• Sonuç bulunamadı

Kadınlarda Şişmanlığın Görülme Sıklığı ve Şişmanlık Oluşumunu Etkileyen Etmenler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kadınlarda Şişmanlığın Görülme Sıklığı ve Şişmanlık Oluşumunu Etkileyen Etmenler"

Copied!
9
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

B eslen m e ve D iyet D erg isi / J. N ulr. and Diel., 18 : 195 - 203, 1989

K A D IN L A R D A ŞİŞM A N LIĞ IN G Ö R Ü LM E SIK L IĞ I ve ŞİŞM ANLIK OLUŞUM UNU ETK İL EY EN ETM EN LER

Dr. F atm a SAĞLAM*

G elişm iş ü lk e le rin b ir ço ğ u n d a y aygın o la ra k g ö rü le n şiş­ m a n lık ü lk e m iz d e de özellikle y etişk in k a d ın la r a ra s ın d a sa ğ lığ ı b o za n en önem li beslenm e s o r u n u d u r. Bu a r a ş tır m a 400 y e tişk in k ad ın ü ze rin d e y a p ılm ış tır. D en ek lerin % 5 1 .5 'i 35-54 y a ş la rı a r a s ın d a o lu p , % 79.6'sı ev k a d ın ıd ır. D e n e k le rin % 50.7'si şişm an , % 3 4 'ü ise h afif şiş m a n d ır. K a d ın la r ın % 60.5'i g eb e lik lerd en s o n ra , % 13.6'sı d a m e- n a p o z d ö n e m in d e n so n ra kilo a lm a y a b a ş la d ık la rın ı b e lir t­ m iş le r d ir . D ö rt ve d ö r d ü n ü z e rin d e d oğum y a p a n la rd a şiş­ m a n lık o r a n ı % 57.8 iken, tek d oğum y a p a n la rd a b u o ra n % 26.2 o la ra k b u lu n m u ş tu r. B u a r a ş tır m a d a 11-12 y a ş la rı a r a s ın d a m e n strü a sy o n g ö re n d e n e k le rin % 3 9 .6 'sın ın şiş­ m a n ve h a f if şişm an o ld u ğ u sa p ta n m ış tır. •

G İR İŞ

Çeşitli etmenlerin etkisiyle oluşan şişmanlık sağlığı olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Şişmanlık optimal vücut fonksiyonu için gerekenden fazla yağ de­ polanması ile karakterize edilen patolojik bir durumdur (1,2). Hipotalamusdaki lezyonlar, egzersiz yetersizliği, yemek yeme alışkanlıkları ve metabolik etmenler şişmanlığı oluşturan nedenlerden bazılarıdır(3). Şişmanlık sıklığı yaşa, cinsiyete, coğrafik özelliklere, sosyo-ekonomik duruma göre değişmektedir(4). Kadınlarda şişmanlama eğilimi en çok 45-49 yaşlarında olmaktadır ve şişmanlığın yaygınlığı­ nın ergenlikte, gebelik döneminde veya menapozda başlaması endokrin etmenle­ rin etkisinin olduğunu düşündürmektedir (5,6). Kadınlardaki şişmanlık; hiperinsü- linemi, diabete eğilim, kan basıncında artma ve kan lipitlerinin yükselmesi gibi

(2)

196 S ağlam F.,

patolojilerle birlikte seyreder(7). Şişmanlıkta erken ölüm riski fazladır(8). Çocuk­ luk döneminde kazanılan yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlıkları şişmanlığa neden olmakta, bu şişmanlık yetişkinlikte de sürmektedir. (5). Genellikle ağır iş de çalışanlara ve kırsal alanlarda hareketli insanlara göre, kentlerde oturarak çalı­ şanlarda ve ev kadınlarında şişmanlık daha yaygındır (9).

Bu çalışma şişman ve normal ağırlıktaki kadınların beşlenme alışkanlıkları ve beslenme bilgi düzeylerini saptamak ve şişmanlığın hangi dönemlerden sonra baş­ ladığını belirlemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür.

