• Sonuç bulunamadı

TÜRKİYE'DE YATILI MİSAFİRLİK VE YATILI MİSAFİRLİĞİ BELİRLEYEN SOSYO-DEMOGRAFİK FAKTÖRLER

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "TÜRKİYE'DE YATILI MİSAFİRLİK VE YATILI MİSAFİRLİĞİ BELİRLEYEN SOSYO-DEMOGRAFİK FAKTÖRLER"

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TÜRKİYE’DE YATILI MİSAFİRLİK

VE YATILI MİSAFİRLİĞİ

BELİRLEYEN

SOSYO-DEMOGRAFİK FAKTÖRLER

Doç.Dr. İsmet KOÇ

*

Özet

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen “1998 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması” (TNSA-98) verilerinin kullanıldığı çalışmanın amacı, yatılı misafirlerin ve özellikle de yatılı misafir kabul eden hanelerin sosyo-demografik özelliklerini ve yatılı misafir kabul etmenin sosyo-demografik belirleyicilerini ortaya koymaktır. Çalışmanın sonuçları, TNSA- 98 sırasında Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 5’inin misafir olduğunu; hanelerin yaklaşık yüzde 10’unda da yatılı misafir bulunduğunu göstermektedir. Hanehalkı büyüklüğü, hanede yatılı misafir bulunmasını belirleyen önemli bir değişken olarak görülmektedir. Bu sonuç ile tutarlı olarak, kentsel hanelerinin, dağılmış ailelerin ve kadının hanehalkı reisi olduğu hanelerin misafir kabul etme olasılıkları, genel ortalamanın oldukça üzerinde bulunmuştur. Kadının hanehalkı reisi olduğu hanelerdeki misafir bulunma olasılığının yüksek olması, bu hanelerin hanehalkı büyüklüğünün düşük olması ve daha çok metropol alanlarda bulunmasının bir sonucu da olabilir. Hanehalkı reisinin yaşı arttıkça hanede misafir bulunma olasılığının artması, kişinin yaşlanmasıyla birlikte akrabaları ile olan bağının güçlenmesi ile ilişkili görünmektedir. Hanede yatılı misafir bulunmasının önemli bir belirleyicisi de hanenin gelir düzeyidir. Bu sonuç, yatılı misafir ağırlamanın ekonomik boyutu ile de tutarlı gözükmektedir.

Anahtar kelimeler: Yatılı misafirlik, yatılı misafir, aile tipi, kadın reisli haneler

Abstract

The objective of the study is to examine the socio-demographic profile of boarding visitors and households that received boarding visitors in Turkey. Furthermore the study aims to discuss the determinants of boarding visit. Data comes from “Turkey Demographic and Health Survey, 1998” that was conducted by Hacettepe University Institute of Population Studies. Descriptive results of the study show that approximately 5 percent of the population are visitors and 10% of the households has at least one visitor at the time of the survey in Turkey. Multivariate analysis of the study puts forward that household size appears to be one of the important variables affecting on boarding visit. Cosistent with this finding, relative risks of boarding visit compared to average relative risk are higher among urban, dissolved and female-headed households. Higher relative risk among female-headed households may be attributed to smaller household size and urban dominant structure of these households in Turkey. Probability of receiving boarding visitor increases as the age of household head implying that aging process makes stronger the ties with relatives. One of the factors affecting on boarding visit is welfare status of the household. This finding seems to be related with the economic burden of receiving boarding visitor on the household.

Key words: Boarding visit, boarding visitor, family type, female-headed households

____________________________________________________ *Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi

(2)

