• Sonuç bulunamadı

Ekrem Reşit Rey

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ekrem Reşit Rey"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

K A Y B E T T İ Ğ İ M İ Z

D E Ğ E R L E R

T T - V I n û #

Ekrem Reşit

Rey

j T iy atro sezonu y e k la ştık a içim de

b ir b u ru k lu k daha şim diden kendini ' d u y u rm ağ a başladı. T ü rk tiyatrosu I bu y ıl y e rle ri kolay do ld u ru lm az iki

k ay ıp la p erd elerin i açacak: Biri,

m em leketim izde piyes yazarlığı çığ- rın ı şerefli sah ifelerle a çan lar a ra s ın ­ da b u lu n an , T ü rk g elen ek lerin i bilgi

ve hiciv ışığında p iy eslerin e dökeli

b ir tiyatro adam ı. M USAH1PZADE

C E L Â L ...

D iğeri ise, h e r in sanoğlunda b u lu n , m ay ecek derecede çeşitli cepheleriyle san atın hem en h er kolu n d a diretm iş, fa k a t bilhassa T ü rk o p eretin e yaptığı b ü y ü k hizm etle a n ılacak olan sanatçı EKREM REŞİD REY.

için d e b u lu n d u ğ u m kuşak, b irin ci­ sini y ak ın d an tan ım ak fırsatın ı b u la ­ m adı. İk incisini ise, tiy a tro içinde ve dışında h e r h aliy le görm ek, ta ­ nım ak, on u n e sp rilerin i dinlem ek he pim iz için bir zevkti. Ben de bu s ü ­ tu n d a EKREM R E ŞIT ’i a n m ak isti­ yorum .

1900 yılı ekim ay ın d a doğan ve 1939 y ılı tem m uz ay ın d a ölen E k rem R e­ ş it Rey bilhassa öfkesi ve zekâsıyla tam am en o rijin a l ve çok tara flı bir san atçı tipiydi. O nu tiy atro pröm iyer lerin d e işitm ek bir âlem di. Beğenm e­ diği en ufak b ir h a rek e t, rol, sahne K arşısında o tu rd u ğ u y erd en dehşete kap ılırcasın a öfkelenir, a rtis tin y ü z ü ­ ne k arşı dem ediğini bırakm azdı. F a­

kat öfkesi öyle n ü k teliy d ik i kim se

ona kızam az, ak sin e hoşlam rdı. D i­ linden eksik etm ediği >■ m übalâğalı tarzda b elirttiğ i F ran sızca kelim eler:

«exüx -o rd in aire» «fantastique»,

«horrible», «mon cher» 1er arasında, b ir san atçıy ı ya y erin d ibine b atırır, ya da y ü ü k sek sesle «bravo» larla överdi. B ü tü n b u n ları ariyacağız.

T ü rk çesi k a d ar k u v v etli F ransızca- 1 sıyla E krem R eşit şair, yazar, rom an cı, tarih çi, ten k itçi, piyes yazarı, m et te u ı-e n -s c e n e ve o p eret yazarı o la­ ra k hem en h e r san at k o lunda çalış, tı. A yrıca C enevre G üzel S anatlaı A kadem isinden 1918 de «Birinci m ü ­ kâfat» alan E k ıem Reşit plâstik s a ­ n a t! rla da m eşgul oldu. B ugün m er­ h u m u n ailesin in N işantaşındaki evin de goblen den ve yağlıboya d an yapıl ıııış t a b l a lı n asılı d u rm ak tad ır.

E krem R cşil'in uğraşm adığı sadece «film cilik, idi B u n u n için: «Sinema su natı, iyice h azırlan m ad an girişilecek bir yol değildir» şek lin d e defalarca söylediği sözler, on u n sinem a sanalı ııa v erdiği b ü y ü k önem i de gösterir

1930 y ılın d nb eri F ıa n sa d a «Société des gens de lettres de France» m üye liğiııe seçilm iş olan E krem Reşit Rey

in ilk defa 1931 de P a ıis h ı m eşlıuı

G allim ard Y ay ın ların d a «Le vie de

Burbcrousse» adı a ltın d a Fransızca

o larak B arbaros H .y re ttin in h a y a Us adlı k ita b ı basıldı ve so n ra 8 dilde ya , ym landı. Bu k ita p 12 inci baskısııı-

oan sonra yaz r tarafın d an T ürkçe

o larak B h ıiy e M atbaasında bastırıl- 1 dı. Bu k itab , k endisine y u k a rd a sözü geçen F ran sız . C em iy etin in üyeliğini 5 k azan d ırd ı. A yrıca G allim ard yayınla ■ rinde 1930 «D ésorientée» adlı ro m a­ nı yay ın lan d ı. G ene G allim ard ta ra ­ fın d an «Le T u rb an dénoué», «Melek» ! v e «Les glaces des form antes» ad lı üç ro m an ı da satın alındı. 1942 de F r a n ­

sa H ü k ü m e ti k endisine «Officier

d 'A cadém ie» u n v a n ım verdi. E krem R e ş itin tiy atro h ay atın a ge­ lince: U zun y ıllar bu k o n u d a gaze telerd e yazdı. Son P osta «Hava Ci- vo» o p e retin i «taıılezı rom an» şek li­ ne so k arak tefrik a etti. A kşam da u- zuıı m ü d d et ve son o lara k T ercüm an d a tiy a tro te n k id leri yazdı. Ş eh ir Ti­ y a tro la rın a 5 o p eret ve 2 kom edi ver di. K om ediler «Dalg-.:» 119381 v e «Ci­ lan oidu» (1949) da oynandı. E krem R eşitin ayrıca 1938 . 40'da A n k a ra ve

1949 - 55'de İsta n b u l R adyolarında

rad y o fo n ik tem sillerle hem k en d isi­

n in hem de k lâs ik le rin piyesleriyle

genç sanatçılar*» hizm eti oldu. E k ıe m R eşiti andığım ız şu anda, en çok T ü rk o p eretin d en söz açm ak, T ü rk o p e ıe tin m canlı geçmişi ve şim diki cansız hali üzerine p arm ak bas m ak gerekiyor. E krem R eşitin Ş eh ir

T iy a tro la rın d a o ynan 5 o p ereti sı­

rasıy la: «Üç saat» (1932i. «Lüküs H a­ yat» (1933), «Deli Dolu» (1934), «Sez . Caz» (1935) ve «Maskara.» (193B> dır. A yrıca Ses T iy a tro su tara fın d a n 1942 de «H ava Cıva» opereti o y nanm ıştır. «Üç saat» bir fantezi idi. A sıl operet k a ra k te rin d e o lan lar «L üküs Hayat» tan itib ren. o y ılla rın sosyetem in bir nevi g ü ler y ü zlü - hicvi idiler. «Deli Dolu» ise eğlenceli bir konu e t­ ra fın d a acı tara fı olan gerçek ve re­ alist b ir operet idi. K o n u su n d ak i kah ra m a n ve b u n u n e trafın d an dönen riy a k â rlık , sam im iyetsizlik ve sözde kalm ış aile b a ğ ların ın ortaya k o n m a­ sı ile «kom edi a ltın d a beşerî dı» m» p re n sib in e sıkı sıkıya bağlı b ir ope­

re tti. T ü rk iy e d e o zam an lar h alkın

gerçek o p erete karşı zevki, bayağı ol m ay an esprilere karşı d ü şk ü n lü ğ ü de m oda he Uni alm ıştı. İstanbul şivesıv le konuşm ak, yazm ak bir ü stü n lü k idi. İst.m b ul A vru p ai şeh ir olma y o ­

lu n d a ileri ad ım lar atm ıştı. ikinci

D ü n y a H.: rbi ne yazık ki T ü rk iy ed e gerçek operet d ev rin i kapadı. İşte Ek rem Reşid de m em leketim izde opine

* tin a ltın d ev rin i aça n la r arasın d a

k ard eşi besteci - o rk estra şefi Ce­ m âl Reşid Köyle b irlik te daim a ha­ tırla n a n k tıı.

H a y atta yapm adığı espri, girm ediği k o n u olm ayan, h a ttâ sporda bile he vesiııi deneyen E krem Reşidin h a y a ­ tın ın son saniyesine kad r sessizlik içinde ş u u ru n u ve zekâsını kullandı- ğını başında b u lu n a la r sö y lü y o rlar

A detâ ö lü m ü n ü n bile m izansenini

hazırlam ış.

K adeşi C em âl Reşit Rey bana bir j

gün m erh u m h akkında şu gerçek fık rayı anlatm ıştı. E kıem Reşide y 'batı eı dostları F ran sızca olarak: «Vous êtes comm e il faut» ded ik leri zam an ken d isi onlara b u n u n aksiyle cevap verirm iş: «Je suis comm e il ne feu! pas!» y an i «Ben olm am ası lâzım gel­ diği gibiyim!».

Referanslar

Benzer Belgeler

Mebruke Cemal’in kızları, Dilek Tulça ve Arzu Atakan’ın sevgili anneleri, Melih.. Tulça ve Hakan Atakan’ın sevgili kayınvalideleri, Murat, Yasemin

Ancak, onun saray tarafından ne kadar tutulduğunu bilmediğinden kendi azledilerek yerine Cevat Paşa tayin olundu ve bir süre sonra da mareşallik rütbesi

Necip Fazıl ’ın eserleri, oğullan Mehmed ve Osman Kısakürek tarafından devam ettirilen Büyük Doğu tara­ fından yayınlanıyor. Hitabeleri, makaleleri, sohbetleri,

Ancak ne yazık ki Schumacher’in erken takipçilerinden pek çoğunun gayreti, teknik açıdan yetersiz veya deneyimden yoksun kalmıştır: gelişmekte olan neredeyse

1946 yılında İstanbul Milletvekili seçilen, Basın Yayın Bakanlığı, Kurucu Meclis üyeli­ ği, 1980 yılında Kültür Bakanlığı görevlerin­ de de bulunan Cihat

hastanın ağız içi muayenesinde alt çenede süt orta keserler dışındaki tüm dişlerin konjenital olarak eksik olduğu, üst çenede ise süt yan keserler ve kanin

• Halkın hep rüya kahramanı gibi gördüğü, prenses gibi anımsadıkları insanların onlar gibi olduklarını göstermek istiyorum. Hülya Aksular eğer kuğu oynuyorsa

Muhlis Sabahattin esaslı ir şekilde bilmediği garp musi- isine hiç sokulmamış ve eski mu »ikimizde biıgiıl ve ona meftun bir baba evinde o musikinin ahen­ gi