T.C.
SELÇUK ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ
SLÂM TAR H VE SANATLARI ANA B L M DALI SLÂM TAR H B L M DALI
ÜMMÜ EYMEN HAYATI VE AHS YET
YÜKSEK L SANS TEZ
Dan man
Prof.Dr. MEHMET AL KAPAR
Haz rlayan
AY EGÜL DADAN
ÖZET
Bu çal mada Hz. Peygamber’e dad s olan Ümmü Eymen’in hayat ve ahsiyeti ele al nm t r. Ümmü Eymen’in gerçek ad Bereke’dir. Ümmü Eymen ba lang çta Hz. Peygamber’in babas olan Abdullah b. Abdulmuttalib’e hizmet etmi olan Habe istanl bir köledir. Abdullah’ n ölümünden sonra Hz. Peygamber’in Hz. Hatice ile evlili:inden sonra azat edilinceye kadar bizzat Hz. Peygamber’e hizmet etmi ve onun bak m yla u:ra m t r. Bu geli meden sonra Medineli bir kabile olan Hazrec’e mensub biriyle, Ubeyd b. Zeyd ile evlenmi ve bu evlilikten Eymen ad nda bir o:lu dünyaya gelmi tir. Bu o:luna nisbetle kendisine Eymen’in annesi anlam na gelen Ümmü Eymen künyesi verilmi tir. Kocas n n ölümünden sonra ikinci bir evlilik daha yapm t r. kinci evlili:ini yine kendisi gibi Hz. Peygamber’in azatl bir kölesi olan Zeyd b. Harise ile yapm t r. Bu ikinci evlili:inden de Usame b. Zeyd ad ndaki ikinci o:lu dünyaya gelmi tir. Ümmü Eymen Hz. Osman’ n hilafetine kadar ya am ve bu döenmde vefat etmi tir.
Hz. Peygamber risalet göreviyle görevledndirildi:i zamanda ona ilk inanan Müslümanlar aras nda Ümmü Eymen de vard . Ümmü Eymen Hz. Peygamber’in do:umundan ölümüne kadar onun yan ndayd . Bu nedenle Hz. Peygamber taraf ndan çokça övülmü bir kimsedir.
ABSTRACT
n this study life and personality of Umm Ayman Who was nanny of Prophet Muhammed, is taken into consideration. Her real name is Barakah. Umm Ayman was an Ethiopian slave woman who initially served Abd Allah ibn Abd al Muttalib (the father of Muhammad). After Abdullah's death she would serve Muhammad, until he would free her after marrying Khadijah bint Khuwaylid. After this she married Ubayd ibn Zayd from the Khazraj tribe of Yathrib and they had a son named Ayman, thus her name Umm Ayman. (i.e. mother of Ayman). After her husband’s death, she then married with Zayd ibn Harithah. Her second marriage produced a son named Usama ibn Zayd. She died during the rule of Uthman ibn Affan.
When the Prophet received the prophethood, Umm Ayman was among the first Muslims. Umm Ayman was around the prophet from his birth until his death and was highly praised by him.
Ç NDEK LER KISALTMALAR...5 AÇIKLAMALAR ...6 ÖNSÖZ ...7 G R I ...9 1. ARAITIRMANIN METODU...9 2. ARAITIRMANIN KAYNAKLARI ...10 B R NC BÖLÜM SLÂM ÖNCES DÖNEM 1.1. DOKUMU NESEB VE A LES ...12
1.2. EVL L K ...13
1.2.1. Ubeyd b. Zeyd ile Evlili:i...13
1.2.2. Zeyd b. Hârise ile Evlili:i...14
1.3. ÇOCUKLARI ...16 1.3.1. Eymen b. Ubeyd ...16 1.3.2. Üsâme b. Zeyd ...17 1.4. HZ. PEYGAMBER’E H ZMET ...22 K NC BÖLÜM SLÂM SONRASI DÖNEM 2.1. HZ. PEYGAMBER DÖNEM ...26 2.1.1. slâmiyeti Kabulü...26 2.1.2. Medine’ye Hicreti ...27 2.1.3. Yapt : Görevler ...28 2.1.4. Hz. Peygamber’le Münasebetleri...31 2.2. DÖRT HAL FE DÖNEM ...39
2.2.1. Hz. Ebû Bekir Dönemi’nde Ümmü Eymen ...39
2.2.2. Hz. Ömer Dönemi’nde Ümmü Eymen ...40
2.2.3. Hz. Osman Dönemi’nde Ümmü Eymen ...41
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VEFATI VE IAHS YET 3.1. VEFATI ...42
3.2. IAHS YET ...43
3.2.1. Fizikî Özellikleri ...43
3.2.3. lmî Özellikleri...44
3.2.4. Hz. Peygamber’in Ümmü Eymen Hakk ndaki Sözleri...46
SONUÇ...47
KISALTMALAR
a.g.e. : Ad geçen eser a.g.m. : Ad geçen makale b. : bn veya bin bkz. : Bak n z. bint. : Bint.
byy. : Bask yeri yok çev. : Çeviren der. : Derleyen
D A : Türkiye Diyanet Vakf slâm Ansiklopedisi FÜSBE : F rat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü haz. : Haz rlayan
Hz. : Hazreti Ne,r. : Ne reden ö. : Ölüm Târîhi r.a. : Rad yallahu anh s. : Sayfa
s.a.v. : Sallalahu aleyhi ve sellem
SÜ FD : Selçuk Üniversitesi lâhiyat Fakültesi Dergisi SÜSBE : Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü thk. : Tahkik thr. : Tahric trs. : Târîhsiz TTK : Türk Târîh Kurumu vb. : Ve benzeri vd. : Ve devam
AÇIKLAMALAR
1. Ara t rmada Diyanet leri Ba kanl : yay n olan 2000 bask Târîhli heyet taraf ndan tercüme edilen Kur’ân- Kerîm ve Meâli esas al nm t r. Âyetlere at fta bulunurken önce sûre ismi, sonra sûre numaras ve âyet numaras verilmi tir.
2. Hadislere yap lan at flarda ise, el-Mu’cemü’l-Müfehres li Elfâz
’l-Hadîsi’n-Nebevî usulü esas al nm t r.
3. Dipnotlarda slâm Târîhi kaynaklar ndan olan; Taberî, Ya’kubî, Belâzürî gibi müelliflerin eserlerinden istifade ederken müellifin ismi ile birlikte eseri de zikredilmi tir.
4. E:er bir müellifin iki eserinden birden fazla istifade edilmi ise, iki eserinin de ismi ayr ayr belirtilmi tir.
5. Dipnotlarda müellif ve eserleri ilk defa tam künyesi ile verilmi , daha sonra ise k salt larak verilmi tir.
6. Târîhler Hicrî/Miladî usulüne ba:l kal narak verilmi tir.
7. Eserin dipnotta geçti:i ilk yerde bask yeri ve Târîhi verilmi daha sonraki dipnotlarda verilmemi tir.
8. Bir dipnotta birden fazla kaynak veriliyorsa bu kaynaklar müelliflerinin vefat s ras na göre verilmi tir.
9. Modern kaynaklar n birden fazla dipnotta kullan lm sa ilk dipnot d ndakiler müellif isminden sonra a.g.e., a.g.m. vb. ekilde k saltmalar yap larak verilmi tir.
ÖNSÖZ
slâm Târîhi’nde Hz. Peygamber’in ashab n n rolü büyüktür. slâm dini u:runa canlar n bile göz k rpmadan verecek olan bu insanlar n dinin yay lmas nda büyük hizmetleri olmu tur. Dinlerini ya amak konusunda türlü eziyetlere maruz kalm lard r. Bununla beraber Hz. Peygamber ashab na gereken sevgiyi göstermi ve hadisleriyle de onlar övmü tür.
Bu hay rl nesil, Allah ve Rasûlüne ça:r ld klar nda: ‘Ey Rabbimiz, do:rusu biz, Rabbinize inan n diye (insanlar ) imana ça: ran bir davetçiyi i itip hemen imana geldik’1 demi lerdir. Onlar ellerini Peygamber’in eline koyarak biatta bulununca canlar n , mallar n , yak nlar n görmez olmu lar, Allah’a davet yolunda çektikleri ac lar ve s k nt lar ho kar lam lard r. Hz. Peygamber (s.a.v.) ‘insanlar n en hay rl s hangisidir’ sorusuna öyle cevap vermi tir. ‘Benim asr mdakiler sonra onlar takip edenler, sonra da onlar takip edenlerdir.’ O halde biz de insanlar n en hay rl lar n n hayatlar n ö:renip kendimize düstur edinmeliyiz.
slâm’ n en önemli kayna: olan Kur’ân- Kerîm: ‘ slâm’da önceli:i olan Muhacirler ve Ensar ile onlar güzellikte takip edecek olanlar ve onlar hay rla ananlara gelince; Allah onlardan raz d r. Onlar da Allah’tan raz d r. Allah onlara içinde ebedî kalmak üzere alt ndan rmaklar akan cennetler haz rlanm t r. Bu ise en büyük kurtulu tur.’2ayetiyle sahabenin güzelliklerini takip etmemiz emredilmi tir.
slâm Târîhi’nde kad nlar n da pay büyüktür. Hayat n her alan nda slâm için çaba sarfetmi , türlü eziyetlere katlanm lard r. lim meclislerinden sava meydanlar na kadar her alanda slâm’ n ilerlemesi için katk da bulunmu lard r. Bu yüce kad nlar slâm için canlar n feda etmekten geri durmam lard r. Rical (biyografi) çal mas bilhassa Hz. Peygamber dönemine ait ise asr- saadetteki hayat n anla lmas aç s ndan oldukça önemlidir.
Bu çal mam zda Hz. Peygamber’e dad l k etmi ve Hz. Peygamber taraf ndan ‘annemden sonra annemdir,’ diye yüceltilmi bir kad n olan Ümmü Eymen’in hayat ve
ahsiyetinden bahsedilmi tir. 1Âli mrân, 3:193
Giri le ba layan çal mam z üç bölümden olu maktad r. ‘Giri ’te ara t rman n metodundan ve ara t rman n kaynaklar ndan bahsedilmi tir. ‘Birinci Bölüm’de Ümmü Eymen’in do:umu, nesebi, ailesi, evlili:i, çocuklar ve Hz. Peygamber’e hizmeti üzerinde durulmu tur. ‘ kinci Bölüm’ de, Hz. Peygamber dönemi, Ümmü Eymen’in slâmiyeti kabulü, Medine’ye hicreti, yapt : görevler ve Hz. Peygamber’le münasebetleri incelenmi tir. ‘ kinci Bölüm’ de ise, Dört Halife döneminde Ümmü Eymen’in durumu incelenmi tir. ‘Üçüncü Bölüm’de de, Ümmü Eymen’in vefat ve ahsiyeti üzerinde durulmu , Hz. Peygamber’in Ümmü Eymen hakk ndaki sözlerine yer verilmi tir. ‘Sonuçda ise yap lan çal ma hakk nda genel bir de:erlendirme yap lm t r.
Bu ara t rmada konuyu ayr nt lar yla incelemeye çal t k. Ara t rma boyunca ilgi ve alakas n esirgemeyen ve bana her türlü yard mda bulunan sayg de:er dan man m Prof. Dr. Mehmet Ali Kapar’a te ekkürü bir borç bilirim.
Ay egül Dadan
G R
Ümmü Eymen, Hz. Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.)’in dad s olarak Müslümanlar aras nda me hur olmu ilk Müslüman sahabe kad nlardand r. Hz. Peygamber’in hayat nda küçük ya lardan itibaren önemli bir yeri olan Ümmü Eymen hayat Hz. Peygamber’e hizmetle geçmi sahabîlerdendir. Hatta hayat n Hz. Peygamber’e vakfetmi olarak nitelesek hatal olmayacak derece Hz. Peygamber’e önem vermi birisidir. Bizzat Hz. Peygamber taraf ndan “Annemden sonraki annemdir” diye nitelendirilen birisidir. Hz. Peygamber’in hayat nda bu kadar önemli bir yere sahip olan bir bayan n hayat da bizler için önem arzetmektedir. Bu nedenle Ümmü Eymen’in hayat n ara t rmak bizlere Hz. Peygamber’in yan ba nda olan birinin hayat na k tutmak ayn zamanda bir nebze olsun Hz. Peygamber’in hayat na k tutmakt r.
1.ARA TIRMANIN METODU
Ara t rmada Ümmü Eymen’in hayat incelenirken ilk dönem kaynaklar ndan faydalan larak bir bütün eklinde Ümmü Eymen’in hayat ve ahsiyeti ortaya konulmaya çal lm t r. Her ne kadar Ümmü Eymen çok me hur olmu biri olmas na ra:men Türkçe ve Arapça hakk nda yap lm her hangi bir tez veya kitap bulunmamaktad r. Ancak bir kitapç k boyutunda Mehmet Cemal Ö:üt taraf ndan yaz lm Ümmü Eymen3 ba l kl bir eser bulunmaktad r. Bu kitap da akademik bir kayg yla yaz lmad : için Ümmü Eymen konusunda bir ba vuru kayna: olmaktan çok uzakt r. Ayr ca Ümmü Eymen’in hem o:lu Üsame b. Zeyd4 hem de kocas Zeyd b. Hârise5 haklar nda yap lm tezler bulunmas na ra:men Ümmü Eymen hakk nda her hangi bir ara t rman n bulunmamas , Ümmü Eymen’in hakk nda kaynaklardaki bilginin ne denli k s tl oldu:unun göstergesi gibidir. Bu cümlemizden de anla laca: gibi ara t rmam z haz rlarken kar la t : m z en büyük problem kaynaklarda Ümmü Eymen hakk nda bilginin çok s n rl düzeyde bulunmas d r. Ayr ca onun hakk ndaki bilgilerin kaynaklarda parçal bir ekilde bulunmas , onun hakk ndaki bilgileri bir araya toplarken ya ad : m z bir ba ka zorluktur. Bu nedenle Ümmü Eymen’in hakk ndaki bir çok bilgi di:er sahabilerin bibliyografyalar ndan faydalan larak elde edilmi tir. Ama bütün bu zorluklara ra:men Ümmü Eymen hakk ndaki bilgiler bir
3Mehmet Cemal Ö:üt, Ümmü Eymen, stanbul 1941.
4 M. Tayyip Kahyao:lu, Üsâme b. Zeyd, Hayat ve 'ahsiyeti, Bas lmam Yüksek Lisans Tezi, SÜSBE,
Konya 2001.
araya derlenmi onun hakk ndaki bir tak m hadisler ve haberlerden ç karsamalar yoluyla onun ahsiyeti ortaya konulmaya çal lm t r.
Bu ara t rmada de:inilmesi gereken bir ba ka noktada ara t rmac lar için ilk etapta bir ba vuru kayna: olan ansiklopedilerde Ümmü Eymen ba l : na rastlayamamam zd r. Burada zikretmek gerekirse Milli E:itim slâm Ansiklopedisi ve Iamil slâm Ansiklopedisi’nde Ümmü Eymen gibi me hur bir sahabî olan ve Hz. Peygamber’e yak nl : yla bilinen birinin maddesinin olmamas bu ansiklopediler için bir eksiklik olarak göze çarpmaktad r. Biz bu çal may yaparken Diyanet slâm Ansiklopedisinin Ümmü Eymen ile alakal maddesi henüz yay mlanmam oldu:undan bu ansiklopediden faydalan lamam t r.
2.ARA TIRMANIN KAYNAKLARI
Konumuz bir ah s oldu:u için çal mam zda en çok kullan lan kaynaklar biyografik eserlerdir. Bunlar n ba nda da bn Sa'd (v.230/844) et-Tabakâtü'l Kübrâ6, Belâzurî (279/892) el-Ensâbu’l-E+raf,7 bn Abdilber (v.463/1071) el-,stiâb fî
Ma'rifeti'l-Ashâb8, bnü'l-Esîr (v.630/1232) Üsdü'l--âbe fî Ma'rifeti's-Sahâbe9, Ez-Zehebî
(v.748/1374) Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ10, bn Hacer el-Askalânî (v.852/1448), el-,sâbe fî
Temyîzi's-Sahâbe11 gelmektedir. Yine bu çal mam zda biyografik eserlerin yan s ra slâm Târîhi'nin temel kaynak kitaplar ndan yararlan lmaya çal lm t r. Bunlar n ba l calar olarak, el-Vâk dî’nin Kitâbü’l-Me/azî,12 bnü'l-Esîr'in (v.630/1232) el-Kâmil fi't-Târîh,13 Ez-Zehebî'nin (v.748/1374) Târîhu'l-,slâm,14 bn Kesîr'in (v.774/1372) el-Bidâye
ve'n-Nihâye15 Suyûtî’nin Târîhu’l-Hulefâ,16 adl eserlerinden söz edebiliriz. Yukar da
sayd : m z bu eserlerde, Ümmü Eymen’in do:umundan vefat na kadar bütün hayat n kapsayan çe itli bilgiler bulundu. Kândehlevî’nin Hayatu’s-Sahabe’si17 Ömer R za
6bn Sa’d, Muhammed, et-Tabakâtü’l-Kübrâ,I-IX, Beyrut, 1958
7Belâzurî, Ebü’l-Hasen Ahmed b. Yahya b. Câbir b. Dâvûd, el-Ensâbül-E raf, Beyrut, 1996
8 bn Abdilber, Ebu Ömer Yusuf b. Abdullah b. Muhammed, I-IV, sti’âb fî Mârifeti’l-Ashab, Kahire, tsz. 9bnü’l-Esîr, zzüddin Ebu’l-Hasen Ali b. Muhammed, Üsdü'l-Kâbe fî Ma'rifeti's-Sahâbe, I-III, Kahire, trsz.. 10 Ez-Zehebî, Ebû Abdullah Muhammed Iemsüddîn, Siyeru A’lâmin-Nübelâ, Beyrut, 1975
11 bn Hacer el-Askalanî, el sâbe fî Temyizis-Sahabe, Beyrut, 1412 12 El-Vâk dî, Muhammed b. Ömer, Kitabü’l-Me:azî, Beyrut, 1984
13 bnü'l-Esîr, zzüddîn Ali b. Ebi'l Kerâm, el-Kâmil fi't-Târîh, , stanbul, 1985 14 Ez-Zehebî, Muhammed b. Ahmed b. Osman, Târîhu'l- slâm, Beyrut, 1990
15 bn Kesîr, Ebu'l Fidâ smail, el-Bidâye ve'n-Nihâye, çev. Mehmet Keskin, stanbul, 1994 16 Suyûtî, Abdullah b. Ebî Bekr, Târîhu’l-Hulefâ, M s r, 1952
Kehhale’nin Alamu’n-Nisâ’s18 Mehmet Emre’nin Han m Sahabeler’i,19 Hayati Ülkü’nün
Ashâb- Kiram’ n Me+hurlar20 gibi günümüz çal malar ndan da istifade edilmi tir.
Çal mam zda son dönemde yaz lm çe itli dergilerde yay nlanm akademik yaz lardan da faydalan lm t r. Bunun yan s ra Ümmü Eymen ile ilgili hadisler konusunda Buhârî'nin (v.256/870), Sahîhu'l-Buhârî, Müslim'in (v. 261/874), Sahîhu Müslim, bn Mâce (v.273/887) Sünen gibi eserler kaynak olarak kullan lm t r.
M. Tayyib Kahyao:lu taraf ndan haz rlanan ve bas lmam yüksek lisans tezi ‘Üsâme b. Zeyd’in hayat ve Iahsiyeti’ isimli çal madan da istifade edilmi tir.
18 Kehhâle, Ömer R za,Alamü’n-Nisâ, , I-V, D me k, 1959. 19 Mehmed Emre, Han m Sahabeler, stanbul, trsz.
B R NC BÖLÜM SLÂM ÖNCES DÖNEM
1.1. DO;UMU NESEB VE A LES
Ümmü Eymen’in as l ismi Bereke bint. Sa’lebe21 olup künyesi Ümmü Eymen dir. Künyesi isminden daha me hurdur.22 Hz. Muhammed’in azadl s ve dad s d r.23 Nesebi ise öyledir: Bereke bint. Sa’lebe, b. Amr, b. H sn, b. Mâlik, b. Seleme, b. Amr, b. Nu’mân. Ümmü Eymen Habe istanl d r.24 Annesinin ad bilinmemektedir. Do:um Târîhi de kesin olarak bilinmemekle25 birlikte takriben milâdi 560 y l nda do:du:u tahmin edilmektedir.26 Hz. Peygamberin babas Abdullah’ n azadl s yd .27 Rasûlullah’a babas ndan miras olarak
21 Ez-Zehebî, Ebû Abdullah Muhammed Iemsüddîn, Siyeru A’lâmin-Nübelâ, Beyrut, 1975, II/ 224; bn
Kesîr, Bidâye, V/311, Benkânî Ebû Enes Mâcid, Kasasun ve Iberun ve Izâtün min Hayâti’s-Sahâbiyyât, M s r, 2004, 149.
22 bn Abdilber, sti’âb., IV/1793; El-Mizzî Yusuf b. Ez-Zekî Abdurrahman Ebu’l Haccac, Tehzîbü’l-Kemal,
Beyrut, 1980, 35/329; A’la el-Hâirî, Muhammed Hüseyin, Terâcîmü A’lâmü’n-Nisâ’, Beyrut,trsz., I/238.
23 bn Abdilber, sti’âb, IV/1793; bnü’l Cevzî, Muhammed b. Ali, el-Muntazam fî Târîhu’l Mülûk ve’l
Ümem, Beyrut, 1995, II/245; Ez-Zehebî, el-Kâ if fî Mârifeti min Lehü Rivayeti fî Kütübü Sitte, Cidde, 1992/1413, II/520; Halife b. Hayyat, Ebû Amr el-Leysî el-Asferî, et-Tabakât, Riyad, 1402/1982, 331.
24bn Abdilber, sti’âb, IV/1793; Ez-Zehebî, Siyer, II/ 223; bn Hacer el-Askalanî, el sâbe fî
Temyizis-Sahabe, Beyrut, 1412, 8/169; bn Hacer el-Askalanî, Tehzîbü’t-Tehzîb, Beyrut, 1984/1404, XII/486; Kutub, Muhammed Ali, Ricâlün ve Nisâün Havle’r-Rasûl, Kahire, 2004, 250; Hâlid Abdurrahman Ak, Mevsûati Uzamâi Havler-Rasûl, D me k, 1998, III/ 2113; A’la el-Hâirî, a.g.e.,I/238.
25 Niyâz, Mevlanâ, Kad n Sahabiler,çev.Ali Genceli, stanbul, 1971, 297; Ülkü, a.g.e., 793 26 Kutluay, Abdülaziz, Siyer-u Sahabe, stanbul, 2005, IV/ 232
27 bn Makûla, Ali b. Hibbetullah b. Ebî Nasr, el- kmâl fî Rafi ’l- rtiyâb anil Mü’telifi ve’l Muhtelifi fi’l
Esmâi ve’l Künâ, Beyrut, 1411, I/232; Iennâvî, Abdülaziz, Sahabe Hayat ndan Tablolar, çev. Taceddin Uzun, Konya, 1991, III/318
be deve, koyun sürüsü, k l ç ve dad s Ümmü Eymen kalm t r.28 Ümmü Eymen Abdullah’ n vefat ndan sonra Hz. Peygamber’in annesi Âmine’nin yan nda kal yordu.29
Ümmü Eymen’e Ümmü Z ba’ da denilmi tir.30
1.2. EVL L ;
Ümmü Eymen iki kez evlilik yapm birisidir. Ümmü Eymen ilk olarak Ubeyd b. Zeyd ile evlenmi , Ubeyd öldükten sonra Hz. Peygamber taraf ndan Zeyd b. Hârise ile evlendirilmi tir.