GİRİŞ

Toplumumuzun en önemli özelliklerinden birisi olarak kabul edilen misafirlik olgusu yeterince işlenmemiş bir konu olma özelliğini korumaktadır. Konuya ilişkin sınırlı sayıdaki çalışmanın daha çok misafirperverlik geleneği üzerine olduğu görülmektedir (TKHV, 1992; Sezen, 1998; Öz, 2000). Konut ve ev eşyası tasarımı üzerine yapılmış bazı çalışmalarda ise, misafirlik geleneğinin sosyo-ekonomik dönüşüm sürecinde zayıflama eğilimi içinde olduğuna ve misafirlik geleneğine uygun olarak tasarlanan konutların ve ev eşyalarının bu süreçte değişime uğradığına vurgu yapılmaktadır (KAM, 2001; Arkitera, 2002). Bu çalışmalarda konutlardaki misafir odası geleneğinin ve yatılı misafirler için bulundurulan çekyat türü ev eşyalarının ortadan kalkması süreci işlenmektedir. Misafirlik olgusu ile doğrudan ilişkili çalışmaların olmaması, misafirlerin ve misafir kabul eden hanelerin özellikleri ortaya konularak, geleneksel misafirlik anlayışının hangi özelliklere sahip kişiler ve haneler tarafından sürdürüldüğünün ve sürdürülme gerekçelerinin tartışılmasını önemli hale getirmektedir. Bu çerçevede, çalışmanın amacı yatılı misafirlerin ve özellikle de yatılı misafir kabul eden hanelerin sosyo-demografik özelliklerini ve yatılı misafir kabul etmenin sosyo-demografik belirleyicilerini tartışarak, geleneksel misafirlik anlayışının hangi özelliklere sahip haneler tarafından sürdürüldüğünü ya da daha genel bir anlatımla misafirliği belirleyen sosyo-demografik faktörleri ortaya koymak olarak belirlenmiştir. Konuya ilişkin çalışmaların sınırlı olması ve çalışmada kesit analizi niteliğine sahip bir veri setinin kullanılması, çalışmanın betimsel bir niteliğe sahip olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu sınırlılık, çalışmada çok-değişkenli bir istatistiksel analiz yöntemi kullanılarak aşılmaya çalışılmıştır. Bu özellikleri ile çalışma misafirlik olgusuna ilişkin ileride yapılabilecek niteliksel ya da niceliksel çalışmalar için bir başlangıç çalışması olarak düşünülebilir.

VERİ KAYNAĞI

Çalışmanın veri kaynağını 1998 yılının Ağustos-Ekim aylarında Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen 1998 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA-98)[2]oluşturmaktadır. TNSA-98’in örneklem seçimi ağırlıklı, çok aşamalı ve tabakalı küme örneklemesi ile yapılmıştır[3]. Türkiye nüfusunu temsil niteliği olan ve 8,059 haneyi ve bu hanelerde mevcut 36,740 kişiyi kapsayan TNSA-98’de, Hanehalkı Sorukağıdı, Evlenmiş Kadın Sorukağıdı, Bekar Kadın Sorukağıdı ve Koca Sorukağıdı olmak üzere dört sorukağıdı kullanılmıştır. Bu çalışmada TNSA-98’de Hanehalkı Sorukağıdı yoluyla toplanan veriler analiz edilerek kullanılmıştır. TNSA-98’de kullanılan hanehalkı sorukağıdında hanehalkı üyelerinin ve yatılı misafirlerin sosyo-demografik özelliklerine (yaş, medeni durum, hanehalkı reisine yakınlık, eğitim vb...), konut özelliklerine (oda sayısı, içme suyu kaynağı, altyapı olanakları, sahip olunan dayanıklı tüketim malları vb..) ve hanehalkı özelliklerine (hanehalkı büyüklüğü, hanehalkı komposizyonu ve hane refahı) ilişkin bilgiler toplanmıştır.

(3)

MİSAFİR TANIMI ve ANALİZ BİRİMİ

TNSA-98’de hanehalkı üyesi olmayan ve araştırma tarihinden bir gün önce araştırma kapsamındaki hanede yatılı olarak kalmış olan kişiler misafir olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada da TNSA-98’in misafir tanımı benimsenmiştir. Çalışmanın analiz aşamasında hanehalkı üyelerinin tamamının misafir olarak bulunduğu haneler -örneğin yazlık niteliğinde olan haneler- ve bu hanelerde yaşayanlar kapsam dışında bırakılmışlardır. Bu nedenle, analizler 8,059 hane ve 36,740 kişi yerine 7,943 hane ve 36,330 kişi temelinde gerçekleştirilmiştir.