A R A ŞTIR M A Y Ö N TE M İ VE A R A Ç L A R I

Bu çalışma 400 yetişkin kadın üzerinde gelişigüzel ömeklem yöntemiyle yapıl­ mıştır. Araştırmada deneklerle ilgili genel bilgiler, beslenme bilgi düzeyleri, bes­ lenme alışkanlıkları, kilo almalarının hangi dönemden sonra başladığı soruşturma yöntemi ile saptanmıştır.

Boy uzunlukları ve vücut ağırlıkları, yöntem ine uygun olarak ölçülen denekle­ rin boy uzunluğuna göre ağırlık durumları saptanırken Köksal'ın (10) Türkiye için geliştirdiği boy uzunluğuna göre ağırlık standardından yararlanılmıştır.

Elde edilen verilerin istasitiksel değerlendirilmesinde dağılımlar yapılmış ve ki-kare önemlilik testi uygulanmıştır (11).

BU LGU LAR VE TA R TIŞM A

Araştırmaya katılan kadınların %51.5'i, 35-54 yaşları arasında olup % 79.6 sı ev hanımıdır. Kadınların % 38.5'i ilkokul, %30'u ise orta-lise mezunudur. Tablo

l'd e kadınların boy uzunluğuna göre ağırlık durumları görülmektedir.

Tablo 1: K a d ın la r ın Boy U z u n lu ğ u n a G ö re A ğ ırlık D u ru m la r ı S ta n d a r d a g ö re S ay ı % Z ayıf 4 1.0 N orm al 57 14.3 H afif şişm an 136 34.0 Şişm an 203 50.7 T o p la m 400 100.0

Kadınların % 14.3'ü boya göre normal ağırlıkta, % 34.0'ı hafif şişman ve % 50.7 si şişmandır. Kadınlarda şişmanlığın yüksek oranda görülmesinin nedenleri arasında ön sıralarda sedanter bir yaşam, başka bir deyişle hareket kapasitesinin sınırlı olması gelmektedir. Bu arada kadınların erkeklerden farklı hormonal

(3)

hemo-KADINLARDA ŞİŞM ANLIĞIN GÖRÜLME SIKLIĞI 197

estazisinin ve yağ dağılımının olduğu unutulmamalıdır. Bu araşurmanın yayınla­ nan bir başka aşamasında deneklerin çevre ölçümleri alınmış (bel,kalça, uyluk, üsı kol, diz, bilek, karın ve göğüs ) ve kadınlar arasında daha çok alt vücut şişmanlığı­ na rastlandığı saptanmıştır (12). Yapılan çalışmalar vücudun üst bölgelerinde gö­ rülen şişmanlığın vücudun alt bölgelerinde görülen şişmanlıktan daha fazla meta- bolik bozukluklara sebep olduğunu göstermektedir.(7).

Tablo 2'de deneklerin çeşitli niteliklere göre dağılımları görülmektedir. Tablo'da görüldüğü gibi yaşla birlikte şişmanlık oram artmaktadır (5).Son yıllarda boy uzunluğuna göre en uygun ağırlık ayarlamasında beden kitle indeksi kullanıl­ maktadır (6). Tablo 2'de görüldüğü gibi beden kitle indeksi 25.0-29.9 oranında olanların %51.9'u, >30 olanların ise %30.7 si şişmandır. Deneklerin ikiden fazla gebelik sayıları ile daha şişman olmaları arasındaki anlamlı bir ilişki vardır (p<0. 05). Tablo 2'de görüldüğü gibi şişman kadınların % 28.6'sı 4 ve üzeri doğum yap­ mışken normal ağırlıktaki kadınlarda bu oran % 4.9 dur. Gebelik ve emzirme dö­ nemlerinde alınan kiloların verilmemesi, sık gebelik, menapozda hormonal denge­ nin bozulması kadınlarda şişmanlık sıklığını arttırmaktadır (14). Araştırmamızda şişman kadınların doğum aralığı 1-2 yıl olanların oranı % 41.2 iken bu oran nor­ mal ağırlıktaki kadınlarda % 25.8'dir; bu fark istatistiksel anlamlılık taşımaktadır (p<0.05). Gebelk sayısı arttıkça obezitenin görülme sıklığının artması ilk gebelikte kazanılan kiloların doğum sonu uygun beslenme ve fiziksel aktivite ile kaybedil­ memesi ve sütün bol olması için laktasyonda beslenme biçimi nedeniyle beklenen bir sonuçtur(13). Doğum kontrol yöntemi kullanma durumuna bakıldığında nor­ mal ağırlıktaki deneklerin % 55.7'si, şişman deneklerin ise % 24.5’i doğum kontrol yöntemi kullanmaktadır. Doğum kontrol yöntemi kullanan şişman kadınların % 60.2'si oral kontraseptif, % 37.4'üdeRlA kullanmaktadır.

Doğumdan sonra annenin doğum öncesi haline dönmesi için iki sene gerekli­ dir. Yetersiz beslenen kadınlarda bu süre daha da uzar. Ancak ilk doğumu izleyen ikinci bir doğum olmuş ve aradaki süre bu süreden kısa ise vücut henüz kendi ek­ sikliklerini tamamlamadan ikinci gebelik oluştuğundan çeşitli türde anemiler olu­ şacak'; maternal ve perinatal morlalite oranı yükselecek ve düşük ağırlıklı bebekle­ rin doğma olasılığı daha yüksek olacaktır(l).

Daha çok oturarak sürdürülen yaşam tipi ve fiziksel aktivite harcaması az olan mesleklerde şişmanlık olgusu ile daha sık karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada şişman olan kadınların % 46.9’u ev hanımı iken bu oran normal ağırlıktaki kadınlarda % 32.7'dir ve bu fark istatiksel bakımından önemlidir (p<0.05).

ilk menstrual kanama genç kızlığın bir belirtisi olarak kabul edilir. Yurdumuz­ da menarş için ortalama yaş 13±2 yıldır(15). Araştırmamızda deneklerin % 60.3'ü

(4)

198 Sağlam F .t ilk menstrüasyonu 13-14 yaşlan arasında görmüşlerdir. Irk, kalıtım ve beslenme gibi etmenlerin menarşa etkisinin olduğu düşünülmektedir. Besin tüketiminin ya- nısıra menstrüasyon süresince bazal metabolizma hızının da değişime uğradığı gö­ rülmüştür (15). Kadınlarda ilk menstrüasyon görme yaşının erken olması da şiş­ manlıkla ilişkilidir. Onaltı bin denek üzerinde yapılan bir çalışmada erken menstrüasyon görenlerin, geç görenlerden daha şişman olduklan belirtilmiştir(16).

T a b lo 2: D e n e k le rin Ç e şitli N ite lik le re G ö re D ağ ılım ı D en ek N ite lik le ri N o rm a l Ş işm a n

P S ayı % S ayı % X2 Y aş (Yıl) 21-35 44 72.2 94 22.7 p<0.01 36-50 15 24.5 151 44.6 47.350 51+ 2 3.3 94 27.7 M eslek Ev H anım ı 20 32.7 159 46.9 p<0.05 M em ur 37 45.9 142 41.9 7.422 D iğer 4 6.6 38 11.2 M edeni D urum u E vli 51 83.6 297 87.6 p>0.05 B ekar 2 3.3 13 8.8 2.449 B oşanm ış 8 13.1 29 8.6

B eden K itle ind ek si

20 12 19.7 -

-20.1-24.9 49 80.3 59 17.4

25.0-29.9 _ _ 176 51.9

>30 __ 104 30.7

ilk M enstrüasyon G ö rm e Yaşı

20.0 11-12 g 13.1 68 p>0.05 13-14 43 70.5 198 58.4 3.385 15 ve üzeri 10 16.4 73 21.6 D oğum K ontrol Y öntem i K ullanm a Evet 34 55.7 83 24.5 p<0.01 H ayır 27 44.3 256 75.5 23.539 D oğum Sayısı Hiç 8 13.2 23 6.8 p<0.01 1 22 36.0 37 10.9 33.693 2-3 28 45.9 182 53.7 4 ve üzeri 3 4.9 97 28.6

D oğum A ralığı (Yıl)

1-2 8 25.8 115 41.2

p<0.05

(5)

T abl o 3: Şiş m an ve N o rm a l A ğ ır lı k ta k i K a d ın la rı n B es in T ü k eti m S ık lı ğ ı (% ) _ ________ B e si n le r H iç H e rg ü n H a fta d a bi r 15 g ü nd e bi r A yd a b ir z . OO On OO C S \ o ö NO r*^ NO f 4 o n ■ ■ < m OO »“H On «—H CN Ö a r— 11 t t r - ‘ m o o NO o d » n o n NO o n p <N On o d On CO o O On \o no* * CO oo r-co cn --ON iri ONÇN ö ON es r- cs *n vû 00 On \0 NO —^ CS n o u n ^ \o oo p ın ON | on \D p oo CN NO l/-) i r io i o on <N NOon ^3* , Tf ın m VO <S O 00 ONcs NO* 5 o NO ı-H on 00 On <N NO tJ; NO €S OO ON 00 iri\0 r-*‘00 NO*NO onon wnVO O 00 ON on NO NO 8 ON r-'ı/n oo 5 rfcs 00Nû NO <s r» On <S NO CO ON 'O cN r-‘ m tt on »o cs ö ON NO CN On C'J CO ^ O & t? Tj; NO on <S On t J-On r -2 S C'J cs On nO NO O o) oo od M e şr u b a t 27 .9 59 .9 3. 2 2. 9 32 .8 10 .7 13 .2 10 .3 22 .9 16 .2

(6)

KADINLARDA ŞİŞM ANLIĞIN GÖRÜLME SIKLIĞI 200 Tablo 2'de görüldüğü gibi 11-12 yaşında menstrüasyon görenler şişman denek­ lerde % 20 oranında iken, normal ağırlıktaki kadınlarda bu oran % 13.1 olarak bu­ lunmuştur. Bu durum erken yaşlarda menstrüasyon görenlerin, geç görenlerden daha fazla şişmanlamaya meyilli olduklarını vurgulamaktadır; ancak bu fark ista­ tistiksel anlamlılık taşımamaktadır (p>0.05).

Tablo 3'te besinlerin tüketim sıklığı görülmektedir.Karbonhidrat içeriği yüksek besinlerin sıklıkla tüketilmesi ve miktarının fazla olması durumunda şişmanlık daha sık görülmektedir. Tablo 3'de görüldüğü gibi tahıl grubu ve kurubaklagil grubu hergün ve haftada bir sıklıkla kullanılmaktadır.

Tablo 4'de deneklerin beslenme alışkanlıklarına bağlı özellikleri verilmiştir. Şişman kadınların % 53.4'ü yemeği hızlı yemektedir. Bu da belirli süre içerisinde fazla besin ve dolayısıyla enerji alımına neden olabilir. Yapılan istatistiksel analiz­ de aradaki fark anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Şişmanların % 19.4'ü 3'ten az öğün tüketmektedir. Günde bir veya iki öğün beslenmede öğün atlama sonucu kişi bir öğünde daha fazla ve hızlı yemek yiyeceğinden şişm anlık görülecektir(17). Arslan (18), ağırlık yönünden öğün sayısının önemli olduğunu bulmuş, günde 3 öğünden az yiyenlerin % 72.5'ini hafif şişman, % 27.5'ini normal ağırlıkta olarak tanım lan­ mıştır.

T a b lo 4: D e n e k le rin B eslenm e A lış k a n lık la rın a B ağlı Ö z e llik le ri Y em e Ö ze llik leri N o rm a l S ayı % Ş işm a n S ayı % X2 P Y em eği hızlı yem e Evet 22 36.1 181 53.4 H ayır 39 63.9 158 46.6 10.416 p<0.05 Q ö ğ ü n sayısı 2 7 11.5 67 19.8 3 50 81.9 229 67.6 5.134 p>0.05 4-5 4 6.6 43 12.6 ö ğ ü n aüam a E vet 22 36.1 116 34.2 H ayır 39 63.9 223 65.8 0.075 p>0.05 ö ğ ü n aralarında yem e E vet 25 40.9 193 56.9 H ayır 36 59.1 146 43.1 189.73 p<0.05

Araştırmamızda öğün aralarında yeme alışkanlığı ile ağırlık durumu arasındaki ilişki istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p<0.05), Şişman kadınların % 56.9'u, normal ağırlıktaki kadınların ise % 40.9’u öğün aralarında yediklerini be­ lirtmişlerdir. Şişmanlıkta en önemli etmen fazla miktarda yeme davranışıdır. İştah,

(7)

201 Sağlam F.,

beslenm e kültürü ile ilişkili olup bireyi alıştığı besine ve pişirme yöntemini seç­ meye yöneltm ektedir (19). Devamlı birşeyler yeme, zoraki yeme, çok fazla yeme gibi davranışlar şişmanların 2/3'ünde, zayıflarınsa 1/3'ünde rastlanmıştır. Yeme aralığının uzaması, şiddetli açlık duyulmasına ve aşın yemeğe yol açar ki şişman­ larda öğün sayısının az olduğu ve normal kişilere kıyasla daha hızlı yedikleri göz­ lenm iştir (20).

Vücut yağı yaş ile birlikte artmaktadır. İnsanlarda en erken adipoz doku artışı­ nın gebeliğin beşinci ayından doğuma veya doğumdan kısa bir süre sonra olduğu tahmin edilm ektedir. Daha sonraki kritik dönemler ilk 2 yaş ve ergenlik olarak be­ lirtilmektedir. Bu dönemlerde aşırı beslenme sonucu yağ hacmindeki arüşla, sayı­ sında arüş gözlenm ektedir (21). Tablo 5'de kadınların şişmanlığın başlama zama­ nına göre dağılım ı görülmektedir.

T a b lo 5: K a d ın la r ın Ş işm a n lığ ın B a şla m a Z a m a n ın a G ö re D ağılım ı

Ş iş m a n lık B a ş la m a Z a m a n ı Sayı %

Ç o cu k lu k tan itibaren 29 8.6

B ulu ğ d an so n ra 32 9.4

İlk h am ilelik ten sonra 92 27.2

D iğer h am ilelik ten sonra 113 33.3

M e n ap o z d an so n ra 46 13.6

H erhangi b ir h astalık tan sonra 27 7.9

T o p la m 339 100.0

Kadınlar arasında 50 yaştan sonra obezitenin sık görülmesinde menapozda hormonal dengenin bozulmasının da rolü bulunmaktadır (22). Araştırmamızda de­ neklerin % 13.6'sı menapoz döneminden sonra şişmanlamaya başladıklarını belirt­ mişlerdir. Tablo 5'te görüldüğü gibi deneklerin % 60.5'i gebeliklerden sonra kilo aldıklarını belirtmişlerdir. Gebelik sırasında aşın kilo alınması şişmanlığa neden olur ve doğum dan sonra kolay kontrol altına alınamaz. Her doğumda eğer anne yeterli anne sütü vererek enerji harcamıyorsa şişmanlık oluşmaktadır. Gebelikte aşın kilo alınım ı, düşük yapmanın yanısıra kan dolaşımı ile ilgili sorunlann da or­ taya çıkm asına neden olmaktadır (14, 23).

Sonuç olarak kadınların şişmanlamaya erkeklere kıyasla daha fazla yatkın ol­ dukları göz önüne alınarak yeterli ve dengeli beslenmelerine hangi yaşta olurlarsa olsunlar dikkat etmeleri gerektiğinin önemi bilinmelidir.