1.2.1. Ubeyd b. Zeyd ile Evlili=i
Hz. Peygamber, Hz. Hatice ile evlendi:i vakit Ümmü Eymen’i azad etmi 31 ve Ümmü Eymen de Benû Hârise b. Hazrec’den Ubeyd b. Zeyd ile evlenmi tir. Bu evlilik nübüvvetten önce vukubulmu tur.32 Bu evlilikten Eymen ad nda bir o:lu olmu tur.33 Bundan sonra esas ad yerine slâm Târîhi’ndeki me hur künyesi Ümmü Eymen ad yla an lm t r. Ümmü Eymen’in kocas Ubeyd b. Zeyd, nübüvvetten önce vefat edince Hz. Ümmü Eymen de dul kalm ve o:lu Eymen’i yeti tirmeye çal m t r.34
28 bn Sa’d, Tabakât,VIII/223; bn Abdilber, sti’âb, IV/1793; bn Asakir, Ebu’l-Kas m Ali, Târîhu Medîneti
D me k, Beyrut, 1996, IV/271; bnü’l Cevzî, a.g.e., II/245; Ez-Zehebî, Siyer, II/223; Ez-Zehebî, Iemsüddin, Târîhu’l slâm ve Tabakâtül Me ahiri ve’l-A’lam, Kahire, 1985, I/50; bn Kesîr, Bidâye, II/272; bn Hacer el-Askalanî, Tehzîbü’t-Tehzîb, Beyrut, 1984/1404, XII/486; Mevs lî, Mecdüddin Ebi’s Saadet el-Mübarek b. Muhammed b. Muhammed b. Abdülkerim bnül Esir Ieybanî el-Hazrecî, el-Muhtar min Menâk bil Ahyâr, Merkezu Zayed li’t-Türâs ve’t-Târîh, 2003, V/201; brahim Sar çam, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesaj , Ankara,2007, 60; Kastalânî, lâhi Rahmet Hazreti Muhammed, stanbul, 1984, 242
29Kutub, a.g.e., 250; Niyâz, a.g.e., 297; Ülkü, a.g.e., 793; Kutluay, a.g.e., IV/233; smail Mutlu, Mehmed
Paksu, Cemal U âk, Zeki Sar toprak, hsan Atasoy, Iaban Dö:en, ‘Ümmü Eymen’, Sahabîler Ansiklopedisi, Yeni Asya Yay nlar , stanbul, 1985, II/803
30bn Abdilber, sti’âb, IV/1793; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, 8/169 31A’la el-Hâirî, a.g.e.,I/238
32 bn Sa’d, Tabakât, VIII/223; bn Abdilber, sti’âb, IV/1793; Ez-Zehebî, Siyer, II/224; Mevs lî, a.g.e.,
V/201; Niyâz, a.g.e., 297; Ya ar Nuri Öztürk, , Asr- Saadetin Büyük Kad nlar , stanbul, 1990, 220; Uyan, Abdullatif, Menk belerle slâm Me hurlar Ansiklopedisi, stanbul,1983, III/2002
33 bn Sa’d, Tabakât, VIII/223; ; Hâkim, Ebî Abdullah, el-Müstedrek Ale’s-Sahihayn, Beyrut, 1986, II/63;
bn Asakîr, a.g.e., IV, 278; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, VIII/170; Ak, a.g.e., III/2113; Ahmet Halid, Cum’a, Nisâü min Asrin-Nübüvve, D me k,2003, 27, Kutub, a.g.e., 250
1.2.2. Zeyd b. Hârise ile Evlili=i
Ümmü Eymen’in ikinci e i Zeyd b. Hârise b. Ierahil b. Ka’b b. Abduluzza b. mriü’l-Kays b. Amr b. Namen b. Amr b. Abdived b. Avf b. Kinane b. Bekir b. Avf, b. Uzre.35
Salebe k z Su’da, yan nda kölesi Zeyd b. Hârise el-Ka’bî ile kavmi Ma’n o:ullar n ziyarete gitmi ti. Memleketine girmek üzereyken, Kayn o:ullar n n süvarileri onlara bask n yap p mallar n ya:malad lar. Develerini sürüp götürdüler, kad n ve çocuklar da esir ald lar. Götürdükleri ki iler aras nda Zeyd b. Hârise de vard . Zeyd henüz sekiz ya ndayd ve Ukaz pazar na getirip sat a sundular. Kurey ileri gelenlerinden, Hâkim b. Hizam b. Huveylid onu dörtyüz dirheme sat n ald . Hâkim ald : di:er kölelerle Zeyd b. Hârise’yi Mekke’ye götürmü tü. Hâkim’in halas Hatice bint. Huveylid, onu ziyarete gitti:inde kendisine hediye olarak Zeyd b. Hârise verilmi tir.36
Hz. Peygamber, Hz. Hatice ile evlendi:i zaman Hz. Hatice O’na Zeyd b. Hârise’yi hediye etmi ti. Hz. Peygamber O’nu azad ederek serbest b rakm ama O, Rasûlullah’ n evinden ayr lmam t r.37 Evlâtl klar babalar n n ad yla ça/ r n. Bu Allah nezdinde daha
adaletlidir.’38 meâlindeki âyeti kerime ininceye kadar ona Zeyd b. Muhammed deniyordu. Bundan sonra ise Zeyd b. Hârise denildi.39 Babas sonra onu buldu. Rasûlullah onu, babas na ve akrabalar na verebilece:ini ifade etti. Fakat Zeyd, Hz. Muhammed’le kalmay tercih etti.40
Hz Peygamber: ‘ Cennet ehlinden bir kimse ile evlenmek isteyen Ümmü Eymen ile evlensin.’41 buyurdu:u zaman, Zeyd b. Hârise takrîben milâdî 613 y l nda Ümmü Eymen ile evlenmi tir. Bu evlilikten 614 y l nda Üsâme b. Zeyd dünyaya gelmi tir.42 Baba ile o:ul
35 ibnü’l Esîr, Üsdü’l-Kabe, II/224;
36 bn Abdilber, sti’âb, II/543; Bâ â, Abdurrahman, Sahabe Hayat ndan Tablolar, çev. Taceddin Uzun,
Konya, 1991, I/170
37 bn Sa’d, Tabakât, VIII/223; Ak, a.g.e., III/2113; A’la el-Hâirî, a.g.e., I/238; Kastalânî, a.g.e., 243; Y ld z,
a.g.e.,I/345
38 Ahzab, 33:5
39 bnü’l-Esîr, a.g.e., II/226;
40 bn Abdilber, sti’âb, II/545; Sar çam, a.g.e., 286; Y ld z, a.g.e.,I/345
41 Ez-Zehebî, Siyer, II/224; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, VIII/170; Benkânî, a.g.e.,150; Kutub, a.g.e., 251;
Ak, a.g.e., III/2114; Ahmet Halid, a.g.e., 30
42 bn Sa’d, Tabakât, VIII/224; Hâkim, a.g.e., II/63; bn Asakîr, a.g.e., IV/278; Ez-Zehebî, Siyer, II/224; bn
Kesîr, a.g.e., II/272; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, VIII/170; Ahmet Halid, a.g.e., 28; Kutub, a.g.e., 251; Ülkü, a.g.e., 794; Iennâvî, a.g.e., III/319; Kutluay, a.g.e., IV/238; Y ld z, a.g.e., I/345; Ahmet Cevdet Pa a, Mâhir z, Peygamber Efendimiz, stanbul, 2003, 325
her ikisi de Rasûlü Ekrem’in seçkin ashab ndand . kisi de sa:l : nda asker olmu lard . Üsâme, kendisini çok seven Peygamber’in yan nda onun torunu gibi en iyi ekilde yeti ti.43
Rasûlulah’ n davetine ilk icâbet edenlerden biri de Zeyd b. Hârise ve e i Ümmü Eymen idi.44 Hz. Zeyd genç bir sahâbiydi. Ümmü Eymen gibi ya l bir kad n ile evlenmeye s rf Rasûlullah’ memnun edebilmek için tâlip olmu tu. Bundan sonra Rasûlullah bu büyük sahâbisi ile sevgili dad s n nikâhlad .45
Zeyd de Hz. Peygamber taraf ndan azad edilmi bir köle idi,46 Rasûlullah’ n s rda , onun gönderdi:i heyet ve seriyyelerin komutan ve Hz. Peygamber Medine’den ayr ld : zaman Medine’deki vekillerinden birisi olmu tu.47
Zeyd b. Hârise’nin Rasûlullah’ sevip onu anne ve babas na tercih etti:i gibi, Rasûlullah da onu sevmi ve ailesine kar t rm t . Zeyd yokken onu özler, geldi:i zaman onu, benzeri ba kas na nasip olmayacak ekilde kar lard . Müslümanlar aras nda Hz. Peygamber’in Zeyd’e kar gösterdi:i sevgi belli olmu ve yay lm t . Onu ‘Zeydu’l-Hubb’ diye de isimlendirdiler ve ona ‘Rasûlullah’ n sevgilisi’ lakab n verdiler.48 Rasûlullah’ n sevgilisinin kendisinden sonra o:lu Üsâme’ye de ‘Sevgilisinin o:lu’ diye lâkab takt lar.49 Hicretin sekizinci senesinde Allah, sevgiliyi, sevgiliden ay rmak suretiyle imtihan etmek istedi.50
Rasûlullah, Hâris b. Umeyr el-Ezdî’yi, slâm’a davet etmek üzere Busra hükümdar na bir mektupla göndermi ti. Hâris, Mu’te ye vard : nda Gassan emirlerinden Iurahbil b. Amr önüne geçip onu yakalam ve iple ba:lay p boynunu vurmu tu. Bu durum Rasûlullah’ n zoruna gitmi ve Mu’te harbi için üç bin ki ilik bir ordu haz rlam t r. Bu
43 Lings, Martin, lk Kaynaklara Göre Hz. Muhammed’in Hayat , çev. Nazife Ii man, stanbul, 1991, 77 44 bn Abdilber, sti’âb, II/546
45 bn Sa’d, Tabakât, VIII/224; Benkânî, a.g.e., 150; bn Abdilber, sti’âb, II/546; bnü’l-Esîr, a.g.e., II/283;
smail Mutlu, Mehmed Paksu, Cemal U âk, Zeki Sar toprak, hsan Atasoy, Iaban Dö:en, ‘Ümmü Eymen’, Sahabîler Ansiklopedisi,, II/807; bnü’l-Esîr, Üsdü’l-Kabe, II/224; Ez-Zehebî, Siyer, II/224; Mevs lî, a.g.e., V/201; Niyâz, a.g.e., 297; Öztürk,a.g.e.,, 220; Uyan, Abdullatif, Menk belerle slâm Me hurlar Ansiklopedisi, stanbul,1983, III/2002
46 Mevs lî, a.g.e., V/201 47 Bâ â, a.g.e., I/174 48 bnü’l-Esîr, a.g.e., II/281;
49 bn Kesîr, Bidâye, 4/254; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, I/49; bn Hacer el-Askalanî, Tehzîbü’t-Tehzîb,
Beyrut, 1984/1404, I/182
ordunun ba na tayin edilen üç ki iden biri, Zeyd b. Hârise idi. Bu harb esnas nda Zeyd ehid olmu tur.51
Rasûlullah’a Mu’te’yle ilgili haberler ve üç komutan n ehadeti ula t . Onlara çok üzüldü. Onlar n ailelerine ba sa:l : ve sab r dilemeye gitti.
Zeyd b. Hârise’nin evine vard : zaman, küçük k z a:lamaya ba layarak kuca: na at ld . Rasûlullah’da a:lad . Bunun üzerine Sa’d b. Ubâde ona öyle dedi: ‘Bu nedir, ya Rasûlallah?’ Hz. Peygamber öyle cevap verdi: ‘Bu sevgilinin sevgilisine a:lamas d r.’52
Ümmü Eymen, Zeyd b. Hârise’den sonra kimseyle evlenmemi tir.53 Zeyd b. Hârise Hz. Peygamber’in azadl kölesiydi ve Müslümanlar aras nda mümtaz bir ahsiyetti.54
1.3. ÇOCUKLARI
Ümmü Eymen’in Ubeyd b. Zeyd’den olan çocu:u Eymen b. Ubeyd’dir. Zeyd b. Hârise’den olan çocu:u ise Üsame b. Zeyd’dir. Yani Eymen ve Üsame anne bir karde tir.
1.3.1. Eymen b. Ubeyd
Ümmü Eymen’in Ubeyd b. Zeyd’den olan çocu:u Eymen b. Ubeyd Amr b. Bilal b. Ebî Harabai b. Kays b. Malik b. Salim b. Kanem b. Avf b. Hazrec idi.55 Eymen, Üsâme b. Zeyd’le anne bir karde tir.56
Eymen muhacir ve mücahid idi. Eymen Huneyn harbinde Hz Peygamber’le beraber sava t ve ehid oldu.57
Huneyn günü, Taifliler, Bedir sava nda Kurey mü riklerinden öldürülenler kadar Müslüman ehit ettiler. Eymen b. Ubeyd, Surâka b. Hâris, Ebû Âmir el-E ’arî, Rukaym b. Sa’lebe Huneyn ehitlerindendi. Eymen b. Ubeyd, Huneyn’de Hz. Peygamber’in 51 bn Abdilber, sti’âb, II/546; Bâ â, a.g.e., I/174-175; Kastalânî, a.g.e., 243; Y ld z, Hakk Dursun, Do:u tan
Günümüze Büyük slâm Târîhi, stanbul, 1986, I/345
52 Bâ â, a.g.e., I/176; Kândehlevî, a.g.e., III/139
53 bn Hacer el-Askalanî, Tehzîbü’t-Tehzîb, Beyrut, 1984/1404, I/345 54 Ez-Zehebî, Siyer, II/223; Niyâz, a.g.e., 297
55 bnü’l-Esîr, Kâmil, a.g.e.,I/161 56 bn Abdilber, sti’âb, I/128
57 El-Vâk dî, Me:azî, III/922; Taberî, Muhammed b. Cerir, Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk, Beyrut, 1407,
II/171; bn Hanbel, Ahmed, el-Ilel ve Mârifeti’r-Rical, Beyrut, 1988/1408, II/383; bn Abdilber, sti’âb, I/128; bnü’l-Esîr, Kâmil, I/186;Ez-Zehebî, Siyer, II/224; bn Kesîr, Bidâye, 4/340; bn Hacer el-Askalanî, sâbe , I/264; Öztürk, a.g.e., 220; Ülkü, a.g.e., 794; Kutluay, a.g.e., IV/232
çevresinde, O’nu canla ba la koruyan say l sahâbilerdendi. Kendisi Rasûlullah’ n taharet ibri:ini ta r, gerekti:i zaman Rasûlullah’a verirdi.58 Ümmü Eymen ehit annesi olmu tu. Daha önce kocas Zeyd b. Hârise (h.8/m.630) y l nda Mu’te sava nda ehid olmu tu ve bundan dolay da Ümmü Eymen’e ehit e i ünvan verilmi ti.59
1.3.2. Üsâme b. Zeyd
Üsâme b. Zeyd ileri gelen sahabîlerden olup, Hz. Peygamber taraf ndan çok sevilirdi. 60
Üsâme b. Zeyd m.615 y l nda Mekke’de do:mu olup h.54/m. 674 y l nda Medine’de vefat etmi tir.61
Uhud harbinde Üsâme ve baz sahabe çocuklar Allah yolunda cihad etmek isteyerek Rasûlullah’a geldiler. Rasûlullah onlar n bir k sm n kabul etti. Ya lar küçük oldu:u için bir k sm n da geri çevirdi. Üsâme de geri çevrilenler aras nda idi. Hendek sava nda Üsâme, yine bir grup sahabe çocu:uyla birlikte gelip Rasûlullah’ n kendisine izin vermesi için boyunu uzun göstermeye çal yordu. Rahmet Peygamberi ona izin verdi. Üsâme onbe ya ndayken Allah yolunda cihad için k l ç ku anm oldu. Huneyn’de Müslümanlar ma:lup oldu:unda Üsâme, Rasûlullah’ n amcas Abbas, amcas n n o:lu Ebû Sufyan ve alt sahabî ile birlikte oldu:u yerde kalm t . Rasûlullah bu sayede ashab n n yenilgisini zafere çevirmeye muvaffak olmu tu. Mu’te’de ya onsekizin alt nda olmakla beraber Üsâme, babas Zeyd b. Hârise’nin sanca: alt nda sava t .62
Üsâme b. Zeyd’in de kat ld : Murre seferinde öyle bir olay gerçekle mi tir: Kumandan Galip b. Abdullah, ‘Üsâme b. Zeyd, nerede kald ’ diye sordu. Gece ilerleyince Üsâme b. Zeyd geldi. Galib b. Abdullah ona k zd ve: ‘Sana ne dedi:imi biliyormusun’ dedi. Üsâme: ‘Ben bana son derece k zan bir adam n pe ine dü tüm. Kendisine yakla p k l c m kald rd : m zaman ‘Lâ ilâhe illâllah’ dedi. Galip b. Abdullah ‘K l c n k n na soktun mu?’ diye sordu. Üsâme b. Zeyd: ‘Hay r, vallahi boyun damar n kesmedikçe geri durmad m’ dedi. Kumandanlar ve Mücahitler:
58 bnü’l-Esîr, Kâmil, I/161,186; bn Kesîr, Bidâye, V/313 59 Kutluay, a.g.e., IV/241
60 Ez-Zehebî, Siyer, II/224; Niyâz, a.g.e., 300; Öztürk, a.g.e., 220; Kutluay, a.g.e., IV/232 61 Kutluay, a.g.e., IV/299
-‘Vallahi sen buyrulmad : n kötü bir i yapt n ‘Lâ ilâhe illâllah’ diyen bir adam öldürdün’, dediler. Üsâme yapt : na çok pi man oldu. Üsâme’nin mü rik sanarak öldürdü:ü ki i Cüheyneler’in Huraka kolundan Mirdas b. Nüheyk’di. Benû Mürreler’in müttefiki idi. Galip b. Abdullah ordusu ile buraya gelince Fedekliler hep kaçm , Mirdas b. Nüheyk ise Müslümanl :a güvenerek kaçmam t .
Üsâme ‘Adam öldürdü:üm zaman son derece üzüntü duydum. Medine’ye gelinceye kadar üzüntümden yemek yiyemedim’ demi tir. Rasûlullah’a haber verilince, ‘Ey Üsâme demek sen, ‘Lâ ilâhe illâllah’ diyen birini öldürdün?’ Üsâme ‘Ey Allah’ n Rasûlü o bunu ancak silahtan korktu:u için söylemi tir’ dedi. Rasûlullah:
-‘Bari adam n kalbini de yarsayd n, bu sözü yalan m do:ru mu söyledi:ini görseydin’ buyurmu tur. Bunun üzerine Üsâme öyle demi tir: ‘Bunu bana o kadar tekrarlay p durdu ki ke ke o gün yeni Müslüman olmu , o günden önce Müslüman olmam ve o adam ben öldürmemi olsayd m’ Bundan sonra ‘Lâ ilâhe illâllah’ diyen birini öldürmeyece:ine yemin etmi tir.63
Hz. Peygamber Üsâme’yi Mu’te harbinin intikam n almak için ordunun ba na geçirerek Übnâ halk n n üzerine bask n yapmas n emretti. Sonra Üsâme’ye ‘Allah ad na yürü’ dedi. Sanca: n dü:ümlü olarak kendisine verdi. O da Bureyde b. Husayb’a teslim etti. Allah Rasûlü’nün emri üzerine Üsâme ordugâh n Cürf mevkiine kurdu. Halk toplanmaya ba lanm t . lerini bitiren ordunun bulundu:u yere ç k yor, bitiremeyenlerde ikmale çal yorlard . lk muhacirlerden bu gazaya ça:r lmayan kimse kalmad . Ömer b. Hattab, Ebû Ubeyde, Sa’d b. Ebî Vakkas, Ebu’l-Aver, Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl orduya ilk iltihak edenler aras ndayd lar. Muhacirlerden baz lar –ki özellikle Ayya b. Rebîa’d r-: ‘Allah Rasûlü, bu genci ilk Muhacirlerin ba na âmir olarak nas l geçiriyor?’ diye itiraz ettiler. Bu mevzuda dedikodular ço:al nca Hz. Ömer durumu Rasûlullah’a haber verdi. Rasûlullah çok k zd . Ba sarg l ve s rt nda da bir kadife oldu:u halde minbere ç kt , Allah’a hamd ve senâ ettikten sonra öyle buyurdu:
-‘Ey insanlar! Üsâme’yi komutan tayin etmem hususunda baz lar n zdan duydu:um bu sözler ne? Allah’a yemin ederim ki sizler Üsâme’yi emîr tayin etmeme itiraz ettiniz! Daha önce de onun babas n komutan yapmama itirazda bulunmu tunuz. Allah’a andolsun ki, Zeyd komutanl :a nas l lay k ise o:lu da komutanl :a öyle lay kt r. Zeyd bana nas l 63 Müslim, man, 158.
insanlar n en sevimlisi idiyse bu da nazar mda halk n en sevimlilerindendir. Baba o:ul her ikisi bütün hay rlara lay kt rlar. Bununla beraber Üsâme hakk nda size hayr tavsiye ediyorum. O, sizin iyilerinizdendir!’64
Nebî (s.a.v.) hutbesini bitirdikten sonra minberden indi, evine girdi. Bu olay Rebîülevvel ay n n onuncu gününe rastlayan Cumartesi günü vukubulmu tu. Üsâme’nin komutanl : alt nda sefere ç kacak Müslümanlar vedala mak üzere Rasûlullah’ n yan na gelmi lerdi. Aralar nda Ömer b. Hattab’da vard . Rasûlullah onlara:
-Üsâme’nin gönderili ini gerçekle tirin, diyordu. O s rada Ümmü Eymen içeri girerek:
—Ya Rasûlallah, müsaade etseniz de Üsâme ordugâh nda biraz daha kalsa, ordusu kalabal kla sa. E:er bu haliyle ç karsa tek ba na bir i yapamaz, dedi. Allah Rasûlü yine:
—Üsâme’nin gönderili ini gerçekle tirin, buyurdu.65
Halk ordugâha gitti, Pazar gecesi orada kald lar. Pazar günü Üsâme Medine’ye indi. Rasûlullah a: rla p bayg n dü mü tü. O gün a:z na ilaç koymu lard . Üsâme Rasûlullah’ n yan na girdi:inde gözya lar n tutamad . çerde Abbas ile kad nlar vard . Üsâme ba n e:ip Hz. Peygamber’i öptü. Hz. Peygamber hiç konu muyordu. Ellerini yukar do:ru kald r p Üsâme’nin üzerine koydu.
Üsâme öyle anlat r:
‘Peygamber’in hastal : art nca, yan na gitmi tim. Benimle birlikte ba kalar da vard . Yan na girdi:imde, hastal : n iddetinden susmu oldu:unu ve konu mad : n gördüm. Rasûlullah elini semâya kald rd , sonra benim üzerime koydu. Anlad m ki benim için dua ediyordu.’66
Üsâme ertesi gün ordugâh nda iken Allah Rasûlü iyile ti, gözlerini açt . Üsâme Hz. Peygamber’in yan na geldi. Rasûlullah: ‘Allah’ n bereketi üzere hareket et,’ buyurdu. Üsâme karargâh na var nca hayvan ndan indi, orduya harekete haz rlanmalar için emir
64 El-Vâk dî, Me:azî, III/1119; bnü’l-Esîr, Üsdü’l-Kabe, I/26; Öztürk, a.g.e., 220; Y ld z, a.g.e., I/345 65 El-Vâk dî, Me:azî, III/1119; Kândehlevî, M. Yusuf, Hayatü’s Sahabe, çev.S tk Gülle, stanbul, 1996, I/
371
verdi. Üsâme, Cürf’den ayr lmaya haz rlan rken annesi Ümmü Eymen gelerek: ‘Rasûlullah ölüyor,’ diye haber verdi. Üsâme, Ömer ve Ebû Ubeyde ile birlikte geri döndüler. Rasûlullah’ n yan na vard lar. Rasûlullah Rebîülevvel ay n n onikinci pazartesi günü, ruhunu teslim etti. Cürf mevkiinde toplanan slâm ordusu Medine’ye döndü. Bureyde b. Husayb, Üsâme’nin dü:ümlü olan sanca: n getirip Rasûlullah’ n kap s n n önüne dikti. Hz Ebû Bekir için hilafet biat akdedilince Ebû Bekir, Bureyde’ye, sanca: Üsâme’nin evine götürmesini, Üsâme ordu ile sava mad kça sanca: çözmeyece:ini söyledi.67
Bureyde öyle anlat r:
—Sanca: ald m, Üsâme’nin evine götürdüm. Müteakiben o sanca: dü:ümlü olarak Üsâme komutas nda Iam’a kadar ta d m. Oradan tekrar Üsâme’nin evine getirdim. Üsâme’nin vefat na kadar sanca: onun evinde dü:ümlü olarak kald .68
Hz. Ebû Bekir'in halife olduktan sonraki ilk icraat , Üsâme b. Zeyd'in kuman-das nda sefere haz rlanan orduyu göndermek olmu tur. Dinden dönme olaylar ndan çe-kinen baz sahâbîler mürtedlerin Medine'ye sald rabileceklerinden endi e ettiklerini Ebû Bekir'e bildirerek Üsâme kumandas ndaki orduyu göndermemesini rica ettiler. Di:er baz sahâbîler de Üsâme'nin çok genç ve tecrübesiz, ayr ca azatl bir kölenin o:lu oldu:unu ileri sürerek onu de:i tirmesini teklif ettiler. Hz. Ebû Bekir bütün bu teklif ve itirazlar reddedip 1 Rebîülâhir 11, miladî 26 haziran 632 Târîhinde Üsâme ordusuna hareket emrini verdi. Üsâme atl , kendisi yaya olarak bir müddet yürüdükten sonra askerlere bir hitabede bulundu. Onlara Allah yolunda kâfirlerle sava may , hainlik etmemeyi, sözünde durmay , ganimet mal na zarar vermemeyi, korkup çekinmemeyi, fesad ç karmamay , emirlere kar gelmemeyi, çocuklar , kad nlar ve ya l insanlar öldürmemeyi, meyve veren a:açlar kesmemeyi, yemek ihtiyaçlar d nda koyun, s : r ve develeri bo:azlamamay , manast rlara çekilmi kimselere dokunmamay , kendilerine ikram edilen yemekleri Allah' n ismini anarak yemeyi tavsiye etti. Dü manla sava yapmayan bu ordu baz âsi kabileleri yola getirerek Medine'ye döndü.69
Üsâme, Hz. Ömer devrinde meydana gelen sava lar n pek ço:una i tirak etmi tir.70
67 bn Asakîr, a.g.e., II/56; bnü’l-Esîr, Kâmil, I/81; Kândehlevî, a.g.e., I/372; Kutluay, a.g.e., IV/241 68 El-Vâk dî, Me:azî, III/1120; Kândehlevî, a.g.e., I/373
69 Mustafa Fayda, ‘Ebû Bekir’, D A, stanbul, 1994, X/101 70 Kutluay, IV/325
Rasûlullah Üsâme’yi sa: dizine, torunu Hasan’ da sol dizine oturtup, öyle dua ederdi: ‘Allah’ m! Ben onlara efkat gösteriyorum, sen de merhamet et.’71
Üsâme anne ve babas na çok ba:l olup babas n n vefat ndan sonra devaml onun için kurban kesmi tir. Kendisi hurma a:açlar ndan elde etti:i mahsulü yoksullara ba: lam t r. Bütün servetini niçin yoksullara ba: lad : soruldu:unda ‘annem a:açlardan daha k ymetlidir’ demi tir. Buna örnek olarak öyle bir olay anlat l r: Hz. Osman’ n hilafeti döneminde bir tek hurma a:ac n n fiyat bin dirheme ç km t . Bir defas nda Üsâme hurma a:ac na yana arak a:ac yarm , özünü ç kar p annesine yedirmi tir. Çevresindekiler: ‘Böyle yapman n sebebi ne? Biliyorsun ki bir tek hurma a:ac n n fiyat bin dirhem’, dediler. Üsâme b. Zeyd ise u cevab vermi tir: ‘Annem hurma a:ac n n özünü istemi ti. Annem elimden gelen bir eyi istedi:inde ben hemen arzusunu yerine getiririm.’72
Üsâme b. Zeyd Hz. Osman ve Hz. Ali dönemindeki olaylara kar mam uzak kalm t r. Fakat olaylar ilerleyip Hz. Ali’nin hakl oldu:una kanaat getirerek ona yard m etmedi:inden dolay pi manl k duymu tur. 73
Üsâme b. Zeyd, Rasûlullah taraf ndan Zeyneb bint. Hanzala ile evlendirilmi tir. Daha sonra Zeyneb’den bo an p Nuaym b. Abdullah’ n k z yla evlenmi tir. Bu evlilikten brahim ad nda bir o:lu olmu tur. Sonradan birçok han mla evlenen Üsâme’nin, han mlar n n isimleri unlard r: Fat ma bint. Kays, Bezre bint. Reb’i, Hind bint. Fakihe, Düre bint. Adiyy, Ümmü Hakem bint. Utbe bint. Ebî Hemdan Sehmi. Bu han mlar n ilkinden Cübeyr, Zeyd ve Ai e ikincisinden Hasan ve Hüseyin ad nda çocuklar olmu tur.74
Üsâme b. Zeyd sünnete çok ba:l olup, Pazartesi ve Per embe sünnet oruçlar n tutmu , zühd ve takvas n devam ettirmi tir. Hz. Peygamber, ince meselelerde Üsâme b. Zeyd ile mü avere etmi tir. Bu durumu bilen Hz. Ömer, Üsâme b. Zeyd’e fikir dan t : gibi ona fazlaca hürmet göstermi tir. Üsâme, Muaviye devrinde h.54/m.674 y l nda Medine’de vefat etmi tir.75
71 Kutluay, IV/305
72 Kutluay, IV/326; Kândehlevî, a.g.e., III/32 73 Kutluay, a.g.e., IV/326; Kândehlevî, a.g.e., II/426 74 Kutluay, a.g.e., IV/326
1.4. HZ. PEYGAMBER’E H ZMET
Aslen Habe li bir cariye olan Ümmü Eymen, Mekke’ye gelip Hz. Peygamber’in dedesi Abdülmuttalib’in hizmetine girdi. Bu aile içinde Hz. Peygamber’in büyütülmesinde büyük hizmetlerin sahibi olarak dikkat çeker. Bu hizmetlerinin hat ras na sayg içindir ki, Allah Rasûlü onu ‘ikinci annem’ diye anm ve kendisine ‘anneci:im’ diye hitap etmi tir.76 Hz. Peygamber’in bu tavr ilk üç halife devrinde ya am olan Ümmü Eymen’e bütün ashab nezdinde büyük bir itibar sa:lam t r. Iu olay bu bak mdan an lmaya de:er: bn Ebi’l-Furat, Ümmü Eymen’in torunu Hasan b. Üsâme ile tart rken, ona ‘Bereke kad n n çocu:u’ diye hitap eder. Bu hitab hakaret telakki eden Hasan, durumu Medine kad s Ebû Bekr b. Muhammed’e bildirir. Kad u karar vermi tir: ‘Hz. Peygamber’in annem diye hitabetti:i bir kad n için Bereke kad n eklinde sayg s zl k ifade eden bir tabiri kulland : n için yetmi k rbaç yiyeceksin.’77
Ümmü Eymen Hz. Peygamber’in do:u una ahid olmu , onun küçük ya tan itibaren hizmetinde bulunmu tur. Hz. Peygamber’i süt annesi Halime’den önce amcas Ebû Leheb’in cariyesi Süveybe Hatun ve Ümmü Eymen emzirmi tir.78
Hz. Muhammed alt ya nda iken annesi Âmine, yan na çocu:u ve cariyesi Ümmü Eymen’i de alarak Medine’ye gitti. Gayesi do:umdan önce vefat eden kocas Abdullah’ n kabrini ziyaret etmekti. Medine’de en-Nâbi:a’n n evinde misafir edildiler. Abdullah’ n mezar da bu evin avlusunda idi. Burada bir ay kadar kald ktan sonra Mekke’ye dönerken Âmine, Medine’ye yakla k 190 km.uzakl kta bulunan Ebvâ’da hastalanarak vefat etti ve orada defnedildi. Ümmü Eymen, çocu:u annesinin ölümünden be gün sonra Mekke’ye getirerek dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti.79
Ümmü Eymen, Medine’deki bir hat ras n öyle anlat r: ‘Bir gün Yahudi âlimlerinden ikisi yan ma geldi. ‘Bize Ahmed’i ç kar.’ dediler. Ben de O’nu d ar
76 Ahmet Halid,a.g.e., 27; Kutluay, a.g.e., IV/233; Y ld z, a.g.e., I/344; Benkânî, a.g.e., 149; Kutub, a.g.e.,
251
77 bn Sa’d, Tabakât, VIII/226; Hâkim, a.g.e., II/64; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, VIII/170; El-Mizzî,
Tehzîbü’l-Kemal, VI/52; Öztürk, a.g.e., 219
78 R za, Muhammed, Muhammed Rasûlullah, Beyrut, 1975, 23
79 bnü’l-Esîr, Kâmil, I/467; Ez-Zehebî, Târîhu’l- slâm, I/50; bn Kesîr, Bidâye, II/272; Sar çam, a.g.e.,64;
Mustafa Fayda, ‘Ebvâ’, D A, stanbul, 1994, X/ 378; Hamidullah, Muhammed, slâm Peygamberi, çev. Salih Tu:, stanbul, 1993, 1/42
ç kard m iyice incelediler. Sonra da, ‘Bu çocuk Peygamberdir. Buras da O’nun hicret edece:i yerdir. Bu memlekette büyük sava lar olacakt r.’ dediler.’80
Ümmü Eymen, onlar n bu konu malar ndan çok korkmu tu. Hz. Peygamber’e bir zarar vermelerinden korkuyordu. Herhangi bir tehlikeye kar O’nu korumak için, Peygamberimizin yan ndan ayr lmamaya gayret gösterirdi. Nihayet Mekke’ye hareket günü gelmi ti, Ümmü Eymen buna çok sevinmi ti. Art k Yahudilerin Rasûlullah’a zarar veremeyeceklerini dü ünüp rahatlad .81 Bu üç ki ilik kafile Medine’den ayr ld lar. Mekke’ye do:ru yola koyuldular. Ne eli bir ekilde yollar na devam ediyorlard . Fakat biraz sonra beklemedikleri bir ey oldu. Hz. Âmine birden bire rahats zland . Hz. Âmine bu hastal ktan kurtulamay p vefat edece:ini anlam t . Ba ucunda duran Peygamberimizin yüzüne bakt , bir rüyas n hat rlad . Iöyle dedi:
‘Iayet rüyada gördüklerim do:ruysa, sen Celâl ve bol ikram sahibi olan Allah taraf ndan Âdemo:ullar na helal ve haram bildirmek üzere Peygamber gönderileceksin. Sen, teslimiyeti ceddin brahim’in dinini yerle tireceksin. Cenab- Hak seni devam edegelen putlardan, putperestlikten koruyacakt r. Her ya ayan ölür, her yeni eskir. Her ya lanan zeval bulur. Evet, ben de ölece:im. Fakat devaml an laca: m. Çünkü temiz bir evlat dünyaya getirdim. Arkamda hay rl birini b rak yorum.’82
Âmine bundan sonra yavrusunu Ümmü Eymen’e emanet etti. Ona iyi bakmas ricas nda bulundu. Çok geçmeden de ruhunu teslim etti. O s rada otuz ya nda bulunuyordu. Peygamberimiz böylece alt ya nda iken öksüz kal yordu. Cenâb- Hak sevgili Rasûlüne, küçük ya ndan beri her türlü ac y tatt r yor ve Onu kemale erdiriyordu ki, ümmetine tam örnek olabilsin. Ümmü Eymen’in s rt na a: r bir yük yüklenmi ti. Öz evlad ym gibi Hz. Muhammed’i ba:r na bast . Sonra da onu öyle teselli etti:
Üzülme, a:lama can m Muhammed’im! lahi kadere kar boynumuz k ldan incedir. Can da Onun, mal da. Hepsi bize emanet. O, emaneti nas l vermi se öyle al r.’83
80 bn Sa’d, Tabakât, I/116
81 bn Kesîr, Bidâye, II/272; smail Mutlu, Mehmed Paksu, Cemal U âk, Zeki Sar toprak, hsan Atasoy,
Iaban Dö:en, ‘Ümmü Eymen’, Sahabîler Ansiklopedisi,, II/803
82 smail Mutlu, Mehmed Paksu, Cemal U âk, Zeki Sar toprak, hsan Atasoy, Iaban Dö:en, ‘Ümmü
Eymen’, Sahabîler Ansiklopedisi,, II/804
83 smail Mutlu, Mehmed Paksu, Cemal U âk, Zeki Sar toprak, hsan Atasoy, Iaban Dö:en, ‘Ümmü
Art k Rasûlullah’ Mekke’ye götürme vazifesi Ümmü Eymen’e kalm t . Hz. Peygamber’i deveye bindirdi. Birlikte yola ç kt lar. Be günlük bir yolculuktan sonra Mekke’ye ula t lar. Ümmü Eymen, Hz. Peygamber’i dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti. Fakat gerek dedesinin yan nda bulundu:u s ralarda, gerekse onun vefat ndan sonra amcas Ebû Talib’in himayesinde iken, Peygamberimizin hizmetinde bulunmaktan geri durmad . Bunu kendisi için büyük bir eref sayd .84
Ümmü Eymen öyle anlat r:
Bir gün Hz. Peygamber’le beraberken ben dalm m, onun yan mdan uzakla t : n görmemi tim.