İ

STATİSTİKSEL YÖNTEM

Sunulan çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yatılı misafirlerin ve yatılı misafir kabul eden hanelerin özellikleri betimsel olarak tartışılacaktır. Çalışmanın ikinci bölümü ise, yatılı misafir kabul eden hanelerin sosyo-demografik belirleyicilerini saptamaya yönelik olacaktır. Bu bölümde bir çok-değişkenli analiz yöntemi olan lojistik regresyon (logistic regression) kullanılarak misafir kabul etmenin belirleyicilerine ulaşılmaya çalışılacaktır. Lojistik regresyon analizi aşamasında, araştırma tarihinde yatılı misafiri olmayan haneler “0” kodunu, yatılı misafiri olan haneler ise “1” kodunu almıştır. Böylece, analize sokulan her bir değişken ve kategorileri bazında, diğer değişkelerin etkisinden bağımsız olarak, misafir kabul etme olasılıkları verilmektedir. Kategorik değişkenler için göreli riskler (relative risks) bir referans kategorinin riskine göre değil, ilgili değişkenin ortalama riskine göre hesaplanmıştır. Çok-değişkenli analizde kullanılacak bağımsız değişkenler şunlardır: Hanehalkı büyüklüğü, aile tipi, aile reisinin cinsiyeti, aile reisinin yaşı, aile reisinin eğitimi, aile reisinin medeni durumu, hanenin refah durumu[4], hanenin yaşadığı yerleşim yeri ve bölge.

M

İ

SAFİRLERİN SOSYO-DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

Tablo 1’de görüldüğü gibi, misafirlerin çoğunluğu kadındır (%57.4). Yaş ortalaması 24.2 olan misafirlerin dörtte birinin 10 yaşından küçük çocuklar olduğu dikkati çekmektedir. Misafir nüfus içerisinde yaşlı nüfusun daha düşük oranda olması, yaşlı nüfus arasında hareketliliğin sınırlı olmasının bir sonucu olabilir. Misafirlerin eğitim düzeyinin misafir olmayan nüfusa göre daha yüksek olduğu dikkati çekmektedir. Misafir nüfus arasında eğitim süresi 5 yıl ve daha fazla olanların oranındaki yükseklik de bu bulguyu destekler niteliktedir. Misafirlerin yaklaşık üçte birini bekarlar oluşturmaktadır. Misafirler arasında dul, boşanmış ve ayrı yaşayan oranlarının misafir olmayan nüfusa göre yüksek olduğu görülmektedir.

Yüzde 95.3’ü hanehalkı reisine akraba olan misafirlerin yüzde 26.4’ü hanehalkı reisinin torunu, yüzde 20.1’i oğlu/kızı, yüzde 7.5’i anne/babası ya da eşinin anne/babası, yüzde 6.5’i kardeşi ya da eşinin kardeşi, yüzde 8.7’si gelini/damadı ve yüzde 25.3’ü de diğer akrabasıdır. Misafir olan nüfusta gelin/damat, torun, anne-baba,

(4)

kardeş ve diğer akraba yüzdeleri, misafir olmayan nüfusa göre oldukça yüksektir. Misafir olmayan nüfusta ise, hanehalkı reisinin çocukları toplam nüfusun yaklaşık yüzde 45’ini oluşturmaktadır.

Tablo 1. Misafir ve Misafir Olmayan Nüfusun Çeşitli Sosyo-Demografik

Özelliklere Göre Yüzde Dağılımı

Değişkenler Misafir Misafir Olmayan

Cinsiyet Erkek Kadın Yaş 0-9 10-19 20-29 30-39 40-49 50-59 60+ Ortalama yaş Eğitim yılı 0 1-5 5+

Ortalama eğitim yılı Medeni Durum Bekar Evli Dul Boşanmış Ayrı Yaşıyor

Hanehalkı reisine yakınlığı

Aile reisi Eşi Çocuğu Gelini/damadı Torunu Anne/babası Eşinin anne/babası Kardeşi Diğer akraba Akraba değil Toplam N 1,737 34,59

(5)

M

İ

SAFİRİ OLAN HANELERİN SOSYO-DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

Araştırma tarihinde, hanelerin yaklaşık yüzde 10’unda en az bir yatılı misafir bulunmaktadır. Hanelere sahip oldukları misafir sayısına göre bakıldığında, hanelerin yüzde 4.7’sinde 1, yüzde 1.8’inde 2, yüzde 1.6’sında 3 ve yüzde 1.7’sinde de 4 ve daha fazla sayıda misafir olduğu görülmektedir. Hanelerin tamamı için hane başına ortalama 0.22; sadece misafiri olan haneler için ise hane başına ortalama 2.24 misafir düşmektedir (Tablo 2).

Tablo 2. Araştırma Tarihinde Hanelerdeki

Misafir Sayısı ve Ortalaması

Değişkenler Yüzde/Ortalama Misafir sayısı 0 1 2 3 4 5+ Misafir ortalaması Tüm haneler Misafiri olan haneler

n 7,943

Hanehalkı reisinin kadın olduğu hanelerde[5]misafir bulunma oranı hanehalkı reisinin erkek olduğu hanelere göre daha yüksektir[6]. Hanehalkı reisinin 45 ve daha üstü yaşlarda olduğu hanelerde, misafir bulunma oranı yüzde 10 seviyesinin üzerine çıkmaktadır. Hanehalkı reisinin 5 yıl veya daha fazla eğitime sahip olduğu hanelerde misafir bulunma oranı daha yüksektir. Hanehalkı reisinin dul veya boşanmış olduğu durumlarda da misafir bulunma oranı yükselmektedir. Hanehalkı büyüklüğü arttıkça misafir bulundurma oranı azalmaktadır. Dağılmış aileler, çekirdek ve geniş ailelerden daha yüksek oranda misafir bulundurmaktadır. Hanenin refah düzeyi “yüksek” ise, hanede misafir bulunma oranı artmaktadır. Bölgelere göre bakıldığında, en yüksek oranda misafir bulunan hanelerin Kuzey Anadolu’da, en düşük misafir bulunan hanelerin de Güney Anadolu’da olduğu görülmektedir. Köy ve kasabalardaki haneler, kentlerdeki hanelere göre daha düşük oranda misafir bulundurmaktadır (Tablo 3). Çalışmanın bu aşamasına kadar misafirlerin ve misafir kabul eden hanelerin özellikleri betimsel düzeyde tartışılmış ve bağımsız değişkenlerin birbiriyle olan etkileşimi gözardı edilmiştir. Bu düzeydeki bulgulara bakılarak yorumlara gitmek yanıltıcı olabileceğinden, çalışmanın bu aşamasında analize giren her bir bağımsız değişkenin çalışmanın bağımlı değişkeni olan hanede misafir bulunma düzeyi üzerindeki etkisine, diğer bağımsız değişkenlerin etkisi kontrol altında tututarak, aşamalı lojistik regresyon yöntemi ile bakılacaktır.

(6)

M

İ

SAFİRLİĞİ BELİRLEYEN SOSYO-DEMOGRAFİK FAKTÖRLER

Hanehalkı reisinin yaşı ile hanede misafir bulunması arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır; hanehalkı reisinin yaşı arttıkça hanenin misafir bulundurma olasılığı da artmaktadır. Benzer bir ilişki hanehalkı reisinin eğitimi ile hanede misafir bulunması arasında da gözlenmektedir. Ancak bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildir. Lojistik regresyon sonuçları, hanehalkı büyüklüğü arttıkça hanede misafir bulunma olasılığının azaldığını göstermektedir. Hanede yaşayan sayısı bir kişi arttığında, hanede misafir bulunma olasılığı yaklaşık yüzde 8 azalmaktadır. Bu sonuç, çalışmada kullanılan “misafir” kavramının “yatılı misafir” kavramı ile özdeş olduğu düşünüldüğünde daha da anlaşılır olmaktadır.

Tablo 3. Misafiri Olan ve Olmayan Hanelerin Çeşitli Sosyo-Demografik

Özelliklere Göre Yüzde Dağılımı

Değişkenler Misafiri Olan Haneler Misafiri Olmayan Haneler Hanehalkı reisinin cinsiyeti

Erkek Kadın

Hanehalkı reisinin yaşı

15-24 25-34 35-44 45-54 55-64 65+

Hanehalkı reisinin eğitimi

0 1-5 5+

Hanehalkı reisinin medeni durumu

Bekar Evli Dul/boşanmış Hanehalkı büyüklüğü 1-2 3-4 5+ Aile Tipi Çekirdek Geniş Dağılmış

Hanenin refah durumu

Yüksek Orta Düşük

(7)

Batı Güney Orta Kuzey Doğu Yerleşim yeri Köy Kasaba Şehir Metropol şehirler Toplam n 7,161

Hanehalkı reisinin halen evli olduğu hanelerde misafir bulunma olasılığı, genel ortalamaya göre yaklaşık olarak yüzde 17 daha fazladır. Hanehalkı reisinin bekar olduğu hanelerde misafir bulunma olasılığı farklılık göstermezken, hanehalkı reisinin dul/boşanmış olduğu hanelerde misafir bulunma olasılığı ortalama olasılığa göre yüzde 7 daha düşüktür. Hanehalkı reisi kadın ise, hanede misafir bulunma olasılığı yaklaşık olarak yüzde 2 artmaktadır. Kadının hanehalkı reisi olduğu hanelerin ortalama hanehalkı büyüklüğü genel ortalamadan oldukça düşüktür (Koç, 1995; Koç, 1997). Bu nedenle, elde edilen bu sonuç, hanehalkı büyüklüğü ile hanede misafir bulunma olasılığı arasındaki negatif ilişki ile de tutarlı gözükmektedir.

Tablo 4. Yatılı Misafirliği Etkileyen Sosyo-Demografik Faktörler

-Aşamalı Lojistik Regresyon

Sonuçları-Bağımsız Değişkenler Göreli Risk

Hanehalkı reisinin yaşı 1.0205**

Hanehalkı reisinin eğitimi 1.0083

Hanehalkı büyüklüğü 0.8965*

Hanehalkı reisinin medeni durumu

Bekar 0.9753

Evli 1.1731*

Dul/boşanmış 0,9328**

Hanehalkı reisinin cinsiyeti

Erkek 0.9996 Kadın 1.0182** Aile Tipi Çekirdek 0.8537* Geniş 1.0104 Dağılmış 1.3411*

Hanenin refah durumu

Yüksek 1.2265*

Orta 0.9464

(8)

Bölge Batı 1,0938* Güney 0,8956 Orta 1,1172* Kuzey 1.3285* Doğu 1.0451

Yerleşim yeri tipi

Köy 0,9247 Kasaba 1,0478 Şehir 1,1404* Metropol şehirler 1,2216* Sabit 2.4581* n 7,943

Not: * ile gösterilenler P<0.01 düzeyinde, ** ile gösterilenler p<0.05 düzeyinde anlamlıdır, diğerleri ise istatistiksel olarak anlamlı değildir.

Çekirdek ailelerde misafir bulunma olasılığı, ortalama misafir bulunma olasılığına göre yaklaşık yüzde 15 daha düşük iken, dağılmış ailelerde misafir bulunma olasılığı, ortalama olasılıktan yaklaşık yüzde 34 daha yüksektir. Geniş ailelerin misafir bulundurma olasılığı ile ortalama olasılık arasında bir farklılık bulunmamaktadır. Bu sonuçlar, hanehalkı büyüklüğüne ilişkin sonuçlarla da tutarlıdır. Dağılmış ailelerde misafir bulunma olasılığının yüksek olduğu bulgusu, hanehalkı reisinin dul/boşanmış olduğu hanelerde misafir bulunması olasılığının düşük olması bulgusu ile çelişir nitelikte görülmektedir. Bu durum, Türkiye’de dul veya boşanmış kişilerin, dul kaldıktan ya da boşandıktan sonra ayrı hane açmaktan çok, toplumsal yapının zorlamasının bir sonucu olarak diğer bir hane ile birleşmelerinin bir sonucu olabilir. Ayrıca, misafirler arasında hanehalkı reisinin torunu olanların oldukça yüksek oranda (%26) bulunması, dağılmış ailelerde gözlenen yüksek misafir kabul etme olasılığının önemli bir açıklayıcısı olabilir. Hanenin gelir durumu ile hanede misafir bulunma olasılığı arasındaki ilişkiye bakıldığında, yüksek gelirli hanelerin yatılı misafir kabul etme olasılığının, ortalamadan yaklaşık yüzde 23 daha yüksek olduğu görülmektedir. Diğer gelir grubundaki hanelerde misafir bulunma olasılığı ile ortalama misafir bulunma olasılığı arasında bir farklılık bulunmamaktadır.

