Mümin ve müsrif bir padişah kızının hazin hayat hikâyesi
Hani çiğnene çiğnene sakız
olmuş bir laf vardır: “Para
saadet getirmez.” Tarih Vakfı
Yurt Yayınları’ndan yeni çıkan
R efia Sultan
hani neredeyse bu
lafı doğrulayan bir hayat
hikâyesi. Parayı har vurup
harman savurduğu için babası
Sultan Abdülmecid’tn
öfkeden küplere binmesine
sebep olan, arabasını Paris’ten
getirten, Beyoğlu
mağazalarından yaptığı
alışverişin haddi hesabı
olmayan bu padişah kızı hiç
de mutlu değil. Çünkü hem
evliliği bir hayal kırıklığı, hem
de duçar olduğu hastalıktan
kurtulma gayretleri bir netice
vermiyor. Refia Sultan’ın hayat
hikâyesinin çoğunu da kendi
ağzından, yani
mektuplarından öğreniyoruz.
R efia Sultan,
Marmara
Üniversitesi Tarih
Bölümü’nden Doç. Dr. Ali
Akyıldız’ın Osmanlı
arşivlerindeki belgelere
dayanarak yazdığı değerli bir
monografi. Sayın Akyıldız ile
bu hüzünlü padişah kızı ve
araştırma yapmanın zorlukları
üzerine konuştuk:
FATOŞ YILMAZ
eden Refia Sultan?
- Doğru. Öncelikle cevaplanma
sı gereken bir soru. Refia Sul tan’in hayatı, kitap okunduğun da da görüleceği gibi, alelade bir sultanın hayatından bazı noktalarda önemli fark lılıklar göstermektedir. Birincisi sultan hastadır, bu yüzden de problemli hayatı na dair daha fazla ve ilginç vesikalar bı rakmıştır. Malum, belgeler çıkan prob lemler üzerine teşekkül ederler. Yani, ha yat sorunsuz ve olağan devam ettikçe bel - genin türeyeceği ortam oluşmaz. Sulta nın bı rakmış olduğu belgeler arasında bil hassa yazmış olduğu mektuplar çok dik katimi çekti. Zira bunlar arasında ruha- niyetlerinden yardım dilemek üzere Hz. Muhammed’e, Hz. Ali’ye, Sünbül Efen- di’ye yazılmış manzum ve mensur yazılar vardı. Refia Sultan en küçük bir belgeyi bile imha etmemiş ve saklamıştır. Sultana ait belgeleri incelediğimde, sultan tarihçi lere heR e bırakabilm ek için bilinçli bir ter cihle k.iiçiieiik bir belge parçasını bile mu hafaza etm iş olm alı diye düşünmekten kendimi alamadım. Bu birinci nedendir.
İkinci ve en önemlisi ise, yaklaşık on üç ameliyat olmasına ve hayatının son beş yı lını hastalıktan kurtulmak için büyük bir mücadele ile geçirmesine rağmen, Allah’a ve O ’ndan gelene karşı büyük bir sabır ve tevekkül göstermesidir. Sultana ait belge lerde bu konuda en küçük bir serzenişe dahi tesadüf edilmez. Sultan bu hususta çok sabırlıdır, ancak, hastalığı yenmek için de büyük ve inanılmaz bir savaş ve rir, kolay teslim olmaz. Nitekim, bir yan dan Avrupa’dan hekimler getirtilirken, diğer yandan da halk arasında kocakarı ilaçları diye meşhur olan çeşitli ilaç terkip lerini de kullanmaktan çekinmez.
Bu mücadele azmi ve tevekkülü beni çok etkiledi. Bu yüzden bir padişah kızı nın yaşamış olduğu bu hüzünlü hikâyevi daha fazla tarihin derinliklerinde bırak madan okuyucuyla paylaşmak istedim.
- R efia Sultan’m evrakıyla nasıl
karşılaş-Refia
Sultan
tınız?
- Ben aslında Osmanlı padişah kızları üzerine geniş bir monografi hazırlamak la meşgulken ve bu konuda araştırmala rımı sürdürürken, topladığım belgelerde Refia Sultan’ın diğerlerinden hayli deği şik ve üzücü olan hayat hikâyesiyle karşı laştım. Hikâyenin farklı ve belgelerin öz gün olduğunu anlayınca ilgim daha da arttı. Sultanla ilgili belgeler daha ziyade Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde bulun maktadır. îlk bakışta bu belgelerin ait ol duğu şahsın tespiti son derece güçtür. Ni tekim, Refia Sultan’ı ayrı bir monografi olarak ele almadan evvel belgeleri bir ye re oturtmak ve kimden kime gittiğini tes pit etmek hayli zor olmuştu. Konu ilerle dikçe ve başka belgelerin sunmuş olduğu ipuçlarını birbirine ekledikçe, belgeler de daha bir anlam ve açıklık kazanmaya baş ladı.. Bir belgenin hangi sultana yazıldığı nı, içinde geçen bir hizmetçi veya cariye ismi gibi ipuçlarından tespit edebiliyo ruz. Bu yüzden, sultanın sarayında görev li cariye, hademe ve harem ağaları benim tanıdıklarım, saraydan birisiyim artık.
- Ba malzeme üzerinde çalışırken kullan dığınız yön tem i kısaca anlatabilir misiniz?