Birden ‘Bereke! Bereke! Bereke! O:lum o:lum nerede?’ Bu ses Abdülmuttalib’in sesiydi. ‘O:lum nerede?’ diye seslendi. ‘Bilmiyorum, az önce buradayd .’ dedim. Abdülmuttalib Onu uzaktaki sidre a:ac n n alt nda oyun oynarken buldu ve bana öyle dedi: ‘Bereke o:luma iyi bak! Ona dikkat et! Ehli kitab n ona zarar vermesinden korkuyorum.’85
Ümmü Eymen Hz Muhammed hakk nda unlar söyler:
Ben Rasûlullah’ n gerek çocuklu:unda gerekse büyüklü:ünde ne açl k ne susuzluk çekip ikâyet etti:ini görmedim. Bazen sabahlar biraz zemzem içer Ona ‘Gel bir eyler ye.’ deyince ‘ Siz yiyin ben tokum’ derdi.86 Rasûlullah’ Allah kötülüklerden korudu. Bir gün Mekke mü rikleri tazim için Buvane putunun yan na y ll k tap nma töreni için herkesi davet ettiler. nsanlar bütün y l o günü bekler dururlard . O putun etraf nda adaklar adarlar çocuklar n saçlar kesilir, kutsan rlard . Amcas Ebû Tâlib’e davetiye gelince yan nda Muhammed’in de olmas n ister. Ona teklif edince O bundan kaç nm t . O gün Ebû Talib ve halalar Rasûlullah’a k zm lard ‘Ne yani atalar m z n dinine kar m geliyorsun?’ diye söylenmi lerdi.
Rasûlullah bu zorlama kar s nda mecbur kald ve onlarla yola koyuldu. Oraya var nca Rasûlullah bir müddet ortadan kayboldu. Onu aray p bulunca Ona nerede oldu:unu
84 smail Mutlu, Mehmed Paksu, Cemal U âk, Zeki Sar toprak, hsan Atasoy, Iaban Dö:en, ‘Ümmü
Eymen’, Sahabîler Ansiklopedisi,, II/805
85 bn Asakîr, a.g.e., III/85; bn Seyyidinnâs, Uyunul Eser fî Fununu’l Me:azî ve’s-Siyer, Beyrut, trsz, I/38;
bn Kesîr, Bidâye, II/282; Kutluay, a.g.e., IV/236
sordular. Rasûlullah da: Bilmiyorum ben puta yakla nca ‘Ya Muhammed putlardan uzak dur. Geri dön! Sak n ona el sürme! deyip ba:r ld : n gördüm.’ Deyince amca ve halalar onu alarak oradan ayr ld lar ve bir daha kat lmad lar.87
Hz. Peygamber’in annesinin vefat ndan sonra, sekiz ya na kadar, iki y l dedesinin himayesinde kald . Bak m n da dad s Ümmü Eymen yürüttü. Hz. Muhammed sekiz ya nda iken dedesi vefat etti. Dedesinin vefat na çok üzüldü. Ümmü Eymen dedesinin vefat etti:i gün Hz. Muhammed’in a:lad : n söylemi tir.88 Ümmü Eymen Rasûlullah’ n yan ndan hiç ayr lmam onun peygamber olu una ahid olmu tur.89 Ümmü Eymen, Rasûlullah’ n yatak odas na geceleyin bile rahatça girer, Rasûlullah’ n gece vakti içine idrar n yapt : (a:açtan yahut topraktan veya seramikten yap lm ) oturak denilebilecek bir kab al p uzak ve bo bir araziye bo alt rd .90 Ümmü Eymen bu durumu öyle anlat r: ‘Allah Rasulü (s.a.v.) gece kalkt ve evin bir kö esinde bulunan toprak kaba bevletti. Ben de gece bir vakit kalkt m, susam t m, ne oldu:unu anlamadan o kaptakini içtim. Sabah oldu:unda Nebi (s.a.v.) ‘Ey Ümmü Eymen, kalk u kaptakini dök’ buyurdu. Ben ‘Andolsun ondaki onu içtim’ deyince, Rasûlullah (s.a.v.) az di leri görününceye dek güldü ve sonra öyle dedi: ‘Umar m, senin karn n art k ebediyyen hastal k görmez.’91
Hz. Peygamber, Hz. Hatice ile evlenince Ümmü Eymen’i azad ettiler. 92 Bu s rada Ubeyd b. Zeyd de Ümmü Eymen’le evlenmek istedi. Ümmü Eymen ise Rasûlullah’a ve onun han m na hizmete devam etmek arzusundayd . Fakat onlar, Ümmü Eymen’i evlili:e te vik ettiler. Ümmü Eymen, Hz. Peygamber’e hizmet görevini yerine getirdi:ini ve bundan böyle onun, han m ile birlikte iyi bir hayat geçirece:ini dü ünerek evlili:i kabul etti. Eymen ad nda bir o:lu oldu. Kocas ölünce Hz. Peygamber’in evine döndü.93 Bundan sonra hayat n Hz. Peygamber’in hizmetine adam t r.
87 bn Seyyidinnâs, a.g.e., I/45; Kutluay, a.g.e., IV/237; Hamidullah, a.g.e., I/48 88 bn Sa’d, Tabakât, I/116; Sar çam, a.g.e., 65
89 Ahmet Cevdet Pa a, Mâhir z, a.g.e., 325; Ülkü, a.g.e., 794; Kutluay, a.g.e., IV/233 90 bn Seyyidinnâs, Minehu’l-Medh, D me k, trsz., 339; Hamidullah, a.g.e., II/1059
91Hâkim, a.g.e., II/64; bn Abdilber, sti’âb, IV/1793; bn Asakîr, a.g.e., IV/303; bn Kesîr, Bidâye, V/326;
bn Hacer el-Askalanî, sâbe, VIII/171; Kettanî, Muhammed Abdülhay, et-Terâtibül- dâriyye, çev. Ahmet Özel, stanbul, 1990, I/109; A’la el-Hâirî, a.g.e.,, I/238
92 Öztürk, a.g.e., 219; Iennâvî, a.g.e., III/318; Mevs lî, a.g.e., V/201 93 Y ld z, a.g.e.,I/ 345; Kutluay, a.g.e., IV/237
K NC BÖLÜM SLÂM SONRASI DÖNEM
2.1. HZ. PEYGAMBER DÖNEM
Ümmü Eymen Hz. Peygamber’e risalet görevi verildikten sonra da deste:ini hiç esirgememi tir. Kendisi slâm’ ilk kabul edenlerdendir. Ailesi ile birlikte Medine’ye hicret etmi ve yaral lar tedavi etmek ve yemek yapmak suretiyle baz sava lara da kat lm t r. Medine döneminde de Hz. Peygamber’in yan ndan ayr lmam O’nun ve ailesinin hizmetinde bulunmu tur.
2.1.1. slâmiyet’i Kabulü
Hz. Peygamber k rk ya na geldi:inde, Cenâb- Hak onu peygamberlikle vazifelendirdi. Çocuklu:undan beri kendisine sadakat elini uzatan Ümmü Eymen, ba ndan beri onun mühim bir ahsiyet olaca: n tahmin ediyordu. Çünkü gerek do:umunda gerekse do:umundan sonra birçok harika hallerine ahit olmu tu. Bu sebeple onu hiçbir zaman yaln z b rakmam t r. Dâvete ba lad : zaman da onu yaln z b rakmad . Tereddütsüz iman ederek Rasûlullah’ sevindirdi. O devirde Müslüman olmak, ak l almaz i kenceleri pe inen kabul etmek demekti. Ümmü Eymen de bu ac i kencelerden nasibini ald . Fakat iman ndan zerre kadar taviz vermedi. Çünkü bu yolda ölmeyi büyük bir eref say yordu. kenceler tahammül edilemeyecek bir duruma geldi:inde önce Habe istan’a, sonra Medine’ye hicret etmi ti. Böylece iki hicret sevab birden alm t r.94 Ümmü Eymen Mekke’de oldu:u gibi Medine’de de Rasûlullah’ bir an olsun yaln z b rakmam t r.95
94 Mevs lî, a.g.e., V/201
95 smail Mutlu, Mehmed Paksu, Cemal U âk, Zeki Sar toprak, hsan Atasoy, Iaban Dö:en, ‘Ümmü
Nübüvvetten sonra gerek Ümmü Eymen ve gerekse Zeyd b. Hârise hemen slâmiyeti kabul ederek es-Sâbikûne’l-Evvelîn’den olmu lard .96
2.1.2. Medine’ye Hicreti
Hz. Peygamber, Mekke’de bask ve i kenceye u:rayan müslümanlar n Habe istan’a s : nmalar n söyler. Bunun üzerine müslümanlardan baz lar , inançlar u:runda vatanlar n terk etmeye karar verir. Bunlar aras nda inanm kad nlar da bulunmaktad r. Müslümanlar n, Habe istan’a hicretlerinin ve buray tercihlerinin çe itli sebeplerinden söz edilebilir.97 Bu sebepler aras nda, Hz. Peygamber’in dad s Ümmü Eymen’in Habe istanl olmas 98 ve slâm’dan önce ayn ülkeden biriyle evlenmesi de dü ünülebilir. As l ad Bereke olan bu kad n, Habe istanl Ubeyd isimli biriyle evlenir ve Eymen b. Ubeyd’i dünyaya getirir. Bu sebeple Bereke, Ümmü Eymen künyesini al r.99 Ümmü Eymen, Hz. Peygamber’in hürriyete kavu turdu:u kölesi Zeyd b. Hârise ile Ubeyd’den sonra evlenir.100
Ümmü Eymen’in Habe istan’a hicret etti:i rivayet edildi:i101 halde bu konuda onunla ilgili ba ka bilgilere sahip de:iliz.102 bn Hacer’e göre Hz. Peygamber’e hizmet edenlerden hiç biri Habe istan’a hicret etmemi tir. Bu hicret eden ki i Ümmü Eymen d nda Habe li ba ka bir Müslüman kad nd r.103
Rasûl-i Ekrem aile fertlerini Medine’ye getirmek üzere Ebû Râfi’ ile Zeyd b. Hârise’yi Mekke’ye gönderdi. htiyaç duyduklar kadar binit almalar için de kendilerine be yüz dirhem verdi. Paray Hz. Peygamber ad na Hz. Ebû Bekir’den ald lar. Hz. Ebû Bekir iki yahut üç deve ile birlikte Abdullah b. Urayk t’ da yanlar na katt . Üç arkada yola ç kt lar. Kudeyd mevkiine vard klar nda, Zeyd b. Hârise o be yüz dirhem ile üç tane deve ald . Sonra birlikte Mekke’ye girdiklerinde Talha b. Ubeydullah’a rastlad lar, o da hicret etmek istiyordu, onu da yanlar na ald lar. Bunlar Hz. Peygamber’in zevcesi Sevde ile k zlar Fat ma ve Ümmü Gülsüm’ü Medine’ye getirdiler. Zeyneb’i o s rada mü rik olan Ebü’l-Âs b. Rebî b rakmad . Rukiye ise kocas Hz. Osman ile daha önce hicret etmi ti. Bu 96 bn Abdilber, sti’âb, II/546; bn Asakîr, a.g.e., VIII/50; Suyûtî, Târîhu’l-Hulefâ, 35; Ülkü, a.g.e., 794;
Kutluay, a.g.e., IV/238
97 Watt,W. Montgomery, Hz. Muhammed Mekke’de, Ankara, 1986, 120-123 98 bn Sa’d, I/116-117
99 bn Abdilber, sti’âb, IV/1793
100 R za Sava , ‘Asr Saadette Kad n ve Aile Hayat ’, editör.Vecdi Akyüz, , Bütün Yönleriyle Asr- Saadet’te
slâm, stanbul, 1994, IV/242; Ahmet Halid, a.g.e., 28
101 bn Abdilber, sti’âb, IV/1793 102 Sava , a.g.m., IV/242
arada Zeyd, e i Ümmü Eymen ile o:lu Üsâme’yi de yan na ald . Hepsi birlikte yanlar nda Hz. Ebû Bekir’in aile bireyleri, o:lu Abdullah, han m Ümmü Rûmân, k zlar Esmâ ve Hz. Âi e de oldu:u halde topluca Medine’ye geldiler. Mekkeliler onlara herhangi bir güçlük ç karmad lar.104
Ümmü Eymen Müslümanl : n iki hicretine de kat lm t r. lk önce Mekke’den Habe istan’a hicret edip, sonra da Medine’ye hicret etmi tir.105 Bu yolculuk esnas nda yan nda o:lu Üsâme de vard ve Üsâme yedi ya ndayd .106 Medine’ye hicreti esnas nda oruçlu idi. Medine’ye yak n bir mesafede olan Revhâ mevkiine geldi:i zaman oruçlu bir vaziyette ak am olmu ve susuzluk ba lam t . Hiç kimsede su yoktu. Susuzluktan k vrand : bir anda semâdan beyaz bir urgana ba:lanm bir kova suyun uzand : n görmü ve onu içmi tir. Bu olay anlatan Ümmü Eymen: ‘ Bundan sonra hiç susuzluk çekmedim. Çok s cak günlerde oruç sebebiyle susuzluk çekmi tim. Bu suyu içtikten sonra susuzluk çekmedim. S cak bir günde oruç tutsam da hiç susamad m.’demi tir.107
Ümmü Eymen Medine’ye hicretten sonra e i Zeyd, o:ullar Üsâme ve Eymen ile ya am na devam etmi tir.108 Ümmü Eymen ilk hicret edenlerden olmu tur.109
2.1.3. YaptG=G Görevler
Ümmü Eymen, Huneyn, Uhud ve Hayber gazvelerine kat lm t r. Uhud gazvesinde gazilere su da: tm , yaral lar n yaralar n sarm t r. Bu ekilde Müslümanlara hizmet etmi tir.110
Hayber’in fethi esnas nda yaral lar tedavi etmek, yemek pi irmek ve Müslümanlara yard mc olmak üzere, içlerinde Ümmü Seleme, Safiyye bint.
104 Belâzurî, Ensâb, I/317; bn Abdilber, sti’âb, IV/1936; bn Seyyidinnâs, a.g.e., I/176; bn Kesîr, Bidâye,
III/202; Sar çam, a.g.e., 136; Lings, a.g.e., 185; Kândehlevî, a.g.e., I/ 326; Hamidullah, a.g.e., I/179
105 bn Abdilber, sti’âb, IV/1793; bn Kesîr, Bidâye, VI/334; Kehhâle, Ömer R za, A’lamü’n Nisâ, D me k,
1959, I/127; Benkânî, a.g.e.,149;Mevs lî, a.g.e., V/201; Niyâz, a.g.e., 298; Kutluay, a.g.e., IV/233
106 Kutub, a.g.e., 251
107 bn Sa’d, Tabakât, VIII/225; Ez-Zehebî, Siyer., II/224; bn Asakîr, a.g.e., XXXX/25; bn Kesîr, Bidâye,
V/326; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, VIII/170; Benkânî,a.g.e., 149; Kutub, a.g.e., 251; Ak, a.g.e., III/2114; Ülkü, a.g.e., 794; Iennâvî, a.g.e., III/319; Kutluay, a.g.e., IV/239; Mevs lî, a.g.e., V/202; sfahanî, Ebû Nuaym, H lyetü’l-Evliya, Beyrut, 1967, II/67; Öztürk, a.g.e., 220; A’la el-Hâirî, a.g.e., I/239
108 Kutub, a.g.e., 251 109 Ez-Zehebî, Siyer, II/224
110 El-Vâk dî, Me:azî, I/250; bn Sa’d, Tabakât, VIII/224; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, 8/172; Kehhâle,
a.g.e., I/127; Kutub, a.g.e., 252; Benkânî, a.g.e., 149; Mevs lî, a.g.e., V/201; Niyâz, a.g.e.,298; Öztürk, a.g.e., 221; Ülkü, a.g.e., 794; Kutluay, a.g.e., IV/232
Abdülmuttalib ve Ümmü Eymen’in de bulundu:u yirmi Müslüman kad n da bu sefere kat lm t r.111
Uhud harbinde okçular n Rasûlullah’ n emrine itaat etmeyerek yerlerini terk etmeleri sonucunda bozguna u:rayan ve Uhud’dan kaçarak Medine’ye gelen Müslümanlar n yüzlerine Ümmü Eymen toprak saç yordu ve baz lar na; ‘ Burada öreke var! Bâri, onu al da iplik bur. Getir, ver k l c n bana! Kad nlarla Uhud’a gidip ben çarp ay m’ dedi. Ümmü Eymen daha fazla duramad . Birkaç kad nla birlikte Uhud’un yolunu tuttu. Oraya vard : nda hemen Rasûlulah’ n durumunu sordu. Onun sa:l k haberini al nca da ferahlad . Di:er kad nlarla birlikte yaral lar tedavi etti. Mücahidlere su da: tt .112
Rasûlullah k z Fat ma’y Hz. Ali’ye nikâhlay nca Hz. Ali’ye kendisi gelinceye kadar Hz. Fat ma’n n yan na girmemesini emretmi tir. Rasûlullah gelip kap da durdu. zin istedikten sonra:
Karde im günah i ledi mi? dedi.
Ümmü Eymen:
Anam, babam sana feda olsun! Senin karde in kim? diye sordu.
Hz. Peygamber:
Ali b. Ebî Talib, dedi.
Ümmü Eymen:
Ona k z n verdi:in halde nas l oluyor da karde in oluyor? dedi. (Rasûlullah daha Mekke’deyken muhacirleri birbiriyle karde yapm t . Ali b. Ebî Talib’le de kendisini karde yapm t . Medine’de mescidini ve odalar n in a edince Muhacirlerle Ensar’ karde yapm t . Yine kendisiyle Hz. Ali’yi karde yapm t .)
Rasûlullah :
Evet, öyle Ümmü Eymen! dedi.
111 ; El-Vâk dî, Me:azî, II/685; Mevs lî, a.g.e., V/201; Sar çam, a.g.e., 230; Ahmet Halid, a.g.e., 28 112 bn Sa’d, Tabakât, VIII/224; Iennâvî, a.g.e., III/321; Kutluay, a.g.e., IV/239
Daha sonra Hz. Peygamber bir kap içinde su getirtti. O kab n içinde ellerini y kad ktan sonra Hz. Ali’yi ça: rd . Hz. Ali gelip önüne oturdu. Bu sudan gö:süne ve s rt na serpti. Sonra Hz. Fat ma’y ça: rd . Fat ma elbisesi içinde tökezleyerek ba örtüsüz olarak geldi. Rasûlullah ona da bu sudan serpti. Sonra Hz. Ali’ye:
Vallahi seni ailemin en hay rl s yla evlendirmeye çal t m. Ümmü Eymen anlat r: ‘ Fat ma’n n çeyizini ben haz rlam t m. Ona çeyiz olarak verilenlerin aras nda içi lif dolu deri bir yast k ve evine serilen bir sergi vard .’113
Umeys k z Esma’dan di:er bir rivayet ise öyledir: ‘Rasûlullah’ n k z Fat ma’n n zifaf nda bulunmu tum. Iöyle ki: Sabah olunca Rasûlullah geldi, kap y çald . Ümmü Eymen kalkt , kap y açt .
Hz. Peygamber, Ali’yi kastederek:
-Ümmü Eymen, karde imi bana ça: r, dedi.
Ümmü Eymen:
-O, hem senin karde in, hem de k z n ona nikahl yorsun? dedi.
-Ümmü Eymen, sen(karde imi) bana ça: r, buyurdu.
Kad nlar Rasûlullah’ n sesini duyunca kendilerine çeki düzen verdiler. Allah Rasûlü geçti, bir kenarda oturdu. Az sonra Ali geldi. Rasûlullah Ali için dua buyurduktan sonra üzerine biraz su serpti. Daha sonra: ‘Haydi bana Fat ma’y ça: r n,’dedi. Fat ma utanarak geldi. Rasûlullah,
-K z m, sesini ç karma, seni yak nlar m aras ndan en çok sevdi:im birine nikahlad m, dedi.114
Medine’de bir gün Ensar’dan biri k z n evlendiriyordu. Gelinin ba n badem ve ekerle süslemi lerdi. Bunu gören Ümmü Eymen a:layarak Hz. Peygamber’in yan na gelmi ti. Hz. Peygamber Ona niçin a:lad : n sorunca: ‘Fât ma ve Ali evlenirken onun ba hiçbir eyle süslenmemi ti. Fât ma’n n dü:ününden daha gösteri li diye a:l yorum’ 113 bn Sa’d, Tabakât, VIII/23-24; Kastalanî, Mevahibü’l Ledünniyye Tercümesi, stanbul, 1983, I/147;
Kândehlevî, a.g.e., III/232; Iennâvî, a.g.e., III/320; Lings, a.g.e., 228
cevab n verdi. Hz. Peygamber ona öyle dedi: ‘Beni risâletle gönderene yemin olsun. Onlar ben evlendirmedim Allah evlendirdi. Ben, Ali ve Fât ma’dan raz oldum Allah da onlardan raz olsun. Allah o gün meleklere ar çevrelemelerini ve cennete de süslenmesini emretti.’115
Ümmü Eymen, Hz. Peygamber’in han mlar ndan Mâriye’nin de hizmetin de bulunmu tur.116 Ümmü Eymen Medine’ye hicret ettikten sonra sünnetçilik de yapm t r.117 Bir han m n o günler de sünnetçilik yapmas oldukça ilginçtir.
Hz. Peygamber’in meniha ve yedi keçisi vard . Bu keçileri de, hayat n Peygamber’in hizmetine adam olan Ümmü Eymen güderdi.118
2.1.4. Hz. Peygamber’le Münasebetleri
Hz. Peygamber, babas ndan kendisine kalan ve Hz. Hatice ile evlendi:i zaman azad etti:i Ümmü Eymen’i de ailesinden sayarak ona bir anneye gösterilen muameleyi göstermi ve son derece efkatli davranm t r.119
Hz. Peygamber’in annesi-babas ve dedesi çok erken dönemlerde vefat etti:inden onlar n ya l l k dönemleriyle ilgili örnekler bulmak mümkün de:ildir. Ancak o, çevresindeki ya l larla yak ndan ilgilenmi , onlara ilgi ve alaka göstermi ve bize örnek te kil edecek davran larda bulunmu tur. Örne:in, Hz. Peygamber’in süt emziren Süveybe Hatun’a, süt annesi Halime’ye , dad s Ümmü Eymen’e, amcas Ebû Talib’in Han m Fat ma Hatuna gösterdi:i sayg ve hürmet dikkat çekicidir. Onlar n hepsi ya l insanlard . Ayn zamanda onlara zaman zaman ‘anne’ diye hitap etmesi dikkat çekicidir.120
Ümmü Eymen, Hz, Peygamber’le akala r ve daima onun hizmetinde bulunurdu.121 Hz. Peygamber Ümmü Eymen’e ‘anne’ derdi. Onu gördü:ü zaman ‘bu benim ailemden arta kaland r.’ buyururdu. Hz. Peygamber bazen latîfede bulunarak onun gönlünü al rd . Fakat Hz. Peygamber latîfe yaparken bile do:ru söylerdi. Muhatab n
115 bn Asakîr, a.g.e.,XXXXII/126 116 bn Hacer el-Askalanî, sâbe, VIII/173
117 bn Hayyân, Abdullah b. Muhammed b. Cafer, Tabakâtü’l Muhaddisîn Bi sbihân ve’l-Vâridîn Aleyha,
Beyrut, 1992/1412, III/ 346
118 bn Asakîr, a.g.e., IV/250 119 Sar çam, a.g.e., 286
120 Saffet Sancakl , “Hadislerde ‘Ya l l k Olgusunun’ De:erlendirili i”, CÜ FD, Sivas 2006, cilt: X/1, s.
67-68.
incitmeden sevindirir, ne elendirirdi. Bir gün Ümmü Eymen Hz. Peygamber’e gelerek dedi ki: ‘Bana binecek bir ey veriniz.’ Hz. Peygamber öyle buyurdular: ‘Seni devenin yavrusuna bindirece:iz.’ Ümmü Eymen: ‘Ya Rasûlallah, o benim a: rl : m çekmez ki, ben böyle bir binecek de istemedim.’ Hz. Peygamber : ‘Evet ben seni devenin yavrusuna bindirece:im seni çeker.’ buyurarak kendisine latife etmi tir.122 Her deve, di i bir deveden do:mas sebebiyle devenin yavrusuydu.