Bölgelere göre bakıldığında, Batı, Orta ve Kuzey Anadolu’daki hanelerin misafir kabul etme risklerinin ortalama riske göre sırasıyla yüzde 9, yüzde 12 ve yüzde 33 daha yüksek olduğu görülmektedir. Güney ve Doğu Anadolu’da bulunan hanelerin misafir kabul etme olasılıkları ile genel olasılık arasında önemli bir farklılık görülmemektedir. Kuzey Anadolu’daki hanelerin misafir bulundurma olasılıklarının yüksek olması, bu bölgedeki geniş ve özellikle de dağılmış aile oranlarının yüksekliği (Timur, 1972; Hancıoğlu, 1985; Ünalan, 1986; Koç, 1999; Ünalan, 2002; Yavuz, 2002) ile ilişkili görülmektedir. Bu durumu açıklayabilecek bir diğer değişken de, bu bölgedeki kırsal hanelerin coğrafi olarak birbirine oldukça uzak konumda olmaları olabilir. Yerleşim yerine göre bakıldığında, köy ve kasaba hanelerinde misafir bulunma olasılığı ile genel ortalama arasında bir farklılık görülmemektedir. Kentlerde özellikle de metropol kentlerde ise hanelerin misafir bulunma olasılığı oldukça yüksektir. Metropol ve diğer kentlerdeki hanelerin misafir bulundurma olasılıkları, hanelerin

(9)

ortalama misafir bulundurma olasılığından sırasıyla yüzde 22 ve yüzde 14 daha fazladır.

SONUÇ

Türkiye’nin yaşamakta olduğu sosyo-ekonomik dönüşüm süreci tüm geleneksel olguları olduğu gibi misafirlik olgusunu da etkilemektedir. Bu süreçte aile biçiminin çekirdekleşmesi, konutların küçülmesine ve konut ve ev eşyası tasarımlarının değişmesine yol açmıştır. Misafir odası niteliğine sahip olan salon artık sadece misafir için açılan bir mekan olma niteliğini kaybederek evin sosyal yaşam merkezi haline dönüşmüştür. Bu gelişmeler misafir, özellikle de yatılı misafir kabul etmeyi kaçınılmaz olarak etkileşmiştir. Diğer taraftan, iç göç sürecinde ortaya çıkan çekirdek ve dağılmış ailelerin kırsal yerleşim yerleri ile olan bağlarının sürmesi yatılı misafirliğin gündemde kalmasını sağlamaktadır. Bu olgu ile tutarlı olarak çalışmanın sonuçları hanehalkı büyüklüğünün yatılı misafir bulunmasını belirleyen önemli bir değişken olduğunu göstermektedir. Kentsel hanelerinin, dağılmış ailelerin ve kadının hanehalkı reisi olduğu hanelerin misafir kabul etme olasılıkları, genel ortalamanın oldukça üzerinde bulunmuştur. Kadının hanehalkı reisi olduğu hanelerdeki misafir bulunma olasılığının yüksek olması, bu hanelerin daha çok metropol alanlarda bulunmasının bir sonucu da olabilir. Hanehalkı reisinin yaşı arttıkça hanede misafir bulunma olasılığının artması, kişinin yaşlanmasıyla birlikte akrabaları ile olan bağının güçlenmesi ile ilişkili görünmektedir. Hanede yatılı misafir bulunmasının önemli bir belirleyicisi de hanenin gelir düzeyidir. Hane geliri arttıkça hanede misafir bulunma olasılığı da artmaktadır. Bu sonuç, yatılı misafir ağırlamanın ekonomik boyutu ile de tutarlı gözükmektedir.

Misafirliği belirleyen sosyo-demografik faktörleri ortaya çıkarmaya yönelik bu çalışmanın sonuçları, yatılı misafirlerin hemen tamamının (%95,3) misafir olarak bulundukları hanede yaşayanlarla akraba olduklarını göstermektedir. Bu durum geleneksel bağların yatılı misafirlik üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu göstermektedir. Metropoller kentlerdeki hanelerde misafir bulunma olasılığının yüksek olması da bu bulguyu destekler niteliktedir. Kentlerdeki hanelerin yatılı misafir bulundurma olasılıklarının yüksekliği, bu hanelerin temel hizmet birimlerine (sağlık, eğitim ve diğer kamu kuruluşları gibi) ve kentsel istihdam alanlarına oldukça yakın olması ile açıklanabilir. Bu sonuç, temel hizmet birimlerine/istihdam alanlarına yakın olan hanelerin bu kurumlarda işi olan/iş arayan akrabalar/tanıdıklar için işin tamamlanması/iş bulma sürecinde kalınacak yer olarak görüldüğünü ve kentsel alanlarda özellikle de metropol alanlardaki gecekondu bölgelerinde yaşayanların kökleriyle olan bağlarını henüz tam olarak kopar(a)mamış olduğunu göstermektedir. Metropol alanlarda yaşayanların ortalama hanehalkı büyüklüğünün, kentsel yerleşim yerlerine göç sürecinde aile yapısının bozulması ve çekirdekleşmesi ile azalması da bu hanelerin yatılı misafir kabul etme olasılıklarını arttıran bir gelişme olarak görülmektedir.

(10)

Arkitera Forum Dergisi (2002) Konut Alanlarının Değişen ve Değişmeyen Yüzü,http://www.arkitera.com/forum.

Hacettepe University Institute of Population Studies ve

Measure/DHS+ Macro

International

Inc.,

(1999)

Turkey

Demographic

and

Health

Survey

1998,Ankara, Türkiye / Calverton, Amerika Birleşik Devletleri.

Hancıoğlu, A. (1985) 1978’de Türkiye’de Aile Biçimleri ve Aile Büyüklüğü, Yüksek Lisans Tezi, Ekonomik ve Sosyal Demografi Anabilim Dalı, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Ankara (basılmamış).

Filmer, D. ve Pritchett, L. (1998) Determinants of Education Enrolment in India: Child, Household, Village and State Effects, Mimeo, DECRG, The World Bank, Washington DC.

Koç, İ. (1995) Differentials in Welfare Status Between Male-Headed Households and Female-Headed Households in Turkey, Working Paper, Institute of Social Studies, Den Haag, Hollanda.

Koç, İ. (1997) Analysis of Female-Headed Households in Turkey with Special Emphasis on Their Welfare Status, Doktora Tezi, Ekonomik ve Sosyal Demografi Anabilim Dalı, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Ankara (basılmamış).

Koç, İ. (1999). “Changing Family Patterns and Living Arrangements in Turkey:

1978-1993”,European Population Conference: Unity in Diversity’de sunulan

tebliğ, Den Haag, Hollanda.

ODTÜ Konut Araştırmaları Merkezi (KAM) (2001)Konutta modernlik ‘bize

uymadı’, ODTÜ, Ankara.

Öz, İ. (2000) Erikdibi Köyü Monografisi, İnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Mezuniyet Tezi, Malatya.

Sezen, L. (1998) “Erzurumda Sosyal ve Kültürel

Değişmeler”,www.ervak.com/erzurum/kultur/kultur.htm.

Timur, S. (1972) Türkiye'de Aile Yapısı, Hacettepe Universitesi Nüfus Etütleri Ensitüsü, Yayını No: D-15, Ankara.

Türk Kültürüne Hizmet Vakfı (TKHV) (1991) 21. Yüzyılın Eşiğinde Örf ve

Âdetlerimiz (Türk Töresi),İstanbul.

Ünalan, T. (1986) Some Social and Economic Characteristics of the Family Types in Turkey with Special Reference to the Blacksea and the Mediterranean Regions, Yüksek

(11)

Lisans Tezi, Ekonomik ve Sosyal Demografi Anabilim Dalı, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Ankara (basılmamış).

