• Sonuç bulunamadı

Yine kıydılar Sait Faik'e

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yine kıydılar Sait Faik'e"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

"Yine kıydılar

Sait Faik'e!

OKTAV AKBAL

1 1 -S>V>S.3

l

Q

: nson ölmeye de korkuyor! Öldün mü unutulup gidiyor- I sun çoğunlukla. Am a unutulm asan da yozlaştırılıyor- * sun, gerçekteki kişiliğine aykırı b ir biçim e sokuiuyor- sun. Bu sözüm, yazarlar için yalnız... B ir bestecinin yapı­ tı hep aynı biçim de ça lın ır, olsa oisa yorum ayrım ları var­ d ır o çalan la bu çalan arasında... Am a b ir rom ancı, bir öykücü, ardında bıraktığı yapıtlarının film cilerin, tiyatro­

cuların elinde ne gibi değişiklikler geçireceğini nasıl ta­ nınm az bir hal alacağını bilemez.

Sait Faik de bilemezdi, TV’ae geçen akşam 'M ah alle Kahvesi’ adlı bir öyküsünden yapılm ış bir flim seyrettik. B ir hanım ın yöneticiliğinde çevrilm iş. Uzun mu uzun, bir türlü bitmez bir film! N eler yok neler? "K a d e rle r ‘Cenabı

Hak'lar, cam i'ler, Diyanet İşleri B aşkanları, esrarkeşler, ırz düşm anı akrabalar, fotorom an çeviricileri, düşm üş kadın­ lar, cinayetler, karaborsacı çocuklar! Herşey vari Am a bir şey yok: S a it Faik'in öyküsü... S ait F a îk ’ten en küçük iz yok

M ahalle Kahvesi', S a it F a ik’in 1950'ds yayınlanan k i­ tabının İlk öyküsüdür. A ltı sayfalık, kısa, am a özlü, anlam lı b ir öykü. Öyküyü anlatan k işi S a it F a ik ’e benzeyen biri­ dir. B ir k ış günü kentin az bilinen yörelerinde dolaşm aya çıkar. S apa bir yerdeki bu m ahalle kahvesine girer. K a r yağm ıştır, bahçenin üstünde iki üç kuru yaprak sailanan asm ası karla dolmuştur. S e kiz kişi var yoktur kahvede. Bir delikanlı geceyarısına doğru gelir, am a kim se onunla ko­ nuşmaz. B ir se ssizlik uzayıp gider. M ahallede bir edam ölümle pençeleşmektedir. Bu, genç adam ın babasıdır. De­ likanlı eve gitmek ister am a kahveci ‘eve gitm e' teyzenin oğlu gebertir seni' der. D elikanlı çık a r gider. Kızkardeşinl kötü yoia düşürdüğü için m ahalleli nefret etm ektedir o de­ likanlıdan. 'Pişm an da olsa affedilem ez' der yaşlılar. Peki k ız ne olm uştur? Ya za r bunu sorar, am a sorm asiyle biriik te pişm an olur. Yine herkes susar, yanıt vermezler. K ah ­ veden çıkarken yazar, «Kızın ne olduğunu öğrendim, ama onun kahvecinin kötü hayattan çekip a ld ığ ın ı mı anladım nedir?» der kendi kendine...

Güzel, anlam lı, özlü bir öyküdür 'M a h alle Kahvesi’ ... TV'deki film le h iç bir ilgisi yoktur S a lt F a ik’in yapıtının. Bam başka, üstelik de her bakım dan kötü bir film seyrettik ekranlarda. Uydurma, yapay, tatsız, kutsal sözcüklerle ge­ reksiz yere süslü, ne demek, ne anlatm ak istediği an laşıl­ mayan bir uydurma öykü! Buna benzer pek çok yerli film seyrettik daha önce. Kötü yoia düşm üş abla, m ahallenin elinde can veren yoksul baba, serseri olm uş delikanlı vb. Bilm eyenler S alt Faik’in böyle kötü, anlam sız, yerli film senaryolarına pek benzer b ir öykü yazd ığ ın ı sanır, şa şar­ lar. O ysa aiıp okum ak gerek ‘ M ahalle Kahvosi’ kitabını, bu küçük öykünün tadını duym ak gerek...