Belirttiğim gibi başlangıçta böyle bir kitap yazmak gibi bir fikrim ve amacım yoktu. İpuçlarını birleştirdikçe daha da anlam kazanmaya başladıklarını gördüm. Konu yavaş yavaş kafamda şekillenmeye başladı. Esasen başta konuyu bir makale yapmak istemiştim. Ancak, düşünmeye devam ettikçe ve belgeleri bir de böyle bir monografi gözüyle değerlendirmeye baş layınca proje büyüdü ve bir kitap halini aldı. Y ani başladığımda böyle bir sonuca ulaşmayı hiç düşünmemiştim, bir yerde belgelerin bizi götürdüğü vere gittik. Okunduğunda çok açık görüleceği üzere kitap döneminin İstanbul’unun çok zen gin bir panoramasını da ihtiva etmekte dir.
Çalışma esnasında, bizi sıkıntıya sokan en önemli sorun, Osmanlı tarihi hakkın da bu gibi monografilerin yetersizliğiydi. Tarih çalışmalarının siyasi tarih ağırlıklı olması ve sosyal alanla ilgili verilerin ye terince değerlendirmeye tabi tutulmuş ol maması dolayısıyla önümüzde bize fikir verebilecek bir örnek çalışma yoktu. Li teratürümüzdeki bu eksikliğine rağmen, arşivlerimizde sosyal konulara ait son de rece doyurucu bilgiler ve belgelerin ol
duğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu söz-' lerimizden varmak is tediğimiz nokta, ko nu hakkında birinci elden kaynaklara da valı öncü ve örnek ça lışmaların yetersizliği çalışmanın çerçevesi nin ve yönteminin tespitinde zorluklarla karşılaşmamıza ne den olmuştur. Dolavısıyla metodu ve çer çeveyi kendimiz oluşturmak ve çizmek zorunda kaldık. Literatürün yok denecek kadar az olması, sadece çalışmanın belge lere dayandırılmasını değil, çerçevenin hemen hemen tamamının belgelerle tes pitini gerektirdi. Belgelerle yazı yazma nın zorluğu ise, erbabınca malumdur.
- R efia Sultan o dönem için tipik bir sa raylı mıdır ve R efia Sultan dan yola çıka rak A bdülm ecid dönem inin saray yaşamı hakkında bir şeyler söyleyebilir miyiz?
- Evet. Refia Sultan, Sultan Abdülme
cid dönemi sultanlarının ve saray kadın larının tipik özelliklerini taşımaktadır. Dönemin ayırdedici özellikleri, saray ka dınlarının mesire yerlerinde sıkça gözük meleri, Beyoğlu’nun Avrupa modasını su nan mağazalarından lüks alışverişler yap maları, kısaca saray ve havas hayatında dışa dönük yaşamın ön plana çıkmasıdır. Abdülmecid döneminde saray kadınları büyük bir lüks ve tüketim varışı içinde hazine-i hassa denilen saray hâzinesini if lasa çıkarmışlardır. Ö te yandan günü müzde İstanbul’u süsleyen köşk ve saray ların önemli bir bölümü de bu dönemde ki israfın bir ürünüdür.
Refia Sultan böyle bir ortamda doğ muş, yetişmiş ve yaşamıştır. Sultan Ab- dülmecid’in saray kadınları ve sultanlar üzerinde kurmuş olduğu kısa süreli bas kı kararının Refia Sultan’ın borçları üze rine alınmış olduğunu ifade etmek, sulta nın, dönemin tipik saraylılığını daha iyi açıklar zannediyorum.
- M onografi çalışmalarının tarih bilim i için d eki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Çok önemli bir soru, geniş olarak ce
vaplandırılması gerekmektedir. Ancak herhalde böyle bir vesileyle yapılan bir röportaj için fazla ayrıntı olur. Bu yüzden konu hakkındaki görüşlerimi kısaca be lirtmeye çalışacağım. Evet, monografi ça lışmaları tarih bilimi için vazgeçilmezdir. Bunun nedeni bize ayrıntıda çok önemli bilgiler sunmalarıdır. Ancak, bu önemini belirtirken bu monografi çalışmalarını bekleyen bir tehlikeye de dikkat çekme miz gerekir ki, o da, ayrıntıda boğulmak ve alınan konuyu genelin içerisinde bir yere oturtamamaktır. Bu ciddi bir tehli kedir. Bunun için ele alınan konunun mutlaka genel içerisindeki yerinin iyi tes pit edilmesi ve genel içerisinde ifade etti ği anlamın iyi vurgulanması gerekir. Bu yapılabildiği takdirde monografiler tarih çalışmalarının temelini oluştururlar.
- Bu konuda çalışmalara devam edecek misiniz?
- Yukarıda da belirttiğim gibi zaten ( )s-
manlı padişah kızları ve ( fsmanlı modern leşmesinin bu zümre üzerindeki etkileri konusundaki çalışmalarım devam etmek tedir. Refia Sultan bu büyük çalışmanın bir ürünü olarak ortaya çıktı. Bu konuda literatür ve arşiv çalışmaları büyük ölçü de tamamlanmıştır. Mezar taşları ve Os- manlı basım kısmı eksiktir. Bir yandan konuyu kafamda şekillendirirken, diğer yandan da söz konusu eksikleri tamamla maya çalışıyorum. Yani, konu hakkında- ki çalışmalarım büyük bir gav retle devam etmektedir. ■
Mümin ve Müsrif Bir Padişah Kızı: Refia Sultan/ A li A kyıldız/ Tarih Vakfı Yurt Yayınları/ Mayıs 1998/ x ii+ 2 15 s. Fotoğraflar
C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 4 4 1
U * * * '* '* A ’* ' * A A * * * 4 i A A * t1 4 i 4 İ 1 4 İ İ A Al i l * & 4 4 4 * A * * * * * * * * * fe * : • * . » : # «e ». M
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi