• Sonuç bulunamadı

Nazım Hikmet Berlin Radyosu'nda:Programı, Nazım Hikmet monografisi hazırlayan Dietrich Gronau sundu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Nazım Hikmet Berlin Radyosu'nda:Programı, Nazım Hikmet monografisi hazırlayan Dietrich Gronau sundu"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Programı, Nâzım Hikmet monografisi nazıriayan Dietrich Gronau sundu

Nâzım Hikmet Berliıı Radyosu’nda

GÜNER YÜREKLİK_______________________

BATI BERLİN — B. Berlin Radyosu’nda, ölümünün 25.

yıldönümü nedeniyle Nâzım Hikmet üzerine bir program yayımlandı. Hür Berlin Radyosu SFB l ’de yayımlanan 25 dakikalık programı, Rowohlt Yayınevi’ne Nâzım Hikmet monografisi yazmakta olan F. Alman yazar Dietrich Gro­

nau hazırladı. G ronau’nun hazırlayıp sunduğu program­ da Nâzım Hikmet’in yaşamı, kendisini etkileyen siyasal olaylarla birlikte anlatıldı ve konuşma aralarında şiirlerin­ den örnekler okundu.

Her gün saat 19.05-19.30 arasında yayımlanan “ Kultur-

Termin” adlı programda Nâzım Hikmet tanıtılırken, “ Dün­

yaca ünlü olm ası bile kitaplarının yasaklanmasını önleyemedi” dendi ve F. Almanya’da yeniden keşfedilecek bir şair olduğu vurgulandı.

Dietrich Gronau, şairimizi tanıtırken, “ İki tarih, Nâzım

Hikmet’in nasıl bir dönemde yaşadığını göstermektedir”

dedi ve 1902’de Osmanlı İmparatorluğu sırasında doğan Nâ- zım’ın, bu dev saltanatın çöküşünü. Kurtuluş Savaşı’m, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu yaşadıktan sonra 1963’te Moskova’da, sevgili yurdundan uzakta, özlem ve acı dolu şiirler yazarak öldüğünü söyledi. “ Savaşlar ve dev-

rimlerle yüklü 20. yüzyıl, herkesi olduğu kadar Nâzım Hik­

met’! de derinden etkilemiştir” diyen Gronau, birçok ay­ dın gibi iyi bir eğitim görmüş olan Nâzım’ın da insanların eşitliğini savunan sosyalist düşüncenin etkisi altında kaldı­ ğını belirtti ve bu etkilenmenin kendini şiirlerinde de açık bir şekilde gösterdiğini anlattı. Şiirlerinde eski geleneksel kalıplan yıkarak herkesin anlayacağı sade bir dile önem ve­ ren Nâzım’ın ilk dizelerinin, kısmen duygusal olmakla be­ raber şairin Anadolu’ya, Anadolu insanına olan sevgisini anlattığını belirten Gronau, Bağımsızlık Savaşı dönemini açıklarken, “ Atatürk’ün Batı tipi modern bir Türkiye kur­

ma fikri, Nâzım için pek inandırıcı değildi. Çünkü bu

fi-kirieri yeterince radikal bulmuyordu. Toprak reformu, ba­ sın ve parti özgürlüğü, devletleştirme gibi önemli eksikler görüyordu” dedi ve önce Atatürk’e katılmak isteyen Nâ- zım’ın sonradan düş kırıklığına uğrayarak Moskova’ya öğ­ renime gittiğini öne sürdü. 1922’de M oskova’ya giden Nâ- zım’ın, Mayakowski, Meyerhold gibi sanatçılarla tanıştı­ ğını, konstrüktivizmin etkisi altında kaldığını belirten Gro­ nau, “ Buna en güzel örnek olabilecek şiiri, Güneşi İçenle­

rin Türküsü’dür” dedi ve şiirden bir bölüm sundu. Şiirin okunmasından sonra Gronau konuşmasını şöyle sürdürdü:

“ Nâzım Hikmet, 1925’te Türkiye’ye döndü. O sıra Ata­ türk reformlarına başlamıştı bile. Ama C H P dışında hiç­ bir partiye izin verilmiyordu. Komünistlerle sosyalistler amansız bir takip altındaydılar ve yüksek hapis cezalarına çarptırılıyorlardı. 1938’de de Nâzım Hikmet tutuklanarak 28 yıl hapse mahkûm edildi. ‘Vatana İhanet’ ile suçlanmıştı, ama delil olarak şiirlerinden başka bir şey gösterilememiş­ ti. Hapishane yıllarında epik başyapıtı olan Memleketim­ den İnsan Manzaralarını yazdı.”

Burada yine şiirden bir bölüm okunduktan sonra Gro­ nau, Nâzım’ın 1950’de genel afla salıverildiğini, ancak 49 yaşında askere alınmak istenince Türkiye’den kaçmak zo­ runda kaldığım anlattı ve kendi ülkesinin dışında hemen tüm dünyayı dolaşan şairin o dönem şiirlerine politik iyim­ serliğin yanı sıra hüzünle özlemin egemen olduğunu söyle­ di. Vatandaşlıktan da çıkarılan Nâzım’ın özlem ve yalnız­ lık içinde öldüğünü dile getiren Gronau, şairin Moskova’­ da gömülü olduğunu belirttikten sonra konuşmasını şu söz­ lerle bitirdi:

“ Nâzım Hikmet’in son arzusu Anadolu’da bir köy me­ zarlığına gömülmekti. Sürgünde acısını çektiği yalnızlığa, sembolik de olsa bir köy mezarlığına gömülerek son ver­ mek istiyordu.”

/ t -j .

t t

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

A number of independent practice tasks can be suggested for the client following the first consultation, for example, collection of stuttering severity scores during everyday talking

Bunun üstünde en büyük me­ ziyeti, herkesin bildiği gibi, so­ nuna kadar Atatürkçü kalmış olması, sonuna kadar gericili­ ğin karşısında bulunmuş olma­ sı,

Tablo 8: "Türk iĢletmeleri yabancı sözcük içeren marka adını dıĢ pazara açılırken tercih etmemelidir." Fikrine Katılma Düzeyi Türk işletmeleri yabancı sözcük içeren

Arapça gramerinde, ister fiil ister isim isterse harf olsun bir lafzın anlamının, bir diğerinin anlam çerçevesine dahil edilmesi; Arap edebiyatında ise, §iir veya

Kassing ve Avtgis [11], içsel kontrol odağına sahip çalışanların orta derece ya da dışsal kontrol odağına sahip çalışanlardan daha fazla açık muhalefet

İnsanlığın başlangıcından bugüne değişime uğrayan doğada görülen farklılıklar, değişen toplumsal değerler ve doğa insan ilişkisi ve sanat- sal

İşçiler daha üst seviyedeki bir otandartta tutuluyorlar., öyle zannediyorum ki, hangi iş kolunda olursa olsun, çalışana bizden çok ödeniyor.. Üstelik biz

Nine apansızın ölüp varı yo ğu ka­ panım elinde kalınca baskısız kalan Sadi, K avuklu H am dinin orta oyun­ larında, Şevkinin tiyatrosunda aktör lüğe