S ait F a ik’in bir arkadaşı, D arüşşafaka Derneği tara­ fından her y ıl dağıtılan S a lt F a ik A rm ağanı se çic ile r ku­ rulunun sürekli b ir üyesi olarak, Türkiye Yazarlar Sendika­ s ı yöneticilerine sesleniyorum: Yazarları ölüm lerinden son ­ ra da korum ak gerekiyor. O rta lık bu denli başı boştur. Her isteyen, a la ca k büyük b ir yazarın yapıtını film yapacak oyun yapacak, bozarak, değiştirerek, yozlaştırarak, tanın­ maz bir biçim e sokacak!... Böyle bir şeye kim senin hakkı olm am alı. Yazarlarım ızın çoluk çocukları, yakınları, çoğun­ lukla o yazarın m irasının yalnız m addi yönleriyle ilgilidir. Yaln ızca onun anısını, yapıtını sömürmeye kalkanlar ço k­ tur içlerinde. O ysa bir büyük yazarın gerçek m irasçısı halktır, toplumdur, özellikle o ülkenin edebiyatı, edebiyat­ çılarıd ır, S ait Faik'in nedir başıno gelen? Ö nce 'Korkunç B ir Tren’ adlı çevirisini onun yazdığı bir öykü diye kam u­ oyuna sundular. «Kumpanya»?] da bütün güzelliklerinden sıyırarak sıradan bir TV film i yaptılar. Bu kez, hepsinden beter, öykü ile İlgisiz b ir garip Yeşilçam film i haline getir­ diler o güze! ‘ M ahalle K ahvesi’ öyküsünü...

Türkiye Yazarlar Sendikası yalnız yaşayan yazarları­ m ızın tem silcisi değiidlr. Ölm üş, aram ızdan ayrılm ış, am a yapıtı ölüm süz bir yaşam a kavuşm uş büyük yazarlarım ı­ zın, Sabahattin A li'lerin. S alt F a lk’lerln, O rhan Kem al’lerin, Orhan V eli lerin, Cahit S ıtk ı’ların da tem silcisidir. Edebiyat beğenisi olmayan, bilgisiz, yeteneksiz kişilerin elinde bü­ yük yazarlarım ızın yapıtları piç edilm em elidir. Bu herşey den önce o yazarın anısın a, ayrıca da yaşayan tüm ya­ zarlara k arşı saygısızlıktır.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

(Bu fiyat fabrikada bantta teslim net satış fiyatına, fon primlerinin yükleme ücretinin ve istihsal vergi- sinin eklenmesi ile bulunur.) Çimento standart ve Dökme Ambalajlı

Halen tatbik edilmekte olan proje, her ne kadar Hind mimarî karakterine uygun olduğu iddia edi- liyorsa da, Pakistan mimarî karakteri ile hiç bir alâkası olmadığı, daha ziyade,

9 - Merhume Emekli Devlet K ‘Tesa*u olduğu içir vefatı ile varislerine ödenmesi gereken kanunî ödenekler bulunmaktadır. Bu hususta da talimatınla» göre hareket

Yöntem ve Gereçler: Bu çalışmada ot poleni aşırı duyarlığına bağlı mevsimsel alerjik riniti olan hastalarda mevsim öncesi immünoterapinin klinik

— Pek yakında tasdik edilecek olan son ticaret muahedesi netiy- cesinde iki memleket arasında ha­ sıl olacak ticaret münasebatına.. Cevat

Sair günler bir adım atarsanız Münir Nurettin, öteki adamınızda Tino Rossi, bir adım daha at­ mayın sakın!. Hareket etmeyin, yoksa hemen Sa­ fiye Ayla

Sünni siyasal düşüncenin yönetim felsefesini yansıtan Adalet Dairesi, adaletin mülkün temeli olduğunu veciz bir biçimde ortaya koymakla birlikte bu çalışmada adaletin

KAPAK ARA GÜLER'DEN - Salt Faik'in Fransa'da "Un Point Sur la Carte" adıyla yayımlanan kitabının kapağında Ara Güler'in çektiği Sait Faik fotoğrafı