• Sonuç bulunamadı

Sevda Tepesine Arap mimarisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Sevda Tepesine Arap mimarisi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

9

-

8

-TT-

roí

3 5 a

KENTK4ŞAM

Prens A bdülaziz’in 5 yıldır dokunmadığı tepeye yen i bir saray projesi yaptırdığı öne sürülüyor

Sevda Tepesrne Arap mimarisi

Suudi Arabistan Prensi

Abdülaziz 1985 yılında

satın aldığı Sevda

Tepesi’ne yazlık bir saray

yapılması için 3 Türk

mimarı görevlendirmişti.

Bu üç görevlinin

hazırladığı 2 projeyi daha

sonra iptal ettiren prensin

Arap mimarlara ‘Arap

mimarisine’ uygun yeni bir

proje hazırlattığı öğrenildi.

REMZİ GÖKDAĞ

1985 yılında Sevda Tepesi’ni sa­ tın alan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Abdullah Bin Abdülaziz^ in 5 yıldır dokunmadığı tepeye ye­ ni bir saray projesi yaptırdığı ve projenin uygulamaya konmasının beklendiği öğrenildi.

Boğaz’ın en manzaralı tepele­ rinden biri olan Kandilli’deki Sev­ da Tepesi’ni Kıbrıslılar Yalısı’nın sahibi olan Dırvana ailesinden sa­ tın alan prens, burada kendisi ve yakınları için bir yazlık saray kompleksi yapımı için 3 Türk mi­ marım görevlendirmişti. Prof. Ke­

mal Ahmet Arfl, Yalçın Emiroğ- lu ve Altay Erol’dan oluşan ekip,

57 dönümlük tepede, prens için bir yazlık saray projesi hazırlamış­ tı. Ancak yapı yasağı olan öngö- rünüm bölgesinde böyle bir pro­ jenin hazırlanması kamuoyu ve basında geniş tepkilere yol açın­ ca prens, 5 yıl boyunca sarayın ya­ pımını ertelemişti. Ancak geçtiği­ miz günlerde Sevda Tepesi’ndeki kiracı olarak çalışan ö m ür Resto­ ran’! konsolosluk aracılığı ile bo­ şalttıran prensin, Türk mimarla­ rın projesini 1986 yılında rafa kal­ dırarak Arap mimarlara “Arap

Boğazın en manzaralı tepelerinden biri olan Sevda Tepesi’nin kaderi yeni projeye bağlı. (Fotoğraf: Remzi Gökdağ) mimarisine uygun” ve eskisinden

daha geniş bir alana yayılan yeni bir proje hazırlattığı öğrenildi.

1985 yılında Suudi Prens Ab­ dullah Bin Abdülaziz, sarayla il­ gili proje için Prof. Kemal Ahmet

Arû, yüksek mimarlar Yalçın Emiroğlu ve Altay Erol’dan olu­

şan ekibi görevlendirilmişti. Suu­ di Arabistan’da da önemli proje­

leri gerçekleştirmiş olan bu ekip, prense birbirinden ayrı iki proje hazırladı. Hazırlanan projeyi Prof. Kemal Ahmet Arû, 1985 yı­ lında iki kez Suudi Arabistan’a gi­ dip prense gösterdi. İki projeyi de beğenen Veliaht Prens Abdullah Bin Abdülaziz, iki projeyi de bir­ leştirip, ortak bir proje hazırlama­ larını istedi. Kendilerine 6 ay sü­

re tanınan mimarlar, ekiplerini birleştirerek yoğun bir çalışma içi­ ne girdiler. Ekip, 6 ay sonunda projeyi tamamlayıp prense sundu. Prensin İstanbul’daki işlerini Şa- bib adlı bir kişinin yönettiğini be­ lirten Prof. Kemal Ahmet Arû, projeyi prense sunduğunda pren­ sin projelerini beğendiğini söyle­ yerek, ufak tefek değişiklikler ya­

pıldıktan sonra projenin kabul edileceğinin prens tarafından ken­ disine söylendiğini belirtti.

Mimarlar proje ile ilgili çalış­ malarım tamamlayıp prense son haliyle sundular. 1986 yılında Prens Abdullah Bin Abdülaziz, hiçbir neden göstermeden, önce­ leri çok beğendiği projeyi iptal edip, Türk mimarlara bütün çalış­

maları ve proje masrafları olarak 5 bin dolar gönderip işi kapattı.

Prof. Kemal Ahmet Arû, yük­ sek mimarlar Yalçın Emiroğlu ve

Altay Erol’un hazırladıkları pro­

jeye göre prense yaptırılacak yaz­ lık saray, ağaçlar arasında gizlen­ miş tek katlı bir yapıdan oluşuyor. Dış döşemeleri camla kaplanmış saray, tepe üzerinde birbirinden ayrı binalardan oluşuyor. Bu bi­ naların içinde prensin yakın çev­ resi ve koruma polisleri için de bi­ rer bina bulunuyor. Saray içinde yaptırılacak caminin projeye da­ hil olmadığını belirten Prof. Ke­

mal Ahmet Arû, bu caminin ya­

pımı için Suudi ArabistanlI mi­ marların görevlendirileceğini be­ lirtti. Arû projenin Boğaz’ın bu­ günkü yapılarına göre çok güzel bir özellik taşıdığını, sarayın ko­ rular arasında, ağaçlar içine yer­ leştirildiğini söyledi. Toplam 57 dönümlük Sevda Tepesi’ne yazlık saray için Türk mimarların hazır­ ladığı projede binaların tepe için­ deki toplam alanı 2 bin 500 met­ rekare.

Projenin iptal nedeninin kendi­ lerine açıklanmadığını belirten Yüksek Mimar Altay Erol ise “Bu

koruyu zedelemeyen, Boğaz’ı ra­ hatsız etmeyecek bir proje hazır­ ladık. Proje gerçekleşsin istedik. Boğaz’ın değerini birer mimar olarak herkesten daha iyi biliyo­ ruz. Projemizi bütün bunlan göz önünde tutarak, Boğaz silüetine zarar vermeyecek bir şekilde hazırladık” dedi. Prensin, daha

sonra projeyi iptal nedenini anla­ yamadıklarını, ancak prensin Arap mimarisine uygun gösteriş­ li bir saray istemesi nedeniyle pro­ jeden vazgeçilmiş olabileceğini söyledi.

r

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

In order to develop Taiwanese abundant species and match up the research of biological diversity, the aim of this project was to develop the products of Taiwanese medical plants on

Ege bölgesinden bir başka sanayi ili olan Denizli ili, genel endeks bakımından 4,81 puanla kendisine onuncu sıradan yer bulmuştur. Denizli ili özellikle İzmir iline yakın

Ayrıca PYD/YPG, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin resmi dilinin Arapça olmasına rağmen, başta Haseke olmak üzere Suriye’nin kuzeyinde kontrolü altındaki bölgelerde eğitim

Farklı akarsuların ötrofikasyona karşı hassasiyet düzeylerinin aynı olup olmadığını anlamak için bir akarsu ekosisteminde ötrofikasyon oluşumunun nelere

Araştırmada gerekli bilgileri toplamak amacı ile kullanılmış olan “Öğrenci Kişisel Bilgi Formu”nda, cinsiyet, akademik başarı düzeyi, okul psikolojik

Bunlardan birincisi, söz konusu Kanun’un 10’uncu maddesi uyarınca Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB)

Mimarlar Odas ı hakkında eleştirilerini daha da ileri götüren Ağaoğlu, “Hayatında bir tane kibrit kutusu çizemeyecek mimarlar gidiyor orada bir şekilde yönetici

Bu siyasi coğrafyada ortaya çı- kan yeni jeopolitik, devlet, devlet dışı aktörlerin esnek ittifakları ve dış aktörlerinin müdahaleleri ile şekilleniyor.. Geleneksel devlet