,96b 0,45b 0,25b Starking Delicious 11,00a 0,72 7,98a 0,69a 0,50a OSH 0,72 0,029 0,55 0,045 0,034 P * Ö.D. * * *

OSH:Ortalamanın standart hatası; *: Aynı sütunda farklı harflerle gösterilen ortalamalar arasındaki farklılık istatistiki olarak önemlidir (P<0,05); Ö.D.: Ortalamalar arasındaki farklılık istatistiki olarak önemli değildir (P>0,05).

(38)

içi gölgeleme oranına Starkspur Golden Delicious sahip iken en düşük gölge içi gölgeleme oranına Golden Delicious sahip olmuştur.

Birinci ölçümde, en yüksek net gölge alanına Starking Delicious (7,43 m2) sahip iken en

düşük net gölge alanına Starkrimson Delicious (3,49 m2) sahip olmuştur. Çeşitler arası

net gölge alanları farklılığı istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05).

En yüksek brüt gölge oranına Starking Delicious (0,69) sahip iken en düşük brüt gölge oranına ise Starkrimson Delicious (0,31) sahip olmuştur. Çeşitler arası brüt gölge oranı farklılığı istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05).

Net gölge oranı çeşitlere göre 0,22 ile 0,50 arasında değişim göstermiştir. Çeşitler arası net gölge oranı değişimi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek net gölge oranına Starking Delicious sahip iken en düşük net gölge oranına Starkrimson Delicious sahip olmuştur.

2. Ölçüm sonuçları (13.07.2010)

Gölgeleme karakteristiklerini belirlemek için ikinci ölçüm 13.07.2010 tarihinde yapılmıştır

(Çizelge 4.2). Bu dönemde hava şartlarının elverişli olmaması nedeniyle Starkspur Golden

Delicious ve Starkrimson Delicious çeşitleri için gölgeleme değerleri belirlenememiştir. Ölçüm yapılan çeşitler için sonuçlar aşağıda değerlendirilmiştir.

Đkinci ölçümde brüt gölge alanı 6,81 m2 ile 10,11 m2 arasında değişim göstermiştir.

Çeşitler arası brüt gölge alanları farklılığı istatistiksel olarak önemli bulunmuştur

(P<0,05). En yüksek brüt gölge alanına 10,11 m2 ile Kaşel çeşiti sahip olurken en düşük

(39)

Çizelge 4.2. Gölgeleme karakteristikleri 2. ölçüm sonuçları

Đkinci ölçümde gölge içi gölgeleme oranları, çeşitler arasında 0,50 ile 0,74 arasında değişim göstermiştir. En yüksek gölge içi gölgeleme oranına 0,74 ile Kaşel sahipken en düşük gölge içi gölgeleme oranına 0,50 ile Golden Delicious sahip olmuştur. Söz konusu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05).

Đkinci ölçümde net gölge alanları elma çeşitleri arasında 3,47 m2 ile 7,38 m2 değerleri

arasında değişim göstermiş olup bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek net gölge alanına Kaşel sahip olurken en düşük net gölge alanına Golden Delicious sahip olmuştur.

Brüt gölge oranları elma çeşitleri arasında 0,43 ile 0,63 arasında değişim göstermiş olup bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). Kaşel çeşidi 0,63 brüt gölge oranı ile en yüksek değere sahip olurken Golden Delicious 0,43 ile en düşük orana sahip olmuştur.

Net gölge oranları elma çeşitleri arasında 0,22 ile 0,46 arasında değişim göstermiştir. Net gölge oranındaki değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). Buna göre en yüksek net gölge oranına Kaşel sahip iken en düşük net gölge oranına Golden Delicious sahip olmuştur.

Çeşitler Brüt Gölge Alanı (m2) Gölge Đçi Gölgeleme Oranı Net Gölge Alanı (m2) Brüt Gölge Oranı Net Gölge Oranı Starkspur Golden D. x x x x x Starkrimson Delicious x x x x x Kaşel 10,11a 0,74a 7,38a 0,63a 0,46a Golden Delicious 6,81b 0,50c 3,47c 0,43b 0,22c Starking Delicious 9,35a 0,61b 5,69b 0,58a 0,36 b OSH 0,52 0,031 0,51 0,033 0,032 P * * * * * x

: Hava şartlarının elverişli olmaması nedeniyle 2. ölçüm için gölgeleme değerleri belirlenememiştir. OSH: Ortalamanın standart hatası; *: Aynı sütunda farklı harflerle gösterilen ortalamalar arasındaki farklılık istatistiki olarak önemlidir (P<0,05).

(40)

3. Ölçüm sonuçları (31.07.2010)

Gölgeleme karakteristiklerini belirlemek için üçüncü ölçüm 31.07.2010 tarihinde yapılmıştır (Çizelge 4.3).

