% ttuıuu m iH uıııım ıııiM iıA tm ıtıfıım ifiıııım M U H iH iiiıııuıııııım :
TAKVİMDEN
BİR YAPRAK
D r . B a l
Beşaıl
Belger
M
EMLEKET, tababet Te siyaset âleminde tanınmış ve se- |vilmiş büyük bir simasını kaybetti. Doktor Nihad Re şad s
Belger Hakkın rahmetine kavuştu. Bembeyaz saçlarına j
rağmen bu daima zinde, daima genç arkadaşımın böyle birden, j bire ufûlüne bir türlü inanamıyorum, ben de Şeyh Galib’in ba- i basının:
— Galip! Bu yaş, teneşire yakışmıyor. Feryadını tekrar ediyorum:
— Senelere tahakküm eden bu varlık ölüme nasıl mağlûp |
oldu?
Fakat vakit saat gelip de eeel bir fâninin üzerine kanat g e- | rerse zindeye, marize, gence, ihtiyara bakmıyor ve alıp götürüyor. | Nihad Reşad’ın ölümü büyük bir ziya’dır. Bu değerli adam » hem hazakatine dehalet eden insanların, hem de bir türlü sıh- | hati düzelemeyen mmeleketin nabzını bir an elinden bırakmamıştır. 1 Hastalarını tedavi ederek kurtarmağa ekseriya muvaffak o l. 3
muş, fakat asıl' büyük hastayı şifalandıramamış ve bu uğurda 3
bir kaç defa hayatını bile tehlikeye koymuştur.
Doktor, çocuk denüecek bir yaşta siyasete atıldı. Mektepten I çıkar çıkmaz mutlakıyet idaresine karşı mücadele için Fransa’ya f kaçtı. O zaman Fransa’da iki teşekkül vardı. Ahmet Rıza Beyin 3 riyaseti altındaki İttilıad ve Terakki ile Prens Sabahaddiu’İn ba - ,
şında bulunduğu topluluk... Bir gün bana bundan bahsederken: i
— Ahmet Rıza Beyle görüştüm. Hangi sahalarda hangi mal zeme ile çalışıyorlarsa benim de bu mücadeleye iltihak edeceği mi söyledim. Ahmet Rıza Bey beni tatmin edecek bir cevap v e. remedi: «Biz, dedi, burada «Meşveret» i çıkarıyoruz. Siz de gön.
derilen gazetelerin kuşaklarını yazarsınız.» Cevap vermedim,
bir de Prens Sabalıaddüı’le görüştüm, baktım, burada gazete ku şağı yok, ilim var.
Doktor Nihad Reşad, o andan itibaren ölünceye kadar Prens Sabahaddin’le birlikte çalıştı, mücadele ettikleri kuvvet mutla
kıyet değildi, muarızlarını en kestirme yoldan idam sehpasına
gönderen İttihad ve Terakki idi. Doktor, bir kaç defa idama
mahkûm edilmiştir. Prens Sabahaddin ve yanındakiler memle keti kurtarmak için tatbiki gereken idare tarzını İttihad Terak.
k i’ye anlatamıyorlar veyahut muânzlarının kafası bunu anla
mak istemiyordu.
Eğer anlamış olsalardı Arnavutluk, Arabistan, Adalar, İmpa ratorluk camiasından ayrılmayacak, memleket Hindistan, Birle, şik Amerika, İsviçre gibi federatif bir devlet hâlinde bütünlüğü, nü muhafaza edecekti. İlimle kurtulacak olan İmparatorluğu İt.
tihad ve Terakki kuvvetle tutacağını zannediyordu. Boşu bo
şuna bu kadar kan döküldü ve nihayet kuvvet, daha üstün bir kuvvetin karşısında tuz gibi dağıldı, mahvoldu.
Doktor Nihad Reşad’ın Atatürk’e olan büyük aşkı buradan gelir. Bana:
— Ümitsizlikler içinde idim, her şeyin bittiğine hükmet
miştim, bu adam enkaz ile şanlı şerefli bir devlet kurdu. O, bir kurtarıcıdan çok daha fazladır, ölüyü dirilten tabiat fevkinde bir kudrettir.
Demişti.
Doktor Nihad Reşad, tam m ân asiyle candan bir adamdı. O - nun için para hiçbir zaman bir gaye olmamış, daima bir vasıta olmakla kalmıştır.
Nihad Reşad’m en kuvvetli tarafı teşhisidir. Bu yalnız has talıklarda değil, siyasette de böyle olmuştur. 1950 de teşekkül eden kabinede Sağlık Vekâletinde iken yine o teşhis kudreti ile ma razı görmüş ve çekilerek kendisini tamamen mesleğine vermişti.
Doktor Nihad Reşad’m vefatı telâfi edilemeyen bir kayıptır. Onun ziyama ne kadar yansak azdır. Bu ölümle bir fazilet timsali göçmüş oluyor.
Allah ona gani gani rahmet etsin. *
ıın*itınıııııınımıııiiiııiMiııınıııı»ıııııınmıııııııı*ıııııııınnınıını,mııım*«mwmı—nııı»Miııw m w m m w * :
" S
Taha Toros Arşivi