(8)

KADINLARDA ŞİŞMANLIĞIN GÖRÜLME SIKLIĞI 202 SU M M ARY

THE PREVALENCE OF OBESITY IN W OM EN AND THE FACTORS AFFECTING

S ağlar, F. The obesity which is seen widespread in many developing countries is also the most important nutritional problem in our country, especially among adult women. This research had been conducted on 400 adult women. 51.5% o f whom applied were between 35-54 years old and 79.6% were house-wives, while 50.7% of these subjects were obese, 34.0% were mild obese. 60.5% o f these subjects said that they had gained weight at the end o f the pregnancy period and 13.6% at the end o f the menapause period. It has been found out that the rate o f obesity is 57.8% among the women who have given four or more births, however this rate is 26.2% among the women who have given only one. 39.6% o f our subjects who started having menstruation between the ages o f 11-12 were obese or mild obese. K A Y N A K L A R

1. M ayer, J.: O besity, M o d em N utrition in H ealth and D isease, L ea and Febiger, Sixth Ed, Philadelphia, 721-743, 1980.

2. B ray, A .G.: O besity, N utritional Support o f M edical P ractice. S econd Ed (Editors: H .A .et. al.): H arper Row P ublishers, 466, 1983.

3. B aysal, A ., A ksoy, M . Y iğit, M.: Ş işm anların Y em e ve Y aşam A lışkanlıkları ile B unla­ rın Bazı B iyokim yasal Param etrelere Etkisi, D iabet Y ıllığı, 5: 237, 1988.

4. R om iew , I., W ıllett, W .C ., Stam pfer, M .J., e t al.: E nergy In tak e and O ther D eterm inant o f R elative W eight, A m . J. C lin. Nutr. 47: 406, 1988.

5. S oustre, V., C hauliac, M ., H ercberg S.: T he E pidem iology o f O besity. C hildren In the T ropics, International C hildren's C e n tre N o : 151, Paris, 1984.

6. Sım opoulus, A .P.: T h e H ealth Im plication o f O verw eig h t and O besity. N utrition Revi- ew s 43(2): 33, 1985.

7. K rotkiew ski, M ., B jöm torp, P., S jöström , L., S m ith, U.: Im p ac t o f O besity on M etabo­ lism in M en and W om en, J. C lin. Invest. 72: 1150-1162, 1983.

8 . B aysal, A ., G üneyli, U.. B ozkurt, N „ K eçecioğlu, S., A ksoy, M .: Ş işm anlık D iyet El K itabı, H .Ü . Y ayınları, A /44, A nkara, 1983.

9. Işıksoluğu, K.M .: B eslenm e, Şişm anlık, M .E .B ., A nkara, 322, 1981.

10. K oksal, O . : T ürkiye'de B eslenm e, T ürkiye 1974 B eslenm e Sağlık ve G ıda T üketim A r aştırm a Raporu, H .Ü . A nkara, 1977

(9)

ayınla-rı. Ç ağ M atbaası, A nkara, 1978.

12. S ağlam , F.: Y etişk in K ad ın lard a V ücut Y ağ D ağılım ı, İstan b u l Ü niversitesi İstanbul T ıp F akültesi 10. K urultayı, 18-22 Eylül 1989, İstanbul.

13. Şentürk, Ş.: Ş işm anlığın O luşum u, K arbonhidrat v e L ipit M etabolizm ası, D iyet, İlaç, E gzersizin E tkinliği, I.Ü . T ıp F ak. Iç H astalıkları K liniği, D oktora T ezi, İstanbul, 1981. 14. S ağlam , F.: G eb elik D ö n em in d e A nnenin B eslenm e D urum u v e B unun Y eni D oğan

B ebeğin S ağlığı Ü zerine E tkisi, B eslenm e ve D iyetetik P rogram ı, D oktora T ezi, A nka­ ra, 1981.

15. R akıcıoğlu, N .: M en stru asy o n ile B e sin T ü k etim D üzeyi v e E nerji D engesinin E tkileşi­ m i Ü zerinde B ir A raştırm a, B eslenm e v e D iyetetik P rogram ı, B ilim U zm anlığı Tezi, A nkara, 1988.

16. G o m . S.M ., L ovelle, M ., R osenberg, R.R., H aw thoure, V.M .: K adınlarda O lgunlaşm a Z am anı, (ilginç Y aym ö z e tle ri) B eslenm e ve D iy et D ergisi, 16(1), 113, 1978.

17. Ü nver, B.: Y em ek Y em e S ık lığının S indirim S istem i v e M etabolizm aya Etkisi, B eslen­ m e ve D iy et D ergisi, 4: 12, 1975.

M

18. A rslan, P.: Ç alışan Y etişkin K adınların E nerji G ereksinm elerinin D eğerlendirilm esi Ü zerinde B ir A raştırm a, H .Ü . S ağ h k T eknolojisi Y üksekokulu B eslenm e ve D iyetetik B ölüm ü, D oçentlik T ezi, A nkara, 1982.

19. B aysal, A .: B eslenm e, H .Ü . Y ayınları. A /13. A nkara, 1984.

20. A non: H unger and A ppetite: O ld C oncept/N ew D istinctions. N utr. Rev. 41: 101, 1983. 21. Y avuz, S.: Ç ubuk M e rk e z S ağlık O cağı B ölgesinde E rişkin G ru p ta O besite Prevelansı

ve B unu E tkileyen E tm en lerin S aptanm ası, B eslenm e ve G ıd a B ilim leri Program ı, B ilim U zm anlığı T ezi, A nkara, 1986.

22. D avidson, S., P assm ore, R „ B rock, J.F., T rusw ell, A .S. H um an N utrition and D ietetics. C hurchill L ivingstone, S ev en th Ed. Edinburg, L ondon and N ew Y ork, p: 244-254, 1979.

23. Pekcan, G., B altaoğlu, S.: Ş işm an K adınların B eslenm e B ilgi D üzeyi ve A lışkanlıkları­ n ın Saptanm ası. B eslenm e v e D iy et D ergisi, 17 (2): 221, 1988.

Referanslar

Benzer Belgeler

• Yaşadığımız mekânlardaki en önemli bitkisel öğeyi oluşturan çim alanları ülkemizde özellikle sahil yörelerimizde giderek artmaktadır... Yaşadığımız mekânlardaki

Yalnızca duyusal iletim bo- zukluğu (hafif seviyede) karpal tünel sendromlu 44 adet, median ve ulnar sinir tuzaklanmasının bir- likte gözlendiği altı adet, polinöropati

Tiroid kanserine neden olan sebepler bilinmemektedir, ancak bazı tiroid kanserleri genetik özellik göstermektedir?. Ailede tiroid kaseri olması

(39) 100 Parkinson hastasını BKİ değerleri- ne göre değerlendirmişler ve buna göre Parkinson hastalarının BKİ değerleri kontrol grubuna göre % 9 daha az olarak

50 yaşından büyük hastalarda; DM, hipertansiyon, hiperlipidemi, aile öyküsü ve sigara içiciliği sıklığı 50 yaşından genç hastalara göre anlamlı derecede daha

aşağıdakilerden hangisidir? A)Berlin Konferansı B)İstanbul Konferansı C)Paris Konferansı D)Londra Konferansı. Çanakkale Savaşları’nda M.

mııda hem omuz kavşağında, hemde sağda daha be- lirgin olmak üzere heriki üst ekstremitede iskelet de- formitesi mevcuttu. Dar ve düşük o muzlarla birlikte pektus

Le chaperon rouge annoncé dans le titre est en effet celui des frères Grimm, non illustré, le vert et le jaune, ceux de Bruno Munari lui-même, le bleu de Enrica Agostinelli,