Çizelge 4.3. Gölgeleme karakteristikleri 3. ölçüm sonuçları

Üçüncü ölçümde elma çeşitlerinin brüt gölge alanları 4,01 m2 ile 12,29 m2 arasında

değişmiş olup bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek

brüt gölge alanına 12,29 m2 ile Kaşel çeşidi ve en düşük brüt gölge alanına ise 4,01 m2

ile Starkrimson Delicious çeşidi sahip olmuştur.

Çeşitler arasında gölge içi gölgeleme oranları 0,59 ile 0,78 arasında değişmiş olup bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır (P>0,05). En yüksek gölge içi gölgeleme oranına 0,78 ile Kaşel sahipken en düşük gölge içi gölgeleme oranına 0,59 ile Starkspur Golden Delicious sahip olmuştur.

Net gölge alanları 2,55 m2 ile 9,58 m2 arasında değişim göstermiş olup bu değişim

istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek net gölge alanına Kaşel sahip olurken en düşük net gölge alanına Starkrimson Delicious sahip olmuştur.

Çeşitler Brüt Gölge Alanı (m2) Gölge Đçi Gölgeleme Oranı Net Gölge Alanı (m2) Brüt Gölge Oranı Net Gölge Oranı Starkspur Golden D. 6,08 c 0,59 3,61c 0,38 c 0,23c Starkrimson Delicious 4,01d 0,64 2,55 c 0,25d 0,16 c Kaşel 12,29 a 0,78 9,58 a 0,77a 0,60a Golden Delicious 8,27 b 0,71 5,86 b 0,52b 0,37 b Starking Delicious 9,86 b 0,67 6,66 b 0,61 b 0,42 b OSH 0,80 0,023 0,696 0,050 0,044 P * Ö.D. * * *

OSH:Ortalamanın standart hatası; *: Aynı sütunda farklı harflerle gösterilen ortalamalar arasındaki farklılık istatistiki olarak önemlidir (P<0,05); Ö.D.: Ortalamalar arasındaki farklılık istatistiki olarak önemli değildir (P>0,05).

(41)

Üçüncü ölçümde brüt gölge oranları 0,25 ile 0,77 arasında değişim göstermiştir. Bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). Brüt gölge oranı en yüksek Kaşel’de belirlenirken, en düşük Starkrimson Delicious çeşidinde belirlenmiştir.

Net gölge oranı 0,16 ile 0,60 arasında değişim göstermiş olup bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). Kaşel 0,60 değeri ile en yüksek net gölge oranına sahipken 0,16 değeri ile Starkrimson Delicious en düşük orana sahiptir.

4. Ölçüm sonuçları (14.08.2010)

Gölgeleme karakteristiklerini belirlemek için dördüncü ölçüm 14.08.2010 tarihinde yapılmıştır (Çizelge 4.4).

Dördüncü ölçümde çeşitlerin brüt gölge alanları 5,92 m2 ile 14,29 m2 arasında değişim

göstermiştir. Brüt gölge alanı farklılığı istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek brüt gölge alanına Kaşel sahip iken en düşük brüt gölge alanına Starkrimson Delicious sahip olmuştur.

Çizelge 4.4.Gölgeleme karakteristikleri 4. ölçüm sonuçları

Çeşitler Brüt Gölge Alanı (m2) Gölge Đçi Gölgeleme Oranı Net Gölge Alanı (m2) Brüt Gölge Oranı Net Gölge Oranı Starkspur Golden D. 7,22b 0,63b 4,57c 0,45b 0,29c Starkrimson Delicious 5,92b 0,72ab 4,23c 0,37b 0,26c Kaşel 14,29a 0,80a 11,48a 0,89 a 0,72a Golden Delicious 12,54a 0,72ab 9,05b 0,79a 0,57b Starking Delicious 13,03a 0,72ab 9,38b 0,81a 0,59b OSH 0,92 0,019 0,79 0,058 0,049 P * * * * *

OSH:Ortalamanın standart hatası; *: Aynı sütunda farklı harflerle gösterilen ortalamalar arasındaki farklılık istatistiki olarak önemlidir (P<0,05).

(42)

Dördüncü ölçümde elma çeşitlerinin gölge içi gölgeleme oranları 0,63 ile 0,80 arasında değişim göstermiştir. Gölge içi gölgeleme oranının değişimi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek gölge içi gölgeleme oranına 0,80 oranıyla Kaşel sahip olurken en düşük orana 0,63 ile Starkspur Golden Delicious sahip olmuştur.

Elma çeşitlerinin net gölge alanları 4,23 m2 ile 11,48 m2 arasında değişim göstermiş

olup bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). Dördüncü ölçümde

net gölge alanı bakımından en yüksek değere 11,48 m2 ile Kaşel sahipken en az net

gölge alanına 4,23 m2 ile Starkrimson Delicious sahip olmuştur.

Brüt gölge oranları 0,37 ile 0,89 arasında değişim göstermiştir. Bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek brüt gölge oranı 0,89 değeri ile Kaşel çeşidinde belirlenirken en düşük brüt gölge oranı 0,37 değeri ile Starkrimson Delicious çeşidinde belirlenmiştir.