Enes (r.a.) öyle demi tir: Rasûlullah (s.a.v.) Ümmü Eymen'e gitti. Onunla birlikte ben de gittim. Ümmü Eymen kendisine içinde me rubat bulunan bir kab verdi. Oruçlu oldu:u güne mi rastlad , yoksa onu arzu mu etmedi bilmiyorum, derken Ümmü Eymen ona ba: r p ça: rmaya ve at p tutmaya ba lad .123
Buradan ifade edilen udur: Rasûlullah (s.a.v.) takdim edilen süt veya erbeti herhangi bir sebepten dolay içmemi , Hz. Ümmü Eymen de kendisine k zarak söylenmi tir. Böyle davranmas ona naz geçti:i içindir. Çünkü Rasûlullah (s.a.v.) 'i elinde o büyütmü ve terbiye etmi tir. Binaenaleyh o:lu yerindedir. Bir annenin icab nda o:luna dar lmas ve sert konu mas çok görülemez. Bir hadîs-i erîfde Rasûlullah (s.a.v.):
Rasûlullah (s.a.v.) kendisine bir anne gibi hürmet ederdi. Bu Hadîs-i erif misafirin oruç vesaire gibi bir özrü bulunursa kendisine getirilen yiyecek ve içecekten imtina edebilece:ine delildir.
Muhacirler Mekke'den Medine'ye geldikleri zaman ellerinde hiçbir eyleri yoktu. Ensâr ise Medine'de arazi ve akar sahibi idi. Ensâr, her sene mallar n n yar mahsulünü kendilerine vermek ve Ensâr' n yerine ba: ve bahçe i lerini muhacirlerin yapmas art yla mallar n muhacirlere orta:a verdiler.
Enes'in annesi Ümmü Süleym ki ayn zamanda Abdullah b. Ebî Talha'n n da annesidir, Rasûlullah'a birkaç hurma a:ac hediye etmi ti. Hz. Peygamber de hurma a:açlar n (mahsullerinden faydalanmak üzere) Üsâme b. Zeyd'in annesi olan azadl s Ümmü Eymen Bereke'ye vermi ti.
122 bn Sa’d, Tabakât, VIII/224; Ez-Zehebî, Siyer, II/225; Niyâz, a.g.e., 298; Iennâvî, a.g.e., III/319; Kutluay,
a.g.e., IV/240
Hz. Peygamber Kurayza ile Nadir fethedildikten sonra, verdiklerini sahiplerine iade etmeye ba lad . Enes b. Mâlik öyle demi tir: Bana da ailem, Peygamber e giderek Ümmü Eymen’in ailesine verdiklerini yahut bir k sm n istememi emrettiler. Rasûlullah onlar Ümmü Eymen'e vermi ti. Peygamber 'e geldim. O da bana bu hurmalar verdi. Derken Ümmü Eymen gelerek elbiseyi boynuma çald ve öyle dedi:
‘Vallahi onlar sana vermeyiz! Onlar bana vermi ti!’ dedi. Bunun üzerine Rasûlullah: ‘Yâ Ümmü Eymen! B rak onu! Sana da filân ve filân eyi veriyorum!’ buyurdu. Ama Ümmü Eymen de:
‘Asla! Kendisinden ba ka ilâh olmayan Allah'a yemîn olsun!’ diyordu. Art k unu da veriyorum diye diye nihayet kendisine o hurmalar n on mislini yahut on misline yak n n verdi.124
Muhacirler mal ve mülklerini b rakarak, kuru canlar yla Medîne'ye geliyorlard . Rasûlullah onlar n geçim meseleleriyle yak ndan ilgilenmi tir. Bu maksatla Ensarla aralar nda karde le me yaparak herbirini Ensardan birinin varisi olma art yla da aralar ndaki ba: kuvvetlendirmi ti. Ensar ba: ve bahçesinin ürününden yar s n almak
art yla muhacirlere bu ba: ve bahçeleri i letme hakk n vermi lerdir.
Rasûlullah, fetihlerle birlikte Medine ve yak n civar nda araziler elde edilmeye ba land kça, Muhâcirlere verilen akarlar, eski sahiplerine iade edilmi tir. Benû Nadîr, Benû Kurayza ve Hayber yahudîlerinden al nan arazilerden sonra Muhacirlerin ellerinde Ensâr' n menîha olarak verdi:i arazi kalmam t r.
Hadisten, Hz. Enes'in annesi Ümmü Süleym’in, Rasûlullah'a t pk Enes'i hizmet için ba: lad : gibi, hurmal k da ba: lad : n ö:renmekteyiz. Rasûllullah, bu hurmal : , azadl s Ümmü Eymen'e vermi tir. Müslim'in bir rivayeti, bu hurmal : Hz. Peygamber'in Ümmü Süleym'e iade etti:i zaman Ümmü Eymen'in vermek istemedi:ini, onu râz edebilmek için Rasûlullah' n Ümmü Eymen'e ba ka hurmal k gösterdi:inin, fakat öbürünün direndi:ini, Rasûlullah' n miktar art ra art ra on misline kadar ç kard : n , Ümmü Eymen'in, bundan sonra raz oldu:unu belirtir. Bu rivayet, Rasûlullah' n kendisinin terbiyesinde eme:i geçen bir kimsenin gönlünü k rmamak için ne kadar titiz, mütehammil
124 Müslim, Cihâd, 85; Ez-Zehebî, Târîhu’l slâm, II/444; bn Kesîr, Bidâye, IV/79; bn Hacer el-Askalanî,
ve keremkâr oldu:unu gösterir. Ümmü Eymen'in itiraz ise, menîhay temlik zannetmi olmas ndan ileri gelmi tir.125
bn Abbas (r.a)’dan rivâyete göre, öyle demi tir: Ölmek üzere olan bir k z çocu:u Rasûlullah (s.a.v)’e getirilmi ti de onu kuca: na ald , sonra elini onun üzerine koydu. O anda çocuk ruhunu teslim etti. Bunun üzerine Ümmü Eymen a:lamaya ba lad . Rasûlullah (s.a.v) ona dedi ki: ‘Ey Ümmü Eymen! Rasûlullah (s.a.v) yan nda iken niçin a:l yorsun?’ Ümmü Eymen de: ‘Rasûlullah (s.a.v) a:larken ben niçin a:lamayay m’ dedi. Rasûlullah (s.a.v): ‘Ben a:lam yorum fakat o ac ma hissidir’ diyerek öyle buyurdu: ‘Mü’min daima hay r üzeredir, vücudundan ruhu ç kar l rken bile Allah’a hamd eder.’126
Cehcâh el-G farî anlat yor: ‘Kavmimden slâm’a girmek isteyen bir grupla Medine’ye gelmi tik. Ak am namaz nda mescidde bulunduk. Rasûlullah selam verince: ‘Herkes yan nda oturan n elinden tutsun (yeme:e götürsün)’ buyurdu. Ben yaln z kalm t m. Ben ise iri ve uzun boylu bir kimseydim. Kimse beni gelip almam t . Beni de Rasûlullah kendi evine götürdü. Benim için bir keçi sa:d . Hepsini içtim. Benim için bir keçi daha sa:d , onu da içtim. Böylece tam yedi keçi sa:d , hepsini içtim (daha da doymam t m). Sonra bana bir tencere yemek geldi, onu da bitirdim. (Rasûlullah' n hizmetçisi) Ümmü Eymen (dayanamay p): ‘Rasûlullah' aç b rakan Allah aç b raks n!’ dedi. Rasûlullah: ‘Sus, Ümmü Eymen! O r zk n yedi, bizim r zk m z Allah'a aittir!’ buyurdular. Sabah olunca mescidde topland k. Arkada lar m kendilerine ne ikram edilmi se söylediler. Ben de: ‘Benim için yedi keçi sa: ld , sa: lan sütlerin hepsini içtim, bir tencere de yemek yedim’ dedim. kinci gece olup ak am k l nca Rasûlullah ‘Herkes yan ndaki adam n elinden tutsun, evine götürsün’ buyurdu. Mescidde Rasûlullah ile benden ba ka kimse kalmad . Yine Rasûlullah götürdü. Benim için bir keçi sa:d . Bu sefer içtim ve doydum. Ümmü Eymen a rm t : ‘Bu (dünkü) misafirimiz de:il mi?’ dedi. Rasûlullah ‘Bu gün, o mü'mindir, bir tek mideye yedi. Dün ise yedi mideye yemi ti. Kâfir, yedi mideye yer, mü'min ise tek bir mideye yer.’ buyurdular.127
125 Canan, brahim, Hadis Ansiklopedisi, stanbul, trsz, VII/84 126 Nesâi, Cenâiz, 13
Ümmü Eymen bir gün Hz. Peygamber’e k zarm bir ku getirmi tir. Bunun üzerine Hz Peygamber Ona ‘Allah m bana yaratt klar n n en sevimlisiyle getir, benimle birlikte yesin’ diyerek Ümmü Eymen’e iltifat etmi tir.128
Rasûlullah Zeyd b. Hârise’nin ehadetinden sonra s k s k Ümmü Eymen’i ziyaret ederdi. Ve bu ziyaretlerinde etraf nda bulunanlara ‘Ehl-i beytimden geriye bu kald .’ buyururdu.129
Uhud harbinde mü riklerin Hibban b. Ar ka ve Ebû Üsâme el-Cü emî gibi keskin at c okçular , oklar yla müslümanlar n canlar n yakmakta yar yorlard .
Hz. Peygamber Sa’d b. Ebî Vakkas’a:
‘Babam, anam sana feda olsun! At’ buyuruyordu.
Hibban b. Ar ka’n n att : bir ok, yaral lara su veren Ümmü Eymen’in ete:ine de:di ve ete:ini kald rd . Kapal yeri aç ld . Mü riklerin gülü tükleri görüldü. Bu hal, Hz. Peygamber’in a:r na gitti. Sa’d b. Ebî Vakkas’a demirsiz bir ok uzat p: ‘At’ buyurdu.
Ok, Hibban b. Ar ka’n n bo:az çukuruna sapland . Arkas üzerine devrilince, edep yeri aç ld .
Hz. Peygamber güldü ve az di leri göründü.
Sa’d b. Ebî Vakkas’a; ‘Allah senin duan kabul etsin. At n okunu do:rultsun, rast getirsin’ diyerek dua etti.130
Ümmü Eymen hicretten sonra da Hz. Peygamber’in evinde onun hizmetinde bulunmu tur. Hicretin sekizinci y l n n ba lar nda Hz. Peygamber’in ailesinde meydana gelen ölümlerden k z Zeyneb’in ölümüydü. Hz. Peygamber, ölürken Zeyneb’in yan ndayd , damad na ve torununa teselli dolu sözler söyledi. Daha sonra Sevde ve Ümmü Seleme ile birlikte Ümmü Eymen’e cenazeyi gömülmeye haz r hale getirmelerini söyledi. Ölüye gusül abdesti ald rd ktan sonra Peygamber içine giydi:i bir elbiseyi ç kard ve 128 bn Adî, Abdullah, el-Kamil fî Zuafai’r-Ricâl, Beyrut, 1988/1409, VI/307; bn Asakîr, a.g.e.,
XXXXII/248
129 bn Sa’d, Tabakât, VIII/223; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, VIII/170; Kehhâle, a.g.e., I/127; Ak, a.g.e.,
III/2113; Ülkü, a.g.e., 795; Kutluay, a.g.e., IV/233
130 El-Vâk dî, Me:azî, I/241; bnü’l-Esîr, Kâmil, II/160; bn Hacer el-Askalanî, sâbe, III/76; Iennâvî, a.g.e.,