M E K T U P L A
9-,.- t-V.QCT
O S M A N
S E N E M O Ğ L U
N a d ir N adi, m e ktu b u k a le m e a ld ığ ı yıllarda.
Bir ulusun gücüne güç katan etkenlerin başında aydınlar gelir. 0 - zellikle de Nadir Nadi ve Haşan Ali Yücel gibi "nadir yetişen aydın lar! Yapıtları ve eylemleriyle sağlamlaştırdıkları düşünsel evrenimi zin temel taşları arasında yer alır ikisi de. Cumhuriyet okurlarına Na dir Nadi yi de (1908-1991), Haşan Ali Yücel'i de (1897-1961) anlatmak gereksiz. Türkiye Cumhuriyeti ni ayakta tutan temel ilkelerin savunu cusu iki değerli aydın.
Nadir Nadi, yasal koşullar elvermediği için görüşlerini gazetede a- çıklayamamanın, kamuoyu önünde H. A. Yücel i destekleyememe- nin sıkıntısını dile getirir. Mektubun yazılmasına yol açan "Dâvam", Haşan Ali Yücel'in, kendisini komünistlikle suçlayan o dönemin De mokrat Parti İstanbul il başkanı Kenan ö n e r’e karşı açtığı davaya i- lişkin bir kitaptır. H. A. Yücel bu kitabında neden yargı yoluna başvurduğunu gerekçeleriyle açıklar.
H. A. Yücel'i oğlu, değerli şair, Can Yücel'in dizeleriyle tanımak, onu iyi bilmeyen gençlerin de
sevmesine yol açacaktır kuşku suz: -Hayatta ben en çok baba mı sevdim./ Kara çalılar gibi yardan-bitme bir çocuk/ Çarpı (x) bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek-/ Nasıl koşarsa ardın dan bir devin,/ O çapkın baba mı ben öyle sevdim./ Bilmezdi ki oturduğumuz semti,/Geldi mi de gidici -hep, hepp acele işi!-/ Çağın en güzel gözlü ma arif müfettişi./ Atlastan bakar dım nereye gitti,/ ö yle öyle ez ber ettim gurbeti./ Sevinçten u- çardım hasta oldum mu,/ 40't geçerse ateş, çağ’rırlar İstan bul'a,/ Bi helâllaşmak ister, diğ'mi, oğluyla!/ Tifoyken ba şardım bu aşk oyununu,/ Ohh dedim, göğsüne gömdüm bur numu./ En son teftişine çıkana değin, Koştururken ardından o uçmaktaki devin,/ Daha başka türlü aşklar, geniş sevdalar i- çin/ Açıldı nefesim, fikrim, ca- nevim./ Hayatta ben en çok ba bamı sevdim.»
[Açıklayıcı bilgileri için Alpay
Kabacalı'ya teşekkürler ] H a şa n A li Y ü c e l, 4 0 ’lı y ıllard a.
NADIR NADI’DEN HASAN ALI YUCEL’E
> r ; (1)d h c U y m J (Z .
t/ JdcX A )
O/'VtA «,Ö V U A ^
k
L
o
^
oc*-L ✓ VM
Q s U ÿ lx d jL .
c a v í
(2)
3
.
12.1947
£ Muhterem Haşan Ali Yücel
^ Başından sonuna kadar dikkatle okuduğum “ Dâvâm” adlı
kitabınızdan ötürü sizi tebrik ederim. Etrafımızı çevreleyen sosyal
şartların özünü açığa vuran ve aydın dediğimiz kütlenin ‘başında iş
görmenin ne kadar güç olduğunu gösteren bu ayarda bir esere
rastladığımı hatırlamıyorum. “ Dâvâ” nız yalnız sizin değil,
neslimizin Dâvâsıdır. Bu itibarla size hak vermeyen kararın
acayipliğine şaşmamak lazımdır.
Basın kanunumuz izin verse idi bu husustaki düşüncelerimi
şimdiden gazetede açıkça yazmaktan elbette çekinmezdim. Yazık ki,
uzunca bir müddet için elimiz, kolumuz bağlı bir durumdayız.
Bundan birkaç ay önce Doktor Muzaffer’in(3) evinde “ Neden
mahkemeye başvurdunuz?” dediğim zaman bana verdiğiniz cevabın
manasını, bugün, kitabınızı okuduktan sonra, iyice anlamış
bulunuyorum. Evet, bir büyük “ Dâvâm” ız vardır ve biz bunu
hâkimin önünde kazanmaktan ziyade Cemiyetimizin bağrında
çözmek zorundayız.
Sizi bu sefer Ankara’da ancak uzaktan görebildim. Tatlı
sohbetinize hasretim.
Yürekten selamlar.
(1) H. A. Yücel'in kızı Canan Eronat’ın arşivinden.
(2) Sayfada yer alan Nadir Nadi imzası ve başlık olarak kullandığımız cümle, el yazısı mektuptan alınmıştır (3) Büyük bir olasıkla. Muzaffer Şerif Başoğlu?
C U M H U R İ Y E T D E R G İ 1 5 E Y L Ü L 1 9 9 1 S A Y I 2 8 8
Taha Toros Arşivi
< ■0 0 1 5 1 5 4 0 9 0 0 6 * 16