Dördüncü ölçümde net gölge oranları ise 0,26 ile 0,72 değerleri arasında değişim göstermiştir. Bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek net gölge oranına 0,72 ile Kaşel çeşidi sahip olmuştur. En düşük net gölge oranına ise 0,26 oranıyla Starkrimson Delicious sahip olmuştur.

5. Ölçüm Sonuçları (30.08.2010)

Gölgeleme karakteristiklerini belirlemek için beşinci ölçüm 30.08.2010 tarihinde yapılmıştır (Çizelge 4.5).

Beşinci ölçümde elma çeşitlerinin brüt gölge alanları 4,41 m2 ile 12,65 m2 arasında

değişim göstermiştir. Brüt gölge alanı değişimi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur

(P<0,05). En yüksek brüt gölge alanına 12,65 m2 ile Starking Delicious sahip iken en

(43)

Çizelge 4.5. Gölgeleme karakteristikleri 5. ölçüm sonuçları

Gölge içi gölgeleme oranları beşinci ölçümde 0,52 ile 0,81 arasında değişmekte olup bu değişim istatiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05 düzeyinde). Bu ölçümde en yüksek gölge içi gölgeleme oranına 0,81 ile Kaşel çeşidi sahip olmuşken en az gölge içi gölgeleme oranına ise Starkrimson Delicious sahip olmuştur.

Çeşitlerin net gölge alanları 2,28 m2 ile 9,59 m2 arasında değişim göstermiş olup bu

değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). Net gölge alanı bakımından

en yüksek değere 9,59 m2 ile Kaşel sahipken en az net gölge alanına 2,28 m2 ile

Starkrimson Delicious sahip olmuştur.

Brüt gölge oranları 0,28 ile 0,79 arasında değişmekte olup bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek brüt gölge oranı 0,79 değeri ile Kaşel çeşidinde belirlenirken en düşük brüt gölge oranı 0,28 değeri ile Starkrimson Delicious çeşidinde belirlenmiştir.

Beşinci ölçümde net gölge oranları ise 0,15 ile 0,60 değerleri arasında değişmiş olup bu değişim istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek net gölge oranına 0,69 ile Kaşel çeşidi sahip olmuşken en düşük net gölge oranına ise 0,15 oranıyla Starkrimson Delicious sahip olmuştur.

Çeşitler Brüt Gölge Alanı (m2) Gölge Đçi Gölgeleme Oranı Net Gölge Alanı (m2) Brüt Gölge Oranı Net Gölge Oranı Starkspur Golden D. 6,53c 0,69b 4,48b 0,41c 0,28b Starkrimson Delicious 4,41d 0,52c 2,28c 0,28d 0,15c Kaşel 11,77ab 0,81a 9,59a 0,74ab 0,60a Golden Delicious 9,99b 0,62b 6,16b 0,62b 0,39b Starking Delicious 12,65a 0,64b 8,06a 0,79a 0,50a OSH 0,87 0,028 0,723 0,055 0,045 P * * * * *

OSH:Ortalamanın standart hatası; *: Aynı sütunda farklı harflerle gösterilen ortalamalar arasındaki farklılık istatistiki olarak önemlidir (P<0,05).

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu araştırm ada, iletişim sürecinin karşılıklı bir etkileşim olduğu dikkate alınarak, çocukların, kendileri ile kurulan iletişim bi­ çim lerinin ne derece

• Damla sulama yöntemi diğer sulama yöntemlerine oranla daha fazla su tasarrufu ile birlikte daha yüksek verim ve kalite. sağlayan, toprak ve su kaynaklarının

O zamanlar, özellikle bahar aylarındaki mesire yeri ve yazın denizden hoşlanmayıp, temiz havayı, yayla geleneğini yeğleyenlerin sayfiyesi olan Y akacık'ta su

güçlüğüne (ÖÖG) sahip çocukların ebeveynlerindeki anne-baba stres durumu, depresyon ve anksiyete düzeyleri ile ÖGG tanısı almamış çocukların ebeveynlerinin anne-baba

Kendisini sivil-devlet karşıtlığı içinden tanımlayan ve sivil alanı genişletmeye odaklanmış olan bu toplumsal örgütlenmeler, günümüzde yerini, yerel

Kızlar için; flamingo denge testi, otur ve eriş testi, durarak çift ayak öne sıçrama, dikey sıçrama ve anaerobik güç, kavrama kuvveti testi, mekik testi, bükülü kol

Sayısal nivolarda kullanılan barkodlu miralara özgü hatalardır. Bu hatalar aĢağıda özet olarak verilmiĢtir. a)Barkod çizgisinin bölümlendirme hatası: ġu anki üretim

Hulûl teriminin ifade ettiği manaya yakın olmakla birlikte ittihad; Hıristiyan inancına göre Allah’ın veya O’nun bir sıfatının İsa’nın bedeni ile ya