• Sonuç bulunamadı

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 80-82 Pediatri Tarihi

Muzafferüddin Kökbörü (1156-1232):

Yetimlere sütanneler tayin eden devlet adamý

Haldun Eroðlu

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coðrafya Fakültesi Genel Türk Tarihi Araþtýrma Görevlisi

Erbil Atabeyliði (1146-1232) bugünkü Irak’ýn kuzeyinde yer alan ve yüzyýllardýr Türk nüfusunun yaþadýðý Erbil’de XII. yüzyýlda kurulan bir Türk Atabeyliðidir. Atabeyliðin kurucusu Muzafferüddin Kökbörü’nün babasý Zeynüddin Ali Küçük, Musul Atabeyi Nureddin Zengi tarafýndan Musul valisi olarak görevlen-dirilmiþti. Zeynüddin Ali Küçük, 1167 yýlýnda hayatýnýn son yýllarýna doðru saðýrlýðý ve körlüðünden dolayý Atabeyliðini Musul valisi olan Mevdud’a býrakarak Erbil bölgesine çekildi. Kendisi Musul’da iken ailesi Erbil’de bulunan Zeynüddin Küçük Ali, Erbil merkez olmak üzere Þehrizor, Hakkari, Sincar, El-Hamidiye, Tekrit ve Harran merkezli atabeyliðini yönetmeye baþladý. Zeynüddin Küçük Ali Musul’u, Mevdud’a býra-kýrken bunun karþýlýðýnda oðlu Muzafferüddin Kökbörü’nün Erbil’de kendinden sonra yerine geçmesi garantisini aldý. Zeynüddin Ali öldüðünde 14 yaþýnda olan Muzafferüddin Kökbörü’nün, Erbil valisi Mücahidüddin Kaymaz ile arasý açýlýnca yerine kardeþi Yusuf bin Ali Küçük getirildi. Daha sonra Kaymaz’ýn Erbil’den çýkarýlmasý üzerine Muzafferüddin Kökbörü tekrar baþa geçti.

Beg-Teginliler de denilen Erbil Atabeyliðinin baþýna geçen Muzafferüddin Kökbörü önce Seyfüddin Gazi’nin hizmetinde bulundu. Daha sonra 1187 yýlýnda Selahaddin Eyyübî’nin hizmetine girerek karþýlýðýnda Urfa’yý aldý. 1185 yýlýnda da Selahaddin Eyyübî’nin kardeþi ile

evlendi. 1193 yýlýnda Selahaddin Eyyübî’nin ölümünden sonra baðýmsýz bir Atabey oldu. Harizmþah hükümdarý Celalüddin Harizmþah’ýn saldýrýsýna da uðrayan Kökbörü önce onun himayesine girdi. Daha sonra Moðollar’ýn Erbil bölgesine girmesi ile Kökbörü büyük bir sýkýntý yaþadý. Musul askerini de yanýna alan Kökbörü gelen Moðol ordusuna karþý savaþ hazýrlýklarýna baþladý. Ancak Moðollarýn Azerbaycan’a doðru yönelmeleri sonucunda hiçbir savaþ yapýlmadý. Atabey Kökbörü bu tehlikeli durumu zararsýz atlatmýþ oldu. Daha sonraki dönem bir süre de Anadolu Selçuklularý’nýn egemenliðine giren Erbil Atabeyliði, Muzafferüddin Kökbörü’nün 1232 yýlýnda ölümü ile kendisinden sonra evlâdýnýn (vârisi) olmamasý üzerine vasiyeti gereðince topraklarý Abbasi Halifeliðine intikal etti1-6. Ancak Muzafferüddin Kökbörü’nün ölümünden sonra Halife El-Muntasýr’ýn adam-larý þehri almak isteyince Erbil, hemen teslim olmayý reddedi. Bunun üzerine Halife Þerafeddin Ýkbal komutasýndaki askerî kuvvetle Erbil þehrini zorla ele geçirdi7.

Erbil Atabeyi Muzafferüddin Kökbörü’nün, siyasi kimliðinin yanýsýra en önemli özelliði sosyal iþlere verdiði önemdi. O’nun için hayatta en önemli iþ sadaka verip muhtaç olanlara yardým etmek ve hayýr iþleri ile uðraþmaktý. Erbil þehrine onun zamanýnda hastaneler, camiler, medreslere, çarþýlar yapýldý. Yaptýrdýðý bu hayýr kurumlarýnýn masraflarýný karþýlamak üzere vakýflar kurarak

SUMMARY: Eroðlu H. (Department of General Turkish History, Ankara University Faculty of Language, History and Geography, Ankara, Turkey). Kökböri, a XIIth century statesman who provided wet-nurses for orphan babies. Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 80-82.

Muzafferüddin Kökböri, the head of Erbil Principality (Atabeylik), was a famous Turkish statesman in the XIIth century. He was reknown world-wide for his important social achievements, a great part of which involved his special activities in opening the child care center and a variety of reformatories for abandoned children as well as other social institutions such as mosque, guesthouse and hospital in the Erbil Principality. He also provided wet-nurses for orphan babies.

(2)

gelirlerini yaptýrdýðý bu hayýr kuruluþlarýna tahsis ettirdi4. Muzafferüddin Kökbörü’nün hemþehrisi Ýbn Halikan’ýn verdiði bilgiye göre Erbil’de Þafiler ve Hanefiler için bir Medrese yaptýrdý8.

Musul’un her tarafýnda her gün ekmek daðýt-týran Kökbörü, hasta ve körler için de dört adet

Hankâh (Darülaceze) yaptýrdý. Bu hankâhlarýn her

birine ziyaretlerde bulunuyor oradakilerle sohbet ediyor ve þakalaþýyordu. Erbil’de bir de hastahane yaptýran Kökbörü ayný zamanda haftanýn iki günü, Pazartesi ve Perþembe günleri, yaptýrdýðý bu hastaneyi ziyaret eder, hastalarýn herbirini tek tek dolaþýr, ihtiyaçlarýný sorar, þikayetlerini dinler ve eksikliklerin giderilmesi için talimatlar verirdi. Hatta Ýbn Hallikan’a göre, burada kalanlar için ayrýlan paralardan daha fazlasýnýn verilmesi içinde talimatlar verirdi9. Muzafferüddin Kökbörü’nün yaptýrdýðý hastanede 1225 yýlýnda ölen Ýbrahim bin Ýsmail bin Mehmet adlý tabip göz hastalýklarý tedavilerini yapýyordu. Ayrýca bu hastanede tedavi görenlerin muhtaç durumda olan yakýnlarýna da nafakalar gönderilirdi. Muzafferüddin Kökbörü, senede iki kere Suriye sahillerine gönderdiði adamlarý vasýtasýyla Haçlý mücadelesinde esir düþen müslümanlarýn olduðu gibi kendi topraklarýndan oralara gitmiþ olan gayrimüslimlerin de fidye karþýlýðý serbest kalmasýný saðlardý. Bunun dýþýnda her sene kendi bölgesinden hacca gidecekler için seferler düzenler ve bu yolculuk sýrasýnda güvenlik saðlamak amacýyla muhafýzlar görevlendirir, hac sýrasýnda hastalananlar ve muhtaçlar için para gönderirdi. Ayrýca hac bölgesindeki su ihtiyacýný gidermek için ilk kez sarnýçlar yaptýrarak hacýlara su daðýttýran yine odur10.

Kökbörü tarafýndan Erbil’de yaptýrýlan Misafirhâne de önemli hayýr kuruluþlarýndandýr. Bu misafirhanede herkese kalma imkaný verilirdi. Erbil’e gelen herkes orada yer içer ve günlerce kalýrdý. Gelenlerin zengin, fakir, yoksul olmasýna bakýlmaksýzýn her türlü ihtiyaçlarý karþýlanýrdý. Hatta ziyaretçiler, bu misafirhaneden ayrýlacak-larý zaman yol ihtiyaçayrýlacak-larý için kendilerine yol paralarý dahi verilirdi. Ýbn Halikan, Muzafferüddin Kökbörü’nün bu misafirhaneye de uðrayarak ziyarette bulunduðunu kaydeder9.

Muzafferüddin Kökbörü ayrýca dul kadýnlar için bir sýðýnma evi de denilebilecek bina inþa ettirmiþti. Bununla birlikte belki de en önemli özellik olarak ortaya çýkan ve örnek teþkil eden hayýr iþlerinden birisi kimsesiz ve bakýma muhtaç çocuklar için Çocuk Yetimhanesi ile sokak

çocuklarýnýn kalabileceði Bakýmevi yaptýrmýþ olmasýdýr. Daha da önemlisi yaptýrdýðý bu Yetimhane de kalan kimsesiz çocuklarýn her türlü ihtiyaçlarýnýn giderilmesi için onlara

Sütanneler tayin etmesidir3,6,9,10.

Muzafferüddin Kökböri’nin yaptýrdýðý bu hayýr kurumlarýnda harcanmak üzere ayýrdýðý paralarýn miktarlarý kaynaklarda yer almaktadýr ki, bu bilgilere göre ayrýlan paralarýn miktarlarý; mevlid için 300.000, esirlerin kurtarýlmasý için 200.000, darüacezeler için 100.000, misafir-haneler için 100.000, Mekke’ye su getirmek için ise 30.000 dinardýr9,10.

Þair ve faziletli kiþilere ve onlarýn sohbetlerine büyük önem veren Muzafferüddin Kökbörü, belirli aralýklarla bu kiþilerle toplanýr, sohbet-lerde de bulunurdu. Bunun yanýsýra Ýslam dünyasýnda bir gelenek haline gelen ve Mevlid-i

Nebevi adý ile anýlan Peygamberin doðum

gününün büyük þenliklerle kutlanmasýný gerçek-leþtiren ilk kiþidir4,6,11-13.

Genelde Türk devlet adamlarýnýn özelde ise Erbil Atabeyi Muzafferüddin Kökbörü’nün uygulama sahasýna koyduklarý en önemli özelliklerden birisi de hayýr iþlerinde bulun-maktý. Bu uygulama bugünün terminolojisiyle, sosyal devlet anlayýþýnýn en güzel örneðidir. Türk Devlet adamlarýnýn her þeyden önce tebasýnýn koruyucusu olarak kendilerini gördükleri, bu anlayýþýn tezahürü olarak ihtiyaç sahibi olanlarýn her türlü gereksinimlerini yerine getirmeyi görev kabul ettikleri görül-mektedir.

Teþekkür

Ýbn Halikan’ýn Vefâyâtü’l-Âyân adlý Arapça kaynaktan tercümelerde yardýmcý olan Prof. Dr. Eþref Buharalý’ya teþekkür ederim.

KAYNAKLAR

1. Ýbn Halikan. Vefâyâtü’l-Âyân (Yayýnlayan: Ý. Abbas), Beyrut, 1968; IV: 113.

2. Ýbnü’l-Esir. El-Kamil Fi’t-Târih (Çeviren: A. Aðýraçýk, A. Özaydýn; Redaktör; M. Tulum), Ýstanbul, 1987; XI: 268, XII: 58, 465.

3. Kafesoðlu Ý. Erbil Atabeyliði: Beg-Teginliler (1146-1232). Türk Dünyasý El Kitabý Cilt I, Ankara, 1992: 295. 4. Merçil E. Müslüman Türk Devletleri Tarihi. Ankara: Türk

Tarih Kurumu Yayýnlarý, 1991: 233-235.

5. “Begtiginliler” maddesi. MEB Yayýnlarý Ýslam Ansiklopedisi II: 449-450.

6. Alptekin C. Erbil’de Türk Atabeyliði – Begteginliler. Türklük Araþtýrmalarý Dergisi, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dergisi 1987; 3: 1-10.

(3)

7. Kafesoðlu Ý. “Kök-Böri” maddesi. MEB Yayýnlarý Ýslam Ansiklopedisi VI: 890.

8. Ýbn Halikan, a.g.e., IV: 116.

9. Turan O. Selçuklular Tarihi ve Türk Ýslam medeniyeti. Ýstanbul: Boðaziçi Yayýnlarý, 1993: 349.

10. Ünver S. Selçuk Tababeti XI-XIV. Asýrlar. Ankara, 1940: 23-24.

11. Ünver S. Musul Erbil’de Gökbörü Kuruluþlarý. Dirim

1975; 5: 242-243.

12. Kafesoðlu Ý. Türk Milli Kültürü. Ýstanbul: Boðaziçi Yayýnlarý, 1993: 364.

Referanslar

Benzer Belgeler

translocate to the perinuclear membrane and the nucleus or can cross from the cytoplasm, and, binding to the residue of N-lactosamine found on the

Freeman (1992) ve Nelson’a (1993) göre ulusal inovasyon sistemi dar bir tan mlamayla yeni › teknolojilerin üretim, yay n m nda aktif olarak bulunan özel ve kamu AR › › ›

Sığınmacıların kendilerini bağlı hissettikleri etnik ve milliyet grubuna göre iltica etmene denlerinin en yüksek yüzdeleri şu şekildedir: Kendisini ‘Türk’

In the pre-treatment clinical management of patients diagnosed with TOA, we believe NLR and PLR may be inexpensive complementary laboratory parameters that can guide

Genel olarak çatışmalar, çocuklar farklı gelişim süreçlerinden geçerken ortaya çıkar ve kardeşlerde zaman ve ilgi paylaşımıyla mücadele eder ve bireysel

Bu çalışmada amaç; insülin direnci açısından yüksek riskli olan MetS’lu popülasyonda, irisin düzeyleri ve MetS bileşenleri arasındaki ilişkiyi saptayarak,

Bu araştırma bireylerin finansal inançları, finansal kaygıları, satın alma davranışları, ekonomik durumlarına ilişkin algılarını ortaya koyabilmek, finansal

Ayrıca erkek, ebeveyn eğitim düzeyi düşük, ebeveyn tutumu baskıcı olan, babası çalışmayan, parçalanmış aile yapısına sahip çocukların akran şiddetine maruz kalma