Ünalan, T. (2002) Changing Family Structure in Turkey: 1968-1998, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Nüfubilim Yazıları, 6.

Yavuz, S. (2002) Family Types in Turkey and Its Relationships with Household

Welfare, Yüksek Lisans Tezi, Ekonomik ve Sosyal Demografi Anabilim Dalı, Hacettepe

Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Ankara (basılmamış).

[2] TNSA-98 araştırması yazarın da içinde bulunduğu bir ekip tarafından gerçekleştirilmiştir ve izin alınarak kullanılan bir

çalışmadır.

[3]TNSA-98’in örnekleme planına ilişkin ayrıntılı bilgi araştırmanın ana raporunda (Hacettepe University Institute of Population

Studies ve Measure/DHS+ Macro International Inc., 1999) verilmektedir.

[4]TNSA-98’de hanelerin gelirini ya da tüketim harcamalarını doğrudan almaya yönelik sorular bulunmamaktadır. Ancak, TNSA-98

hanehalkı sorukağıdı hanelerin refah düzeyine ilişkin iki set soru içermektedir. İlk olarak, seçilen tüm hanelere televizyon, fırın, buzdolabı ya da araba gibi çeşitli mallara sahip olup olmadıkları sorulmuştur. İkinci olarak da, hanelere içme suyunun kaynağı, tuvalet tipi, yatmak için kullanılan oda sayısı, konutun yapımınıda kullanılan malzeme tipi gibi içinde yaşadıkları konutun çeşitli özelliklerine ilişkin sorular yöneltilmiştir. Bu değişkenler aracılığı ile haneleri refah durumlarına göre sıralamak için Temel Bileşenler Analizi (Main Component Analysis) ile elde edilen ağırlıklar kullanılarak bir “refah endeksi” oluşturulmuştur. Söz konusu endeks ile her hane yüzde 20’lik refah seviyesi dilimlerine yerleştirilmiştir. Bu çalışmada haneler “yüksek” (en alttaki yüzde 40), “orta” (ortadaki yüzde 40) ve “düşük” (en üstteki yüzde 20) olmak üzere üç refah grubuna ayrılmıştır. Refah endeksinin diğer ayrıntları ve metodolojisi için Filmer ve Pritchett (1998)’e bakılabilir.

[5] Hanehalkı reisini belirlemede görüşülen hanehalkı üyesi tarafından “beyan edilen kişi” esas alınmıştır. Hanehalkı reisini

belirlemeye yönelik yaklaşımların ayrıntısı için Koç, 1997’ye bakılabilir.

[6] Hanehalkı reisini belirlemede görüşülen hanehalkı üyesi tarafından “beyan edilen kişi” esas alınmıştır. Hanehalkı reisini

Referanslar

Benzer Belgeler

24/6/1973 tarih 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu “Yatılı Bölge Okulu” nun adını “Temel Eğitim Yatılı Bölge Okulu (TEYBO)” olarak değiştirerek

Bu ayda müminler olarak bize düşen en büyük sorumluluk, bu kutlu misafire gönlümüzde yer açmak, bu ilahi davete yürekten icabet etmektir..

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ramazan ayı, insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı

Peter Behrens Bir tepenin eteğine doğru büyük ve kibar bir sadelikle inşa edilen bu liiks villânın cep- hesi geniş manzaralı bir vadiye, arkası da bir ormana

bahçesine girmiş bir kedi gördü. Arkadaşları ile birlikte kedinin yanına gittiler. Kedi çok aç gözüküyordu. Yanlarında kedi için yiyecek yoktu. Biraz düşündükten

Eski düzenleme, özel müze, koleksiyoncular ve haber verme zorunluluğuna ilişkin hükümlere aykırı hareket edenler için, üç aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeşbin

Last but not least, we would like to thank the Solidarity Association of Western Thrace Turks in the UK for supporting the publication of the special issue as hard copy

The works on the Ottoman History, which constitutes a significant period of Turkish history and our teacher's field of specialization, take up an important part