• Sonuç bulunamadı

Ahu Tuğba, Zerrin Özer, İbrahim Tatlıses derken..."Şimdi ne yapıyorsunuz sayın Haldun Dormen..."

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ahu Tuğba, Zerrin Özer, İbrahim Tatlıses derken..."Şimdi ne yapıyorsunuz sayın Haldun Dormen...""

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

YASADIĞIMIZ GÜNLER

7? S ? / u V ,f

met A li E rb il, A d ile Na- şit,Tu rg u t B o ra lı... Ya ­

pımcı; Egemen Bostancı. Yönetmen; Haldun Dor-

men...

Ucüncüye baktığımız­ d a / ' Ç öpçatan" ve A y ­

fe r Fe ra y ın dönüşü...

Şarkıcı Hümeyra'nın sah­ nelere gelişi, Yapımcı;

Egemen Bostancı. Yönet­

men; Haldun Dormen. işte sıra dördüncüde...

"Geceye Se la m " Sanat­

ç ıla r: N e v ra S e re z li,

ka rta l Kaandiyedevam

ederken, yapımcının kar­ sısında "K a s te lli Kültür

Vakfı"

yönetmen ve ya­ za r Haldun Dorm en...

Haldun Dormen son üc

y ıld ır müzikallerin, büyük prodüksiyonların

"tek"

değişmeyen, adeta va z­ g e ç ilm e z yön e tm e n i.

AHU TUĞBA, ZERRİN ÖZER,

İBRAHİM TATLISES

DERKEN...

"Şim di

Semra SÜRENDALLI

S

o n ikiyıld ırso ka kla r- daki müzikal a fişle ri­ ne hiç göz attınız mı? Örneğin bu m üzikaller­ den hemen dördünü.sa- natçıları, finansörleri, yö­ netmenleriyle hemen sıra­ layalım.

M e rha b a M ü z ik " . . .

Sanatçılar; Nükhet Duru,

ne yapıyorsunu z

Sayın

Haldun

Dorm en..."

Füsun Ö na l, H uy suz V ir- jin, Ersa n E rd u ra ... Ya ­

pımcı; Egemen Bostancı. Yönetmen; Haldun D o r­

men...

Ardından bir afiş daha düşünelim... Adı, "H isse li

H a rik a la r Kum panya­ s ı" . . . Sanatçılar: Ero l E v ­ gin, Nevra S e re zli, Meh­

Haldım D orm en, Kastelli Sanat Vakfından ayrıldıktan sonra kendini biitiinü ile müzikal çalışmalarına verdi...

(2)

Kendi adıyla y ılla r önce kurduğu "D o rm e n " tiyat­ rosunda birçok müzikali sahneye koyan Dormen, şu günlerde birbiri ardına, sıralanan islerini, kovalı­ yor. Hem cieyıllardır, bit­ mek tükenmek bilmeyen enerjisiyle. B ir gene deli­ kanlı edasıyla. Kimse,

Haldun Dorm en'i çalış­

maktan, yorulmaktan ala- koyamıyor. G rip olduğu günlerde elinde mendili, teksleri, tiyatrodan, sete, settenbir başka tiyatroya koşan Haldun Dormen, simdi neyapıyor! Kastel­ li'nin yurt dışına kaçmasın­ dan önce, ünlü bankerin kurduğu vakfın sanat danışmanlığını bir sûre

üstlenen, ardından itsifa eden Dormen, bu konuda sorulan soruları, açık bir biçimde yanıtlıyor ve söy­ le sö ylü yo r...

" — Kastelli'nin kurdu­

ğu vakıftan cok ümitliy­ dim. Sunu belirtmek iste­ rim. Kastelli ile aram ız­ da hiç bir sürtüşme çıkma­ dı. Geceye Selam 'ı sah­ neye koyarken, hiçbir m asraftan çekinmedi. Ama, Yönetim Kuruluyla birsüresonra aramda an­ laşm azlık çıktı. Sonunda istifa etti m. Sadece Yöne-

tim Kurulu üyesi olmaya

kararverdim.Başka birso- run yoktu. Evet.Geceye

Selam 'ı çok küçük bir sa­

londa oynamamızyanlış- tı. Çünkü vakıf para ka­ zanamadı. Amaç, her vakfın kuruluş amacı gibi, kâr edip,sanatsal olayları yürütmekti. B ir oyunla da' buişolm adı. Diğerproje- lerimi de yönetim kurulu kabul etmeyince, ben de sanat danışmanlığından vazgeçtim. Ayrıca, odö- nemde Kastelli ile böyle bir işb irliğ i sürdürmemle eleştirilerin boy hedefi ol­

Dnrm en'in müzikallerde yeni umutlan, Nükhet Duru, Zerrin Özer, Ahu Tuiha. İbrahim Tatlıses...

dum. Aslında, Kastelli'nin yaptığı bu iş, bence sa y­ gı duyulması gereken bir yatırımdı. Çok eleştirildim. Şimdi ben soruyorum, sa­ nat için bir sanatçıyı kim desteklerse desteklesin, elimizin tersiyle itecek mi­ y iz ? "

F A N T A S T İK L E R M Ü Z İK A L İ_______

Yakında beşinci b ira fiş

İstanbul sokaklarını süsle­

yecek. Adı, "Fantastikler

M ü z ik a li" ... Sanatçıları

bu kez piyasadan, tanın­ mış ünlü kişiler değil, ope­ radan... Yönetmeni yine

Haldun Dormen . Ve so ­

ruyoruz, DevletOperası- na tiyatrosuna bir dönüş mü bu diye?

" —H a yır, O peradan bu küçük oyun için teklif geldi. Genç ve yetenekli

operacılarla, müzikali ha­ zırlamaya başladım. A ta ­

türk K ü ltü r M erkezinin küçük salonunda sahne­

ye konulacak. Beş kişilik bir orkestra ve dört bale­ rinle. Çok şirin, dokuz ka­ rakteri olan bir m üzika l.''

A R D IN D A N Y Ö N - T E M

Başka, başka d iyo ruz. Projelervarm ı, sorusuyla büyük bir merakla üzerine g id iyo ruz Haldun Dor-

men'in. Sanatçı, yönet­ men, y a z a r D orm en,

b aşlıyor sıralam aya,işle­ rini, uğraşlarını, düşlerini, projelerini...

" — Çiğdem Ta lu , M us­ tafa A la b o ra , Mehmet Ö z to p u z ve ben Yön- Tem 'i kurduk. Yazıhane­

m iz O tim 'd e ... Paket show lar hazırlayıp , iste­ yen sanatçıya satacağız. Ve de Nükhet Duru'nun tüm sanatsal çalışmaları­ nı, basın ile ilişkile rin i, ta­ nıtımını her şeyini b izle r hazırlayacağız. Tıpkı A v ­

rupa'daki menajerlik bü­

rolarında yapıldığı gibi. Bu arada A h u Tu ğ b a 'y a b ir show h a zırlıy o ru z .

Z e r r in Ö z e r , b izd e n

show istedi.Hasan Bora gelecek yıl Fuar progra­ mı için İb ra h im Ta tlıse s'e birpaketprogram sunma­ mızı istiyor. Yetmez mi? Bu arada bir film çeviriyo­ rum.. Gelen teklifleri red­ detmiyorum. 1 1 Ey lü l

Gecesi adlı dramatik oyu­

numu (ben yazdım) önü­ müzdeki İstanbul Festiva­

linde sahneye koyaca­

ğım ... Allah aşkınıza yet­ mez mi bu saydıklarım ?"

Ç ok ç a lış ıy o rs u n u z

Haldun Dormen. Ve iyi ki sorduk, "Ş im d i N eYa p ı-

yo rsunuz Sayın Haldun borm en?"diye... Neçok

yanıtınız varmış, meğer­ s e . . .*

19

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Karoten ve klorofil ayn› yaprakta birlikte bulunduklar›nda, güneflten gelen k›rm›z›, mavi-yeflil ve mavi ›fl›klar› so¤ururlar, bu yüzden yapraktan yans›- yan

Lâkin bundan sonra Batı musikisinin teknik metotları ile bir Türk musikisi, tıpkı Rus musikisi gibi, vücuda getirmeye bakmalıyız... Belki eski musikimizi

Ortalama üç yılda bir, özene bezene film yapan Kusturi- ca’nın üçüncü filmi olan, 1989 yapımı, bu yıl İstanbul festi­ valinde izleyeceğimiz Çingeneler Zamanı da

İstanbul Haber Servisi - Park Oteli inşaatı dün Beyoğlu Bele­ diye Başkanı Hüseyin Aslan ta­ rafından mühürlendi.. Aslan, 1987’den bu yana kamuoyunu meşgul eden

Fakat bir ortak nokta belki de hemen herkesin dikkatini çe­ kecek ölçüde bizden motiflerin daha Batı, daha modern üslup­ larla bir araya gelmeseydi.. İçi

Duygulanmasının soylulu­ ğu ile sonsuz derecede gelenek­ ten; şiirini kuruşu, görüntüleri­ ni seçişi, soylu ve yeni davranı­ şına karşın gününe, gününün

12 milyar ›fl›ky›l› uzakl›kta dev gaz bulutlar›n›n ayd›nlatt›¤› 200 milyon ›fl›ky›l› uzunlu¤unda yap›, içinde bilinen en büyük gökada yo¤unlu¤unun

Ilki 8.000 nüfuslu oldu~unu söyledi~i Antalya'da Türkler nüfusun 2 / 3 olup kalan~~ te~kil eden Rumlar, sadece Türkçe bilirlerdi; ikincisi bugünün büyük ~ehri (198o