HESAPLAŞM A
BURHAN ARPAD
Çelik Gülersoy’la dörtte bir yüzyıldan beri tanışırım. Bu yakınlık dolayısıyla bir gerçek yaşadım. Dostluğumuz gelişerek sürdü. Daha da sürecek. Bu dostluğun temel taşlan, İstanbul sevgisi ve kitap sevgisidir. Gülersoy bir süre önce açılan İstanbul Kitap lığı dolayısıyla şunları söylüyor:
“ Kitaba karşı oldum olası bir susuzluk duydum. Kendimi bil dim bileli bu böyledir. 4 yaşımdayken, ablam bana alfabeyi öğ retti. ilkokula başladığımda iki ağabeyimin ortaokul tarih kitap larını okuyor ve kendi derslerimizde kalkıp o bahisleri de anlat tığım oluyordu.
Oturduğumuz Yıldız semtinin çarşısı olan Beşiktaş’ta iki kitapçı - kırtasiyeci, ama bir de eski kitap satan vardı. Vidin Eczanesi1 ni geçince, Sinan Paşa Camisi'ne gelmeden küçük bir dükkân. Satıcı, tombalak kafalı yaşlı bir adamdı. Hemen hiçbir müşterisi olmazdı. Kendisi de İyi havalarda kapıya sandalye koyup oturur, güneşlenirdi. Aşağı yukarı tek ‘müdavimi’ bendim. Yıl 1946, ya şım 16. Evde ilk kitap dolabıma 17 yaşımda sahip oldum. Ku rumda lise öğrencisi bir çırak olarak çalışmaya başlamıştım ve 10 lira aylığım vardı. Duvara çakılı camlı dolap, 40 liraya çıkmıştı.
Remzi Kitabevi’nin klasik çevirileri, Arpad Yayınevi’nin küçük boy kitap yayınları, İskit’in ciltli sözlük ve ansiklopedileri gözü mü okşuyordu. 1949’da kan tükürdüm. O en umutsuz günlerde, acılı anneme ‘Anne umudunu kesme ben adam olacağım! Bir gün bu şehre bir kitaplık yapıp armağan etmek de en büyük eme lim benim!’ demişim! Geçenlerde anlattı. 1958’de hukuk diplo mamı aldım.”
Çelik Gülersoy’un çocukluk rüyası gerçek oldu. O şimdi iki yoldan kitap sevgisini yürütüyor ve geliştiriyor. Genel Müdür ola rak yönettiği Turing adını taşıyan yayınların uzun bir geçmişi var. Türk yazarlarının İstanbul için yazdıkları ve yabancıların İstan bul üzerine yazdığı kitapların sayısı otuzu aştı. Bunlar arasında Çelik Gülersoy, Said N. Duhani, iffet Evin, Haluk Şehsüvaroğ- lu, Rakım Ziyaoğlu, Afif Yesari, Celal Esat Arseven, Jak Dele- on... gibi ünlü yazarların adları var.
Çelik Gülersoy İstanbul sevgisinin nedenlerini ve ayrıntılarını şöyle anlatıyor:
1960’lı yıllar başında ilk yurtdışı gezilerimi yaptım. O yıllar, be nim İş ve para durumumun düzelmeye başladığı, ama İstanbul’un da her açıdan tahribine geçildiği dönemdi. Her yıl bir kırlığın, papatyalığın doldurulması ve bir sevimli eski sokağın beton apart manlarla boğulması beni kederlere düşürüyor, Avrupa’da gör düklerim ise yerli yerinde duran kişilik sahibi kentler ve zümrüt yeşili ormanlar acımı arttırıyordu.
Bu gezilerde bir şey daha farkettim, her şehirde pek çok ki tapçı vardı. Bir kaç tane de Antiquariat, yani eski kitapçı. Bunlar Beşiktaş’ta caminin yanında tozlu ve köhne dükkâna da benze miyordu. Halı döşeli tahta zeminleri, gravürler asılı duvarları ve sadece raflara değil cilalı orta masasına dizili temiz yüzlü ciltli kitaplarıyla saygı uyandıran sessiz birer kültür yuvası idiler. Bu raların seçkin atmosferine tutulmuştum. İskandinavya’dan İtal yan çizmesinin ucuna otuz yıllık gezilerimde ilk uğrağım hep bu köşeler oldu.
İstanbul tanınmaz hale gelirken onu, yani doğduğum değil, ama gözümü açtığım, içinde önce verem olduğum, zaman za man mutluluklar duyduğum, kucak açtığım bu şehri hiç değilse anılarda, bilgilerde ve resimlerde yaşar hale getirmek için hak kında yazılmış her dilde kaynakları topladım. Bir başka savaşı da, 3 yıl önce binasını yapma uğruna verdikten sonra, kapıları nı şimdi dünyaya açabiliyorum.
1947’de duvara çakılı camlı dolabın büyük bir yapıya dönüş mesi beni düşüncelere salan bir mutluluk.
Çelik Gülersoy’a ne mutlu! İki rüyası da gerçek oldu. Çelik Gü lersoy’un İstanbul’un görkemli geçmişini simgeleyen, o yüksek tarih değerleri hiçbir sayıyla anlatılamayacak. Kalıtın kurtarılması için verdiği savaşımlar, yavaş da olsa olumlu sonuçlar getirme ye başladı.
Son 10 yılda, Turing Kulübün, bu alanda gerçekleştirdikleri ve hepsi de İstanbul’un güzel yanlarını bütün parıltısıyla gözler önü ne seren Turing çalışmalarının olumlu sonuçlarını belgeleyen bir kaç örnek:
Sarnıç Taverna, İstanbul Sanatları Çarşısı, Kariye, Kariye Oteli, Yıldız Parkı, Malta Köşkü, Pembe Sera, Yeşil Sera, Çadır Köş kü. Yıldız Parkı Kır Kahveleri, Sarı Köşk, Beyaz Köşk, Pembe Köşk, Emirgan Parkı Kır Kahvesi, Çamlıca, Hidiv Kasrı, Bira Bah çesi, Ahır Taverna.
Çelik Gülersoy’a İstanbul savaşımı için başarı dileklerimle!.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi