• Sonuç bulunamadı

İstiklal Marşı neden değişiyor?

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İstiklal Marşı neden değişiyor?"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

İstiklal M arşı Neden »egişıyor?

Ülkemizde kültür düzeyinin giderek düştüğü, daha doğrusu bir

kültür çöküntüsü yaşandığı günümüzde, kültür adına yapılacak

hiçbir şey kalmamış gibi, bu işe milyonlar dökülmesi yeterince

düşündürücü değil mi?____________________________________

Cumhuriyet gazetesinin, ‘Tartışm a” köşesi her zam an ilgimi çeker. Konu ne olursa olsun orada çıkan yazılara bir göz atm adan gazeteyi elimden bırakm am . Burada beni ilgilendiren, konudan çok yazıyı yazanın yaklaşımı oluyor. Çoğu kez tartışm a öznel bir düzleme kaydırılıyor, kişisel­ liğe dökülüyor, dahası saldırganlığa bile varıyor. Bu açıdan bakınca bir konuya eleştirel yaklaşma­ da, her yanından bakarak konuyu irdelemede, görünenle yetinmeyip onun ardındaki gerçeği or­ taya çıkarm ada aydınlarımızın bile güçlük çek­ tikleri söylenebilir.

Son günlerin tartışm a konularından biri, Kül­ tür Bakanhğı’nın İstiklâl Marşı’nın bestesini de­ ğiştirme girişimi. Gerekçe, geniş ses aralıkları ve prozodi bozuklukları nedeniyleiyi söylenememe- si. D oğru, am a milletçe içimize sindirmiş oldu­ ğumuz ve bütün dünyada da Türk milli marşı ola­ rak t a n ı r ı m ı ; olan bu marşı değiştirmek için ye­ terli bir gerekçe mi? Buna gelen tepkiler de de ge­ nellikle iki uç yaklaşım göze çarpıyor: Ya aşırı duygusal ya da eleştirel olm a çabasıyla olayın ar­ dındaki gerçeği görmeme (belki de görmezlikten gelme).

Ülkemizde kültür düzeyinin giderek düştüğü, daha doğrusu bir kültür çöküntüsü yaşandığı gü­ nümüzde, kültür adına yapılacak hiçbir şey kal­ mamış gibi bu işe milyonlar dökülmesi yeterin­ ce düşündürücü değil mi? Salgın hastalık gibi ül­ kenin her yerini saran, devlet kuram larınca des­ teklenen yoz müzik; hoparlörlerle bas bas bağır­ tılan —üstelik de kötü okunan— ezan kimsenin kulağını tırmalamıyor da İstiklâl Marşı’na gelin­ ce fhi birdenbire duyarlılık uyanıyor ve değiştiril­

meye kalkışılıyor? Altmış yıldır doğru söylüyor­ duk d a şimdi mi söyleyemez olduk? Sözü uzat­ maya gerek yok, bu kadarı bile işin politik yanı­ na yeterince ışık tutuyor. Olay herhangi bir m ü­ zik tartışm ası sınırım aşıyor. Cumhuriyetimizin simgesi haline gelmiş olan milli marşımız üzerin­

de açılan bu tartışm a ve özellikle bunun bir ka­ muoyu araştırm a konusu yapılması, açıkça Ata­ türk devrimlcrinin temel ilkelerine yönelen politik bir boyut taşıyor. Tarih sayfalarında çok rastla­ dığımız bir olaydır, bir toplum a geçmişi u n u ttu ­ rulm ak istenirse o dönem e ilişkin her şey bir bir

yok edilir, en önemli belgeler bile.

Savan Saim Akçıl bu sütunlarda çıkan yazısın­ da; “İstiklâl Maışı’mızı eğer doğru söyleyemiyor- sak bunun nedeni sadece marşın zor oluşu değil­ dir. Esas sorun, küçük yaşlardan itibaren çağdaş müzik eğitimine gerekli önemin verilmemesidir” diyor. Buna katılm am ak m üm kün mü?

Bu güçlükler, üstesinden gelinemeyecek şeyler değil. Yeter ki iyi niyetle müzik eğitimcilerimizin sözlerine kulak verilsin. D aha kaç yıl önce A ta­ türk’ün 100. Doğum Yılı dolayısıyla P rof. Fethi Kopuz, İstika! Marşı’nm doğru söylenebilmesi için yol gösterici bir broşür yayımlamış. Geçen­ lerde Cumhuriyet’te çıkan bir yazısında da (16.8.1990) bu konudaki kaygılannı dile getiriyor ve marşı doğru söyleme yöntemlerini TRT’de açıklamaya hazır olduğunu bildiriyor. Bir süre önce yine Cum huriyet’te müzik eğitimcisi H ik­ met Günsel’le bir söyleşi yayımlandı. H er iki eği­ timci de özellikle tonalitenin değiştirilmesine ve tempoya dikkati çekiyorlar. H .Güngör’ün tem­ poya ilişkin sözleri çdk ilginç. 1930’da marş pla­ ğa alınırken plağın dolması için düşük devirde ka­ yıt yapıldığını söylüyor. Demek ki o zam andan beri tempoyu şaşırmış ve doğru tempoyu bir türlü bulamamışız. Ben öğrenciliğimde ilk kez bir ya­ bancı orkestradan dinlediğimde bu m arşın can­ lı, dinam ik ve etkili olduğunun bilincine varmış­ tım.

Olay bu kadar basitken kamuoyu araştırm a­ sına kadar gidilmesi, kimi araştı rmacıların da bu girişimin ardındaki düşünceyi fark etmeden, araştırm a’sonuçlannın doğurabileceği sakınca­ ları düşünmeden bu oyuna gelmeleri çok üzücü. Bugün buna boyun eğersek gelecekte kırmızı ren­ gin uyandırabileceği çağrışımlar gerekçesiyle bay­ rağımızın renginin yeşile dönüştürülm esi için bir kamuoyu araştırması yoluna gidilebileceğinden kimsenin kuşkusu olmasın.

N A ZA N IPŞİR O G LU

İstanbul

l'l.Z'V0

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Fizyolojik olarak benzer özellikler taşıyan Kuzey ve Doğu Avrupa ırklarının daha çok manevi unsurlara bağlı olarak Avrupa ve Slav kültür bölgelerini oluşturması bu

Modern Türk öyküsünün, mizahi, teatral, portre, dramatik, röportaj, mektup, anı/günlük, tezli, melodramatik ve gotik öykü gibi alt türlere sahip olduğu saptanmıştır..

Mamak belediyesinin kültürel faaliyetlerinin düzenlenme aĢamasında aktif olarak görev alma durumu ile oturulan ev tipi ve aylık gelir arasında anlamlı bir

Somut olmayan kültürel miras olarak düşünülen körüklü çizme üretiminin tamamen geleneksel yöntem ve teknikler ile yapılıyor olması onu bu alanda önemli

Serumda kriptokok antijeni klinik semptomların başla- masından haftalar ve hatta aylar önce pozitif olabildiği için (15); CD4 + T hücresi sayısı <100/mm 3 olan yeni

• Görsel kültürden bahsettiğimizde ise bu kültür kavrayışını görsel formlara yani resim, baskı, fotoğraf, film, televizyon, video, reklam, haber

Feminist düşünce kapsamında kuramsallaştırılan cinsiyet, toplumsal cinsiyet, fetişizm, evliliğin ve ev içi mekânın sorunsallaştırılması, çocuk bakımı, tecavüz,

Kültür, kültürel farklılıklar, kültürel duyarlılık, kültürel değişme, kültür şoku, alt kültürler ve kültürler arası ilişkiler gibi konular günümüzde üzerinde