Emm]
pazar
Pazar, 3 Eylül 1995
Bu restoranda balık yenir
yapmadım ve sıkı bir Bordeaux seçtim.
Yemek çok keyifli geçtiği için ikinci şişe şarap da ısmarladık.
Bu yemeklerin parasım Hürriyet ödüyor ama ben yine de kıyamadım, ikinci şişeyi yabancı istemedim. Yakut ile devam ettik. Tasarruf yaptık.
Bu yazıyı inşallah patronum da okur da bu tavrımı kafasının bir kenarına not eder.
Bu restoranda balık seçerken hiç tereddütünüz olmasın.
Gecenin mönüsünde hangi balık var ise, keyfinize göre seçin ve afiyetle yiyin.
Bu mekanda balığın önünüze taze gelmemesi, iyi pişirilmemesi, sosu var ise bunun tam kıvamında olmaması diye bir şey söz konusu olamaz, bunu hiç unutmayın.
D
e
NİZE SIFIR MASA
Ambassador'da garsonlar son derece profesyonel. Menüde sunulan yemekler konusunda yüzde yüz uzman bilgüeri var ve istediğiniz takdirde size son derece yararlı ipuçları verebiliyorlar.
Tabii restoran Bebek Oteli'nin alt katında olduğundan yemeğinizi denize sıfır bir masada yemenin keyfini yaşıyorsunuz.
Yaşıyorsunuz da, Boğaz'm o muhteşem güzelliğimi! içine böylesine eden insanlara da yemek boyunca lanet okumak zorunda kalıyorsunuz.
Alttan ışıklandırma yapmışlar, karanlık basmca ışıkları yakıyorlar, böylece deniz aydınlanıyor.
Ancak bazı insanlara göre Boğaz doğal bir çöplük olduğundan, bir süre sonra en lezzetli yemeği yerken önünüzden çöpler geçmeye başlıyor. Ben restoranın çok iyi bir işletmesi olduğuna işte o anda ikna oldum.
Ne zaman ki denizde çöp gözükmeye başladı, tak diye ışıkları söndürdüler.
Olumsuzluktan bizleri korudular. İşte bu, müşteriye saygının en büyük göstergesiydi.
Tabii ben durmadan şaraptan bahsediyorum ama şunu da unutmaym ki mönüdeki yemekler insana durmadan "hadi bir bardak rakı iç" çağrışım yapıyor. Rakı havasındaysanız hiç kendinizi tutmayın.
Unutmayın bu restoranda yüksek sesle çalan müzik yok, kendini bilmez insan yok, sessizlik var, saygı var.
Denemediyseniz, mutlaka tavsiye ediyorum.
Ambassador, Bebek'te Bebek Oteli içinde.
Beni pimpirikli, her güzel şeyde bir aksaklık görmeye kendisini programlamış bir insan olarak değerlendirmeye başlayacaksınız diye çok korkuyorum.
Ama ne yapayım, elimde değil. Güzel bir yemek deneyi yaşarken istisnasız herşeyin çok güzel gitmesini istiyorum.
Bu olmayınca da keyfim kaçıyor. Keyfim kaçınca da "Okuyucularım ne derse desin, bu hislerimi de yazacağım. İsterlerse bana kızsınlar" diye düşünmeye başlıyorum.
Bebek Oteli'nin alt katındaki Ambassador Restoranı hakkmdaki tek menfi düşüncemi hemen yazı başmda bu nedenle açıkça söylemeliyim.
K
OTU DEKORASYON
Restorant çok kötü bir şekilde dekore edilmiş. Sanki dekorasyonu düşünen insanlar insanın içini karartmak için ellerinden geleni yapmışlar gibi bir hava var.
Taşradaki belediye evlerine benzeyen bu atmosferi bu mekana doğrusu İliç ama hiç
yakıştıramıyorum.
Öf be söyledim de içim rahatladı. Neden böyle kendini
zorluyorsun, olumsuzluk varsa tabu ki söyleyeceksin, neden özür diler gibi yazıyorsun diye düşünenleriniz çıkabilir.
Bir açıklık getireyim. Ben bu restoranı öylesine çok seviyorum ki, tek bir küçük aksaklık bile olmamasını istiyorum. Her yönüyle bu mekanı övmek istiyorum. Ama dekorasyonu bu keyfimi yaşamamı engellediği için kızıyorum. İşte eleştiriyi böyle sıkılarak yazmamın nedeni bu.
Şimdi gelelim keyifli dakikalara...
Ambassador'da bütün deniz ürünleri harika. Anladığım kadarıyla şef, balık yemeklerine sevgiyle yaklaşıyor.
Başlangıç olarak mutlaka ama mutlaka bir karides kokteyli, bir de kalamar yiyeceksiniz.
A N T I GURME BİR TAVIR
Karides kokteylinin sosu biraz fazlaydı. Bu benim için fazla sorun teşkiİ etmiyor çünkü ben kimsenin bakmadığı anlarda bu sosu kaşıkla içmek gibi tamamen "anti-gumıe" bir ta\Tr da koyabiliyorum.
Karidesler, restoranın bütün sunduğu diğer ürünler gibi son derece tazeydi.
Karidesi tam benim keyif aldığım gibi*kızartıyorlar. İçi pamuk gibi, dışı
YEMEK KALİTESİ: ★ ★ ★ ★ ★ YEMEK SUNUŞU: ★ ★ ★ ★ ★
SERVİS: ★ ★ ★ ★ ★ MEKAN: ★ ★ ★ İ ŞLETME: ★ ★ ★ ★ ★
B
ü mekanda
balığın önünüze
taze gelmemesi,
iyi pişirilmemesi, sosu var
ise bunun tam kıvamında
olmaması diye bir şey söz
konusu olamaz, bunu hiç
unutmayın. Ambassador'da
garsonlar da son derece
profesyonel.
çıtır çıtır. Sosu da çok lezzetli, ancak bunu garsonun gelip sadece tabağın kenarına koymasına sinirim bozuldu.
Öyle ya "anti gurme" tavrımı bu sosa da koyma, yine kimse
bakmazken bu sostan dolu kaba ekmeğimi banma şansımı böylece kaçırmış oldum.
Yemeğe eşimle beraber
gittiğimden ve o da benim böylesine ilkel tavırlarıma çok kızdığından obur hislerimi içime atmak zorunda kaldım.
Ambassador'da o gece İstanbul'da
bugüne kadar gördüğüm en zengin yabancı şarap mönüsünün bulunması çok hoş bir sürprizdi.
Altı değişik kırmızı şarap ve iki değişik beyaz şarabın hepsini masaya getirttim. Bunların arasmdan seçim yaparken hiç acele etmedim, seçmenin keyfini uzun uzun yaşadım.
T
a s a r r u f
d a
y a p t i k
Balık yiyeceğiz mutlaka beyaz içelim diye bir saçmalık da